EKONOMİ
Manisa kendi enerjisini üretecek 25 Mart 2026 Çarşamba - 19:07:36 Manisa Büyükşehir Belediyesi, enerji sektöründe önemli bir adım attı. "Yeşil Dönüşüm" hareketinin öncüsü olması hedeflenen Manisa Enerji AŞ’nin lansmanı, geniş bir katılımla yapıldı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Manisalı hemşehrilerimize etiket fiyatlarından 1 yıl boyunca yüzde 10 indirim yapıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir enerji yatırımlarına bir yenisini ekleyerek Manisa Enerji AŞ’yi kamuoyuna tanıttı. Lansman öncesi CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tebrik mesajı okundu; ardından Manisa Enerji’nin vizyonunu anlatan tanıtım videosu gösterildi. Manisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, şirketin vizyonunu ve hedeflerini yaptığı sunumla anlattı. İstanbul Enerji AŞ Genel Müdürü Yüksel Yalçın da İstanbul’da hayata geçirdikleri enerji projeleri ile ilgili bir konuşma yaptı. Manisa Enerji AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Atınç Aksoy, yaptığı sunumda şirketin kuruluş felsefesini anlattı. Merhum Ferdi Zeyrek’in vizyonuyla temelleri atılan bu hayali gerçeğe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Aksoy, "Bu hayalin gerçeğe dönüşmesinde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’nun ortaya koyduğu vizyon ve güçlü destek bizlere yol gösterdi. Manisa artık yalnızca enerjisini tüketen değil, enerjisini üreten bir şehir olma yolunda kararlı adımlar atıyor. Doğanın gücünü geleceğin vizyonuyla buluştururken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği değerlere sahip çıkarak ilerliyoruz" dedi. "Küresel vizyon 2050’de net-sıfır emisyon" Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, konuşmasında Manisa Enerji AŞ’nin stratejik önemine vurgu yaptı. Şubat ayında imzalanan "Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (GCoM)" ile Manisa’nın dünyanın en büyük kentsel iklim koalisyonuna dahil olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada sadece bir şirketin tanıtımını yapmıyoruz; Manisa’nın geleceğini aydınlatacak, doğayla barışık ve teknolojiyle örülmüş yeni bir dönemin meşalesini yakıyoruz. Attığımız bu imza, evlatlarımıza iklim krizine karşı dirençli, havası temiz ve doğası canlı bir Manisa bırakacağımıza dair verdiğimiz bir sözdür. 2050 yılındaki ‘Net-Sıfır Emisyon’ hedefimiz doğrultusunda Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımızı (SECAP) şehrimizin anayasası olarak güncelliyoruz. Valiliğimizden üniversitemize, sanayi odalarımızdan sivil toplum kuruluşlarımıza kadar tüm paydaşlarımızın katılımıyla Manisa’nın iklim kırılganlıklarını ve risk haritalarını ortak akılla belirliyoruz" "Dirençli bir şehir inşa ediyoruz" Dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Dutlulu, "Belediyemiz bünyesinde kurduğumuz İklim Değişikliği Komitesi ile çalışmalarımızı kurumsal bir yapıya kavuşturduk. Bilimsel veriler ışığında; tarımdan sanayiye, enerji verimliliğinden yeşil bina uygulamalarına kadar her alanda dirençli bir şehir modeli inşa etmeyi hedefliyoruz. İklim krizinin en somut etkisi olan su stresiyle mücadele kapsamında MASKİ Genel Müdürlüğümüz organizasyonunda DSİ ile stratejik iş birliğimizi güçlendiriyoruz. Şehrimizde yağmur suyu hasadı ve gri su kullanımını yaygınlaştırıyor, su kaynaklarımızı korumak adına geçirgen yüzey malzemeleri ve modern sulama tekniklerini hayata geçiriyoruz. Şehrimizin dört bir yanına kazandırdığımız ve sayısını her geçen gün artırdığımız su göletleri ile tarımsal sulamada can suyu oluyoruz. Yalnızca su depolamakla yetinmiyor; suyun her damlasını kıymetli kılan modern sulama tekniklerini ve yağmur suyu hasadı uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Belediyemize ait tüm taşınmazlarda enerji verimliliği taraması başlatarak kamu binalarımızı "Yeşil Bina" sertifikasyon sürecine hazırlıyoruz. Sokak aydınlatmalarımızı modern ve tasarruflu sistemlerle yenilerken, projelerimizi uluslararası fon ve hibe programlarıyla destekleyerek şehrimize artı değer katıyoruz" dedi. "Manisa’nın parası Manisa’da kalsın istiyoruz" Manisa Enerji’nin kuruluş amacını ve vizyonuna değinen Başkan Dutlulu, "Dünya değişiyor, iklim krizi artık kapımızda değil, hayatımızın tam merkezinde. Bizler bu değişim karşısında sadece bugünü kurtaran değil, evlatlarımızın geleceğini teminat altına alan bir belediyecilik anlayışını savunuyoruz. İşte Manisa Enerji, tam da bu sorumluluk bilinciyle güvenin, sürdürülebilirliğin ve hizmetin adı olarak doğdu! Peki, neden Manisa Enerji? Çünkü Manisa Enerji, sadece bir enerji tedarikçisi değil, şehrimizin enerji ekosistemini dönüştüren teknolojik bir merkezdir. Dünyanın en gelişmiş şehirlerinde hangi teknoloji varsa, Manisa Enerji ile bizim sokaklarımızda da o olacak. 48,4 milyon kilowatt-saat seviyelerine ulaşan tedarik hacmimizle kamu kurumlarından işletmelere kadar devasa bir ağa kesintisiz güç sağlıyoruz. Çünkü biz istiyoruz ki; Manisa’nın parası Manisa’da kalsın! İstiyoruz ki; bu şehrin sanayicisi, esnafı ve kamu kurumları enerjisini Manisa’nın öz kaynaklarından, Manisa’nın güneşinden alsın. Biz sadece elektrik tedarik etmiyoruz; biz Manisa’nın ekonomik gücünü tahkim ediyor, şehrimizin çevresel geleceğine doğrudan imzamızı atıyoruz" dedi. "Güneşin gücünü her eve her işletmeye taşımaya kararlıyız" Başkan Dutlulu, "Manisa Enerji, sadece bir tabela değil, topyekün bir ‘Yeşil Dönüşüm’ hareketidir. ‘Elektrik faturanı güneş ödesin’ diyerek yola çıktık. Çatılardan büyük ölçekli projelere kadar güneşin gücünü her haneye, her işletmeye taşımaya kararlıyız. Ücretsiz keşif ve fizibilite çalışmalarımızla süreci başlatıyor; projelendirmeden resmi onay takibine kadar her adımı uçtan uca yönetiyoruz. Buradan tüm hemşerilerimize sesleniyorum: Evinizin çatısına kuracağınız her panelde Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin imzası ve güveni var. Sadece kurulum değil, hibrit depolama çözümlerimizle de kesintisiz enerjiyi kapınıza getiriyoruz. Ancak bizim vizyonumuz sadece çatılarla sınırlı değil; biz bu enerjiyi toprağın bereketiyle birleştiriyoruz" dedi. Manisalı üreticilere yönelik önemli çalışmalar yaptıklarını belirten Başkan Dutlulu, "Çiftçimizin en büyük maliyet kalemi olan enerji ve su kullanımını optimize etmek adına, damlama sulama sistemlerine yönelik çok güçlü bir destek süreci başlattık. Modern sulama sistemlerine geçişi teşvik ederek hem su tasarrufu sağlıyor hem de enerji verimliliğini tarlalarımıza taşıyoruz. Manisa’nın üreticisi artık daha az maliyetle daha modern yöntemlerle toprağını işleyecek" dedi. Manisa’nın sürdürülebilir enerji stratejileriyle artık küresel ölçekte takip edilen bir ‘dünya şehri’ kimliği kazandığını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, şehrin dijital ve çevreci dönüşümünü şu sözlerle özetledi: "Şehrimizin dört bir yanını çevre dostu şarj istasyonlarıyla donatıyor, Manisa’yı elektrikli araç çağına hazırlıyoruz. Yapay zeka destekli izleme platformlarımızla operasyonel süreçlerde yüksek verimlilik sağlıyor; reaktif güç takibi ve akıllı alarm mekanizmalarıyla işletmelerimizin maliyet risklerini en aza indiriyoruz. Manisa Enerji AŞ, sanayi kuruluşlarımıza ISO 14064 standartlarıyla uyumlu dijital altyapı çözümleri sunarak karbon ayak izi yönetiminde rehberlik ediyor. Biz burada sadece enerji üretmiyoruz; Manisa’nın yarınlarını küresel standartlarla mühürlüyoruz" Başkan Dutlulu’dan indirim müjdesi Şeffaf ve izlenebilir bir yönetim modelini şehirde kurumsallaştırdıklarını ifade eden Başkan Dutlulu, büyük vizyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını şu müjdeyle tamamladı: "Manisa artık sadece tarımı ve sanayisiyle değil, sürdürülebilir enerji stratejileriyle de parlayan bir yıldızdır. Bu devasa vizyonun en güçlü kalesi olan Manisa Enerji AŞ’nin tüm hemşerilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu büyük adımın sevincini paylaşmak adına, Manisalı hemşerilerimize enerji etiket fiyatları üzerinden bir yıl boyunca yüzde 10 indirim uygulanacağının müjdesini veriyorum." Lansman programı, protokol üyeleri ve katılımcıların günün anısına çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Törenin ardından Manisa Enerji AŞ yetkilileri, şirketin faaliyet alanları ve hedefleri hakkında konuklara bilgiler verdi. Lansman toplantısına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra, CHP Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, CHP ilçe başkanları, Türkiye Enerji Platformu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:58 Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin geçimini defneden sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" adlı televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin üretimi, ekonomiye kazandırma projesiyle 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip, gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının da tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değere dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nda uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak, kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber, diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin olmazsa olmaz şartlarından bir tanesi de paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya; çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünleri biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz; pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp, direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:40 Kastamonu’da defne üretimi 3 bin hektarın üzerine çıktı Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen "Tarımda Geleceği Savunmak" konulu programda konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu’da yürütülen proje sayesinde defne üretiminin 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktığını ve 70 ailenin şu anda geçimini sağladığını söyledi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Orman Fakültesi ile "Toprağın Hekimleri" televizyon programı iş birliğinde gerçekleştirilen konferansta tarım ele alındı. İlahiyat Fakültesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programda, alanında uzman isimler tarımın geleceğini masaya yatırdı. "Toprağın Hekimleri" programı sunucusu Harun Göksel’in moderatörlüğünü yaptığı programda, tarımda sürdürülebilirlik, kırsal kalkınma, biyoçeşitlilik ve hayvancılık konuşuldu. "Defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıktı" Programın açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, "Kastamonu Üniversitesi, özellikle ihtisaslaştığı ormancılık ve tabiat turizminde gerek iline gerek de bölgesine katma değerli üretim ve işbirlikleri noktasında önemli hizmetler vermektedir. Üniversitemiz özellikle kamu kurumları, kooperatifler, STK’lar, iş dünyasıyla beraber sektörel programlar kapsamında başta girişimcilik olmak üzere, akabinde nitelikli iş gücü eğitimi, devamında beraber ortaklaşa proje geliştirme kültürü noktasında önemli çalışmalara imza atmış, sahada karşılık bulmuş ve bunları devam ettirmektedir. Özellikle kırsal kalkınmada ormancılıkta önemli bir yere sahip olan odun dışı orman ürünlerinin ekonomiye kazandırılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi noktasında Orman Genel Müdürlüğümüzün destekleri, Rektörümüz Ahmet Hamdi Topal’ın bu noktadaki işbirliğiyle beraber Cide’de başlatılan defnenin ekonomiye kazandırma projesi 800 hektardan 3 bin hektarın üzerine çıkmış ve ilerleyen süreçte daha da artırılması hedeflenmektedir. Orman Bölge Müdürlüğü’nün envanter verilerine baktığımızda sadece 3-4 yıl içerisinde bu bölgede üretilen defne yaprağının üretiminin 300 tondan 3 bin tona çıktığını görüyoruz. Bu ciddi bir gelişme ve yaklaşık 70 civarında ailenin burada istihdam edilip gelir elde ettiğini görüyoruz. Kırsal kalkınma noktasında önemli çalışmalardan bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor" dedi. "Tabiat turizmi noktasında 60’ın üzerinde projeyi hayata geçirdik" Kastamonu ile özdeşleşen kestane balının tescil edildiğini belirten Küçük, "Bunun katma değerlerine dönüştürülmesi noktasında Merkezi Araştırma Laboratuvarında uluslararası akredite noktasında analizler yapılarak kamuoyuna, sektöre kazandırılması ve ticari değerinin hakikaten ekonomik olarak kat kat artması noktasında vesile oldu. Coğrafi işaretlerin alınmasında, bazı kadın girişimci derneklerin kurulmasında yine paydaşlarımızla iş birliği içerisinde bunlara destek olmaya çalıştık. Ormancılık ve tabiat turizmi adına sadece bunlar değil, orman emniyeti sektöründe sektörel iş birlikleriyle beraber diğer taraftan da tabiat turizmi noktasında paydaşlarımızla iş birliğiyle beraber 60’ın üzerinde proje hayata geçirmektedir. Bu projelerin olmazsa olmasının şartlarından bir tanesi de belki de bu programın mihenk taşı oluşturacak olan muhakkak paydaşlarla iş birliğinin bu projenin içerisinde olmasıdır. Bunların yavaş yavaş sahada yansımasını görüyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak sadece kampüs sınırlarında değil, bütün paydaşlarımızla her daim sahada olmaya beraber olduk, devam edeceğiz" diye konuştu. "250’ye yakın endemik bitkinin bulunduğu bir coğrafyada yaşıyoruz" Orman Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Kerim Güney ise, "Kastamonu’da bir şey üretmek isterseniz elinizde avantajlı bir alan var. Türkiye’de her yetişen bitkinin bulunduğu bir coğrafyaya sahibiz. Türkiye’de 600 tane soğanlı süs bitkisi var peyzajda kullanılabilecek. Bunların bir kısmı bizim kendi coğrafyamızın içerisinde. Tarım ve Orman Bakanlığımız belirli endemik türlerin üretilmesine müsaade etmiş. Belirli türleri koruyarak, rezerve alanı gibi düşünerek bu konuda çeşitli koruma tedbirleri almış. Amaç sadece korumak, kollamak mevzusu değil. Bunlardan yerli ve milli belli bir üretim potansiyelini oluşturmaya çalışmak. Türkiye’de 160’a yakın olan salep türü bölgemizde 50 civarındadır. Dolayısıyla da bu noktada hem biyokaçakçılığa hem kontrolsüz toplamaya sebebiyet verecek durumlar söz konusu. Niye salepten girdik konuya, çünkü ekonomik anlamda ciddi bir potansiyele sahip" şeklinde konuştu. "Kenevir bitkisinin sadece lif teknolojisi üzerinden değil, ilaç ham maddesi üretiminde kullanılması gerekiyor" Yüzde 67’si ormanlık olan Kastamonu’da orman köyünün fazla olduğunu belirten Güney, "Gelir seviyeleri ormandan istifade edebilmeyi şu anda yeterli kılmıyor. Yani sadece tomruk üzerinden odunu değerlendirme noktası. Burası için çok yetersiz kalan bir ekonomik yaklaşım tarzı. Bizim odun dışı orman ürünleri dediğimiz, bu tomruğun dışında kalan ürünlerin biraz önce kaynak değerleri açısından sınıflandırılan noktalarda da çok sayıda değerlendirme olanağımız var. Biz kırsalı nerede görüyoruz, pazar yerinde görüyoruz. Topladıkları yenebilen bitki türleriyle, kendi yetiştirdikleri ürünlerle ama bu ürünler aradaki zincir durumu çok fazla olduğunda üreticiye bir şey bırakmıyor. O yüzden de üretici ile son tüketici arasındaki aracıları mümkün olduğunca kaldırıp direkt olarak bir üretim modeli geliştirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özkan Evcin de, insan ile yaban hayatı arasındaki ilişkiye değindi. Canlıların yaşam alanlarının giderek daraldığını belirten Doç. Dr. Evcin, yaban hayatının insan yaşamını destekleyen önemli bir unsur olduğunu hatırlatarak, bu dengenin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu söyledi. Doç. Dr. Evcin, ayrıca insan ve yaban hayatının aynı coğrafyayı daha uyumlu nasıl paylaşabileceği sorusunun güncelliğini koruduğunu ifade etti. Kastamonu Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği (KÖYKOOP) Başkanı Erol Akar ise kooperatifleşmenin önemine değindi. Kastamonu Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Adem Canbaz da küçükbaş hayvancılığın orman ekosistemiyle ilişkisiyle ilgili konuşarak, doğru yönetildiğinde küçükbaş hayvancılığın doğaya zarar vermediğini dile getirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından katılımcılara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 17:39 Tarsus’ta topraksız tarımda ilk çilek hasadı yapıldı Tarsus Belediyesi tarafından kurulan topraksız tarım serasında yetiştirilen çileklerin ilk hasadı gerçekleştirildi. Hasat edilen çilekler vatandaşlara ikram edilirken, programa katılan öğrenciler de hasada eşlik etti. Çağlayan Mahallesi’nde 2 bin 165 metrekarelik alanda kurulu serada yetiştirilen çileklerin olgunlaşmasının ardından ilk hasat yapıldı. Topraksız tarım yöntemiyle kokopit ortamında yetiştirilen yaklaşık 30 bin kök çilek bitkisinden elde edilen ürünler toplanarak konuklara ve vatandaşlara dağıtıldı. Tarım lisesi öğrencilerinin de katıldığı hasatta, katılımcılar serayı gezerek üretim süreci hakkında bilgi aldı. Hasadın ardından açıklamalarda bulunan Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, başarılı bir üretim süreci geçirdiklerini belirterek, "Bu sene ilk defa ürünlerimizi hasat ediyoruz. 30 bin kök çilek bitkisinden elde ediyoruz. Topraksız kokopitlerde yetiştirilmiştir" dedi. Seradan bu yıl önemli miktarda ürün beklediklerini kaydeden Boltaç, "Bugün iki bin metrekarenin üzerinde olan topraksız çilek seramızın içerisindeyiz. Buradan bu yıl yaklaşık 10 ila 12 ton arasında meyve almayı planlıyoruz. Bu meyvelerimiz hormonlu değil; tam tersine iyi tarım uygulamalarıyla yetiştirilmiştir. İnşallah ilk hasadımızı hemşehrilerimizin boğazından geçirecek, onlara güzel çilekler tattıracağız" diye konuştu. Üretimin devam edeceğini vurgulayan Boltaç, "Bundan sonra burada ürettiğimiz ürünlerin satışı gerçekleştirilecek. Bu satıştan elde ettiğimiz gelir sayesinde seramızdaki üretim kapasitesini artırmayı planlıyoruz. Bu nedenle biz sadece üretmeyi değil, aynı zamanda ürettiğimizi değerlendirmeyi de önemsiyoruz. Tarsus Belediyesi olarak üretimin içinde olduk, üretimin nasıl yapılacağını gösteren bir belediye olmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Program sonunda Başkan Boltaç, öğrencilerle birlikte hasat edilen çilekleri konuklara ikram etti.
ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi
15 Ocak 2026 Perşembe - 12:13 ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi ATP Yazılım ve Teknoloji A.Ş. (ATP), küresel emisyon ticareti ve sürdürülebilir finans teknolojileri alanındaki yapılanmasını Avrupa’ya taşıyor. Şirketin bağlı ortaklığı Zenia Technologies B.V., Avrupa’nın en büyük enerji borsalarından European Energy Exchange (EEX) ile T7 Simülasyon Entegrasyon Ortamı sözleşmesini imzalayarak teknik entegrasyon çalışmalarını başlattı. ATP GreenX, Avrupa Enerji Borsası EEX ile entegrasyon sürecine girdi. Yapılan açıklamaya göre, sözleşme kapsamında yürütülen entegrasyonun tamamlanmasıyla şirketin karbon ticaret platformu ATP GreenX, EEX nezdinde "Listed Independent Software Vendor" (Listelenmiş Bağımsız Yazılım Sağlayıcısı) statüsüne sahip olacak ve EEX üzerinde işlem gören çevresel ürünlerin ticaretine yönelik teknoloji ve altyapı sağlayıcısı konumuna yükselecek. Başta Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ürünleri olmak üzere, EEX bünyesinde işlem gören çevresel ürünlerin alım-satımı için EEX üyeleri, ATP GreenX platformu üzerinden doğrudan erişim ve işlem gerçekleştirme imkânına sahip olacak. Açıklamaya göre, 2026 yılı itibarıyla Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin başlaması ve Türkiye’nin Emisyon Ticaret Sistemi’ni (TR ETS) devreye alma süreci, karbon yönetimini şirketler için stratejik bir ticari gereklilik haline getiriyor. Platform, bu yeni dönemde ihracatçılar ve enerji piyasası oyuncuları için AB piyasalarına güvenli ve regülasyon uyumlu bir teknik kapı açarken, küresel karbon borsalarıyla kurduğu entegrasyonlar sayesinde karbon maliyetlerinin veriye dayalı ve sistematik şekilde yönetilmesine olanak tanıyor. Anlaşmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATP CEO’su Ümit Cinali, şunları söyledi: "Şirketimizin iklim ekonomisinin dijitalleşmesine yönelik teknolojik çözümlerini, 2026 yılında küresel ticareti şekillendirecek regülasyonlarla tam uyumlu hale getirmeye odaklanıyoruz. EEX ile başlattığımız entegrasyon süreci, ATP GreenX platformumuzun uluslararası piyasaların gerektirdiği yüksek teknik standartlara ulaştığını açıkça ortaya koyuyor. AB ETS ve hazırlık süreci devam eden TR ETS kapsamında, karbon varlıklarının ve emisyon haklarının en verimli şekilde yönetilebileceği bir platform sunuyoruz. Küresel enerji piyasasının ana oyuncularına karbon ticaretinin tüm yaşam döngüsünü kapsayan uçtan uca dijital bir işlem deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilirlik, veri ve teknoloji odağında hızla büyüyen bu pazarda, şirket olarak uzun vadeli ve kalıcı değer oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz."
Bütçe Aralık ayında 528,1 milyar TL açık verdi
15 Ocak 2026 Perşembe - 11:22 Bütçe Aralık ayında 528,1 milyar TL açık verdi Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 792 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 263,9 milyar TL ve bütçe açığı 528,1 milyar TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL, bütçe gelirleri 12 trilyon 835,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı Aralık ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Aralık ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 792 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 263,9 milyar TL ve bütçe açığı 528,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 675,4 milyar TL ve faiz dışı açık ise 411,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Aralık ayında 830 milyar 847 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Aralık ayında 528 milyar 139 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Aralık ayında 755 milyar 594 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Aralık ayında 411 milyar 468 milyon TL faiz dışı açık verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 792 milyar 33 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 116 milyar 672 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 675 milyar 361 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 14 trilyon 731 milyar 14 milyon TL ödenekten Aralık ayında 1 trilyon 792 milyar 33 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 1 trilyon 710 milyar 393 milyon TL harcama yapıldı. Aralık ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,8 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 15,4 iken 2025 yılında yüzde 12,2 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 oranında artarak 1 trilyon 675 milyar 361 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 16,6 iken 2025 yılında yüzde 13,1 oldu. Aralık ayı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırma bazında bir önceki yıla göre kıyaslamasını gösteren grafik aşağıda yer aldı. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Aralık ayı itibarıyla 1 trilyon 263 milyar 894 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 47 milyar 466 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 184 milyar 217 milyon TL oldu. 2024 yılı Aralık ayında bütçe gelirleri 879 milyar 546 milyon TL iken 2025 yılının aynı ayında yüzde 43,7 oranında artarak 1 trilyon 263 milyar 894 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Aralık ayı gerçekleşme oranı 2024 yılında yüzde 10,4 iken 2025 yılında yüzde 9,9 oldu. 2025 yılı Aralık ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 47,9 oranında artarak 1 trilyon 47 milyar 466 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2024 yılında yüzde 9,6 iken 2025 yılında yüzde 9,4 oldu. 2025 Yılı Ocak-Aralık Dönemi merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 14 trilyon 634,6 milyar TL, bütçe gelirleri 12 trilyon 835,5 milyar TL ve bütçe açığı 1 trilyon 799,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 12 trilyon 580,2 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 255,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde 2 trilyon 107 milyar 782 milyon TL açık vermiş iken 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde 1 trilyon 799 milyar 130 milyon TL açık verdi. 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde 837 milyar 327 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde 255 milyar 252 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 14 trilyon 634 milyar 607 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 2 trilyon 54 milyar 382 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 12 trilyon 580 milyar 225 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,7 oranında artarak 14 trilyon 634 milyar 607 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,3 oranında artarak 12 trilyon 580 milyar 225 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Aralık dönemi itibarıyla 12 trilyon 835 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 1 trilyon 446 milyar 607 milyon TL olmuştur. 2024 yılı Ocak-Aralık döneminde bütçe gelirleri 8 trilyon 672 milyar 832 milyon TL iken 2025 yılının aynı döneminde yüzde 48 oranında artarak 12 trilyon 835 milyar 477 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025 yılı Ocak-Aralık dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51,3 oranında artarak 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL oldu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "TOBB toplantısında kamuoyuna yansıtıldığı şekilde problemli bir ortam söz konusu olmamıştır"
15 Ocak 2026 Perşembe - 11:08 Hazine ve Maliye Bakanlığı: "TOBB toplantısında kamuoyuna yansıtıldığı şekilde problemli bir ortam söz konusu olmamıştır" Hazine ve Maliye Bakanlığı, Bakan Mehmet Şimşek’in TOBB’daki toplantısına ilişkin ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Müşterek Kurul Toplantısı’na ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 6 Ocak’ta toplantıya onur konuğu olarak katıldığı hatırlatıldı. Basına kapalı gerçekleştirilen ve yaklaşık 5 saat süren toplantının, iş dünyası temsilcileriyle samimi bir atmosferde, soru-cevap formatında yapıldığı belirtildi. Açıklamada, toplantının süresinin ve içeriğinin, kamuoyuna yansıtıldığı şekilde ‘sorunlu’ bir ortam olmadığını ortaya koyduğu ifade edildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek, 6 Ocak tarihinde TOBB’un Müşterek Kurul Toplantısı’na onur konuğu olarak katılmıştır. Basına kapalı olarak yaklaşık 5 saat süren toplantı iş dünyası temsilcileriyle samimi bir atmosferde, soru-cevap formatında gerçekleştirilmiştir. Toplantının süresinden anlaşılacağı üzere, kamuoyuna yansıtıldığı şekilde problemli bir ortam söz konusu olmamıştır. Aksi durumda toplantının bu denli uzun sürmesi mümkün olmazdı. Bu çerçevede; basına kapalı bir toplantıyı günler sonra bilinçli algı oluşturma gayreti ile üstelik 5N1K kuralı hiçe sayılarak, tarafımızla iletişime geçilmeden, tuhaf ithamlarla, dedikodu tarzı verilmesi manidardır."
MediaMarkt Startup Challenge 2026’nın birincisi Graffiti oldu
15 Ocak 2026 Perşembe - 11:07 MediaMarkt Startup Challenge 2026’nın birincisi Graffiti oldu MediaMarkt’ın Türkiye’de başlatıp dünyaya açtığı girişimcilik yarışması MediaMarkt Startup Challenge yarışmasının bu yılki kazananları belli oldu. 22 ülkeden çeşitli sektörlere ait 264 farklı girişimin değerlendirildiği yarışmanın kazananı yapay zekâ destekli mağaza içi asistanlar geliştiren Graffiti oldu. MediaMarkt Türkiye’nin girişimcileri ve girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla bu yıl 8’incisini düzenlediği "MediaMarkt Startup Challenge" yarışmasının kazananları belli oldu. 22 ülkeden çeşitli sektörlere ait 264 farklı girişimin değerlendirildiği yarışmada finale kalan 10 girişim düzenlenen final etkinliğinde projelerini jüriye sunma fırsatı buldu. Startup Challenge 2026’nın kazananı, fiziksel mağazalarda müşterilerin doğru ürünü seçmesine yardımcı olan yapay zekâ destekli mağaza içi asistanlar geliştirme projesiyle Graffiti oldu. İkinciliği ise anında yanıt veren yapay zekâ destekli müşteri destek asistanı projesiyle Punchline.ai alırken; satın alma taleplerini, tedarikçi bulmayı ve RFQ süreçlerini yöneten yapay zekâ ajanlarıyla dolaylı satın almayı otomatikleştiren Eluvium üçüncü oldu. Yarışmada bu yıl ilk kez bir startup’a Jüri Özel Ödülü takdim edildi. Ödüle, yüzde 100 geri dönüştürülebilir biyo-kompozit malzemelerden 3D yazıcı teknolojisiyle mobilya ve iç mekân ürünleri üreten sürdürülebilir bir üretim girişimi olan Factory of Us layık görüldü. "Perakendenin geleceği uzun soluklu ve sürdürülebilir iş birlikleriyle şekillenecek" Yarışmanın açılış konuşmasını yapan MediaMarkt Türkiye CEO’su Hulusi Acar, "Şirket olarak perakendenin geleceğinin tek başına büyük şirketler tarafından değil, büyük şirketlerle girişimcilerin uzun soluklu ve sürdürülebilir iş birlikleriyle şekilleneceğine inanıyoruz. Biz, geleceği uzaktan izleyen değil, bugünden şekillendiren tarafta olmayı seçiyoruz. Startup Challenge tam olarak bunun için var ve biz bu yolculuğa tam 8 yıl önce başladık. Bu yolculukta girişimciler bizim ölçeğimizden güç alıyor, biz ise onların çevikliğinden, üreticiliğinden ve bakış açısından besleniyoruz. 8 yılda 1456 startup’ı değerlendirdik. Aralarından 83’ü sahnedeki fikirlerini paylaştı ve 15’i mağazalarımızda Proof of Concept (PoC) projeleri gerçekleştirme şansı buldu ve bu projeler yalnızca fikir olarak kalmadı. BuyBuddy, Udentify ve Wastespresso gibi projelerle sektörümüzü dönüştürdük. 8 yıl önce perakende sektörüne yenilikçi çözümler geliştiren projeleri aramak üzere yola çıktığımız yarışmamız, artık globale genişleyen, her yıl ilgi ve merakla beklenen, sürdürülebilir bir platforma dönüştü. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı. Bu yarışmayı destekleyen, proje sunan, dereceye giren ve heyecanımıza ortak olan herkese MediaMarkt ailesi adına teşekkür ederim" dedi. Tenity Ülke Müdürü Sabina Babayeva şöyle konuştu: "Bugün, MediaMarkt ile birlikte 8 yıl önce başlayan inovasyon yolculuğumuzun bir parçasını daha geride bırakıyoruz. Bu süre zarfında, sayısız girişime, çok sayıda yenilikçi perakende çözümüne ve şirket ile girişimler arasında hayata geçen önemli iş birliklerine tanıklık ettik. Startup Challenge, bizim için sadece bir yarışma değil; şirket ile girişimler arasındaki iş birliği gücünün somut bir göstergesi. Bu platform aracılığıyla hem girişim ekosistemini destekliyor hem de girişimlerin büyümesi ve gelişmesi için sürdürülebilir bir iş birliği alanı oluşturuyoruz. Bu sebeple ister girişiminizi desteklemek ister girişimcilerden ilham almak ya da ekosistemin farklı paydaşlarıyla bir araya gelmek için burada olun, bugün herkesi burada ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Bugün bu sahnede yer alan girişimlerimizle birlikte bu yolculuğu bir adım daha ileri taşıyoruz."
Pusula Holding, ALB Yatırım’ı satın aldı
15 Ocak 2026 Perşembe - 11:05 Pusula Holding, ALB Yatırım’ı satın aldı Sürdürülebilir büyüme vizyonuyla finans ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen Pusula Holding, ALB Yatırım’ı bünyesine katarak sermaye piyasalarında önemli bir adım attı. Pusula Holding, sermaye piyasalarındaki büyüme hedefleri doğrultusunda önemli bir adım daha atarak ALB Yatırım Menkul Değerler A.Ş’yi bünyesine kattı. Satın alma sonrasında ‘Pusula Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’ olarak devam edecek olan şirket, holdingin portföy yönetiminden aracılık hizmetlerine uzanan entegre bir finansal yapı oluşturma hedefini bir üst düzeye taşıdı. Holdingin faaliyet gösterdiği her sektörde katma değer üretmeyi ve Türkiye ekonomisine uzun vadeli katkı sağlamayı hedeflediğini ifade eden Pusula Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Batuhan Alpman süreçle ilgili, "Atılan bu adım holdingimizin yalnızca portföy yönetimi faaliyetleriyle sınırlı kalmayan, sermaye piyasalarının farklı alanlarını kapsayan entegre bir büyüme stratejisinin parçasıdır" dedi. Yapılan açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK), 25 Aralık 2025 tarihli kararı ile Pusula Finans Holding A.Ş. tarafından tüm faaliyet ve operasyonları devralınan ve yoluna Pusula Yatırım Menkul Değerler olarak devam edecek olan ALB Yatırım; 1989’da kurulan Deha Menkul Kıymetler’den devraldığı lisansla birlikte 14 Aralık 2012 tarihinden beri piyasada faaliyet gösteriyordu.
Muğla MÜSİAD üyelerinin kuruluşu Endemiks Tarım’a girişimcilik ödülü
15 Ocak 2026 Perşembe - 10:30 Muğla MÜSİAD üyelerinin kuruluşu Endemiks Tarım’a girişimcilik ödülü MÜSİAD Genel Merkezinde düzenlenen Tarım, Gıda ve Hayvancılık Sektör Kurulu Tedarikçi Günü programına, MÜSİAD Muğla Şube Başkan Yardımcısı ve Sektör Kurullarından Sorumlu Başkanı Yunus Manav ile Yönetim Kurulu Üyesi, Endemiks Tarım Ticaret A.Ş. Genel Müdürü İbrahim Ölemez katılım sağladı. Program kapsamında, 11 MÜSİAD Muğla üyesinin bir araya gelerek kurduğu ve Köyceğiz’deki fabrikasında faaliyet gösteren Endemiks Tarım Ticaret firması, MÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık Tedarikçi Günleri Programı çerçevesinde verilen MÜSİAD Gıda Vizyon ödüllerinde ‘Girişimcilik’ kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü. Ödül, Edemiks A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Ölemez tarafından teslim alındı. Törende bir konuşma gerçekleştiren İbrahim Ölemez, Endemiks Tarım firmasının ortak akıl, güçlü iş birliği ve sürdürülebilir üretim vizyonuyla hayata geçirildiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "11 MÜSİAD üyesinin inanç ve kararlılıkla bir araya gelerek kurduğu Endemik Tarım yerli üretimi güçlendirmeyi, tarım ve gıda alanında katma değerli projeler geliştirmeyi hedefleyen bir girişimdir. Bu ödül, yalnızca şirketimiz için değil, birlikte üretme kültürüne inanan tüm üyelerimiz için büyük bir motivasyon kaynağıdır. Bizlere bu vizyonu kazandıran MÜSİAD camiasına ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Bu anlamlı ödül, MÜSİAD çatısı altında geliştirilen ortak girişimlerin ve sektörler arası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Tarım-ÜFE yıllık yüzde 36,01 arttı
15 Ocak 2026 Perşembe - 10:13 Tarım-ÜFE yıllık yüzde 36,01 arttı Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE), 2025 yılı Aralık ayında yıllık bazda yüzde 36,01, aylık bazda ise yüzde 3,06 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre Tarım-ÜFE, Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 3,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 36,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,01 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 37,47 artış kaydetti. Sektörel bazda değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 3,00, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,59, balık ve diğer balıkçılık ürünleri ile su ürünleri ve balıkçılığa destekleyici hizmetlerde yüzde 6,25 artış gerçekleşti. Ana ürün gruplarına bakıldığında ise, aylık bazda tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 8,57 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 1,32 azalış ve canlı hayvanlar ile hayvansal ürünlerde yüzde 3,59 artış yaşandı. Alt gruplar incelendiğinde, yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 125,68 artış ile yumuşak çekirdekli ve sert çekirdekli meyveler olurken, aylık bazda en yüksek artış yüzde 22,27 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti.