EKONOMİ
Muradiye’de yüzde 90 hibeli 50 bin adet meyve fidanı dağıtımı yapıldı 02 Nisan 2026 Perşembe - 16:22:20 Van’ın Muradiye ilçesinde ‘vizyon projesi’ çerçevesinde yüzde 90 hibeli 50 bin adet meyve fidanı dağıtımı yapıldı. Van Valiliği, son yıllarda yaşanan kuraklık ve sulak alanlardan uzak bölgelerdeki ağaçların kurumasıyla şehir merkezi ve tüm ilçelerde ağaçlandırma çalışmalarını kapsayan bir fidan projesi, daha yeşil ve sağlıklı bir gelecek hedefiyle yürütülen vizyon projesiyle, Muradiye ilçesine gönderilen fidanlar çiftçilere dağıtıldı. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen çalışmalarla toplam 50 bin adet fidan toprakla buluşturulmak için çiftçilere dağıtıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan Muradiye İlçe Tarım ve Orman Müdürü Harun Altunkaynak, "Bugün burada fidan dağıtımı gerçekleştirdik. Van Valiliği vizyon projelerinden biri olan ‘Meyve ve fidan projesi’ çerçevesinde 50 bin adet fidan dağıtımını gerçekleştirdik. Her çeşit meyve fidanı mevcut olup fidanlarımızın zamanında toprakla buluşması için hafta içi ve hafta sonu açık olacağız. Tüm vatandaşlarımızı bekliyoruz. Bu projeyi hayata geçiren Van Valimiz Ozan Balcı’ya teşekkür ediyoruz" dedi. İlçede ikamet eden vatandaşlar ise, fidan projesinin Van için anlamlı bir çalışma olduğunu, bu çalışmalar nedeniyle Van Valiliği ve İlçe Tarım ve orman Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.
02 Nisan 2026 Perşembe - 16:19 Gaziantep’ten Mart ayında 826 milyon dolar ihracat Gaziantep, 2026 yılı mart ayında gerçekleştirdiği 826 milyon 234 bin dolarlık ihracatla, yılın ilk çeyreğinde toplam 2,4 milyar dolara ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Gaziantep, mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4’lük düşüş yaşadı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Başkanı Tuncay Yıldırım, ihracattaki gerilemenin arkasında hem takvim etkisi hem de bölgesel gelişmelerin bulunduğunu ifade etti. "Jeopolitik gelişmeler lojistiği olumsuz etkiliyor" "Mart ayında Ramazan Bayramı tatili nedeniyle çalışma günlerindeki azalma da ihracat rakamlarına yansıdı. Ancak asıl belirleyici unsur, bölgemizde artan jeopolitik risklerdir" diyen ve İran hattında yaşanan gerilime dikkat çeken Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu: "İran merkezli gelişmeler ve artan belirsizlik, yalnızca pazar daralmasına değil; lojistik süreçlerde ciddi aksamalara yol açmaktadır. Taşıma sürelerinin uzaması, alternatif güzergâhlara yönelme zorunluluğu ve navlun maliyetlerindeki artış, ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir." "Artan maliyetler ihracatı zorluyor" Yıldırım, küresel ve bölgesel gelişmelerin maliyetler üzerindeki etkisine de dikkat çekerek, "Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde ihracat yapmak her zamankinden daha zor hale gelmiştir. Buna rağmen vazgeçmeyen tüm ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Gaziantep, sadece iyi zamanların değil; zor zamanların da şehridir. Bu şehir, her koşulda üretmeye ve ihracat yapmaya devam eden güçlü bir refleks geliştirmiştir" diye konuştu. "AB ile entegrasyon ihracata güç katacak" Yıldırım, ihracat açısından stratejik öneme sahip bir gelişmeyi de paylaşarak, "Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikası taslağında Türkiye’nin Avrupa değer zincirinin ayrılmaz bir parçası olarak tanınması ve Gümrük Birliği kapsamında ürünlerimizin AB menşeli sayılmasına yönelik yasal zeminin teyit edilmesi, ihracatçımız için son derece önemli bir kazanımdır" şeklinde konuştu. Bu gelişmenin Türkiye’ye önemli bir rekabet avantajı sağlayacağını belirten Yıldırım, "Ticaret savaşlarının derinleştiği, bölgesel risklerin arttığı bir dönemde, kamu-özel sektör iş birliğiyle yürütülen ticari diplomasinin sonuç verdiğini görüyoruz. Şimdi hedef bu kazanımın yasalaşması, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve Türkiye’nin Avrupa sanayisindeki konumunun daha da güçlendirilmesidir" diye konuştu.
02 Nisan 2026 Perşembe - 15:49 Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği Tunceli’de atıl durumdaki araziler üretime açılırken, binin üzerinde çiftçiye yüzde 75 hibeli tohum ve fide desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Tunceli’de boş, nadasa bırakılan veya atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılması için önemli bir adım atıldı. Proje çerçevesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen programda üreticilere yüzde 75’i Bakanlık hibeli yağlık ayçiçeği, nohut ve kuru fasulye fideleri teslim edildi. Programda yaptığı konuşmada üretimin ve çiftçiliğin öneminden bahseden Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir ifadesi var ‘Köylü milletin efendisidir’ diye. Bunu hepimiz alkışlıyoruz. Ancak Ulu Önder, köylü milletin efendisidir derken zincir marketten yoğurt alan köylüden bahsetmiyor, yumurtasını gelip şehirden alan köylüden bahsetmiyor. Üreten, memleketine katkı sağlayan ve vatandaşına hizmet eden köylüden bahsediyor. Bizim bu köy yapısını oluşturmamız lazım. Devletimiz Türkiye yüzyılı ifadesini tarım için de Tarım Yüzyılı şeklinde kullanıyoruz. Hangi vatandaşımız bir katkı almak istiyorsa devletimizin neredeyse yüzde 70-80’lere kadar hibe destekleri var. Faizsiz kredi destekleri var. Onun için çiftçilerimizin de harekete geçmesi gerekiyor. Bu sene İl Özel İdaresinde de bir ilke imza attık. Tarım için 12 milyon TL bütçe ayırdık. Tarımı desteklememiz gerekiyor" dedi. Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala ise "Gerek sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak gerekse atıl, nadasta olan arazilerimizi tekrar üretime dahil etmek amacıyla yüzde 75 hibeli tohumlarımızı Tarım Alanlarının Üretimin Yaygınlaşması Projesi kapsamında çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bugün burada 55 bin 550 ton nohut, 5,5 ton kuru fasulye, 450 kilo yağlık ay çiçeği tohumu dağıtımını gerçekleştireceğiz. 5’inci ayda 147 bin 960 adet sebze fidesi, eylül ayında 30 ton toplam mercimek tohumunun dağıtımını gerçekleştirip bu yıl toplam bin 104 çiftçimize 8 bin 36 dekar alan için 5 milyon 614 bin TL toplam destek sunacağız. Bakanlığımızın destekleri Valimizin liderliğinde gerek bitkisel gerek hayvansal üretimde Tunceli Tarım İl Müdürlüğü olarak üreticilerimize desteklerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.
Emlakçılarda, yetki belgesi dönemi başlıyor
30 Aralık 2025 Salı - 12:01 Emlakçılarda, yetki belgesi dönemi başlıyor KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de Tüm Emlak Danışmanları Birliği Başkanı Zeynal Biçici, yeni yıl itibarıyla emlak ilanlarında yetki belgesi doğrulaması zorunluluğunun başlayacağını açıkladı. Başkan Zeynal Biçici, uygulama kapsamında kiralık, satılık konut ve satılık arsa ilanlarının yalnızca yetkilendirilmiş emlak danışmanları tarafından verilebileceğini belirterek, düzenlemenin portföy disiplinini sağlamak, sahte ilanların önüne geçmek, mal sahiplerini korumak ve yetkisi olmayan kişileri sistem dışına çıkarmak amacı taşıdığını söyledi. Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yetki belgesinin artık ilan süreçlerinde temel kriter olacağını vurgulayan Biçici, "Bugüne kadar kiralık ve satılık yerlerde yetki belgesi olmadan ilan verilmemesi gerekiyordu. Ancak ’sarı sayfa’ olarak adlandırılan ilan portallarında bu yetkilendirme çoğu zaman hiçe sayıldı. İşle alakası olmayan kişiler de yetkilendirme olmadan ilan girebiliyordu" dedi. Yeni uygulamayla birlikte ilan verme sürecinin e-Devlet üzerinden yapılacak yetkilendirme ile mümkün olacağını ifade eden Biçici, "Hiç kimse, mal sahibinden yetki almadan ya da e-Devlet üzerinden yetkilendirilmeden ilan veremeyecek. Bu sistemle hem vatandaş mağduriyetlerinin önüne geçilecek hem de sektörde güven ortamı sağlanacak" diye konuştu. Uygulamanın ülke genelinde emlak sektöründe daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturmasının hedeflendiği bildirildi.
Vodafone’da 5G için geri sayım başladı
30 Aralık 2025 Salı - 11:47 Vodafone’da 5G için geri sayım başladı 5 kıtada 5G tecrübesi ile Vodafone, 5G lansmanına geri sayıma başladı. Vodafone, 5G lansmanına 100 gün kala "5G’ye Son 100 Gün" kampanyasını duyurdu. Vodafone, 5G odaklı kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. Vodafone‘un "5G’ye Son 100 Gün" kampanyası kapsamında Vodafone Yanımda’ya gelen toplam 4 milyon müşteri bu kampanyayla karşılandı. Kampanya kapsamında her 1.000’inci müşteri olmak üzere toplam 100 müşteriye akıllı telefon hediye edildi. Kampanyanın ikinci gününde ise Vodafone, Vodafone FLEX ile faturaya ek 12 aylık ödeme imkanı ile sunulan 5G uyumlu cihazlarda geçerli indirim sunduğunu duyurdu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak, 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemiz ve global gücümüzle Türkiye’de 5G’ye dünden hazırız. 5G lansmanımıza 100 gün kala hayata geçirdiğimiz ‘5G’ye Son 100 Gün’ kampanyasıyla bu heyecanı müşterilerimizle birlikte yaşamak istedik. 5G’ye 100 gün kala Vodafone Yanımda’ya gelen 4 milyon müşterimizi kampanyamızla karşıladık. Kampanya kapsamında her 1.000’inci müşterimiz olmak üzere toplamda 100 müşterimize akıllı telefon hediye ettik. Kampanyanın ikinci gününde ise Vodafone FLEX ile faturaya ek 12 aylık ödeme avantajı ile sunulan 5G uyumlu cihazlarda yüzde 10 indirim avantajı sağladık. Global 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşırken, müşterilerimizi de bugünden 5G’ye hazırlamaya devam ediyoruz."
CarrefourSA 60’ıncı Gurme mağazasını açtı
30 Aralık 2025 Salı - 11:40 CarrefourSA 60’ıncı Gurme mağazasını açtı CarrefourSA, 2025 yılının son günlerinde önemli bir yatırımı hayata geçirdi. Marka, 60’ıncı Gurme CarrefourSA mağazasını İstanbul Anadolu Yakası’nda hizmete açtı. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 2025 yılının son yatırım hamlesini gerçekleştirdi. CarrefourSA’nın premium gıda deneyimini merkezine alan Gurme CarrefourSA Mağazası, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu ve icra kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen açılışla İstanbul Anadolu Yakası’nda hizmete girdi. Yatırımlarına devam eden marka, 2025 sonu itibarıyla 77 ilde bayileri de dahil bin 250’den fazla mağazaya ulaşarak çok kanallı ve segment bazlı büyüme stratejisini istikrarlı biçimde güçlendirdiğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre, toplam 650 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni mağaza, modern marketçilik mimarisiyle tasarlandı. Mağaza, geniş ürün yelpazesinin yanı sıra hızlı ve pratik alışveriş imkânı sunan "Hızlı Kasa" noktalarıyla müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Gurme konseptinin vazgeçilmezi olan taze ürün gruplarında; uzman kasapların hazırladığı et ve kasap reyonu, günlük balık, zengin şarküteri seçenekleri ile taze meyve-sebze bölümleri öne çıkıyor. Mağaza, tüm bunlara ek olarak sağlıklı yaşamı odağına alan, organik ve vegan beslenmeyi tercih eden tüketiciler için oluşturulan özel ürün seçkisiyle de fark olulturuyor. Mağaza içerisinde konumlanan kahve noktası ise dünya kahvelerinden yerel tatlara kadar uzanan geniş seçenekleri bir araya getiriyor. Markanın evcil hayvan odaklı yeni büyüme stratejisinin bir parçası olan "Petfood" alanı da mağazadaki yerini aldı. Gurme CarrefourSA; zengin içecek yelpazesi, kozmetik, deterjan ve kuru gıda reyonlarıyla bir evin tüm ihtiyaçlarını "gurme" kalitesiyle karşılıyor. "Katma değerli yatırımlara 2026 yılında da devam edeceğiz" Yılın son günlerine yaklaşırken premium segmentte önemli bir yatırıma imza atmanın gururunu yaşadıklarını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "Gurme CarrefourSA, stratejik büyüme yolculuğumuzda önemli bir yatırım adımı. Değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek, katma değer oluşturan konseptlere odaklanıyoruz. Seçkin ürün gamı, dünya mutfaklarından özel lezzetleri ve gastronomi odaklı alışveriş deneyimiyle öne çıkan mağaza, misafirlerimize fark oluşturan bir mağazacılık anlayışı sunuyor. Gurme mağazalarımızla hem premium segmentteki varlığımızı güçlendiriyor hem de kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi destekliyoruz. Bu noktada rahatlıkla söyleyebiliriz ki, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiğimiz yatırımlar, uzun vadeli vizyonumuzun ve Türkiye perakende sektörüne duyduğumuz güvenin en somut göstergesi. Biz, 32 yıldır olduğu gibi ‘Ne Lazımsa CarrefourSA" anlayışını rehber kabul ederek 2026 yılında da müşteri deneyimini odağımıza alacak, markamızın farkını her noktaya taşımaya devam edeceğiz" dedi.
Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz"
30 Aralık 2025 Salı - 11:14 Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz" Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi. Sanayi ve üretimde yeniden güçlü toparlanma vurgusu Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu. Gıda ve perakende sektörlerinde sürdürülebilir dengelenme Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve dijitalleşmede fırsat alanları Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. KOBİ’lere güçlü destek, ekonomiye kalıcı güç Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Hedefimiz: güçlü, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir BTSO Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi. Özer Matlı’dan 2026’ya güven ve birlik mesajı Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.
Büyükeğen: "Konya sanayisi tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadı"
30 Aralık 2025 Salı - 11:11 Büyükeğen: "Konya sanayisi tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadı" Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Aralık Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının sanayiciler için kolay bir yıl olmadığının, ancak tüm zorluklara rağmen Konyalı sanayicilerin üretimden kopmadığının altını çizerek, "Bu yılın ilk 11 ayında Konya Organize Sanayi Bölgemizde üretim yüzde 3.9 arttı" dedi. Konya Sanayi Odası’nın Aralık Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Memiş Kütükcü’nün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, Oda’nın 2025 yılı boyunca yürüttüğü faaliyetler ve Konya sanayisinin mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. 2025’in sanayiciler açısından kolay bir yıl olmadığını ifade eden Başkan Büyükeğen, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler, iç ve dış talepteki dalgalanmalar ile küresel belirsizliklerin sanayicinin üzerindeki yükü artırdığını söyledi. Özellikle nakit akışı yönetiminin işletmeler için en öncelikli sorun olmaya devam ettiğini belirten Büyükeğen, "Tüm bu zorluklara rağmen Konya sanayisi üretimden kopmadı. Bu duruş, Konya’nın güçlü üretim kültürünün en net göstergesidir. Konyalı sanayicilerimizin üretim odaklı duruşu ve üretim vizyonu gerçekten takdire şayan" dedi. Sanayicilerin talepleri yakından takip edildi Konya Sanayi Odası olarak, 2025 yılında üretimi, istihdamı ve ihracatı merkeze alan projeleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Büyükeğen, yıl boyunca gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgiler paylaştı. Büyükeğen, yıl boyunca sanayicilerden gelen tüm sorun ve talepleri yakından takip ederek, ilgili kurumlarla paylaştıklarının ve çözümlerini takip ettiklerinin altını çizdi. Büyükeğen, 2025 yılı boyunca Konya sanayisinin yeni iş birlikleri geliştirerek, üretim ve ticaret hacimlerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmalardan birinin 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu bildirdi. Büyükeğen, "Anadolu’nun en büyük savunma sanayi organizasyonlarından biri haline gelen, 166 firma, kurum ve kuruluşun stant açtığı 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızı başarıyla tamamladık. Bağımsız bir araştırma kuruluşuna yaptırdığımız anket sonuçlarına göre programa katılan firmalarımızın yüzde 75’i iş bağlantısı yaptı. Bu oran bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 8 milyon doları aşkın enerji tasarrufu Konuşmasında yıl boyunca sanayicilere yönelik 138 eğitim, toplantı ve panel gerçekleştirdiklerini, bu etkinliklere 1000’den fazla sanayicinin katıldığı bilgisini paylaşan Büyükeğen, önemli çalışma başlıklarından biri olan enerji verimliliğine yönelik yaptıkları çalışmaları da anlattı: "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, 142 firma ve kuruluşumuza ait 187 lokasyonda enerji ölçümleri yaptık. Yaptığımız bu ölçümler ile firmalarımıza 8 milyon 368 bin dolar tutarında, toplam amortisman süresi 1 yıldan az olan 9 bin 534 TEP enerji tasarrufu imkanı sunduk. Ülkemizin de artık gündeminde önemli bir yer tutan ve iş dünyamızı yakından ilgilendiren Avrupa Yeşil Mutabakatı süreçlerini yakından takip ettik. Yaptığımız çalışmalarla, sanayicilerimizi sınırda karbon düzenlemesi mekanizması ve karbon azaltımı konularında bilgilendirdik. 4.’sünü gerçekleştirdiğimiz Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvemiz ülke gündeminde önemli bir yer tuttu." Yeni iş birlikleri geliştirildi Sanayicilerin, küresel pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü aktaran Başkan Büyükeğen, "Bu dönemde Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, Vietnam, Senegal başta olmak üzere 17 yabancı misyon temsilcisi ile bir araya gelerek sanayimizi ve öne çıkan sektörlerimizi tanıttık. Yine, şehrimizde düzenlenen fuarlarda aktif rol alarak sanayicilerimizi ulusal ve uluslararası paydaşlarla buluşturduk. Ayrıca otomotiv, gıda ve tarım makineleri başta olmak üzere sektörlerimize yönelik, yurt dışında düzenlenen 7 fuara heyet oluşturarak katılım sağladık. Sanayicilerimiz buralarda 100’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirme fırsatı elde etti" şeklinde konuştu. Büyükeğen, yıl içerisinde Tunus Sanayi, Ticaret ve Sanatkarlar Birliği, Sfakes Ticaret ve Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası ile mutabakat zaptları imzaladıklarını, bu çalışmaların firmaların ihracatını artıracak kalıcı ve sonuç odaklı iş birliklerine dönüşeceğini bildirdi. Konya OSB’de fabrika sayısı 778’e ulaştı Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki gelişmelere de değinen Başkan Büyükeğen, bölgede fabrika sayısının 778’e ulaştığını, ilk 11 ayda üretimin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 arttığını ifade etti. Büyükeğen, bölge müdürlüğü olarak OSB’nin sanayi alt ve üst yapısına yıl boyunca 2.2 milyarı aşkın yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi: "2025 yılı boyunca bölgemizde; içme suyu, atık su, yol alt yapısı, elektrik alt yapısı, eğitim gibi alanlara toplam 2 milyar 272 milyon lira yatırım yaptık. 5. Kısım Genişleme Alanı’mızda yüzde 100 doluluğa ulaştık. 8 milyon metrekare ve toplam 275 parselden oluşan 6. kısmımızda ise, 258 parselin ön tahsis işlemlerini tamamladık. Burada 9 sanayicimiz yatırımlarına başladı." 2026 yılına dair değerlendirmelerde de bulunan Büyükeğen, 2026 yılının enflasyonla mücadele sürecinin pozitif sonuçlarının daha belirgin hissetmeye başlanacağının altını çizerek, "Nasıl ki dünü emekle inşa etmişsek, yarınları da hep birlikte sabırla ve çalışarak inşa edeceğiz" ifadesini kullandı.
Aras Kargo yeni teslimat modelinin reklam filmini yayınladı
30 Aralık 2025 Salı - 11:06 Aras Kargo yeni teslimat modelinin reklam filmini yayınladı Aras Kargo, müşterilerinin yoğun yaşam temposuna uyum sağlayan yeni teslimat modeli olan Aras Burası’nı tanıttı. Bu model ile evde kargo bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kullanıcıların kargolarını istedikleri zaman en yakın esnaf noktasından teslim almalarını sağlarken; esnaf için de yeni bir kazanç ve müşteri trafiği sağlıyor. Kargo şirketi Aras Kargo, müşterilerinin yoğun yaşam temposuna uyum sağlamak için hizmetlerini yenilemeye devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen Aras Burası hizmeti kullanıcıların kargolarını evde beklemek zorunda kalmadan, kendilerine en yakın esnaflardan istedikleri zaman teslim alabilecekleri, gönderebilecekleri ve iade gerçekleştirebilecekleri bir teslimat modeli sunuyor. Şirketin hayatı kolaylaştırma hedefiyle ortaya çıkan Aras Burası, hem bireysel kullanıcıların hem de esnaf iş ortaklarının günlük akışına uyum sağlayarak kargo deneyimini daha pratik, daha özgür ve daha esnek bir noktaya taşıyor. Aras Burası reklam filmi: "Evde beklemek zorunda kalmadan kargonuzu alabilin diye" Şirketin yeni reklam filmi, Aras Burası’nın çözüm sunduğu günlük sorunu; evde kargo bekleme zorunluluğunu eğlenceli ve dinamik bir dille ele alıyor. Film, bir berberde tıraş olan müşterinin "Kargom gelecek şimdi, hiç kalamam!" diyerek dükkândan erken ayrılmak istemesiyle başlıyor. Buna benzer kesitlere yer verilen reklam filminde hayatlarının en özel anlarından biri olan düğün hazırlığı için evden çıkmak üzere olan genç bir çiftin, kargo bekledikleri için kapıdan bir türlü çıkamamasıyla mizahi doz artırılıyor. Ünlü sanatçı Çelik’in en ikonik şarkılarından birini Aras Burası’ na özel uyarladığı reklam jingle’ı, filmin eğlenceli ve akıcı anlatımına eşlik ediyor. "Müşterinin hayat temposunun kargoya yön verdiği bir dönem başlatıyoruz" Aras Kargo Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı Billur Burkutoğlu, yeni hizmet ve yeni reklam filmiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Müşteriler günümüzde, zaman ve mekân kısıtlamalarına bağlı kalmadan kargolarını nasıl ve nereden teslim alacaklarını kendileri belirlemek istiyor. Aras Burası modeli, değişen bu beklentilere yanıt vermek üzere hayata geçirdiğimiz yenilikçi bir teslimat çözümü. Yeni reklam filmimizde de bu yaklaşımımızı, evde kargo bekleme zorunluluğunu eğlenceli ve hayatın içinden bir anlatımla ele alıyoruz. Müşterilerimiz kargolarını artık evde beklemek zorunda kalmadan, kendilerine en yakın Aras Burası esnaf noktasından diledikleri zaman teslim alabiliyor, gönderilerini hızla oluşturabiliyor ve iade süreçlerini birkaç dakika içinde tamamlayabiliyorlar. Aynı zamanda esnaf iş ortaklarımız için de değer oluşturan bir ekosistem oluşturuyoruz; işletmeler hem ek gelir elde ediyor hem de artan müşteri trafiğiyle kendi ticari döngülerini güçlendiriyor. Yeni model ile kargo deneyimini herkes için daha esnek, daha erişilebilir ve hayatın temposuna uyumlu bir hale getiriyoruz."
GSO ev sahipliğinde "Sanayide Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka" konusu ele alındı
30 Aralık 2025 Salı - 10:50 GSO ev sahipliğinde "Sanayide Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka" konusu ele alındı Sanayinin dijital dönüşümü ve yapay zeka uygulamalarının rekabet gücü, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı önemin ele alındığı bilgilendirme ve istişare toplantısı, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kamu, üniversite ve iş dünyasını bir araya getiren toplantıda, sanayide dijitalleşme sürecine ilişkin güncel gelişmeler ve gelecek vizyonu değerlendirildi. Toplantıya Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GSO Yönetim Kurulu Üyeleri, GİBTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Metin Bedir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Murat Özgüler ve akademisyenler katıldı. Gaziantep Valisi Kemal Çeber, toplantıda yaptığı konuşmasında, dijital dönüşüm ve yapay zekanın sadece sanayi için değil, şehirlerin kalkınması açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Sanayide dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları, üretimde verimliliği artırırken aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da temelini oluşturmaktadır. Gaziantep olarak bu dönüşümü kamu, üniversite ve sanayi iş birliğiyle güçlü bir şekilde yürütmeyi önemsiyoruz" dedi. GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu ise yapmış olduğu değerlendirmede, küresel rekabet ortamında sanayinin ayakta kalabilmesi için dijital dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğuna dikkat çekerek, "Yapay zeka ve dijital teknolojiler, sanayicimizin rekabet gücünü artıracak en önemli araçlardır. Bu süreçte bilgi paylaşımı ve ortak akıl büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir de konuşmasında üniversitelerin bu süreçteki rolüne dikkat çekerek, "Dijital dönüşüm ve yapay zeka alanında üniversiteler olarak bilgi üretmek ve bunu sanayiyle buluşturmak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bu alanda somut ve katma değerli çıktılar üretmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantının önemine vurgu yaparak, "Sanayimizin dijital dönüşüm sürecini sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde yönetmek istiyoruz. Yapay zeka uygulamaları, verimlilikten enerji kullanımına kadar birçok alanda sanayicimize önemli kazanımlar sunuyor. Oda olarak üyelerimizi bu dönüşüme hazırlayacak çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Yapılan konuşmaların ardından GİBTÜ Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Danışmanı Prof. Dr. Veysi İşler ve GİBTÜ Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İpek Atik sanayinin dijital dönüşümü, yapay zeka ve GİBTÜ’nün yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı sunum gerçekleştiler. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.
İstavrit hamsiyi tahtından etti
30 Aralık 2025 Salı - 10:42 İstavrit hamsiyi tahtından etti Doğu Karadeniz’de etkili olan fırtına tezgahları da vurdu. Fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca balık halinde çeşit azalırken, hamsinin yerini tezgahlarda istavrit aldı. Balıkçı esnafı, hamsinin bundan sonra giderek azalacağını ve tezgâhlarda istavritin ağırlık kazanacağını ifade etti. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin bu dönemlerde daha bol olması gerekirken artık denizde çıkmadığını belirterek, "Hamsi normal şartlarda soğuk havaları sever. Kar suyu vurduktan sonra daha da lezzetlenir. Ancak son dönemlerde hamsi giderek azalmaya başladı. Artık hamsi bitiyor diyebiliriz. Hamsinin azalmasıyla birlikte istavrit daha fazla çıkmaya başladı. Şu anda tezgâhlarda hamsinin yerini istavrit alacak gibi görünüyor. İstavrit, hamsinin tahtını salladı diyebiliriz" dedi. Yetiştirme balıkların her dönem tezgâhlarda bulunduğunu ancak hamsinin yokluğunun fiyatları etkilediğini söyleyen Çoğalmış, "Hamsinin olmaması diğer balıkları da etkiliyor. Şu anda hamsi 100 TL, istavrit 100 TL, somon 300 TL, levrek 500-600 TL arasında satılıyor. Mezgit ise son günlerde çıkmadığı için 700-800 TL’den alıcı buluyor" diye konuştu. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise yaklaşık 10 gündür hamsinin gelmediğini ifade ederek "Şu an tezgâhlarda genellikle şoklanmış hamsiler satılıyor. Hamsinin yerini istavrit aldı. Hava muhalefeti nedeniyle denize çıkılamıyor. Bugün sadece istavrit geldi, onun dışında yetiştirme balıklar var. Hamsi Gürcistan taraflarına gitti. Geri gelebilir ama eski bolluk olmaz" şeklinde konuştu. Fırtınanın balık avcılığını ciddi şekilde etkilediğini belirten Avcı, "Kar da yağsa, yağmur da yağsa avlanmada büyük sorun olmaz. Ancak fırtına olduğunda denize çıkılamıyor. Avlanma olmayınca da balık tezgâhlara gelmiyor" ifadelerini kullandı.
Tepebaşı Belediyesi’nden borcunu ödeyen çiftçiye 11 ay sonra haciz iddiası
30 Aralık 2025 Salı - 10:25 Tepebaşı Belediyesi’nden borcunu ödeyen çiftçiye 11 ay sonra haciz iddiası Eskişehir’de çiftçilik yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazinin fesih bedenlini ödedikten 11 ay sonra arazileri ile malına gelen haciz ve 80 bin TL faiz ile şok oldu. Borcunu ödediğini iddia eden çiftçi, belediyenin içindeki yanlış işlemin bedelini ödemek istemediğini belirtti. Tepebaşı ilçesine bağlı Gündüzler Mahallesinde çiftçilik ve hayvancılık yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazisini kirama ücreti 45 bin TL’den 150 bin TL’ye çıkarılmasından sonra geçen yıl anlaşmasını fesih etmek istedi. 10 Ocak 2025 tarihinde fesih için 155 bin TL borcunu belediyeye ödedi. Ekmen, belediyenin Emlak İstimlak biriminin borcun kapandığını kendisine bildirildiğini iddia etti. Fakat 11 ay sonra belediyenin kendisine icra davası açtığını söyleyen Ekmen, durum karşısında şaşırdı. 11 aylık faiz 80 bin TL ve avukatlık masraflarının kendisinden talep edilen çiftçinin üzerine kayıtlı aracı ve bazı tarım arazilerine haciz kararı koyulduğunu iddia ediyor. Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen mağduriyetinin giderilip adaletin yerini bulmasını istiyor. "10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumu ödedim" Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen konuyla alakalı şöyle konuştu; "Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığım tarlayı iki yıl boyunca ektim ancak üçüncü yıl kira bedeli 45 bin liradan 150 bin liraya çıkarılınca bu yüksek zam nedeniyle tarlayı ekemeyeceğimi belirterek sözleşmeyi feshettim. 10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumun tamamını ödeyerek belediyenin emlak istimlak biriminden borcumun kalmadığına dair fesihnamemi aldım ve dosyamın kapandığı söylendi. Ancak aradan 11 ay geçtikten sonra belediye tarafından icraya verildiğimi ve tüm mal varlığıma haciz konulduğunu öğrendim." "11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor" Adaletin yerini bulmasını isteyen çiftçi Ekmen, "Şu an bankadaki kredilerim onaylanmıyor, haciz nedeniyle arabamı satamıyorum ve belediye benden zaten vaktinde ödediğim paranın 11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor. Belediye birimleri arasındaki iletişimsizlik nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyorum; tahsilat birimi ile icra birimi suçu birbirine atarken olan benim gibi zor durumdaki bir çiftçiye oldu. Haksız yere işletilen bu faizin silinmesini, bu bürokratik hatanın Sayıştay tarafından incelenmesini ve üzerimdeki hacizlerin bir an önce kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.
Hindi var, kaz var alıcı yok: Tezgâhlarda durgunluk
30 Aralık 2025 Salı - 10:20 Hindi var, kaz var alıcı yok: Tezgâhlarda durgunluk Edirne’de yeni yıl yaklaşırken artış göstermesi beklenen kanatlı hayvan satışları, bu yıl satıcıların yüzünü güldürmedi. Geçen yıla kıyasla satışların daha düşük seviyede kaldığını belirten esnaf, artan maliyetlere rağmen vatandaşın alım gücünün zayıflaması nedeniyle ürünlerin elde kalmasından endişe ediyor. Satıcı Erol Gümüşler, yeni yıl öncesi umutla hazırlık yaptıklarını ancak beklenen hareketliliğin yaşanmadığını söyledi. Fiyatların geçen yıla göre çok fazla artmadığını vurgulayan Gümüşler, enflasyon söylemlerinin sahaya yansımadığını dile getirdi. "Hayvanlar elimizde kalacak" İstanbul’da hindinin 5 bin TL’ye satıldığı yönündeki iddialara değinen Gümüşler, "Biz burada hindiyi 2 bin - 2 bin 500 TL’ye, hatta 2 bin TL’ye satmaya çalışıyoruz. Yine de alıcı bulamıyoruz. Korkarım hayvanlar elimizde kalacak. Son günlerde bir hareket olur diye bekliyoruz" dedi. Tezgâhlarda geniş ürün yelpazesi Tezgâhlarda hindi, kaz, tavuk, ördek ve horoz bulunduğunu belirten Gümüşler; kazın 1000 TL, tavukların 300 TL’den başladığını, yerli tavuğun 500 TL olduğunu, horoz fiyatlarının ise 500 ile 700 TL arasında değiştiğini aktardı. Hindi fiyatlarının ise 2 bin TL’den başlayıp 3 bin - 3 bin 500 TL’ye kadar çıktığını ifade etti. Vatandaşların çoğunlukla fiyat sorduğunu belirten Gümüşler, "Alım gücü olan alıyor, olmayan alamıyor," sözleriyle yaşanan durgunluğu özetledi. Talep geçen yıla göre düştü Tavukçu Emrah Ayaz da hindiye olan talebin geçen yıla kıyasla azaldığını ifade etti. Ayaz, "Bütün hindinin kilosu 420 TL. Ortalama bir hindi 6-7 kilo geliyor. Bu da 2 bin - 2 bin 500 TL arasında bir fiyata denk geliyor. Geçen seneye göre talep fazla değil" dedi. Satıcılar son günlere umut bağladı Satıcılar, yeni yıla sayılı günler kala talebin artmasını beklerken, satışların artmaması halinde sezonu zararla kapatmaktan endişe ediyor.
Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor
30 Aralık 2025 Salı - 10:19 Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor Türkiye’de 1930’lu yılların başında üretimine başlanan ve çarıktan ayakkabıya geçiş sürecinin simgelerinden biri olan halk arasında "cizlavit" ya da "Ankara lastiği" olarak bilinen kara lastik, aradan geçen yaklaşık 95 yıla rağmen Malatya’da ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların tercih ettiği kara lastik günümüzde sadece kullanım amacıyla değil ev ve iş yerlerinde aksesuar olarak değerlendirilmek ve geçmişi hatırlatması amacıyla anı olarak saklanmak için de satın alınıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çeken kara lastik üzerine şiirler yazılmış çocukluk dönemini kırsalda geçiren birçok vatandaşın hafızasında yer edinmiş bir ürün olarak varlığını sürdürüyor. "Kara lastiğin tarihi 1932 yılına dayanıyor" Malatya kent merkezinde bulunan geçici konteyner çarşıda ayakkabıcılık yapan esnaf Mehmet Demir, kara lastiğin tarihinin 1932 yılına dayandığını belirterek farklı modellerinin bulunduğunu söyledi. Esnaf Demir, "Bunların bayan içini dediğimiz tabanı düz olan ve 1932’den beri üretilen modelleri var. Bir de bayanlar için topuklu Ankara lastiği bulunuyor. Ayrıca halk arasında Dallas ya da naylon ayakkabı denilen bağ ve bahçede kullanılan modellerimiz de mevcut" dedi. "Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor" Mesleğe 1993 yılında başladığını ifade eden Demir Ankara lastiği, çizme, cizlavit, zile tepe lastiği ve bayan naylonu gibi ürünleri sattığını belirterek talebin geçmişe oranla azaldığını söyledi. Demir, "Eskisi gibi yoğun talep yok. Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor. Gençler pek giymiyor ama bu ürünler kaybolmasın diye bulundurmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var" Kentte, Ankara lastiği, cizlavit benzeri ürünlerini satan esnaf sayısının oldukça az olduğuna ifade eden Demir, "Şu anda Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var. Spor ayakkabıların yaygınlaşmasıyla talep düştü ama hala soranlar oluyor" diye konuştu. Fiyatlar 100 ile 350 TL arasında değişiyor Fiyatlar hakkında da bilgi veren Demir, cizlavit modellerinin 350 TL, Ankara lastiğinin ise 100 TL’den satışa sunulduğunu belirterek, Ankara lastiğinin cizlavite göre daha dayanıksız olduğunu söyledi.