EKONOMİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 14:23

Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"

A
A
A
Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Fatsa’daki üretim tesislerinde yaptığı incelemelerde, yürütülen çalışmalarla kentin üretim kapasitesinin arttığını belirterek, "Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz" dedi.


Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, ‘kendi kendine yeten Ordu’ için üretimin yoğun bir şekilde devam ettiği Fatsa ilçesindeki damızlık kaz ve bıldırcın tesisi, kuluçkahane, yapımında sona yaklaşılan yumurta üretim tesisi, yarka üretim tesisi ve damızlık düve yetiştirme merkezinde incelemelerde bulundu.


AK Parti Ordu İl Başkanı Samet Özdemir’in eşlik ettiği ziyarette Başkan Güler, teknik ekipten çalışmaların son durumuna dair detaylı bilgi aldı. Fatsa’nın tam bir üretim merkezi haline geldiğine dikkat çeken Başkan Güler, "Yapınca oluyor, bizim milletimiz görerek inanır. Halkımız önce seyretti, takip etti. Yaptıklarımızın doğru olduğunu gördüler ve şimdi de benimsiyorlar. Artık göçü tersine çevirecek güzel çalışmalar ortaya çıkıyor" diye konuştu.



"Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz"


Damızlık Kaz ve Bıldırcın Tesisi ile kuluçkahanede 2 bin adet bıldırcından 500 bin yumurta elde edildiğini ifade eden Başkan Güler, "Burası gerçekten bir merkez oldu. Şu an burada 2 bin adet anaç bıldırcınımız var. Bunlardan 500 bin yumurta elde ediyoruz. Bu döngü giderek artıyor ve gelir kaynağı haline geliyor. Ordumuza yepyeni bir sektör hazırlıyoruz. Bunun peşinden bıldırcını lokantaların menülerine koyarak Ordu’ya bir farklılık getireceğiz. Kaz üretimimizde 7 bin kaza ulaşıyoruz. Burada da yine anaç kazlarımız ve kuluçka makinelerimiz var. Onlarla beraber hem AR-GE yapıyoruz. Aynı zamanda fındığın atıklarını yeme katarak yepyeni bir model geliştiriyoruz. Giderek verimin arttığını da gördük. Fındık bahçelerine kaz yakışıyor. Gelir kaynağı haline gelirken besin değeri de artıyor. Protein kaynağı açısından yeni bir sektör ortaya çıkmış oluyor. Bıldırcın yumurtaları hem astım hastalığına iyi geliyor hem de bir besin kaynağı. Bunun dışında tavuklarımız da var. 45 milyon yumurta üretiyoruz. Aynı zamanda 145 bin yarka projemiz var. Yumurta sektörüne gelişme imkânı veriyoruz" ifadelerine yer verdi.



"Fatsa güzel bir merkez oluyor"


Yapılan çalışmalarla Fatsa’nın güzel bir üretim tesisi haline geldiğini belirten Başkan Güler, "Büyükşehir Belediyemizin yem üretim tesisi, soğuk hava deposu ve paketleme tesisimiz var. Öncesinde zarar eden ve kapanma durumuna gelen yumurta sektörü şimdi çok iddialı bir hale geldi. Savaştan sonra muhtemel bir gıda krizine karşı önlemlerimizi alıyoruz. Mesudiye’de hayvan organize bölgesi için altyapı çalışmaları tamamlandı. Yatırım safhasına girildi. Orada 15 bin büyükbaş hayvan olacak. Aybastı’ya süt ve süt ürünleri tesisi oluşturulacak. Bir ay fındık sezonunda kullanılan fındık bahçelerini 11 ay boş kaldığı için 5’li yemle bambaşka bir sektöre sokuyoruz. Yan ürünlerle de üretimi destekliyoruz. Kanatlı kesimhanesinin de bulunduğu Fatsa güzel bir merkez oluyor" şeklinde konuştu.



