EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "Sanayiye özel kredi şart" 11 Nisan 2026 Cumartesi - 22:07:15 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini belirterek, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak" dedi. Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Başkanı Mustafa Fidan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın Diyarbakır’da sivil toplum kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada sanayicinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti. Fidan, bölgenin üretim gücüne dikkat çekerken, artan maliyetler ve finansman sorunları nedeniyle sanayicinin yalnızlaştığını söyledi. Diyarbakır OSB’nin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Fidan, büyümenin planlı bir destekten çok zor şartlarda verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade ederek, "Bugün 5 etaptan oluşan OSB’mizde 370 firma üretim yapıyor ve 23 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2011’de bu sayı 125 firma ve 2 bin istihdamdı. Bu artış bir planın değil, bir inancın sonucudur. Diyarbakır üretmeye devam ediyor, ancak her geçen gün daha da yalnızlaşıyor. Türkiye genelinde sanayici ciddi bir darboğazdan geçiyor. Sanayicinin en büyük sorunu finansmana erişim. Sanayici bankaya gittiğinde yüzde 50-55’lere varan faizlerle karşılaşıyor. Bu oranlar sürekli değişiyor. Bu tabloyu artık ‘itibar kredisi’ olarak tanımlıyoruz. Bugün 100 milyon lirasını bankaya yatıran biri aylık yaklaşık 4 milyon lira kazanırken, üretim yapan sanayici aynı büyüklükte kredi için 4 milyondan fazla faiz ödüyor. Bu maliyetlerle üretim yapmak mümkün değildir" dedi. Fidan, sanayiciye özel finansman modelleri oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Tarım ve esnafa sağlanan yüzde 50’ye varan faiz destekli krediler sanayici için de uygulanmalı. Aksi halde yatırım yapmak da üretimi sürdürmek de zorlaşacak. Buradaki sanayicilerin hiçbiri hazır bir miras devralmadı. Hepsi sıfırdan kurdu, risk aldı. Ama bugün bu emeğin devamı ekonomik koşullara bağlı hale geldi. Bu gidişle yeni kuşakların devamı bile riske girebilir. Yıl sonuna kadar 30 fabrikanın daha üretime geçmesini hedefliyoruz. Ancak 5. etap altyapısının yatırım programına alınması gerekiyor. Süreç Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda bekliyor. Biz, üretmeye devam edeceğiz. Ama gerçek nettir. Sanayi güçlenmeden Türkiye’nin güçlü olması mümkün değildir. Sanayi zayıflarsa üretim düşer, istihdam azalır, kalkınma yavaşlar" dedi.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:29 Bakan Bayraktar: "Bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide iki açmazı olduğunu söyleyerek, "Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "Bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. "2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır" KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise, yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyerek, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgarımız var ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. "KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz ’izin süreçlerini kısaltma’ gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır" dedi. "Kayseri iş dünyası olarak değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz" Kayseri’nin maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehir olduğunu belirten Gülsoy, , "Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 20:20 Bakan Bayraktar: "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) düzenlenen Türkiye’nin Enerji Vizyonu İstişare Toplantısı’nda yaptığı açıklamasında, "İnşallah bu sene sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" dedi. KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Hulusi Akar, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, Dursun Ataş, MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan, MHP Kayseri İl Başkanı Enes Ertuğrul Kalın, KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, protokol üyeleri ve iş insanları katıldı. Programın açılış konuşmasında yapılan çalışmaların bakanlığın ne kadar gayretle çalıştığının açık ispatı olduğunu söyleyen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, "Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefiyle; Karadeniz’deki doğalgaz keşiflerinden nükleer enerji hamlelerine, yenilenebilir enerji kaynaklarının devreye alınmasından stratejik madencilik faaliyetlerine kadar her bir projeniz, biz üreticiler için geleceğe dair en büyük teminat niteliğindedir. 2014 yılında 40 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücümüzün bugün 25 bin megavatı aşmış olması; 12 yılda kat edilen 641 katlık bu mesafe, sizin ve bakanlığımızın ne kadar büyük bir gayretle çalıştığının en açık ispatıdır. Sizlerin ifade ettiği gibi; 2026 yılı yenilenebilir enerjide yeni bir rekor yılı olacaktır. Kayseri iş dünyası olarak bizler, bu rekorun en güçlü paydaşı olmaya hazırız. Bizim Kayseri Ticaret Odası olarak her fırsatta dile getirdiğimiz bir gerçeğimiz var. Ulaşım olmadan ticaret olmaz, enerji olmadan ise üretim olmaz. Ancak bugün bu söze bir ekleme daha yapmak gerekiyor. Depolama ve sürdürülebilirlik olmadan enerji yönetilemez. Güneşimiz var, rüzgârımız var; ancak sanayicimizin çarklarını 7/24 kesintisiz döndürebilmesi için enerjiyi sadece üretmek yetmiyor, onu depolayabilmek de kritik bir önem arz ediyor. Sektörlerimizin yaptığı analizlerde de yenilenebilir enerjinin yönetilebilir olması için depolama çözümleri artık bir lüks değil, zorunluluktur. Kayseri mobilyadan tekstile, çelik kapıdan makine sanayisine kadar 4 milyar dolara yaklaşan ihracat, 1 milyar 730 milyon dolar ithalat hacmiyle anasının ak sütü gibi cari fazla veren Türkiye’nin üretim merkezleri arasında önemli bir yerde olan kadim bir şehirdir. Ancak bu çarkların dönmesi, üretim maliyetlerimizin en büyük kalemini oluşturan enerjinin sürdürülebilir ve makul maliyetlerle sanayicimize ulaşmasına bağlıdır. Kayseri girişimcisi, sadece devletten bekleyen değil, kendi enerjisini üretme iradesini de gösteren bir yapıdadır. Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum. İlklerin şehri olan Kayseri’de kurulan ilk elektrik santrali, 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla temelleri atılan ve 1930’da faaliyete geçen Bünyan Hidroelektrik Santrali’dir. Türkiye’nin en eski santrallerinden biri olan bu tesis, Kayseri ve çevresine enerji sağlamış olup, tarihi makineleriyle uzun yıllar hizmet vermiştir. Şehrimiz; güneş enerjisi (GES) başta olmak üzere yenilenebilir enerji yatırımlarında büyük bir iştaha sahiptir. Kayseri, 2035 yılı için koyduğunuz 120 bin megavatlık dev hedefin neresindedir? Biz diyoruz ki; Kayseri bu hedefin amiral gemisidir! Sanayicimiz kendi enerjisini üretme iştahıyla doludur" dedi. Başkan Gülsoy, enerjiye talebin her geçen gün arttığını söyleyerek, "Her geçen gün enerjiye talep artmaktadır. Bu durum maliyetlerimizi de aşırı derecede yükseltmektedir. Bunun çözümü bizim gücümüz birlik ve beraberlik içerisinde yaşadığımız coğrafyadadır. Yenilenebilir kaynaklarla ve nükleer güçte kapasite artışıyla, ülkemizin ve sizlerin gayretleriyle enerji bağımlılığımızı düşürebiliriz. Ancak bu yolda ilerlerken bazı teknik bariyerlerin aşılması bizler için hayati önemdedir. İş dünyamızın temsilcilerinden gelen sorun ve talepleri zatıâlinize çözüm önerileriyle birlikte dosya halinde de sunacağız ama sanayicimizin ve ticaret erbabımızın bazı beklentilerini dile getirmek isterim. Yenilenebilir kaynakların şebekeye daha dengeli ve stabil aktarılması için depolama yatırımlarına yönelik teşviklerin verilmesi, sanayicimizin önünü açacaktır. İşletmelerimizin kendi çatılarına kurmak istediği GES yatırımlarında karşılaşılan trafo kapasite yetersizlikleri ve kota sorunlarının aşılması. Son yapılan mevzuat değişikliği ile saatlik mahsuplaşma en büyük problemlerimizden birisidir. Mahsuplaşma sisteminin aylık bazdan saatlik bazda uygulanmaya başlanması, özellikle üretim ve tüketim dengesinin gün içerisinde değişkenlik göstermesi nedeniyle yatırımcıların gelirlerini önemli ölçüde azaltmıştır. Mahsuplaşma sisteminin yeniden aylık bazda uygulanması, dağıtım bedellerinin maliyet esaslı, makul ve öngörülebilir bir seviyeye çekilmesi. Mevcut yatırımların korunmasına yönelik geçiş süreci düzenlemeleri yapılması, destek süresi sona ermiş santraller için ayrı bir tarife veya koruyucu mekanizma oluşturulması yeşil dönüşüm sürecimizi hızlandıracaktır. Zatıâlinizin de üzerinde hassasiyetle durduğunuz "izin süreçlerini kısaltma" gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu süreçlerin hızlanması, 3 bin 500 megavatlık yeni kapasitelerin çok daha hızlı devreye girmesini sağlayacaktır. Enerji maliyetleri konusunda, özellikle stratejik üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik daha rekabetçi olabilmeleri için özel teşvik ve tarife modelleri üretim azmimizi artıracaktır. Kayseri, maden çeşitliliği bakımından da zengin bir şehirdir. Maden arama ve işletme süreçlerindeki bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, bu cevherlerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacaktır. Rehabilitasyon bedelleri ödemelerinin nakit dışında banka teminat mektubu veya ipotek vererek karşılanması, ÇED süreçlerinin kısaltılması, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin, özellikle asgari ücret ve genel gider artışlarından olumsuz etkilenmemesi adına; kâr marjlarının maliyet artışlarıyla uyumlu hale getirilerek işletme sermayelerinin korunmasını, Sektörün anayasası hükmündeki 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, günün ekonomik gerçeklerine ve sektör paydaşlarının taleplerine göre güncellenerek daha dinamik bir yapıya kavuşturulmasını istirham ediyoruz. Kayseri iş dünyası olarak bizler; değişimden korkmayan, yenilikçi ve milli değerlerine bağlı bir kadim bir şehiriz. Sizin ortaya koyduğunuz ‘Milli Enerji ve Maden Politikası’na tam destek veriyoruz. İnanıyoruz ki; sizin rehberliğinizde enerji koridorlarının merkezi haline gelen Türkiye, üretimde de dünyanın en güçlü oyuncularından biri olmaya devam edecektir. Biz de diyoruz ki; Kayseri’nin üretim aşkı, sizin enerji vizyonunuzla birleştiğinde Türkiye’nin eli her zamankinden daha güçlü olacaktır. 80 milyar dolarlık yeni yatırım hedefinde Kayserili müteşebbislerin imzası mutlaka olacaktır. Bu toplantının; şehrimizin ve ülkemizin enerji vizyonuna yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin enerjisinde temel 2 açmaz var" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise Türkiye’nin enerjide 2 açmazı olduğunu söyleyerek, "Türkiye’nin enerjide çok temel 2 tane açmazı var. Bir tanesi Türkiye enerji talebi artan bir ülke. Açmaz diyorum çünkü artan talebi karşılamak gerçekten çok önemli bir yatırım sürecini hem altyapı hem de üretim tarafını gerektiriyor. Çok ciddi bir finansmana ihtiyaç duyuyoruz ama bu aynı zamanda iyi bir şey çünkü ekonominiz büyürse enerji talebiniz artıyor. Şehirleşmeniz artarsa, insanların hayat standardı yükselirse enerji talebi artıyor. Kayseri’ye baktığımızda 2002 yılından bu güne rakamlara baktım. O gün için 420 bin abone varmış bugün 900 bin abone var. mesken abonesi 356 binmiş bugün o rakam 760 bin olmuş. Yani 2 katı civarında artan bir aboneleşme ve yeni tüketici var. Daha ilginç olan rakam şu; tüketime baktığımızda o günden bu güne yaklaşık 5 kat büyümüş. Şunu gösteriyor bunlar yani Kayseri’nin ekonomisi 4 milyar dolara yakın bir ekonomik büyüklükten bahsettik. Sanayisiyle, ticareti, tarımı, turizmiyle beraber Kayseri çok büyük bir ivme ile son 20 yıl içerisinde büyümüş. Dolayısıyla artan bir enerji talebi var. İkinci açmaz da Türkiye’de maalesef karşı karşıya olduğumuz ve şu anda ekonomimizin üzerinde de en önemli etkilerden bir tanesi Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığıdır. Onun için milli enerji ve maden politikası olarak diyoruz ki biz Türkiye’yi mutlak suretle en hızlı şekilde enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım" dedi. "İnşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız" Bakan Bayraktar, sene sonunda Akkuyu’dan ilk elektriği üreteceklerini söyleyerek, "Türkiye kullandığı 3 birim enerjinin ikisini ithal ediyor. Doğalgaz, petrol, petrol ürünleri, kömür ithalatı ve malumunuz bunların fiyatlarını biz burada belirlemiyoruz. Bunlar küresel piyasalarda belirlenen emtialar. Dolayısıyla 2022 yılında 96 buçuk milyar dolar enerji ithalatına para ödeyen bir Türkiye var. Türkiye bunun için özellikle büyük bir potansiyelimizin olduğu yenilenebilir enerjiyi değerlendirebilir. Son 15 yılda 25 bin megawatı aşan güneş gücü 15 bin megawat civarında rüzgar gücüyle 40 bin megawata güneş ve rüzgarda ulaştık. Türkiye artık Somali’de derin denizlerde petrol arayan bir ülke. Mutlak suretle petrol ve doğalgaz üretimimizi arttıracağız. Akkuyu’da son aşamaya geldik. Bütün zorluklara, engellemelere rağmen biz bu yolda kararlılıkla ilerliyoruz ve inşallah bu senenin sonunda ilk elektriği Akkuyu’dan üretmiş olacağız. Fakat oraya Trakya’yı ve küçük modüler reaktörleri de ekleyerek ki nükleerin ikinci çağı başlıyor şimdi. Bir 1950’lerde başlayan bir dönemi var o dönemi maalesef biraz ıskalamış durumdayız ama inşallah bu nükleerin ikinci çağında küçük modüler rektörlerde Türkiye bu teknolojiye sahip olan ve üreten belki ileride inşallah ihraç edebilme kabiliyetine ulaşacak. Dolayısıyla nükleer bizim en önemli ajanda maddelerimizden bir tanesi" ifadelerini kullandı. Program konuşmaların ardından basına kapatılarak soru-cevap kısmı ile devam etti.
Bakan Işıkhan: "(HAK-İŞ ile görüşme) görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim"
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:55 Bakan Işıkhan: "(HAK-İŞ ile görüşme) görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) ile olan görüşmesinin ardından "Görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri komisyona ileteceğim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, asgari ücrete ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Işıkhan, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ikili birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil" Gerçekleştirilen görüşmelerin ardından elde edilen verileri Asgari Ücret Komisyonu’na ileteceğini belirten Bakan Işıkhan, "Asgari ücret görüşmeleri kapsamında sosyal diyalog sürecini devam ettiriyoruz. TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay ile süreci değerlendirdik. Bugün de HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan ile bir görüşme gerçekleşirdik. Bu görüşmeler neticesinde elde ettiğimiz verileri biraz sonra başlayacak olan komisyona ileteceğim. Sosyal diyalog süreçlerini başlatıyoruz. Burada özellikle şunun altını çizmek isterim, masada işçi kesiminin olmaması çok önemli bir eksiklik değil. Çünkü biz biraz önce TÜRK-İŞ’in masasına gittik, görüşlerini aldık. Şimdi de HAK-İŞ’in masasında bu istişareleri yaptık ve aldığımız bu görüşleri de komisyona, genel müdürümüze ileterek süreci sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlayacağım" açıklamasında bulundu. "İş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor" İş verenlere bir çağrı yapılması gerektiğini ifade eden HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan, "Konfederasyonumuzun asgari ücretle ilgili bugüne kadar ortaya koyduğu görüşlerini bakanımızla bir kez daha paylaştık. Asgari ücret tespit komisyonunun yapısının değiştirilmesi hususundaki görüşümüzü ve bu görüşümüzün gerekçelerini kendisine daha önce bir rapor halinde sunmuştuk. Bugün de onu teyit ettik. Bu sürecin asgari ücret tespit komisyonuyla ilgili yapılacak düzenlemelerin 2026 yılı asgari ücretinin belirlenme süreciyle örtüştüğü için belki komisyonun yapısıyla ilgili düzenlemeler gecikebilir. Buradan da TİSK’e, iş verenlere bir çağrı yapmamız gerekiyor. İşçi kesiminin komisyonda yer almamasını fırsata dönüştürerek asgari ücretle ilgili taleplerini kabul ettirme girişimlerinden vazgeçmelerini istiyoruz" diye konuştu.
OKA’dan ‘Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü’ webinarı
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:51 OKA’dan ‘Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü’ webinarı Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), İletişim Başkanlığı iş birliğinde "Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü" başlıklı webinar düzenleyecek. Kalkınma ajansları; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, yerel kalkınma hamlesi vizyonu doğrultusunda ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği esas alan politika geliştirme, mali destek programları uygulama ve yatırım süreçlerini destekleme görevlerini yürütüyor. Bu çalışmalarla yerel potansiyelleri harekete geçiren, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma modellerinin hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Sürdürülebilir kalkınma politikalarının kalıcı ve yaygın etki oluşturabilmesi, bu politikaların toplumun tüm kesimlerine doğru, güvenilir ve etkili iletişim yöntemleriyle aktarılmasına bağlı. Bu noktada iletişim; farkındalık oluşturma, güven tesis etme ve davranış değişikliğini destekleyen stratejik bir araç olarak öne çıkarken, medya ise sürecin hem taşıyıcısı hem de dönüştürücü gücü konumunda bulunuyor. Bu çerçevede OKA ile İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü iş birliğinde Sürdürülebilir Kalkınma İletişimi ve Medyanın Rolü webinarı düzenlenecek. Webinar kapsamında, sürdürülebilir kalkınma politikalarının kamuoyuna etkili biçimde aktarılmasında iletişim ve medyanın rolü ele alınacak. Webinar, 22 Aralık Pazartesi saat 15.00’te başlayacak. Programın ana oturumunda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İletişim Uzmanı Dr. Zeynep Zelan konuşmacı olarak yer alacak.
Manisa’da firmalara e-ihracatla küresel pazarlara açılma anlatıldı
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:50 Manisa’da firmalara e-ihracatla küresel pazarlara açılma anlatıldı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda e-ihracatın sunduğu fırsatlar, dijital platformlar üzerinden yurt dışı pazarlara erişim yöntemleri ve lojistik süreçlerin ihracattaki önemi ele alındı. Manisa TSO tarafından, üyelerin e-ihracat alanındaki bilgi ve farkındalığını artırmak amacıyla oda Hizmet Binası’nda "Alibaba.com ile E-İhracat Tanıtım Toplantısı" düzenlendi. Gerçekleştirilen toplantı, Manisa iş dünyasından temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Manisa TSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, "Küresel ticaretin geçirdiği dönüşüm sürecinde, e-ihracat artık firmalarımız için alternatif bir kanal değil; sürdürülebilir büyümenin ve uluslararası rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Özellikle üretim kapasitesi ve ihracat potansiyeli yüksek olan Manisa’mız için dijital ticaret platformları, firmalarımızın dünya pazarlarına daha hızlı ve daha etkin şekilde ulaşmalarına imkân tanımaktadır. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası olarak öncelikli hedeflerimizden biri; üyelerimizin yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak, ihracat yetkinliklerini geliştirmek ve küresel ticaret ekosistemine entegrasyonlarını güçlendirmektir. Bu doğrultuda, üyelerimizi e-ihracat konusunda doğru bilgi ve güvenilir iş ortaklarıyla buluşturmayı son derece önemsiyoruz. Alibaba.com Türkiye temsilcilerinden Tradefi ve Horoz Lojistik iş birliğiyle düzenlediğimiz bu toplantıda; e-ihracat ile yurtdışı pazarlara giriş yöntemleri, Alibaba.com’un sunduğu fırsatlar ve lojistik süreçlerin e-ihracattaki kritik rolü kapsamlı şekilde ele alındı. İnanıyorum ki bugün edineceğiniz bilgiler, firmalarımızın e-ihracat yolculuğunda somut adımlar atmasına ve uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde yer almasına önemli katkılar sağlayacaktır" dedi. Toplantıda, Horoz Lojistik Dış Ticaret Grup Müdürü Erdi Danışman, katılımcılara yönelik kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda, firmaların e-ihracat yoluyla yurt dışı pazarlara giriş yöntemleri, dijital ticaretin sunduğu fırsatlar ve Alibaba.com platformunun firmalara sağladığı avantajlar detaylı şekilde ele alındı. Erdi Danışman sunumunda; e-ihracatın özellikle KOBİ’ler için sunduğu düşük maliyetli ve hızlı büyüme imkanlarına dikkat çekerek, firmaların geleneksel ihracat modellerine kıyasla dijital platformlar üzerinden daha geniş pazarlara erişebildiğini ifade etti. Alibaba.com’un global alıcı ağı, güvenli ödeme altyapısı ve dijital pazarlama imkanlarının, firmaların uluslararası rekabet gücünü artırdığı vurgulandı. Ayrıca e-ihracat süreçlerinde lojistiğin önemine değinen Danışman, Horoz Lojistik’in sunduğu uluslararası taşımacılık, depolama ve dağıtım çözümleri hakkında katılımcılara bilgi verdi. Yurt dışı pazarlara açılmak isteyen firmalar için doğru lojistik planlamasının ihracat başarısında kritik rol oynadığı ifade edildi. Toplantı boyunca katılımcılar, e-ihracata başlama süreci, operasyonel aşamalar ve karşılaşılabilecek zorluklar hakkında bilgi edinme imkânı buldu. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde ise firmaların e-ihracata ilişkin merak ettikleri konular yanıtlandı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası, üyelerinin ihracat kapasitelerini artırmaya, dijital ticaret ve e-ihracat alanındaki gelişmeleri yakından takip etmelerine yönelik bilgilendirici toplantı ve etkinliklerini önümüzdeki dönemde de sürdürmeye devam edecek.
Bakan Işıkhan: "(TÜRK-İŞ ile görüşme) Komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler"
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:47 Bakan Işıkhan: "(TÜRK-İŞ ile görüşme) Komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ile olan görüşmesinin ardından "Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yinelediler" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücrete ilişkin görüş alışverişinde bulunmak üzere Türk-İş Genel Merkezi’ni ziyaret etti. Bakan Işıkhan, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, ikili birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler" Türk-İş’in Asgari Ücret Komisyonuna katılmama gerekçelerini tekrar yinelediğini ifade eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2026 yılı itibari olacak olan asker ücret sürecini başlattık. Bugün de saat 14.00’da ikinci toplantımızı gerçekleştireceğiz. Daha önce bakanlık olarak sosyal diyalog sürecini devam ettireceğimi söylemiştim. Bugün de sağ olsun Ergün Atalay’ı ziyaret ettik. Geçen hafta bize iletmiş oldukları komisyona katılmama gerekçelerini tekrar yenilediler. Herhangi bir değişiklik yok. Bu şekilde biz süreci devam ettireceğiz. Bundan sonraki aşamada da HAK-İŞ Başkanı’nı ziyaret edip sosyal diyalog sürecini işleteceğiz. Görüşlerini alacağım ve komisyona ileteceğim, sosyal diyalog sürecini iki önemli sendikamız var biliyorsunuz. Türk-İş başkanının yanındayım, yakın zamanda da HAK-İŞ’e gidip onların da görüşlerini, asker ücretiyle ilgili önerilerini almak durumundayım. Rakam belli değil zaten müzakerenin amacı bu" açıklamalarında bulundu. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda tüm konuların konuşulacağını belirten Bakan Işıkhan, "Hepsini komisyonda değerlendiriliyor. Tabii ki komisyon amacım bu zaten. Komisyona gelecek bu rakamlar işveren kesimi, kamu kesimi ve işçiden aldığım bu bilgileri komisyonda çalışma genel müdürümüze ileteceğim. Komisyonda bunları savunacak ve dediğim gibi her zaman işçilerimize, çalışanlarımıza enflasyona ezdirmeyecek aynı zamanda da işverenlerimizin gelişimlerini, girişimlerini engelleyemeyecek, ortak bir noktada anlaşacağımı verenizi ben belirtmek isterim" ifadelerinde bulundu. "Katılmama gerekçelerimiz biz geçen sunduk" Görüşme sonrası Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayacaklarını vurgulayan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, "Biz dediğimiz noktadayız. Burada komisyonu öyle olmuş, böyle olmuş, biz ona bakmadık hiçbir zaman. Burada veriler ortada, kira ortada, ulaşım ortada, eğitim ortada, gıda ortada. Bununla ilgili asgari ücretin kayıpları ortada. Bunları göz ardına almasınlar. Emeklin durumu ortada, işsizin durumu ortada. Bugün ne anlattıysam kendisine burada, hepsini bir de anlattım. Bakan Bey’de aynısını anlattı, talep verdiğimiz yok. Katılmama gerekçelerimiz biz geçen sunduk" diye konuştu.
KTO Başkanı Gülsoy: "Gelecek, teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacaktır"
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:35 KTO Başkanı Gülsoy: "Gelecek, teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacaktır" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, geleceğin teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacağını söyledi. KTO Başkanı Gülsoy, odanın ev sahipliğinde düzenlenen "İş’te Yapay Zeka" etkinliğinde konuştu. Başkan Gülsoy, "Artık çok net bir gerçekle karşı karşıyayız: Yapay zeka sadece sohbet eden bir teknoloji değildir. Satıştan müşteri hizmetlerine, üretim planlamasından yazılıma kadar iş dünyasının adeta "beyaz yakalı kasını" otomatikleştiren bir dönüşüm aracıdır. Ancak altını özellikle çizmek isterim ki; Yapay zeka insanı devreden çıkarmak için değil, insanla birlikte çalışmak için vardır. Gelecek; teknolojiyi en çok kullananların değil, teknolojiyi insani değerlerle en iyi harmanlayanların olacaktır. Unutmayalım: Yapay zeka cevapları verir; ama hangi sorunun sorulmaya değer olduğuna hâlâ biz insanlar karar veriyoruz. Bugün dünyanın her yerinde sorulan ortak bir soru var: "Yapay zeka işimi elimden alacak mı?" Bu soru, küresel ölçekte ciddi bir kaygı oluşturuyor. İşte tam da bu noktada şirket liderlerinin sahip olması gereken en kritik beceri teknik bilgi değil, psikolojik liderliktir. Çalışanların hata yapmaktan korkmadığı, kaygılarının doğru şekilde yönetildiği, öğrenmenin teşvik edildiği kurum kültürleri oluşturmak zorundayız. Bireysel düzlemde ise yapay zekânın henüz sahip olmadığı en büyük avantajımızı yani empati ve duygusal zekâmızı güçlendirmeliyiz. Çünkü gelecek; sadece bilenlerin değil, anlayanların dünyası olacaktır. Doğrusal olmayan, neden-sonuç ilişkilerinin koptuğu bir çağdayız. Küçücük bir virüsün tüm dünyayı durdurabildiği, ezber bozan senaryoların hayatın bir parçası haline geldiği bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda kritik olan şey; planlara körü körüne bağlı kalmak değil, doğru yöne odaklanabilmektir" diye konuştu. Gülsoy, "Yapay zeka size veriyi verir, kodu yazar; ama o kodun hangi stratejik düşüncede, hangi etik değerlerle kullanılacağına insan karar verir. Esneklik gösterebilen, düşünceyi doğru okuyabilen ve değişime hızlı uyum sağlayabilen zihinler rekabette öne çıkacaktır. Öte yandan, algoritmaların nasıl karar verdiğini tam olarak bilemediğimiz bir "kara kutu" dönemindeyiz. Bu nedenle veri okuryazarlığı kadar, insan sezgisi de her zamankinden daha kıymetlidir. Yapay zeka cevap üretir; insan ise doğru soruyu sorar. Bugün sıkça duyduğumuz "Prompt Mühendisliği" kavramı, aslında makineyle doğru iletişim kurabilme sanatıdır. Ve bu beceri, yeni çağın okuma-yazmasıdır. Şirketler için yol haritası artık çok nettir, hibrit zekâ. Yani yapay zekayı bir araç olarak değil, bir ekip arkadaşı olarak konumlandırmak. Başarı; insanı devreden çıkarmakta değil, insan, yapay zeka iş birliğini, yani artırılmış zeka yaklaşımını hayata geçirebilmekte yatmaktadır. Rutin, veri yoğun ve analitik işleri yapay zekaya devrederken; strateji, etik ve ilişki yönetimi gerektiren alanlarda insana yatırım yapmalıyız. Bu nedenle bugün; dijital dönüşümün ve sürdürülebilirliğin yanına, üçüncü ve belki de en kritik dönüşüm alanı olarak insanı ve kurum kültürünü koymak zorundayız. Yapay zekâ kadar, yapay zekâ ile omuz omuza çalışacak insanı da tasarlamak, şirketlerimizin temel gündem maddesi olmalıdır" şeklinde konuştu.
Akıncı: "Antepfıstığında depolama süreçleri yeniden düzenlendi"
18 Aralık 2025 Perşembe - 15:15 Akıncı: "Antepfıstığında depolama süreçleri yeniden düzenlendi" Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı, Antepfıstığı Lisanslı Depo Tebliği’nde yapılan değişikliklerin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini belirterek, düzenlemenin antepfıstığı piyasasında üretimden ticarete kadar tüm süreçleri daha güvenli, şeffaf ve sürdürülebilir hale getireceğini söyledi. Tebliğ kapsamında, mevzuata uygun şekilde tartımı yapılan, analizi ve sınıflandırması tamamlanan antepfıstıklarının lisanslı depolara kabul edileceğini kaydeden Akıncı, bu düzenlemenin lisanslı depoculuk sisteminin işleyişine önemli bir netlik kazandırdığını ifade etti. Akıncı, "Antepfıstığında tartım, analiz, sınıflandırma ve depolama süreçlerinin açık kurallarla tanımlanması hem ürün kalitesinin korunması hem de ticarette güven ortamının güçlenmesi açısından son derece önemli. Yapılan düzenleme ile sistem daha standart, daha izlenebilir ve daha sağlıklı bir yapıya kavuşuyor" dedi. Antepfıstığı Lisanslı Depo Tebliği’nin 9’uncu maddesinin başlığıyla birlikte yeniden düzenlendiğini hatırlatan Akıncı, söz konusu değişikliklerin depolama süreçlerine ilişkin net ve bağlayıcı kurallar getirdiğini vurguladı. Akıncı, düzenleme kapsamında tartım ve analiz işlemleri tamamlanıncaya kadar antepfıstıklarının, depolanmış ürünlerden ayrı bölümlerde muhafaza edilmesinin zorunlu hâle getirildiğini belirterek, bu alanların ürüne yabancı madde karışmasını, kirlenmeyi, rutubeti, koku ve hava etkilerini ile iç ve dış zararlıları önleyecek nitelikte fiziki şartlara sahip olması gerektiğini ifade etti. Bu uygulamanın hem ürün kalitesinin korunması hem de lisanslı depolarda standart bir depolama disiplininin sağlanması açısından önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Akıncı, düzenlemenin sahadaki uygulamaları da netleştirdiğini dile getirdi. Ürün senedi ve finansmana erişim güçleniyor Yapılan düzenlemenin Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemine de önemli katkılar sunduğunu belirten Akıncı, depolanan antepfıstıklarında ürün senedi uygulamasına ilişkin esasların da açık şekilde belirlendiğini söyledi. Akıncı, "Tebliğle birlikte, depolanan antepfıstığının her 100 kilogramı için ayrı bir ürün senedi düzenlenmesi esas alındı. Ancak mudinin talebi ve lisanslı depo işletmesinin kabulü hâlinde, 100 kilogramı aşan parti hâlindeki antepfıstıkları için blok ürün senedi düzenlenebilmesinin de önü açıldı. Bu durumda blok ürün senedi üzerinde parti antepfıstığının toplam ağırlığı yer alacak" diye konuştu. Bu uygulamanın özellikle ticari işlemlerde pratiklik sağladığını ve finansmana erişimi kolaylaştırdığını belirten Akıncı, standartları netleşmiş ve sınıflandırması tamamlanmış ürünlerin ürün senedi sistemine duyulan güveni artırdığını söyledi. Bu tebliğin üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşlar için daha sağlıklı bir piyasa yapısının oluşmasına katkı sağlayacağına inandıklarını aktaran Akıncı, düzenlemenin sektöre hayırlı olmasını temenni etti.
Türk Eximbank ile Asya Kalkınma Bankası arasında kredi sözleşmesi imzalandı
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:57 Türk Eximbank ile Asya Kalkınma Bankası arasında kredi sözleşmesi imzalandı Türk Eximbank ile Asya Kalkınma Bankası arasında 500 milyon euro tutarında 19 yıl vadeli kredi sözleşmesi imzalandı. Türk Eximbank, Asya-Pasifik bölgesinde kalkınmayı amaçlayan Türkiye’nin de üyeleri arasında bulunduğu Asya Kalkınma Bankası (ADB) ile 17 Aralık tarihinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın garantisi altında, 500 milyon euro tutarında ve 19 yıl vadeli bir kaynak sağlanması yönünde imzaladığı anlaşma ile çok taraflı kalkınma kuruluşları ile yapmış olduğu iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. ADB’nin Türkiye’deki en yüksek tutarlı işlemi olan söz konusu kaynağın ağırlıklı hedefi 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli olarak gerçekleşen deprem felaketinden etkilenen bölgedeki küçük ve orta büyüklükteki Türk ihracatçı firmaların uzun vadeli finansman ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bunun yanı sıra, kadınların işgücüne katılımının artırılması, Türk ihracatçılarının yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği yatırımların desteklenmesi gibi birçok alanda da finansman sağlanacaktır. Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney konu ile ilgili olarak, "İki kurum arasında gerçekleştirilen bu ilk anlaşma, kurumumuz için stratejik bir öneme sahiptir. Bankamızın öncelikli hedeflerden biri olan, deprem bölgesindeki ihracatçılarımızın yaşadığı finansman sıkıntılarını gidermek ve bölgesel ekonomik toparlanmayı desteklemek için Asya Kalkınma Bankası ile güç birliği yapmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın garantisi altında kurulan bu iş birliğimiz; sürdürülebilir, kapsayıcı ve yenilikçi projelerin hayata geçirilmesine önemli katkılar sağlayacaktır. Aynı zamanda ihracatçılarımızın yeşil dönüşüm yatırımlarına da destek vereceğimiz bu işlemle birlikte Bankamızın 2025 yılında ihracatçılarımızı desteklemek üzere yurtdışı piyasalardan sağladığı orta-uzun vadeli fon toplamı 3,9 milyar ABD dolarına ulaşmıştır" açıklamasında bulundu.
Yeşil enerji ile daha güçlü Samsun: GES ile 296 milyonluk tasarruf
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:57 Yeşil enerji ile daha güçlü Samsun: GES ile 296 milyonluk tasarruf Kamu eli ile orta gerilim seviyesinde sisteme bağlanmış Türkiye’nin en büyük güneş enerji santrali(GES) projelerinden biri olan Samsun GES, hizmete girdiği Mart 2024’ten bu yana 124 milyon 213 bin 277 kilovatsaat(kWh) elektrik üretti, 296 milyon 951 bin lira tasarruf sağladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "GES projesi hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım. Yeşil enerji de daha güçlü bir Samsun diyerek çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Yenilenebilir enerji yatırımlarını stratejik bir öncelik haline getiren Samsun Büyükşehir Belediyesi, güneş enerji santrali projeleriyle dikkat çekiyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yenilenebilir enerji yatırımlarındaki en güçlü projelerinden biri olan Samsun Güneş Enerji Santrali, hizmete girdiği Mart 2024’ten bu yana 124 milyon 213 bin 277 kWh elektrik üretti, 296 milyon 951 bin lira tasarruf sağladı. Büyükşehir Belediyesi’nin çevreci vizyonuyla hayata geçirilen Güneş Enerji Santrali (Samsun GES), performansıyla Türkiye’de örnek yenilenebilir enerji yatırımları arasında yerini aldı. Büyükşehir Belediyesi’nin kullandığı elektriğin yüzde 90’ı, Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü’nün ise kullandığı elektriğin yüzde 40’ı Samsun GES ile karşılanıyor. Büyükşehir Belediyesi, GES ile hem enerji maliyetlerini düşürürken hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir şehir bırakma hedefine katkıda bulundu. Samsun GES, hizmete girdiği 19 ayda 77 bin ton karbon salınımını azalttı, 146 bini aşkın ağacın kesilmesini önledi. "GES hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım" GES projesinin hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım olduğuna dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Samsun Güneş Enerji Santrali, hizmete girdiği Mart 2024’ten bu yana 124 milyon 213 bin 277 kWh elektrik üretti, 296 milyon 951 bin lira tasarruf sağladı. Bu rakamlar gösteriyor ki Samsun, güneş enerjisini doğru ve verimli kullanma noktasında Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri. Biz Büyükşehir Belediyesi olarak çevreye duyarlı bir kalkınma modeli, sürdürülebilir bir şehir vizyonu ve enerjide bağımsız bir Samsun hedefi ile çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarının öneminin farkında olan bir anlayışla enerjide dışa bağımlılığı azaltan, belediye bütçesini güçlendiren ve çevreye nefes aldıran her projeye büyük önem veriyoruz. GES projesi de hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemli bir kazanım. Yeşil enerji de daha güçlü bir Samsun diyerek çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
MTSO 140. yılını kutladı
18 Aralık 2025 Perşembe - 14:51 MTSO 140. yılını kutladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), kuruluşunun 140’ıncı yıl dönümünü Cumhuriyet Meydanında Atatürk Anıtına çelenk sunma töreniyle kutladı. Kutlamalara MTSO Meclis üyeleri, komite üyeleri, yönetim kurulu üyeleri ve oda personeli katıldı. Törende, şehitler anısına saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Meclis Başkanı Hamit İzol tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunuldu. Açılış konuşmalarının ardından aile fotoğrafı çekildi. Kutlamalar, MTSO hizmet binasında düzenlenen kokteyl ve 140. yıl pastasının kesilmesiyle devam etti. "Bu büyük tarihe birlikte not düşmekten gurur duyuyorum" Törenin açılışında konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, yalnızca Mersin’in değil, Türkiye’nin de önemli ve saygın kurumlarından biri olan MTSO’nun büyük bir tarihin parçası olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. "Bu büyük tarihe birlikte not düşmekten, sizlerle birlikte değer katmaktan, emek vermekten gurur duyuyorum" diyen Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü: "MTSO bugün hem Mersin’in hem bölgemizin hem de Türkiye’nin kalkınmasına en büyük katkıları sunan bir kuruma dönüşmüştür. Mersin iş dünyası olarak üretmeye, iş ve aş vermeye, kentimiz ve ülkemizin zenginliği olmaya devam edeceğiz. Geçmişten bugüne kadar bu büyük tarihe değer katan, emek veren, gönüllü şekilde Mersin ve ülke sevgisiyle odamızı ve kentimizi yücelten herkese şükranlarımı sunuyorum." "Odamızın birlik ve beraberliği şehre yansımaktadır" MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol ise Mersin’in yaşanabilir ve güzel bir kent olduğunu belirterek, kentin en büyük dinamiklerinin Mersin Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında buluştuğunu söyledi. "Odamızın birlik, beraberlik ve kardeşliği şehre yansımaktadır" diyen İzol, bu gücün merkezi hükümet ve yerel yönetimlerle kurulan güçlü diyaloglarla daha da ileri taşındığını ifade etti. Birlikteliğin devam etmesinin şehrin ticaretinden sanayisine, kültür-sanattan eğitime kadar her alanda daha fazla hissedileceğini vurgulayan İzol, MTSO’nun 140’ıncı yılını kutladı.