EKONOMİ - 13 Ocak 2026 Salı 10:31

ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı

A
A
A
ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ticari araçlar için zorunlu olan kış lastiği uygulamasının 15 Kasım 2025 tarihinde başladığını hatırlatarak, "Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi.


ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, kış lastiklerinin yalnızca karlı ve buzlu havalarda değil, hava sıcaklığının 7 derecenin altına düştüğü tüm şartlarda yol tutuşunu artırarak kazaların önlenmesine katkı sağladığını belirterek, "Kış şartları ülkemizin dört bir yanında kendini etkili bir şekilde gösteriyor. Kar yağışı ve sıcakların düşmesiyle birlikte, trafikte riskler de artırıyor. Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi.


15 Nisan 2026 tarihinde kış lastiği uygulamasının sona ereceğini belirten ATO Başkanı Gürsel Baran, tüm sürücülere çağrıda bulunarak, "Kış lastiklerini taktırarak, hem kendi can güvenliğinizi, hem de trafikteki diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini sağlayabilirsiniz. Tüm sürücülerimizi kış lastiklerini taktırmaya, araçlarını kış şartlarına hazır hale getirmeye davet ediyorum" dedi.


Trafikteki kayıplarla kışın daha ağır geçmesine izin vermeyelim


Trafik kazalarının toplumsal ve ekonomik hayatı doğrudan etkileyen bir unsur olduğuna dikkat çeken ATO Başkanı Baran, trafik güvenliğini artırmaya yönelik tedbirlerin tüm toplumun sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Baran, "Güvenli ulaşım, gündelik yaşamın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve toplumsal huzurun sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Basit gibi görünen önlemler hayat kurtarıyor. Trafik güvenliğini artırmaya yönelik alınan her tedbir, toplumsal ve ekonomik hayatı da olumlu etkiliyor. Bu açıdan kış lastiği uygulamasını yasal bir zorunluluktan ziyade, insan hayatına verilen değerin, toplumsal refaha katkının somut bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz. Kış lastiği kullanarak can ve mal kayıplarını önleyelim, trafikte vereceğimiz kayıplarla kış şartlarının daha ağır sonuçlara dönüşmesine izin vermeyelim" dedi.


Önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir


Kış lastiği uygulamasının ekonomik verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemine de değinen Baran, "Trafik kazaları ne yazık ki geri dönülemez can kayıplarının yanı sıra, ekonomide de kayıplara neden oluyor. Araç tamir ve onarımından sigorta maliyetlerine, ulaşım altyapısından lojistik aksamalara kadar ekonomide birçok alanı olumsuz etkiliyor. Trafikte güvenliği artıran kış lastiği kullanımını bu açıdan önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir olarak görüyoruz" dedi.


ATO’dan kış lastiği ile ilgili farkındalık çalışması


ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 39 No’lu Lastik, Jant, Akü Toptan ve Perakende Satış-Servisi Meslek Komitesi’nin öncülüğünde her yıl, kış lastiği kullanımına ilişkin farkındalığı artırmaya yönelik video çalışması hazırladıklarını ve led ekranlarda yayımladıklarını da sözlerine ekledi.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Büyükşehir ile üniversite arasında örnek işbirliği Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Bursa Uludağ Üniversitesi arasında tıp fakültesi öğrencilerinin belediye bünyesinde saha tecrübesi kazanması, gençlerin mesleki gelişimine destek olunması ve kentin sağlık kalitesinin artırılması amacıyla iş birliği protokol imzalandı. Bursa’nın daha yaşanabilir bir kent olması amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, diğer kurumlarla olan iş birliklerine her geçen gün yenisini ekliyor. Bu kapsamda Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi arasında iş birliği protokolü imzalandı. Yapılan protokolle, tıp fakültesi öğrencileri eğitim süreçlerini saha tecrübesiyle güçlendirecek. İmza töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, halk sağlığı noktasındaki sorunları en aza indirmek için diğer kurumlarla ortak projeler geliştirmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Üniversitelerde yapılan çalışmaları önemsediklerini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, üniversitelerle işbirliklerini de sürekli geliştirdiklerini ifade etti. Üniversitelerin yaptıkları ve yapacakları araştırmalarla insan hayatına büyük katkılar sunacağına inandığını belirten Başkan Mustafa Bozbey, imzalanan protokolün öğrencilere ve topluma fayda sağlamasını temenni etti. Bursa Uludağ Üniversite Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ise, iki kurum arasındaki iş birliğinin kente ve tıp fakültesi öğrencilerine büyük katkı sunacağını belirterek hayırlı olmasını diledi.
Aydın Elinin hamuru ile ekmeğin kazanıyor Doğal ve sağlıklı beslenmenin öneminin her geçen gün arttığı günümüzde eski usul ev ekmeklerine olan talep de arttı. Aydın’da yaşayan 42 yaşındaki Nurgüzel Yılmaz, annesinden öğrendiği yöntemle yoğurduğu hamurdan pişirdiği ekmek ile çalıştığı işletmenin gözdesi oldu. Her geçen gün zorlaşan hayat şartları bazılarının ekmeğini taştan çıkarmayı zorlarken, özellikle son yıllarda eski usul hamur yoğurmasını bilip güzel ekmek pişiren hanımlar restoran ve lokantaların aranan elemanı haline geldi. Aydın merkez Kızılcaköy’de bulunan Zeytin Kahvaltı adlı işletme müşterilerine daha taze ve daha sağlıklı ekmek yedirmek için ilginç bir sisteme başvurdu. Nostaljik ortamda doğal gıdaların servis edildiği kahvaltı evinde ekmek de eski usul sistemle sacdan sofraya sıcak sıcak ulaştırılıyor. Hamur yoğurup ekmek pişirmeyi büyüklerinden öğrendiğini belirten Nurgüzel Yılmaz, arkadaşları aracılığı ile bu işi bulduğunu belirterek ekmeğini hamur yoğurup ekmek pişirerek kazandığını belirtti. Artık insanların sadece karnını doyurmak için değil hem lezzet alıp hem de sağlıklı beslenmek için bir yerlere gidip yemek yediğini belirten işletmenin sahibi Turhan Kovank, "Bir zamanlar teknolojik aletler ile yapılan yemekler ve pişirilen ekmekler insanlara sanki daha güzelmiş gibi geldi. Artık insanlar el değmeden değil bizzat maharetli ellerde organik ve geleneksel yöntemlerle hazırlanmış gıdaların daha sağlıklı olduğunu fark etti. Biz de işletme olarak organik ürünlerle servis yapmaya gayret ediyoruz. En çok sevilen ürünlerimizden biri geleneksel yöntemlerle pişirdiğimiz bazlama. Nurgüzel hanımın ekmekleri herkes tarafından sevilerek tüketiliyor" diye konuştu.
Erzincan Munzur’un beyaz zirvesinde şamualar görüntülendi Erzincan ile Tunceli arasında uzanan ve 3 bin 300 rakıma ulaşan Munzur Dağları, kış mevsiminde yaban hayatının eşsiz görüntülerine sahne oldu. Son birkaç gündür etkili olan kar yağışıyla birlikte yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplanan Munzur Dağlarında, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan çengel boynuzlu dağ keçileri (şamua) Doğa Koruma ve Milli Parklar Erzincan Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından havadan görüntülendi. Bölgenin zengin ekosistemine ev sahipliği yapan Munzur Dağları’nda son yıllarda yürütülen koruma çalışmaları ve denetimlerin artmasıyla birlikte yabani hayvan popülasyonunda gözle görülür bir artış yaşandığı belirtiliyor. Bu kapsamda özellikle yüksek rakımlı ve sarp kayalık alanları tercih eden şamuaların, kış aylarında zaman zaman daha düşük rakımlı alanlara, yaklaşık bin metre seviyelerine kadar indiği gözlemlendi. Karlı zirvelerle bütünleşen şamualar, hem doğaseverlerin hem de fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekti. Drone ile kaydedilen görüntülerde, şamuaların dik yamaçlarda çevik hareketlerle ilerlediği ve karla kaplı kayalıklar arasında besin aradığı anlar net bir şekilde yer aldı. Ortaya çıkan görüntüler, Munzur Dağlarının doğal güzelliklerini ve yaban hayatı açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, Munzur Dağları’nın sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, özellikle nesli tehlike altındaki türlerin yaşam alanlarının bozulmaması gerektiğini vurguluyor. Munzur Dağlarında kaydedilen bu görüntüler, bölgenin yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda barındırdığı yaban hayatı zenginliğiyle de Türkiye’nin önemli doğa alanlarından biri olduğunu bir kez daha ortaya koydu.