Son Dakika
|
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
Endonezya'da 7.4 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Muhittin Böcek’in danışmanı ve çalışanı adliyeye sevk edildi
Afganistan ve Pakistan'ı sel vurdu: 47 ölü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Burundi'de mühimmat deposunda patlama: 13 ölü, 57 yaralı
İstanbul’a çamur yağdı, araçlar çamurla kaplandı
Fethiye’de kayalıklara çarparak batan teknedeki 6 kişi kurtarıldı, 1 kişi kayıp
Bakan Gürlek, Hollanda’dan Savcı Kiraz cinayetinin azmettiricisi Musa Aşoğlu'nun iadesini talep etti
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, İngiltere Kralı III. Charles ile bir araya geldi
Trump, Yüksek Mahkeme duruşmasına katılan görevdeki ilk başkan oldu
Bursa-İstanbul deniz otobüsü seferlerine olumsuz hava engeli
EKONOMİ
CW Enerji kendi enerjisini üreten Akıllı İzmir Plus bayisini hizmete açtı
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:44:26
CW Enerji, iş ortaklarına daha verimli bir yapı sunmak ve yurt içindeki müşteri ağı ile operasyonel etkinliğini artırmak amacıyla hayata geçirdiği "CW Enerji Plus Bayi" yapılanmasını genişletiyor. Bu kapsamda CW Enerji İzmir Plus Bayi düzenlenen törenle hizmete açıldı. CW Enerji’nin geliştirdiği Plus Bayi modelinin bayilere daha güçlü bir kurumsal yapı, teknik destek ve operasyonel verimlilik sağladığını ifade eden CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Sarvan, aynı zamanda müşterilere de daha hızlı ve kaliteli hizmet sunulmasının hedeflendiğini söyledi. Bu yapılanma ile Türkiye genelindeki hizmet ağını daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçladıklarını belirten Sarvan, CW Enerji’nin bayi yapılanmasını güçlendirme vizyonunun sektöre önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Yenilenebilir enerji alanında artan talebe daha hızlı ve etkili çözümler sunabilmek adına bu tür yapılanmaların büyük önem taşıdığına dikkat çeken Sarvan, "Hayata geçirdiğimiz CW Enerji Plus Bayilerimiz sadece bir satış noktası değil; aynı zamanda sürdürülebilir yaşam kültürünü yaygınlaştıran birer enerji deneyim merkezi olacak. İzmir’deki yeni Plus Bayimiz de bu vizyonumuzun önemli kilometre taşlarından biri. İzmir Plus Bayimizin hem bölge ekonomisine hem de güneş enerjisi sektörüne değer katacağına inanıyoruz" dedi. Ekonomi ve istihdama destek Yeni oluşturulan bayilik sisteminin teknik destek, avantajlı tedarik şartları, eğitim programları ve ortak pazarlama faaliyetleri gibi birçok fırsatı bayilere sunduğunu ifade eden Sarvan, plus bayileri aracılığıyla güneş panellerinden enerji depolama sistemlerine, ısı pompalarından elektrikli araç şarj çözümlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini kullanıcılarla buluşturduklarını söyledi. Sarvan, İzmir Plus Bayisini hizmete açmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, İzmir’de hayata geçirilen yeni Plus Bayi yapılanmasının hem bölgedeki yatırımcı ve kullanıcıların ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin çözümler sunacağını hem de sürdürülebilir enerji dönüşümüne önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. İzmir’in Türkiye ekonomisinin en dinamik şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Sarvan, bölgenin yenilenebilir enerji yatırımları açısından da büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Sarvan, "İzmir; güçlü sanayi altyapısı, yıl boyu canlı turizmi, verimli tarım arazileri ve gelişmiş hayvancılık faaliyetleriyle öne çıkan, ekonomik açıdan oldukça çeşitli bir şehirdir. Sahil şeridindeki marinler ve lüks konut projeleri yaşam kalitesini ve yatırım değerini artırırken, bu çok yönlü yapı İzmir’i hem sürdürülebilir enerji çözümleri hem de yenilikçi yatırımlar için stratejik ve cazip bir merkez haline getirmektedir. Aynı zamanda İzmir’in yüksek güneşlenme süresi ve yenilenebilir enerjiye yönelik artan farkındalığı, kenti Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde öncü şehirlerinden biri konumuna taşımaktadır. CW Enerji olarak böylesine önemli bir şehirde yer almaktan mutluluk duyuyoruz" diye konuştu. Artan enerji maliyetleri ve çevresel farkındalıkla birlikte güneş enerjisine olan talebin her geçen gün artığını belirten Sarvan, CW Enerji’nin genişleyen bayi ağı sayesinde bu talebe yerinde, hızlı ve kaliteli hizmetle karşılık verdiklerini ve İzmir Plus Bayisinin de ekonomiye katkı sağlamasının yanı sıra istihdamı da destekleyeceğini söyledi. "Kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı" İzmir Plus Bayisinin klasik bir yapıdan farklı olarak sadece enerji tüketen değil aynı zamanda enerji üreten, yöneten ve verimli kullanan bir bina sistemi olarak tasarlandığını belirten Sarvan, yüksek verimli güneş panelleri sayesinde kendi elektriğini üretirken, akıllı enerji yönetim sistemi sayesinde üretilen ve tüketilen enerjinin sürekli analiz edildiğini kaydetti. Sarvan, geliştirdikleri yenilenebilir enerji çözümleriyle bu yapının hem enerji maliyetlerini düşürdüğünü hem de karbon salımını önemli ölçüde azalttığını belirterek, "İzmir Plus Bayimiz kendi enerjisini üreten akıllı bina olarak tasarlandı. Şöyle ki; binanın çatısında bulunan güneş enerji sistemi gün boyunca elektrik üretir. Bu enerji öncelikle binanın kendi ihtiyacını karşılamak için kullanılır. Üretim ihtiyacın üzerine çıktığında ise enerji depolanabilir veya şebekeye aktarılabilir. Akıllı enerji yönetim sistemi ise gün içindeki tüketim alışkanlıklarını analiz ederek enerjinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar. CW Enerji olarak geliştirdiğimiz bu yaklaşım, binaların enerji tüketiminde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefliyor" dedi. "Kendi enerjisini üreten ve yöneten binalar geleceğin standart yapı modeli olacak" Bu modelin gelecekte şehirlerde yaygınlaşabilecek bir yapı sistemi olduğuna dikkat çeken Sarvan, enerji maliyetlerinin arttığı ve sürdürülebilirliğin giderek daha önemli hale geldiği günümüzde kendi enerjisini üreten ve yöneten binaların geleceğin standart yapı modeli olacağını kaydetti. Sarvan, şunları kaydetti: "Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı enerji çözümleri sayesinde kullanıcılar elektrik maliyetlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. CW Enerji’nin geliştirdiği yerli üretim teknolojilerinin yaygınlaşması, enerji ithalatının azalmasına ve ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu da hem bireysel hem de ulusal ölçekte önemli bir kazanım anlamına geliyor. Enerji artık sadece tüketilen bir kaynak değil, aynı zamanda üretilebilen ve yönetilebilen bir değer haline geldi. Bugün yapılacak doğru yatırımlar hem ekonomik hem çevresel açıdan büyük fayda sağlayacaktır. İnancımız şu ki; güneş enerjisi ve enerji verimliliği teknolojileri geleceğin değil, bugünün yatırımıdır. Bu bilinçle yenilenebilir enerji çözümlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kullanıcıların enerji dönüşümüne daha kolay adapte olmasını sağlamak ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek adına üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz." "Sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz" CW Enerji İzmir Plus Bayi Ünal Özturkut da, açılışta yaptığı konuşmada, bölgenin enerji dönüşümüne katkı sağlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Özturkut, "CW Enerji gibi güçlü, yenilikçi ve sektöre yön veren bir markanın çatısı altında yer almak bizim için son derece değerli. CW Enerji İzmir Plus Bayisi olarak yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlıyoruz. Müşterilerimize sadece ürün sunmakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir, verimli ve güvenilir enerji çözümleri sağlıyoruz. CW Enerji’nin teknolojik altyapısı ve sektörel deneyimiyle, bölgemizdeki enerji dönüşümüne öncülük edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu. Akıllı enerji yönetimi sayesinde bina içindeki cihazların birbirleriyle veri paylaşabildiğini anlatan Özturkut, "Örneğin güneş üretiminin yüksek olduğu saatlerde bazı cihazların çalışması otomatik olarak planlanabiliyor. Aynı şekilde kullanılmayan alanlarda aydınlatma veya iklimlendirme sistemleri otomatik olarak azaltılabiliyor. Bu sayede gereksiz enerji tüketimi ortadan kaldırılarak ciddi bir verimlilik sağlanıyor. Akıllı enerji çözümleri sayesinde enerji üretimi ve tüketimi dijital olarak optimize edilebiliyor. Ayrıca binada kullanılan ısıtma ve soğutma, sıcak su sistemleri enerji verimliliği yüksek teknolojilerle tasarlandı. Isı pompaları ve akıllı iklimlendirme sistemleri sayesinde ortam sıcaklığı sürekli optimize ediliyor. Sensörler sayesinde ortamın doluluk oranı, sıcaklığı ve ihtiyaçları analiz edilerek sistem otomatik olarak çalışıyor. Böylece hem konfor artıyor hem de enerji tüketimi minimum seviyeye iniyor" dedi. "Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz" CW Enerji’nin vizyonu ve güçlü AR-GE altyapısıyla sektörde fark kattığını vurgulayan Özturkut, bu iş birliği ile güzel projelere imza atacaklarını söyledi. Özturkut "Hedefimiz yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmak değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal fayda sağlayan projeleri de hayata geçirmek. CW Enerji’nin sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını en iyi şekilde yansıtarak, doğa dostu ve yüksek verimli enerji çözümlerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı amaçlıyoruz. İzmir Plus Bayisi olarak, CW Enerji çatısı altında yer almaktan gurur duyuyoruz. Şehrimizin enerji dönüşümüne aktif katkı sağlamayı sürdüreceğiz" dedi. Açılış törenine sektör temsilcileri, iş ortakları ve davetliler yoğun ilgi gösterdi.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:43
Kurbanlık alışverişinde erken alım hareketliliği
Kurban Bayramı’na yaklaşılırken Sakarya’daki besicilerde erken alım hareketliliği yaşanıyor. Erken alım yaparak hayvanlarını besicilere emanet eden alıcılar, hem fiyat avantajından yararlanıyor hem de belirli aralıklarla yaptıkları ziyaretlerle kurbanlıklarının gelişimini yerinde takip ediyor. Uygun fiyata kurbanlık temin etmek ve bayram öncesi hazırlıklarını tamamlamak isteyen vatandaşlar, aylar öncesinden besicilerin ve çiftliklerin yolunu tutuyor. Hayvanlarını erken seçerek satın alan alıcılar, belirli aralıklarla çiftlikleri ziyaret edip kurbanlıkların gelişimini yerinde takip ediyor. Kurbanlığını 5 ay önce satın alan vatandaşlardan Adem Özcan, hayvanının gelişimini gözlemlemek için çiftliğe geldiğini belirterek, "Kurbanımızın gelişimini gözlemlemek için ziyarete geldik. Fiyatları da bir yandan takip ediyoruz. Bütçemize daha uygun olsun diye erkenden almak istedik. Tüm müşterilere de tavsiyemdir, ne kadar erken alırlarsa o kadar iyi" dedi. "Maliyet artışlarına rağmen fiyat farkı yüzde 30’da kaldı" Besici Barış Demir ise piyasadaki talebin satış takvimini öne çektiğini anlattı. Bayrama aylar kala satışlara başladıklarını dile getiren Demir, "Bayrama 2 ay kaldı ancak biz 5-6 ay öncesinden satışlarımıza başlamıştık. Geçen sene ile bu sene arasında fiyatlarda yüzde 25 ile 30 arasında bir fark var ama maliyetlerimizde yüzde 60’a varan artışlar söz konusu. İnsanlar hesaplı almak için erken almayı tercih ediyor, biz de buna cevap veriyoruz" diye konuştu. "Şartlar oluşmadan hayvan kurban olmaz" Demir, kurbanlık alımında dini vecibelere ve fiziksel şartlara dikkat edilmesi gerektiği uyarısında da bulunarak, şunları kaydetti: "Önemli olan sadece hayvanı alıp satmak değil, ibadeti yerine getirebilmek. Kesen kişinin ehil olması lazım. Hayvanın boynuzunun kırık, kulağının veya kuyruğunun kesik olmaması, topallamaması ve yaşını doldurmuş olması gerekir. İnsanlarımızın dini ibadetini yerine getirirken hayvanı görmelerini tavsiye ediyorum. Hayvanı ve kesen kişiyi görmediğiniz kurbanın çok sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Ne olursa olsun gelip birebir görmeleri gerekir. Bu işin doğrusu hayvanı beğenmek, sevmek ve içinize sinmesidir. Şartlar oluşmadan hayvan kurban olmaz, bunları bilmemiz gerekiyor."
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:37
Kuzey Ege’de Lisanslı Depoculuk ve Tarım A.Ş’nin kuruluşu tescillendi
Kuzey Ege Zeytinyağı ve Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Anonim Şirketi’nin kuruluşuna yönelik ilk imzalar, geçtiğimiz 12 Şubat’ta Ayvalık Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen törenle atılmıştı. Türkiye’de zeytinyağı sektöründe yeni bir dönemin kapısını aralayan girişimin şirketleşme süreci, ilgili mevzuat gereği, Ticaret Bakanlığı onayının alınmasının ardından 1 Nisan 2026 Çarşamba günü Ayvalık Ticaret Odası Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde tescilin gerçekleştirilmesi ile tamamlandı. Uzun süredir bölge gündeminde yer alan lisanslı depoculuk yatırımı, Ayvalık’ta önümüzdeki Haziran ayında Ayvalık Ticaret Odası’na tahsis edilen yaklaşık 14 dönümlük alanda hayata geçirilecek. Proje, 6 bin ton depolama kapasitesine sahip olacak şekilde planlandı. Teknik altyapısı ve depolama standartlarıyla zeytinyağının kalite ve güvenliğini esas alan tesis, bölgedeki üretim hacmi dikkate alınarak kurgulandı. Hayata geçirilmesi planlanan sistemle birlikte zeytinyağı, teknik ve hijyenik standartlara uygun şartlarda muhafaza edilecek; üreticiler ürünlerini hasat dönemindeki piyasa dalgalanmalarına bağlı kalmadan değerlendirme imkânı bulacak. Elektronik ürün senedi uygulaması sayesinde ürünün ticareti daha güvenli ve şeffaf bir zemine kavuşacak. Bu gelişmenin, Kuzey Ege zeytinyağının hem iç piyasada hem de ihracatta daha güçlü bir konuma ulaşmasına katkı sağlaması bekleniyor. Oluşum güçlü ortaklık yapısıyla öne çıkıyor Balıkesir Ticaret Odası, Balıkesir Ticaret Borsası, Balıkesir Sanayi Odası, Çanakkale Ticaret Borsası, Bergama Ticaret Odası, Menemen Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası, Edremit Ticaret Borsası, Burhaniye Ticaret Odası, Erdek Ticaret Odası, Karacabey Ticaret Borsası, Susurluk Ticaret Odası, Susurluk Ticaret Borsası, Bandırma Ticaret Odası, Bandırma Ticaret Borsası ve Ayvalık Ticaret Odası’nın paydaşı olduğu Türkiye zeytinyağı sektöründe ilk ve emsali olmayan bu proje yapısı sektörel dayanışmanın güçlü bir örneği olarak değerlendiriliyor. Bu adımın, Kuzey Ege’de zeytinyağı ticaretinde yeni bir kurumsal altyapı oluşturması ve sektörde uzun yıllar referans gösterilecek bir model ortaya koyması öngörülüyor. Proje süreci, Güney Marmara Kalkınma Ajansı’nın (GMKA) desteğiyle hazırlanan fizibilite çalışmasıyla teknik bir zemine kavuştu. Fizibilite kapsamında yapılan saha çalışmaları ve paydaş görüşmeleri, yatırımın bölgesel ihtiyaçlara dayandığını ortaya koydu. Süreç boyunca oda ve borsaların kurumsal sahiplenmesi ile Ajansın teknik destek ve koordinasyon katkısı birlikte ilerledi. Gelinen aşama, bu iş birliğinin somut çıktısı olarak görülüyor. Yatırım konusu 2026 yılı yerel kalkınma hamlesi kapsamında Zeytinyağı lisanslı depoculuk yatırımı konusu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Balıkesir için belirlenen öncelikli yatırım alanları arasında yer aldı. Bu gelişme, bölgede planlanan zeytinyağı lisanslı depo yatırımlarının hayata geçirilmesine önemli bir imkân ve politika zemini oluşturuyor. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı çerçevesinde 2026 yılı için söz konusu yatırım başlığının ilan edilmesi, projenin kamu politikalarıyla uyumlu bir çerçevede değerlendirilmesini sağlarken programın finansman, teşvik ve uygulama süreçleri açısından da bölgeye yeni fırsatlar sunması bekleniyor. Şirket kuruluş sürecinin tamamlanmasının ardından yatırımın, inşaat izinlerinin alınması ile uygulama aşamasına geçilmesi planlanıyor.
02 Nisan 2026 Perşembe - 12:35
İstihdamı Koruma Destek Programı başvuruları başladı
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Afyonkarahisar Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Afyonkarahisar’da imalat sanayinin güçlendirilmesi ve mevcut istihdamın korunması amacıyla ‘İstihdamı Koruma Destek Programı’ başvurularının başlatıldığı belirtildi. Konuyla ilgili KOSGEB’den yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından müjdesi verilen ve imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmeleri yakından ilgilendiren İstihdamı Koruma Destek Programı’nın detayları netleştiği kaydedildi. Açıklamada, "Program ile küresel ekonomik konjonktürde üretimin sürekliliğinin sağlanması ve iş gücü piyasasının korunması hedefleniyor. Program kapsamında başvurular KOSGEB üzerinden alınmaya başlandı. Başvurusu onaylanan tüm imalatçı işletmeler, piyasaya göre çok daha uygun şartlarda kredi imkânına erişebilecek. Özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler için finansmana erişimde en büyük engel olan teminat sorunu, program dahilindeki kefalet imkânı ile aşılacak. Desteğin içeriği sektörlerin ihtiyaçlarına göre iki ana kolda şekilleniyor. İstihdam desteği emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler, mevcut istihdamlarını korumaları şartıyla 2026 yılı boyunca (12 ay) özel destek ödemesi alacak. Faiz desteği diğer imalat kollarındaki KOBİ’ler, istihdamı koruma taahhüdü verdikleri takdirde, kullandıkları kredilerde 10 puanlık faiz veya kâr payı desteğinden faydalanabilecek. ilimiz sanayisinin gelişimi için imalatçı işletmelerin bu fırsattan yararlanmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı. İşletme sahiplerinin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için 30 Nisan tarihine kadar başvurularını tamamlamaları gerekiyor" ifadelerine yer verildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 15:52
Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı
2
31 Mart 2026 Salı- 14:26
BAGFAŞ’a İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül
3
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
4
01 Nisan 2026 Çarşamba- 16:00
Burhaniye’de emekli bankacı 500 çeşit bitki yetiştirdi
5
02 Nisan 2026 Perşembe- 09:23
Bursa’da yüzlerce dönüm şeftali ve armut bahçesi su altında
30 Aralık 2025 Salı - 10:19
Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor
Türkiye’de 1930’lu yılların başında üretimine başlanan ve çarıktan ayakkabıya geçiş sürecinin simgelerinden biri olan halk arasında "cizlavit" ya da "Ankara lastiği" olarak bilinen kara lastik, aradan geçen yaklaşık 95 yıla rağmen Malatya’da ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların tercih ettiği kara lastik günümüzde sadece kullanım amacıyla değil ev ve iş yerlerinde aksesuar olarak değerlendirilmek ve geçmişi hatırlatması amacıyla anı olarak saklanmak için de satın alınıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çeken kara lastik üzerine şiirler yazılmış çocukluk dönemini kırsalda geçiren birçok vatandaşın hafızasında yer edinmiş bir ürün olarak varlığını sürdürüyor. "Kara lastiğin tarihi 1932 yılına dayanıyor" Malatya kent merkezinde bulunan geçici konteyner çarşıda ayakkabıcılık yapan esnaf Mehmet Demir, kara lastiğin tarihinin 1932 yılına dayandığını belirterek farklı modellerinin bulunduğunu söyledi. Esnaf Demir, "Bunların bayan içini dediğimiz tabanı düz olan ve 1932’den beri üretilen modelleri var. Bir de bayanlar için topuklu Ankara lastiği bulunuyor. Ayrıca halk arasında Dallas ya da naylon ayakkabı denilen bağ ve bahçede kullanılan modellerimiz de mevcut" dedi. "Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor" Mesleğe 1993 yılında başladığını ifade eden Demir Ankara lastiği, çizme, cizlavit, zile tepe lastiği ve bayan naylonu gibi ürünleri sattığını belirterek talebin geçmişe oranla azaldığını söyledi. Demir, "Eskisi gibi yoğun talep yok. Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor. Gençler pek giymiyor ama bu ürünler kaybolmasın diye bulundurmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var" Kentte, Ankara lastiği, cizlavit benzeri ürünlerini satan esnaf sayısının oldukça az olduğuna ifade eden Demir, "Şu anda Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var. Spor ayakkabıların yaygınlaşmasıyla talep düştü ama hala soranlar oluyor" diye konuştu. Fiyatlar 100 ile 350 TL arasında değişiyor Fiyatlar hakkında da bilgi veren Demir, cizlavit modellerinin 350 TL, Ankara lastiğinin ise 100 TL’den satışa sunulduğunu belirterek, Ankara lastiğinin cizlavite göre daha dayanıksız olduğunu söyledi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:18
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı. Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13,0 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda yine 0,6 puan azalarak yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puanlık azalış ile yüzde 6,2 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 28,7 oldu. En düşük yoksulluk oranı yüzde 3,9 ile çekirdek aile bulunmayan hanelerde gerçekleşti Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 6,9 puan azalarak yüzde 3,9, tek kişilik hanehalklarında ise 1,1 puan azalarak yüzde 5,4 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 0,4 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 12,9 oldu. En yüksek yoksulluk oranı bir okul bitirmeyenlerde görüldü Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,5’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu. Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 oldu Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini ekonomik nedenlerle karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2024 yılında yüzde 13,3 iken 2025 yılı sonuçlarında 1,4 puan azalarak yüzde 11,9 olarak tahmin edildi. Sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 oldu Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2025 yılı sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,1 puan azarak yüzde 13,6 oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), yüzde 14,3 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) oldu.
30 Aralık 2025 Salı - 10:11
Turkcell Ailem’in bir milyondan fazla üyesi oldu
Turkcell’in Aile Yılı’nda hayata geçirdiği kampanyası Turkcell Ailem, 1 milyondan fazla üyeye ulaştı. Turkcell’in Aile Yılı’nda hayata geçirdiği kampanyası Turkcell Ailem’in, 1 milyondan fazla üyesi oldu. Aile Yılı’na özel olarak hayata geçirilen kampanya kapsamında Turkcell uygulamasında binlerce aile grubu oluşturuldu. Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç şunları söyledi: "Müşteri memnuniyeti odağımız doğrultusunda 2025’te çok önemli uygulamalara imza attık. Kullanıcılarımızın paketlerinden artan internet, dakika ve SMS’lerin puana dönüştüğü Tumbara’dan sonra sektörümüz adına önemli yeniliklerden biri de Turkcell Ailem oldu. Turkcell Ailem kampanyamız ile aile olmanın gücünü ve değerini vurguluyoruz. Böylesi değerli bir projeyi Aile Yılı’nda başlatmaktan da memnuniyet duyuyoruz. Teknolojinin gücüyle ailelerin hayatını kolaylaştırdığımız yeni hizmetimiz çok büyük beğeni topladı. Kısa sürede 1 milyonu aşkın kişi Turkcell Ailem kampanyamızdan yararlanmaya başladı. Aile üyeleri birbirleriyle binlerce GB transferi gerçekleştirdi. Bu kampanyamızda da olduğu gibi yenilikçi çalışmalarımızla müşterilerimizin yanında olmaya ve onlar için değer üretmeye devam edeceğiz."
30 Aralık 2025 Salı - 10:10
İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu
işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı İşgücü İstatistiklerini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,8 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,2 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 128 bin kişi artarak 35 milyon 834 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8 iken kadınlarda yüzde 36,2 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,4 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 24,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,3 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 29,1 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,2 olarak tahmin edildi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:05
ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz"
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, yayımladığı mesaj ile 2026 yılına ilişkin umut ve beklentilerini paylaştı. Ardıç, 2026 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaştığı, üretim ve sanayinin güç kazandığı bir yıl olmasını temenni etti. "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" 2026 yılının enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inandığını ifade eden ASO Başkanı Ardıç, "Küresel ekonomide belirsizliklerin olağanlaştığı, jeopolitik risklerin belirgin biçimde arttığı ve dengelerin neredeyse her gün yeniden sınandığı bir yılı geride bıraktık. Bu zorlu küresel konjonktürde, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının etkileri reel sektörde güçlü şekilde hissedildi. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimiz; yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle üretimi sürdürmenin, istihdamı korumanın ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü muhafaza etmenin mücadelesini verdi. 2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılının Türkiye ekonomisinde bir reform yılı olacağını belirtmesini son derece kıymetli buluyorum. Yapısal reformlarla desteklenen bir ekonomi politikası; kısa vadeli kazanımların ötesine geçerek makroekonomik istikrarı kalıcı olarak tesis edecek, üretim kapasitemizi güçlendirecek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız için sağlam bir zemin oluşturacaktır" açıklamalarında bulundu. "2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir" Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedeflerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak 2026 yılında da ikiz dönüşüm başta olmak üzere sanayicilerimizi geleceğe hazırlayan proje ve faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İleri teknoloji ve yüksek katma değer odaklı üretim anlayışıyla üyelerimize destek olmaya devam edeceğiz. Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedefimize kararlılıkla yürüyerek, ülkemiz ekonomisine en güçlü katkıyı sunmayı sürdüreceğiz. 2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüyle büyüdüğü, rekabetçiliğini daha artırdığı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine adım adım yaklaştığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Dünyada savaşların sona ermesini, barışın ve huzurun hakim olmasını; 2026 yılının milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerinde bulundu.
30 Aralık 2025 Salı - 10:04
Ekonomik güven endeksi 99,5 değerinde aynı kaldı
Ekonomik güven endeksi Aralık ayında aynı düzeyde kalarak 99,5 değerini aldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı Ekonomik Güven Endeksi’ni açıkladı. Buna göre, ekonomik güven endeksi Aralık ayında aynı düzeyde kalarak 99,5 değerini aldı. Bir önceki aya göre Aralık ayında tüketici güven endeksi yüzde 1,8 oranında azalarak 83,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 103,7 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 0,4 oranında artarak 112,3 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 oranında artarak 115,4 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 0,5 oranında azalarak 84,5 değerini aldı.
30 Aralık 2025 Salı - 09:55
Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti ile ALTSO’da bir araya geldi. Başkan Erdem, Irak heyetine Alanya’ya yatırım çağrısı yaparak, Alanya ekonomisi hakkında bilgi aktardı. Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti, ALTSO Başkanı Eray Erdem’i ziyaret etti. Ziyarette, iki bölge arasındaki iş birliği fırsatları görüşülerek fikir alışverişinde bulunuldu. Erdem: "İş birliği imkanlarını ele aldık" Başkan Erdem, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Wasit Vali Yardımcısı ve Heyet Başkanı Ghadanfer Bateakh, Wasit Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Ali Shammari, Wasit Vilayet Meclisi Üyesi Salam Mudheher, Wasit Vilayeti’ne bağlı Kut İlçesi Kaymakamı Adel Hamza, Wasit Valiliği Özel Kalem Müdürü Mohammed Alshumoos, Wasit Valisi Özel Kalem Sekreteri Fawaz Albaidhaw ve iş insanı Abduladheem Shammari’den oluşan heyeti, Yönetim Kurulu üyelerimiz ile birlikte odamızda misafir ettik. Irak merkezi yönetiminin bulunduğu Bağdat’a idari olarak bağlı Wasit Vilayeti ile Alanya’mız arasında geliştirilebilecek karşılıklı ticaret, yatırım ve iş birliği imkanlarını ele aldığımız görüşmede, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca, odamıza kayıtlı Irak sermayeli şirketler, Alanya’daki mevcut ve potansiyel yatırım fırsatları hakkında heyet üyelerine bilgi aktarılırken, günün anısına Alanya’mızın görselinin yer aldığı bir de tablo takdim ettik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." Heyetten Erdem’e teşekkür Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti yetkilileri ise Başkan Erdem’e nazik ev sahipliği için teşekkür ederek, "Alanya’yı çok beğendik. Başkan Eray bey de çok güzel bir görüşmemiz oldu. Kendisine ev sahipliği ve verdiği önemli bilgiler için teşekkür ediyoruz" dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 09:20
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 42,9410 liradan, euro ise 50,6650 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 42,9390 liradan alınan dolar 42,9410 liradan, 50,6630 liradan alınan euro ise 50,6650 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 42,93 liradan, euro ise 50,56 liradan satılmıştı.
30 Aralık 2025 Salı - 09:17
Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor
Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50’si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65’i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78’e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye’deki amblemle ile AB’de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB’nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."
30 Aralık 2025 Salı - 09:16
Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 yılında deniz, göl ve göletlere 83 milyon balık bırakıldığını söyledi. Yumaklı, katıldığı bir programda, Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili yüksek potansiyelli bir avlanma alanına sahip olduğunu belirtti. Ülkede son yıllarda artış gösteren yetiştiricilik ve profesonel avcılıkla 2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığına dikkati çeken Yumaklı, su ürünleri avcılığında kapasiteyi bilmek ve buna yönelik üretim planlaması yapmanın önemine işaret etti. İç sularda ne kadar üretileceği, avcılıkla ilgili balık stoğunun nasıl yönetileceği konusunun üretim planlamasının içine dahil edildiğini aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Yeni yetiştiriciik bölgeleri, alanları oluşturmaya çalışıyoruz. Yıllık 7 bin 500 tonluk yetiştiricilik bölgesi oluşturacağız. Balık populasyonunu da artırmak gerekiyor. Enstitülerde yetiştirilen balıkları, denize, göl ve göletlere bırakıyoruz. Ciddi bir balıklandırma çalışması yürütüyoruz. 2025 yılında 83 milyon balık bıraktık sulara. Marmara Denizi’nde balıkçılara müsilaj desteği verdik." Yumaklı, Yalova’da Uluslararası Su Ürünleri Kontrol Denetim Merkezi’nin önümüzdeki yıl hizmete gireceğini belirterek, "Bu merkez Akdeniz ülkelerinin en büyüğü olacak. Balıkçılığın da hakkını vereceğiz." dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 08:47
Genç kardeşlerden Sarıgöl ekonomisine 700 bin fidan hamlesi
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, 25 farklı üzüm çeşidinde bu yıl 700 bin fidan üretim hedefiyle hem bölge tarımına hem de istihdama güçlü bir ekonomik katkı sağlıyor. Fidan üretiminde 2 bin 500 kişiye istihdam sağlandığı öğrenildi. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Ahmetağa Mahallesi’nde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, bağ fidanı üretiminde önemli bir başarıya imza atıyor. Ünlükoç kardeşler, 2 dekarı sera olmak üzere toplam 28 dekar açık alanda; 300 bin açık köklü, 300 bin tüplü ve 100 bin aşılı olmak üzere bu yıl 700 bin adet üzüm fidanı üretmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl 140 bin adet fidan üretimi gerçekleştiren kardeşler, kısa sürede üretim kapasitelerini artırarak Sarıgöl ekonomisine ve bölge tarımına katkı sağlamayı amaçlıyor. "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı" Üretici kardeşlerden 26 yaşındaki Aytaç Ünlükoç, üniversitede inşaat bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 4 yıl çeşitli inşaat firmalarında ve farklı sektörlerde çalıştığını belirterek, "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı. Abim Ahmet Ünlükoç ile düşüncemiz her zaman üretimden yana oldu. Bölgemizde bağcılık yaygın olduğu için girişimimiz bağ fidanı üretimi oldu. Geçen yıl ortalama 140 bin fidan ürettik. Bu yıl hedefimiz 700 bin fidan. Satışlarımızı ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’ne, kısmen de Orta Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerine yaptık. Hayalimiz birkaç yıl içinde yurt dışı pazarına ulaşmak" dedi. Son 5 ayda 2 bin 500 kişiye istihdam Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Aytaç Ünlükoç, "Aralık ve ocak aylarında fidan çelik alımı yapıyoruz. Şubat ayında tüp (kese) dolumu, mart ve nisan aylarında ise aşı ve dikim işlemleri gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 5 aylık bu yoğun üretim maratonunda toplam 2 bin 500 işçi çalıştırıyoruz" diye konuştu. Fidanlarla 25 farklı üzüm çeşidi üretiliyor Ünlükoç kardeşler; Sultaniye, K7, S1, Thomson, Mevlana, Superior, Crimson, Antep Karası, Red Globe, Alphonse, Michele Palieri, Cardinal, Şiraz, Merlot, Boğazkere, Öküzgözü başta olmak üzere toplam 25 farklı üzüm çeşidinin fidanını ürettiklerini, ayrıca talebe göre farklı üzüm çeşitlerinin de üretimini yaptıklarını ifade etti. "Vizyonumuz kaliteli ve güvenilir fidan üretimi" Kardeşlerden 29 yaşındaki Ziraat Mühendisi Ahmet Ünlükoç ise, "7 yıldır özel bir zirai ilaç firmasında Ege Bölgesi satış temsilcisi olarak çalışıyorum. Kardeşimle çıktığımız bu yolda vizyonumuz; kaliteli, sağlıklı ve güvenilir fidan üretimi yapmak. Hayal kurduk, düşündük ve hayata geçirdik. Uzun yıllardır pazarlama alanında çalışıyoruz. Doğru ve bilinçli üretim yaptığımız sürece pazarlamada sorun yaşayacağımızı düşünmüyoruz" dedi. İki mühendis kardeş, üzüm fidanının yanı sıra 20 bin adet zeytin fidanı ve çeşitli meyve fidanlarının da üretimini yaptıklarını, Türkiye’nin her yerine kargo ile fidan gönderdiklerini kaydetti.
29 Aralık 2025 Pazartesi - 20:22
İş Bankası’ndan yüzen şube: İş Vapur hizmete açıldı
Türkiye İş Bankası’nın yüzen şubesi İş Vapur, Galataport’ta hizmete başladı. İş Vapur, olası bir afet anında hizmet sürekliliğini sağlayacak altyapısı ve donanımı; yıl boyu sunacağı bankacılık hizmetleri; etkinlik, dinlenme, kafe alanlarıyla yeni nesil yüzen şube özelliği taşıyor. Vapur, Bankanın ilk yıllarında kuruluş yıl dönümlerinin kutlandığı Şirket-i Hayriye filosundaki 66 numaralı Boğaziçi Vapuru’ndan esinlenilerek sıfırdan inşa edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder