Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Sarıyer’de alev alev yanan gecekondu kullanılamaz hale geldi
Almanya'da çocuk suçluların sayısında yüzde 3,3 artış
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Sarıyer’de balıkçı teknesinden alevler yükseldi
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Ziraat Türkiye Kupası’nda çeyrek final heyecanı
Dronu görünce kaçak hatları böyle iptal etti
EKONOMİ
Yaz meyveleri pazar tezgahlarında yerini aldı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:50:28
Bolu’da pazar tezgahlarında bahar meyvelerinin fiyatları düşerken, yaz meyveleri de yerini almaya başladı. İhsaniye Mahallesi’nde kurulan Pazartesi Pazarı’nda çilek, erik, karpuz ve kavun gibi yaz meyveleri tezgahlarda yer aldı. Vatandaşların bahar aylarının gözde ürünü olan çağlaya ilgisi azalırken, yaz meyvelerine yöneldiği gözlendi. Yaz meyvelerinin piyasaya çıkmasıyla birlikte çağla fiyatlarında da düşüş yaşandı. Daha önce 300-400 lira bandında olan çağla, 100-150 lira seviyelerine geriledi. Kayısı çağlasının ise 50 ile 100 lira arasında satıldığı görüldü. Tezgahlarda yer alan yaz meyvelerinden çilek yaklaşık 100 liradan, erik ise 200 liradan satışa sunuldu. "Eriklerde talep fazla" Pazarda esnaf Tunahan Ünal, özellikle eriğe olan talebin yüksek olduğunu belirterek, "Şu an çağla tercih ediliyor. Çağladan sonra karpuzlarımız gelmeye başladı. Onlar da tercih ediliyor. Zaten artık çileklerimiz dört mevsim oldu. Bazı tezgahlarda erikler var. Eriklere de talep fazla. Kavunların fiyatı biraz pahalı olduğundan çok tercih edilmiyor. En çok çağla, erik ve karpuz tercih ediliyor. Çağlanın fiyatı düştü 300-400 lira olarak başladı. Şu anda 100-150 lira civarı. Kayısı çağlası ise 50 ile 100 lira arasında değişiyor. Bu düşüş böyle devam etmez çünkü çağla bitiyor. Erik başladı artık daha sonrasında erik de düşmeye başlar. Çağlanın bundan sonra tadı gider zaten" dedi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:49
Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’da sektör profesyonellerine portföyünü sergiledi
Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026 katılımının ardından Türkiye’deki pazar konumunu güçlendirdiğini duyurdu. Şirket; konut, ticari ve endüstriyel ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Akıllı enerji çözümleri alanında faaliyet gösteren Sigenergy, SolarEx İstanbul 2026’ya katılımını tamamlayarak Türkiye pazarındaki konumunu güçlendirdi ve bölgedeki marka görünürlüğünü önemli ölçüde artırdı. Yerel distribütörü Redsun Enerji ile iş birliği yapan şirket; konut, ticari ve endüstriyel (T&E) ve şebeke ölçekli çözümlerden oluşan tüm portföyünü sektör profesyonellerinden oluşan kitleye sergiledi. Fuarın, şirket için verimli geçtiği belirtilirken, şirketin hem Redsun Enerji ile olan stratejik ortaklığını güçlendirmesine hem de potansiyel müşteri ve ortaklarla yeni bağlantılar kurmasına olanak tanıdığı bildirildi. Şirketin modüler enerji depolama sistemleri ve yüksek verimli invertör teknolojileri yoğun ilgi gördü. Ziyaretçiler, şirketin gelişmiş teknik yeteneklerini ve yüksek seviyedeki sistem entegrasyonunu, giderek daha rekabetçi hale gelen bir ortamda temel farklılaştırıcı özellikler olarak vurguladı. Fuarın, Sigenergy’nin Türkiye’deki ticari genişlemesine ve gelir artışına doğrudan katkıda bulunması bekleniyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:45
Manisa’da iş dünyasının yeni prestij merkezi Work&Life için ilk kazma vuruldu
Manisa sanayisinin gelişiminde kritik rol oynayan Muradiye Organize Sanayi Bölgesi (OSB), "Work&Life" projeleri ile "Kuzey Hattı" yatırımlarını düzenlenen törenle kamuoyuna tanıttı. Bölgenin çehresini değiştirecek kampüsün ilk harcı protokol üyelerinin katılımıyla döküldü. Muradiye OSB ev sahipliğinde gerçekleştirilen "Work&Life Projeleri Temel Atma ve Kuzey Hattı Yatırımları Tanıtım Töreni", Manisa Valisi Vahdettin Özkan, AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Şehzadeler Kaymakamı Fatih Genel, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, AK Parti İl Başkanı Süleyman Turgut, MHP İl Başkanı Cüneyt Tosuner ve 27. Dönem AK Parti Manisa Milletvekili Semra Kaplan Kıvırcık’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende ayrıca il protokolü, sanayiciler, iş dünyası temsilcileri ve çok sayıda davetli hazır bulundu. Törenin açılışında konuşan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, bölgenin gelişim sürecine ilişkin bilgiler verdi. Altyapıdan üstyapıya kadar tüm projeleri bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirdiklerini belirten Kıvırcık, "Muradiye OSB’yi şehrimizin parlayan yıldızı haline getirdik. 4 yıl önce temeli atılan ticaret ve imalat merkezimizde bugün yüzde 100 doluluk oranına ulaşmış durumdayız" dedi. Kuzey Hattı’nda hayata geçirilen Work&Life projesi hakkında konuşan Kıvırcık, bölgenin yalnızca üretim değil, yaşam odaklı bir anlayışla geliştiğini vurguladı. Kuzey sınırında yer alan Karaali Villalar bölgesine verdikleri sözleri yerine getirdiklerini belirten Kıvırcık, Work&Life İş ve Yaşam Kampüsü’nün temelinin atıldığını ifade etti. Başkan Osman Kıvırcık, törende bir de müjde vererek tarihi Yoğurtçu Kalesi’nin Muradiye OSB tarafından restore edilerek şehre kazandırılacağını duyurdu. AK Parti Manisa Milletvekili Tamer Akkal, Manisa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi şehirlerinden biri olduğunu vurgulayarak, organize sanayi bölgelerinin bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Akkal, "Tamamlanmış altyapısı, güçlü iletişim ağı, çevreci yaklaşımı ve ulaşım avantajlarıyla Muradiye OSB, yatırımcılar için örnek bir üretim merkezi haline gelmiştir. Work&Life projeleri, sanayi ile yaşam alanını bir araya getiren vizyoner bir anlayışın somut bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ise yerel yönetimlerin iyi projelere destek vermesi gerektiğini belirterek, "Böyle güzel projelere destek olmak bizim görevimiz. Osman başkanımızın yaptığı çalışmaları kıymetli buluyor, başarılarının devamını diliyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da projenin şehir açısından önemine değinerek, özellikle yeşil alanlar ve planlanan altyapı yatırımlarının dikkat çekici olduğunu ifade etti. Dutlulu, Gediz Nehri çevresinde yapılacak arıtma tesisiyle birlikte bölgedeki çevresel altyapının daha da güçleneceğini belirterek, büyükşehir belediyesi olarak projeye destek vermeye devam edeceklerini söyledi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise hükümetin sanayi stratejisinde çevre dostu ve teknoloji odaklı üretimin önemine dikkat çekerek, Muradiye OSB’nin bu anlayışı başarıyla hayata geçirdiğini ifade etti. Özkan, ıslah OSB olmasına rağmen kısa sürede önemli mesafe kat eden bölge yönetimini tebrik etti. Sanayi ve sosyal yaşam entegre ediliyor Tanıtımı yapılan "Work&Life" kampüsü, sanayi ile yaşam alanını modern bir mimariyle buluşturuyor. Toplam 62 ofis, 48 ticari dükkan ve 4 restoran alanından oluşan Work&Life 1, 2 ve 3. etaplarının yanı sıra 97 modern ofis ve 36 prestijli dükkandan oluşan "Work&Life Plus" projesi de yatırımcılara sunuldu. Kuzey hattı yatırımları kapsamında ise bölgeye anaokulu, modern cami, okuma salonu, idari bina, kültür-sanat merkezi ile spor sahaları ve yürüyüş yolları inşa edilerek sosyal denge gözetilecek. Geniş peyzaj alanları, yürüyüş yolları ve yenileme alanlarıyla desteklenecek proje; padel kortları, basketbol sahaları ve bisiklet parkurlarıyla da sağlıklı yaşamı teşvik edecek. Konuşmaların ardından protokol üyeleri, sanayiciler ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla butonlara basılarak temel atma gerçekleştirildi.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:44
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ’Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’ne uzaktan bağlantı ile katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği ’Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’ne uzaktan bağlantı ile katıldı Yılmaz, programda yaptığı açıklamada, Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi’nin Türkiye için hayırlara vesile olmasını diledi. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi ve Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin bu zirve özelinde sergilediği ortak iradenin yükseköğretimdeki disiplinler arası etkileşim vizyonumuzun en güzel, en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yılmaz "Üç üniversitemizin güç birliğiyle hayata geçirilen bu zirvenin bilimsel birikimi ortak bir ufka taşıyan ve ülkemizin yapay zeka yolculuğuna istikamet kazandıran güçlü bir buluşma zemini oluşturduğuna inanıyorum" diye konuştu. "Mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren bir kapasiteyi inşa edebilmektir" Yapay zekanın bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer aldığını ve bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısalttığını kaydeden Yılmaz, "Zirve programı kapsamında Türkiye’nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritası ülkemizin bu yarışta oyun kurucu bir rol üstlenmesine katkıda bulunacaktır. Aynı şekilde dijital hümanizm kavrama etrafında şekillenecek olan sosyal ve beşeri ilimler tartışmaları teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme irademize güç verecektir. Tarımdan sağlığa finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak hassas yönetim devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır. Artık mesele teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen bir kapasiteyi inşa edebilmektir" açıklamasında bulundu. "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil" Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin ve milletin tam anlamıyla bağımsız olamayacağının altını çizen Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Hükümetlerimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek son derece kritik bir politika olmuştur bizler için. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim. Bu doğrultuda biz de araştırmadan üretime yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik, değerler, hukuk, sosyal boyut ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir." Bu doğrultuda araştırmadan üretime, yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, "Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik değerler, hukuk, sosyal ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen, çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Elbette bu teknolojiyi kullanacağız, geliştireceğiz, uygulayacağız ama aynı zamanda bunu doğru bir şekilde yapacağız. Bu teknolojilerin negatif, olumsuz etkilerini en aza indirirken pozitif, katkı sunacak yönlerini ise maksimum düzeyde değerlendireceğiz" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, insan odaklı bir anlayışla ele aldıkları yapay zekayı ulusal kalkınmanın, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerine dikkati çekti. "Türkiye’nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren dönemi yaşamış olduk" Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir Yılmaz, bu anlayışla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji’nin uygulama dönemini başarıyla tamamladıklarını söyleyerek, "Bu süreçte, Türkiye’nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi yaşamış olduk. Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir. Bu birikim üzerine inşa ettiğimiz yeni dönem eylem planı çalışmalarında odağımızı, yapay zeka ekosistemini uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede, insan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz. Yapay zekada kalıcı başarıyı güçlü ve esnek bir ulusal hesaplama portföyü, güvenli ve paylaşılabilir veri alanları ile bu sistemleri tasarlayan, geliştiren ve yöneten nitelikli insan kaynağı arasında kurulacak dengeli bir yapı olmadan mümkün görmüyoruz" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:26
Balıkesir’de ilk erik hasadı yapıldı
4
19 Nisan 2026 Pazar- 11:27
"Kenger" bitkisinin ekonomiye kazandırılması girişimi
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:06
Mersin’de açıkta çilek hasadı başladı: İç pazarda kilogramı 65 ile 75 TL arasında
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:50
Kars’ta Kasım ayında 595 konut satıldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Kasım 2025 verilerine göre, Kars genelinde konut satışları bir önceki aylara göre canlılık göstererek 595 adede ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılının Kasım ayına ilişkin konut satış istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Kars’ta Kasım ayında toplamda 595 konutun satışı gerçekleştirildi. Bu rakam, kentte gayrimenkul piyasasındaki hareketliliğin sürdüğünü ortaya koydu. "Bölge illerinde lider Kars" TÜİK Kars Bölge Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre, Kars, kendi sorumluluk alanındaki çevre illere kıyasla konut satış sayısında yine dikkat çeken bir performans sergiledi. Kasım ayı içerisinde; Ağrı’da 433, Iğdır’da 236, Ardahan’da ise 78 konutun satışı gerçekleşti. Kars, 595 satışla bölgedeki liderliğini korumaya devam etti. Öte yandan Türkiye genelinde konut satışları Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 oranında azalarak 141 bin 100 oldu. Konut satış sayısının en fazla olduğu iller sırasıyla 24 bin 234 ile İstanbul, 12 bin 706 ile Ankara ve 8 bin 540 ile İzmir olurken, en az olduğu iller sırasıyla 78 ile Ardahan, 131 ile Bayburt ve 152 ile Artvin olarak gerçekleşti. Ayrıca Kars’taki bu hareketliliğin yılsonuna yaklaşırken alım-satım işlemlerinin hızlanmasının bu rakamların oluşmasında etkili olan faktörler arasında gösteriliyor.
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:49
Başkan Dere: "Yılbaşı alışverişlerimizi yerel esnafımızdan yapalım"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, alışveriş trafiğinin arttığı yılbaşı döneminde hem güvenilir ürüne ulaşılması hem de ülke ekonomisine katkı sağlanması adına vatandaşlara yerel esnaftan alışveriş yapma çağrısında bulundu. Yılbaşı yaklaşırken Antalya genelinde kuruyemiş, tatlı, şekerleme, hediyelik eşya gibi birçok alanda belirgin bir hareketlilik yaşanmaya başladı. Şehrin dört bir yanında esnaf, yeni yıl hazırlıklarını tamamlarken vatandaşların da güvenilir ve kaliteli ürün arayışı ön plana çıkıyor. Bu süreçte vatandaşların; sicil, vergi ve oda kaydı olan yerel esnaftan yılbaşı alışverişlerini yapmalarına dikkati çeken Adlıhan Dere, yılbaşı dönemine özgü artan talep ve harcama trafiğine ilişkin hem esnafa hem de vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Merdiven altı ürünler, kaçak içki ve halkı yanıltacak alışverişlerden sakınılması gerektiğini hatırlatan Başkan Dere; yılbaşı gecesinin kutlama tadında geçmesi adına söz konusu hususlara dikkat edilmesini ifade etti. "Yeni yıla güvenle girin" Başkan Adlıhan Dere, vatandaşlara özellikle yılbaşı döneminde güvenli ve sağlıklı ürünlere ulaşmanın en doğru adresinin mahalle esnafı olduğunu hatırlatarak, "Yeni yıl ihtiyaçlarının hijyenik ve güvenilir adresi yine esnaf ve sanatkarımızdır. Çünkü onlar hijyene, temizliğe ve güvene en yüksek hassasiyetle dikkat eden, denetime en açık işletmelerdir. Esnafımızdan yapılan her alışveriş ülke ekonomisine can veren, yerel kalkınmayı büyüten ve aile işletmelerine doğrudan katkı sağlayan en güçlü destektir. Para şehrimizin içinde döner, bereket artar, üretim zincirimiz güçlenir. Vatandaşlarımızı hem temiz ve güvenilir hizmet almak hem de şehrimizin ve ülkemizin ekonomik döngüsüne katkı sağlamak adına alışverişlerini gönül rahatlığıyla esnafımızdan yapmaya davet ediyorum" diye konuştu. "Merdiven altı üretime dikkat" Özellikle yılbaşında piyasaya sürülen merdiven altı ürünlere karşı tüketiciyi uyaran Dere, "Kaçak içki ve kayıt dışı gıda üretimi ile hijyen ve kalite şartlarını taşımayan tatlı, şekerleme, kuruyemiş vb. ürünler, insan sağlığını tehlikeye atmaktadır. Özellikle yılbaşı öncesi merdiven altı üretimlerde ciddi artışlar yaşanıyor. Kuruyemiş, tatlı, şekerleme, tekel ürünleri vb. diğer tüm alışverişlerin büfecimizden, bakkalımızdan, pastacımızdan kısacası ruhsatlı, denetimli ve kayıtlı yerel esnafımızdan tercih edilmesi halkımızın yararına olacaktır. Denetimsiz, kayıtsız ve sağlıksız ortamlarda üretilen ürünler ciddi sağlık riskleri taşıdığından kutlamayla başlayan bir gece hastanede sonlanabilir. Bu sebeple lütfen yeni yıl hazırlıklarınızı yalnızca kayıtlı, belgeli ve denetimli esnafımızdan yapın" ifadelerini kullandı. "Milli Piyango biletleri için geleneksel esnafımızı tercih edelim" Bu yılın büyük ikramiyesi 800 milyon TL olarak açıklanan Milli Piyango’ya da değinen Dere, bilet alımlarında vatandaşların geleneksel piyango esnafını tercih etmesinin önemine dikkati çekti. Başkan Dere, "Milli Piyango biletleri; yıllardır bu işi yapan, kayıtlı, ruhsatlı ve denetim altında bulunan geleneksel Milli Piyango bileti satan esnafımızdan temin edilmelidir. Odalarımıza kayıtlı geleneksel Milli Piyango bileti satan esnafımız, yağmurda çamurda, karda kışta yılbaşı heyecanımıza ortak olmak için özveriyle hizmet vermektedir. Sokak aralarında, geçici tezgahlarda korsan satış yapan yetkisiz kişiler aracılığıyla satın alınan biletler sahtecilik riski taşımakta ve vatandaşlarımızı ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya bırakmaktadır" dedi. "Temel anlayışımız, esnafımızı da vatandaşımızı da korumak" Başkan Adlıhan Dere, yılbaşı öncesi hem esnaf hem de tüketici tarafında artan hareketliliğin fırsata çevrilmek yerine sağduyuyla yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak fahiş fiyat ve haksız rekabet konularına da vurgu yaptı. Dere, esnaf teşkilatının güvenilir alışveriş için hassasiyet gösterdiğini aktararak şunları söyledi: "Birliğimizin temel anlayışı açıktır: Esnafımızın da vatandaşımızın da hakkını korumak. Bu nedenle yılbaşı gibi talebin yükseldiği dönemlerde fahiş fiyat uygulamaları ve haksız rekabet girişimlerine asla müsaade etmeyiz. Esnafımız; şehrin vicdanı, mahallenin bekçisi, sokağın da ışığıdır. Tüketim hareketliliğinin yoğunlaştığı bu dönemlerde hem vatandaşımızın korunması hem de esnafımızın emeğinin heba edilmemesi için süreci yakından takip ediyor, esnaf camiamızın üzerine düşen sorumluluğu en yüksek hassasiyetle yerine getirdiğine inanıyoruz." "Gücümüz Birlik’ten" 2026 yılına ilişkin bereket ve huzur temennisinde bulunan Adlıhan Dere, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Bu duygu ve düşüncelerle tüm vatandaşlarımızın yeni yılını en içten dileklerimle kutluyorum. 2026 yılının esnafımıza bereket, şehrimize huzur, ülkemize ise birlik ve dayanışma getirmesini diliyorum. Esnafımızla, sanatkarımızla ve kıymetli hemşerilerimizle kurduğumuz bu dayanışma bizi büyük bir aile yapıyor. Çünkü ‘Gücümüz Birlik’ten’ geliyor."
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:48
Sadıkoğlu: "KDV oranı yüzde 1’e düşürülmeli"
Artan inşaat maliyetleri karşısında yerinde dönüşüm desteklerinin eridiğini söyleyen Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, İstanbul’da yüzde 1 olan KDV oranının Malatya’da yüzde 20 olarak uygulanmasının depremzedenin belini büktüğünü söyledi. Depremde kaybettiği evini ayağa kaldırma çabası veren depremzedenin ciddi maddi zorluklarla boğuştuğunu dile getiren Başkan Sadıkoğlu, özellikle yüksek maliyet ve vergi oranlarının mağduriyeti artırdığına dikkat çekti. İstanbul ve Malaya arasındaki KDV farkı adil değil Başkan Sadıkoğlu, "Bugünün şartlarında 1,5 milyon TL ile 100 metrekare bir dairenin inşa edilmesi dahi mümkün değildir. Depremde evini kaybeden vatandaşımız, sınırlı imkânlarıyla yeniden evini yaptırmaya çalışırken yüzde 20 KDV yüküyle karşı karşıya kalmaktadır" dedi. KDV’deki eşitsizliğin tepki çektiğine vurgu yapan Başkan Sadıkoğlu, İstanbul’da 6306 sayılı Kanun kapsamında yapılan kentsel dönüşümlerde KDV oranının yüzde 1 olduğunu hatırlatarak, deprem bölgesinde aynı dönüşüm sürecinin yüzde 20 KDV ile yürütülmesinin adil olmadığını söyledi. "KDV oranı yüzde 1’e düşürülmeli" Başkan Sadıkoğlu, "KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesi gerektiğini yalnızca bugün değil 2 yıl boyunca defalarca dile getirdik. Ancak bugüne kadar olumlu bir karşılık göremedik. Bugün gelinen noktada hem dönüşüm destekleri hem de vergi yükü açısından deprem bölgesi, İstanbul’un gerisinde kalmıştır ve bu durum depremzedelerimizin haklı tepkisine neden olmaktadır" dedi. Hem destek tutarı hem de vergi yükü konusunda deprem illerine ayrıcalık tanınması gerektiğini dile getiren Başkan Sadıkoğlu, "Daha önce de dikkat çekmiştim. Malatya ve diğer deprem illeri afet riski değil, doğrudan afetin kendisini yaşadı. Bu şehirler ve insanımız en ağır sınavlarını verdi. Ancak bugün evini yapmaya çabalayan vatandaşımıza yüzde 20 KDV yükü yüklenmesi vicdanları yaralamaktadır. Deprem bölgesinde yerinde dönüşümün önünün açılması için KDV oranı yüzde 1’e düşürülmeli, destekler günün şartlarına göre yeniden düzenlenmelidir" diye konuştu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:39
ING, IDC Türkiye’den birincilik ödülünü aldı
ING Türkiye, kurum içinde geliştirilen Güvenlik Otomasyonu, Uyumluluk ve Denetim Yönetişim Platformu ile IDC Türkiye Future Enterprise Awards 2025’te birincilik ödülünü aldı. ING Türkiye, kurumların dijital dönüşüm, inovasyon ve teknoloji yatırımlarındaki başarılarını değerlendiren IDC Türkiye Future Enterprise Awards’ta önemli bir başarıya imza attı. Security and Trust kategorisinde, güvenlik izleme süreçlerinde uyum, risk ve denetim kontrollerini tek bir çatı altında toplayarak otomatikleştiren projesiyle birincilik ödülüne layık görüldü. Proje, tamamen şirket içinde geliştirilen ve özel olarak tasarlanmış bir Güvenlik Otomasyonu, Uyumluluk ve Denetim Yönetişim Platformu sunuyor. Tüm iş akışları, otomasyon mantığı ve hesaplamaları bu çözüm için özgün biçimde kodlanan platform uygulama ve sunucu günlüklerinin günlük takibini, eksik log verilerinin haftalık doğrulamasını ve proaktif olay oluşturma süreçlerini otomatikleştiriyor. Güvenlik, uyumluluk ve denetim süreçlerini tek bir merkezde toplayarak otomatikleştiren platformun, güvenlik izleme ve uyumluluk alanında özgün bir yaklaşım ortaya koyduğu ve operasyonel verimliliği artıran özgün bir şirket içi çözüm niteliği taşıdığı aktarıldı. "Geleceğin güvenlik standartlarına bugünden hazırlanıyoruz" ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem İltemir Carino, finans sektöründe güvenliğin giderek daha stratejik bir öncelik hâline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Dijital bankacılık artık sadece hız ve erişilebilirlikle değil, aynı zamanda kesintisiz güvenlik ve güvenilir veri yönetişimiyle tanımlanıyor. Biz de Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimiz doğrultusunda, güvenliği bir kontrol mekanizmasından öte müşteri deneyiminin ve teknolojik mükemmelliğin temel taşı olarak konumluyoruz. Geliştirdiğimiz platform, proaktif, otomatik ve bütünsel bir güvenlik yaklaşımı sunuyor. Bu mimari, hem geleceğin güvenlik standartlarına bugünden hazırlanmamızı sağlıyor hem de operasyonel verimliliği artırıyor." ING Türkiye Bilgi Güvenliği Direktörü Uğur Günal ise şöyle konuştu: "Tüm uygulama ve sunucu loglarını tek noktada toplayan güvenlik izleme ve yönetişim platformumuz, sunduğu entegre yaklaşım ile sektörde fark oluşturuyor. Bu başarılı projemizin IDC Türkiye tarafından ödüllendirilmesinden memnuniyet duyuyoruz."
18 Aralık 2025 Perşembe - 11:27
Akbank, CDP’de üç alanda ‘A’ notuyla dünyadaki sürdürülebilirlik liderleri arasında
Akbank, dünyanın en saygın çevresel raporlama platformlarından CDP (Carbon Disclosure Project) tarafından ‘İklim Değişikliği’, ‘Su Güvenliği’ ve ‘Orman’ alanlarında en yüksek seviye olan ‘A’ notunu alarak dünyada bu başarıya erişen sayılı kurumdan biri oldu. Akbank, CDP’de üç alanda ‘A’ notuyla dünyadaki sürdürülebilirlik liderleri arasında yerini aldı. Konuya ilişkin değerlendirmesinde Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "Bankamızda sürdürülebilirliği, tüm ekosistemimizi kapsayan stratejik bir dönüşüm alanı olarak ele alıyor; strateji, risk yönetimi, hedefler ve performansı bütüncül bir yaklaşımla yönetiyoruz. Tüm segmentlerde sunduğumuz geniş sürdürülebilirlik çözümleriyle, müşterilerimizin hedeflerine ölçülebilir ve kalıcı etki oluşturarak ulaşmalarını sağlıyoruz. CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman alanlarında verdiği en yüksek seviye olan ‘A’ notunu alarak dünyada bu başarıya ulaşan sayılı kurumlardan biri olmamız, bu alanda sergilediğimiz yüksek performansın uluslararası ölçekte teyit edildiğini gösteriyor. Küresel standartlara uyumlu yaklaşımımızı güçlendirerek çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Sürdürülebilir finansman yeşil dönüşümü hızlandıran stratejik bir kaldıraç Yapılan açıklamaya göre banka, sürdürülebilir finansmanı Türkiye’nin yeşil dönüşümünü hızlandıran stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırırken; iklim değişikliği, su yönetimi ve doğa başlıklarını kapsayan entegre yaklaşımıyla somut bir etki oluşturmayı hedefliyor. Banka, 2021-2025 üçüncü çeyrek dönemi itibarıyla sağladığı 594 milyar TL sürdürülebilir finansmanla, 2030 yılı için açıkladığı 800 milyar TL hedefine güçlü adımlarla ilerliyor. Yenilikçi sürdürülebilir finansman ürün ve hizmetleriyle yeşil dönüşümü destekleyen banka, finansman modellerini pozitif etkinin ölçülmesini ve izlenmesini mümkün kılan dijital çözümlerle entegre ediyor. Böylece banka, tüm paydaşlarıyla birlikte şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda süreçlerini sürekli geliştiriyor. Küresel standartlarda şeffaflık CDP, dünya genelinde kurumların iklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma risklerine yönelik performanslarını yatırımcılar ve paydaşlar için şeffaf ve karşılaştırılabilir şekilde değerlendiren en önemli küresel platformlar arasında yer alıyor. Üç alanda birden ‘A’ notu almak, kurumların politika ve taahhütlerini, yönetişim yapılarını, risk yönetimi yaklaşımlarını ve somut uygulamalarını en üst seviyede hayata geçirdiğini ortaya koyuyor.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:58
Garanti BBVA, Techstars Istanbul’un ana partneri olarak Startup Weekend’de yer aldı
Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için çalışmalarını sürdüren Garanti BBVA, Techstars İstanbul’un ana partneri olarak, 5-6-7 Aralık tarihlerinde düzenlenen ‘Techstars Startup Weekend İstanbul: Build with AI’ etkinliğinde girişimcilere mentörlük ve jüri desteği sundu. Garanti BBVA, 20 yıla yakın süredir sürdürdüğü programlarla girişimcilerin öğrenme, paylaşma ve büyüme yolculuğunda aktif bir iş ortağı olarak öne çıkıyor. Techstars ile kurulan bu iş birliğinin, bankanın ekosistemde uzun süredir devam eden katkısının küresel bir boyuta taşınmasını sağladığı belirtildi. Banka, Türkiye’nin teknoloji tabanlı girişimcilik alanında küresel bir merkez hâline gelmesi için Techstars Global ile iş birliği yapıyor. Dünyanın birçok ülkesinde uygulanan Startup Weekend formatı; girişimciliğe ilgi duyan katılımcıların üç gün boyunca ekipler oluşturarak iş fikirlerini geliştirdikleri, prototip ürünler tasarladıkları ve uzman mentörlerden destek aldıkları yoğun bir hızlandırma programı olarak öne çıkıyor. Katılımcılar, 54 saatlik maratonun sonunda fikirlerini jüriye sunarak dereceye girmeye çalışıyor. Bu yıl "Build with AI" (Yapay Zekâ ile İnşa Et) temasıyla gerçekleşen etkinlik, İstanbul’da düzenlendi. Techstars’ın global girişimcilik ağıyla bağlantılı olarak hazırlanan programda, yapay zekâ destekli uygulama ve platformların geliştirilmesine odaklanıldı. Garanti BBVA, program boyunca hem mentör hem jüri rolüyle girişimcilere destek verdi. "Girişimcilik, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren en güçlü alanlardan biri" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, Startup Weekend iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Girişimcilik, Türkiye’nin ekonomik dönüşümünde ve teknoloji odaklı büyüme hedefinde kritik bir konuma sahip. Girişimcilere yol açan, onları cesaretlendiren ve yenilikçi fikirlerin hayata geçmesini sağlayan platformlarda aktif rol almayı çok önemsiyoruz. Türkiye girişim ekosistemi artık küresel rekabette güçlü bir konuma ilerliyor. Techstars’ın Türkiye’ye geliş sürecinin ana partneri olarak girişimcilere yalnızca yerel değil, küresel bir platform sunuyoruz. Biliyoruz ki, Techstars programına katılan girişimlerin yüzde 74’ü ilk üç yılda yatırım alıyor, yüzde 31’i sekiz yıl içinde başarılı bir exit gerçekleştiriyor. Techstars İstanbul gibi güçlü bir organizasyonun parçası olmak, mentörlük ve jüri desteğiyle yer almak, girişimcilik ekosistemine sunduğumuz katkıyı daha da güçlendirdi. Üç gün süren bu yoğun maratonda gençlerin üretkenliklerine ve heyecanlarına tanık olmak bizim için büyük bir ilham kaynağı oldu." "Startup Weekend, yerel girişimcilik ekosisteminin gücünü somut biçimde gösterdi" Techstars İstanbul Yönetici Direktörü Bahadır Girtten etkinlik sonrası değerlendirmesinde şunları söyledi: "Techstars Istanbul olarak gerçekleştirdiğimiz ilk Startup Weekend’de, yerel girişimcilik ekosisteminin gücünü ve birlikte üretme kültürünü hep birlikte deneyimledik. 300’ün üzerinde başvuru arasından, sınırlı kontenjanla davet edilen katılımcıların oluşturduğu 23 takımın yalnızca 3 günde ortaya koyduğu projeler, Startup Weekend formatının ne kadar etkili olduğunu açıkça gösterdi. Bu ilk adımı, Türkiye’de girişimciliğin sağlam ve potansiyeli yüksek zemini üzerinde, uzun soluklu ve sürdürülebilir bir ekosistem yolculuğunun başlangıcı olarak görüyoruz." Eğitimler, mentörlükler ve ödüllerle desteklenen bir maraton Üç gün süren Startup Weekend boyunca girişimciler yapay zekâ teknolojilerini kullanarak iş fikirlerini geliştirdi, prototiplerini oluşturdu ve ekipler halinde mentorlarla çalışarak projelerini bir adım öteye taşıdı. Program çerçevesinde; katılımcılar modern AI geliştirme araçlarını uygulamalı olarak deneyimledi, İngiltere’den gelen The AI Team kurucusu Seth Ward tarafından verilen Vibe Coding eğitimiyle yapay zekâ temelli ürün geliştirme konusunda uzmanlaşma fırsatı buldu, takımlar mentörlerle birebir çalışarak iş modellerini ve prototiplerini olgunlaştırdı, final gününde jüri karşısında projelerini sunarak dereceye girmek için yarıştı. Toplam 23 takımın sunumları sonrasında yapılan değerlendirme sonucunda birincilik ödülünü Healthra isimli projesiyle Cap, ikincilik ödülünü TeachTech isimli projesi ile Umaylab kazanırken üçüncülük ödülünü MediShell projesi ile Kaizen ve RoboAtlas projesi ile CoreAI takımları kazandı. Jüri Özel Ödülü sahibi ise BeCore ekibi oldu. Kazanan ekiplere sırasıyla 50 bin TL, 30 bin TL ve 20 bin TL değerinde hediye çekleri takdim edildi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:48
Zehirlenme haberleri Kilis’te sokak lezzetlerini vurdu
Kilis’te sokak lezzetlerine olan ilgide son dönemde düşüş yaşandığını belirten 23 yaşındaki genç kokoreç ustası, yaşanan durgunluğun ürünle değil, İstanbul’daki bazı olayların yanlış yansıtılmasıyla ilgili olduğunu söyledi. Yaklaşık 8 yıldır kokoreç sektörünün içinde olduğunu ifade eden Kadir Uncuoğlu, mesleğin baba mesleği olduğunu belirterek, "Babam bu işi İstanbul Şirinevler Meydanı’nda yaptı. Biz de aynı mesleği Kilis’e taşıdık. Kilis’e ilk kokoreci getiren biziz" dedi. Son dönemde işlerde düşüş yaşandığını dile getiren Uncuoğlu, "İstanbul’da yaşanan bazı olaylar kokoreçle ilişkilendirildi ancak yapılan araştırmalarda olayın kokoreçle değil, bir otelle ilgili olduğu ortaya çıktı. Buna rağmen sektörde genel bir tedirginlik oluştu" diye konuştu. Bugüne kadar hiçbir olumsuz vakayla karşılaşmadıklarını vurgulayan Uncuoğlu, "8 yıldır bu işin içindeyim. Şu ana kadar ne Kilis’te ne de kendi işletmemizde herhangi bir vaka yaşanmadı, hiçbir şikâyet almadık" ifadelerini kullandı. İşlerin eskisi gibi olmadığını belirten genç usta, "Bu lezzetin yeniden tercih edilmesi biraz zaman alacak. Biz işimizin başındayız. Ürünlerimiz denetime açık. Seyyar çalışıyoruz ama önemli olan işi temiz yapmak. Bir işi yapıyorsan, düzgün ve hijyenik yapacaksın" şeklinde konuştu. Müşterilerden Osman Zeytçioğlu, "Kalite hiçbir zaman değişmez. Ailece gittiğimiz bir mekan. Bazı yeni yerlerde şüphe duyabilirsiniz ama sürekli yemek yediğiniz yerlerde kalite değişmez" diye konuştu"
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:45
Adana’da ilginç görüntü: Hindiler çarşıda gezdirilerek satılıyor
Adana’nın Kozan ilçesinde hindilerin çarşıda gezdirilerek satılması ilginç görüntüler oluşturdu. 35 yıllık hindi üreticisi ve satıcısı Ahmet Bilgili, alışılmışın dışındaki satış yöntemiyle dikkat çekiyor. Bilgili, hindileri ilçe merkezindeki caddelerde gezdirerek görücüye çıkarıyor. Araçların arasından geçen, çarşı merkezinde gezdirilen hindiler, hem ilçe sakinlerinin hem de yoldan geçenlerin ilgisini çekiyor. Trafikte de araçlar hindilere yol veriyor. Çarşı merkezinde uzun yıllardır hindi satışı yapan Ahmet Bilgili, hindileri her gün iş hanının bahçesinden çıkararak cadde cadde gezdirdiğini belirtti. Doğal ortamda yaylada yetiştirdiği hindileri bu şekilde tanıttığını anlatan Bilgili, talebin özellikle tavuk etine alternatif arayanlardan geldiğini ifade etti. "Bunlar çiftlik malı değil, doğal yayladan getiriyorum" diyen Bilgili, "35-40 senedir bu işi yapıyorum. ‘Canavar Ahmet’ lakabıyla tanınırım. Fiyatlar 2 bin 500 liradan başlıyor, 3 bin 500 liraya kadar çıkıyor. Hindi eti, tavuğa göre daha fazla protein içeriyor ve kolesterolünün düşük olması nedeniyle tercih ediliyor. Satış yaparken yazdığım manileri de okuyorum" diye konuştu. Esnaflardan Harun Akdoğan ise , "Tavuktan daha lezzetli, pilav üstü çok güzel oluyor. Protein oranı da yüksek" derken, berber Nazım Kurt ise, "30 yıldır burada berberim. Her berberin önünden hindi geçmez. Burası Canavar Ahmet’in pazarı, herkes alıştı" ifadelerini kullandı.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:41
Denizli OSB’den yerli ve milli üretime güçlü destek
Honaz Kaymakamlığı ile Denizli Organize Sanayi Bölgesi iş birliğinde düzenlenen "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası Sergi Açılış ve Etkinlikleri", DOSTEK Koleji ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programa; Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Pamukkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Denizli OSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ersan Öz, Honaz Kaymakamı Vahit Yılmaz, Honaz Belediye Başkanı Yüksel Kepenek, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Süleyman Erçelik, Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çalışkan, Bölge Müdürü Ahmet Taş, DOSTEK Koleji Müdürü Saadettin Dumlu, sanayiciler, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Program kapsamında protokol üyeleri, Denizli OSB bünyesindeki firmaların açtığı stantlarda sergilenen ürünlerin yer aldığı serginin açılışını gerçekleştirdi. Ardından DOSTEK Koleji Konferans Salonu’nda açılış konuşmalarına geçildi. "Bir ülkenin gerçek kalkınması, kendi üreten gücüne sahip çıkmasıyla mümkündür" Etkinliğin açılışında konuşan Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı; "Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası dolayısıyla bir araya geldiğimiz bu anlamlı etkinlikte sizleri ağırlamaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu hafta; yerli üretimin, milli sermayenin ve tasarruf bilincinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir değer olduğunu hatırlatır. Denizli OSB olarak bizler, bu stratejik değeri yaşatmak ve geleceğe taşımak için durmaksızın çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; bir ülkenin gerçek kalkınması, kendi üreten gücüne sahip çıkmasıyla mümkün olur" dedi. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu ise serginin oluşturduğu algının son derece kıymetli olduğunu belirterek, okul ve öğrencilerin elde ettiği başarıların gurur verici olduğunu ifade etti. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, ihracatta gelinen seviyeye ve sanayinin büyüme sürecine dikkat çekerken, kaynakların verimli kullanılması ve tutumlu olmanın önemine vurgu yaptı. Beşeri sermayenin ve eğitimin kalkınmadaki belirleyici rolüne vurgu yapan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Emre Çalışkan, sanayi ile eğitimin birlikte ilerlemesinin önemine işaret etti. Müdür Emre Çalışkan, DOSTEK Koleji’nin TEKNOFEST Yarışması’nda gösterdiği centilmenlik örneğine atıfta bulunarak başarıları nedeniyle kutladı. PAÜ Rektör Yardımcısı Ersan Öz konuşmasında yerli markaların kullanımının stratejik önemine değindi. Türk markalarının küresel ölçekte büyüme gösterdiğini ve uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma ulaştığını belirtti. Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun ise günümüz teknolojik yeniliklerini yakından takip eden yerli ve milli üretimin gücüne dikkat çekti. Yerli üretim ve tüketimin artırılmasının stratejik bir gereklilik olduğunu belirten Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun, Türkiye’nin hayata geçirdiği projelerin uluslararası alanda gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Program Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı’nın Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’a hediye takdimi ve hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:26
51Talk, gençleri Birleşmiş Milletler’in iklim sahnesine taşıyacağını duyurdu
Çevrimiçi İngilizce öğrenme platformu 51Talk, Birleşmiş Milletler’e bağlı bir gençlik konuşma girişiminde yer aldığını duyurdu. Çocuklar için çevrimiçi bire bir İngilizce öğrenme platformu olan 51Talk, uluslararası topluluğundan genç öğrencilerin 15-21 Kasım 2025 tarihleri arasında Brezilya’nın Belém şehrinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP30) sırasında BM’ye bağlı bir gençlik konuşma girişiminde yer aldığını duyurdu. Yapılan açıklamaya göre; 2023 yılında başlatılan ve üçüncü yılına giren girişim, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye, Tayland ve Vietnam’dan çocukların iklim ve çevrenin korunmasına ilişkin bakış açılarını İngilizce olarak paylaşmaları için fırsatlar oluşturuyor. Katılımcılar, BM düzeyinde uluslararası bir sahnede yapılan konuşmalarla yerel gözlemlerini küresel bir sohbete taşıyarak iklim sorunlarının dünyanın dört bir yanındaki genç nesiller tarafından nasıl deneyimlendiğini ve ele alındığını vurguladı. 51Talk CEO’su Jack Huang, "Her çocuğun dünyayla konuşma fırsatını hak ettiğine inanıyoruz. Çocuklara doğru araçlar ve rehberlik sağlandığında, düşünceli fikirler ifade edebilir ve küresel meselelerle anlamlı bir şekilde ilgilenebilirler. Öğrencilerimizi Birleşmiş Milletler iklim sahnesinde konuşurken görmek, eğitimin neleri ortaya çıkarabileceğinin güçlü bir hatırlatıcısıdır" dedi. Türkiye’den, aile desteğiyle küçük yaşta İngilizce öğrenmeye başlayan on iki yaşındaki Osman Batu, COP30’a hazırlanırken özgüven ve akıcılık konusunda gözle görülür bir ilerleme kaydetti. Üç dakikalık bir video göndererek ve konuşma becerilerinin, dilbilgisinin, telaffuzunun ve özgüveninin değerlendirildiği İstanbul’daki ulusal bir yarışmada yarışarak çok aşamalı bir seçim sürecinden geçerek birinciliği ve Birleşmiş Milletler’de Türkiye’yi temsil etme fırsatını kazandı. Osman, COP30’da Türkiye’deki orman yangınlarından büyükannesinin bahçesindeki kelebeklerin yok olmasına kadar tanık olduğu iklim değişikliğinin etkilerinden bahsetti.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:19
Akay Grup, Ekonomist Dergisi ‘‘Anadolu 500’’ listesinde 93. sırada yer aldı
Akay Grup, Ekonomist Dergisi tarafından bu yıl 22’ncisi düzenlenen "Anadolu 500" araştırmasında önemli bir başarıya imza atarak 39 sıra yükselip 93. sırada yer aldı. Van’dan listeye giren tek şirket olma özelliğini taşıyan Akay Grup, bölgesel kalkınmanın önde gelen temsilcilerinden biri olarak faaliyet alanlarını hızla genişletmeye devam ediyor. Grup bünyesinde yer alan DoubleTree by Hilton Van Oteli ile turizm sektöründe güçlü bir konuma sahip olan Akay Grup, bunun yanı sıra teknoloji ve enerji alanlarındaki yatırımlarıyla da dikkat çekiyor. Dünyaca ünlü birçok global markanın Türkiye distribütörlüklerini yürüten şirket, 2025 yılında yenilenebilir enerji alanında önemli bir adım attı. Akay Grup İcra Kurulu Başkanı Umut Akay, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Sürdürülebilir hedeflerimiz doğrultusunda büyüme trendimizi istikrarlı bir şekilde devam ettiriyoruz. Bu başarıda emeği geçen çalışanlarımız başta olmak üzere tüm iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz. Akay Grup olarak hem bölgemize hem de ülkemize değer katan yatırımlar yapmayı sürdüreceğiz." Ekonomist’in Anadolu 500 sıralamasında elde edilen bu önemli başarı, Akay Grup’un güçlü finansal performansının yanı sıra farklı sektörlerdeki stratejik hamlelerinin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Akay Grup hakkında 1970’li yıllardan bu yana faaliyet gösteren Akay Grup; turizm, teknoloji, enerji ve distribütörlük alanlarında yatırımlar yapan, bölgesel ve ulusal ölçekte büyümeyi hedefleyen bir şirketler topluluğudur.
18 Aralık 2025 Perşembe - 10:14
Kısa vadeli dış borç stoku Ekim ayında 165,7 milyar dolar oldu
Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre 21 milyon dolar azalarak Ekim ayı itibarıyla 165,7 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre 21 milyon dolar azalarak Ekim ayı itibarıyla 165,7 milyar dolar oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 226,0 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında artarak 73,4 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 0,4 oranında azalarak 27,6 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 16,7 oranında azalarak 7,8 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 0,5 oranında azalışla 19,4 milyar ABD doları olmuştur. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 0,4 oranında artışla 21,1 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 9,2 oranında artarak 25,1 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,7 oranında azalarak 64,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari krediler yüzde 0,7 oranında azalarak 59,2 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 1,1 azalarak 5,5 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,5’inin ABD doları, yüzde 26,8’inin euro, yüzde 23,0’ının Türk lirası ve yüzde 15,7’sinin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri yaklaşık 65,4 milyar dolara düşerken, yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’de yerleşik bankalardaki mevduat stoku ise yaklaşık 65,6 milyar dolara yükseldi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder