EKONOMİ
28 Mart 2026 Cumartesi - 17:04 Altıntaş’ta ’Hamilik’ projesinin iş birliği protokolü imzalandı Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü, ’Hamilik’ projesi kapsamında eğitim, üretim ve istihdam aynı hedefte buluştu. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile Zafer Organize Sanayi Bölgesi arasında, Hamilik Projesi kapsamında önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Gerçekleştirilen protokol ile mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve öğrencilerin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde hazırlanması hedefleniyor. İmzalanan protokol çerçevesinde, ilçedeki meslek lisesinin sanayi ile daha etkin bir şekilde entegre edilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Özellikle sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlara uygun bölümlerin geliştirilmesi, mevcut bölümlerin güncellenmesi ve uygulama ağırlıklı eğitim süreçlerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca meslek liselerinin nitelikli iş gücü yetiştirmedeki rolü, öğrencilerin istihdam edilebilirliğinin artırılması ve sektörle doğrudan temas kurabilecekleri eğitim modelleri üzerine değerlendirmeler yapıldı. İş dünyasının beklentileri doğrultusunda yetiştirilecek öğrencilerin hem bölge ekonomisine hem de ülke kalkınmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Altıntaş İlçe Millî Eğitim Müdürü Tuba Sinan, bu tür iş birliklerinin mesleki eğitimin kalitesini artırmada büyük önem taşıdığını vurgulayarak, sanayi ile eğitim kurumları arasında kurulacak güçlü bağların öğrencilerin geleceğine önemli katkılar sunacağını ifade etti.
28 Mart 2026 Cumartesi - 16:46 Manisa’da kuyumcuların başkanından altın yatırımcısına "Uzun Vade" tavsiyesi Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Başkanı Mehmet Ödevli, altın piyasasındaki hareketliliği değerlendirerek, "Savaş zamanı yükselmesi beklenen altın bu kez düştü, ancak yatırımcı her zaman uzun vadeli düşünmeli" dedi. Manisa Kuyumcular Çarşısı’nda altın fiyatlarındaki hareketlilik gündemdeki yerini koruyor. Manisa Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (MAKSAD) Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyen Başkan Mehmet Ödevli, altın yatırımcılarına kritik uyarılarda bulundu. Piyasanın son günlerde ezber bozan bir grafik çizdiğini belirten Başkan Ödevli, küresel gelişmelere rağmen altının gösterdiği tepkiyi şu sözlerle analiz etti: "Yani piyasa her zamankinin tersine gitti. Normalde savaş zamanlarında altının hepimiz yükseldiğini görmekteyiz. Fakat bu sefer savaşla beraber altında ciddi bir düşüş yaşadık. Tabii bunun net sebebini bilemiyoruz ama tahminimize göre belki petrol ürünleri arkasında bir büyük şirketlerin yatırımları olmuş olabilir. Merkez Bankası’nın ve farklı merkez bankalarının altından biraz satış yaptığını takip etmekteyiz" "Tedarik sıkıntısı normale dönüyor" Bayram sonrası piyasada yaşanan kısa süreli daralmaya da değinen Ödevli, "Bayramdan sonra ilk pazartesi, salı günü biraz altın tedarikinde sıkıntı yaşadık. Fiyatlarda biraz prim oluştu. Yavaş yavaş normale dönmeye başladı. En kısa sürede de tekrar düze dönmesini bekliyoruz. Altın yatırımcısı her zaman tabii uzun vadeli olmak üzere altın yatırımına devam edebilir. Bu tarz olayları yaşayabiliyoruz altında" diye konuştu. MAKSAD’da Mehmet Ödevli dönemi devam ediyor Altın piyasasına dair açıklamalarının ardından derneğin genel kurul sürecine dair bilgiler veren Ödevli, 128 üyesi bulunan MAKSAD’da yeniden başkanlığa seçildi. Ağustos 2025’te yapılan olağanüstü kongrenin ardından bu kez olağan kongrede güven tazelediğini ifade eden Ödevli, şunları söyledi: "Bugün de Kuyumcular Derneği’mizin olağan kongresini gerçekleştiriyoruz. Seçim sonuçları çarşımıza, Manisa’mıza hayırlı olsun. Elimizden gelen hizmeti tekrar çarşımız için göstermeye devam edeceğiz. Yönetimimle beraber bu işin içinde ve arkasında olmaya devam ediyoruz" Mehmet Ödevli başkanlığındaki yeni yönetimde şu isimler yer aldı: Gökhan Evelek, Faruk Kumcular, İsmail Kavcı, Onur Peynirci.
MÜSİAD Muğla, 2025 değerlendirmesi ve 2026 beklentileri programına katıldı
10 Ocak 2026 Cumartesi - 11:00 MÜSİAD Muğla, 2025 değerlendirmesi ve 2026 beklentileri programına katıldı MÜSİAD Muğla Başkanı Nevzat Aykaç, Başkan Yardımcıları Emin Koca ve Hamza Akercan ile Yönetim Kurulu Üyesi İlbeyi Koca, MÜSİAD Genel Merkez ev sahipliğinde düzenlenen ve Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "MÜSİAD 2025 Yılı Değerlendirmesi, 2026 Yılı Beklentileri" programına katılım sağladı. Programda Türkiye ekonomisinin mevcut durumu, 2025 yılı genel değerlendirmesi ve 2026 yılına yönelik öngörüler ele alınırken; iş dünyasının beklentileri, finansal istikrar, yatırım ortamı ve sürdürülebilir büyüme başlıkları kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programa ilişkin açıklamalarda bulunan MÜSİAD Muğla Başkanı Nevzat Aykaç, iş dünyası ile ekonomi yönetimi arasındaki güçlü iletişimin önemine dikkat çekti. Aykaç, şu değerlendirmelerde bulundu: "Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in katılımlarıyla gerçekleşen bu program, iş dünyası açısından son derece kıymetli bir istişare zemini oluşturmuştur. Ekonomi politikalarına dair şeffaf bir değerlendirme yapılması ve 2026 yılına yönelik beklentilerin net bir şekilde ortaya konulması, yatırımcı güvenini güçlendirmektedir. MÜSİAD olarak üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyümeyi desteklemeye, ülkemizin ekonomik hedeflerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Aykaç ayrıca, MÜSİAD’ın sadece bugünü değil, geleceği de planlayan vizyoner yaklaşımıyla Türkiye ekonomisinin güçlü yarınlarına katkı sunduğunu ifade ederek, bu tür toplantıların reel sektörün yol haritasının şekillenmesinde önemli rol oynadığını vurguladı. MÜSİAD Muğla heyeti, program kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelerin bölgesel iş dünyasına da önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
Bakan Göktaş: "Ulusal Vefa Programı’na 2026 yılı için 5,1 milyar lira kaynak ayırdık"
10 Ocak 2026 Cumartesi - 10:22 Bakan Göktaş: "Ulusal Vefa Programı’na 2026 yılı için 5,1 milyar lira kaynak ayırdık" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın 2026 yılı bütçesi için 5,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını açıkladı. Bakan Göktaş, temel ihtiyaçlarını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı olan ihtiyaç sahibi vatandaşların huzurlu bir hayat sürmeleri ve toplumsal hayata katılımlarını artırmak amacıyla yürütülen Vefa Programı’nın 2022 yılında ulusal program haline getirildiğini hatırlattı. Bakanlık olarak program kapsamında kendi öz bakımını yerine getiremeyen yaşlı, engelli ve ağır kronik hastalığı bulunan vatandaşları düzenli periyotlarla ziyaret ederek yalnız bırakmadıklarını ve ev ve kişisel temizliklerini sağladıklarını belirten Göktaş, "Hak ettikleri yaşam standartlarının sağlanması ve her türlü ihtiyaçlarının karşılanması için vatandaşlarımızın her zaman yanlarında olmaya gayret ediyoruz" dedi. "2026 yılı ilk çeyreği için 1,3 milyar lira kaynak aktardık" Yaşlı, engelli ve hasta vatandaşların temel ve zaruri ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirilen Ulusal Vefa Programı’nın bu yılki bütçesi için 5,1 milyar lira kaynak ayırdıklarını aktaran Bakan Göktaş, "Bu kaynağın Ocak, Şubat ve Mart aylarını kapsayacak şekilde ilk çeyrek ödemesi olan 1,3 milyar lirayı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına aktardık" diye konuştu. Ulusal Vefa Programı’ndan 2025 yılında yaklaşık 128 bin vatandaşın yararlandığını ve bu sayıyı artırarak 2026 yılında 132 bin kişiye ulaşılmasının planlandığını bildiren Göktaş, "Engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın her türlü ihtiyacının karşılanması noktasında her zaman yanlarında olacağız" ifadelerini kullandı.
Dalında 5 TL  olan turunç, kadınların elinde kara kazanda değer kazandı
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:30 Dalında 5 TL olan turunç, kadınların elinde kara kazanda değer kazandı Adana’ya gelenlerin ilk bakışta portakal ancak ekşi aroması nedeniyle dalında alıcısı olmayan turunç meyvesini Kozanlı kadınlar kara kazanlarda 5 gün süren meşakkatli emekleriyle ekonomiye kazandırarak sofralarda hem reçel gem de ekşi sos olarak yerini almasını sağlıyor. Narenciye üretiminin önemli merkezlerinden Adana’da portakala benzeyen meyvesi ile dalından koparılınca tüketilmeyen turnç kadınların elinden ekonomik değere dönüşüyor. Kozan’ın Acarmantaş Mahallesi’nde girişimci kadınların desteğiyle ekonomik değer kazanan turunç, kabuklarıyla reçele dönüşürken, iç kısmı ekşi sos olarak sofralarda yerini alıyor. Turunç hasadıyla başlayan kadınlar, meyvenin kabuklarını kendi icatları olan çamaşır kazanında rende usulüyle temizliyor. Kabuklar tek tek soyulup haşlandıktan sonra acısının çıkması için 4 gün boyunca suda bekletiliyor. Kadınların elinde inci gibi ipe dizilen turunç kabukları odun ateşinde saatlerce kaynamasının ardından lezzet şölenine dönüşerek bölgenin lezzetleri arasında reçel olarak yerini alıyor. İmece usulü üretim İmece usulü turunç reçeli hazırlayanlardan Gülsüm Pazarcı , "Tarlada kilosu 5 TL olan turunç, kazana girince 200-300 TL arasında alıcı buluyor. Kabuğundan reçel, posasından ekşi yapıyoruz. Ekşinin fiyatı da 300 TL. Çok fazla emeği var" dedi. Üreticilerden Özlem Dinler ise "Biz Çukurova’nın girişimci kadınlarıyız. Yöresel ürünler yapıyoruz. Turunç tarlada para etmiyor, biz de kadınlar olarak değerlendirdik. İmece usulüyle birbirimize destek oluyor, turunç reçeli ve ekşisi üretiyoruz. Reçelimiz bölgede 200-300 TL arasında satılıyor. Posasından yapılan ekşi ise ziyan olmuyor, tansiyon ve şeker hastalarına iyi geldiği için yoğun talep görüyor. Hiçbir şeyi boşa gitmiyor. Bu mesai 5 gün sürüyor" diye konuştu. Çamaşır kazanından pratik bir yöntem geliştirdikleri bu sayede rende yapıp arından haşladıkları ve acısı gitmesi için sabah akşam suyunu değiştirdiklerini anlatan Dinler, "İpe dizdikten sonra 2 gün bekletiliyor, ardından 3 saat kara kazanda odun ateşinde pişirilip kavanozlara alınıyor ve vakumlanıyor. Yılda yaklaşık 5 ton üretim yapıyoruz. Sosyal medya üzerinden Türkiye’nin her yerinden talepler alıyoruz. Evimize, işimize ve ev ekonomimize katkı sağlıyoruz" ifadelerini kullandı Turunç reçeli yapımına yardım eden Gülizar Dinler de "Turunç dalında para etmiyor ama rende işi çok zor. Bu yüzden bu makineyi icat ettiler. Biz de yardım ediyoruz. Televizyon başında vakit geçirmek yerine hem ülkemizin ekonomisine hem ev ekonomisine katkı sunuyoruz. Para kazandıkça mutlu oluyoruz. Emek çok, mutlu kadın, mutlu aile, mutlu Kozan diye düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:14 Kurulan her meyve bahçesinde "Bursa" imzası var Bursa’nın İnegöl ilçesine bağlı kırsal Cerrah Mahallesi’nin, yılda yaklaşık 15 milyon tohumdan anaç (aşılanmamış küçük fidan, çöğür) üretimiyle ülkede kurulan her bahçede imzası bulunuyor. Cerrah Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayram, Cerrah’ın uzun yıllardır tohum anaç yani çöğür üretttiğini belirterek, kooperatifin 2007 yılında kurulduğunu ve 2011’den bu yana profesyonel faaliyet yürüttüğünü anlattı. Bayram, 2011 yılına kadar 60 civarında ortakları bulunduğunu, ziraat mühendisi çalıştırma zorunluluğu ve kendilerine rakip olan doku kültürü laboratuvarlarındaki üretimin artmasıyla ortak sayılarının bugün 30’a gerilediğini kaydetti. Bugün 600 dönüm üzerinde çöğür ve fidan üretimi yapıldığını dile getiren Bayram, şöyle konuştu: "Fidanın başlangıcı çöğürdür. Tohum anaç yani çöğür olmadan fidan olmaz. 2025 yılını hesap edersek yaklaşık 15 milyon çöğür üretimimiz oldu. Ayrıca 3 milyona yakın elma anacı üretiyoruz. Bunun yanında tohum anacını üretirken fidanını da üretiriz dedik ve ona başladık. Kimisi sadece çöğür kimi de hem çöğür hem fidan üretiyor. İnegöl’ü Bursa’yı içine katarsak bölgeye yaklaşık 7 milyon da fidan üretimi var. Sadece Cerrah olarak 20 milyon civarında çöğür ve fidan üretiyoruz." Kayısı tohumu Tokat’tan, kiraz Düzce’den, armut Ardahan’dan Türkiye’de fidan üreten ya da üretecek herkesin Cerrah’ı bildiğine dikkati çeken Bayram, "En sağlıklı çöğür, fidan üretimi Marmara’da, Bursa’da, İnegöl’de oluyor" dedi. İnegöllü çöğür üreticilerinin tohumlar için ülkenin farklı yerlerine gittiğini aktaran Bayram, "Mesela armut için Ardahan’a giderler. Orada dağda ormanda yabani armut tohumlarını toplarlar. Kayısı Tokat ve Erzincan dağlarından getirilir. Zerdalidir yabani kayısı. Kiraz tohumunu Düzce bölgesinin köylerinden temin ediyoruz. Erik, Bursa ve civarında var. Tohumlar İnegöl’e getirilir ve süreç başlar" ifadesini kullandı. 15 yılda Azerbaycan’a milyonlarca fidan gönderildi Tohumların Cerrah’da bir yıl içinde çöğüre dönüştüğünü anlatan Bayram, "Tohum anacı en sağlıklı anaçtır, çöğürdür. Bunlarla kurulan bahçeler terbiye edilmesi gerekiyor ki verimli bahçe oluşsun. Bugün Türkiye’de kurulan her meyve bahçesinde, Azerbaycan’da kurulan bahçelerin önemli bölümünde Cerrah imzası var. Bizdeki çöğür olmadan bahçe kurulamaz" dedi. Bayram, Azerbaycan’ın yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ile Avvrupa, Ortadoğu ve Arap ülkelerine ihacatlarının olduğunu belirterek, "Azerbaycan son yıllarda meyvede büyük hamle yapıyor. 15 yıldır Azerbaycan’a milyonlarca çöğür ve fidan gönderildi. Oradaki bahçelerin büyük kısmı, Türkiye’den giden çöğür ve fidanlarla oluşturuldu" diye konuştu.
HAVAMAŞ, artık Çukurova’da
10 Ocak 2026 Cumartesi - 09:13 HAVAMAŞ, artık Çukurova’da Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın yolcu taşımacılığını üstlenen HAVAMAŞ, artık Adana’nın Çukurova ilçesinden de seferlere başladı. HAVAMAŞ’tan yapılan açıklamada, Çukurova’da yaşayan vatandaşların havalimanına ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla sefer ağının genişletildiği belirtildi. Yeni hatta, Çukurova bölgesinden Çukurova Uluslararası Havalimanı’na düzenli saat aralıklarıyla karşılıklı ulaşım sağlanacağı kaydedildi. Paylaşılan sefer planına göre güzergah üzerinde ana kalkış noktası Fuar Alanı olurken ara durak Öğretmenler Bulvarı Umut Taksi oldu. Seferler gece-gündüz devam edecek. Güzergah sefer saatleri ise şu şekilde: "Kalkış (Fuar Alanı): 00.30, 01.30, 02.30, 03.30, 04.30, 05.30, 06.30, 07.30, 08.30, 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30, 16.30, 17.30, 18.30, 19.30, 20.30, 21.30, 22.30, 23.30 Umut Taksi: 00.45, 01.45, 02.45, 03.45, 04.45, 05.45, 06.45, 07.45, 08.45, 09.45, 10.45, 11.45, 12.45, 13.45, 14.45, 15.45, 16.45, 17.45, 18.45, 19.45, 20.45, 21.45, 22.45, 23.45 Varış (Çukurova Uluslararası Havalimanı): 01.30, 02.30, 03.30, 04.30, 05.30, 06.30, 07.30, 08.30, 09.30, 10.30, 11.30, 12.30, 13.30, 14.30, 15.30, 16.30, 17.30, 18.30, 19.30, 20.30, 21.30, 22.30, 23.30, 00.30 Ayrıca vatandaşların sefer bilgileri ve detaylara 444 33 26 numaralı çağrı hattı ile ’havamas.com’ üzerinden ulaşabileceği bildirildi.
Beta Enerji ve Toprak Razgatlıoğlu arasında ‘Güç Birliği’ anlaşması imzalandı
09 Ocak 2026 Cuma - 18:55 Beta Enerji ve Toprak Razgatlıoğlu arasında ‘Güç Birliği’ anlaşması imzalandı Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji, dünya motosiklet sporlarında Türkiye’yi zirveye taşıyan Toprak Razgatlıoğlu ile sponsorluk iş birliğini ‘Güç Birliği’ sloganı ile düzenlediği imza töreniyle ikinci kez yeniledi. Türkiye’nin önde gelen enerji ekipmanları üreticilerinden Beta Enerji ve Teknoloji A.Ş., 2025 yılını Dünya Superbike Şampiyonluğu ile taçlandıran ve 2026 yılında MotoGP’de yarışacak olan Toprak Razgatlıoğlu ile sponsorluk iş birliğini ikinci kez yeniledi. İmza töreni, Adana’daki Avrupa’nın tek çatı altında en büyük enerji ve teknoloji kampüslerinden biri olarak tasarlanan Beta Enerji ve Teknoloji Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Adana’da 130 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen ve 2025 yılı itibarıyla ilk fazı devreye alınan kampüste güç transformatörlerinden yüksek gerilim anahtarlama sistemlerine kadar uçtan uca üretim yapılırken, tesisin 2026 yılı sonunda tam kapasite üretime geçerek Avrupa’nın en büyük enerji ekipmanları tesislerinden biri olması hedefleniyor. Endüstri 4.0 altyapısı, otomasyon, yapay zeka destekli izleme sistemleri ve sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla tasarlanan kampüs, Beta Enerji’nin küresel büyüme stratejisinin merkezinde yer alıyor. "Sanayide gaza basmaya devam edeceğiz" İmza töreninde konuşan Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, Toprak Razgatlıoğlu’na bir kez daha destek veren ilk Türk markası olmanın büyük bir gurur kaynağı olduğunu vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir sponsorluk imzası atmıyoruz. Bugün burada bir hikayenin, ülke inancının imzasını atıyoruz. Kenan Sofuoğlu Supersports’da 6 kez dünya şampiyonu oldu. Gençlerin yolunu açtı. Toprak Razgatlıoğlu, zorluklardan kaçmadan, vazgeçmeden, her düştüğünde daha güçlü kalkarak MotoGP seviyesine ulaşmış bir sporcudur. Biz de sanayide gaza basmaya devam edeceğiz. Onun her zaman destekçisi olacağız" ifadelerini kullandı. "Toprak’a MotoGP’deki kariyeri için başarılar diliyorum" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Hakkı Mert Dağsuyu ise şunları söyledi: "Toprak ile geçen sene bir yola çıktık. Bu yolculukta ortak bir hedefimiz vardı. O hedefte Türk bayrağımızı dünyanın farklı ülkelerinde en başarılı şekilde dalgalandırmaktı. Çok şükür ki bu yolu, Toprak’ın pistlerdeki azmi, cesareti ve bizlerin de bazen ekran başında, bazen tribünlerdeki heyecanıyla dünya şampiyonu olarak tamamladık. Toprak’a şimdiden MotoGP’deki kariyeri için başarılar diliyorum. Beta Enerji, ürettiği enerji ekipmanı ürünlerini 6 kıtada 88’den fazla ülkeye ihraç eden, şu an içinde bulunduğumuz tesisin tam kapasite devreye alınmasıyla birlikte dünyadaki enerji pazarında en üst liglerde yer alacak bir şirkettir. Bizler, üretimde olduğu kadar toplumsal katkı alanında da sürdürülebilir değerler üretmeyi hedefliyor, ülkemizin yarınlarına yapılmış bir yatırım olduğuna inanıyoruz." "Çok güzel bir sezonu geride bıraktık" Dünya Supersports Şampiyonu ve KNN54 Riders’ın kurucusu Kenan Sofuoğlu ise, "Motor sporlarının resmi bir sponsoru yoktu. Beta Enerji ile geçen sene bir anlaşma imzaladık ve çok güzel bir sezonu geride bıraktık. Toprak, Dünya Superbike Şampiyonluğu’nu aldı. Güzel şeyler başarıldı. Bu sadece bir sponsorluk değil, sporun tanınmasıyla alakalı da yatırım yapıldı" dedi. "2026 sezonunu güçlü bir şekilde tamamlamak istiyoruz" Dünya Superbike Şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu, "Beta Enerji ailesiyle bu yola devam etmek çok güzel. Geçen sene başlamıştı bu birliktelik, bu sene de bu yola devam etmek, fabrikayı görmek çok güzel. İnşallah daha çok birliktelik olur. 2026 sezonunu hep beraber güçlü bir şekilde tamamlamak istiyoruz"diye konuştu. Konuşmaların ardından imza töreni düzenlendi. Törene Beta Enerji çalışanları ve gazeteciler de katıldı. En büyük hayalini gerçekleştirdi Öte yandan, İstanbul’da geçirdiği motosiklet kazası sonucu bedensel engelli kalan ve Beta Enerji Adana Engelliler SK’da basketbol oyuncusu olan Zeynep Dalkılıç ise toplantıda geçirdiği kazayı anlatıp, en büyük hayalinin Kenan Sofuoğlu ve Toprak Razgatlıoğlu ile tanışmak olduğunu söyledi. Sofuoğlu ve Razgatlıoğlu, Zeynep’le yakından ilgilendi.
Trabzon’da turizmde hedef kaçırılan eserlerin geri döndürülmesi
09 Ocak 2026 Cuma - 18:19 Trabzon’da turizmde hedef kaçırılan eserlerin geri döndürülmesi Trabzon’da 2025 yılı turizm değerlendirme toplantısı yapıldı. Trabzon Valisi Aziz Yıldırım’ın başkanlık ettiği 2025 Yılı Turizm Değerlendirme Toplantısı’na AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu ile turizm paydaşları yer aldı. Toplantıda yapılan konuşmalarda turizmle ilgili yapılan ve yapılması gerekenler masaya yatırılırken daha sonra söz alan Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan turizm verileri konusunda bir sunum yaptı. "Kaçırılan eserler şehre kazandırılmalı" Toplantıda söz alan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzon’un tarihi yönüne de vurgu yaparak, "Rusya’ya kaçırılan Trabzon’a ait bir tarih var. Trabzon, köklü geçmişe sahip tarihi bir şehir ancak elde kalan vesikalar maalesef bizde değil, Petersburg’da bulunuyor. Trabzon’a ait 497 adet el yazması eser mevcut. Bunun yanı sıra Trabzon’un tarihi gazete ve kitapları, Çarşı Camisi ile Ahi Evran Camii’ne ait kıymetli eşyalar, el yazması Kur’an-ı Kerim’ler ve işgal sonrası döneme ait yaklaşık 150 bin eser maalesef kaçırılmıştır. Bu konuda Sayın Bakanım, sizin öncülüğünüzde ve belki Cumhurbaşkanımıza da arz edilerek yapılacak çalışmaların, Trabzon’un tarihinin gün yüzüne çıkarılması ve turizme katkı sağlaması açısından, özellikle Türk Dünyası Kültür Başkenti hedefimiz doğrultusunda çok faydalı olacağını düşünüyorum. Turizm söz konusu olduğunda bu işin başta belirli parametreleri vardır. Öncelikle turizm açısından ulaşım alternatiflerini ele almak gerekiyor. Çünkü bir turist şehre geldiğinde her noktaya kolaylıkla ulaşabilmelidir" dedi. 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etti Trabzon İl Kültür ve Turizm Müdürü Tamer Erdoğan, 2025 yılında Trabzon’u 1 milyon 447 bin 573 turistin ziyaret ettiğini belirterek, "2025 yılı Trabzon turizmi açısından büyümenin net olarak görüldüğü bir yıl olmuştur. İlimizde toplam tesis sayısı 383’e, oda sayısı 17 bin 237’ye, yatak kapasitesi ise 35 bin 984’e ulaşmıştır. Oda ve yatak kapasitesinde önemli oranlarda artış sağlanmıştır. 2025 yılında Trabzon’u toplam 1 milyon 447 bin 573 turist ziyaret etmiş; bunun 808 bini yabancı, 639 bini yerli turistlerden oluşmuştur. Sümela Manastırı’nı ise 514 bin 596 kişi ziyaret etmiştir. Ulaşımda da hareketlilik sürmüş, Trabzon Havalimanı’nda 58 ülkeden 3 bin 699 dış hat uçuşu gerçekleştirilmiş, 445 binin üzerinde misafir ilimize gelmiştir. Kruvaziyer turizmi kapsamında da 21 gemiyle yaklaşık 21 bin yolcu Trabzon’u ziyaret etmiştir. Bu veriler, Trabzon’un turizmde istikrarlı bir şekilde büyüdüğünü göstermektedir. Önümüzdeki dönemde bu ivmeyi daha da artırmayı hedefliyoruz" dedi. Öte yandan son 4 yılda Trabzon’da toplam 5 milyon 69 bin 230 turist konaklarken, bu rakamların 2 milyon 693 bin kadarını yabancı turistler oluşturdu.
2025’te yaş çay rekoltesi 1 milyon 338 bin ton oldu
09 Ocak 2026 Cuma - 16:38 2025’te yaş çay rekoltesi 1 milyon 338 bin ton oldu Karadeniz’de 2025 yılında üreticiden 1 milyon 338 bin ton yaş çay alındığı bildirildi. Rize Ticaret Borsası verilerine göre, Türkiye’de 2025 yılında 1 milyon 338 bin ton yaş çay işlenirken, bu üretimden yaklaşık 256 bin ton kuru çay elde edildi. Yaş çayın yüzde 61,46’sı yani 822 bin 717 tonu ÇAYKUR, yüzde 38,54’ü yani 515 bin 945 tonu ise özel sektör tarafından işlendi. Açıklanan istatistiklere göre, 2025 yılında 822 bin 717 ton yaş çay ÇAYKUR, 515 bin 945 ton yaş çay ise özel sektör tesislerinde işlendi. Son beş yıllık veriler incelendiğinde, Türkiye’de yaş çay işleme miktarının yıllık ortalama 1 milyon 370 bin ton seviyesinde gerçekleştiği görüldü. 2025 yılı rekoltesi ise bir önceki yıla göre yüzde 7,68 oranında düşüş gösterdi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan, rekolte düşüşündeki nedenlerin arasında makinalı tarımın uygun bir biçimde yapılmadığını dile getirdi. Erdoğan "Bir önceki yıla kıyasla yaşanan sınırlı gerilemede: iklim kaynaklı verim düşüklüğü, makineli tarımın evsafa uygun yapılmaması, çay bahçelerinde uygulanan yanlış budama yöntemleri, yanlış gübreleme ve toprak yapısının bozulması gibi sebepler yer almaktadır" dedi. Son beş yıllık veriler, çay sektörünün hacim açısından istikrarlı bir yapıya sahip olduğunu ortaya dile getiren Erdoğan "Son beş yıllık yaş çay işleme verileri, Türkiye çay sektörünün hacim açısından istikrarlı, ancak katma değer ve verimlilik açısından dönüşüme ihtiyaç duyan bir yapıda olduğunu açıkça göstermektedir. Değişen dünya ile birlikte yeme-içme alışkanlıkları da değişmektedir. Bu nedenle sektör olarak şimdiden gerekli adımları atmalı; yeni neslin tüketim tercihlerine uygun, inovatif ve katma değerli çay ürünleri geliştirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki ülkemizde üretilen çaylarda herhangi bir pestisit bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.
Fahiş aidat artışları, vatandaşı düşük fiyatla kaliteli hizmetin verildiği sitelere yöneltti
09 Ocak 2026 Cuma - 16:26 Fahiş aidat artışları, vatandaşı düşük fiyatla kaliteli hizmetin verildiği sitelere yöneltti Devlet tarafından kiraya yaklaşan aidatlara tedbir maksadıyla getirilen yeniden değerleme oranı, işini düzgün yapan site yönetimlerinde gündem teşkil etmedi. İstanbul’un en yoğun toplu konutlarının bulunduğu Avcılar ve Beylikdüzü ilçelerinde düşük aidatlarla yüzlerce konutun olduğu siteleri yöneten bazı yöneticiler, yapılan aidat zamlarının yeniden değerleme oranı değil, ihtiyaca uygun şekilde yapılması gerekliliğini vurguladı. Ülke genelinde art arda gelen ‘fahiş fiyatta aidat zammı’ haberleri üstüne hükümet yetkilileri harekete geçmiş ve yapılacak olan zamların yeniden değerleme oranlarını geçmeyeceği söylenilmişti. Yapılan açıklamalarda söz konusu kurallara uymayanların da denetime tabi tutulacağı da ifade edilmişti. İstanbul’da toplu konutlarının yoğun bulunduğu Avcılar Ispartakule ve Beylikdüzü bölgelerinde bulunan bazı sitelerde yapılan aidat artışları site sakinleri tarafından makul karşılanmış olmasının sebebi ise bu sitelerde; geniş sosyal tesislerin, fitness salonlarının, yüzme havuzlarının, büyük peyzaj alanlarının, halı sahaların, kapalı otopark ve 24 kesintisiz jenaratör imkanlarının ücretsiz olarak sakinlere hizmet vermesi olarak ön plana çıkmaktadır. Bu hizmetleri veren site yönetimleri, yapılacak olan zam artışlarında ‘yeniden değerleme oranı’ değil, ihtiyaca uygun yapılması gerekliliğini de vurguladı. Düşük aidatla hizmet veren bu sitelerde, yeniden değerleme oranı ile artış yapıldığında aidatlar düşük kalıp sitede sene içerisinde olabilecek olağan dışı harcamalarda yönetimi dolayısıyla sakinleri ise zora sokmuş olacak. Söz konusu sitelerden olan Avcılar ilçesinde bulunan bir sitenin yöneticisi olan Murat Odabaş, site aidat artışlarını yapış şekillerini anlatarak, "Öncelikle 634 sayılı kat mülkiyeti kanunu ve daha sonra sitemizin bir yönetim planı var bunu dikkate alıyoruz. Bu yönetim planında aidatların eşit mi yoksa metrekare bazında mı olacağını açıkça belirtir. Bu yönetim planına göre metrekare ya da eşit paylaşım ona göre aidatlar paylaşılır. Ama önce bir bütçe yapılır biz buna işletme projesi diyoruz. Burada giderleri çok iyi hesaplamak lazım. Aidatlar ‘yüzde kaç artırayım’ diye hesaplanmamalı. Yüzde 50 mi olsun yüzde 25 mi olsun? Böyle aidat artışı yapılmaz. Aidat artışında önümüzdeki yılın bütün giderleri tek tek yazılır. Gelirleri de yazılır. Yani giderler tek tek hesaplanır da yazılır" dedi. "Sitelerin en büyük giderleri personel giderleridir" Odabaş, sitelerin en büyük giderlerinin personel giderleri olduğuna dikkat çekerek, "Bizi aidat artışlarında en çok etkileyen şey asgari ücret tespit edildikten sonra biz işçimize çalışanımıza onun altında zaten bir zam veremiyoruz üstünde veriyoruz her zaman. Bu tespit edildikten sonra bizim işimiz kolaylaşır. Çünkü sitelerin en büyük giderleri personel giderleridir. Diğer giderleri de alt alta yazarız toplam bir bütçe çıkar. Bu bütçeyi kat maliklerine paylaştırırız. Böyle hesaplanır yüzde ile aidat hesaplanmaz. Yüzde şu kadar yapalım denilmez" diye konuştu. "Günümüzde site yöneticiliği çok zor bir meslek" Odabaş, bazı yöneticilerin tecrübe eksikliği nedeniyle kat malikleriyle yaşadığını problemlere atıfta bulunarak, "Medyada görüyoruz. Bazı yerlerde bazı sitelerde tecrübesiz yöneticilerin kat malikleriyle site sakinleriyle problemlerine şahit oluyoruz. Bunlar yanlış hesaplamadan kaynaklanan yüzde ile kafalarından ‘şu kadar artırdım’ demekle yapılan bütçelerden kaynaklanıyor. Gerçek giderleri hesaplayarak site ihtiyaçlarına cevap verecek ve sene içinde de eksik kalmayacak, eksi vermeyecek, yoksa hizmetler yürütülemez. Siz asansörler bozulduktan sonra 3 gün içinde o asansörü çalıştıramazsanız o site ne hale gelir? Böyle sitelerde var. Bizim burada asansör bozulunca saatler için o asansör aktif hale geliyor" şeklinde konuştu. Odabaş, bazı sitelerde aidatların ev kiraları ile yarıştığı iddialarıyla ilgili olarak da, "Bunlar çok uç örnekler bence. İşin tamamına geneline bakmak lazım. Boğazdaki bir siteyi referans alarak ‘aidatlar kira kadar oldu’ dersek kamuoyunu yanıltmış oluruz bence. Yüzbinlerce sitemiz var bizim. Bunlara dikkat etmek lazım. Bunlara bakmak lazım. Evlerin içine kadar teknik destek sunuyoruz. Güvenlik, yaşam alanları, peyzaj alanları, bunların sulanması, bakımları. Çok büyük giderlerimiz var. Site yöneticiliği çok zor bir meslek günümüzde" dedi. "Fahiş artışlar istisnai sitelerde doğru bir tabir, fakat sitenin kendine has özellikleri olur" Yine Beylikdüzü ilçesinde 400 konutlu bir sitede yöneticilik yapan Ali Gürsel Ovalı ise aidatlar belirlenirken en büyük kriterlerinin asgari ücret artışı ve enflasyon olduğunu vurguladı. Ovalı, "Bunun dışındaki giderler tamamen sitenin yeni veya eski olmasına bağlı olarak değişiyor. Mesela 2 yıllık bir sitenin bütün aletleri sistemi yeni aidat artışı az olur. Ama site eskidikçe, 10 yıllık 15 yıllık sitelerde artık birçok elektrikli malzemelerin yenilenmesi gerekiyor. Dolayısı ile bu demirbaş yenilenmesinden dolayı aidatlar artabiliyor. Sitenin kendi giderlerine bağlı olarak değişir. Bizim sitede sosyal tesis alanları var tam teşekkürlü. Böyle bir sitede ortalama aidatları 5 ile 7 bin arasında olması normal" diye konuştu. Ovalı, fahiş aidat artışlarıyla ilgili de konuşarak, "Fahiş artışlar istisnai sitelerde doğru bir tabir, fakat sitenin kendine has özellikleri olur. Mesela siz sitede her apartmanda daire büyüklüğüne göre temizlikçi koyarsınız, diğer yerde 60 daireli bir siteye yönetici koyar. Sizin etrafınız tamamen kapalıdır tek girişiniz vardır 6 tane güvenlik personeli ile sistemi yürütürsünüz. Bir başka site bunu 10-15 kişi ile yapar. Dolayısı ile sitenin giderini o sitenin ihtiyacına göre ideal bir kadro ile yönetmek bunun püf noktasıdır. Yani bu sitenin ihtiyacı nedir ? yönetici önce bunu tespit edecek. Site sakinlerinin istek ve taleplerini tespit edecek o miktarda personelle çalışırsa, sitede hiçbir zaman fahiş artış olmaz" dedi.