EKONOMİ
Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin coğrafi işaretli yöresel ürünlerini Yörex’te tanıtacağız" 21 Nisan 2026 Salı - 10:45:49 Kayseri Ticaret Odası (KTO); Antalya Ticaret Borsası (ATB) tarafından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenen ve Türkiye’nin en büyük yerel ürün organizasyonu olan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’e katılacak. 22-26 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuarda, Kayseri’nin tescilli ürünleriyle Anadolu’nun zenginliği temsil edilecek. Fuara ilişkin açıklamalarda bulunan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer lezzet değil, aynı zamanda şehrin ekonomik mirası olduğunu vurguladı. Başkan Gülsoy; "Kayseri Ticaret Odası olarak, yöresel ürünlerimizin korunması ve katma değer kazanması için coğrafi işaret tescillerine büyük önem veriyoruz. 12 yıldır katıldığımız YÖREX’te, Kayseri’nin sahip olduğu eşsiz değerleri bir kez daha ziyaretçilerimizle buluşturacağız" dedi. Kayseri standında tam bir lezzet ve kültür şöleni yaşatacaklarını belirten Başkan Gülsoy, fuar içeriği hakkında şu bilgileri verdi; "TOBB’a bağlı tüm oda/borsalarımız tescil ettirdikleri coğrafi işaretli ürünlerini bu fuarda açtıkları stantlarla tanıtıyor. Kayseri Ticaret Odası olarak, 17 coğrafi işaretli tescilli ürünümüz başta olmak üzere şehrimizin tüm marka değerlerini ön plana çıkaracağız. Standımızda dünyaca ünlü pastırmamız, sucuğumuz ve mantımızın yanı sıra; Kayseri’mizin katmeri, yağlaması, tandır böreği, kurşun aşı çorbası, nevzinesi, gül baklavası, tepsi mantısı, börek aşı çorbası, yağ mantısı, pöç kebabı, purov mantısı, çemen, sucuk içi ve tepsi mantımızı tanıtacağız." Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünlerin 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip olduğuna dikkat çeken Gülsoy; "Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir" ifadelerini kullandı. Başkan Gülsoy, organizasyonun hayata geçmesinde öncü olan TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır’a ve tüm paydaşlara teşekkür ederek; tüm fuar ziyaretçilerini ve Antalya’daki hemşehrilerini 22 Nisan’da açılacak olan Kayseri standına davet etti.
21 Nisan 2026 Salı - 10:45 İşte Karayolları’nın karnesi Vali Aydın Baruş, Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında brifing aldı. Bölge Müdürü Fatih Günaydın tarafından gerçekleştirilen sunumda, Erzurum merkezli olarak Ağrı, Erzincan, Kars, Artvin ve Bayburt illerini kapsayan geniş bir coğrafyada ulaşım altyapısının güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğü ifade edildi. Toplam 38 bin km’lik alanda yürütülen hizmetlerle bölgenin ulaşım standartlarının her geçen gün daha ileri seviyeye taşındığı belirtildi. Bölge genelinde toplam 2 bin 203 km’lik yol ağı üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla; bölünmüş yol uzunluğunun önemli ölçüde artırıldığı, köprü ve tünel projeleri sayesinde ulaşımda güvenlik ve konforun üst düzeye çıkarıldığı vurgulandı. 2025 yılı itibarıyla 629 km’ye ulaşan bölünmüş yol uzunluğunun, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda daha da artırılmasının planlandığı aktarıldı. Devam eden büyük ölçekli projeler arasında yer alan Kop, Kırık, Dallıkavak ve Çirişli tünelleri ile bağlantı yollarındaki çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü ifade edildi. Söz konusu projelerin tamamlanmasıyla birlikte önemli ölçüde mesafe ve zaman tasarrufu sağlanarak bölge ekonomisine katkı sunulmasının hedeflendiği belirtildi. 2003 yılından itibaren gerçekleştirilen yatırımlar kapsamında Erzurum ili genelinde ulaştırma altyapısına toplam 152,6 milyar TL kaynak aktarıldığı, 2026 yılı içerisinde de yatırımların artarak devam etmesinin planlandığı bilgisi paylaşıldı. Karayolları 12. Bölge Müdürlüğü’nün güçlü personel yapısı, makine parkı ve teknik kapasitesiyle vatandaşlara daha güvenli, konforlu ve kesintisiz ulaşım hizmeti sunma çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi.
21 Nisan 2026 Salı - 10:45 Tekirdağ’da Mart ayında 2 bin 860 konut satıldı Tekirdağ’da 2026 yılı Mart ayında toplam 2 bin 860 konut satışı gerçekleşirken, satışların önemli kısmını ikinci el konutlar oluşturdu. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Tekirdağ’da Mart ayında satışı yapılan 2 bin 860 konutun 1 bin 133’ü ilk el, 1 bin 727’si ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Tekirdağ’da iş yeri satışları da Mart ayında dikkat çeken bir diğer başlık oldu. Toplam 244 iş yeri satışının 81’i ilk el, 163’ü ise ikinci el olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ise ilk el iş yeri satışları yüzde 5,4 azalarak 3 bin 787’ye, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,3 azalarak 9 bin 712’ye geriledi. İpotekli satışlara bakıldığında Tekirdağ’da 801 konutun ipotekli olarak satıldığı, 2 bin 59 konutun ise diğer satış türleri kapsamında gerçekleştiği görüldü. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artışla 25 bin 978’e çıkarken, diğer satışlar yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389 oldu. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9, diğer satışların payı ise yüzde 77,1 olarak hesaplandı. İş yerlerinde ise Tekirdağ’da 11 ipotekli satış yapılırken, 233 satış diğer yöntemlerle gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 artarak 698’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 12,6 azalarak 12 bin 801 oldu.