"Göçü tersine çevirecek güzel bir çalışma ortaya çıkıyor"


Hayvancılık alanında yapılan çalışmalarla göçü tersine çevirecek adımların atıldığını ifade eden Başkan Güler, halkın yapılan çalışmaları desteklediğini belirtti. Başkan Güler şu ifadelere yer verdi:


"Öte yandan manda sektörü için göletler yapıyoruz. 68 tane göletimiz var. Bunları hem su ihtiyacı için hem de özel olarak mandalar için de gölet hazırlıyoruz. Alt yapısıyla üst yapısıyla bilimsel çalışmalarıyla burası üniversite gibi çalışan bir yer haline geldi. Yapınca oluyor, bizim milletimiz görerek inanır. Halkımız önce seyretti, takip etti. Yaptıklarımızın doğru olduğunu gördüler ve şimdi de benimsiyorlar. Artık göçü tersine çevirecek güzel bir çalışma ortaya çıkıyor."



Başkan Güler: "Ordumuza yeni bir sektör hazırlıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ davasında Kadir Aydar savunma yaptı Aziz İhsan Aktaş’ın duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar’ın arasında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar tutukluluk durumuna ilişkin beyanda bulundu. Aydar "Babam Mustafa Aydar’ın, İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret sebebiyle 12 aydır tutukluyum. Aktaş, benim babamın şirketine ait projeden iki daire beğenmiş ve satın almış. Ben anlamakla güçlük çekiyorum. İhsan Aktaş akrabalarımın belediyeden alacağını alabilmesi karşılığında Mustafa bana daire sattı diyor. 25 Temmuz’da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. İhsan Aktaş, ‘4 milyonluk daireyi 4-5 katına sattılar’ diyor. Benim bu ticaretle alakam yoktur. Eğer parayı almış olsaydık aldık derdik. Dairenin çıplak halinin bile 16 milyon olduğu bilirkişi raporu ile sabittir" dedi. "İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir" Aydar tahliye taleplerine ilişkin savunmasında "İtibar edilmesi gereken bilirkişi raporları değil midir? Bu şahıs almış olduğu dairelerin paralarını bile ödemedi. Ben paramı almadım, alsaydım saklamazdım. İhsan Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir. Babamdan 2 adet daire ve araç satın almış. Daire satışına rüşvet, araç satışına karlı ticaret diyor bu adam. İhsan’ın babamdan araç aldığı ortaya çıkınca tarihi uyduruyor. Yalancı tanıklar da banka dekontlarını ortaya çıkarıyor. 10 milyon gibi bir para alınması söz konusu değildir. Babamın ağustos ayında aldığı aracı temmuzda satması fiziken de mümkün değildir. Babam aracı ağustos ayında galeriden almıştır. Bizde temmuz ayında böyle bir araç yoktur. Babam 9 Ekim’de aynı marka araç aldığı için eskisini satmak istemiştir. Bu belgeleri size sunuyorum. Babam 15 Ekim’de İhsan Aktaş ile görüşmüş ve isteği üzerine aracı kendisine satmıştır. 17 Ekimde Zafer Yaman’ı gönderip babam aracın parasını almıştır. Babamın ekim ayında aldığı para İhsan Aktaş’a sattığı Mercedes marka aracın parasıdır. Babam ekim ayındaki parayı ev için almış olsaydı ‘ev için aldım’ derdi. Zaten ev konusunda da babam Aktaş’tan alacaklı. Ben ‘veresiye rüşvet mi olur?’ dediğim zaman Aktaş’ın zoruna gitmişti. Veresiye rüşvet mi olur? Her ne ile suçlanıyorsam bunlar maddi menfaat için yapılmaz mı? Biz evden kâr, araçtan zarar etmişiz. Böyle iş mi olur, zararına rüşvet mi olur? İhsan Aktaş ticaret zarar olunca şikayet edip tutuklanmama sebep oluyor. 12 aydır ağır müebbetlik mahkumların şartlarında evinden bin km uzakta yatan ve adalet isteyen birisiyim. İşlemediğim bir suçtan dolayı 1 yıldır cezaevindeyim. Ben bu dosyadan beraat edecek olsam Aktaş bunun hesabını nasıl verecek? Bizler sizlerin adaletine sığınıyoruz. Örgüt lideri Aktaş bile 5 ay yatmışken ben 1 yıldır yatıyorum. 700 yılla yargılanan bir adamın mı kaçma şüphesi vardır yoksa benim mi? Ben arandığımı duyunca bizzat kendim teslim oldum. Halkın seçtiği bir insan olarak onların güvenini boşa çıkaramam. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka ise, "Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim. Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim" dedi. Duruşmaya savunmaların ardından öğle arası verildi.
Ağrı Eleşkirt’te çocuklar ilk bayramlarını aileleriyle okulda kutladılar Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde 23 Nisan heyecanı, 16 Nisan Anaokulu’nun düzenlediği anlamlı yürüyüş ve şenlikle zirveye çıktı. Velilerin de yarışmalara katılarak çocukluklarına döndüğü etkinlikte, miniklerin bayram neşesi tüm ilçeye yayıldı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Eleşkirt 16 Nisan Anaokulu, örnek bir etkinliğe imza attı. Öğrenci, öğretmen ve velilerin bir araya geldiği programda; birlik, beraberlik ve bayram coşkusu aynı karede buluştu. ?Sokaklar marşlarla yankılandı ? Kutlamalar, 16 Nisan Anaokulu’ndan başlayıp 15 Temmuz Şehitler Parkı’na kadar uzanan bayraklı yürüyüşle başladı. Ellerinde Türk bayrakları, dillerinde milli marşlarla yürüyen miniklerin korteji, çevredeki vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Parktaki kısa molanın ardından tekrar okul bahçesine dönen kalabalığı, eğlence dolu bir "Mini Bayram" bekliyordu. ?"Okul sadece dört duvar değildir" ?Etkinliğin mimarlarından olan 16 Nisan Anaokulu öğretmenlerinden Fatih Demir, günün anlam ve önemine dair şunları söyledi: "Bizim için eğitim sadece sınıflarda değil, hayatın tam içindedir. Bugün burada öğrencilerimizle, velilerimizle ve meslektaşlarımızla kurduğumuz bu güçlü bağ, 23 Nisan’ın birleştirici ruhunu yansıtıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki o ışığı görmek, ailelerin onlarla birlikte halat çekip çuval yarışına girmesi, özlediğimiz o bayram tablosuydu. Amacımız milli değerlerimizi minik kalplere neşeyle işlemek." ?Veliler yarıştı, Çocuklar coştu ?Okul bahçesindeki şenlikte veliler; halat çekme, yumurta taşıma ve çuval yarışı gibi geleneksel oyunlarda kıyasıya mücadele etti. Kendi anne ve babalarını yarışırken gören çocukların heyecanı görülmeye değerdi. Velilerin ardından sahneye çıkan minikler ise oyunlardaki becerileriyle herkesi hayran bıraktı. ?4 yaş grubu öğrencisi Umutcan Başer ise duygularını şu sözlerle paylaştı: "Bugün çok mutlu oldum. Bayraklarla yürüdük, şarkılar söyledik. Babamlar da yarışma yaptı, onları izlerken çok güldüm. Keşke her gün bayram olsa!" ?Final yöresel halk oyunlarıyla yapıldı ?Yarışmaların ardından tüm katılımcılar, Eleşkirt’in yöresel halk oyunları eşliğinde el ele verdi. Öğretmen, öğrenci ve velilerin hep birlikte oynadığı halaylar, bayramın coşkusunu zirveye taşıdı. Her yaştan insanın aynı neşede buluştuğu bu özel gün, çocukların hafızalarında unutulmaz bir anı olarak kaldı.
Ankara Dijital Mecralar Komisyonu sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini görüşmek için toplandı TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini görüşmek için toplandı. Alanında uzman akademisyenler, milletvekillerine sunum yaptı. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas başkanlığında toplandı. Komisyonda alanında uzman akademisyenler, sosyal medya ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Toplantıya Prof. Dr. Hatice Ferhan Odabaşı, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, Bahçeşehir Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Samur ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Orhan Koçak katıldı. CHP’li vekiller komisyonu terk etti Toplantının açılışında CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Komisyon Başkanı Elmas’tan söz istedi. Komisyonun çalışma usul ve esasları konusunda ciddi endişelerinin olduğunu belirten Özkan, "Sağlık Komisyonu’nda görüşülen sosyal medya ile ilgili yaş sınırlamasının olduğu teklifi burada görüşmüşüz gibi göstererek oraya bildirdiniz. Komisyona gelen tarihle yani Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen tarihle sizin Komisyondan gönderdiğiniz yazı tarihi arasında herhangi bir toplantımız yoktur. Yapmadığımız bir toplantıyı yapılmış gibi gösterdiniz; bu yanlıştır. Bugüne kadarki uygulamalarımızda biz böyle bir şey yaşamadık. İkincisi; Komisyona davet edeceğiniz kişilerle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü olarak benimle ya da başka bir arkadaşımla bilgilendirme, bizim fikrimizi alma, bu konuyla ilgili olarak bizim tarafımızın da vereceği isimlerin olup olmadığını sormadınız. Belki de sizin davet edeceğiniz isimleri biz de söylerdik ancak bu konuda herhangi bir bilgi verme gereği hissetmediniz, bu konuyu bizimle paylaşmadınız. Üçüncüsü de Komisyonu böyle yönetemezsiniz. Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyonların nasıl yönetileceğine dair İç Tüzük var. O İç Tüzük’te komisyon üyelerinin haberi olmadan, bilgisi olmadan ve komisyonun usul esasında yanlış yapan bir yönetim anlayışını bizim kabul etmemiz mümkün değildir" dedi. Özkan’ın konuşmasının ardında CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılıç ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk toplantıyı terk etti. "Bugün hepimizin ortak bir sorunu var: Avucumuzun içine sığan o devasa dijital dünya" Toplantıya ilişkin konuşan Komisyon Başkanı Elmas, "Bugün hepimizin ortak bir sorunu var: Avucumuzun içine sığan o devasa dijital dünya. Çocuklarımız bu dünyanın içinde doğdular ve orada bizden çok daha hızlı hareket ediyorlar ancak bu hız beraberinde kontrol edilmesi güç bir risk olan dijital şiddeti ve ‘Çocuklarımızı bu görünmez tehlikeden nasıl koruyacağız?’ sorusunu da beraberinde getirmektedir. Özellikle şu hususu ifade etmek gerekir ki aslında bu sürecin sadece yasaklarla değil, çocuklara yapılacak doğru bir rehberlikle yönetilmesi daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. Yasaklardan önce yapılacak doğru rehberlikle çocuklara güvenli arama motorları açmanın, oyunlardaki yaş sınırlarına dikkat etmenin, dijital dünyadaki birçok unsurun aslında bir kurgu olduğunun, dijital dünyada izlenen her şeyin gerçek olmadığının ve tıklanan her içeriğin aslında karşılaşılacak bir sonraki içeriğin ne olduğunu belirtilmesinin bilgisi verilmelidir" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımıza rehberlik edebilmemiz için ebeveyn olarak bizlerin de bazı konularda bilgi sahibi olmamız gerek" Çocukları bir şeyden korumadan önce onların neye karşı korunması gerektiğini bilmeleri gerektiğini ifade eden Elmas, "Dijital dünyada istismar, sömürü, siber zorbalık veya diğer uygunsuz materyallerle karşılaşıldığında bunun muhakkak ebeveynle paylaşılması gerektiği çocuğa öğretilmeli ve çocukta ‘Başıma bir şey gelirse ailem beni anlar ve bana yardım eder’ düşüncesinin hâkim olduğu bir ortam oluşturulmalıdır. Ancak çocuklarımıza rehberlik edebilmemiz için ebeveyn olarak bizlerin de bazı konularda bilgi sahibi olmamız gerektiği yadsınamaz bir gerçektir. Dolayısıyla çocuklarımızı bir şeyden korumadan önce onları neye karşı korumamız gerektiğini bizim de bilmemiz gerekir. Dijital dünyadaki şiddetin sadece kan ve silah olmadığını, oyun odalarındaki veya sosyal medyadaki hareketlerin, dışlamaların ve tehditlerin birer psikolojik şiddet olduğunu, yaş sınırına uygun olmayan videoların, ani korku unsurlarının veya ’meydan okuma’ adı altında yapılan kendine zarar verme videolarının görsel ve işitsel şiddet olduğunu, nefret söylemi, ayırımcılık ve radikalleşme eğilimi barındıran içeriklerin birer ideolojik şiddet olduğunu bilmeli ve bunları çocuklarımıza öğretmeliyiz" diye konuştu.
Ankara CHP Genel Başkanı Özel, TBMM Başkanı Kurtulmuş ile görüştü CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunu tartışma kaldırmadığı bir noktadayız" dedi. Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile TBMM başkanlık makamında görüştükten sonra açıklama yaptı. Özel, Can Atalay’ın Meclis kütüğüne çoktan kaydedilmesi gerektiğini savunarak, "Burada şu hatırlatmayı yapmak isterim arkadaşlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına birinci kademe mahkemesinin uymamasının patenti bugün Adalet Bakanı’na ait. Yine birinci kademe mahkemesinin uymamasına güç verme, katkı sağlama, bunu savunma aktivizmi de bugünkü Adalet Bakanı’na ait. Kendisi ki aldığı bazı mahkeme kararlarında burada rahmetli Sırrı Süreyya Önder’e verdiği mahkumiyet kararlılığında on beşte on beşle bozulduğu kadar anayasaya aykırı olduğunu da hatırlayalım" dedi. Özel şöyle devam etti: "Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği diğer kararlarda Meclisin birlikte çözüm aradığı birçok konuda hem Meclisin önünü açacak hem Türkiye’yi rahatlatacak hem de bundan sonra yapılması gereken yasal düzenlemelerle ilgili süreç konusunda meclisin kararlılığını, birlikteliğini ve bu sürecin birtakım kazanımlarını basit incelik göreve başlaması kayyum atanan belediyelere, üçü Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait, 10 tanesi Dem Parti’ye ait seçilmiş belediye başkanlarının göreve dönmesi, geziden tutuklu olup defalarca haklarında hak ihlali kararı verilmiş olan kişilerin göreve dönmesi, Anayasa Mahkemesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hak ihlali kararı verdiği noktalarda gerektiği işlerin yapılması ve bunun ötesinde yapılması gereken işler konusunda altıncı ve yedinci madde veya kısımlar neleri söylüyorsa o konuda bir demokratik uzlaşıyla adımların atılmasının son derece önemli olduğunu bir kez daha ifade ettik, ifade etmek isteriz" ifadelerini kullandı. "Bütün muhalefetin ara seçimi istediği bir noktadayız" Ara seçim konusunda Özel, "Kendisine partiler arasındaki bir uzlaşıyla kendisine görev düşebileceğini söyledik. Biz de uzlaşıyı aramanın da Meclis Başkanının görevleri arasında olduğunu kendisine ifade etme imkanı bulduk" diye konuştu. Bütün muhalefetin ara seçim istediğini söyleyen Özgür Özel, "Ara seçimin bir anayasa amir hükmü olduğunun tartışma kaldırmadığı bir noktadayız. Bu noktada biz Meclis Başkanımızın iç tüzük hem kendisinin görevlerini tanımlayan 14 ve 15 maddeleri hem de danışma kurulu Meclis ne çalışacak, ne karar verilecek, ne gereken karar verilecek. Uzlaşı aranan 19. maddesinin Meclis Başkanı tarafından işletilmesi ve hepimizin üzerinde büyük anayasaya uymak lazım" dedi. "Ara seçimden kaçmayın" Dün grup toplantısında gerekirse 50 veya 55 milletvekili istifasını istemesinin hatırlatılması üzerine Özel, "-İstifa ettirsin milletvekillerini, gelsin görelim- diyorlar. -22 istifa gelir, 20’sini kabul ederiz, ikisini etmeyiz-. Bunlar hani siyasi dilinde değil, normalde köyde anlatılır, çakallık derler. Pozisyonunuzu netleştirin diyorum. Diyorlar ki -siz ilk önce bir istifa ettirin bakalım-. Hiç ara seçimden kaçmayacağınızı söyleyin. Şartınızı söyleyin kardeşim" ifadelerini kullandı.