EKONOMİ
Malatya TSO’dan Şevket Keskin’e tebrik ziyareti 09 Mart 2026 Pazartesi - 17:40:43 Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) yönetimi, Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Genel Kurulunda yeniden başkanlığa seçilen ve aynı zamanda MESOB Başkanı da olan Şevket Keskin’i ziyaret ederek, başarı dileklerini iletti. Ziyarette kentin yeniden imarı sürecinde sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Malatya TSO Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Meclis Başkanı Hakan Er ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aynı zamanda Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı olan Şevket Keskin’i ziyaret etti. Görüşmede esnaf ve tüccarın sorunlarının çözümü noktasında kurumlar arası istişarenin önemi üzerinde duruldu. Malatya TSO Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, Şevket Keskin’in tecrübesine dikkat çekerek, "Yıllardır Malatya’mıza hizmet eden Sayın Şevket Keskin’in yeniden güven tazelemesi ve yönetimiyle birlikte şehre faydalı olacağından şüphemiz yok. Kendisini tebrik ediyoruz. Bugüne kadarki süreçte Ticaret ve Sanayi Odası ile istişare içerisinde olması, esnafın, tüccarın ve sanayicinin birlikte hareket etme kültürünü güçlendirdiği için teşekkür ediyorum. TSO ve esnaf odaları arasındaki bu birlikteliği korumaya devam edeceğiz. Allah hayırlı etsin ve muvaffakiyet versin" dedi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Şevket Keskin ise ortak akıl vurgusu yaparak, "Ticaret ve Sanayi Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği olarak ortak akılla Malatya’mıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Kentteki en büyük sivil toplum örgütleri olarak uyum içerisinde üzerimize düşeni yapacağız. Biz Malatya için elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyuyoruz. Yeri geldiğinde sorunları doğrudan Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Geçtiğimiz günlerde yine ilettiğimiz talepler üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız sorunların çözülmesi talimatını verdiler" diye konuştu. Kentin planlama sürecine dair eleştirilerini de paylaşan Keskin, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: "Çarşının planlanmasını ne Ticaret ve Sanayi Odası’na ne de sahada bizlere sordular. Kimse bir şey danışmadı. Vatandaş bize ‘Ne yaptınız?’ diye sorduğunda, bize sorulmayan bir konuda ne yapabiliriz? Ancak her fırsatta bakanlarımıza ve en üst makam olan Cumhurbaşkanlığına ulaşıp taleplerimizi ilettik. Türkiye’de en üst makam Cumhurbaşkanlığıdır. Sayın Cumhurbaşkanımıza da her fırsat bulduğumuzda sorun ve taleplerimizi arz ettik. Son olarak Malatya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a da sorunlarımızı sunduk."
09 Mart 2026 Pazartesi - 17:09 Bursa’da APP plaka izdihamı...Kuyruk sokaklara taştı Trafikte standart dışı "APP plaka" kullananlara uygulanacak yüksek para cezalarının gündeme gelmesi üzerine Bursa’da sürücüler plaka değiştirmek için Şoförler Odası önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Sabah saatlerinden itibaren Bursa Şoförler Odası önünde yoğunluk oluşurken, sürücüler saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı. Yürürlüğe giren yeni düzenlemeye göre araçlarında standart dışı (APP) plaka kullandığı tespit edilen sürücülere ilk ihlalde 140 bin lira para cezası uygulanacağı ve sürücü belgelerine 30 gün süreyle el konulacağı açıklandı. Aynı ihlalin yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin liraya kadar çıkabileceği ve ehliyete 60 gün süreyle el konulacağı belirtiliyor. Bu cezalarla karşılaşmak istemeyen çok sayıda sürücü, Bursa’daki Şoförler Odası’na giderek plakalarını değiştirmek için sıraya girdi. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk nedeniyle bazı sürücüler saatlerce bekledi. Plakasını değiştirmek için sıraya giren bir vatandaş yaşanan yoğunluğa tepki göstererek, "Yeni plakayla eski plaka arasında çok büyük bir fark yok. Yazıları biraz küçültmüşler, aralarındaki boşluğu azaltmışlar. Eskisinde bolt karakter vardı, mühür vardı ama barkod yoktu. Şimdi küçük farklar var" dedi. Yoğunluğun farklı ilçelerden gelen sürücüler nedeniyle oluştuğunu belirten bir vatandaş da, "Kestel’den gelen var, Gürsu’dan gelen var, Nilüfer’den gelen var. Ben Teleferik’ten geldim. Böyle olmaması gerekiyor. Her ilçede Şoförler Odası’nın bu işlemi yapması lazım. Yıldırım’da sordum, beni buraya yönlendirdiler. İnsanlar Ramazan ayında saatlerce bekliyor. Bu yoğunluğun azaltılması lazım" diye konuştu. Plaka değişimi için ödeme yaptığını da söyleyen vatandaş, "Notere 421 lira ödedik, buraya da 850 lira yatırdık. Toplamda yaklaşık 1.270 liraya mal oldu" ifadelerini kullandı. Şoförler Odası’nda işlemlerin 15.30’da sona erdiği öğrenildi.
09 Mart 2026 Pazartesi - 16:40 ASO Başkanı Ardıç: "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu’nun 4. İl Kurul Toplantısı ASO ev sahipliğinde gerçekleşti. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, kadınların iş gücüne katılımının ve ekonomik hayattaki temsilinin, yalnızca toplumsal eşitlik meselesi değil aynı zamanda büyüme, verimlilik ve refahın da belirleyicisi olduğunu dile getirdi. Ardıç, kadın girişimciliği güçlendikçe ekonominin daha yenilikçi, daha dayanıklı ve daha kapsayıcı hale geldiğini de belirterek, "Ülkemizde 15-64 yaş arası kadınlarda iş gücüne katılım oranı son 12 yılda yüzde 33,8’den maalesef yüzde 36,5’e yükselmiş olsa da OECD ortalaması olan yüzde 66’nın hala oldukça gerisindeyiz. Bu tablo bize çok açık bir gerçeği gösteriyor, insan kaynağımızı ekonomik üretime yeterince dahil edemiyoruz. Bu durum yalnızca bir istihdam sorunu değil, aynı zamanda potansiyel büyüme hızımızı sınırlayan yapısal bir verimlilik meselesidir" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimine entegre olmada kadın girişimcilerimizin hala yapısal engeller bulunmakta" Kadın istihdamındaki her artışın üretim kapasitesine, verimliliğe ve kişi başına gelire doğrudan katkı sağladığına da dikkati çeken Ardıç, kadın girişimciliğinin ise bu dönüşümün en stratejik alanlarından biri olduğunu aktardı. Ardıç, Türkiye’de şirket sahipleri içinde kadın oranı hala yüzde 15-17 bandında olduğunu vurgulayarak, "Oysa kadın girişimcilerin kurduğu işletmelerin daha sürdürülebilir, daha disiplinli ve daha kapsayıcı bir yapıya sahip olduğu pek çok araştırmada ortaya konmuştur. TOBB Kadın Girişimciler Kurulu’nun çalışmaları, kadın girişimci sayısındaki artışın özellikle KOBİ ekosisteminde çarpan etkisi oluşturduğunu göstermektedir. Ancak finansmana erişim, teminat yapısı, ölçek büyütme ve özellikle sanayi üretimine entegre olma noktasında kadın girişimcilerimizin önünde hala yapısal engeller bulunmaktadır. Bu engelleri kaldırmak bir sosyal sorumluluk değil, bir rekabet zorunluluğudur. Çünkü bugün küresel rekabet yalnızca maliyetle değil; inovasyon, verimlilik ve kurumsal kalite ile belirlenmektedir" ifadelerine yer verdi. "Kadınların ekonomiye tam katılımı, kalkınmanın temel şartıdır" Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda Türkiye’nin sıralamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ardıç, "Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135. sırada yer alıyor. Ekonomik büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabet iddiası olan bir ülkenin, kadın-erkek eşitliğinde alt sıralarda yer alması sürdürülebilir değildir. Kadınların ekonomiye tam ve etkin katılımı bir sosyal politika tercihi değil, kalkınmanın da temel şartıdır" diye konuştu. "Araştırmalar yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini gösteriyor" Ardıç, sanayi sektörünün Türkiye’nin yüksek katma değer üretme alanı olmasına rağmen bu sektördeki yönetim kademelerinde kadın oranının hala sınırlı olduğunun altını çizerek, "Yönetim kademelerinde kadın temsili arttıkça şirket performansının yükseldiğini, inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ve kurumların krizlere karşı daha dayanıklı hale geldiğini gösteriyor. Yani mesele sadece eşitlik değil; aynı zamanda verimlilik, rekabet ve sürdürülebilir büyüme meselesidir. Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim hedefi, teknoloji odaklı sanayi dönüşümü ve küresel rekabet iddiası düşünüldüğünde, yönetim masalarında kadınların daha güçlü temsil edilmesi artık bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluktur. Kadınların yönetimde, üretimde ve karar süreçlerinde daha fazla yer almasını sağlayacak yapısal düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirmeliyiz. Ankara Sanayi Odası olarak biz bu anlayışı sözde değil, uygulamada hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime tam entegre eden ekonomiler olacak" Ardıç, Ankara sanayisi olarak yüksek teknoloji üretiminde güçlü bir altyapıya sahip olduklarını dile getirerek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu yapının sürdürülebilir olması için kadın mühendis, kadın teknisyen ve kadın yönetici sayısını artırmak zorundayız. Yüksek teknoloji üretiminde insan kaynağının niteliği belirleyicidir ve bu niteliği yarım kapasiteyle kullanma lüksümüz yoktur. Geleceğin güçlü ekonomileri, kadınlarını üretime, yönetime ve girişimciliğe tam entegre eden ekonomiler olacaktır. Biz Ankara sanayisi olarak bu dönüşümün yalnızca parçası değil, öncüsü olmaya kararlıyız. Bu noktada, Odamız koordinatörlüğünde çalışmalarını sürdüren TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulumuzun faaliyetlerini de özellikle vurgulamak isterim. Sanayici yol arkadaşım Hande Öztürk’ün başkanlığında yürütülen özverili çalışmaların kadın girişimcilerimize ilham verdiğini ve güçlü bir vizyon kazandırdığını memnuniyetle takip ediyorum." TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Hande Öztürk ise 4’üncü İl Kurul Toplantılarını ’Kadın Eliyle Güçlenen Bir Ekonomi, Birlikte İnşa Edilen Bir Gelecek Vizyonu’ ile düzenlediklerini belirterek, kadınların eğitimden iş dünyasına, girişimcilikten yönetime her alanda aktif katılımının, sadece bireysel başarıları değil; toplumun ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini de mümkün kıldığına dikkati çekti. Öztürk, kadınların ve kız çocuklarının elde ettiği hak ve kazanımlarının kutlandığı ve kadınların fırsat eşitliği için verdikleri mücadelenin ön planda olduğunu belirttiği 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü de birlikte kutladı. Sunumlarından ardından ise TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Nurten Öztürk toplantıya çevrim içi videoyla katıldı. Program sunumların ardından basına kapalı olarak devam etti.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:37 Denizli’ye yabancı yatırımcıların ilgisi artıyor Denizli Ticaret Odası (DTO) Meclisi, aylık olağan toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, oda faaliyetleri ile Denizli ve Türkiye ekonomisine ilişkin güncel verileri meclis üyeleriyle paylaştı. Başkan Erdoğan; "Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştı. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış oldu" dedi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan, Meclis üyelerini bilgilendirdiği son dönemdeki sosyoekonomik gelişmelere yönelik konuşmasında, Denizli’deki konut satışlarında düşüş yaşandığını ifade etti. Erdoğan, "Ocak ayında ilk el konut satışları yüzde 14,82, ikinci el satışlar yüzde 7,86 geriledi. Toplam konut satışlarında ise yüzde 9,87’lik bir düşüş görüldü. İş yeri satışlarında da ilk elde yüzde 9,09, ikinci elde yüzde 32,41 ve toplamda yüzde 29,32 oranında azalma kaydedildi" dedi. "Denizli ihracatında artış var" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye’nin ocak ayı ihracatının 21 milyar 64 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’den gerçekleştirilen ihracatın ise 388 milyon 994 bin dolara ulaştığını söyledi. Bunun bir önceki aya göre yüzde 5,31, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 14,9 artış olduğu anlamına da geldiğini ifade eden Erdoğan, "Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke ise Birleşik Krallık oldu. En büyük 10 ihracat yaptığımız bölgelere bakınca da bu ülkeyi İtalya, Almanya, ABD, Fransa, Hollanda, İspanya, Romanya, İrlanda ve Yunanistan takip ettiğini görüyoruz. Bu ülkeler arasında yıllık bazda en büyük artış yüzde 73,88 ile Romanya’ya yapılan ihracatta, aylık bazda da yüzde 29,9 ile yine aynı ülkeye yapılan ihracatımızda gerçekleşti" dedi. "Tekstil ve ham maddeleri ile hazır giyim ve konfeksiyon ihracatında düşüş var" Yılın ilk iki ayında elde edilen tutar değerlendirildiğinde, geçen yılın aynı dönemine göre sektörel bazda tekstil ve ham maddelerinde yüzde 1,89, çelikte yüzde 3,07, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 4,66 düşüş yaşandığını da aktaran Başkan Erdoğan; demir ve demir dışı metallerde yüzde 18,75, elektrik-elektronikte yüzde 16,37, madencilik ürünlerinde de yüzde 8,75 artış görüldüğünü kaydetti. Aynı zamanda; Türkiye genelinde ocak ayı ithalatının 28 milyar 694 milyon 872 bin dolar olduğunu belirten Başkan Erdoğan, Denizli’de ise ithalatın bir önceki aya göre yüzde 5,38 artarak 159 milyon 854 bin dolara ulaştığını ifade etti. Denizli’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında sırasıyla Ukrayna, Bulgaristan, Kazakistan, Çin, Özbekistan, Rusya Federasyonu, Hindistan, Libya, Almanya ve Türkmenistan’ın yer aldığını söyledi. Öte yandan, ülke geneline bakıldığında Ocak ayında limanlardaki yük elleçlemesinin ise yüzde 8,6 azaldığını ifade eden Başkan Erdoğan, ithalat tonajındaki düşüşün ise yüzde 11,3’ü aştığını söyledi. Özellikle de taş kömürü ve yakıt ithalatındaki gerilemenin enerji ve demir-çelik gibi ağır sanayi sektörlerinde ham madde girişini yavaşlattığını dile getirdi. "Karşılıksız çek ve protestolu senette, düşüş yaşanıyor" DTO Meclisi’ndeki gündem konuşmasında, Denizli’deki karşılıksız çek sayısının yılın ilk ayında geçen yılın son ayına göre yüzde 47,98, tutarının da yüzde 51,07 azaldığına dikkati çeken Erdoğan, şehirdeki iyileşmenin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde karşılıksız çek sayısının yüzde 41,38, tutarının ise yüzde 38,29 azaldığını da ifade eden Erdoğan ayrıca Denizli’de protestolu senet sayısının da yüzde 7,9 gerilediğinin altını çizdi. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre Denizli’de 4/A kapsamındaki aktif sigortalı sayısının geçen yıl sonunda 237.937’ye ulaştığını belirten DTO Başkanı Erdoğan, bunun bir önceki yıl sonuna göre yüzde 2,92’lik artışa tekabül ettiğini dile getirdi. DTO’nun üye sayısı, 23 bin 621’e ulaştı DTO’ya geçen ay 138 yeni üyenin daha katıldığını ifade eden Erdoğan, "39 firmamız ise kaydını sildirdi, 11 firmamız da tasfiye sürecine girdi. Toplam üye sayımız, 23 bin 621’e yükseldi. Son bir yılda 977 üye artışıyla yüzde 4,31’lik bir büyüme sağladık" dedi. Üye artışında en büyük payın 776 firma ile limitet şirketlerde olduğunu da belirten Başkan Erdoğan, son 1 yılda anonim şirket sayısının ise 159 arttığını kaydetti; "Öte yandan, kayıt sildiren sektörlerde ilk sırayı 5 firma ile gayrimenkul aracılık faaliyetleri alırken, bunu 4 firma ile ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı sektörü takip etti" dedi. "Yabancı ortaklı firma sayısı 426 oldu" Değerlendirmesinde Denizli’nin yatırım potansiyeline de değinen Erdoğan, kentte 426 yabancı ortaklı firmanın faaliyet gösterdiğini, toplam yabancı sermaye tutarının ise 494 milyon 141 bin 980 lira olduğunu söyledi. Meclis konuşmasında, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verilerine göre Denizli’nin ocak ayında kurulan 22 gerçek kişi işletmesi ile iller arasında 20’nci sırada yer aldığını da belirten Başkan Erdoğan, yeni firmaların en çok ikamet amaçlı binaların inşaatı sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade etti. "DTO hizmetlerindeki yoğunluk, geçen yıla göre arttı" Yılın ilk iki ayındaki oda hizmetlerine ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, "188 sayısal takograf ve 99 K belgesi verdik. 72 iş makinesini tescil ettik, 50 kapasite raporunu onayladık. Ayrıca 6 ekspertiz raporu, 2 yerli malı belgesi ve 1 sigorta acentesi belgesi düzenledik. 1 bin 386 gelen evraka karşılık 2 bin 594 evrak düzenledik. Gelen evrak işlemlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,11’lik bir artış yaşandı" diye konuştu.
GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı
24 Şubat 2026 Salı - 14:04 GTO’nun Şubat ayı meclis toplantısı genişletilmiş olarak yapıldı Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı. Gaziantep Ticaret Odasında (GTO) Şubat ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur Başkanlığında Yönetim Kurulu, Meclis, Disiplin Kurulu ve Meslek Komite üyelerinin katılımıyla genişletilmiş olarak gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan GTO Meclis Başkanı M. Hilmi Teymur, Meslek Komite üyelerinin çalışmalarına ve üstlendikleri sorumluluğun önemine vurgu yaparak "45 bin GTO üyesini temsil eden 45 Meslek Komitemizin kıymetli üyeleri olarak Gaziantep ticaretini en güçlü şekilde temsil ediyorsunuz. Gündeme taşıdığınız konular ve burada istişare ettiğiniz sorunlar, şehrimizin ekonomik hayatına yön veriyor. Sizlerden gelen her geri bildirim, Yönetim Kurulumuzun yürüttüğü çalışmalara güç ve değer katıyor. Bugüne kadar büyük bir özveriyle sürdürdüğünüz katkılar ve GTO’nun başarısına sunduğunuz destek için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Rakamlar ciddi bir uyarı veriyor" Meclis toplantısında GTO’nun Şubat ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirip ekonomik gündemi değerlendiren GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, üretim cephesinde yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayarak maliyet baskılarının henüz tam olarak ortadan kalkmadığını, üreticinin üzerindeki yükün sürdüğünü, sanayicinin ise temkinli duruşunu koruduğunu söyledi. Sanayi üretim verilerinin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Başkan Yıldırım, "Yıllık bazda sanayi üretimimizde yüzde 2,1’lik bir daralma söz konusu. Sanayi üretimi yalnızca bir istatistik değildir, üretim çarklarının ne hızda döndüğünü gösterir. Ekonomide dengelenme süreci devam ederken üretim tarafının hâlâ baskı altında olduğunu görüyoruz. Rakamlar alarm çalmıyor olabilir, ancak ciddi bir uyarı veriyor" dedi. "Üretimde yavaşlamanın telafisi zor olur" Konuşmasında enflasyonla mücadelenin öncelikli olduğunu belirten Yıldırım, fiyat istikrarı olmadan kalıcı büyümenin mümkün olmayacağını ifade ederek, "Ancak artık mesele yalnızca talebi kısmak değildir. Çünkü üretim tarafında başlayan bir yavaşlamanın telafisi daha zordur. Sahada görüyoruz Kapasite kullanım oranları geriliyor. Yeni siparişlerde yavaşlama var. Finansman maliyetleri yatırım iştahını doğrudan etkiliyor. Birçok işletmede hatlar tam kapasite çalışmıyor. Evet depremin ardından toparlanmayı başardık ama sadece ayağa kalkabildik, şimdi yürümeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Visa’ın ’She is Next’ programı Şekerbank ve GİRVAK iş birliğiyle Anadolu’ya ulaşıyor
24 Şubat 2026 Salı - 13:33 Visa’ın ’She is Next’ programı Şekerbank ve GİRVAK iş birliğiyle Anadolu’ya ulaşıyor Visa’nın kadın girişimciliğini destekleyen küresel programı She’s Next, Şekerbank ve Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle Türkiye’ye geliyor. Dünyada 40’tan fazla ülkede uygulanan program, bu kez Türkiye’de küçük ölçekli kadın işletmeler ve üreticilerin rekabet gücünü artırmak amacıyla, Anadolu’nun farklı bölgelerindeki girişimcilerle buluşarak hayata geçiriliyor. She’s Next Türkiye kapsamında kadın girişimcilere eğitim ve mentörlük odağında kapsamlı bir gelişim modeli sunulurken, programla 2 yılda toplamda 1000 kadın girişimciye ulaşılması hedefleniyor. She’s Next Türkiye programına başvurular, 29 Mart tarihine kadar shesnextturkiye.org üzerinden kabul edilecek. Yapılan açıklamaya göre, bugüne kadar binlerce kadın girişimcinin büyüme yolculuğuna katkı sağlayan Visa’nın küresel inisiyatifi She’s Next programı, Şekerbank ve Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) iş birliğiyle ilk kez Türkiye’de hayata geçiyor. She’s Next Türkiye programı ile özellikle Anadolu’nun farklı bölgelerinde kendi işletmesini yürüten kadın girişimcilere ve üreticilere, işlerini büyütmelerine destek olacak kapsamlı bir eğitim ve mentörlük programı sunulacak. Programı başarıyla tamamlayan girişimciler ise She’s Next Türkiye mezun ağına dahil olarak gelişim fırsatlarından yararlanmaya devam edecek. Eğitim sürecinin ardından finale kalan projeler ise çeşitli kategorilerde desteklerle ödüllendirilecek. Programa tarım, gıda ve tekstil alanları öncelikli olmak üzere, kadın liderliğindeki en az bir yıldır faaliyette bulunan küçük ölçekli işletmeler başvurabilecek. Programa başvurular 29 Mart 2026 tarihine kadar shesnextturkiye.org üzerinden yapılabilecek. İki yılda 1000 kadın girişimciye eğitim desteği Açıklamaya göre, She’s Next Türkiye programına başvuran ve ön elemeden geçen kadın girişimciler, 4 ay boyunca küçük işletmelerin ihtiyaçlarına göre hazırlanmış finansal dayanıklılık, sürdürülebilirlik yönetimi, dijitalleşme ve uluslararası ticaret gibi 9 stratejik kategoride 40 saate yakın uygulamalı eğitim ve mentörlük desteğiyle yetkinliklerini geliştirecek. Kadın girişimciler, büyüme hedefleri doğrultusunda eğitim ve mentörlük desteği alırken, aynı zamanda alanında uzman isimlerle bir araya gelerek işlerini güçlendirecek yol haritalarını en doğru stratejilerle oluşturma imkânı elde edecek. Program kapsamında 2 yılda toplamda 1000 kadın girişimciye ulaşılması hedefleniyor. Mezun ağı ile sürekli gelişim fırsatı Eğitimler sonunda mezun olan tüm girişimciler She’s Next Türkiye mezun ağına dahil olarak program kapsamında gelişim fırsatlarından yararlanmaya devam edecekler. Eğitimlerin ardından finale kalan ilk üç kadın girişimciden birinci seçilen girişimci 250 bin TL’lik para ödülünün yanı sıra mentörlük desteği ve yatırım görüşmeleri imkânına da sahip olacak. Program kapsamında Yerelde Değişim Oluşturan Kadın Ödülü’nün sahibine Yönetici Gelişim ve Liderlik Programına katılma hakkı ve mentörlük desteği sağlanacak. Yenilik Oluşturan Kadın Ödülü’nün kazananı ise Türkiye’nin dijital ekosisteminde inovasyonu desteklemek ve hızlandırmak amacıyla yürütülen Visa İnovasyon Programı’na aday gösterilme hakkı elde edecek ve yatırım görüşmeleri gerçekleştirme imkânına sahip olacak. Gelişim yolculuğuna başlamak isteyenlere de açık Program, programa başvuru kriterlerini henüz karşılamayan ancak gelişim yolculuğuna başlamak isteyen kadın girişimcileri de kapsamına alacak. She’s Next Türkiye Kadın Girişimci Topluluğu’na dahil olan tüm kadın girişimciler, programdan bağımsız olarak alanında uzman isimler tarafından hazırlanan çevrim içi eğitimlere erişebilecek, güncel girişimcilik trendlerini ve fırsatlarını takip edebilecek. "40’ı aşkın ülkede binlerce kadının başarı hikayesine tanıklık ettik" Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, programla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Kadın girişimciler, ekonominin büyümesinde ve toplumların dönüşümünde kritik bir rol oynuyor. Bugüne dek 40’ı aşkın ülkede binlerce kadının başarı hikayesine tanıklık eden küresel programımız She’s Next’i Şekerbank ve Girişimcilik Vakfı iş birliğiyle Türkiye’ye getirmenin heyecanını ve gururunu yaşıyoruz. Amacımız küçük işletmelerde finansmana erişim, dijitalleşme ve etkili network oluşturma gibi en temel gelişim alanlarında çözümler sunarak destek olmak. Bu programla, Visa’nın küresel vizyonu ve inovasyondaki öncülüğünü, Şekerbank’ın yerel gücü ve sürdürülebilir bankacılık deneyimiyle birleştiriyoruz. Böylece globalleşmek isteyen kadın girişimcilerle, inovasyonla fark oluşturmayı hedefleyen kadın girişimcileri aynı platformda buluşturacağız. Bu değerli iş birliği için Şekerbank ve Girişimcilik Vakfı’na teşekkür ediyorum." "Kadın girişimcilere kullandırdığımız kredi hacmini son iki yılda 5 katına yükselttik" Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin, She’s Next Türkiye programıyla ilgili şunları söyledi: "Kapsayıcı bankacılıktaki 72 yıllık öncü rolümüz doğrultusunda uluslararası finans kuruluşları ile Anadolu’nun üretenleri arasında köprü olmaya devam ediyoruz. Visa’nın birçok ülkede başarıyla yürüttüğü She’s Next programını, GİRVAK’ın girişimcilik alanındaki uzmanlığını da yanımıza alarak Anadolu’daki yüzlerce kadın girişimciye ulaştıracak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bankamız bilançosundaki yurt dışı kaynağın önemli bir kısmını kadın sahipliği ya da yöneticiliği bulunan küçük işletmelerin ya da kadın istihdamına yönelik işletme ve KOBİ’lerin finansmanı için ediniyoruz. Bu kapsamda kadın girişimcilere kullandırdığımız kredi hacmini son iki yılda 5 katına yükselttik. Hem finansman sağlayarak hem de finansal okur yazarlık ve girişimcilik başta olmak üzere eğitim desteğiyle Türkiye’nin dört bir yanında kadınlarımızın üretime ve ekonomiye daha etkin katılımı için çalışmaya devam edeceğiz. " "She’s Next, kadın girişimcilerimizi daha cesur hedeflere taşıyacak önemli bir adım olacak" GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, "She’s Next ile Türkiye’deki kadın girişimcileri birbirini destekleyecekleri bir toplulukta bir araya getireceğimiz için çok heyecanlıyız. Kadınların girişimcilik yolculuğunda yalnız yürümeyecekleri ve ihtiyaç duydukları desteği hissedebilecekleri bir toplulukta buluşmalarının çok değerli olduğunu biliyoruz. Araştırmalar, kadınların erkeklere kıyasla yüzde 36 oranla daha az yüksek büyüme hedefi koyduğunu gösteriyor. Bu yalnızca bir veri değil; kadınların sermayeye erişim, doğru rehberlik ve görünürlük gibi kritik alanlarda karşılaştığı yapısal engellerin sonucu. She’s Next, tam da bu engelleri görünür kılmak ve birlikte aşmak için tasarlandı. Kadın girişimcilerin görünürlüğünü artıracak, deneyimlerini paylaşabilecekleri ve küresel ağlara uzanabilecekleri bir alan inşa ediyoruz. Visa ve Şekerbank gibi güçlü partnerlerimizle bu yolculuğa başlamak bizi çok heyecanlandırıyor; çünkü biliyoruz ki She’s Next, kadın girişimcilerimizi daha cesur hedeflere taşıyacak önemli bir adım olacak" dedi. She’s Next programına kimler başvurabilir? Açıklamaya göre programa, en az bir yıldır faaliyet gösteren, yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında olan, büyüme potansiyeli yüksek ve kurucusu, kurucu ortağı veya çoğunluk hissedarı (yüzde 51 ve üzeri) kadın olan girişimler başvurabilir. Tarım, gıda ve tekstil alanlarında öncelikli olmak üzere, dijitalleşme/globalleşme ve inovasyon odaklı girişimler bu programa katılabilecek.
Başkan Özmeriç; Esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısı yeni vergilendirme sistemi oldu
24 Şubat 2026 Salı - 12:57 Başkan Özmeriç; Esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısı yeni vergilendirme sistemi oldu Aydın’da uzun süredir Şoförler Odası Başkanlığını yürüten ve Mayıs ayında yapılacak olan Esnaf Odaları Birlik Başkanlığı seçimlerine de aday olan Semih Özmeriç, küçük esnaf ve sanatkarın en büyük sıkıntısının yeni vergilendirme sistemi olduğunu belirtti. Geçtiğimiz günlerde genel kurulunu yaparak güven tazeleyen Germencik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bilgin Balat’ı tebrik ziyaretinde bulunan Birlik Başkan Adayı Semih Özmeriç, Aydın esnafında daha iyi hizmet etmek için yola çıktıklarını belirtti. Başkan Özmeriç’i uzun süredir bildiğini ve geride kalan 16 yılık başkanlık sürecinde odasına bağlı olan şoför esnafının sorunlarının çözümüne ilişkin mücadeleleri ile tanıdıklarını belirten Germencik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bilgin Balat, "Benim 2. dönemim. Semih Başkan kendi odasında 4 kez üst üste güven tazeleyerek 5. dönemine girdi. Nazik ziyaretinden dolayı teşekkür ediyoruz. Kendisine de başarılar diliyorum" ifadelerini kullanarak esnaf ve sanatkara hizmet etmenin ciddi bir fedakarlık istediğini söyledi. "Vergilendirme sistemindeki yenilikler esnafı zora soktu" Esnaf ve sanatkarın zor bir süreçten geçtiğini belirten Aydın Şoförler Odası Başkanı ve Aydın Esnaf Odaları Birliği Başkan adayı Semih Özmeriç, "Şu anda esnaf ve sanatkar yüzde 20’si KDV olmak üzere yüzde 40’lara yaklaşan bir vergi yükü ile karşı karşıya. 01 Ocak 2026’ya kadar basit usul esnafın vergi yükü yok denecek kadar az idi. Zaten zor durumda olan esnaf ve sanatkar bir şekilde ayakta kalma mücadelesi veriyordu. 01 Ocak 2026’dan itibaren nerdeyse yüzde 40’a varan bir vergi yükü ile karşı karşıya kalan esnaf ve sanatkarın rahatlaması ve ayakta kalabilmesi için yeni desteklere ve vergilendirmede indirimli oranlara ihtiyacı var" diye konuştu. Aydın inşaatçılar Odası Başkanı Alaattin Durmaz ve Aydın Lokantacılar Odası Başkanı Ali Ongan da katıldığı ziyarette Semih Özmeriç, makam için değil esnafın derdiyle dertlenmek için yola çıktıklarını ve bu yönde delegelerden destek beklediklerini söyledi.
Bakan Uraloğlu: "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlanacak"
24 Şubat 2026 Salı - 12:41 Bakan Uraloğlu: "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlanacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için 6 uluslararası finans kuruluşundan toplam 6,75 milyar dolarlık finansman için ön anlaşmanın sağlandığını açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Halkalı güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi için uluslararası finans kuruluşlarıyla toplam 6,75 milyar dolarlık finansman anlaşmasına varıldığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, proje kapsamında Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası, İslam Kalkınma Bankası, OPEC Uluslararası Kalkınma Fonu ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile ön mutabakata varıldığını belirtti. "6 Uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık, kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak" Uluslararası finans kuruluşlarının projeye gösterdiği yoğun ilginin, Türkiye’nin demiryolu vizyonuna duyulan güvenin en açık göstergesi olduğunu vurgulayan Uraloğlu, "6 uluslararası finans kuruluşu ile ön mutabakata vardık. Bu kapsamda kuruluşlar, projemize toplam 6,75 milyar dolar finansman sağlayacak. Böylece Gebze-Sabiha Gökçen Havalimanı-Yavuz Sultan Selim Köprüsü-İstanbul Havalimanı-Halkalı güzergahını kapsayan Kuzey Çevre Demiryolu Projesi, Türkiye’nin en büyük dış finansmanlı demiryolu projesi olacak" açıklamalarında bulundu. Yapıma yönelik ihale hazırlıklarının halen devam ettiğini dile getiren Bakan Uraloğlu, "Bu yıl içerisinde ihale sürecini tamamlamayı ve yer teslimini gerçekleştirerek çalışmalara başlamayı hedefliyoruz" dedi. "İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" Projenin güzergahı hakkında bilgi veren Bakan Uraloğlu, "Proje Marmaray hattının Çayırova kesiminden başlayacak, Sabiha Gökçen Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı üzerinden Çatalca’ya bağlanacak. Hat Çatalca’da, şu an yapım çalışmalarına hızla devam ettiğimiz Halkalı-Çerkezköy Hızlı Tren Hattı’na entegre olacak. Bu hat sayesinde Marmaray üzerindeki yük ve yolcu taşımacılığı rahatlayacak, İstanbul Havalimanı ile Sabiha Gökçen Havalimanı ilk kez doğrudan demiryolu ile birbirine bağlanacak" diye konuştu. 125 Kilometrelik stratejik hat inşa edilecek Uraloğlu, hattın toplam 125 kilometre uzunluğunda inşa edileceğini belirterek "Proje kapsamında toplam uzunluğu 59,1 kilometre olan 44 tünel ve 22,4 kilometre uzunluğunda 42 köprü inşa edilecek" şeklinde konuştu. "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak" Bakan Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu hattının Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasındaki demiryolu taşımacılığında kapasitesini önemli ölçüde artıracağını belirterek, "Lojistikte yeni bir dönem başlayacak. Hattın tamamlanmasıyla yılda 33 milyon yolcu ve 30 milyon ton yük taşınacağını öngörüyoruz" ifadelerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz"
24 Şubat 2026 Salı - 12:21 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’nın açılışında konuştu. Yılmaz, kurul toplantısında 2025-2026 dönemini kapsayan YOİKK Eylem Planı kapsamındaki gelişmeleri ele alacaklarını kaydetti. Kurulun, 25 yıllık birikimiyle kamu ile özel sektör arasında kalıcı ve kurumsal bir istişare zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu aktaran Yılmaz, kurul çalışmalarında özel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerini ve katkılarını alarak Türkiye’nin yatırım ortamının öngörülebilir, rekabetçi ve yatırımcı dostu yapısına güç katmayı hedeflediklerini söyledi. Özel sektör temsilcileri ve kurumlarıyla gerçekleştirilen istişareler neticesinde geçen yıl açıklanan eylem planının 39 maddeden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu maddelerden 4 tanesinin süreklilik arz ettiğini, şubat ayı itibarıyla 9 maddenin tamamlandığını aktardı. Ayrıca Yılmaz, tamamlanan eylemlerde dahil olmak üzere 26 eylemde yüzde 50’nin üzerinde gerçekleşme sağlandığına da vurgu yaptı. "Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı" Küresel ölçekte risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Yılmaz, "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın öncü göstergeleri, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14’lük bir artışa işaret ediyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını; bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2’lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2’lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu" dedi. "Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları daha ileri bir seviyeye taşımaktır" Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda; iklim dostu, dijital, küresel tedarik zinciri odaklı ve bilgi yoğun yatırımları önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Nitelikli yatırımların payının artması, doğru bir yönelim içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları hem nicelik hem nitelik bakımından daha ileri bir seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, hükümet olarak enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmaların devam ettiğini, finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz" İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyeyi yükselterek emeğin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincinde olduklarını ve politikaları da bu çerçevede şekillendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ’ler başta olmak üzere gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan, imalat sanayii işletmelerine yönelik istihdam koruma odaklı 100 milyar lira büyüklüğündeki yeni finansman paketi ile özellikle KOBİ’lerimizin finansa erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamış durumdayız. İŞKUR tarafından hayata geçirilecek olan Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile de hem genç istihdamına destek olmayı hem de imalat sanayindeki emek yoğun işletmelerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğru: "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz"
24 Şubat 2026 Salı - 11:49 TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Doğru: "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" ADANA (İHA) – Adana’da son yağışların ardından yaşanan sel ve tarım alanlarında meydana gelen zarardan sonra bölgeye gelen TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, "Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz" dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, bölgeye gelerek iş dünyası ve tarım sektörü temsilcileriyle görüştü. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulunan Abdullah Doğru, Adana ve Mersin’de selden etkilenen üreticilerin zararlarının karşılanacağını, barajlardaki doluluk oranının sevindirici olduğunu ve hayvancılığa yönelik destek projelerinin bölge için büyük önem taşıdığını kaydetti. Kozan Barajı’nda doluluk yüzde 41’e yükseldi Doğru, uzun süredir kuraklıkla mücadele eden ilçede son verilerle Kozan Barajı doluluk oranındaki artışın yüzde 41 seviyesine yükseldiğini kaydederek, "Son yıllarda ciddi kuraklık yaşayan Kozan’da baraj doluluğunun yüzde 41 seviyesine çıkması çok kıymetli. Bu artışın devam etmesi hem tarımsal üretim hem de bölge ekonomisi için hayati önem taşıyor" dedi. Selin vurduğu tarım arazileri için hasar tespiti sahada Yoğun yağışlar sonrası Seyhan Nehri’ne yapılan kontrollü su tahliyeleri nedeniyle bazı tarım alanlarının zarar gördüğünü kaydeden Doğru, "Adana karpuzu ekili alanlar ve hasat edilmeyen narenciye ürünlerinde oluşan zarar tespit çalışmaları yapıldı. Baraj tahliye bölgesinde yapılan ekimler risk oluşturmakta. Özellikle erkenci karpuz üretim alanları ve meyve bahçelerinde hasar tespiti için ekipler sahada. İlk tespitler yapıldı. Tarım Bakanlığımız, il ve ilçe müdürlüklerimiz hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. AFAD başta olmak üzere tüm kurumlarımız vatandaşın can ve mal kaybı yaşamaması için yoğun şekilde çalışıyor. Çiftçimizin üretimde geri kalmasına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Çarşamba günü riskli bir yağışımız daha var o süreci atlatırsak hızla saha çalışmaları sürecek" diye konuştu. "Zararlar karşılanacak, üretim devam edecek" Milletvekili Doğru, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla çiftçinin zararının karşılanması için gereken adımların atılacağını belirterek, "Nasıl pandemi döneminde üretimin devamı için özel uygulamalar hayata geçirildiyse bugün de aynı kararlılık var. Tarsim sigortası olmayan çiftçiler için de destek mekanizmaları devreye alınacak" dedi. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek" projesinin gençlerin ve kadınların üretimde kalması için hayata geçirilen hayvancılık destek modelinin önemine dikkat çeken Doğru, "Gençlerimize ve kadınlarımıza 95 dişi, 5 erkek olmak üzere 100 hayvan veriliyor. İki yıl ödemesiz, 5 yıl faizsiz kredi desteği sağlanıyor. Bu modelle hem et ve süt üretimi artacak hem de kırsalda gelir düzeyi yükselecek. Amaç gençlerimizi köyünde tutmak ve üretimi büyütmek" ifadelerini kullandı. Adana ve ilçelerinde sel ve taşkınlardan etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunduğunu söyleyen Doğru, altyapı ve ulaşımda oluşan hasarların hızla giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü, yağışların azalmasıyla birlikte suyun çekileceğini ve zararların daha net ortaya çıkacağını sözlerine ekledi.
Adana’da taşkın riskine 600 milyonluk yatırım
24 Şubat 2026 Salı - 11:48 Adana’da taşkın riskine 600 milyonluk yatırım AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana genelinde taşkın riskini azaltmaya yönelik yaklaşık 600 milyon liralık yatırım sürecinin kararlılıkla sürdüğünü açıkladı. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, Adana’nın farklı bölgelerinde geçmişte yaşanan taşkınların vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini hatırlatarak, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu vurguladı. Çalışmaların Devlet Su İşleri 6. Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda etap etap hayata geçirileceğini belirten Dağlı, "Bizim için öncelik hemşehrilerimizin güvenliği. Risk oluşmadan tedbir almak, afet yaşanmadan önlem almak anlayışıyla hareket ediyoruz" dedi. Dağlı, projeler hakkında şu bilgileri verdi; "Kozan ilçesindeki Kilgen Deresi’nde, daha önce ıslahı yapılan bölümün memba tarafında 2 bin metre uzunluğunda beton kaplamalı kargir duvar inşa edilecek. Tabak Deresi’nin 2 bin 500 metrelik kısmında taban beton kaplaması yapılacak, mevcut 4 menfez yıkılarak yeniden inşa edilecek. Deliçay Deresi’nde taşkın nedeniyle zarar gören tersip bendi ve kontür sekisi yenilenecek. Kozan Küçük Sanayi Sitesi mücavir alanından geçen derede betonarme U kanal imalatı gerçekleştirilecek. Ayrıca Adana genelinde taşkın kontrol yapıları, taşıt ve yaya köprüleri, menfezler, üst havza tedbirleri ve güvenlik korkulukları da projeye dahil edilecek." 600 milyon liralık güçlü yatırım Yaklaşık 600 milyon TL keşif bedeline sahip Adana Kozan Kilgen Deresi işinin ihalesinin 20 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Dağlı, ihale sürecinin tamamlanmasının ardından sözleşmenin imzalanacağını ve bütçe imkanları doğrultusunda yapım çalışmalarının başlayacağını belirtti. Dağlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Adana’mızın her köşesinde dere yataklarını güvenli hale getiriyor, sanayi bölgelerimizi ve yerleşim alanlarımızı koruma altına alıyoruz. Bu yatırımlar sadece bugünü değil, yarını da güvence altına alıyor. 600 milyon liralık bu önemli projeyi en kısa sürede yapım aşamasına geçirerek hemşehrilerimizin huzurunu kalıcı hale getireceğiz."