EKONOMİ - 15 Ocak 2026 Perşembe 11:24

Trident Group, Heimtextil 2026’da yeni koleksiyonlarını sergiledi

A
A
A
Trident Group, Heimtextil 2026’da yeni koleksiyonlarını sergiledi

 Ev tekstili üreticilerinden Trident Group, Frankfurt'ta düzenlenen ev tekstili fuarı Heimtextil 2026'da yeni koleksiyonlarını sergiledi.

Hindistan'ın önde gelen entegre ev tekstili üreticilerinden Trident Group, 13-16 Ocak 2026 tarihleri arasında Messe' Frankfurt'ta düzenlenen tekstil fuarı Heimtextil 2026'da yeni koleksiyonlarını sergiledi. Bu katılımla birlikte şirketin; Hindistan, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasında önerilen Serbest Ticaret Anlaşmaları sayesinde iyileşen ticaret beklentileri çerçevesinde Avrupa'daki ayak izini genişletmeye odaklandığı belirtildi.

Fuarda şirket, çağdaş tasarım, sürdürülebilirlik ve yeniliği bir araya getiren "Görünür Görünmezlik" teması etrafında şekillenen TG koleksiyonunu sergiledi. Vitrin, günlük ev tekstillerinin, Avrupalı tüketicilerin değişen beklentileriyle uyumlu, özenli tasarım seçimleri, sorumlu kaynak kullanımı ve gelişmiş üretimle nasıl şekillendiğini vurgulandı. Yapılan açıklamaya göre; bu yıl Heimtextil'de Ev Tekstilinde sürdürülebilirlik ve yapay zeka odak noktası oldu.

Şirketin Avrupa stratejisi hakkında yorum yapan Trident Group Strateji ve Pazarlama CEO'su Abhishek Gupta, "Avrupa, ev tekstili işimiz için stratejik bir pazar. Ufuktaki olumlu ticari gelişmelerle birlikte, yerel liderliğe yatırım yapıyor ve Avrupa'nın sürdürülebilirlik, kalite ve tasarım tercihlerini yansıtan koleksiyonları sergiliyoruz. Küresel ev tekstili pazarının 136-140 milyar ABD Doları seviyesinde olduğu tahmin edilmekte ve önümüzdeki yıllarda istikrarlı bir büyüme beklenmektedir. Bu çerçevede Trident, Avrupalı perakendecilerle ortaklıklarını derinleştirmek ve işini sorumlu bir şekilde büyütmek üzere kendini konumlandırıyor" açıklamasında bulundu.

Bu genişlemeyi desteklemek için şirket, Almanya ve Fransa için özel direktörler atayarak yerel varlığını güçlendirdiğini duyurdu. Şirketin fuardaki vitrini, Hint estetiğinden ve modern küresel trendlerden ilham alarak konfor, neşe ve güç gibi duyguları banyo ve nevresim koleksiyonlarına yansıttı. Sorumlu bir şekilde tedarik edilmiş pamuk, performans odaklı apreler ve çağdaş renk paletleri içeren TG serisi, fuar süresince Almanya, Fransa, Birleşik Krallık ve diğer Avrupa pazarlarındaki alıcılardan ilgi gördü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.