Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Erbil’de havalimanı ve ABD Başkonsolosluğu hedef alındı
Kaza yapan ehliyetsiz ve alkollü sürücüyü, polis tedaviye ikna etti
Zelenskiy: "Rusya, ABD hedeflerinin vurulması için İran’a yüzde yüz yardım ediyor"
Marmaris’te şiddetli fırtına etkili oluyor
Pakistan: "İran, Pakistan bandıralı 20 geminin Hürmüz'den geçmesine izin verdi"
Duran: "Geliştirdiğimiz kapasiteleri savunma sanayii dahil birçok ülkeyle paylaşmakta hiçbir mahzur görmüyoruz"
Kosova - Türkiye maçını Michael Oliver yönetecek
EKONOMİ
Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı
29 Mart 2026 Pazar - 11:14:11
Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
29 Mart 2026 Pazar - 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
Mesleği avukatlık olan 26 yaşındaki girişimci Salih Günaydın, hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğini profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Antalya’nın Aksu ilçesinde kurduğu istiridye mantarı üretim tesisi, 365 gün üretim yapıyor, günde 500 ila 1000 kilogram arasında hasat yapıyor. 2022 yılında halk eğitim kurslarında aldığı eğitimle mantar yetiştiriciliği belgesi alan Günaydın, kısa sürede üretimini büyüterek 1000 metrekare kapalı alana sahip bir tesis kurdu. Tesisin 850 metrekarelik üretim alanında 30 ayrı oda bulunurken, sıralı ekim sistemiyle her gün düzenli hasat yapılıyor. Antalya’da yılın 365 günü üretim yapan büyük bir tesis olduklarını belirten Günaydın, toplamda yaklaşık 180 ton kompost kapasitesine sahip olduklarını ifade etti. Günaydın, tüm odaların dolu olduğu dönemlerde günlük hasat miktarının 500 ila 1000 kilogram arasında değiştiğini, bu üretimin aylık ortalama 24 ton, yıllık ise yaklaşık 280-290 ton seviyesine ulaştığını dile getirdi. Diğer üreticilerden farklı olarak planlı ve sıralı ekim sistemi uyguladıklarını belirten Günaydın, "Her gün taze ürün hasat etmeyi hedefliyoruz ve bunu başarıyoruz. Yılın her günü kesintisiz üretim gerçekleştiriyoruz" dedi. Üretilen mantarların büyük bölümünü restoran ve otellere doğrudan ulaştırdıklarını kaydeden Günaydın, " Mantarlar, tedarikçiler aracılığıyla pazarlara sevk ediliyor. İç piyasada talep yüksek olduğu için henüz ihracat seviyesinde değiliz" diye belirtti. İstiridye mantarı üretiminin bazı zorluklar barındırdığını belirten Günaydın, sektöre girmek isteyenlere üretimi tavsiye ettiğini ancak sürecin dikkat ve bilgi gerektirdiğini vurguladı. Yeni başlayacak üreticilerin karşılaşabileceği sorunları azaltmak amacıyla bilgilendirici uygulama ve danışmanlık projeleri üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Yurt dışındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Günaydın, Almanya’da teknik incelemelerde bulunduklarını, Çin ve Polonya’da faaliyet gösteren üreticilerle temaslarının sürdüğünü ifade etti. Gelecek hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulunan Günaydın, istiridye mantarı üretiminde daha stabil ve standart bir sistem oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Günaydın, beyaz mantarda olduğu gibi verimli ve oturmuş bir üretim modeli kurmayı hedeflediklerini söyledi. Uzun vadede farklı mantar türlerinin üretileceği bir "mantar köyü" projesi planladıklarını dile getiren Günaydın, enoki, shiitake ve aslan yelesi gibi türlerin üretimi için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Eğitim hayatına da yeniden yön verdiğini belirten Günaydın, YKS’ye başvurduğunu ve ziraat alanında lisans eğitimi almayı hedeflediğini sözlerine ekledi.
29 Mart 2026 Pazar - 09:44
Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimi başladı
Bursa’nın sebze üretimiyle önde gelen ve verimli topraklarıyla bilinen Karacabey Ovası’nda turfanda karpuz ekimleri başladı. Karacabey Ziraat Odası 2. Başkanı Ramazan Düzen, ocak ve şubat yağışlarının iyi olduğunu belirterek, birçok bölgede tarım alanlarının sular altında kaldığını hatırlattı. Ekim ve kasım aylarında hububat ekili arazilerde yağışların faydalı olduğunu belirten Düzen, "Su altında kalmayan yerlerde gidişat güzel. Su çekilmeyen yerlerde ise zarar var ve tarlalar yeniden ekilecek. Suyun çekildiği boş tarım alanlarının sebze ekimi için uygundur. Karacabey çiftçisi yavaş yavaş sebze için tarlaya girmeye başladı" dedi. İlk olarak turfanda karpuz ekimlerinin yapıldığını dile getiren Düzen, şöyle konuştu: "ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaştan önce geçen yıla göre maliyetlerimiz yüzde 50’ye yakın artmıştı. Savaştan sonra biraz daha arttı. Gübre, mazot, ilaç derken ekim maliyetleri yüzde 100’e ulaştı. Bir ay önce sezona girmek isteyen çiftçiler turfanda karpuz ekiyor. Dekar maliyeti yaklaşık 40 bin lira turfanda karpuzda. 7-8 ton karpuz aldığımızı düşünerek kilogramda 5-6 lira maliyetimiz var." Düzen, bu fiyatların üzerindeki tarladan satışlarda çiftçinin kazanabileceğine dikkati çekerek, "Yazın bu fiyatın üzerinde olsun ki kazanabilelim. Geçen yıl dekarını 5 bin liraya verdik. Karpuzda geçen yaz dekar başına 25-35 bin lira zarar oluştu. İnşallah bu yıl zarar görmeyiz ve geçen yılı telafi ederiz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 09:41
Süt rekortmeni Saanen keçiden dördüz doğum
Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde süt verimiyle bilinen Saanen keçi, bu kez yaptığı dördüz doğumla yetiştiricisinin yüzünü güldürdü. Sağlıklı dünyaya gelen sevimli yavrular mahallede ilgi odağı oldu. Sarıgöl Mimar Sinan Mahallesi’nde evinin yanında kurduğu küçük işletmede Saanen keçi yetiştiriciliği yapan İsmail Bilen, sürüsündeki 13 Saanen keçisinden altısının anaç olduğunu belirtti. Bilen anaç Saanen keçilerinden birinin dördüz doğum yaptığını söyledi. Genellikle ikiz doğumlarıyla bilinen Saanen keçilerde dördüz doğumun nadir görüldüğünü ifade eden Bilen, "Bir anaç Saanen keçiden günlük ortalama 3-4 kilogram süt alıyorum. Bu cins keçiler genelde ikiz doğurur, geçmiş yıllarda üçüz de olmuştu. Bir sene de beşiz doğum yapmıştı. Bu yıl ilk kez dördüz yavru aldım. Hepsi sağlıklı ve çok sevimli, bu durum beni oldukça mutlu etti" dedi. Dünyaya gelen yavruların kısa sürede mahalle sakinlerinin ilgisini çektiğini belirten Bilen’in evine ziyaretçi akını yaşandı. Yavruları görmeye gelen vatandaşlar, "Maşallah, Allah nazardan korusun" diyerek hayranlıklarını dile getirdi. Bilen, keçi sütü ve ürünlerine olan yoğun ilgiyi vurgulayarak, "Keçi sütünün litresi 100 lira, keçi peynirinin kilosu ise 600 liradan satılıyor. Süt ve peynir özellikle hastalar tarafından çok talep görüyor, adeta almak için sıraya giriyorlar" dedi. Süt verimiyle öne çıkıyor Saanen keçisinin yüksek süt verimiyle öne çıkan bir tür olduğu biliniyor. Yılda ortalama 8-10 ay boyunca 800 ile 1000 kilogram arasında süt verebilen bu keçi türü, ekonomik açıdan da yetiştiricilere önemli katkı sağlıyor. Genellikle beyaz renkli olan Saanen keçileri, günlük ortalama 3-5 kilogram süt verimiyle dikkat çekiyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 12:03
Bakan Yardımcısı Polat: "İlk ekolojik market pilot il ilan edilen Kastamonu’da açılacak"
2
27 Mart 2026 Cuma- 17:28
Edremit’te turistik rotalar için önemli toplantı
3
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:57
2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu
4
26 Mart 2026 Perşembe- 11:43
Manavgat Turizm Yolu’nda mutlu son
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 11:08
2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:46
Fındık ihracatındaki düşüş rekolte kaybına bağlandı
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık ihracatında yaşanan düşüşün temel nedeninin rekolte kaybı olduğunu belirterek ihracattaki gerilemenin yanlış algılanmaması gerektiğini söyledi. Karan, fındık ihracatında yaklaşık yüzde 50 civarında bir düşüş yaşandığını ancak bunun önceki yıllarla kıyaslanmasının doğru olmadığını ifade ederek "İhracatımız düştü gibi bir algı oluşmamalı. Ürün azsa ihracatın azalması hayatın doğal akışına uygundur. Olmayan bir ürünü ihraç etme şansımız yok. Tahminlerimize göre üreticinin elinde 100 bin tonun altında fındık bulunuyor. Bu ürün de genellikle ekonomisi iyi olan, acelesi olmayan ya da istediği fiyatı bulamayan üreticinin elinde kalmış durumda. Türkiye genelinde stoklarda kalan fındık miktarı da 100 bin tonun çok üzerinde değildir. Sanayici ve manavlara üreticiden fındık gelmediğini, günlük alımların çok cüzi miktarlarda kaldığını görüyoruz. Köylere gittiğimizde fındık nakliyesiyle karşılaşmıyoruz. Bu da üreticinin elinde fındığın neredeyse tükendiğini gösteriyor" diye konuştu. "Yeni fındık sezonuna stoksuz girilecek" Türkiye’nin yeni fındık sezonuna neredeyse stoksuz gireceğini vurgulayan Karan, üreticilere çağrıda bulunarak "Bu yıl doğal bir afet yaşanmazsa üreticimizin bahçesine sahip çıkmasını, zamanında gübreleme ve ilaçlama yaparak üretimi artırmasını istiyoruz. Önümüzdeki yıl fındık fiyatlarının daha iyi olacağına inanıyoruz. Çünkü dünyada fındık stoklarının sıfırlanacağı bir sezona giriyoruz. Yeniden stok oluşması ise birkaç yılı bulabilir. Fındık fiyatlarında önümüzdeki günlerde yukarı yönlü bir hareket bekliyoruz. 15 Ocak’tan sonra fiyatlarda bir ilerleme olacağını düşünüyoruz. Şu anda bir toparlanma söz konusu. 240 lira bandına kadar gerileyen fındık fiyatları yeniden 300 liranın üzerine çıkmaya başladı" dedi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:24
Bakan Işıkhan: "1 milyon 479 bin işe yerleştirmeye aracılık ettik"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İŞKUR aracılığıyla iş gücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor, istihdam kapasitemizi güçlendiriyoruz. Ocak-aralık ayları arasında 1 milyon 479 bin işe yerleştirmeye aracılık ettik" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İŞKUR aracılığı ile işgücü piyasasındaki ihtiyaçları tespit ettiklerini ve bu kapsamda 2025 yılı Ocak-Aralık ayları arasında 1 milyon 479 bin kişiyi işe yerleştirmede aracılık ettiklerini belirtti. 900 bine yakın iş yerinin de ziyaret edildiğini ve 2 milyon 435 bin 200 açık iş tespit edildiğini kaydeden Bakan Işıkhan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İŞKUR aracılığıyla iş gücü piyasamızın ihtiyaçlarını tespit ediyor, istihdam kapasitemizi güçlendiriyoruz. Ocak-aralık ayları arasında 1 milyon 479 bin işe yerleştirmeye aracılık ettik. 3,2 milyondan fazla bireysel görüşme ve 900 bine yakın iş yeri ziyareti gerçekleştirdik. 2 milyon 435 bin 200 açık iş (işveren tarafından talep edilen-ihtiyaç duyulan eleman) tespit ettik. 2026 yılında da başta kadınlar, gençler ve engelli vatandaşlarımızın işgücüne katılımını daha da kolaylaştıran adımlar atacağız. İşsizlikle mücadeledeki kararlılığımızı sürdüreceğiz."