21 Nisan 2026 Salı - 10:43 Kırklareli’de Mart ayında 522 konut satıldı Kırklareli’de 2026 yılı Mart ayında toplam 522 konut satışı gerçekleşirken, satışların büyük bölümü ikinci el konutlardan oluştu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Kırklareli’nde Mart ayında satışı yapılan 522 konutun 180’i ilk el, 342’si ise ikinci el konut olarak kayıtlara geçti. Türkiye genelinde ise ilk el konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 artarak 35 bin 725’e yükselirken, ikinci el konut satışları yüzde 3,6 azalarak 77 bin 642 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 31,5, ikinci el konutların payı ise yüzde 68,5 olarak gerçekleşti. Kırklareli’nde iş yeri satışları da Mart ayında sınırlı düzeyde kaldı. Toplam 50 iş yeri satışının 5’i ilk el, 45’i ikinci el olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde ise ilk el iş yeri satışları yüzde 5,4 azalarak 3 bin 787’ye, ikinci el iş yeri satışları yüzde 12,3 düşüşle 9 bin 712’ye geriledi. İpotekli satışlara bakıldığında Kırklareli’nde 133 konutun ipotekli olarak satıldığı, 389 konutun ise diğer satış türleri kapsamında gerçekleştiği görüldü. Türkiye genelinde ipotekli konut satışları yüzde 35,9 artışla 25 bin 978’e çıkarken, diğer satışlar yüzde 9,6 azalarak 87 bin 389 oldu. İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 22,9, diğer satışların payı ise yüzde 77,1 olarak hesaplandı. İş yerlerinde ise Kırklareli’nde 4 ipotekli satış yapılırken, 46 satış diğer yöntemlerle gerçekleşti. Türkiye genelinde ipotekli iş yeri satışları yüzde 60,1 artarak 698’e yükselirken, diğer iş yeri satışları yüzde 12,6 azalarak 12 bin 801 oldu.
İade etmek üretmekten daha pahalı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:37 İade etmek üretmekten daha pahalı E-ticaretin getirdiği "tek tıkla iade" konforunun ardında hem şirketleri hem de çevreyi zorlayan devasa bir lojistik operasyon bulunuyor. Yaşar Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Melisa Özbiltekin Pala, hızla büyüyen "İade Ekonomisi"nin mali ve çevresel yükünü değerlendirdi. Pala, "Birçok durumda bir kazağın iade süreci, tek birim üretim maliyetinden daha yüksek bir operasyonel yük meydana getiriyor. Bunun sonucunda bazı işletmeler, iade edilmiş ürünleri yeniden satışa hazırlamak yerine imha etmeyi tercih edebiliyor" dedi. Çevrim içi alışverişin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte, tüketiciler için büyük bir kolaylık olan iade süreçleri, lojistik sektörü için karmaşık bir sınav haline geldi. Özellikle giyim ürünlerinde artan iade oranları, "Tersine Lojistik" kavramını gündeme getirdi. Yaşar Üniversitesi Lojistik Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Melisa Özbiltekin Pala, masum görünen bir iade işleminin, ürünün üretim maliyetini bile aşan bir operasyonel yük ve oluşan karbon ayak izi nedeniyle çevresel sorun oluşturabildiği ve bu süreçlerin en doğru şekilde yönetilmesi gerekliliği konusunda uyardı. Tek bir iadenin yolculuğu Bir ürünün müşteriden depoya geri dönüşünün; toplama, taşıma, kalite kontrol, yeniden paketleme ve stoklama gibi çok katmanlı bir süreci tetiklediğine dikkat çeken Dr. Pala, bu sürecin mali boyutunu özetleyerek şunları söyledi: "Örneğin bir kazağın üretim aşaması genellikle ölçek ekonomileri sayesinde daha düşük maliyetliyken; iade edilen bir ürün için yürütülen adımlar tekil bazda çok daha maliyetli. Bunun sonucunda bazı işletmeler, iade edilmiş ürünleri yeniden satışa hazırlamak yerine imha etmeyi tercih edebiliyor." Görünmeyen karbon yükü Tüketicilerin en sık başvurduğu iade nedeni olan "beden uyuşmazlığı", kontrolsüz yönetildiği takdirde arka planda ciddi bir çevre kirliliğine yol açıyor. Dr. Pala, tüketicinin "uymazsa geri gönderirim" rahatlığının meydana getirdiği görünmeyen karbon ayak izini anlatarak, "Bir ürün, kargo aracılığıyla toplama merkezlerine, ayrıştırma ve kalite kontrol birimlerine taşınıp yeniden paketlendikten sonra stoklanıyor ve başka bir sevkiyata hazırlanıyor. Özellikle moda perakendesinde, ürün başına düşen karbon salınımı, ilk sevkiyat sürecindeki emisyonu aşabilir ve sektörde ciddi bir ekolojik yük oluşturur. Tüketicinin sıradan gördüğü "uymazsa geri gönder" kararı, arka planda ciddi bir çevresel maliyet oluşturur ve iade süreçlerinin sürdürülebilirlik açısından yeniden değerlendirilmesini gerekli kılar" diye uyardı. Dr. Pala, çözümün stratejik iyileştirmede olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: "Tersine lojistik süreçleri dikkatli ve düzenli bir şekilde uygulandığında; taşıma planlaması, enerji verimliliği ve geri dönüşüm altyapısının iyileştirilmesiyle riskler minimize edilebilmektedir. Doğru yönetilen tersine lojistik hem operasyonel verimliliği artırmakta hem de sürdürülebilirlik hedefleriyle uyum sağlamaktadır."
Dicle Elektrik’ten Artuklu’ya 12,4 milyon liralık altyapı yatırımı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:37 Dicle Elektrik’ten Artuklu’ya 12,4 milyon liralık altyapı yatırımı Dicle Elektrik, Mardin’in Artuklu ilçesinde hızla gelişen yerleşim bölgelerinden biri olan 13 Mart Mahallesi’nde 12 milyon 447 bin lira tutarında yeni bir elektrik altyapı yatırımı başlattı. Proje kapsamında tüm havai hatlar yer altına alınırken, 1600 kVA gücünde trafo merkezi kurulacak. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle yatırımlarını sürdüren Dicle Elektrik, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan illerde enerji altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda şirket, Mardin’in merkez Artuklu ilçesine bağlı 13 Mart Mahallesi 46. Cadde ve çevresini kapsayan bölgede 12 milyon 447 bin liralık yeni bir altyapı projesi başlattı. Artan nüfus ve yoğun konutlaşmanın getirdiği enerji talebini karşılamak üzere planlanan bu proje ile bölgede hem enerji kapasitesi artırılacak hem de daha modern ve güvenli bir şebeke oluşturulacak. Yeni bir trafo merkezi kurulacak Dicle Elektrik tarafından yürütülen proje kapsamında mevcut havai hatların tamamı yer altına alınacak. Ayrıca, bölgenin artan enerji ihtiyacını karşılamak üzere 1600 kVA gücünde yeni bir trafo merkezi kurulacak. Altyapı güçlendirme çalışmaları dahilinde cadde ve sokaklara 56 adet yeni aydınlatma direği ve armatür yerleştirilecek. Bu yatırım ile birlikte 4,5 kilometre orta gerilim ve 6,5 kilometre alçak gerilim kablosu döşenerek daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir dağıtım hattı inşa edilecek. Enerji kalitesi artacak, arıza oranı düşecek Dicle Elektrik yetkilileri, yatırımın yalnızca bugünkü ihtiyaçlara değil, bölgenin gelecekteki büyüme potansiyeline de cevap verecek şekilde planlandığını belirtti. Yetkililer, "Bu proje, Artuklu’nun hızla gelişen bölgelerinde enerji kalitesini yükseltmenin yanı sıra uzun vadede muhtemel arıza oranlarını da ciddi şekilde azaltacaktır. Mardin’in büyüyen şehir dokusuna uygun şekilde kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir enerji yatırımlarımız sürecek" açıklamasında bulundu.
OKA’dan Samsun’da kalkınma odaklı toplantı: 2026 destek programları görüşüldü
16 Aralık 2025 Salı - 19:59 OKA’dan Samsun’da kalkınma odaklı toplantı: 2026 destek programları görüşüldü Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (OKA) Samsun’daki toplantısında teknopark projesinden yeşil dönüşüme, kadın girişimciliğinden 2026 destek programlarına kadar bölgenin kalkınma gündemindeki başlıklar ele alındı. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (OKA) 2025 yılının son Yönetim Kurulu Toplantısı, Samsun’un ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında yapılan toplantıda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından hazırlanan Sanayi Master Planı’nın ilk fazında yer alan Samsun-Mersin Sanayi Koridoru hedefleriyle uyumlu şekilde yürütülen "Samsun Merkezli Bölgesel Teknopark Projesi" ele alındı. Proje kapsamında mevzuat, yönetim yapısı, ortak kurumlar ve finansal kaynaklara yönelik araştırmaların yapılması, ön fizibilite çalışmalarına başlanması ve sürecin OKA Genel Sekreterliği tarafından koordine edilmesi kararlaştırıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ile Dünya Bankası desteğiyle uygulama süreci başlayan Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi ve Orta Karadeniz’de Yeşil Dönüşüm Hızlandırıcı Hibe Desteği Programı’nda başarılı olan projeler değerlendirildi. Ayrıca, 2026 yılında uygulanması planlanan Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı’nın öncelikleri, bütçesi ve başvuru koşulları görüşüldü. Toplantıda, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı 2025 Yılı Çağrısı kapsamında bölgede ilan edilen 16 yatırım başlığına yönelik başvuru yapan 35 işletmenin durumu ele alınırken, 2026 yılı çağrısı için Yatırım Destek Ofisleri tarafından önerilen yeni yatırım başlıkları değerlendirildi. Ajansın mali ve teknik destek programları kapsamında devam eden projeler gözden geçirilerek, 2025 yılı Fizibilite Programı çerçevesinde katma değerli üretim ve turizm temalarında yapılan başvurular karara bağlandı. Bunun yanı sıra, 2025 yılı İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (SEGE) sonuçları hakkında istişarelerde bulunuldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından yürütülen Türkiye Siber Vatan Programı’nın 2026 dönemi kapsamında planlanan eğitim faaliyetlerinin genel çerçevesi hakkında da kurul üyelerine bilgi verildi. Toplantıda ayrıca, 2024 ve 2025 yıllarında kadın istihdamı ve kadın girişimciliği alanında yürüttüğü çalışmalarla en başarılı kalkınma ajansları arasında yer alan OKA’nın faaliyetleri ele alındı. 2026 yılında Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi kapsamında belirlenen "Yöresel Ürünlerin Ticarileştirilmesi" teması doğrultusunda, bölgenin yöresel ürünlerinin ulusal ve uluslararası pazarlarda ticarileştirilmesine yönelik yapılacak çalışmalar da istişare edildi. Tolantıya ayrıca Amasya Valisi Önder Bakan, Çorum Valisi Ali Çalgan, Tokat Valisi Abdullah Köklü, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Amasya Belediye Başkanı Av. Turgay Sevindi, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Amasya İl Genel Meclisi Başkanı Zeki Eraslan, Tokat İl Genel Meclisi Başkanı Ali İhsan Gürel, Amasya TSO Başkanı Murat Kırlangıç, Tokat TSO Başkanı Fatih Gökdere ve OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle katıldı.
Hisarcıklıoğlu; "DSO dünyanın en iyi ilk üç odası arasına girmeyi başardı"
16 Aralık 2025 Salı - 15:49 Hisarcıklıoğlu; "DSO dünyanın en iyi ilk üç odası arasına girmeyi başardı" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Denizli Sanayi Odası’nın (DSO) ev sahipliğinde düzenlenen istişare toplantısında Denizli iş dünyasının talep ve sorunları dinledi. DSO’nun kentin marka değerini artırdığını belirten Hisarcıklıoğlu; "DSO, 3 ay önce Avustralya’da düzenlenen Dünya Odalar Yarışmasında ’Yeşil Dönüşüm’ projesi ile onlarca ülkeyi geride bıraktı. Dünyanın en iyi ilk üç odası arasına girmeyi başardı" dedi. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Denizlili iş insanlarıyla bir araya geldi. DSO’nun ev sahipliğinde DSO Müjdat Gezer Toplantı Salonunda düzenlen Denizli İş Dünyası İstişare Toplantısına TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, DTO Başkanı Uğur Erdoğan ve iş dünyası temsilcileri katıldı. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, yaptığı açılış konuşmasında "DSO kurumsallaşmış kültürü güçlü geçmişiyle iftihar eden bir odadır. İlk kez odamızda oluşturulan yüksek istişare kurulumuz oldu. Çalışmalarımızı onlarla birlikte değerlendirerek devam ettiriyoruz. Yönetim kurulumuz, meclisimiz, komisyonlarımız ve üyelerimizle birlikte bin 300 üye ile devraldığımız üye sayısını üç yılda 2 bin 100’ün üzerinde çıkardık. TOBB ve odalarımızın etki alanını geliştirdikçe hizmet kalitesini yükseltip çeşitliliğini artırdıkça tüm toplumun ortak yararına kalıcı sonuçlar oluşturuyor. TOBB çatısı altında şura toplantılarıyla müşterek istişare toplantılarıyla, sahadaki sorunları filtresiz biçimde en yetkili bürokratlara ve karar alıcılara ulaştırıyoruz. Bu sürece katkı sunan Türkiye Odalar Borsalar Birliği’ne bu süreçte emek harcayan o günkü başkanımız Başkanım Müjdat Keçeci’ye ve Meclis Başkanımız Mehmet Tosunoğlu’na ve tüm yönetim kurulu üyelerine ve meclis üyelerine buradan tekrar teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. "DSO, Denizli’nin marka değerini büyütüyor" DSO’nun çalışmalarını taktir ettiğini belirten TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak, Buldan, Sarayköy ve Babadağ’da yaptırdığımız okulların açılışlarını gerçekleştirdik. Denizli Merkezefendi’deki okulun açılışını da 2022’de yapmıştık. Acıpayam ve Tavas’ta yaptığımız okulların açılışını da bir dahaki geldiğimizde yapacağız inşallah. Böylece sizlerin talebiyle toplamda 6 okulu, Denizli’mize kazandırmış olduk Şimdi de Sanayi Odamızın ev sahipliğinde bir araya geldik Sizlerle istişare etmek istedik DSO hepimizin gurur duyması gereken bir noktada. DSO Dünya yıldızlama listesi Akredite’sinde 5 yıldıza sahip. Devamlı çalışıyor, üretiyor ve Denizli’nin marka değerini büyütüyor. Denizli Model Fabrika, Denizli Sanayi Odamızın öncülüğünde hayata geçirildi. İşletmelerimize, verimlilik ve dijital dönüşüm gibi alanlarında, önemli katkılar sağlıyor. Sanayicilerimize, çağın gerektirdiği üretim teknikleri ve dijital dönüşüm konusunda yol gösterici bir rol üstleniyor. Odamızın Mesleki İşbirliği Projesi, sanayi-eğitim iş birliği modelini, sistematik bir yönetim yapısına kavuşturuyor. Biz de YÖK ile protokol yaparak, Odalarımızın MYO’lara hamilik yapmaya başlamalarını sağladık. DSO’da bu konuda önemli bir adım attı. Pamukkale Üniversitesi, Çardak OSB ve Denizli Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’na hamilik yapıyor. Denizli, Metal, makine, döküm, kablo, elektrik-elektronik ve tekstil gibi çok geniş bir üretim kültürüne sahip. İşte Odamız, Denizli sanayisinin, savunma ve havacılık ekosistemine entegrasyonu için de adım atıyor. Böylece, Denizli’de, ileri teknoloji üretime geçilmesine de öncülük etmiş oluyor. Denizli’nin rekabet gücünü ve marka değeri artıracak, tüm bu çalışmalarınızla gurur duyuyorum. Böylesi çağdaş ve vizyoner yaklaşımlarından dolayı, Odamızı, Başkanımızı, Yönetim Kurulunu, Meclisimizi, Genel Sekreterimizi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. "DSO Dünya 3.’sü" DSO’nun Yeşil Dönüşüm Projesi ile elde ettiği başarıyı tebrik eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "DSO, 3 ay önce Avustralya’da düzenlenen Dünya Odalar Yarışmasında ’Yeşil Dönüşüm’ projesi ile onlarca ülkeyi geride bıraktı. Dünyanın en iyi ilk üç odası arasına girmeyi başardı. Bu ödül, hem Denizli’nin, hem de, Türk oda sisteminin, küresel ölçekte ulaştığı itibarı da gösteriyor. Denizli SO’mız, yeşil dönüşümde dünyanın ilk üç odasından biri seçilerek, ülkemize ve bizlere, bir büyük gurur daha yaşattı. Bu başarı, Türk özel sektörünün azminin, vizyonunun ve birlik ruhunun da eseridir. Selim Kasapoğlu başkanımızla ve ekibiyle, bir kez daha iftihar ettim. Kendilerine tekrar yürekten tebriklerimi sunuyorum" şeklinde konuştu. "Denizli’de yaşanan sorunları çözüm bulmak için el birliği ile çalışıyoruz" Denizlili iş dünyasının yaşadığı sorunları gerekli bakanlık ve kurumlara ilettiklerini ve iletmeye devam edeceklerini ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Son birkaç ay zarfında, Merkez Bankası Başkanıyla, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmazla, Hazine-Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le, daha pek çok Bakanlıkla bir araya geldik. Selim Kasapoğlu Başkanımız da, Denizli’yi temsilen, sanayinin ortak sorunlarını, kapsamlı bir şekilde, Cevdet Yılmaz’a ve ilgili tüm Bakanlıklara aktardı. Özellikle de tekstil ve hazır giyim sektörünün durumunu, ayrıntılı şekilde sundu. Sektörün karşı karşıya olduğu rekabet sorunlarını da aktardı. Ayrıca, reel sektörde ilave tedbirlere ihtiyaç olduğunu da söyledik. Bunlar nelerdi, özetlemek gerekirse; En önemli konumuz finansmana erişim dedik. Özellikle de KOBİ’lerin finansmana erişimleri kolaylaştırılmalı. Sizlerin talebiyle KGF kefaletli Nefes Kredilerini başlattık. Üyelerimizi, 80 milyar liralık düşük faizli krediye ulaştırdık. Denizli’de de 873 üyemiz 1,2 milyar TL’lik kredi kullanmış oldu. Öte taraftan, enflasyondaki gerilemeyle birlikte, Merkez Bankası politika faizi düşüyor Bunun aynı şekilde ticari kredi faizlerine yansıması gerekiyor. Ayrıca, krediye ulaşımı kolaylaştırmak üzere, ticari kredi kartları da dahil, nakdi kredi artışı sınırlayan düzenlemeler kaldırılmalı. Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm desteği uygulaması, hem yeterli gelmiyor, hem de şartları çok ağır. İhracat yapan üyelerimizin, beşte birinden azı, buna ulaşabiliyor. Bu uygulama daha basit hale dönüştürmeli, miktarı ve süresi de artırılmalı. Özel sektörün KDV alacakları meselesine de artık bir çözüm sağlanmalı. En azından 2026 başından itibaren yıl sonlarında iadesi sağlanmalı. Emek yoğun sektörlerdeki imalatçılara yönelik, istihdam koruma desteği sağlanmıştı. Biz de bu desteğin, sektörün tamamına yaygınlaştırılmasını talep etmiştik, Hükümetimiz bunu dikkate aldı ve 2026 için bu desteği 3 bin 500 liraya yükseltti. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil etti" diye konuştu. "İstihdamlarını koruyabilmeleri için, kısa çalışma ödeneği devreye alınıp, aktif şekilde kullanılmalı" Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere, emek yoğun sektörlere ek destekler sağlanması gerektiğini vurgulayan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Mevcut istihdamlarını koruyabilmeleri için, kısa çalışma ödeneği devreye alınıp, aktif şekilde kullanılmalı. Zira bunlar, ülkemize istihdam ve döviz kazandıran sektörlerin başında yer alıyor. Neredeyse 100 yıllık bir emekle, mücadeleyle ve sıfırdan kurdukları girişimleriyle, bugünlere geldiler. Onları kendi başlarına bırakamayız, yılların emeğini terk edemeyiz. Sektörlerdeki firmalarımızın her biri, ülkemizin milli değeridir. Korunmayı ve desteklemeyi hak etmektedir. Doğru politikalarla desteklendiği durumda, bu sektörlerimiz, geçmişte olduğu gibi, önümüzdeki dönemde de, dış açığın ve işsizliğin en önemli panzehiri olacaktır. Öte taraftan, uzakdoğu’dan gelen ve başta Çin olmak üzere çoğu dampingli ithalatın yol açtığı, haksız ve yıkıcı rekabetle de karşı karşıyayız. Özellikle Çin’e yönelik, muhakkak kapsamlı bir tedbir paketi ve stratejimiz olmalı. İşgücü piyasası reformuyla istihdam artışı cazip hale dönüştürülmelidir. Asgari ücret desteği, asgari ücretteki artışa paralel şekilde yükseltilmelidir. Şirketleri kayıt dışına yönlendiren, Kanunen Kabul Edilmeyen Gider uygulaması kaldırılmalıdır" dedi.
Erzurum’da halk pazarının 10’uncu şubesi açıldı
16 Aralık 2025 Salı - 15:45 Erzurum’da halk pazarının 10’uncu şubesi açıldı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan halk pazarının onuncu şubesi açıldı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "İnşallah bundan sonra da ihtiyaç duyulan her noktada aynı kararlılıkla yeni halk pazarlarını hayata geçireceğiz. Çünkü bizim için önemli olan sayı değil, memnuniyettir. Vatandaşımız memnunsa, biz doğru yoldayız demektir" dedi. Halk Pazarı Vaniefendi Şubesi’nin açılışına; Erzurum Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, vatandaşlar ve diğer davetliler katıldı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Halk Pazarları’nda; ekmek 7,5 TL, kıyma et 449,90 TL, yumurtanın kolisi 129,90 TL, 5 litrelik ayçiçek yağı 400 TL, mandalina 15,95 TL ve patates 16,50 TL’ye satılıyor. "Hizmetlerimizi planlarken rakamlara değil, hanelere bakarız" Kentin sosyal hayatına, ekonomik dengesine ve vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan çok önemli bir hizmeti daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, açılışta yaptığı konuşmada "Şehrimizin 10 farklı noktasında kurduğumuz bu sistem, Vaniefendi’de yeni bir adımla daha güçlenmiş oluyor. Biz bu şehri yönetirken şunu hiçbir zaman unutmadık. Erzurum büyük bir şehir olabilir ama bizim için asıl büyüklük, vatandaşımızın sofrasına dokunabilmekte, bütçesine nefes aldırabilmektedir. Belediyecilik anlayışımızın merkezinde insan vardır. Hizmetlerimizi planlarken rakamlara değil, hanelere bakarız. İşte halk pazarlarımız da tam olarak bu bakış açısının sahaya yansımış halidir" dedi. "Halk pazarlarımız üreticinin emeğinin karşılık bulduğu yerlerdir" Halk Pazarı Projesi’nin yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmaması gerektiğini, ülke genelinde de hayata geçmesi gereken özel bir proje olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Sekmen, "Biz hizmeti belli merkezlere sıkıştıran bir anlayışla hareket etmiyoruz. Halk pazarı dediğimiz şey, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Burası, üreticinin emeğinin karşılık bulduğu, esnafın ayakta kaldığı, vatandaşın güvenle alışveriş yaptığı bir dengedir. Bu dengeyi kurmak kolay değildir ama biz Erzurum’da bunu başardık. Çünkü niyetimiz halis, yolumuz nettir. Biz, Ahi geleneğimizi yaşatmaya devam ediyoruz. 10’uncusunu açtığımız bu pazar, bize şunu açıkça gösteriyor: Doğru iş, doğru zamanda, doğru yerde yapıldığında karşılığını mutlaka bulur. Vatandaşımızdan aldığımız geri dönüşler, sahadaki memnuniyet, bizlere daha fazlasını yapmak için güç veriyor. Burada açılan bu halk pazarı, sadece bu mahalleye değil, çevresindeki tüm mahallelere hizmet edecektir" şeklinde konuştu. "Hizmet üretirken günü kurtarmıyoruz, geleceği inşa ediyoruz" Halk pazarlarının, aynı zamanda Erzurum’un ekonomik hayatına da katkı sunduğunu vurgulayan Başkan Sekmen, "Esnafımız için yeni bir alan, üreticimiz için yeni bir imkân, vatandaşımız için güvenli bir alışveriş ortamı oluşmaktadır. Bu üç ayağı birlikte ayakta tutmadan başarıdan söz edilemez. Biz de bu dengeyi titizlikle koruyoruz. Bizim anlayışımızda belediye, sadece bina yapan bir kurum değildir. Belediye, şehirle gönül bağı kuran bir yapıdır. Bu bağ kurulmadan yapılan hiçbir iş kalıcı olmaz. Halk pazarlarımız, bu gönül bağının somut karşılıklarından biridir. Vatandaşımızın hayatına dokunan her hizmet, bizim için en kıymetli yatırımdır. Aziz şehrimiz, tarih boyunca yoklukla da mücadele etmiştir, zorlukla da. Ama hiçbir zaman umudunu kaybetmemiştir. Biz de bu ruhu yaşatmakla mükellefiz. Halk pazarlarımızda gördüğümüz dayanışma, bu ruhun hâlâ diri olduğunu göstermektedir. Şehrimizi büyütürken kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Altyapıda ne yaptıysak, üstyapıda da aynısını yaptık. Sosyal desteklerde ne yaptıysak, ekonomik hayata katkıda da aynı kararlılığı gösterdik. Halk pazarlarımız da bu bütüncül anlayışın bir parçasıdır. Biz Erzurum’da hizmet üretirken günü kurtarmıyoruz, geleceği inşa ediyoruz. Attığımız her adımın yarını da düşünülerek atılmasına özen gösteriyoruz. Halk pazarlarımız da geçici çözümler değil, kalıcı bir sistem olarak planlanmıştır. Bugün 10’uncusunu açıyorsak, bu planlı ve kararlı bir yürüyüşün sonucudur" diye konuştu.
‘Azerbaycanlı İş İnsanları Toplantısı’ yapıldı
16 Aralık 2025 Salı - 15:35 ‘Azerbaycanlı İş İnsanları Toplantısı’ yapıldı Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) işbirliğinde; "Azerbaycanlı İş İnsanları Toplantısı" düzenlendi. Online olarak gerçekleşen toplantıya; Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Yönetim Kurulu Üyeleri, DAKA Girişimcilik ve Turizm Politikaları Birim Başkanı Mehmet Emin Çakay, Azerbaycan Bakü Ticaret Başmüşaviri Murat Yaman, Azerbaycan Sahibkarlar (İşadamları) Konfederasyonu (ASK) Başkan Vekili Vugar Zelyanov, Van iş dünyası temsilcileri ve Azerbaycanlı iş insanları katılım sağladı. Toplantının açılışında konuşan Van TSO Başkanı Necdet Takva, "Bizim Azerbaycan halkı ile derin bağlarımız var. DAKA Genel Sekreter Vekilimiz Mehmet Emin Çakay konuşmasında o sürece ilişkin vurgular yaptı. Ayrıca Azerbaycan ile Türkiye arasında birçok fırsatın olduğu değerlendirmelerde bulundu. Ben biraz daha spesifik alanda Van’ın potansiyelleri üzerine kısa bir sunum yapmak istiyorum" dedi. "Azerbaycan ile yakın bir bağımız var" Van’ın İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerine değinen Takva, "2025 yılının son ayı itibariyle ile 800 bin civarında İranlıyı şehrimizde ağırladık ve ağırlamaya devam ediyoruz. Bunların neredeyse yüzde 90’ı Azerbaycan asıllıdır. Gelenlerin birçoğuyla ortak dil, ortak kültür, ortak değerlere sahip bir zeminde misafirperverlik göstermeye çalışıyoruz. Bu da aslında bizim Azerbaycan ile çok yakın bir bağımızın olduğuna işaret etmektedir" ifadelerini kullandı. "8 yıl geçmesine rağmen bir geri dönüş olmadı" Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2017 yılında 35 kişilik bir heyet ile Bakü’ye bir çalışma ziyareti gerçekleştirildiğini aktaran Başkan Takva, şöyle konuştu: "Ne yazık ki; aradan 8 yıl geçmesine rağmen Azerbaycan’dan şehrimize herhangi bir geri dönüş ve geliş olmadı. Azerbaycan’ın Batı’ya yönelik politikalarını biliyoruz. Türkiye ile kurmak istediği yakın iş imkanlarının da farkındayız. Bunu fırsata çevirmemiz ve özellikle Azerbaycan’ın Van şehrini, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki diğer kentleri görme konusunda daha arzulu ve istekli olması gerektiğini ifade etmek isterim. Daha fazla beklemenin bir manası olmadığını düşünmüyorum." "Üretim alışkanlıkları konusunda birbirimize benziyoruz" "Yaklaşık 20 bin yıllık bir tarihi geçmişe sahibiz ve bu bizi turizm alanında oldukça iyi bir noktaya taşıyor" diyerek konuşmasını sürdüren Takva, "Azerbaycan’ın sosyo-ekonomik verilerine bakma fırsatım oldu. Özellikle küçükbaş hayvan varlığı açısından Azerbaycan çok büyük bir potansiyele sahip. Büyükbaşın neredeyse 3 katı düzeyinde küçükbaş hayvan varlığı var. Bizde kendi ülkemizde 3.5 milyon küçükbaş hayvan varlığıyla birinci sırada yer alıyoruz. Bu bizi üretim alışkanlıklarımız açısından birbirimize bağlıyor. Dolayısıyla oradaki hayvancılık bilgisini burada, buradakini de orada değerlendirmek gibi imkanlara sahip olabileceğimizi düşünüyorum. Van şehri olarak hayvancılık anlamında Azerbaycan ile ortak endüstriler konusunda işbirliği yapma imkanına sahip olabiliriz" dedi. Azerbaycan’dan Türkiye’ye yaklaşık 1 milyon turistin geldiğini ifade eden Takva, bu rakamın daha yukarıya taşınabileceğini söyledi. "Ermenistan üzerinden normalleşmeye ihtiyacımız var" Başkan Takva; "İlişkilerimizin Ermenistan üzerinden normalleşmesine ihtiyaç var. Bu konuda hem ülkemizin hem de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin son dönemlerde atışmış olduğu adımlar, getirmiş olduğu zemin; bölgesel bir güç olma, iş birliği içerisinde faaliyet yürütmemize imkan sağlıyor" diye belirtti. "Kapımız her zaman açık" Kapılarının her zaman açık olduğunu vurgulayan Takva, "Azerbaycan ile Türkiye arasında özelde Van ve sınır kentleri arasında ortak sanayi bölgeleri, lojistik merkezler kurma gibi bir şansımız var. Kaldı ki Zengezur koridorunun açılmasıyla bizim ilişkilerimiz çok daha iyi bir düzeye geleceği yönünde bir kanaatimiz var. Van olarak bu meseleleri çok konuşuyoruz. Burada varmak istediğimiz şey Azerbaycan’ın potansiyelidir. Azerbaycan’ın da bizi karşıdan destekleyecek böyle bir bakış açışının olmasına ihtiyacımız var. Dolayısıyla değerli katılımcıların bu meseleleri kendi cemiyetlerinde, kendi toplantılarında dile getirmelerinde, hepimiz ortak hedeflere varmamıza katkı sunacak diye düşünüyorum. Kapımız her zaman size açık. Buradaki tüm heyeti şehrimizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyarız" şeklinde konuştu. Toplantı; karşılıklı fikir alışverişi ve görüş-öneriler ile son buldu.
Erzurum’da Halk Pazarı’nın 10’uncu şubesi açıldı
16 Aralık 2025 Salı - 15:16 Erzurum’da Halk Pazarı’nın 10’uncu şubesi açıldı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biri olan Halk Pazarı’nın onuncu şubesi açıldı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "İnşallah bundan sonra da ihtiyaç duyulan her noktada aynı kararlılıkla yeni halk pazarlarını hayata geçireceğiz. Çünkü bizim için önemli olan sayı değil, memnuniyettir. Vatandaşımız memnunsa, biz doğru yoldayız demektir" dedi. Halk Pazarı Vaniefendi Şubesi’nin açılışına; Erzurum Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Kaymakamı Tuncay Kaldırım, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti Erzurum İl Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, MHP Erzurum İl Başkanı Adem Yurdagül, vatandaşlar ve diğer davetliler katıldı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Halk Pazarları’nda uygun ve kaliteli ürün özelliği önplana çıkarken; ekmek 7,5 TL, kıyma et 449,90 TL, yumurtanın kolisi 129,90 TL, 5 litrelik ayçiçek yağı 400 TL, mandalina 15,95 TL ve patates 16,50 TL’ye satılıyor. "Hizmetlerimizi planlarken rakamlara değil, hanelere bakarız" Kentin sosyal hayatına, ekonomik dengesine ve vatandaşın günlük yaşamına doğrudan dokunan çok önemli bir hizmeti daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, açılışta yaptığı konuşmada "Şehrimizin 10 farklı noktasında kurduğumuz bu sistem, Vaniefendi’de yeni bir adımla daha güçlenmiş oluyor. Biz bu şehri yönetirken şunu hiçbir zaman unutmadık. Erzurum büyük bir şehir olabilir ama bizim için asıl büyüklük, vatandaşımızın sofrasına dokunabilmekte, bütçesine nefes aldırabilmektedir. Belediyecilik anlayışımızın merkezinde insan vardır. Hizmetlerimizi planlarken rakamlara değil, hanelere bakarız. İşte halk pazarlarımız da tam olarak bu bakış açısının sahaya yansımış halidir" dedi. "Halk pazarlarımız üreticinin emeğinin karşılık bulduğu yerlerdir" Halk Pazarı Projesinin yalnızca Erzurum ile sınırlı kalmaması gerektiğini, ülke genelinde de hayata geçmesi gereken özel bir proje olarak gördüklerini vurgulayan Başkan Sekmen, "Biz hizmeti belli merkezlere sıkıştıran bir anlayışla hareket etmiyoruz. Halk Pazarı dediğimiz şey, yalnızca alışveriş yapılan bir alan değildir. Burası, üreticinin emeğinin karşılık bulduğu, esnafın ayakta kaldığı, vatandaşın güvenle alışveriş yaptığı bir dengedir. Bu dengeyi kurmak kolay değildir ama biz Erzurum’da bunu başardık. Çünkü niyetimiz halis, yolumuz nettir. Biz, Ahi geleneğimizi yaşatmaya devam ediyoruz. 10’uncusunu açtığımız bu pazar, bize şunu açıkça gösteriyor: Doğru iş, doğru zamanda, doğru yerde yapıldığında karşılığını mutlaka bulur. Vatandaşımızdan aldığımız geri dönüşler, sahadaki memnuniyet, bizlere daha fazlasını yapmak için güç veriyor. Burada açılan bu halk pazarı, sadece bu mahalleye değil, çevresindeki tüm mahallelere hizmet edecektir" şeklinde konuştu. "Hizmet üretirken günü kurtarmıyoruz, geleceği inşa ediyoruz" Halk pazarlarının, aynı zamanda Erzurum’un ekonomik hayatına da katkı sunduğunu vurgulayan Başkan Sekmen, "Esnafımız için yeni bir alan, üreticimiz için yeni bir imkân, vatandaşımız için güvenli bir alışveriş ortamı oluşmaktadır. Bu üç ayağı birlikte ayakta tutmadan başarıdan söz edilemez. Biz de bu dengeyi titizlikle koruyoruz. Bizim anlayışımızda belediye, sadece bina yapan bir kurum değildir. Belediye, şehirle gönül bağı kuran bir yapıdır. Bu bağ kurulmadan yapılan hiçbir iş kalıcı olmaz. Halk pazarlarımız, bu gönül bağının somut karşılıklarından biridir. Vatandaşımızın hayatına dokunan her hizmet, bizim için en kıymetli yatırımdır. Aziz şehrimiz, tarih boyunca yoklukla da mücadele etmiştir, zorlukla da. Ama hiçbir zaman umudunu kaybetmemiştir. Biz de bu ruhu yaşatmakla mükellefiz. Halk pazarlarımızda gördüğümüz dayanışma, bu ruhun hâlâ diri olduğunu göstermektedir. Şehrimizi büyütürken kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz. Altyapıda ne yaptıysak, üstyapıda da aynısını yaptık. Sosyal desteklerde ne yaptıysak, ekonomik hayata katkıda da aynı kararlılığı gösterdik. Halk pazarlarımız da bu bütüncül anlayışın bir parçasıdır. Biz Erzurum’da hizmet üretirken günü kurtarmıyoruz, geleceği inşa ediyoruz. Attığımız her adımın yarını da düşünülerek atılmasına özen gösteriyoruz. Halk pazarlarımız da geçici çözümler değil, kalıcı bir sistem olarak planlanmıştır. Bugün 10’uncusunu açıyorsak, bu planlı ve kararlı bir yürüyüşün sonucudur" diye konuştu. (MEK-NK)