Son Dakika
|
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
AB’nin Giriş-Çıkış Sistemi Schengen bölgesinin tamamında uygulamaya girdi
Pezeşkiyan: "Türkiye'nin tutumunu takdir ediyoruz"
Küçükçekmece’de İETT otobüsünden inen yolcuya motosiklet çarptı
Mersin’in Yenişehir Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu:
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
İzmir’deki polis merkezi saldırısı davasında ara karar açıklandı
Pezeşkiyan: "Lübnan'a yönelik saldırı, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir"
TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
İran basını: "ABD-İran arasındaki müzakerelerin üçüncü aşamaya girildi"
Londra polisinden Filistin’e destek gösterisine müdahale: 212 gözaltı
Yılmaz: "Netanyahu’nun Cumhurbaşkanımıza yönelik ifadeleri suçluluk psikolojisinin dışa vurumu olup, yok hükmündedir"
Duran: "Netanyahu, hakkında tutuklama kararları bulunan, dostu kalmamış bir suçludur"
ABD-İran müzakerelerinde "aşırı talep" ve Hürmüz anlaşmazlığı
Bakan Güler, Kara Kuvvetleri Komutanlığındaki değerlendirme toplantısına katıldı
MHP Lideri Bahçeli'den İbrahim Tatlıses’e geçmiş olsun telefonu
EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayiye özel kredi şart"
11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:07:15
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB’nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, "Bugün 5 etaptan oluşan OSB’mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011’de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55’lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık ‘itibar kredisi’ olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir" dedi. Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye’nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:39
DAİB’te Ömer Madırlı dönemi
Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) 2026 yılı Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Mevcut Başkan Ethem Tanrıver’in aday olmadığı seçimde Ömer Madırlı, DAİB’in yeni başkanı oldu. Genel kurulda başkanlık için iki aday yarıştı. Yapılan oylama sonucunda Ömer Madırlı 481 oy alırken, Abdullah Atalay 328 oy alabildi. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından salonda büyük bir heyecan yaşandı. DAİB üyeleri yeni Başkan Ömer Madırlı omuzlara alarak seçimi kazanmanın sevincini yaşadı. DAİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Madırlı, tüm üyelere desteklerinden dolayı teşekkür ederek, ‘Bölge olarak önümüzdeki süreçte üyelerime en iyi hizmeti ve desteği sağlayarak ihracatımızı artırmak için yoğun çaba harcayacağız’ dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:29
Bakan Bayraktar: "Bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide iki açmazı olduğunu söyleyerek, "Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "Bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. "2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır" KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyerek, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgarımız var ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. "KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz ’izin süreçlerini kısaltma’ gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" dedi. "Kayseri iş dünyası olarak değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz" Kayseri’nin maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehir olduğunu belirten Gülsoy, , "Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:20
Bakan Bayraktar: "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. Programın açılış konuşmasında yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgârımız var; ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. Başkan Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz "izin süreçlerini kısaltma" gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır. Kayseri, maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehirdir. Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, Sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Türkiye’nin enerjide 2 açmazı olduğunu söyleyerek, "Türkiye’nin enerjide çok temel 2 tane açmazı var. Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "İnşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 09:59
Karacabey’de salçalık domates ekiminde "serbest"in fazla olması bekleniyor
2
09 Nisan 2026 Perşembe- 16:37
Türk markasını dünyaya taşıyorlar
3
08 Nisan 2026 Çarşamba- 16:15
Edremit’in Avrupa uçuşları masaya yatırıldı
4
09 Nisan 2026 Perşembe- 15:33
Giresun’da fındıkta don riski yok, üreticiyi kokarca korkutuyor
5
09 Nisan 2026 Perşembe- 18:25
Mazota Cuma sabahı 13 TL indirim geliyor
18 Aralık 2025 Perşembe - 21:34
Bakan Bolat: "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamlarına geldik"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamı görüldü. Fiyatlardaki enflasyonun aşağıya gelişi, fiyat istikrarının sağlanması, para ve döviz piyasalarındaki istikrar, döviz dengelerimizin iyileşmesi ve döviz rezervlerimizin artması hep iyi yolda olduğumuzu gösteriyor" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde düzenlenen 9. Konya İl Tanıtım Günleri etkinliğine katıldı. Bakan Bolat etkinlikte yaptığı konuşmada Türkiye’nin son 23 yılda gösterdiği gelişmelerden bahsederken enflasyondaki düşüşe de değindi. Bolat, "Enflasyonda son 48 ayın, yani 4 yılın en düşük rakamlarına geldik. Daha da aşağıya gelecek" ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, Konya’nın sanayi ve ticaret ürünlerinin, tüm ilçelerinin nadide eserlerinin ve örneklerinin 9. Konya İl Tanıtım Günleri’nde sergilendiğini ifade etti. Bolat, "Her daim Konya’nın, hemşehrilerimizin, bütün sanayicilerimizin, ticaret erbabının ve tüm Türkiye’mizdeki esnafımızın, çiftçimizin, sanayicimizin, tüccarımızın, emeklimizin ve memurumuzun hizmetinde olacağız. Ülkemize hizmetkarlık etmek bizim için en büyük bahtiyarlıktır" şeklinde konuştu. "Kişi başına düşen milli gelir 5 kattan fazla arttı" Türkiye’nin ekonomide, ticarette, sanayide, tarımda, ulaştırmada, enerjide, savunma sanayisinde, dış politikada, eğitimde, sağlıkta, çevrede, sanatta ve her alanda çok büyük gelişmeler kaydettiğini belirten Bolat, "Bu başarılar özellikle yurt dışından daha iyi görülüyor. Son 23 yılda Türkiye ekonomisi 6 kat büyüdü. Kişi başına düşen gelir 5 kattan fazla, ihracat 7,5 kat arttı" diye konuştu. İstihdamda, sanayide ve üretimde kaydedilen artışlardan da bahseden Bolat, "Türkiye’nin her tarafında bu gelişmenin izleri ve eserleri görülüyor ve gelişme Allah’ın izniyle devam edecek. Bütün bakanlarımız, bakan yardımcılarımız, bakanlıklardaki değerli çalışma arkadaşlarımız, illerde valilerimiz, belediye başkanlarımız ülkemizi daha yüksek yerlere getirmek ve gelişmişlik seviyesini artırmak için harıl harıl çalışıyoruz. Türkiye artık gelişmiş ülkeler liginde yer alıyor. Yıl sonunda Allah izin verirse dünyada cari fiyatlarla 16’ncı sıraya yükselecek. 17’deydik 16’ya yükseleceğiz. Satın alma gücü paritesine göre de 12’nci sıradaydık 11’inci sıraya yükseleceğiz" şeklinde konuştu. "Enflasyonda son 48 ayın en düşük rakamlarına geldik" Enflasyondaki düşüşe ilişkin de konuşan Bolat, "Fiyatlardaki enflasyonun aşağıya gelişi, fiyat istikrarının sağlanması, para ve döviz piyasalarındaki istikrar, döviz dengelerimizin iyileşmesi ve döviz rezervlerimizin artması hep iyi yolda olduğumuzu gösteriyor. Ekonomimiz son 21 çeyrektir büyümeye devam ediyor. Son 23 yılda yüzde 5,4 ortalama büyüme sağladık, yıllık. Bu, devam edecek. Enflasyonda son 48 ayın, yani 4 yılın en düşük rakamlarına geldik. Daha da aşağıya gelecek. İhracat artışı devam edecek. Dış dengelerimiz, cari işlemler dengelerimiz gerçekten çok ciddi iyileşme kaydetti" ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, konuşmasının ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul Valisi Davut Gül, Konya Valisi İbrahim Akın, Yalova Valisi Hülya Kaya, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, bazı milletvekilleri, siyasetçiler ve belediye başkanları ile birlikte alandaki stantları gezdi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 18:35
Bakan Şimşek: "Batman, Türkiye’nin yeni üretim merkezlerinden biri olacak"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman’da "Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye" konulu konferansa katıldı. Bakan Şimşek, "Bölgemiz genç nüfusa ve güçlü bir beşeri sermayeye sahip. Teşvik var, altyapı var. Geriye finansal sermaye ve girişimcilik kalıyor. Ben inanıyorum ki Batman, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline gelecek" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Batman Üniversitesi Batı Raman Kampüsü’nde düzenlenen "Küresel Meydan Okumalar ve Türkiye" konulu konferansa katıldı. Türkiye’nin son 48 yıldır terörle mücadele ettiğini belirten Bakan Şimşek, bu sürecin ülkeye fırsat maliyeti dahil yaklaşık 2 trilyon dolara mal olduğunu söyledi. Şimşek, "Eğer bu kaynaklar ülkemizin kalkınmasına harcanabilseydi, önümüzdeki 50 yılda Türkiye’yi ve bu bölgeyi kimse tutamazdı" dedi. Yakın coğrafyada yaşanan çatışmaların bölge halkına büyük acılar yaşattığını vurgulayan Bakan Şimşek, Türkiye’nin etnik sorunları barış ve kardeşlik içerisinde çözmesinin bölgesel entegrasyon açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Şimşek, "Bu, bölgenin bir bütün olarak kalkınması ve gelişmesi anlamına geliyor. Topraklar bereketli, insanlar çalışkan. Huzur ve istikrar olduğunda refah artışı kaçınılmazdır" diye konuştu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Türkiye’nin yeni büyüme motorları olacağını dile getiren Bakan Şimşek, hükümet olarak Batman başta olmak üzere bölge genelinde insana ve altyapıya önemli yatırımlar yaptıklarını söyledi. Bölgeye havalimanları kazandırıldığını ve Türkiye’de en yüksek yatırım teşviklerinin bu illere verildiğini hatırlatan Şimşek, terörün oluşturduğu belirsizlik nedeniyle özel sektör yatırımlarının uzun süre sınırlı kaldığını belirtti. Son dönemde özel sektör yatırımlarının artmaya başladığını ifade eden Şimşek, "Bölgemiz genç nüfusa ve güçlü bir beşeri sermayeye sahip. Teşvik var, altyapı var. Geriye finansal sermaye ve girişimcilik kalıyor. Ben inanıyorum ki Batman, Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri haline gelecek" dedi. Dünya ekonomisinde büyümenin her geçen yıl yavaşladığını kaydeden Şimşek, Türkiye’de enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadele kapsamında bir yavaşlama sürecine girildiğini, ancak enflasyonun düşmesiyle birlikte güçlü bir ekonomik toparlanma yaşanacağını söyledi. Türkiye’nin düşük enflasyon dönemlerinde yüzde 6 civarında büyüdüğünü hatırlattı. Ekonomi programının üçüncü evresine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, "Önümüzdeki iki yılda enflasyonun tek haneye düşmesini, bütçe açığının kalıcı şekilde milli gelirin yüzde 3’ünün altına, cari açığın ise yüzde 1’in altına inmesini hedefliyoruz. Rekabet gücümüzü artırarak küresel fırsatlardan azami ölçüde yararlanacağız. İlk iki evreyi başarıyla geride bıraktık" ifadelerini kullandı. Bakan Şimşek, bölgede barışın hakim olması ve yeniden inşa sürecinin başlaması halinde, önümüzdeki 10 yılda bölgede yaklaşık 1 trilyon dolarlık yeniden inşa ve yatırım fırsatı oluşacağını sözlerine ekledi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 18:15
Bafra Çeltik Komisyonu üye seçimi
Samsun’un Bafra ilçesinde Çeltik Komisyonu üye seçimleri gerçekleştirildi. Bafra Ziraat Odası toplantı salonunda yapılan seçimlerde, kayıtlı 2 bin 620 çeltik üreticisinden bin 571’i oy kullandı. İki adayın yarıştığı seçimde Koruluk Mahallesi’nden çeltik üreticisi Hamza Bayrak, 822 oy alarak Çeltik Komisyonu üyeliğine seçildi. Bayrak, 3 yıl süreyle görev yapacak. Seçimde Kaygusuz Mahallesi’nden Mecit Aytek ise 741 oy alırken, 8 oy geçersiz sayıldı.
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:58
Samsun’un ’vergi yüzsüzleri’ açıklandı
Vergi borçlularının ifşa edildiği "vergi yüzsüzleri" listesi açıklandı. Samsun’da A listesinde 12, B listesinde 257 şirket ve kamu kurumu devlete olan yaklaşık 5,8 milyar liralık borcu ile göze çarptı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın her yıl düzenli olarak açıkladığı vergi borçluları listesinde bu yıl Samsun’dan 269 şirket ve kamu kurumu yer aldı. Vadesi geçmiş borçluları içeren B listesinde Samsun’dan 257 şirket ve bazı kamu kurumları yer alıyor. Bu şirket ve kurumların toplam borcu tam 5 milyar 655 milyon 126 bin 607 TL olarak kayıtlara geçti. İkmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar nedeniyle kesinleşen ve toplam tutarı 5 milyon TL ve üzerinde olan vergi ve cezaları içeren A listesinde toplam 207 milyon 962 bin 915 TL ile 12 şirket kendine yer buldu.
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:57
Amasra TTK’ya 20 nitelikli işçi alımı yapılacak
Ak Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü bünyesinde çalıştırılmak üzere 20 nitelikli işçi alımı yapılacağını müjdeledi. Milletvekili Yusuf Aldatmaz, TTK Amasra Müessesesi’nde farklı branşlarda toplam 20 nitelikli işçi istihdam edileceğini duyurdu. Başvuruların İŞKUR üzerinden yapılacağını belirten Milletvekili Aldatmaz, ’’Yeni istihdamla birlikte bölgemizde üretim gücümüz daha da artacak. Hayırlı uğurlu olsun’’ dedi. Aldatmaz, alım yapılacak kadro ve işçi sayısı hakkında ise şu bilgileri verdi: ’’Lavuar İşçisi 2 kişi, kuyu vinç İşçisi 1 kişi, nakliyat işçisi 2 kişi, mekanizasyon ve pres işçisi 4 kişi, elektrik İşçisi 5 kişi, talaşlı imalat işçisi 1 kişi, kompresör cihazı kullanım ve bakım 3 kişi, sondaj işçisi 2 kişi.’’
18 Aralık 2025 Perşembe - 17:51
TBB’den Kırıkkale Belediyesi’ne 8 milyon liralık ekskavatör hibesi
Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Kırıkkale Belediyesi’ne hibe edilen yaklaşık 8 milyon TL değerindeki paletli ekskavatör, Ankara’da düzenlenen törenle Belediye Başkanı Ahmet Önal’a teslim edildi. Kırıkkale Belediyesi, araç parkurunu güçlendirmeye devam ediyor. Belediye Başkanı Ahmet Önal’ın girişimleri sonucu, yaklaşık 8 milyon TL değerindeki paletli ekskavatör Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) belediyeye hibe edildi. Başkan Önal, TBB nezdinde yaptığı girişimler sonucunda temin edilen paletli ekskavatörün, belediye bütçesinden herhangi bir harcama yapılmadan kent genelindeki hizmetlerde kullanılacağı bildirildi. TBB’nin belediyelerin hizmet kapasitelerini artırmak ve acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla düzenlediği araç teslim töreni Ankara’da gerçekleştirildi. Çankaya Belediyesi yerleşkesinde düzenlenen törende, Kırıkkale Belediyesi’ne hibe edilen paletli ekskavatörün sembolik anahtarı Başkan Önal’a teslim edildi. Törende konuşan Belediye Başkanı Ahmet Önal, hibe edilen aracın kentteki hizmetlerin hızlanmasına katkı sağlayacağını belirterek, "Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Kırıkkale Belediyemize hibe edilen 22 tonluk, yaklaşık 8 milyon TL değerindeki ekskavatörü teslim aldık. Başta TBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere, Başkan Vekilimiz Sayın Vahap Seçer’e teşekkür ediyorum. Kentimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:55
Denizli’den Ankara’ya seslenen Hisarcıklıoğlu üyelerinin KDV alacağını istedi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Denizli’den başkente önemli mesajlar verdi. Hisarcıklıoğlu, özel sektörün devlette bekleyen ve biriken KDV alacağının ödenmesi ya da borçlarına dair mahsup edilmesiyle, işletmelerin yükünün hafifletilebileceğinin altını çizdi. DTO Başkanı Uğur Erdoğan ve Meclis Başkanı Salih Sarıkaya ile DTO Meclis Salonunda üyelerinin karşısına çıkan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun açıklamaları, salondakilerden büyük alkış aldı. Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Hisarcıklıoğlu, üyelerinin yok denecek kadar az bir kârla varlıklarını sürdürmeye çalıştıklarına dikkati çekti. Üyelerinin her zamankinden daha fazla devlet desteklerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bunun sağlanması halinde işlerinin açılacağına, ihracatın ve istihdamın da artacağına inandıklarını açıkladı. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "Birincisi, KOBİ’lerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı! Kredilere ulaşmakta zorlanıyoruz. Bunun bize başka bir yansıması da oluyor; maliyetler artıyor. Merkez Bankası faizleri düşürüyor, bankalar düşürmüyor. Bu oranlarla yüzde 53-55 ile kredi kullanırsak biz batarız. Yüzde 50 kârla iş yapan var mı bu ülkede? Bu faizlerle, bizim işlerimizde kâr etme şansımız sıfır. İkincisi, değerli kardeşim Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Erdoğan Özegen de yanımda oturuyor. Allah razı olsun, onun girişimleriyle üyelerimize destek olduk. ‘Odalar ne iş yapıyor?’ diye soran kardeşlerime şunu söylüyorum... Bu devirde baba oğluna kefil olmuyor kardeşim. Kardeş kardeşine de kefil olmuyor, komşu komşusuna kefil olmuyor. Üyesi olduğu kuruluş ise bankaya gidiyor ve ‘Ben bu Rifat’a kefilim’ diyor. Eğer buna kredi verirsen %85 riski de ben üstleniyorum diyor. Kredi Garanti Fonu’nun görevi bu. Peki; kimin kuruluşu bu? Tabii ki sizin kuruluşunuz. Sizin vergilerinizle kurulan bir kuruluş. Dünyada ilk ve tekiz; kendi üyesine kefil olan tek biziz. Düşünebiliyor musun? 2 milyon üye var. Krediyi de biz vermiyoruz. Bankayla muhatap oluyoruz. Banka ‘sana kredi veririm’ diyorsa, bana gönderirse ‘ben de kefilim üyeme’ diyorum. Yeter ki krediyi ver. Bugüne kadar, Denizli’de nefes kredisinden 850 firmamız faydalanmış. Kendi öz kaynağımızdan da 1.968 firmamız faydalanmış; 2.000 firma neredeyse. Hazine kaynaklı da 9.108 firmamız faydalanmış. Şimdi sorayım Daha ne yapacak Denizli Ticaret Odası? Sana kefil oldu, oluyor! Sana kefil oldu ya; tanımadığı bilmediği adama bile kefil oluyor. Ve bu şekilde de üyelerimize destek olmaya çalışıyoruz değerli kardeşlerim" dedi. "Faiz indirimleri, özel bankalardaki ticari kredilere de yansımalı" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, yüksek faiz ortamından çıkmak için yapılan indirimlerin özel bankalara ve ticari kredilere yansımamasından yakındı. Hisarcıklıoğlu, "Merkez Bankası, politika faizini düşürüyor ama bunun aynı şekilde ticari kredi faizlerine de yansıması gerekir diyoruz. Aradaki makas çok büyük. Dünyada hiç böyle bir fark yok. En yükseği bizde. Ayrıca kredilere ulaşımı kolaylaştırmak için, ticari kredi kartları da dahil nakdi kredi artışını sınırlayan düzenlemelerin kaldırılması lazım diyoruz. Merkez Bankası döviz dönüşüm desteği uygulaması hem yeterli değil hem de şartları çok ağır; Türkiye’de çok az firma bundan faydalanabiliyor. İhracat yapan üyelerimizin beşte birinden azı, Merkez Bankası’nın vermiş olduğu bu %3’lük desteğe ulaşabiliyor. Bu uygulama, basite indirilmeli. Miktarı arttırılmalı, süresi de uzatılmalıdır. Emek yoğun sektörlerde imalatçılara yönelik istihdam koruma desteği getirilmişti. Biz de bu desteğin sektörlere yaygınlaştırılmasını talep etmiştik. Hükümetimiz de bunu dikkate aldı; 2026 için bu desteği dam başı 3 bin 500 TL’ye yükseltirken büyük ölçekli firmalarımız da bu işin içine dahil oldu. Bu yöndeki adımlar, özellikle emek yoğun sektörlerde çok önemli. Başta tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya olmak üzere emek yoğun sektörlere de ek destekler sağlanması lazım. Bir bakıyoruz ki en çok ihracatı olan birçok sektörde ihracat artarken tekstil konfeksiyonun ihracatı aşağı doğru gidiyor. Onun için mevcut potansiyelli yatırımlarımızın korunması için bunun artarak devam etmesi lazım. Mevcut istihdamı koruyabilmek için sizlerin oluşturduğu bir fon var; bu da kısa çalışma ödeneği, siz de biliyorsunuz. Kanunda da bununla ilgili madde var zaten; yeni bir kanun çıkartmaya da gerek yok. Bu mekanizmanın çalıştırılması lazım. Özellikle tekstil ve konfeksiyon için kısa çalışma ödeneğinin aynı pandemide olduğu gibi uygulanması lazım. Bu para da sizin zaten. İş gücü piyasası reformuyla istihdamın cazip hale getirilmesi lazım. OECD ülkeleri içerisinde istihdam üzerindeki yüklerde birinciyiz biz. Özellikle şirketlerimize yönelik maliyet uygulamasının, kayıt dışına yönlendirdiğini görüyoruz. Kanunen kabul edilmeyen giderler Şimdi şirketin arabasıyla satış yapmışız; şu kadarını kabul ederim, şu kadarı kabul edilmez. Bankadan kredi kullanmışım; kredi giderlerinin şu kadarını kabul ederim, şu kadarını ise kabul etmem. Bunlar gayri resmi falan değil; resmi belgeli bunlar! Bunların finansmanının gider olarak kabul edilmesi lazım. Ben bunları cebimden karşılayacak hâlde değilim. Bunların dışında başka konularınız olursa da yine ilgili yerlere ileteceğim kardeşlerim" diye konuştu. "Devlet, KDV alacağımızı versin; piyasaya can gelsin" TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, özel sektörün 1 trilyon 200 milyar lirayı bulan devletten KDV alacağının kamusal alandaki borçları için mahsup edilmesini ya da bir an önce ödenmesini istedi. Bunun piyasaya likidite hareketliliği getireceğini ve tüm sektörlere, üyelerinin işlerine olumlu bir etkisinin de olacağını söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Şu anda sizin bütün nakit sıkıntınızı çözecek kadar bir yerde paramız var. KDV alacağımız ne kadar devletten biliyor musunuz? Bileniniz var mı içinizde? 1 trilyon 200 milyar TL. Özel sektörün devletten alacağı bu. Yani bizim alacağımız. Dünyada bunu vermeyen var mı? En komünistinden en sert rejimine, Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar bütün ülkelere bakın; 3 ayda ya da 1 ayda ama 1 sene de veya 6 ayda ödüyor. Biz de ‘bizim paramızı verin!’ diyoruz. Paramızı istiyoruz. Biz devletten başka bir şey istemiyoruz. ‘En azından devlete olan borcumuza sayın bu parayı’ diyoruz. Devlete bir kuruş borcunuzu geciktirirseniz ne yapıyor? Önce ceza kesiyor sonra da faiz uyguluyor. ‘Bizim devletten alacağımız var. En azından buradan SGK’ya borcumuzu ve devletin diğer kurumlarına olan borcumuzu da ödeyelim’ diyoruz. Siz de talep edin arkadaşlar. Bakın, 1 trilyon 200 milyar TL para piyasaya girse hiçbirimizin sıkıntısı kalmaz. Çünkü o para piyasada dönecek. Kimse bu parayı alıp cebine, deposuna götürecek değil herhâlde; saklayacak hâli de yok. Onun için parti fark etmeksizin buraya gelen her siyasetçiye, ‘KDV alacağımızı bize verin, para bizim. Bundan sonrasını en azından bir rayına oturtup; 1 ayda mı ödersiniz, 2 ayda mı, 3 ayda mı ödersiniz; ödeyin’ diye bunu istememiz lazım. Sizler de bana yardımcı olun bu konuda" dedi. TOBB olarak, DTO’nun yeni akıllı binasının inşası için destek olacaklarının sözünü verdi Başkan Hisarcıklıoğlu, DTO Başkanı Uğur Erdoğan’ın üyeleri adına dile getirdiği ricası üzerine, salondakilere proje süreci devam eden DTO’nun yeni hizmet binasının yapımı için TOBB olarak destek sağlayacaklarını müjdeledi. Hisarcıklıoğlu, "Yeni hizmet binasının arsasının alındığını biliyorum. Hayırlı işlere giriştiniz mi Allah da yardımcınız olur; hiç merak etmeyin. Allah, yapanın yardımcısı olur. Biz sizin binanızın tamamını yapamayız. Ancak tulumbadan suyu çekecek kadar katkı vereceğiz. Biz de kanunun verdiği ölçüde sizin bu hayırlı işinizde TOBB yönetim kurulu olarak yanınızdayız. Hepimize hayırlı olsun" dedi. Toplantının sonunda, DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan günün ve ziyaretlerinin anısına hazırladıkları hediyelerini TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’na takdim ederken TOBB delegeliğinde 20 yılı dolduran DTO Meclis Üyesi Murat Çetintaş da teşekkür plaketini Hisarcıklıoğlu’nun elinden aldı. Büyük bir coşkuyla geçen ve kalabalığın salondan taştığı etkinlik, toplantıya katılanların TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve DTO Başkanı Erdoğan ile günün anısına çektirdikleri fotoğrafla sona erdi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:39
Elazığ TSO üyelerine seyahatte yüzde 5 indirim
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın imzaladığı protokol kapsamında, oda üyelerine seyahat harcamalarında yüzde 5 indirim sağlanacak. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ile TÜRSAB Harput Bölge Başkanlığı arasında imzalanan protokol ile Elazığ TSO üyelerine seyahat harcamalarında yüzde 5 indirim imkânı sunuldu. "Avantaj Sistem Projesi" kapsamında hayata geçirilen uygulama, Elazığ iş dünyasına önemli bir kolaylık sağlamayı amaçlıyor. Protokol çerçevesinde, özellikle Elazığ çıkışlı ve Elazığ uçuşlu yurt dışı seyahat programlarında Elazığ TSO üyelerine özel indirim uygulanacak. İlk aşamada Dubai ve Mısır turlarını kapsayan indirimin, ilerleyen dönemlerde düzenlenecek farklı ülke programları ve organizasyonlarda da devam etmesi planlanıyor. Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, üyelerin her alanda somut avantajlardan yararlanmasını önemsediklerini belirterek, protokolün oda üyelerine ve Elazığ iş dünyasına hayırlı olmasını diledi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:11
Denizli’de vergi dairesi ağı tamamlandı
Denizli Defterdarlığı tarafından mükellef hizmetlerinde yerinden yönetim anlayışını güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, il genelinde tüm ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğü kuruluşları tamamlandı. Bayramyeri Vergi Dairesinin faaliyete geçirilmesiyle birlikte Denizli merkezdeki vergi dairesi sayısı 4’e yükselmiş oldu. Denizli Defterdarlığı; tüm ilçelerde vergi dairesi müdürlükleri kuruluşlarını tamamladı. Merkezde ise, Bayramyeri Vergi Dairesi açıldı. Yeni kurulan vergi daireleriyle birlikte vergi işlemlerinin daha etkin yürütülmesi ve vatandaşlara yerinde hizmet sunulması mümkün hale geldi. Merkezde Vergi Dairesi sayısı 4’e çıktı Denizli merkezde bugüne kadar Pamukkale, Saraylar ve Gökpınar Vergi Daireleri hizmet veriyordu. Yapılan yeni düzenleme kapsamında Bayramyeri Vergi Dairesi merkezde kurularak hizmete açıldı. Böylece Denizli merkezde vergi dairesi sayısı 4’e çıktı. Bayramyeri Vergi Dairesi’nin Beyağaç ve Baklan ilçelerine hizmet vereceği açıklandı. Beyağaç ve Baklan ilçeleri için vatandaşların vergisel işlemlerinin merkezden daha etkin ve kaliteli şekilde yürütülmesinin hedeflendiği ifade edildi. Defterdarlık tarafından yapılan açıklamaya göre son olarak; Çardak, Bozkurt, Güney ve Bekilli ilçelerinde yeni Vergi Dairesi Müdürlükleri kuruldu. Bu kuruluşlarla birlikte Denizli’nin tüm ilçelerinde vergi dairesi yapılanması tamamlanmış oldu. "Denizli’mize hayırlı olmasını diliyorum" Denizli Defterdarı Mustafa Özdemirci, il genelinde vergi dairesi müdürlüğü kuruluşlarının tamamlandığını belirterek; "Denizli’nin tüm ilçelerini kapsayan Vergi Dairesi Müdürlüklerimizin hizmete başlamasıyla birlikte vatandaşlarımızın vergi işlemlerini daha hızlı, etkin ve yerinde yapabilmeleri mümkün hale gelecek. Vergi Dairesi Müdürlüklerimizin ilçelerimize ve mükelleflerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:08
Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün: "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı"
‘Savunma Sanayii Buluşmaları’ etkinliğine katılan Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,5 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO) ile Avrupa’nın ve Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul, stratejik önemi ve teknolojik gelişime etkisiyle Türkiye’nin küresel gücünü belirleyen başlıca faktörlerden olan savunma sanayiinin ‘milli ve yerli’ yapısına katkısını sürdürüyor. İSO ve SAHA İstanbul’un bu kapsamda düzenlediği Savunma Sanayii Buluşmaları’nın 7’ncisi İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İstanbul Valisi Davut Gül, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün ve Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet’in de katıldığı zirvede, Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketleri ile tedarikçi firmalar arasında ikili görüşmelerin de gerçekleştirildi. Savunma sanayiinin önde gelen temsilcilerinin katılımıyla "Savunma Sanayisinde Tedarik Zinciri ve Sürdürülebilirlik" başlıklı panel yapıldı. "Savunma ve havacılık sanayisi ihracatı 8,5 milyar dolara ulaştı" Etkinlikte açıklamalarda bulunan Görgün, "Savunma sanayii ekosistemimiz bugün itibariyle, 3 bin 500’den fazla firma, 1 bin 400’den fazla aktif proje, 100 binin üzerinde doğrudan istihdam, 20 milyar doları aşın ciro elde etmiştir. Günümüz itibariyle 8,2 milyar dolara yaklaşan rekor ihracat hacmiyle, dünyada benzerine az rastlanan bir yapıya erişmiştir. Yerlilik oranımız yüzde 80’i aşarken; ihracat yaptığımız ülke sayısı 185’e, ihraç ettiğimiz ürün çeşidi 230’a ulaşmıştır. EYDEP kapsamında yan sanayiye verilecek işlerin en az yüzde 70’inin EYDEP sertifikalı firmalar tarafından gerçekleştirilmesini esas alan modelimizi de kararlılıkla sürdürüyoruz. Sektörel likiditeyi artırmak amacıyla; Kredi Garanti Fonu, İhracatı Geliştirme A.Ş. ve Katılım Finans Kefalet A.Ş. gibi güçlü kuruluşları bir araya getirerek, toplam 40 milyar TL kefalet büyüklüğünde yeni bir "Kredi Kefalet Programı"nı devreye aldık. Şimdiye kadar bu programdan bin 200 firma 8 milyon 250 bin TL tutarında kredi kullanarak yararlandı" şeklinde konuştu. "Geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık" Görgün sözlerine şöyle devam etti: "Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) ile 9 binden fazla ürün, 4 binden fazla firma envantere alınmıştır. Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme Programı (EYDEP) ile bin 600’den fazla firma değerlendirilmiş, 400’ün üzerinde firma hibe ve mentorluk desteği almış, 85 firmamız stant-yer destek mekanizmalarımızdan faydalanmıştır. Toplam tutarı 5.7 milyar TL’lik finansman desteği sağlayan çeşitli kredi ve leasing modelleri aktif olarak yürütülmektedir. Firmalarımıza verdiğimiz toplam 25 milyon dolar kredi desteğimiz, finansal destek modellerinin sahadaki etkisinin bir göstergesidir. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl 24, bu yıl 37 firmamıza kredi desteği sağladık." "Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" Küresel ölçekte savunma harcamalarının hızla arttığı yeni bir döneme girildiğinin açık bir biçimde görüldüğüne dikkat çeken İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "ABD’nin NATO ülkelerine savunma harcamalarını artırma baskısı, Almanya’nın 500 milyar avroluk savunma fonu ve AB’nin 150 milyar avroluk SAFE mekanizması, güvenliğin artık vazgeçilmez bir öncelik olduğunu gösteriyor. Bu yeni küresel tabloda ülkeler yalnızca daha fazla kaynak ayırmakla kalmıyor. Aynı zamanda tedarik zincirlerini de çeşitlendiriyor. Teknolojik açıdan güvenilir, hızlı ve maliyet-etkin üreticiler arıyor. Türk savunma sanayisi yüksek yerlilik oranı, güçlü mühendislik altyapısı ve giderek olgunlaşan ekosistemiyle bu arayışta öne çıkan ülkelerden biri haline gelmiş durumda. Artan küresel savunma bütçeleri, Türk savunma sanayisi için ihracatı büyütme, yeni pazarlara açılma ve teknoloji ortaklıklarını derinleştirme açısından bir fırsat penceresi sunuyor" dedi. "Yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok" Küresel savunma ortamında rekabetin artık bütçelerden çok yapay zeka, otonom sistemler ve siber güvenlik gibi yüksek teknolojilere hâkimiyetle belirlendiğini vurgulayan Bahçıvan, "Bu yeni dengeler içinde Türkiye olarak yarışın gerisinde kalma lüksümüz yok. Fırsatları kalıcı avantaja dönüştürebilmenin yolu; Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarını hızlandırmaktan, nitelikli insan kaynağını güçlendirmekten ve yenilikçi fikirlerin hızla ürüne dönüşebileceği çevik bir sanayi ekosistemi kurmaktan geçiyor. Güçlü bir savunma sanayisinin temel dayanaklarından biri, paydaşlar arası etkileşim ve iş birliğinin artırılması gerekiyor. Savunma Sanayii Buluşmalarının amacı da işte bu iş birliğini kuvvetlendirmektir. İnanıyoruz ki, üniversiteler, araştırma merkezleri, girişimciler, KOBİ’ler ve ana yüklenicilerimiz arasında kurulacak her yeni köprü, ülkemizin savunma teknolojilerindeki konumunu daha da ileriye taşıyacaktır. İstanbul sahip olduğu nitelikli sanayi firmaları, entelektüel sermayesi, yenilikçi endüstrilerdeki gücü ve girişimcilik potansiyeli ile savunma sanayimizin ihtiyaç duyduğu yerli tedarikçiler için ideal bir ekosistem sunmaktadır. İSO’nun amacı da savunma sanayiindeki tedarikçilerin sayısını artırmak ve çeşitlendirmek; bu sayede sanayimizin rekabet gücünü pekiştirerek savunma sanayimizdeki yerli katkıyı en üst seviyeye çıkarmaktır" diye konuştu. "Dışı bağımlılık yüzde 20 seviyesinin altına indi" SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Murat İkinci de şöyle konuştu: "Biz yıllar önce çıktığımız bu yolda kimsenin yapabileceğine inanmadığı işlere imza attık. Kendi teknolojisini geliştiren, kendi mühendisinin beynine ve alın terine güvenen bir Türkiye hayal ettik. Bu hayal zamanla, yalnızca bir hedef olmaktan çıkıp bir milli teknoloji hamlesine dönüştü. Bugün insansız hava araçlarında dünya liginde en üst sıralarda olmamız, bu özgüvenin ve yılmadan çalışmanın sonucudur. Biliyoruz ki, yüksek teknoloji üretmeyen ülkelerin bağımsızlığı uzun süre korunamaz. Türkiye, bu gerçeği erkenden görmüş ve 20 yıl önce ‘kendi kaderini kendi yazma’ iradesiyle yola çıkmıştır. Bugün; 62 projeden 1000+ projeye, 1 milyar dolarlık üretim hacminden 12 milyar dolara, 248 milyon dolarlık ihracattan 7,5 milyar dolara, 9 bin kişilik insan kaynağından 100 bin kişiye, yüzde 80 dışa bağımlılıktan pek çok alanda yüzde 20 seviyelerine gelmiş bir Türkiye var. Bu dönüşüm; Türkiye’nin iradesinin, mühendisinin zekâsının, sanayicisinin adanmışlığının eseridir."
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01
’Dijital Usta’lar sahaya iniyor
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) ev sahipliğinde, Trendyol tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Dijital Usta Projesi ile eğitim programını tamamlayan Dijital Ustalar için sertifika töreni düzenlendi. Gençlerin dijital becerilerini geliştirmeyi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini amaçlayan proje kapsamında e-ticaret ve e-ihracata giriş ile e-ticaretin temelleri, pazaryeri modelleri, dijital marka ve pazarlama stratejileri eğitimi alan ve sahaya inmeye hazır dijital ustaların istihdamı için de 3 ay maaş desteği Trendyol tarafından sağlanacak. Gaziantep Ticaret Odası’nda düzenlenen sertifika töreninde konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, dijitalleşmenin artık bir tercih değil, işletmeler için ayakta kalmanın ve büyümenin temel şartı haline geldiğini söyledi. Dijitalleşmenin "olsa iyi olur" anlayışını çoktan aştığını belirten Yıldırım, teknolojinin tek başına yeterli olmadığına dikkat çekerek, "Bugün dijitalleşme; ayakta kalmanın, rekabet etmenin ve sürdürülebilir büyümenin temel şartıdır. Ancak teknoloji, yazılım ya da altyapı tek başına fark oluşturamaz. Asıl farkı oluşturan, dijitali doğru kullanan, yetkin ve nitelikli insan kaynağıdır" ifadelerini kullandı. "Bu sertifikalar geleceğe hazırlığın belgesidir" Sertifika almaya hak kazanan gençlerin çağın en kritik ihtiyacına doğrudan cevap verdiğini vurgulayan Yıldırım, Dijital Usta sertifikalarının sıradan birer belge olarak görülmemesi gerektiğini belirterek "Bugün aldığınız bu sertifikalar sadece birer kâğıt parçası değildir. Bu sertifikalar; değişime uyum sağladığınızın, kendinize yatırım yaptığınızın ve geleceğe hazırlandığınızın belgesidir. Dijital becerilerle donanmış gençler, hem işletmelerimiz hem de şehrimiz için çok önemli bir kazanımdır" dedi. Dijital Usta Projesi’nin gençleri bilgiyle, KOBİ’leri ise nitelikli iş gücüyle buluşturduğunu dile getiren Yıldırım, Gaziantep’in pilot illerden biri olmasının da ayrı bir önem taşıdığını söyleyerek, "Bu projeyi sadece bir eğitim programı olarak değil, güçlü bir istihdam fırsatı olarak görmek gerekiyor. Proje kapsamında istihdam edilecek dijital ustaların 3 ay boyunca maaşı Trendyol tarafından karşılanıyor. Ben her bir gencimize ve görev alacakları her işletmeye şimdiden başarı ve bol kazanç diliyorum" ifadelerini kullandı. Başkan Yıldırım’ın ardından kürsüye gelen Trendyol Sürdürülebilirlik ve Sosyal Etki Direktörü Tülin Kara ile Habitat Derneği İcra Kurulu Üyesi Taha Aydoğmuş ise Dijital Usta Projesi’nde Gaziantep gibi üretim ve ihracat kapasitesi yüksek, girişimcilik kültürü güçlü bir şehrin pilot il olarak yer almasının son derece anlamlı olduğunu belirtti. Projenin sahadaki olumlu sonuçlarını Gaziantep’te görmekten büyük memnuniyet ve heyecan duyduklarını ifade eden Kara ve Aydoğmuş, Dijital Usta Projesi’nin gençler ve KOBİ’ler için önemli bir dönüşüm modeli sunduğunu vurguladı.
18 Aralık 2025 Perşembe - 16:01
Bakan Kurum: "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir"
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ Programında konuştu. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Kurum, "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir" dedi. Ankara Genç İş Adamları Derneği (ANGİAD) ev sahipliğinde ’Ankara’nın Geleceği Zirvesi’ programı düzenlendi. Ankara’ da bulunan bir otelde gerçekleştirilen programa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ve Ankara Valisi Vasip Şahin katıldı. "Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bakan Kurum, Ankara’nın hemen hemen her ilçesinde bir eserleri olduğunu ifade etti. Bakan Kurum, "Kentsel dönüşümdür, sosyal konuttur, millet bahçesidir, altyapıdır. Hamdolsun Ankaralı hemşehrilerimizle birlikte bu mücadeleyi yaptık. Hep şunu düşündük. Geçmişini koruyamayan şehir asla geleceğini inşa edemez. Bu anlayıştan hareketle bir yandan işte tarihi Saracoğlu mahallesini orayı ihya ettik. Ergelen meydanındaki çalışmalarımızı yine etaplar halinde tamamlıyor, Ankaralı hemşehrilerimizin hizmetine sunuyoruz. Diğer yandan doğayı yeniden şehirle buluşturduğumuz millet bahçelerimizi yapıyoruz ki bunu da şöyle planladık. Ankara’nın hem kuzeyinde hem güneyinde iki yeşil koridor oluşturuyoruz. Atatürk Orman Çiftliği’yle başlayan Atatürk Kültür Merkezi Millet Bahçesi ki Türkiye’de ilk tamamladığımız millet bahçelerinden biri orayla birleşen Ergelen meydanına kadar uzanan güneyde de İmrahor Vadisi’yle başlayıp orada Mogan’ı, Eymir’i, Gölbaşı’nı içine alan bir yeşil koridordan bahsediyoruz ki bu yeşil koridorları da ilçelerimizle yine şehrin içindeki yeşil alanlarla bağlayıp başkentimize hemşehrilerimize burada gençlerimize yeni yaşam alanlarını kazandırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" Ankara’nın sporda başarılarını daha da arttırmasını istediklerini belirten Kurum, bu kapsamda 45 bin kişi kapasiteli stadyumun inşasında bitime yaklaştıklarını belirtti. Kurum, "Ankara’da stadyum yok değil, Ankara’da mevcut da gerçekten standartları yüksek stadyumlarımız var ama bunlara ilave hem Ankaragücü’nün hem Gençler Birliği’nin burada gençlerimizin vatandaşımızın huzurla burada spor yapabileceği ve hem Ankara’mızı yerelde hem de uluslararası arenada temsil edecek çok önemli bir stadyumu da Ankara’mızda inşa ediyoruz. İnşallah bu yıl önümüzdeki yıl içerisinde stadyumumuzu tamamlayacağız ve Ankara’lı hemşehrilerimizle işte görsellerini paylaştığımız TOKİ Başkanlığımızla yaptığımız Gençlik Spor Bakanlığımızla ortak yürüttüğümüz bu proje çerçevesinde böylesi müstesna bir projeyi Ankara’mıza kazandırıp Ankara’yı sporun da başkenti yapma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesini Ankara’da gerçekleştiriyoruz" Ankara’nın her yerinde kentsel dönüşüm yaptıklarını belirten Kurum, "Tarihi kent meydanlarımızı ihya ediyoruz ama bir taraftan da inşa ettiğimiz on binlerce sosyal konutumuz var. Dar gelirli vatandaşlarımız ev sahibi olsun, güvenli yuvalarda yaşasın ve yine buradaki yeni işyerlerimizde esnafımızın yüzü gülsün istiyoruz. Ve bu noktada işte GİMAT toptancılar sitesini Kahramankazan ilçesine taşıyacağımız ki Türkiye’nin en büyük sanayi taşıma projelerinden bir tanesi bu projeyi gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu projeyi de etaplar halinde Ankara’mıza kazandıracağız ve şehrin içinde o sıkışmış sanayi sitesini rahatlatmak şehirdeki trafiği rahatlatmak için bu projeyi yapıyoruz. Yine hurdacılar sitesini inşa ettik ve burada da hep böyle Ankara’da yangınla gündeme gelen hurdacıları bir düzen içerisinde yeni yaptığımız modern sitede inşallah orada yeni işyerlerini onlara kazandırmış olacağız. İşte 14 organize sanayi bölgesiyle bir bütüncül bakmaya çalıştığımız Ankara’yı sporun sanayisi sanayinin bu noktada teknolojik üretimin üstü haline geçireceğimiz yeşil alanlarıyla yaşanabilir meydanlarıyla tarihimizi, kültürümüzü yaşatacak ecdat mirası o tarihi eserlerimizle inşallah Ankara’yı Türkiye’ye yakışır başkent yapmak için bu kararlılıkla çalışıyoruz" dedi. "Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, şahlanış dönemine geçmiştir." Bakanlık olarak bir ellerinin hep deprem bölgesinde olduğunu dile getiren Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti: "Tabii az önce anlattığım işleri 81 ilde yapmış olduğumuz tüm eserleri de altını çizerek ifade etmek istiyorum ki böylesi büyük bir afet sonrasında hem afet bölgesini inşa ederken hem de diğer şehirlerimize işte anlatmış olduğum bu hizmetleri yaparak ülkemizin ne kadar büyük bir ülke olduğunu, devletimizin ne kadar güçlü bir devlet olduğunu da aslında tüm dünyaya bir kez daha göstermiş olduk. 2 gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda aziz milletimizle paylaştım. Türkiye asrın felaketini asrın inşa seferberliğine dönüştürmüş, tamamlamış ve artık şahlanış dönemine geçmiştir. Evet Türkiye yüzyılı hedefimize her zamankinden daha güçlü ve bu noktada daha süratli bir şekilde yürüyeceğimiz günlerin içinden geçiyoruz. Deprem bölgesi ayağa kalkışının neden tarihi bir dönemeç ve eşik olduğunu ben sizlere şöyle kısaca ifade etmek isterim. Asrın felaketi olarak tarihe geçen Kahraman Maraş merkezli depremler hepimizin hafızasında gerçekten çok derin izler bıraktı. Binlerce canımızı kaybettik. Kardeşimizi, evladımızı toprağa verdik. Büyük acılar yaşadık. Bu büyük felaketin ülkemize değerli arkadaşlar doğrudan maliyeti 104 milyar dolar dolaylı maliyeti 150 milyar doları buluyor. Sadece konut hasarının değeri 57 milyar dolar olarak hesaplandı. 57 milyar dolar. Dile kolay. Bu 57 milyar doları Ankara’ya harcasanız şu toplantıya gerek yok. Öyle değil mi? Ama 11 il yıkıldı. 11 ildeki milletimiz feryat içinde acılar içerisinde orada evini işini aşını kaybetti. Dolayısıyla önceliğimiz elbette ki deprem bölgesi olmalıydı. Ancak biz bu tablo karşısında devlet ve millet olarak asla karamsarlığa kapılmadık. Bu çok önemliydi. Kararlılığımızı, inancımızı hiç kaybetmedik. Ve 6 Şubat sonrası bildiğiniz gibi kolları hemen sıvadık ve asrın felaketini asrın inşasına dönüştürerek depremin var olan tüm izlerini hamdolsun ortadan kaldırttık. Aslında biz deprem bölgesinde yeni yuvalarıyla beraber çok kıymetli başka bir şey daha yaptık. Orada Türkiye’nin umudunu Türk milletinin yarınlarına olan inancını yeniden inşa ettik. 11 ilimizde inşa ettiğimiz konutların yanında esnafımızı unutmadık. 43 bin yeni dükkan yaptık. Türkiye’nin çevre uzunluğu değerli gençler 11 bin kilometre altyapı projesini de eş zamanlı olarak bu bölgede tamamladık. Depremde zarar gören köylerimizi çiftçimizi unutmadık. 63 bin köy eviyle orada üretimi istihdamı arttıracak ve bölgesel kalkınmayı sürdürecek 4 bin 333 köyde çalışma yaptık. Sizlerin de desteğiyle 355 bin konutumuzu tamamladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle 27 Aralık’ta söz verdiğimiz 455 bininci konutumuzun anahtar teslim törenini de büyük bir gururla gerçekleştireceğiz." "Yüzyılın konut projesiyle Ankara’da 31 bin 74 sosyal konut inşa edilecek" Dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmak için çıktıkları yolda TOKİ Başkanlığıyla bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut üretimini tamamladıklarına değinen Kurum, "1 milyon 750 bin. Yani bu rakam da birçok Avrupa ülkesinden büyük değerli arkadaşlar. Şimdi yine Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklanmış olduğu yüzyılın konut projesiyle 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa ederek on binlerce vatandaşımızın ve gençlerimizin uygun şartlarda ev sahibi olmasını inşallah sağlayacağız. Bunun 31 bin 74’ü de Ankara’mızda hemşehrilerimize inşallah bu projeyi sunmuş olacağız. Yapacağımız bu proje bir buçuk trilyon liralık bir proje. Bu projeyle birlikte yine iş insanlarımızla birlikte bu projemiz ticaretimizi ekonomimizi güçlendirecek ve 300 sektör, içinde mobilyacısı var, boyacısı var, doğramacısı var, alüminyum işi yapanı var efendim içine girdiğinde perdesi var, halısı var, beyaz eşyası var. 300 sektörü ve bu manada çarkları en güçlü şekilde hızlandıracak" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil, çözümün öncüsü olması için çalışıyoruz" 2053 net sıfır emisyon hedefine ilişkin konuşan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil kalkınma hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Türkiye’nin iklim krizinin mağduru değil çözümün öncüsü olma yolunda yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde geçtiğimiz ay Brezilya’da 30’ncu taraflar konferansına katılarak hedeflerimize giden yolu sonuna kadar açacak tarihi bir başarıya imza attık. İklim değişikliği konusundaki mücadelemizde işte kararlı duruşumuz, etkin diplomasimiz ve buradaki emin olun güçlü müzakerelerimizin sonucu olarak Türkiye’yi 2026 yılında Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31’in ev sahibi yaptık" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder