EKONOMİ
Akbank ’Kadın KOBİ Paketi’ yenilendi 07 Mart 2026 Cumartesi - 14:06:45 Uluslararası finans kuruluşlarıyla sağlanan kaynaklar ve teminat destekli kredi modelleri ve ücretsiz gelişim programlarıyla Akbank, kadınların ekonomideki rolünün güçlenmesini destekliyor. Akbank, girişimci ve işletme sahibi kadınlara yönelik çok yönlü finansman çözümleri ve danışmanlık programlarıyla öne çıkıyor. Esnek ödeme planlı, uygun faizli kredilerden teminat destekli finansmana, ihracat kredilerinden mentörlük programlarına kadar uzanan geniş çözüm yelpazesiyle banka, kadınların liderliğindeki işletmelerin sürdürülebilir büyümesini desteklemeyi ve kadınların bilgiye, ağlara ve fırsatlara erişimini kolaylaştırmayı sürdürüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, 2022 yılından beri Kadın KOBİ’lerin hizmetine sunduğu ’Kadın KOBİ Paketi’ni güncelleyen Akbank, yenilenen paket kapsamında; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC) ve Asya Kalkınma Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle, finansmana erişimi uluslararası fon kaynakları ve kefalet mekanizmalarıyla güçlendirdi. Yüzde 1’den başlayan oranlarla teminat mektubu, 5’ten fazla çalışanı olan KOBİ’lere özel maaş promosyon teklifi gibi diğer bankacılık ürünleri ve AgeSA ve Aksigorta aracılığıyla sigorta ve sağlık avantajları ile hibe ve teşvik danışmanlığı gibi bankacılık dışı imkanlar sunuyor. Mentörlük ve eğitim alanındaki desteklerine ise kısa bir süre önce Asya Kalkınma Bankası’ndan sağlanan finansman ve Mastercard Impact Fund’ın desteği ile inkübasyon hizmetini de ekledi. Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, kadın bankacılığına yönelik kapsamlı çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "İş dünyasında kadın girişimcilerin önündeki en büyük engellerden biri, finansmana erişimde yaşanan teminat sorunuydu. Uluslararası iş birliklerimiz, yenilikçi finansman modellerimizle kadın girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, son 2 yıllık dönemde sektörün neredeyse üç katı kadar büyüme sağladık. 2022’den bu yana kredi bakiyemizi dokuz kat artırmamız, müşteri tabanımızı iki katına çıkarmamız ise girişimci ve işletme sahibi kadınların ekonomide ve iş dünyasında eşit temsili için verdiğimiz stratejik taahhüdümüzün sonucu. Ancak kadın liderlerimize olan sorumluluğumuzu finansmanla sınırlamıyoruz. Mentörlük, eğitim ve inkübasyon programlarımız ve güçlü iş birliği fırsatlarıyla kadın liderleri bilgiye, ağlara ve fırsatlara erişimde de destekliyoruz. Böylece her yıl binlerce kadın girişimcinin işini büyütmesine, istihdama katkı sağlamasına ve ekonominin gelişimine öncülük etmesine katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. Hedefimiz, kadınların ekonomiye katılımını destekleyerek ülkemizin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümesine katkı sunmaya devam etmek." Sektör ortalamasının üzerinde büyüme performansı Yapılan açıklamaya göre, 2022’den bu yana Akbank’ın kadın KOBİ müşteri tabanı iki katın üzerine çıkarken, kredi bakiyesi dokuz kat büyüdü. Türkiye Bankalar Birliği’nin yayımladığı girişimci kadınlara yönelik kredi büyümesine ilişkin rapora göre, banka 2023 yılından bu yana sektörün 3 katı hızda büyüdü. Banka bu güçlü büyüme performansını yeni uluslararası iş birlikleriyle daha da ileri taşımayı hedefliyor. 2025 yılı sonunda IFC’ye ihraç edilen 100 milyon dolarlık tahvil, Euroclear’ın teyidine göre, dünyanın ilk Cinsiyet Eşitliği Dijital Tahvili olma özelliğini taşıyor. Dağınık Defter Teknolojisi (DLT) ile ihraç edilen bu yenilikçi finansman aracı, kadın liderliğindeki KOBİ’lerin finansman ihtiyaçları ve kadınlara yönelik konut kredileri için kullanılacak. EBRD ile imzalanan 130 milyon dolarlık anlaşma ise üç farklı program çerçevesinde yapılandırıldı. TurWiB kapsamında kadın KOBİ’lere 70 milyon dolar, TurYiB kapsamında genç girişimcilere 50 milyon dolar ve DTFF kapsamında işletmelerin dijital dönüşümüne 10 milyon dolar kaynak sağlanacak. Asya Kalkınma Bankası’nın Türkiye’de özel sektör için ilk onayı olan 100 milyon ABD doları tutarındaki kaynak ise kadın girişimciler ve depremden etkilenen firmalar başta olmak üzere KOBİ’lere kullandırılacak. Teminat engelini aşan yenilikçi model Banka, kadın liderlerin karşılaştığı en büyük engellerden biri olan teminat sorununa kalıcı çözümler geliştirdi. EBRD ve KGF iş birliğiyle hayata geçirilen Kadın İşletmelerine Finansman ve Danışmanlık Desteği Programı kapsamında yüzde 80 KGF teminat destekli kredi modeliyle 100 milyon dolar finansman sağlandı. İhracatı Geliştirme A.Ş. iş birliğiyle geliştirilen İGE - Akbank İhracatta Kadını Destekleme Paketi ise yüzde 80 kefalet desteğiyle 30 milyon TL’ye kadar kredi imkânı sunuyor. Finansmanın ötesinde kapsamlı destek ekosistemi Açıklamaya göre, bankanın kadınların ekonomide güçlenmesi için sağladığı destek yalnızca finansal çözümlerle sınırlı değil. Akbank Dönüşüm Akademisi kapsamında girişimci kadınlara özel eğitimler, seminerler ve networking programları düzenleniyor. 2024 yılında Sakarya’da başlatılan ve 2025’te, İzmir ve Bursa’da gerçekleştirilen Girişimci Kadın Programı ile kadınların işlerini büyütmeleri ve yetkinliklerini geliştirmeleri desteklendi. Altı ay süren program kadın liderliğindeki işletmelerin büyümeleri ve yurt dışına açılmalarında etkin rol oynuyor. Program 2026’da 4 farklı ilde devam edecek. TurkishWIN iş birliğiyle hayata geçirilen Binyaprak Kadın Girişimci Mentörlük Programı kapsamında ise 50 girişimci kadın, 50 mentör ile bire bir ücretsiz mentörlük alıyor. Bu programlarla Akbank, kadın liderlerin uzun vadeli çözüm ortağı oluyor. YenidenBiz iş birliğiyle başlatılan ve kadın girişimcilerin potansiyellerini keşfetmelerini sağlamak üzere tasarlanan Global Standartlarda "Kadın Girişimci Okulu" programı, üst düzey kadın girişimci programının mimarisini oluşturuyor. 50 katılımcı kapasiteli program 2026 yılı boyunca devam edecek. Sürdürülebilir kalkınma için ölçülebilir hedefler Banka, 2019 yılında Birleşmiş Milletler Çevre Programı Finans Girişimi (UNEP FI) ile geliştirilen Finansal Sağlık ve Kapsayıcılık Taahhüdü’nün kurucu imzacılarından biri olarak, 2025 yılına kadar ulaştığı kadın KOBİ müşteri sayısını her yıl yüzde 10 artırma hedefi koymuştu ve bu hedefi gerçekleştirdi. Akbank bu kapsamda taahhüdünü 2030 yılına kadar uzattı. Bankanın yeni dönem hedefi ise kadın KOBİ’lerin finansmana erişimini güçlendiren hizmetlerin sürdürülmesi ve en az bir yeni finansal ürüne erişim sağlayan Kadın KOBİ müşteri sayısının her yıl yüzde 10 artırılması olarak belirlendi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:24 Başkan Köksal Aras’tan Bayır’a yol, su ve kanalizasyon müjdesi Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Bayır Mahallesi’nde düzenlenen halk buluşmasında mahallenin uzun yıllardır beklediği yol, içme suyu ve kanalizasyon sorunlarının çözüme kavuşacağını müjdeledi. Başkan Köksal Aras, Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) ile yapılan koordineli çalışma ile mahallede kapsamlı bir altyapı ve yol çalışmasının başlayacağını belirtti. "Bayır güçlenirse Menteşe güçlenir" Göreve geldikten sonra Bayır Mahallesi’nde önemli hizmetleri hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Köksal Aras, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını desteklemek amacıyla Bayır Kadın Yaşam Merkezi’ni, ailelerin çocuklarını güvenle bırakabilecekleri bir alan oluşturmak için de Bayır Özel Güneş Gündüz Bakımevi’ni hizmete açtıklarını söyledi. Bayır’da önce güçlü bir altyapı, ardından güçlü bir üstyapı hedeflediklerini vurgulayan Köksal Aras, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bayır, Menteşe’mizin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden biri. Bayır güçlenirse Menteşe güçlenir, Muğla güçlenir. Bayır kazanırsa Menteşe kazanır. Bunun bilincindeyiz. Sonsuz imkânlarımız yok ama hiçbir bahane üretmeden hizmet etmeye devam edeceğiz. Bize yakışan; gerçekçi kararlar almak ve güçlü bir altyapıyla Bayır’ı ayağa kaldırmaktır." Kanalizasyon çalışmasının büyük ve kapsamlı bir yatırım olduğunu hatırlatan Başkan Köksal Aras, Menteşe’nin birçok noktasında altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade ederek şunları söyledi: "Biraz sabredeceğiz. Önce sağlam altyapıyı tamamlayacağız. Ardından yollarımızı pırıl pırıl yapacağız. Böylece uzun yıllar boyunca yeniden kazı yapılmasına gerek kalmayacak. Kanalizasyon çalışmasının 2027 yılının sonunda tamamlanması planlanıyor. Ancak biz yol çalışmalarında bu sürenin bitmesini beklemeyeceğiz. Büyükşehir Belediyemiz etap etap sokak ve caddelerde altyapıyı tamamladıkça, biz de üstyapı düzenlemelerine başlayacağız." Düğün salonu için bakanlıktan cevap bekleniyor Başkan Köksal Aras, Bayır Mahallesi’nde kullanılan düğün alanının gürültü ve çevresel rahatsızlık nedeniyle düğün yapılması için uygun görülmediğini belirterek yeni bir alan için girişimlerde bulunduklarını belirtti. Başkan Köksal Aras, "Bayır Mesire Alanı’nın düğün salonu olarak kullanılabilmesi için Milli Emlak’a tahsis talebinde bulunduk. Yazımız şu anda Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün önünde. Bayır’ın yararına olacak her konu için her kapıyı çalarım. Bu süreçte meclisimizdeki diğer parti grupları da destek verdi. Zaten meclisimizde kararlar çoğu zaman uyum içinde ve oy birliğiyle alınıyor. Bu konuyu da birlikte çözeceğiz." dedi. Bayır’ın sahip olduğu potansiyelin kendileri için çok kıymetli olduğunu vurgulayan Köksal Aras, mahalle muhtarıyla güçlü bir iletişim içinde çalıştıklarını, göreve geldiklerinden bu yana muhtardan gelen 116 talebin 111’ni yerine getirdiklerini sözlerine ekledi. Köksal Aras, Necmi Yener’i unutmadı Başkan Köksal Aras konuşmasında, Bayır’ın gelişimine önemli katkılar sunan Necmi Yener’i de anarak, onun Bayır’ın planlı gelişiminde büyük emeği olduğunu vurguladı. "Necmi Yener adeta bir şehir plancısı gibi Bayır’ı inşa etti. Kendisine emekleri için minnet borçluyuz." dedi. MUSKİ’den altyapı çalışmaları hakkında bilgilendirme Halk buluşmasına katılan MUSKİ Genel Müdür Yardımcısı Nuri Kali, Muğla genelinde kapsamlı altyapı yatırımları yürüttüklerini belirterek şunları söyledi: "Bayır Mahallesi için 1. etap hazırlıklarımızı tamamladık. Bölgede yaklaşık 53 kilometrelik kanalizasyon hattı projesi hazır. Ayrıca 7 bin 500 metrelik içme suyu hattı projesini de hazırladık ve bu çalışmayı da programa dâhil ettik. Altyapı çalışmaları doğası gereği kazı gerektirir; kazmadan yapmak mümkün değil. Bu süreçte Bayır’ın tamamının kanalizasyon ve içme suyu altyapısını yenilemiş olacağız"
Balıkesir’den 85 milyon 501 bin dolarlık ihracat yapıldı
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:37 Balıkesir’den 85 milyon 501 bin dolarlık ihracat yapıldı Balıkesir’de Ocak ayında 85 milyon 501 bin dolarlık ihracat yapılırken, ithalat ise azalarak 50 milyon 372 bin dolar olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayı dış ticaret istatistiklerini açıkladı. Türkiye’de ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 4 azalarak, 20 milyar 315 milyon olurken, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon olarak gerçekleşti. Dış Ticaret İstatistikleri, Ocak 2026 Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 4,0 azaldı, ithalat yüzde 0,1 arttı Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2026 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aylara göre dış ticaret, Ocak 2026 Ocak ayında enerji ürünleri ve altın hariç ihracat yüzde 2,0 azaldı, ithalat yüzde 5,3 arttı Enerji ürünleri ve nakti olmayan altın hariç ihracat, 2026 Ocak ayında yüzde 2,0 azalarak 19 milyar 492 milyon dolardan, 19 milyar 107 milyon dolara geriledi. Ocak ayında enerji ürünleri ve nakti olmayan altın hariç ithalat yüzde 5,3 artarak 20 milyar 814 milyon dolardan, 21 milyar 907 milyon dolara yükseldi. Enerji ürünleri ve nakti olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ocak ayında 2 milyar 800 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 1,8 artarak 41 milyar 14 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 87,2 olduğu açıklandı.
MESOB Başkanı Şevket Keskin’den çağrı: "KOSGEB kredileri ertelenmeli"
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:34 MESOB Başkanı Şevket Keskin’den çağrı: "KOSGEB kredileri ertelenmeli" Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Yönetim Kurulu Üyesi, Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinden etkilenen Malatya, Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş’a pozitif ayrımcılık yapılarak, dört ildeki esnafın ekonomik olarak tükenme noktasına geldiğini belirtti. KOSGEB kredilerinin geri ödeme sürecinin bölge gerçekleriyle bağdaşmadığını vurgulayan Keskin, kredilerin ya tamamen alınmaması ya da en az bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesinin hayati bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş’ta çarşı merkezlerinin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Keskin, esnafın konteynerlerde hayatta kalma mücadelesi verdiğini kaydetti. "Konteynerde çalışan esnafın geri ödeme gücü yoktur" Başkan Şevket Keskin, deprem bölgesindeki esnafın içinde bulunduğu finansal çıkmazı şu sözlerle dile getirdi: "6 Şubat depremlerinden en ağır etkilenen iller olan Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş, aradan geçen zamana rağmen ekonomik ve sosyal toparlanmayı tam olarak sağlayamamıştır. Bu illerde iş yerleri yıkılan veya ağır/orta hasar alan esnaflar; barınma, altyapı, müşteri kaybı, pazar daralması ve finansal kırılganlık gibi sorunlarla mücadele etmektedir. Binlerce esnaf halen konteyner çarşılarda faaliyet göstermektedir. Geçici dükkânlar müşteri trafiğini azaltmakta, esnafın kazancı düzensiz ilerlemektedir. Geliri düşen, gideri katlanan esnafın kredi taksidi ödemesi ekonomik olarak sürdürülebilir değildir. Konteynerde çalışan esnafın kredi ödeme gücü şartlar bakımından oluşmamıştır." "Merkez çarşılar bitmeden destek amacına ulaşmaz" Bölgedeki altyapı ve ticaret alanlarının yetersizliğine vurgu yapan MESOB Başkanı Şevket Keskin, ekonomik daralmanın boyutlarına değinerek, "Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş’ın merkez çarşıları hâlâ tam olarak bitirilemedi. Nüfus kaybı ve tüketim azalması nedeniyle dört ilde pazar hacmi küçülmüştür. Müşteri potansiyeli düşen esnafa kredi borcu yüklemek, ekonomik canlılığı daha da azaltır. Krediler bir ’destek mekanizması’ olarak tasarlanmıştı. Ancak altyapı, çarşı, konut ve ticaret alanlarının tamamı bitmediği için destek amacına erişmedi. Bu şartlarda geri ödeme istemek, deprem yaralarını sarmak yerine bölgeyi daha da kırılgan hale getirir. Bir yıllık faizsiz erteleme kamuya sınırlı mali yük getirir; buna karşılık dört ilin ekonomik toparlanma hızı artar, iflaslar azalır" ifadelerini kullandı. Kredi ertelemesinin bölgesel direncini koruyacağını belirten Keskin, taleplerinin insani bir boyutu olduğunu hatırlatarak, "Bu, sosyal ve ekonomik açıdan kamu yararı en yüksek çözüm yoludur. 6 Şubat deprem bölgesinde esnaf hala kalıcı iş yerlerine, kalıcı ticari düzene, istikrarlı müşteri akışına ve düzenli gelire ulaşamamıştır. Bu nedenle, KOSGEB kredilerinin geri alınmaması ya da en az 1 yıl faizsiz ertelenmesi ekonomik, sosyal ve insani bir zorunluluktur. Bu adım hem bölge ekonomisini korur hem de esnafın ayakta kalmasını sağlayarak şehirlerin yeniden canlanmasına katkı verir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan bu konuda destek ve müjde bekliyoruz" diyerek, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.
Manisa TSO’dan sürdürülebilir üretim çağrısı
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:11 Manisa TSO’dan sürdürülebilir üretim çağrısı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, iklim değişikliğinin tarım ve üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek verimli, dijital ve ölçek ekonomisine dayalı yeni bir üretim modeline geçilmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, sürdürülebilir büyüme için üretici ve yatırımcının desteklenmesinin şart olduğunu ifade etti. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (Manisa TSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ümit Türek başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, iklim değişikliğinden küresel ticarete, finansmana erişimden yatırım ortamına kadar birçok başlıkta önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantının açılışında Ramazan ayının birlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirten Başkan Mehmet Yılmaz, Ramazan’ın ülkeye ve tüm İslam Alemine huzur ve bereket getirmesi temennisinde bulundu. İklim değişikliği ve tarım vurgusu Konuşmasında iklim değişikliğinin etkilerine geniş yer ayıran Yılmaz, bu yıl yağışların yoğun yaşandığını ancak ani ve aşırı yağışların sel ve su baskınlarına neden olarak çiftçi ve esnafı olumsuz etkilediğini ifade etti. Tarım kenti olan Manisa için su ve toprak yönetiminin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Yılmaz, değişen iklim şartlarına uygun tarım politikalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Verimsiz üretim modellerinin, küçük ve parçalı tarım arazilerinin ve rasyonel olmayan su kullanımının sürdürülebilir olmadığını belirten Yılmaz, ölçek ekonomisine dayalı, dijital çözümleri içeren ve dünya örneklerini dikkate alan yeni bir üretim anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydetti. Küresel gelişmeler ve ticaret Başkan Yılmaz, küresel siyasi risklerin piyasalar üzerindeki etkilerine de değindi. Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve ABD merkezli ekonomik kararların küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açtığını belirten Yılmaz, uluslararası kuruluşların 2026 ve 2027 yılları için dünya ekonomisinde yaklaşık yüzde 3 büyüme beklediğini, Türkiye için ise bu oranın yüzde 4 civarında öngörüldüğünü aktardı. Avrupa Birliği ile Hindistan arasında gündeme gelen ticaret anlaşmasının Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, özellikle kimyasallar, plastik, kauçuk ve tekstil sektörlerinde rekabet şartlarının değişebileceğine işaret etti. Faiz ve finansmana erişim mesajı Konuşmasının sonunda ekonomik istikrarın güçlendirilmesi, enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi ve üretim ile yatırım ortamının desteklenmesinin önemine değinen Yılmaz, üretim yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Yüksek finansman maliyetlerinin yatırım ortamını zorladığını ifade eden Yılmaz, iş yapan ve üreten kesimin desteklenmesinin ekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Toplantı, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Haliliye’ye 2 milyar liralık yatırım
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:08 Haliliye’ye 2 milyar liralık yatırım Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde bugüne kadar gerçekleştirdiği 2 milyar 168 milyon TL’lik yatırımla enerji altyapısını baştan sona yeniledi. Modern şebeke çalışmalarıyla muhtemel kesinti sürülerini en aza indirilirken, enerji verimliliğinde önemli bir artış sağlandı. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde olduğu gibi Şanlıurfa’nın Haliliye ilçesinde de sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarına devam ediyor. Şirket, son 13 yılda Haliliye ilçesine toplam 2 milyar 168 milyon TL tutarında yatırım gerçekleştirerek bölgenin enerji altyapısını baştan sona dönüştürdü. Merkezden kırsala kesintisiz enerji arzını amaçlayan yatırımlar sayesinde hem müşteri memnuniyeti arttı hem de enerji performansında gözle görülür iyileşmeler yaşandı. Bölge, mahalle ölçeğinde de güçlendirildi Dicle Elektrik’in Haliliye’de hayata geçirdiği altyapı yatırımları, arıza ve kesinti ihtimalini önemli ölçüde azaltırken, enerji verimliliğini üst seviyeye taşıdı. Şirketin sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda dijitalleşmeyi odağına alan çalışmalar; bakım, onarım ve yeni enerji nakil hatlarıyla desteklendi. Sırrın Mahallesi’ne 467 milyon TL, İmam Bakır Mahallesi’ne 160 milyon TL, Kısas ve Konuklu mahallelerine toplamda 150 milyon TL, Karşıyaka Mahallesi’ne 100 milyon TL ve Bağlarbaşı, Süleymaniye ile Yavuz Sultan Selim mahallelerine 100 milyon TL değerinde yatırım yapılarak, mahalle ölçeğinde de bölge güçlendirildi. Yatırımlar geleceğin enerji ihtiyaçlarını da karşılayacak Yapılan çalışmalarla Haliliye’de merkez mahallelerden kırsala kadar geniş bir alanda enerji altyapısı modernize edildi. Yeni trafo merkezleri, yer altı şebekeleri ve aydınlatma projeleriyle birlikte ilçede hissedilir düzeyde enerji kalitesi artışı sağlandı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Dicle Elektrik Şanlıurfa İl Müdürü Naci Obut, "Haliliye’de yaptığımız yatırımlar sadece bugünü değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da karşılamaya yönelik. Dijitalleşme sayesinde arıza tespiti, bakım ve onarım süreçlerini daha hızlı yürütüyoruz. Özellikle kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlarımızın kesintisiz enerjiye erişimini önceliğimiz olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı
26 Şubat 2026 Perşembe - 12:08 Rönesans Gayrimenkul Yatırım düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırdı Türkiye’nin önde gelen ticari gayrimenkul yatırımcılarından Rönesans Gayrimenkul Yatırım, yüksek doluluk oranları, enflasyonun üzerinde gerçekleşen kiracı ciro artışı ve disiplinli finansal yapısıyla düzeltilmiş net operasyonel gelirlerini yüzde 37 artırarak, 2025 yılını 212 milyon euro ile kapattı. Şirketin 2025 yılında hisselerinin tamamını satın aldığı İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet bilançoya 22,4 milyon euroluk ek operasyonel gelir sağladı. Rönesans Holding’in ticari gayrimenkul geliştirme ve yatırım şirketi Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş. (RGY), İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Şanlıurfa, Samsun ve Kahramanmaraş’ta bulunan 12 alışveriş merkezi ve 4 ofis binasıyla Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul yatırım gruplarından biri olmayı sürdürüyor. Yüksek doluluk oranı, güçlü kiracı karması, enflasyona karşı korumalı gelir yapısı, düşük borçluluk seviyesi ve sürdürülebilir büyüme stratejisi ile uzun vadeli paydaş değeri oluşturma kapasitesini devam ettiren RGY, kaliteli portföy yapısı, operasyonel disiplin ve finansal gücüyle Türkiye’de perakende gayrimenkul sektöründeki konumunu koruyor. Serbest nakit akışı oluşturma kapasitemiz 150 milyon euro RGY Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, şirketin güçlü nakit üretim kapasitesinin uzun vadeli stratejisinin temelini oluşturduğunu belirterek, "Yıllık 150 milyon euronun üzerindeki serbest nakit akışımız, portföyümüzün gücünü ve sürdürülebilir gelir oluşturma kapasitesini ortaya koyuyor. Bu sayede büyümemizi finanse edebiliyor, hissedarlarımıza düzenli temettü sunabiliyor ve sağlam bilanço yapımızı koruyabiliyoruz" dedi. Son yıllarda pandemi, önemli düzenleyici değişiklikler, depremler ve dalgalı ekonomik koşullara rağmen RGY’nin operasyonel gücünü ve finansal sağlamlığını koruduğunu vurgulayan Kayaalp, bu dayanıklılığın dikkatli yönetim anlayışı, yüksek kaliteli varlık portföyü ve disiplinli risk yaklaşımının sonucu olduğunu ifade etti. Alışveriş merkezlerinde 28 binden fazla kişiye istihdam ekosistemi oluşturulduğunu ve her yıl milyonlarca ziyaretçiye ev sahipliği yapıldığını belirten Kayaalp, şirketin 2030 yılına kadar portföyünün tamamında yenilenebilir elektrik kullanmayı hedeflediklerini, 2026 yılını ise "Su Yılı" ilan ederek su verimliliği çalışmalarını hızlandırdıklarını söyledi. ’’Kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapısı reel gelir artışını destekliyor’’ Rönesans Gayrimenkul Yatırım Genel Müdürü Yağmur Yaşar ise, uzun vadeli paydaş değeri üretim stratejilerinin reel kazanç büyümesi, düzenli ve artan nakit akışı ve operasyonel mükemmeliyet üzerine kurulu olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Tüketici fiyat endeksine ve kiracı cirolarına endeksli dinamik kira yapımız, reel gelir artışımızı destekliyor. Güçlü kiracı ilişkilerimiz ve yüksek doluluk oranımız, düzenli ve öngörülebilir nakit akışımızın temelini oluşturuyor. Türkiye’de yeni ve büyük ölçekli alışveriş merkezi arzının sınırlı olması da mevcut varlıkların değerini artırırken, performanslarını da yükseltiyor. Bu da hem finansal hem kiracı portföyü hem de ziyaretçi sayısı olarak bize olumlu yansıyor." 2025 yılı itibariyle temettü dağıtımına başladıklarını hatırlatan Yağmur Yaşar, sürdürülebilir nakit üretimi doğrultusunda ilerleyen dönemlerde temettü tutarının kademeli olarak artırılmasını hedeflediklerini söyledi. Şirketin 2025 yılında brüt aktif değerinin 3,6 milyar euroya ulaştığını, net aktif değerinin ise 3,1 milyar euro olduğunu anlatan Yaşar, "2025 yılında net borç/FAVÖK oranımız 2,5 seviyesine geriledi. Faiz karşılama oranımız ise 6,4 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize kredi işlemlerinde sürdürülebilir bir iyileşme olduğunu net olarak gösteriyor" diye konuştu. Portföyümüzün kalitesi sürekli artıyor Büyüme stratejilerinin seçici, disiplinli ve değer artırıcı yatırımlara dayandığına dikkat çeken Yaşar, "Nitelikli satın almalar ve geliştirme projeleriyle portföyün kalitesi sürekli olarak artırılıyor. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz İzmir Optimum ve Ankara Optimum Outlet alışveriş merkezlerinin tamamının satın alınması, portföyün gelir tabanını daha da sağlamlaştırdı. Bu varlıklar, güçlü ziyaretçi trafiği, yüksek doluluk oranı ve istikrarlı kiracı yapısı sayesinde portföyümüze anında katkı sağladı. Bu arada inşaatı devam eden Maltepe Park konutlarının yüzde 18’i satıldı. Proje kapsamında 32 bin metrekare kiralanabilir alana sahip A+ ofisler de yer alacak. Antalya Konyaaltı ve İstanbul Ümraniye’de bulunan arsalarımız da uygun piyasa koşullarında geliştirilmeye hazır durumda" dedi. 114 milyon ziyaretçi ağırladık Yağmur Yaşar, şirketin 2025 yılında 114 milyon ziyaretçiyi ağırladığını ve doluluk oranının ise yüzde 99,2 olarak gerçekleştiğini belirterek, şunları söyledi: "Güçlü ve dayanıklı ziyaretçi trafiğine sahibiz. Bu sayede 2024-2025 döneminde pazar ortalamasının üzerinde bir performans sergiledik ve ziyaretçi sayısındaki değişimde pazarı ortalama yüzde 4 oranında geride bıraktık. Güçlü ve dengeli kiracı yapımız, enflasyonun üzerinde sürdürülebilir ciro artışını destekledi ve 2025 yılında kiracı cirolarımız da yıllık ortalama yüzde 38,2 oranında arttı. Yani yüzde 35 seviyesindeki tüketici fiyat endeksinin ve yüzde 30 civarındaki sektör ortalamasının üzerinde bir artış oldu." 2026 yılında da operasyonel performansın korunacağının ve sürdürülebilir büyümenin devam edeceğinin altını çizen Yaşar, "Enflasyona endeksli kira yapısı ve ciro bazlı kira modeli sayesinde gelir artışının devam etmesini öngörüyoruz. Şirketimiz, güçlü bilançosu ve disiplinli finansal yaklaşımı sayesinde hem ekonomik dalgalanmalara karşı dayanıklı kalmayı hem de fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor" diye konuştu.
Sivas SOSAD’tan Kayseri MÜSİAD’a "Bölgesel dayanışma tek taraflı olmaz" mesajı
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:44 Sivas SOSAD’tan Kayseri MÜSİAD’a "Bölgesel dayanışma tek taraflı olmaz" mesajı Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD) Başkanı İsmail Timuçin, MÜSİAD Kayseri Şubesi Başkanı Serhat Akmermer’in Kayseri’nin TR72 Bölgesi içinde Sivas ve Yozgat ile birlikte değerlendirilmesine yönelik eleştirisiyle ilgili yaptığı açıklamada zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını belirtip, "Bölgesel birliktelik sadece avantaj dönemlerinde değil, sorumluluk dönemlerinde de sürdürülmelidir" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Kayseri Şubesi Başkanı Serhat Akmermer, Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları (SEGE) kapsamında Kayseri’nin TR72 Bölgesi içinde Sivas ve Yozgat ile birlikte değerlendirilmesini eleştirmişti. Sivas OSB Sanayicileri Derneği (SOSAD) Başkanı İsmail Timuçin, Akmermer’in eleştirilerini değerlendirip, aynı masaya oturup zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını söyledi. Timuçin yaptığı açıklamada, "Akmermer’in açıklamaları Sivas kamuoyunda dikkatle takip edildi. Kayseri’nin mevcut bölgesel sınıflandırmadan çıkarılarak kendi dinamiklerine uygun ayrı bir kalkınma planı oluşturması gerektiği yönündeki çağrılar, Sivas açısından ‘ortaklık mı, ayrışma mı? sorusunu yeniden gündeme taşıdı" dedi. "Aynı masada oturup zor zamanda ayrılmak doğru değil" Timuçin, zor zamanda ayrılmanın doğru olmadığını belirtip, "Sivaslı sanayici ve iş dünyası temsilcileri, bölgesel kalkınmanın dayanışma ruhuyla anlam kazandığını vurgularken, Kayseri’nin ekonomik göstergeleri güçlendiğinde ortak bölgesel çerçeveden ayrılma talebini doğru bulmadıklarını ifade ediyor. TR72 modeli; yatırım teşvikleri, bölgesel destekler ve kalkınma projelerinde üç ili aynı potada buluşturarak özellikle görece daha dezavantajlı illerin elini güçlendiren bir yapı sunuyor. Sivas cephesinde dile getirilen görüş ise nettir. Bölgesel birliktelik sadece avantaj dönemlerinde değil, sorumluluk dönemlerinde de sürdürülmelidir" şeklinde konuştu. Kayseri lobisi ve Faz 1 tartışması Timuçin, "Hatırlanacağı üzere, endüstriyel bölgelerin açıklanması sürecinde Kayseri’nin güçlü lobi faaliyetleri sonucu Faz 1 kapsamına girerek Sivas’tan ayrıştığı yönünde eleştiriler kamuoyuna yansımıştı. O dönemde Sivas iş dünyasında oluşan kanaat, Kayseri’nin bölgesel bütünlük yerine kendi önceliklerini öncelediği yönündeydi. Bugün TR72’den ayrılma söylemleri, geçmişteki bu süreci yeniden hatırlatıyor. Sivaslı birçok kesim, ‘Aynı bölge içinde kalındığında ortaklık, güçlü olunduğunda ayrışma’ anlayışının sağlıklı bir kalkınma yaklaşımı olmadığını savunuyor" ifadelerine yer verdi. "TR72 bir yük değil, ortak sorumluluktur" Timuçin, TR72’nin yük değil ortak sorumluluk olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti: "Kayseri’de gündeme gelen yeni birlik arayışları ve ihracat gelirlerinin şehir içinde kalmasına yönelik modeller, doğal olarak şehir menfaatlerini önceleyen yaklaşımlar olarak değerlendiriliyor. Ancak Sivas kamuoyunda oluşan görüş, TR72’nin bir yük değil; ortak kalkınma vizyonu olduğudur. Sivaslı iş dünyası temsilcileri, bölgesel kalkınma politikalarının tek taraflı taleplerle değil; üç ilin birlikte masaya oturacağı ortak akıl çerçevesinde şekillenmesi gerektiğini belirtiyor. Sivas cephesinden bakıldığında, Kayseri’nin bölgesel yapıdan ayrılma yönündeki talebi dayanışma ruhuyla örtüşmüyor. Bölgesel kalkınma; güçlü olanın ayrıştığı değil, güçlü olanın bölgesini birlikte yukarı taşıdığı bir modelle anlam kazanır."
Çarşamba’nın gündemi ‘tarım’
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:43 Çarşamba’nın gündemi ‘tarım’ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Samsun ve Çarşamba heyeti, tarım alanındaki çalışmalarıyla kamuoyunda yakından tanınan tarım girişimcisi Sencer Solakoğlu ile birlikte Çarşamba Ticaret Borsası’na (ÇTB) ziyaret gerçekleştirdi. Heyet, ÇTB Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz ve borsa meclisi üyeleriyle bir araya gelerek Samsun ve Çarşamba tarımının mevcut durumu, sorunları ve geleceğe yönelik projeksiyonları üzerine kapsamlı bir görüşme yaptı. Gerçekleştirilen toplantıda, özellikle bölge ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan tarım sektörünün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar ele alındı. Artan girdi maliyetleri, üreticinin finansmana erişimi, ürün planlaması, lisanslı depoculuk, sözleşmeli üretim modelleri ve katma değerli üretimin artırılması gibi başlıklar masaya yatırıldı. "Samsun tarımda yüksek değerler üretebilir" Sencer Solakoğlu, tarımda modern üretim tekniklerinin önemine dikkat çekerek, Samsun’un sahip olduğu verimli toprakların doğru planlama ile çok daha yüksek değer üretebileceğini vurguladı. Bölgesel kalkınmanın yolunun tarımdan geçtiğini belirten Solakoğlu, üreticinin güçlendirilmesi ve örgütlü yapının desteklenmesi gerektiğini ifade etti. "Çarşamba Ovası’nın tarım potansiyeli daha etkin değerlendirilmeli" Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Samsun ve özellikle Çarşamba Ovası’nın tarımsal potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi için kurumlar arası iş birliğinin önemine işaret etti. Yılmaz, üretici, tüccar ve sanayici arasında güçlü bir koordinasyon sağlanmasının hem bölge hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sunacağını belirtti. Görüşmeye; Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Çarşamba İlçe Başkanı Bilgihan Bakır, İlkadım İlçe Başkanı Umut Alakaç, Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, Salıpazarı Ziraat Odası Başkanı Zafer Ersoy, ÇTB Meclis Başkanı Hacı Toraman, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri iştirak etti. Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Kayseri’nin 2026 Ocak ihracatı 291 milyon dolar oldu"
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:36 Kayseri OSB Başkanı Yalçın: "Kayseri’nin 2026 Ocak ihracatı 291 milyon dolar oldu" Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından kamuoyu ile paylaşılan 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret rakamlarına ilişkin açıklamada bulundu. Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen genel ticaret sistemi geçici dış ticaret verilerinin 2026 yılı Ocak ayı rakamları kamuoyu ile paylaşıldı. Rakamlara ilişkin açıklama yapan Kayseri OSB Başkanı Mehmet Yalçın, Türkiye’nin ihracatının 2026 yılı Ocak ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azalarak 20 milyar 315 milyon dolar, ithalat yüzde 0,1 artarak 28 milyar 695 milyon dolar olduğunu kaydetti. Başkan Yalçın, "Kayseri olarak, 2026 yılının ilk ayında 291 milyon 804 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,94 oranında düşüş gerçekleşmiştir" dedi. Kayseri’nin Ocak ayı ithalat rakamının 129 milyon 532 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Mehmet Yalçın, "Şehrimizin Ocak ayı ithalat rakamı, Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20,81 azalma göstermiştir" diye konuştu. Başkan Mehmet Yalçın, "Kayseri olarak 2025 yılını 3 milyar 846 milyon dolarlık ihracatla kapatmıştık. Sanayicilerimiz; dünyada yaşanan ekonomik dalgalanma, ABD’nin sürekli olarak gündeme getirdiği ve oransal değişikliklerle baskı kurduğu vergiler, ihracata dönük pazarlardaki daralma gibi nedenlerle zorlanmaktadır. İç piyasada yaşanan durgunluk ve nakit ihtiyacının hızlı ve karşılanabilir oranlarda giderilememesi nedeniyle de sıkıntılar yaşanmaktadır. Yaşanan tüm sıkıntılar ve olumsuzluklara rağmen, sanayiciler olarak üretmek, ihracat yapmak ve istihdamın artışına katkı sağlamak için var gücümüzle çaba gösteriyoruz. Kayseri sanayicisi olarak, 2025 yılında elde ettiğimiz ihracat başarısını 2026 yılında da sürdürmek ve 4 milyar doları aşan ihracat rakamına ulaşmak öncelikli hedefimiz olmalıdır. Hükümetimizce verilecek desteklerle sanayicimiz daha güçlü şekilde ekonomiye katkı vermeyi sürdürecektir" şeklinde konuştu. Başkan Yalçın, açıklamasının sonunda tüm ihracatçılara ve sanayicilere ekonomiye sağladıkları katkılardan dolayı teşekkür etti.
Manisa’da belediyenin ikramı 8 ton hamsi 1 saatte tükendi
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:35 Manisa’da belediyenin ikramı 8 ton hamsi 1 saatte tükendi MANİSA (İHA) – Manisa’nın Alaşehir ilçesinde belediye tarafından Karadeniz’den getirilen 8 ton hamsi ücretsiz dağıtıldı. Şiddetli yağmura rağmen uzun kuyrukların oluştuğu etkinlikte balıklar 1 saat içinde tükendi. Alaşehir Belediyesinin organizasyonuyla Karadeniz’den getirilen 8 ton hamsi, Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda vatandaşlara ücretsiz olarak dağıtıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte meydan adeta dolup taştı. Balık kamyonu meydana ulaşmadan önce vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Yağmura rağmen yoğun ilgi Şiddetli yağışa rağmen sıradan ayrılmayan vatandaşlar, dağıtımın başlamasıyla birlikte hamsilere kısa sürede ulaştı. Etkinlik kapsamında kişi başına ortalama 2 kilogram hamsi verildi. Yaklaşık 4 bin vatandaş ücretsiz balık alırken, 8 ton hamsi sadece 1 saat içinde tükendi. İlk dağıtımı başkan yaptı Hamsi dağıtımını ilk olarak Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu gerçekleştirdi. Dağıtıma mahalle muhtarları da katılarak vatandaşlara balık ikramında bulundu. Vatandaşlar etkinlikten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Karadeniz’i Ege’ye getirdiği için başkanımıza teşekkür ediyoruz. Bugün iftarı balıkla açacağız" ifadelerini kullandı. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise daha önce Alaşehir Meydanı’na kar getirdiklerini hatırlatarak, "Bugün de Karadeniz’i getirdik. Dün tutulan 8 ton hamsiyi hemşehrilerimizle buluşturduk. Yardımlaşmayı ve dayanışmayı büyütmek, ev ekonomilerine katkı sunmak istedik. İnşallah bugün Alaşehir’in her bacasından balık kokuları yükselecek. Afiyet olsun, hayırlı bayramlar" dedi.
Antep fıstıklı badem şekeri Ramazan’da ağızları tatlandırıyor
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:35 Antep fıstıklı badem şekeri Ramazan’da ağızları tatlandırıyor Gastronomi şehri Gaziantep’te üretilen Antep fıstıklı badem şekeri Ramazan ayının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Gastronomi dalında Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) şehirler ağına dahil edilen Gaziantep, zengin mutfağının yanı sıra tatlı ve şeker çeşitleriyle de adından söz ettiriyor. UNESCO’nun 116 şehir arasında gastronomi alanında fark oluşturan şehirler ağına Türkiye’den seçilen ilk şehir olan Gaziantep, eşsiz ve zengin mutfağıyla, baklava ve Antep fıstıklı badem şekeriyle de lezzet tutkunlarının ağızlarını tatlandırıyor. Osmanlı’dan miras kalan badem şekerini Antep fıstığıyla buluşturan kentteki şekerlemeciler, Ramazan’da artan siparişlere yetişmek için üretim kapasitesini artırdı. Osmanlı mirası şekerlemelerin başında gelen, Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahların Ramazan sofralarını lezzetlendiren badem şekeri, asırlık lezzet olarak büyük ilgi görüyor. Kavrulan iri bademler döner kazanlara aktarıldıktan sonra, hazırlanan şerbet ve toz haline getirilen Antep fıstığı birkaç dakika arayla bademlerin üzerine belirli miktarda dökülüyor. Şekerle kaplanan bademler, yeşile, beyaza, maviye ve sarıya bürünüyor. Tadı, aroması ve gevrekliğiyle beğeni toplayan rengarenk badem şekerleri, Ramazan ayı boyunca hem ağızları tatlandırıyor hem de tezgahları süslüyor. Türkiye’de sadece Gaziantep’te üretilen Antep fıstıklı badem şekerinin kilogramı 400 TL’den satılıyor. Kente gelen ziyaretçilerin sıklıkla tükettiği ve hediyelik aldığı badem şekerini Gaziantepliler misafirlere ikram ediyor. İşletmelerin önüne kurulan bakır kazanlarda yoğun emekle üretimi gerçekleştirilen badem şekeri, limonlu, vanilyalı, çilekli, vişneli ve tarçınlı çeşitleriyle müşterilere sunuluyor. Tarihi Almacı Pazarı’nda çeşit çeşit badem şekeri müşterileri bekliyor Tarihi Almacı Pazarı’nda geleneksel yöntemlerle badem şekeri üretimi yapan şekerlemeci Kerim Kıssa, Antep fıstıklı badem şekerinin büyük bir ilgi gördüğünü, daha çok Ramazan aylarında ve bayramlarda tüketildiğini belirtti. Zahmetli bir çalışmayla hazırlanan Antep fıstıklı badem şekerinin Ramazan ayında daha çok misafirliklere gidildiğinde hediye olarak götürüldüğünü belirten Kıssa, "Ramazan ayında badem şekerine büyük ilgi var. İftardan sonra millet tüketiyor, badem şekeri iftardan sonra hoşlarına gidiyor. Çünkü badem şekeri vücudun şekeri ihtiyacını da karşılıyor. Bayramda yoğunluğumuz daha çok ama Ramazan’da da yine badem şekeri yoğunluğumuz var. Son zamanlarda badem şekerine böyle yoğun ilgi olmasının sebebi fiyatının uygun, kaliteli ve tadının güzel olması. Bundan dolayı son zamanlarda badem şekeri talep görmeye başladı. Herkesi badem şekeri almaya bekleriz" dedi. Antep fıstıklı badem şekerinin büyük ilgi gördüğünü belirten Kıssa, "Lahorlu, vanilyalı, fıstıklı, çilekli, portakallı, limonlu ve son zamanlarda yeni trend olan gül yapraklı olan badem şekerlerimizde var ama en çok Antep fıstıklı tercih ediliyor. Fıstık giren her ürün talep görmeye devam ediyor. Çeşidimiz çok. Ramazan’da büyük ilgi var. Vatandaş gündüz oruçlu olduğu için canı şeker çekiyor. Eve gidiyor, iftarını açıyor, tadına bakıyor ve badem şekeri hoşuna gidiyor. Badem şekerine bayramda daha çok talep olacak" ifadelerini kullandı. Badem şekerine yoğun talep olduğunu belirten Mehmet Yiğit ise "Ramazan ayında en çok tüketilen ürünlerimizden biri bizim kendi imalatımız, kendi ürünümüz olan badem şekerlerimizdir. Antep fıstıklı badem şekerimiz ve diğer çeşitlere büyük talep var. Ağız ve dil yarasına çok faydalı badem şekerimiz var. Gülden yaptığımız gül yapraklı şekerimiz var. Naneli şekerimiz var. Çilekli şekerimiz var, çok güzel. Keçi sütünden yaptığımız tırtıklı hayalet şekerimiz var ve müşterilerimizin denemelerini ısrarla talep ediyorum. İftardan sonra çay ve kahvenin yanında çok güzel oluyor. Ramazan nedeniyle ve halk yesin diye kilogram fiyatını 400 TL’de sabit tuttuk" diye konuştu.