EKONOMİ
02 Nisan 2026 Perşembe - 18:05 Manisa sanayisinin yeni hedefi yüksek teknoloji ve savunma atağı Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’nde konuşan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Mehmet Yılmaz, Manisa’nın mevcut sanayi gücünü daha ileriye taşıyarak yüksek teknoloji ve savunma sanayinde söz sahibi bir şehir haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ve Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği iş birliğinde gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi, Manisa CBÜ Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi’nde yapıldı. Programa akademisyenler, sanayiciler ve sektör temsilcileri yoğun katılım gösterdi. Zirvenin açılışında konuşan Manisa Kalıp Makine İmalatçıları Derneği Başkanı Abdurrahim Arslan, organizasyonun yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda sanayide dönüşümün başlangıcı olduğunu vurguladı. Arslan, Manisa sanayisinin beyaz eşya üretimindeki güçlü altyapısına dikkat çekerek, savunma ve havacılık sektörünün yeni fırsatlar sunduğunu ifade etti. Savunma sanayinin önde gelen kuruluşları olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlarla iş birliğinin önemine değinen Arslan, Manisalı sanayicilerin bu dönüşümde aktif rol alması gerektiğini söyledi. MTSO Başkanı Mehmet Yılmaz ise konuşmasında, sanayinin artık yalnızca üretim değil, teknoloji ve strateji anlamına geldiğini belirterek şunları kaydetti: "Manisa bugün; ihracatta ve sanayi üretiminde ülkemizin lokomotif şehirlerinden biridir. Ancak bizim hedefimiz sadece bu başarıyı korumak değil. Manisa’yı yüksek teknoloji üreten, savunma sanayine yön veren ve küresel tedarik zincirlerinde stratejik bir aktör haline getirmek istiyoruz." Yılmaz, son yıllarda savunma sanayi ve ileri teknoloji alanında önemli adımlar attıklarını belirterek, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürütülen AKÜM ve MASTEK projeleriyle üretim kabiliyetlerinin güçlendirildiğini ifade etti. "Birlikte başarı sınırsızdır" anlayışıyla hareket ettiklerini söyleyen Yılmaz, Manisa’nın artık sadece üretim yapan değil, stratejik üretim gerçekleştiren bir şehir konumuna geldiğini vurguladı. Zirvede konuşan Manisa CBÜ Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar da üniversite olarak savunma ve havacılık sektöründe güçlü bir merkez olmayı hedeflediklerini belirtti. Kibar, dijitalleşme, yapay zeka ve Endüstri 4.0’ın üretim anlayışını kökten değiştirdiğini ifade ederek kalıpçılık sektörünün bu dönüşümde kritik rol üstlendiğini söyledi. Programda yer alan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman ise şirketin son yıllardaki büyüme performansına dikkat çekerek, 2025 yılında yüzde 27 büyüme kaydettiklerini ve 95 ülkeye ihracat yaptıklarını açıkladı. Yaman, Türkiye’nin hava savunma sistemleri kapsamında geliştirilen "Çelik Kubbe" projesinin de hızla ilerlediğini belirtti. Zirvenin öğleden sonraki bölümünde firmalar, fuaye alanında kurulan stantlarda ikili iş görüşmeleri gerçekleştirerek iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 17:17 ALTSO Başkanı Erdem: "Alanya keçiboynuzunu uluslararası alanda tanıtmak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, "Coğrafi işaretini Alanya’mıza kazandırdığımız Alanya keçiboynuzu için Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Başvurusu’nu gerçekleştirdik. Bu başvuru, Alanya’dan Avrupa Birliği’ne yapılan ilk coğrafi işaret tescil başvurusu olması açısından büyük önem taşıyor" dedi. Alanya Keçiboynuzu Coğrafi İşaret Başvuru Süreci konulu toplantı Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Coğrafi işareti ALTSO tarafından Alanya’ya kazandırılan keçiboynuzu meyvesi ülke sınırlarını aşan ilk meyve olacak. ALTSO, tarım alanında ilklere imza atmış oldu Alanya Keçiboynuzu Üreticileri Birliği Başkanı Duran Yılmaz toplantıda yaptığı konuşmada keçiboynuzunun coğrafi işaretinin alınmasında ve Avrupa Birliği’ne başvuru sürecinde ALTSO’nun çok büyük desteklerinin olduğunu belirterek, Başkan Eray Erdem’e teşekkür etti. Erdem: "Alanya’mızda bir ilk" ALTSO Başkanı Eray Erdem, Alanya keçiboynuzu ile ilgili önemli bilgiler aktararak, "Coğrafi işaretini Alanya’mıza kazandırdığımız Alanya keçiboynuzu için Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Başvurusu’nu gerçekleştirdik. Bu başvuru, Alanya’dan Avrupa Birliği’ne yapılan ilk coğrafi işaret tescil başvurusu olması açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca keçiboynuzunun Türkiye’de ilk coğrafi işaret başvurusunu da Alanya olarak biz yapmış ve coğrafi işaretini Alanya’mıza kazandırmıştık. Alanya’mızın eşsiz iklimi ve coğrafyasının kazandırdığı değerlerden biri olan keçiboynuzunun uluslararası alanda tescillenmesi; hem üreticilerimizin emeğinin korunmasına hem de ürünümüzün dünya pazarında daha güçlü bir marka haline gelmesine önemli katkı sağlayacak. Alanya’mızın tarımsal değerlerini korumak, markalaştırmak ve uluslararası alanda tanıtmak adına çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. "Alanya’mız için çok önemli" Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk ise Alanya açısından bu başvurunun çok önemli olduğunu belirtti. Öztürk, "Alanya’mız tarımı için bugün gerçekleştirdiğimiz başvuru bir ilk olma özelliği taşıyor. Ben emeği geçen tüm kişilere ve kurumlara teşekkür ediyorum. Tarım ürünlerimizin katma değer kazanması için bu tür markalaşma çabalarını takdir ediyorum" diye konuştu. Alanya Belediye Başkan Danışmanı Nazmi Zavlak ise belediye olarak tarım sektörüne büyük önem verdiklerini belirterek, keçiboynuzu fidan dağıtımı başta olmak üzere gerçekleştirilen çalışmaları anlattı. Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Dairesi Başkanı Sertaç Gökhan, Alanya İlçe Tarım ve Orman Müdürü İhsan İnal, Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Coğrafi İşaretler Masası Görevlisi Murat Şahiner ve Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu da toplantıda yaptıkları konuşmalarda keçiboynuzunun öneminden bahsederek, emeği geçenlere teşekkür etti. BATEM uzmanları eğitim verdi Alanya Keçiboynuzu Coğrafi İşaret Başvuru Süreci konulu toplantının ardından ise keçiboynuzu üreticilerinin katılımıyla ‘Keçiboynuzu Yetiştiriciliği Eğitimi’ düzenlendi. BATEM uzmanlarının önemli bilgiler aktardığı eğitime katılım gösteren üreticilere önümüzdeki süreçte Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından keçiboynuzu fidanı dağıtımı gerçekleştirilecek.
İstavrit hamsiyi tahtından etti
30 Aralık 2025 Salı - 10:42 İstavrit hamsiyi tahtından etti Doğu Karadeniz’de etkili olan fırtına tezgahları da vurdu. Fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca balık halinde çeşit azalırken, hamsinin yerini tezgahlarda istavrit aldı. Balıkçı esnafı, hamsinin bundan sonra giderek azalacağını ve tezgâhlarda istavritin ağırlık kazanacağını ifade etti. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin bu dönemlerde daha bol olması gerekirken artık denizde çıkmadığını belirterek, "Hamsi normal şartlarda soğuk havaları sever. Kar suyu vurduktan sonra daha da lezzetlenir. Ancak son dönemlerde hamsi giderek azalmaya başladı. Artık hamsi bitiyor diyebiliriz. Hamsinin azalmasıyla birlikte istavrit daha fazla çıkmaya başladı. Şu anda tezgâhlarda hamsinin yerini istavrit alacak gibi görünüyor. İstavrit, hamsinin tahtını salladı diyebiliriz" dedi. Yetiştirme balıkların her dönem tezgâhlarda bulunduğunu ancak hamsinin yokluğunun fiyatları etkilediğini söyleyen Çoğalmış, "Hamsinin olmaması diğer balıkları da etkiliyor. Şu anda hamsi 100 TL, istavrit 100 TL, somon 300 TL, levrek 500-600 TL arasında satılıyor. Mezgit ise son günlerde çıkmadığı için 700-800 TL’den alıcı buluyor" diye konuştu. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise yaklaşık 10 gündür hamsinin gelmediğini ifade ederek "Şu an tezgâhlarda genellikle şoklanmış hamsiler satılıyor. Hamsinin yerini istavrit aldı. Hava muhalefeti nedeniyle denize çıkılamıyor. Bugün sadece istavrit geldi, onun dışında yetiştirme balıklar var. Hamsi Gürcistan taraflarına gitti. Geri gelebilir ama eski bolluk olmaz" şeklinde konuştu. Fırtınanın balık avcılığını ciddi şekilde etkilediğini belirten Avcı, "Kar da yağsa, yağmur da yağsa avlanmada büyük sorun olmaz. Ancak fırtına olduğunda denize çıkılamıyor. Avlanma olmayınca da balık tezgâhlara gelmiyor" ifadelerini kullandı.
Tepebaşı Belediyesi’nden borcunu ödeyen çiftçiye 11 ay sonra haciz iddiası
30 Aralık 2025 Salı - 10:25 Tepebaşı Belediyesi’nden borcunu ödeyen çiftçiye 11 ay sonra haciz iddiası Eskişehir’de çiftçilik yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazinin fesih bedenlini ödedikten 11 ay sonra arazileri ile malına gelen haciz ve 80 bin TL faiz ile şok oldu. Borcunu ödediğini iddia eden çiftçi, belediyenin içindeki yanlış işlemin bedelini ödemek istemediğini belirtti. Tepebaşı ilçesine bağlı Gündüzler Mahallesinde çiftçilik ve hayvancılık yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazisini kirama ücreti 45 bin TL’den 150 bin TL’ye çıkarılmasından sonra geçen yıl anlaşmasını fesih etmek istedi. 10 Ocak 2025 tarihinde fesih için 155 bin TL borcunu belediyeye ödedi. Ekmen, belediyenin Emlak İstimlak biriminin borcun kapandığını kendisine bildirildiğini iddia etti. Fakat 11 ay sonra belediyenin kendisine icra davası açtığını söyleyen Ekmen, durum karşısında şaşırdı. 11 aylık faiz 80 bin TL ve avukatlık masraflarının kendisinden talep edilen çiftçinin üzerine kayıtlı aracı ve bazı tarım arazilerine haciz kararı koyulduğunu iddia ediyor. Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen mağduriyetinin giderilip adaletin yerini bulmasını istiyor. "10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumu ödedim" Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen konuyla alakalı şöyle konuştu; "Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığım tarlayı iki yıl boyunca ektim ancak üçüncü yıl kira bedeli 45 bin liradan 150 bin liraya çıkarılınca bu yüksek zam nedeniyle tarlayı ekemeyeceğimi belirterek sözleşmeyi feshettim. 10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumun tamamını ödeyerek belediyenin emlak istimlak biriminden borcumun kalmadığına dair fesihnamemi aldım ve dosyamın kapandığı söylendi. Ancak aradan 11 ay geçtikten sonra belediye tarafından icraya verildiğimi ve tüm mal varlığıma haciz konulduğunu öğrendim." "11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor" Adaletin yerini bulmasını isteyen çiftçi Ekmen, "Şu an bankadaki kredilerim onaylanmıyor, haciz nedeniyle arabamı satamıyorum ve belediye benden zaten vaktinde ödediğim paranın 11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor. Belediye birimleri arasındaki iletişimsizlik nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyorum; tahsilat birimi ile icra birimi suçu birbirine atarken olan benim gibi zor durumdaki bir çiftçiye oldu. Haksız yere işletilen bu faizin silinmesini, bu bürokratik hatanın Sayıştay tarafından incelenmesini ve üzerimdeki hacizlerin bir an önce kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.
Hindi var, kaz var alıcı yok: Tezgâhlarda durgunluk
30 Aralık 2025 Salı - 10:20 Hindi var, kaz var alıcı yok: Tezgâhlarda durgunluk Edirne’de yeni yıl yaklaşırken artış göstermesi beklenen kanatlı hayvan satışları, bu yıl satıcıların yüzünü güldürmedi. Geçen yıla kıyasla satışların daha düşük seviyede kaldığını belirten esnaf, artan maliyetlere rağmen vatandaşın alım gücünün zayıflaması nedeniyle ürünlerin elde kalmasından endişe ediyor. Satıcı Erol Gümüşler, yeni yıl öncesi umutla hazırlık yaptıklarını ancak beklenen hareketliliğin yaşanmadığını söyledi. Fiyatların geçen yıla göre çok fazla artmadığını vurgulayan Gümüşler, enflasyon söylemlerinin sahaya yansımadığını dile getirdi. "Hayvanlar elimizde kalacak" İstanbul’da hindinin 5 bin TL’ye satıldığı yönündeki iddialara değinen Gümüşler, "Biz burada hindiyi 2 bin - 2 bin 500 TL’ye, hatta 2 bin TL’ye satmaya çalışıyoruz. Yine de alıcı bulamıyoruz. Korkarım hayvanlar elimizde kalacak. Son günlerde bir hareket olur diye bekliyoruz" dedi. Tezgâhlarda geniş ürün yelpazesi Tezgâhlarda hindi, kaz, tavuk, ördek ve horoz bulunduğunu belirten Gümüşler; kazın 1000 TL, tavukların 300 TL’den başladığını, yerli tavuğun 500 TL olduğunu, horoz fiyatlarının ise 500 ile 700 TL arasında değiştiğini aktardı. Hindi fiyatlarının ise 2 bin TL’den başlayıp 3 bin - 3 bin 500 TL’ye kadar çıktığını ifade etti. Vatandaşların çoğunlukla fiyat sorduğunu belirten Gümüşler, "Alım gücü olan alıyor, olmayan alamıyor," sözleriyle yaşanan durgunluğu özetledi. Talep geçen yıla göre düştü Tavukçu Emrah Ayaz da hindiye olan talebin geçen yıla kıyasla azaldığını ifade etti. Ayaz, "Bütün hindinin kilosu 420 TL. Ortalama bir hindi 6-7 kilo geliyor. Bu da 2 bin - 2 bin 500 TL arasında bir fiyata denk geliyor. Geçen seneye göre talep fazla değil" dedi. Satıcılar son günlere umut bağladı Satıcılar, yeni yıla sayılı günler kala talebin artmasını beklerken, satışların artmaması halinde sezonu zararla kapatmaktan endişe ediyor.
Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor
30 Aralık 2025 Salı - 10:19 Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor Türkiye’de 1930’lu yılların başında üretimine başlanan ve çarıktan ayakkabıya geçiş sürecinin simgelerinden biri olan halk arasında "cizlavit" ya da "Ankara lastiği" olarak bilinen kara lastik, aradan geçen yaklaşık 95 yıla rağmen Malatya’da ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların tercih ettiği kara lastik günümüzde sadece kullanım amacıyla değil ev ve iş yerlerinde aksesuar olarak değerlendirilmek ve geçmişi hatırlatması amacıyla anı olarak saklanmak için de satın alınıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çeken kara lastik üzerine şiirler yazılmış çocukluk dönemini kırsalda geçiren birçok vatandaşın hafızasında yer edinmiş bir ürün olarak varlığını sürdürüyor. "Kara lastiğin tarihi 1932 yılına dayanıyor" Malatya kent merkezinde bulunan geçici konteyner çarşıda ayakkabıcılık yapan esnaf Mehmet Demir, kara lastiğin tarihinin 1932 yılına dayandığını belirterek farklı modellerinin bulunduğunu söyledi. Esnaf Demir, "Bunların bayan içini dediğimiz tabanı düz olan ve 1932’den beri üretilen modelleri var. Bir de bayanlar için topuklu Ankara lastiği bulunuyor. Ayrıca halk arasında Dallas ya da naylon ayakkabı denilen bağ ve bahçede kullanılan modellerimiz de mevcut" dedi. "Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor" Mesleğe 1993 yılında başladığını ifade eden Demir Ankara lastiği, çizme, cizlavit, zile tepe lastiği ve bayan naylonu gibi ürünleri sattığını belirterek talebin geçmişe oranla azaldığını söyledi. Demir, "Eskisi gibi yoğun talep yok. Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor. Gençler pek giymiyor ama bu ürünler kaybolmasın diye bulundurmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var" Kentte, Ankara lastiği, cizlavit benzeri ürünlerini satan esnaf sayısının oldukça az olduğuna ifade eden Demir, "Şu anda Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var. Spor ayakkabıların yaygınlaşmasıyla talep düştü ama hala soranlar oluyor" diye konuştu. Fiyatlar 100 ile 350 TL arasında değişiyor Fiyatlar hakkında da bilgi veren Demir, cizlavit modellerinin 350 TL, Ankara lastiğinin ise 100 TL’den satışa sunulduğunu belirterek, Ankara lastiğinin cizlavite göre daha dayanıksız olduğunu söyledi.
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu
30 Aralık 2025 Salı - 10:18 Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı. Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13,0 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda yine 0,6 puan azalarak yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puanlık azalış ile yüzde 6,2 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 28,7 oldu. En düşük yoksulluk oranı yüzde 3,9 ile çekirdek aile bulunmayan hanelerde gerçekleşti Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 6,9 puan azalarak yüzde 3,9, tek kişilik hanehalklarında ise 1,1 puan azalarak yüzde 5,4 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 0,4 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 12,9 oldu. En yüksek yoksulluk oranı bir okul bitirmeyenlerde görüldü Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,5’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu. Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 oldu Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini ekonomik nedenlerle karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2024 yılında yüzde 13,3 iken 2025 yılı sonuçlarında 1,4 puan azalarak yüzde 11,9 olarak tahmin edildi. Sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 oldu Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2025 yılı sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,1 puan azarak yüzde 13,6 oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), yüzde 14,3 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) oldu.
İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu
30 Aralık 2025 Salı - 10:10 İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı İşgücü İstatistiklerini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,8 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,2 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 128 bin kişi artarak 35 milyon 834 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8 iken kadınlarda yüzde 36,2 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,4 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 24,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,3 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 29,1 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,2 olarak tahmin edildi.
ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz"
30 Aralık 2025 Salı - 10:05 ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, yayımladığı mesaj ile 2026 yılına ilişkin umut ve beklentilerini paylaştı. Ardıç, 2026 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaştığı, üretim ve sanayinin güç kazandığı bir yıl olmasını temenni etti. "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" 2026 yılının enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inandığını ifade eden ASO Başkanı Ardıç, "Küresel ekonomide belirsizliklerin olağanlaştığı, jeopolitik risklerin belirgin biçimde arttığı ve dengelerin neredeyse her gün yeniden sınandığı bir yılı geride bıraktık. Bu zorlu küresel konjonktürde, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının etkileri reel sektörde güçlü şekilde hissedildi. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimiz; yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle üretimi sürdürmenin, istihdamı korumanın ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü muhafaza etmenin mücadelesini verdi. 2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılının Türkiye ekonomisinde bir reform yılı olacağını belirtmesini son derece kıymetli buluyorum. Yapısal reformlarla desteklenen bir ekonomi politikası; kısa vadeli kazanımların ötesine geçerek makroekonomik istikrarı kalıcı olarak tesis edecek, üretim kapasitemizi güçlendirecek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız için sağlam bir zemin oluşturacaktır" açıklamalarında bulundu. "2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir" Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedeflerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak 2026 yılında da ikiz dönüşüm başta olmak üzere sanayicilerimizi geleceğe hazırlayan proje ve faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İleri teknoloji ve yüksek katma değer odaklı üretim anlayışıyla üyelerimize destek olmaya devam edeceğiz. Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedefimize kararlılıkla yürüyerek, ülkemiz ekonomisine en güçlü katkıyı sunmayı sürdüreceğiz. 2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüyle büyüdüğü, rekabetçiliğini daha artırdığı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine adım adım yaklaştığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Dünyada savaşların sona ermesini, barışın ve huzurun hakim olmasını; 2026 yılının milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerinde bulundu.
Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti
30 Aralık 2025 Salı - 09:55 Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti ile ALTSO’da bir araya geldi. Başkan Erdem, Irak heyetine Alanya’ya yatırım çağrısı yaparak, Alanya ekonomisi hakkında bilgi aktardı. Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti, ALTSO Başkanı Eray Erdem’i ziyaret etti. Ziyarette, iki bölge arasındaki iş birliği fırsatları görüşülerek fikir alışverişinde bulunuldu. Erdem: "İş birliği imkanlarını ele aldık" Başkan Erdem, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Wasit Vali Yardımcısı ve Heyet Başkanı Ghadanfer Bateakh, Wasit Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Ali Shammari, Wasit Vilayet Meclisi Üyesi Salam Mudheher, Wasit Vilayeti’ne bağlı Kut İlçesi Kaymakamı Adel Hamza, Wasit Valiliği Özel Kalem Müdürü Mohammed Alshumoos, Wasit Valisi Özel Kalem Sekreteri Fawaz Albaidhaw ve iş insanı Abduladheem Shammari’den oluşan heyeti, Yönetim Kurulu üyelerimiz ile birlikte odamızda misafir ettik. Irak merkezi yönetiminin bulunduğu Bağdat’a idari olarak bağlı Wasit Vilayeti ile Alanya’mız arasında geliştirilebilecek karşılıklı ticaret, yatırım ve iş birliği imkanlarını ele aldığımız görüşmede, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca, odamıza kayıtlı Irak sermayeli şirketler, Alanya’daki mevcut ve potansiyel yatırım fırsatları hakkında heyet üyelerine bilgi aktarılırken, günün anısına Alanya’mızın görselinin yer aldığı bir de tablo takdim ettik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." Heyetten Erdem’e teşekkür Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti yetkilileri ise Başkan Erdem’e nazik ev sahipliği için teşekkür ederek, "Alanya’yı çok beğendik. Başkan Eray bey de çok güzel bir görüşmemiz oldu. Kendisine ev sahipliği ve verdiği önemli bilgiler için teşekkür ediyoruz" dedi.
Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor
30 Aralık 2025 Salı - 09:17 Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50’si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65’i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78’e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye’deki amblemle ile AB’de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB’nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."