EKONOMİ - 15 Ocak 2026 Perşembe 10:45

Çimsa, şehitlik için 80 yıllık rezervden feragat ediyor

A
A
A

Sabancı Holding iştiraki Çimsa, Eskişehir fabrikasının 80 yıllık hammadde ihtiyacını sağlayabilecek rezerve sahip İntikamtepe Şehitliği’ne yakın Bozüyük Beyaz Kalker Sahası’nın ruhsat iptali için gerekli işlemleri başlattı.

Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Beyaz kalker dediğimiz aslında beyaz çimentonun hammaddesi. Çimento şirketlerinin Türkiye’nin farklı alanlarında ruhsatlı kalker sahaları bulunur. Buradan tedarik edilen hammadde de fabrikalara taşınır; burada çimento üretiminde kullanılır. Buranın ticari olarak önemi tabii bizim Eskişehir fabrikamıza çok yakın konumda olması. Çimsa Eskişehir Fabrika ve Mersin Fabrikaları’nda yaptığı üretimle dünyanın en büyük 2. beyaz çimento üreticisi. Burada üretilen çimento ile 70’ten fazla ülkeye ihracat yapılıyor. Burası 2022 yılında ihaleye çıkarıldığında, teknik dokümanları inceledik. Çok da büyük bir rezerv söz konusu. Yaklaşık 40 milyon ton. Bu da Eskişehir Fabrikamızın ihtiyacını 80 yıl boyunca karşılayacak bir rezerv anlamına geliyor. Dolayısıyla hem fabrikamıza coğrafi olarak yakınlık hem de rezerv miktarı açısından aslında bizim için son derece stratejik bir yatırım bu saha" dedi.

Çimsa, şehitlik için 80 yıllık rezervden feragat ediyor

"Rehabilitasyon ve koruma için azami desteği vereceğiz"

2022 yılında bu sahanın işletme ruhsatını aldıklarını ifade eden Umut Zenar, "Ardından da tüm yasal süreçleri doğru şekilde, tamamen düzenlemelere uygun şekilde işlettik. ÇED ve orman izin başvuru süreçlerini sorunsuz şekilde tamamladık. Ardından onaylar tamamlandıktan sonra, geçtiğimiz aylarda tarafımıza bir tebligat yapıldı. Bu tebligatta da dendi ki; bu ruhsat alanının belli bir bölümünün SİT alanı kapsamında olduğu ilan edilmiş. Sonrasında da bu yatırımla ilgili inceleme talebinde bulunduk. Bugün itibarıyla bilirkişi raporu çıkmamasına rağmen, bu bölgenin hassasiyetini gözeterek tüm başvurularımızı geri çektik. Burada gerçekten tarihi kültürel varlıklarla ilgili bir tespit olması durumunda biz, Çimsa olarak buranın rehabilitasyonu, korunması yönünde de azami desteği vereceğiz" şeklinde konuştu.

Çimsa, şehitlik için 80 yıllık rezervden feragat ediyor

"Bu topraklardan kazandığını bu toprakların insanıyla paylaşmak’, Sabancı’nın 100 yıldır değişmeyen ana ilkesidir"

Sabancı Topluluğunun temellerinin 1925 yılında Cumhuriyetin bu topraklara getirdiği güven, cesaret ve inançla temelleri atıldığını ifade eden Umut Zenar şöyle devam etti:

"Sabancı’nın hikayesi aslında bir Cumhuriyet hikayesidir. Ve bu hikâyenin var olmasını sağlayan, bu toprakları canı pahasına kahramanca savunan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve onun yüz binlerce silah arkadaşıdır. Dolayısıyla, ne Sabancı, ne Çimsa, ne de Cumhuriyet değerlerini pusula kabul etmiş herhangi bir Topluluk şirketimiz, şehitlerimizin aziz hatırasına gölge düşürecek bir aksiyon içerisinde olmaz. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Çünkü bizim tek önceliğimiz Türkiye’dir. Hiçbir yatırım, ticari fayda; bu önceliği değiştiremez. ‘Bu topraklardan kazandığını bu toprakların insanıyla paylaşmak’, Sabancı’nın 100 yıldır değişmeyen ana ilkesidir. Bu, Sabancı’nın var oluş amacıdır."

Çimsa, şehitlik için 80 yıllık rezervden feragat ediyor

"Hiçbir fayda şehitlerimizin aziz hatırasının üzerinde değil"

Umut Zenar sözlerini şöyle noktaladı:

"Son günlerde bu konuda kamuoyunda oluşan hassasiyeti faaliyetlerimizi sınırlayan bir engel olarak değil; aksine ülkemizin ve insanımızın toplumsal birlikteliğinin simgesi, bize bugünleri armağan edenleri el üstünde tutma kültürünün çok değerli bir parçası olarak görüyoruz. Bu hassasiyeti sonuna kadar da paylaşıyoruz. Şunun altını kalın çizgilerle çiziyorum. Hiçbir fayda şehitlerimizin aziz hatırasının üzerinde değil. Bu vesileyle, bir kez daha Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun silah arkadaşlarının, tüm kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun. Bu topraklar onların bize emaneti. Biz de tüm gücümüzle bu emanete sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Çimsa, şehitlik için 80 yıllık rezervden feragat ediyor

Bahadır Turgut - Eren Berk Yıldız

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.