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:20
Bakan Bolat 2026 yılı ilk çeyrek ihracat hedeflerinin yakalanabileceğine işaret etti
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılı ilk çeyrek Dış Ticaret Beklenti Anketi sonuçlarına göre ihracata ilişkin hedeflerin yakalanabileceğini belirtti. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 yılı birinci çeyrek İhracat Beklenti Endeksi’ne ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Bolat, açıklamasında 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin beklentilerin ihracat açısından olumlu bir tablo ortaya koyduğunu vurguladı. Bakan Bolat, 2026 yılı birinci çeyrek İhracat Beklenti Endeksi’nin bir önceki çeyreğe kıyasla 3,9 puan artarak 109,2 seviyesine çıktığını, endeksin 100’ün üzerinde olmasının ihracata yönelik beklentilerin artış yönünde olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Bolat, 2026 yılı ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre Amerika’ya ihracatta 3,1 puan, Ortadoğu’ya 1,9 puan, Afrika’ya 0,5 puan ve diğer ülkelere 0,6 puan artış bekleyenlerin lehine olan durumun güçlenerek devam ettiğini belirtti. Gelecek üç aylık dönemde ihracatçı firmaların ilk kez ihracat yapmayı planladıkları ülkeler arasında ABD’nin ilk sırada yer aldığını ifade eden Bolat, ABD’yi sırasıyla Polonya ve Macaristan’ın izlediğini kaydetti. "2025 yılı genelinde ihracatımız 273 milyar 434 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekora imza atmıştır" 2025 yılı Aralık ayı ihracatına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bolat, "2025 yılı Aralık ayında ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,8 artışla 26 milyar 411 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Böylece tarihin en yüksek aylık ihracat değeri kaydedilmiş, 2025 yılı genelinde ise 273 milyar 434 milyon dolara ulaşarak yeni bir rekora imza atmıştır" dedi. 2026 yılı ihracat tahmini 282 milyar dolar Yeni yılda hedeflenen ihracat rakamlarına ulaşılabileceğini vurgulayan Bolat, "Küresel ekonomide ağırlaşan rekabet koşulları, artan korumacılık, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızdaki gelişmelere rağmen 270 milyar dolar eşiğini aşarak 273 milyar 434 milyon olarak gerçekleşmesi, ihracatçılarımızın dinamizmini ve ülkemizin üretim kapasitesini yansıtmaktadır. Bu kapsamda 2026 yılı için Orta Vadeli Program’ın ihracat tahmini olan 282 milyar dolara ulaşmak için Ticaret Bakanlığı olarak tüm gücümüzle çalışmalara devam ediyoruz. Beklenti anketi sonuçları da bu hedefin yakalanabileceğini desteklemektedir" ifadelerine yer verdi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:18
Torku iştirakinde kriz sürüyor, işçiler bu kez kaşıklı eylem yaptı
Torku iştiraki olan Konya Şeker’e bağlı Kangal Termik Santrali’nde işçilere vaat edilen farkların ödenmemesine tepkiler sürüyor. İşçiler bu kez kaşıklı eylem yaptı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:54
Samsun-Çarşamba Havalimanı’nda yolcu sayısı 1,6 milyona dayandı
Samsun-Çarşamba Havalimanı’nın 2025 yılı yolcu trafiği, geçen yıla göre 120 bin 538 kişi artarak 1 milyon 594 bin 333’e ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü, Samsun-Çarşamba Havalimanı’nın 2025 yılı Aralık ayına ilişkin hava yolu uçak, yolcu ve yük istatistiklerini açıkladı. Buna göre Aralık ayında havalimanında iç hat yolcu trafiği 121 bin 163, dış hat yolcu trafiği ise 15 bin 191 olarak kaydedildi. Böylece söz konusu ayda toplam 136 bin 354 yolcuya hizmet verildi. Aralık ayında Samsun-Çarşamba Havalimanı’na iniş-kalkış yapan uçak sayısı iç hatlarda bin 185, dış hatlarda 130 olmak üzere toplam bin 315’e ulaştı. Aynı dönemde yük trafiği ise kargo, posta ve bagaj dahil olmak üzere toplam bin 147 ton olarak gerçekleşti. 2025 yılının 12 aylık dönemine bakıldığında Samsun-Çarşamba Havalimanı’nda yolcu trafiği 1 milyon 594 bin 333, uçak trafiği 17 bin 160, yük trafiği ise 14 bin 579 ton oldu. Geçen yılın aynı döneminde yolcu sayısı 1 milyon 473 bin 795, uçak trafiği 14 bin 788, yük trafiği ise 14 bin 191 ton olarak kayıtlara geçmişti.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:53
Kar yağışları Trendyol’da kış sporlarına hazırlığı hareketlendirdi
Yılın ilk günlerinde yurt genelinde etkisini artıran kar yağışları ve kayak merkezlerinde sezonun açılmasıyla birlikte kış sporlarına yönelik hazırlıklar hız kazandı. Kayak ekipmanlarından outdoor giyim ürünlerine uzanan geniş ürün yelpazesiyle Trendyol, kış sporlarına hazırlanan kullanıcılar için çözümler sunduğunu duyurdu. Kar yağışlarının başlamasıyla birlikte kış sporlarına ilgi artarken, Trendyol geniş ürün yelpazesiyle kullanıcılarının tüm ihtiyaçlarına tek noktadan çözüm sunuyor. E-ticaret platformunun satış verileri, bu dönemde kış sporlarına yönelik ürünlere olan ilginin alışveriş tercihlerine de belirgin şekilde yansıdığını ortaya koyuyor. Kış sporlarına artan ilgi, ekipman talebini yükseltiyor E-ticaret platformunda kayak ve snowboard ürün grubunda satışlar ivme kazanırken; kızak, kayak gözlüğü, kayak eldiveni ile kayak ve snowboard ekipmanları en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor. Özellikle kızaklara olan ilginin bu sezon daha da güçlendiği, kürek tasarımlı kar kızağında satışların geçen yıla kıyasla 10 katın üzerine çıktığı görülüyor. Kask ve benzeri koruyucu ürün gruplarında da artış sürerken, kayak gözlüğü sezon boyunca en çok satılan ürünler arasında öne çıkıyor. Soğuk hava koşullarına uygun ürünlere ilgi artıyor Kış sporlarına hazırlık sürecinde yalnızca ekipmanlar değil, soğuk hava koşullarına uygun giyim ve ayakkabı ürünleri de yoğun ilgi görüyor. Sıcak ve konforlu kalmaya yardımcı ürünler ön plana çıkarken; termal içlikler, softshell ve polar ürünler ile outdoor ayakkabılar bu dönemde daha sık tercih edilen ürün grupları arasında yer alıyor. Spor & Outdoor kategorisine olan talep büyük şehirlerde geçen yıla kıyasla artmaya devam ederken Muş, Giresun, Nevşehir, Bayburt ve Zonguldak yüzde 40’a varan artışla öne çıkıyor. Bu tablo, kış sporlarına olan ilginin ülke genelinde giderek yaygınlaştığını ortaya koyuyor.
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:34
Miran’dan taban aylığa seyyanen zam çağrısı
Memur-Sen Antalya Temsilcisi Eyüp Bülent Miran, enflasyon verileri baz alındığında taban aylığa seyyanen zam yapılması gerektiğini söyledi. Memur-Sen Antalya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Eyüp Bülent Miran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı aralık ayı enflasyon verilerinin ardından belirlenen kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş artışlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Yılın ilk yarısında yüzde 18,60 olarak şekillenen memur zam oranının kısa sürede eriyeceğini savunan Miran, taban aylığa seyyanen zam çağrısı yaptı. Memur-Sen olarak ilk beklentilerinin geçmiş kayıpları ve Hakem Kurulu’nun hatalı kararlarını telafi edecek, emekliliğe de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen zam yapılması olduğunu söyleyen Miran, ikinci olarak çalışma barışının sağlanması ve ücret dengesinin kurulması için kamu personel sistemi üzerinde kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi. "Bu parayla geçinmek mümkün değil" En düşük memur maaşının 47 bin 500 liradan 58 bin 300 liraya yükseldiğini ve 30 yıllık hizmetlinin emekliliğe ayrıldığında 983 bin lira ikramiye alacağını söyleyen Miran, bu parayla geçinmenin ve ev almanın mümkün olmadığını ileri sürdü. Miran, "Geçmiş kayıplarımızı ve hakemin hatasını da telafi edecek, emekliye de yansıyacak şekilde taban aylığa seyyanen ivedi zam yapılmalıdır" dedi. "Seyyanen zamda bizim rakamımız toplu sözleşme döneminde söylediğimiz cümledir" diye devam eden Miran, ’en düşük memur maaşının, yanında aynı işi yapan en düşük işçi maaşından yüksek olacağı’ bir dengenin sağlanması gerektiğini savunarak, "Rakamlar ortada. Bu rakamlara göre bu dengeyi sağlayacak seyyanen zam istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Sosyal maliyetin artmasına müsaade edilmemelidir" Miran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Emeklilere ilişkin ise 8 bin 77 liralık seyyanen iyileştirme 2023’te emeklilere ’vereceğiz’ denildiği halde verilmedi. Bu rakam 20 bin rakamının üstüne çıktı. Onun için önce bunu vererek başlamalı diye buradan ifade ediyoruz. Ekonomik maliyeti göğüslemek, sosyal maliyeti üstlenmekten çok daha kolaydır. Onun için sosyal maliyetin daha fazla artmasına asla müsaade edilmemelidir. Bir diğer husus da gelir vergisi matrahlarıdır. Bu konuda kapsamlı çalışmalar yaptık, gündeme getirdik, toplu sözleşme masasına da taşıdık. ’Burada sorun nedir?’ diye kamu işvereni cümle kurmuyor, konuyu görmezden geliyor. Asgari ücretin yüzde 20’lik dilime girdiği bir sistem olur mu? Vergi matrahının birinci dilimi 190 bin TL değil, en az bunun üç katı olmalı. Nimet-külfet dengesi en önce vergide gözetilmeli."
08 Ocak 2026 Perşembe - 11:03
İş dünyasından e-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına olumlu yaklaşım
İş dünyası temsilcileri, e-ticaret platformlarından yapılan yurt dışı alışverişlerinde kıymeti 30 avroya kadar olan eşyanın Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’yle ithalatının sonlandırılmasını olumlu karşıladı. Ticaret Bakanlığı, e-ticaret platformlarından yurt dışından 30 avroya kadar değeri bulunan eşyalar için gümrük muafiyetinin sona erdiğini açıklamıştı. Açıklamada, 1 Şubat’tan itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı e-ticaret platformları üzerinden sipariş edilen eşyanın değerine bakılmaksızın ’Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasına son verildiği belirtilmişti. Düzenleme iş dünyasında olumlu karşılandı. İş dünyası temsilcilerinden konuya ilişkin yapılan açıklamalarda, e-ithalatta uygulanan gümrük muafiyetinin kaldırılmasıyla yerli üretimin korunduğuna ve tüketici sağlığı açısından ciddi risklerin önüne geçildiğine dikkat çekildi. "Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şarttır" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı açıklamada denetimsiz e-ithalatın tüketici için risk teşkil eden, KOBİ’leri haksız rekabete uğratan ciddi bir sorun olduğunu belirterek, "Ticaret Bakanlığının Ekim 2025’te yaptığı denetimler basitleştirilmiş gümrük mevzuatı yoluyla ülkemize giren ürünlerin yüzde 81’inin riskli olduğunu gösteriyor" dedi. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile bu dönemin sonlandırılmasının son derece yerinde olduğuna vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, "Tüm dünya gibi Türkiye’nin de gümrüklerinde gerekli denetimleri yapmaya başlamasından daha doğal bir şey olamaz" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, düzenlemeyle ilgili Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a teşekkür ederek, "Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şarttır" şeklinde konuştu. "Ticaret Bakanlığımızın bu kararını tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, e-ticaretin hızla gelişen, küresel ticaretteki payını her geçen gün büyüterek güçlendiren bir alan olduğunu kaydederek, sınırları kaldırarak dünyanın bir ucundan diğer ucuna 7 gün 24 saat ticaret yapmaya imkan sağlayan bu alanın denetim ve standartlarla desteklenmediğinde tüketici sağlığı açısından ciddi riskler doğurabileceğine vurgu yaptı. Baran, "Diğer yandan içerde mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen ve kalite standartlarına riayet eden yerli firmalarımız, yurt dışından e-ticaret platformları üzerinden getirilen denetimsiz, kalitesiz, düşük maliyetli ürünler karşısında haksız rekabetle karşı karşıya kalabiliyor. Bu açıdan Ticaret Bakanlığımızın bu kararını haksız rekabetin önüne geçilerek piyasalarda adil rekabetin sağlanması, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, yerli üretimin desteklenmesi, istihdam ve vergi kaybının önüne geçilmesi açısından atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" açıklamasında bulundu. "Düzenleme yurt içinde üretim yapan firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatan uygulamaların önüne geçilmesi bakımından önemli" MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir de e-ithalatta uygulanan gümrük muafiyetinin kaldırılmasını yerli üretimin korunması adına kritik bir adım olarak nitelendirdi. Sürecin yerli firmaların sürdürülebilir büyüme hedeflerini destekleyen bir yapıda ilerlemesinin önemine değinen Özdemir, "E-ithalatta basitleştirilmiş gümrük uygulamasının sona erdirilmesini ve 30 avro altı gönderilerin normal ithalat işlemlerine tabi tutulmasını, üretimin ve iç piyasa dengesinin korunması açısından yerinde bir karar olarak değerlendiriyoruz. Uzun süredir iş dünyasının gündeminde olan bu düzenleme, yurt içinde üretim yapan firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatan uygulamaların önüne geçilmesi ve ticarette daha adil bir zeminin oluşması bakımından önemlidir. Bu adımın üretim, yatırım ve istihdam kararlarında öngörülebilirliği artıracağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Denetimsiz e-ithalat vergisini ödeyen yerli sanayicilerimizi haksız rekabete maruz bırakıyordu" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ticaret Bakanlığı’nın değeri 30 avroya kadar olan ürünlerin Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’yle ithalatını sonlandıran kararını son derece yerinde bulduklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Denetimsiz e-ithalat; hem tüketici sağlığı ve güvenliği açısından risk oluşturuyor hem de mevzuata uygun üretim yapan, vergisini ödeyen yerli sanayicilerimizi haksız rekabete maruz bırakıyordu. Bu karar, adil rekabetin tesisi, yerli üretimin korunması ve e-ticaretin kurallı ve sürdürülebilir gelişimi açısından önemli bir adımdır. Üretimi, sanayiciyi ve tüketiciyi birlikte gözeten bu kararlı yaklaşım dolayısıyla Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a ve Bakanlık bürokratlarımıza teşekkür ediyorum." "Yapılan düzenleme ile haksız rekabete maruz kalan tüm üreticilerimizin rahatlayacağını değerlendiriyoruz" Konuya ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt dışından posta ve kargo yoluyla yapılan 30 avro altındaki gümrüksüz ithalat düzenlemesinin iptal edilmesini memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Olpak, "Bu karar ile son yıllarda toplam ithalatın içindeki payı hızla artan tüketim malı ithalatının ivme kaybetmesini ve bunun yerine yerli üretimin daha ön plana çıkmasını bekliyoruz. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere özellikle belli ülkeler karşısında haksız rekabete maruz kalan tüm üreticilerimizin bir nebze de olsa rahatlayacağını değerlendiriyoruz. Kararın sürecindeki çabaları için başta Ticaret Bakanımız Ömer Bolat ve Ticaret Bakanlığımız yetkililerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Düzenleme, yerli üreticilerimizin kapasite kullanım oranlarını artırmalarına da katkı sunacaktır" Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, şu ifadelere yer verdi: "Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 avro altındaki gönderilere tanınan gümrük muafiyetinin kaldırılmasını, yerli üretimin korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu karar düşük bedelli ithalatın olumsuz etkilerini azaltmanın yanı sıra, yerli üreticilerimizin kapasite kullanım oranlarını artırmalarına da katkı sunacaktır. Üretim odaklı sürdürülebilir büyüme modelimizi destekleyen ve uluslararası rekabet gücümüzü artıracak kararın alınma sürecindeki katkıları için Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat ile Bakanlık bürokratlarımıza ihracat ailemiz adına şükranlarımızı sunuyoruz."
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:43
Garanti BBVA, 2025 yılındaki dijital bankacılık özetini paylaştı
Garanti BBVA, 2025 yılındaki dijital bankacılık özetini duyurdu. Banka, üretken yapay zekâyı dijital stratejisinin merkezine yerleştirerek kullanıcı deneyimini daha sezgisel, daha kişisel ve çok daha akıllı bir yapıya taşıdı. Kullanıcı beklentilerinin hızla değiştiği ve yapay zekânın finans deneyiminde yeni bir standart oluşturduğu bu dönemde Garanti BBVA, dönüşümü benimseyerek uygulamaya taşıyan bankalardan biri oldu. Türkiye’nin en çok sevilen bankacılık uygulamalarından biri olan Garanti BBVA Mobil, yıl boyunca kullanıcı merkezli inovasyonlarıyla dikkat çekti. 17.9 milyon aktif müşteriye ulaşan uygulama; modern tasarımı, özelleştirilebilir menü yapısı, kişiye özel tavsiyeleri ve üretken yapay zekâ destekli akıllı asistan Ugi ile sektörde yeni bir standart oluşturdu. Bankanın tüm işlemlerinin yüzde 99’u şube dışı kanallardan, ürün satışları ise yüzde 86’sı dijitalden gerçekleşiyor. 2025’te yenilenen Garanti BBVA Mobil, müşterilerin finansal hayatını daha kolay hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm geçirdi. Artan interaktif alanlar, özelleştirilebilir menü yapısı ve kişiye özel öneriler sayesinde her müşteri kendi ihtiyaçlarına göre şekillenen akıllı bir akıştan faydalanabiliyor. Buna ek olarak; kişiye özel tavsiye ve hatırlatmalar, müşterilerin finansal kararlarını daha bilinçli almalarına yardımcı oluyor. Örneğin, müşterinin eğlence kategorisindeki harcamaları bir önceki aya göre düşmüşse, bu farkın birikime yönlendirilmesi öneriliyor. Benzer şekilde müşterinin bütçe akışı ve ödeme döngülerine göre kişiye özel finansman teklifleri sunuluyor. Uygulama, müşterilerin giriş yapmadıkları süre içinde gerçekleşmeyen veya tamamlanmayan işlemleri özetliyor. Aracım, Evim, Dijital Aboneliklerim alanları tek bir noktadan sunulurken özellikle Seyahatim alanı Jolly iş birliğiyle zenginleştirilerek seyahat planlamasını da bankacılık uygulamasının doğal bir parçası haline getiriyor. Üretken yapay zekâ destekli yeni dönem Garanti BBVA için 2025, üretken yapay zekânın bankacılığın merkezine alındığı bir yıl oldu. Bu kapsamda Garanti BBVA Mobil’deki akıllı asistan Ugi, üretken yapay zekâ teknolojisiyle yenilendi. Artık belirli konu başlıklarında standart yanıtlar vermeden, bankanın veri kaynağındaki bilgileri tarayarak, müşteriye özel, dinamik ve hiper-kişiselleştirilmiş çözümler sunuyor. Ugi, sadece müşterilerin sorduğu soruya doğru yanıt vermekle kalmıyor, aynı zamanda gerektiğinde proaktif bir şekilde müşterilere çözüm önerileri sunarak, işlemlerini hızlı şekilde gerçekleştirmelerine yardımcı oluyor. Örneğin SIM kartını değiştiren müşterilere, işlemleri esnasında sorun yaşamamaları adına proaktif olarak bildirim gönderiyor ve tanımlama yapmalarına yardımcı oluyor. Ya da kartına iade alan müşteriler Ugi sayesinde bu bilgiye ulaşabiliyor. Garanti BBVA, müşterinin ihtiyacını öngören ve proaktif çözümler sunan bu deneyimleri zenginleştirmeyi amaçlıyor. Son bir yılda 70 milyondan fazla sohbet gerçekleştirerek 7 milyondan fazla müşteriye destek olan Ugi, önümüzdeki dönemde yetkinliklerini sürekli geliştirerek daha fazla konuda yardımcı olacak; kişiye özel ve daha akıllı yanıtlarla hizmet sunmaya devam edecek. 900’den fazla yapay zekâ modeli Banka, yapay zekâyı iç süreçlerde de yoğun biçimde kullanıyor. 900’ün üzerinde aktif yapay zekâ modeli, belge tarama, bilgi çıkarımı, raporlama ve operasyonel iş akışlarında önemli iyileşmeler sağlıyor. Ödeme teknolojilerinde yeni standart 2025’te hayata geçirilen Bonus Platinum Dinamik Kart, saatte bir kendiliğinden yenilenen 3 haneli güvenlik kodu (CVV) özelliğiyle internet alışverişlerinde güvenlik sağladı. GarantiPay, NFC temassız ödeme ve TR Karekod çözümleri sayesinde kullanıcılar kart taşımadan güvenli ödeme yapabiliyor. S.M.A.R.T. özelliği ise GarantiPay, NFC ile Temassız ve TR Karekod ödemeleri sırasında kart seçme zahmetini ortadan kaldırarak kullanıcı için daha faydalı kartı otomatik belirleyen bir ödeme deneyimi sağlıyor. 2025’in dikkat çeken yeniliklerinden biri de müşterilerin finansal durumlarını daha iyi yönetebilmelerini ve geleceğe daha hazırlıklı olmalarını desteklemek için geliştirilen Kredi Koçum oldu. Bu özellik sayesinde kullanıcılar bankadaki finansal geçmişlerine göre oluşturulan durumlarını görüntüleyebiliyor, kendilerine özel kredi, avans hesap ve kredi kartı limit tekliflerini inceleyebiliyor ve finansal durumlarını güçlendirmelerine destek olacak kişiye özel öneriler alabiliyor. Gençlere özel tasarlanan yeni deneyim alanı 18-26 yaş aralığındaki müşteriler için tasarlanan Garanti BBVA Mobil’deki Genç menüsü, gençlerin kültür-sanat, kariyer, bankacılık ürünleri ve kampanya fırsatlarına tek noktadan ulaşmasını sağlıyor. Garanti BBVA müşterileri hisse senedi, kripto varlık, fon, döviz, BES gibi yatırım ürünlerini tek ekrandan takip ederek yönetebiliyor. Müşteriler kripto varlıklarını, anlık fiyat bilgilerini, kâr/zarar durumlarını ve takip listelerini Yatırımlar menüsünden görüntüleyebiliyor. Banka, varlığı belli bir tutarın üzerinde olan müşterileri için tasarladığı Benim Bankacım programıyla kişiye özel bankacılıkta yeni bir dönem başlattı. Müşteriler, kendilerine özel atanmış müşteri yöneticilerine uygulama içinden anında ulaşabiliyor; kişisel finansal çözümlerden özel kampanyalara ve etkinliklere kadar pek çok kişiselleştirilmiş imkana tek noktadan erişebiliyor.
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:38
TESK Genel Başkanı Palandöken: "Yerli üretimin güçlenmesi stratejik bir kazanımdır"
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yerli üretimin güçlenmesi sadece esnafımız için değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından da stratejik bir kazanımdır" dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, e-ithalatta yapılan yeni düzenlemeyi olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Palandöken, "Ticaret Bakanlığımız tarafından yürürlüğe alınan e-ithalatta ‘Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi’ uygulamasının kapsamını yeniden düzenleyen karar piyasalarda dengeyi gözeten, ülkemizin dört bir yanında faaliyet gösteren üreticilerimiz ile esnaf ve sanatkarlarımız açısından son derece yerinde ve olumlu bir adımdır. Yapılan yeni düzenleme, piyasa işleyişinin daha sağlıklı ve öngörülebilir hale gelmesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır" açıklamasında bulundu. "Sağlıksız ürünlerin piyasadaki payı önemli ölçüde azalacaktır" Yerli üretimin ve esnafın korunmasına yönelik düzenlemenin önemine dikkat çeken Palandöken, "Uzun süredir dile getirdiğimiz yerli üreticiyi, esnafı ve sanatkarı koruyan, aynı zamanda tüketicinin güvenli ürünlere erişimini esas alan bir ticaret politikasının hayata geçirilmiş olmasını son derece kıymetli buluyorum. Bu düzenleme sayesinde vergisini ödeyen, mevzuata uygun üretim yapan esnafımızın emeği korunacak, denetimsiz ve sağlıksız ürünlerin piyasadaki payı önemli ölçüde azalacaktır" dedi. "Yerli üretimin güçlenmesi stratejik bir kazanımdır" Bu adımın özellikle üretim yapan esnaf ve sanatkarlar için büyük önem taşıdığının altını çizen Palandöken, "Ayakkabıdan tekstile, sanayiden oyuncak ve benzeri sektörlere kadar birçok alanda faaliyet gösteren yerel üreticilerimiz, bu düzenleme sayesinde daha sağlıklı rekabet şartları içinde üretim yapma ve yatırım planlama imkanına kavuşacaktır. Yerli üretimin güçlenmesi sadece esnafımız için değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından da stratejik bir kazanımdır. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere bu sürece katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyorum. Türkiye’nin üretim gücünün temel taşı olan esnaf ve sanatkarlarımızın yanında olmaya her zaman devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:30
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin de zararları karşılanmalıdır"
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2025 yılının üreticiler için zor geçtiğini belirten Bayraktar, "2025 yılı üreticilerimiz için felaket yılı oldu. Çiftçilerimiz başta zirai don, kuraklık, hastalık ve ekonomik şartlar nedeniyle üretimi sürdürebilmek için krediye acilen ihtiyaç duymaktadır. ‘Borcun varsa kredi vermem’ şartını koymak tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar verir. Biz çiftçilerimiz için borç ertelemesi beklerken, böyle bir uygulamanın başlaması üreticilerimizi büyük bir sıkıntıya sokmuştur. Zor bir dönem geçiren üreticimiz hem para kazanamadı hem de prim yüksekliği nedeniyle SGK’ya olan borçlarını ödeyememektedir. Bir kısmı da ziraat odalarından muafiyet belgesi almak sureti ile SGK’dan çıkmaktadır. Aynı sebeple vergi borcunu ödeyemeyen üreticilerimiz de bulunmaktadır. Zor günler geçiren üreticilerimizin önünden bu engeller acilen kaldırılmalıdır. Yeni bir yıla başladığımız şu günlerde tarım sektörü açısından hemen hemen herkesin 2025 yılına dair hatırlayacağı ilk şey kuşkusuz doğal afetlerdir. Özellikle zirai don ve kuraklık tarım sektörünü önemli ölçüde etkiledi. Tabii bu etki yalnızca üretim azalmasıyla kalmadı. Çiftçilerimizin gelirleri azaldı, gıda tedarik zinciri ve tüketici fiyatları etkilendi. Yani toplumun tüm kesimi doğal afetlerden zarar gördü. Yaşanan zirai donların ardından yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile sigortası olmasa da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin maliyetleri, hasar alanları ve oranları nispetinde karşılandı. Fakat sehven yapılan yanlış yönlendirmeler ve bilgi eksikliği sebebiyle bazı çiftçilerimiz bu desteklerden faydalanamadı. Birliğimiz, hak ettiği desteklerden faydalanamayan tek bir çiftçimizin kalmaması için bu sorunu gündeme getirdi. Girişimlerimiz sonucunda bu mağduriyet de giderildi. Karar’a göre son başvuru günü olan 24 Temmuz 2025 tarihinden önce müracaatları ve tespitleri yapıldığı halde bilgileri sisteme sehven girilememiş çiftçilerimiz için 821 milyon lira ek ödeme yapıldı ve böylelikle zirai don desteklerinden faydalanamayan çiftçilerimiz de bu desteklerden faydalandı" ifadelerine yer verdi. "Kuraklıktan zarar gören üreticilerimizin zararları karşılanmalıdır" 2025 yılında zirai don kadar kuraklığın da tarımsal üretime zarar verdiğini vurgulayan Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ziraat odalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda 2025 yılında yağışların yetersiz olduğunu ve istenilen dönemlerde yağmadığını, bunun da ürünlerin gelişimini olumsuz etkilediğini, tarımsal kuraklığın üretime zarar vereceğini sezon içerisinde defalarca dile getirmiştim. Ne yazık ki endişelerimizde haklı çıktık ve 2025 yılında tarımsal kuraklığın da zirai don kadar tarımsal üretime zarar verdiğini görmüş olduk. Özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere birçok bölgemizde tarımsal kuraklık görüldü. Bu da üretim istatistiklerine yansıdı. 2025 yılında bir önceki yıla göre yulaf üretimi yüzde 26, arpa üretimi yüzde 25, çavdar üretimi yüzde 20 ve buğday üretimi yüzde 14 oranında azaldı. Kuru baklagil üretimi ise geçen yıla göre yüzde 29 düştü. Bu ürünler, yapılan planlamalarda ülkemizin üretim miktarlarını ve alanlarını artırmayı hedeflediği stratejik ürünlerdir. Dolayısıyla zirai dondan zarar gören çiftçilerimize yapıldığı gibi tarımsal kuraklıktan zarar gören çiftçilerimizin de zararları karşılanmalıdır. 2025 yılında üretimi etkileyen bir başka durum da şap hastalığı oldu. Şap hastalığı sonucunda hayvanların et ve süt veriminde önemli düşüşler meydana geldi. Bu da üreticilerimizin gelirlerine yansıdı. 2025 yılında yaşanan afetler ve hastalıklar çiftçilerimizin ekonomik dengesini bozdu. Birçok çiftçi kullanmış olduğu kredileri ödeyemeyecek durumdadır. Bu borçluluk hali yalnızca tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine zarar vermemiş, sosyolojik ve psikolojik olarak da birçok sıkıntıyı beraberinde getirmiş, getirecektir. 2025 yılının uzun yıllardır görülmemiş bir afet yılı olduğunu ifade etmiştik. Bu sebeple afetlerden ve hastalıklardan zarar gören çiftçilerimizin durumunu bir nebze rahatlatabilmek adına kullanmış oldukları kredilerin geri ödemesi en az 1 yıl faizsiz olarak ertelenmelidir. Şap hastalığı nedeniyle hayvan kaybı olan üreticilerimizin de düşük faizli kredi temin edilmesi suretiyle desteklenmesi sağlanmalıdır. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ülkemizin gıda güvencesinin sağlanması adına doğal afetler konusunun daha çok üzerine gidilmeli, afet öncesindeki ve sonrasındaki süreçler doğru politikalarla ve titizlikle yönetilmeli, çiftçilerimiz mağdur edilmemelidir. 2026 yılının afetlerden ve hastalıklardan uzak, bolluk ve bereket içerisinde bir yıl olmasını temenni ediyorum."
08 Ocak 2026 Perşembe - 10:18
Aylık en yüksek reel getiri DİBS’te oldu
Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,98 oranlarıyla DİBS’te gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 Aralık ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, Aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 4,13, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 3,98 oranlarıyla devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, külçe altın yüzde 3,75, BİST 100 endeksi yüzde 2,81, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,22, euro yüzde 1,56 ve dolar yüzde 0,21 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağladı. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 3,61, BİST 100 endeksi yüzde 2,67, mevduat faizi (brüt) yüzde 2,08, euro yüzde 1,42 ve dolar yüzde 0,07 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,42, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 16,16 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde BİST 100 endeksi; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,76, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 1,82 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 27,14, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 25,05 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde dolar, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,98, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,59 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 55,60, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 51,77 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından mevduat faizi (brüt) yüzde 8,93, DİBS yüzde 7,36 ve Euro yüzde 6,84 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 4,47 ve BIST 100 endeksi 11,35 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise mevduat faizi (brüt) yüzde 6,25, DİBS yüzde 4,72 ve Euro yüzde 4,21 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; doları yüzde 6,82 ve BIST 100 endeksi yüzde 13,53 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder