EKONOMİ
24 Mart 2026 Salı - 18:36 Beyaz lahanada ne çiftçi kazandı ne de tüketici ucuza yedi Beyaz lahanada üretici fiyatları geçen yıla göre 15 liradan yüzde 40 düşüşle 9 liraya gerilemesine rağmen market ve pazarlarda tanesinin 100 liraya kadar ulaşması dikkati çekiyor. TÜİK’in şubat ayına ilişkin açıkladığı "Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi"ne (Tarım-ÜFE) göre, üretici fiyatları yıllık yüzde 40,10, aylık yüzde 0,21, yılın iki ayında yüzde 8,69 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 38,97 arttı. Beyaz lahana ise Tarım-ÜFE’ye göre geçen yılın şubat ayında 15 lira civarındayken bu yıl 8-9 lira aralığına geriledi. Bunlar resmi rakamlar ki bu fiyatlara göre bile üretici ürettiğinden kazanamadı. Birçok yerde çok daha düşük fiyatlar oluştu. Sadece fidesini 5 liradan alıp üretim yapan çiftçiler, gübre, ilaç, tarla isleme, mazot gibi diğer giderleri de eklediklerinde bu sezon kar etmeyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. Üreticilerin "Geçen yıl tüccar peşimizden ayrılmıyordu" dediği beyaz lahanada bu yıl adeta yüzüne bakan olmadı, alıcı gelmedi. Yine TÜİK’in 2024 ile 2025 dönemindeki üretim tahminlerine göre beyaz lahanada çok fazla bir değişiklik olmodı ve 635 bin ton olarak gerçekleşti. Hal böyle iken, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde alıcısı çıkmadığı için dönümlerce beyaz lahana tarlada çürüdü. Birçok üretici maliyeti olan 8 liraya bile bırakmaya razıyken ne gelen oldu ne fiyat soran. Lahana geçen yıla göre üreticide yüzde 40 ucuzlamasına ve üretimi yeterli olmasına rağmen pazarda tanesinin 100 liraya ulaşması dikkati çekti. Ne üretici ektiğinden kazanabildi ne de çiftçide yeterli ürün olmasına rağmen alıcısı gelip almadığı, pazarda markette fiyatı düşmediği için tüketici ucuza yiyebildi.
24 Mart 2026 Salı - 16:55 Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, kentte faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, işletmelerin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek banka temsilcilerine sitemde bulundu. Özdemir, özellikle mevcut ekonomik şartlarda işletmelerin destek beklediğini ifade ederek bankaların daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, "Üyelerimiz finansmana erişim noktasında önemli zorluklar yaşıyor. Sahadan gelen geri bildirimlerde krediye ulaşmanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz. Bankalarımızın bu süreçte iş dünyasının yanında daha güçlü bir şekilde yer almasını bekliyoruz. İşletmelerimizin yatırım yapabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve istihdamını koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor" dedi. Bankaların reel sektörün en önemli paydaşlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bizler üretmezsek, istihdam oluşturamazsak ve ihracatı artırmayı başaramazsak, bu durum yalnızca sanayiciyi değil bankacılık sektörünü de doğrudan etkiler. Bu nedenle bankalarımızdan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara daha duyarlı yaklaşmalarını ve çözüm konusunda daha fazla inisiyatif almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Yoğun kar yağışı Abalı Kayak Merkezi’ni yeniden hareketlendirdi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:57 Yoğun kar yağışı Abalı Kayak Merkezi’ni yeniden hareketlendirdi Van’ın Gevaş ilçesinde bulunan Abalı Kayak Merkezi, günlerdir etkili olan yoğun kar yağışının ardından yeniden hareketlendi. Van’a 45 kilometre uzaklıkta, Artos Dağı eteklerinde yer alan Abalı Kayak Merkezi, kar yağışının istenilen seviyeye ulaşmasıyla birlikte geç de olsa sezonu açtı. 2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl tatilinin ilk gününde kayak merkezine gelen vatandaşlar, pistlerde yoğunluk oluşturdu. Aralıksız yağan karın ardından beyaza bürünen kayak merkezine kayak severler adeta akın ederken, Süphan Dağı ve Van Gölü manzarası eşliğinde kayak yapan vatandaşlar eğlenceli dakikalar yaşadı. Aileleriyle birlikte gelen öğrenciler ve gençler, yarıyıl tatilini fırsata çevirerek karın keyfini çıkardı. "Beklediğimizin üzerinde bir kar yağışı oldu" İHA muhabirine konuşan Diyar Keserci isimli kayaksever, Abalı Kayak Merkezine geçmiş yıllarda da geldiğini belirtti. Geçtiğimiz yıl kar yağışının az olması nedeniyle pistin çok kısa süreli hizmet verdiğini hatırlatan Keserci, "Bu sene beklediğimizin üzerinde bir kar yağışı oldu. Umarın bütün yıllar da böyle olur. Çünkü Van Gölü de bayağı geriye çekilmişti. İnşallah Van Gölü açısından iyi bir durum ortaya çıkar. Burada kaymak güzel, diğer pisti de açmış olsaydılar daha güzel olurdu" dedi. Sadi Celp isimli bir diğer kayakçı ise arkadaşlarıyla beraber keyifli bir kayak yaptığını dile getirerek, "Burası çok güzel. Gelmek isteyen kayaseverlere mutlaka öneririm. Normalde ben de buraya ilk kez geldim. Benim için güzel ve keyifli bir deneyim oldu" diye konuştu.
Bakanlık açıkladı: "e-Ticaret sitelerindeki fahiş fiyat artışlarına ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulanacak"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 11:46 Bakanlık açıkladı: "e-Ticaret sitelerindeki fahiş fiyat artışlarına ilave denetim ve yaptırım tedbirleri uygulanacak" Ticaret Bakanlığı, e-ticaret sitelerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler gerçekleştirildiğini, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, ilave yaptırım uygulanacağını duyurdu. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, e-ticaret sitelerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler gerçekleştirildiğini, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanmasına karar verileceğini bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, ‘e-ithalat’ olarak bilinen basitleştirilmiş gümrük sistemi kapsamında, 1 Şubat’ta yürürlüğe girecek mevzuat değişikliğinin ardından bazı şikayetlerin ulaştığı belirtildi. Bu kapsamda, e-ticaret pazaryerlerinde satışa sunulan ve şikayet konusu olan ürünler hakkında tespitler yapıldığı vurgulanan açıklamada, "Olası fiyat artışlarının, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri kapsamında incelenmesi ihtiyacı doğmuştur. Bu doğrultuda, Bakanlığımızca derhal harekete geçilerek, ilgili e-ticaret pazaryerleri nezdinde geniş kapsamlı incelemeler başlatılmış, yüksek oranlı fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere ilişkin olarak pazaryerlerinden sürekli olarak bilgi ve belge talep edilmektedir" açıklaması yapıldı. Bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, fahiş fiyat artışı tespit edilen ürünlerin ilgili kanundaki fahiş fiyat artışına ilişkin hükümlere aykırılık oluşturduğuna dikkati çekilen açıklamada, "Bu kapsamda, mevzuata aykırı şekilde fiyat artışı yapılan ürünlere erişimin derhal engellenmesi yönünde, e-ticaret pazaryerlerine talimat verilmiştir. İnceleme sürecinde elde edilecek denetim sonuçlarının, Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi neticesinde, fahiş fiyat artışı yaptığı değerlendirilen işletmelere, aykırılık başına 1 milyon 806 bin 177 liraya kadar idari para cezası uygulanmasına karar verilecektir" denildi. Bakanlığın, tüketici sağlığı ve güvenliğinin korunması, adil ticaretin sağlanması, şeffaf ve tüketici dostu piyasa düzeninin tesis edilmesi, işini kurallara uygun şekilde yürüten ticari işletmelerin haksız rekabetten korunması amacıyla, mücadeleyi sürdüreceğinin altı çizilen açıklamada, toplumsal hassasiyetleri fırsata çevirerek haksız kazanç sağlamaya yönelik bu tür uygulamalara karşı da denetimlerin aralıksız devam ettiği belirtildi.
Uyanık lüfer Karadeniz zekasını kullandı: Denizlerde bol ama ağlara girmiyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:25 Uyanık lüfer Karadeniz zekasını kullandı: Denizlerde bol ama ağlara girmiyor Karadeniz’de "denizlerin kralı" lüfer, adeta Karadenizli zekâsını konuşturdu; balıkçı teknelerinin giremediği kıyı şeritlerinde dolaşarak avlanmaktan kurtuldu. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerde lüferin oldukça bol olduğunu ancak yasal kısıtlamalar nedeniyle sadece yüzde 5’inin avlanabildiğini söyledi. Türk karasularında bulunan en lezzetli ve en pahalı balık türlerinden biri olan lüfer, diğer balık türlerine göre hem tezgâhlarda daha az bulunuyor hem de fiyatı oldukça yüksek seyrediyor. Kooperatif Başkanı Atıf Malkoç, lüfer ve çinekopun Karadeniz’de oldukça bol olmasına rağmen, avcı teknelerin girmesinin yasak olduğu güzergâhlarda dolaşan sürülerin avlanamadığını, bu nedenle balığın yaklaşık yüzde 95’inin denizlerde kaldığını ifade etti. "Denizlerdeki lüferin sadece yüzde 5’i avlanabiliyor" Lüfer ve çinekop sürülerinin balıkçı teknelerinin giremediği kıyı şeritlerinden geçtiğini ifade eden Malkoç, "Bu balıklar kıyıya çok yakın seyrediyor. Ancak bizim metre yasağımız var. Teknelerimizde takip cihazları bulunuyor ve sürekli denetleniyoruz. Avlanabilmemiz için balığın 24 metrenin üzerine çıkması gerekiyor. Hava sıcaklıklarının yüksek olması nedeniyle balıklar bu derinliğe inmiyor. Bu yüzden avcı tekneler denizdeki lüferin yalnızca yüzde 5’ini yakalayabiliyor. Denizlerde balık yok değil, balık yasak bölgelerde dolaşıyor" dedi. Malkoç, bu nedenle lüfer ve çinekop avcılığının büyük ölçüde amatör balıkçılara kaldığını da sözlerine ekledi. Karadeniz’de en çok bulunan balık türünün istavrit olduğunu belirten Malkoç, "Ancak istavrit de 13 santimetrelik boy kotasını geçemediği için hem avlanamıyor hem de satılamıyor" diye konuştu.
Ula’da üreticilere 38 bin defne fidanı dağıtıldı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:07 Ula’da üreticilere 38 bin defne fidanı dağıtıldı Tıbbi ve aromatik bitkilerde katma değerli üretim hedefiyle hayata geçirilen proje kapsamında Muğla’nın Ula ilçesinde 31 bin adet defne fidanı dağıtıldı. Dört mevsim yeşil kalan defne fidanlarının dağıtım töreni, Yeşilçam Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Törenin ev sahipliğini yapan Yeşilçam Mahalle Muhtarı Ayhan Çırpancı, konuşmasında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yürütülen çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti. Törende konuşan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, bitkisel üretimde verim ve kaliteyi artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasının, çevre ve insan sağlığına duyarlı üretim modellerinin güçlendirilmesinin Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. Baydar, küçük ölçekli tarımsal işletmelerin gelirlerinin artırılması ve çeşitlendirilmesi, yeni üretim tekniklerinin üreticilere ulaştırılması ve atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Akdeniz Bölgesi’nin karakteristik bitkilerinden biri olan defnenin, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre odun dışı orman ürünleri arasında 32,5 bin ton üretimle Türkiye’de ilk sırada yer aldığını belirten Baydar, Muğla’nın tıbbi ve aromatik bitkiler açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Defne, Muğla için hem çevresel hem ekonomik bir değer Bu kapsamda Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bütçesi 756 bin lira olan ve yüzde 75’i devlet destekli Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Üretiminin Geliştirilmesi Projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde il genelinde 48 bin adet defne fidanı üreticilere dağıtılırken, Ula ilçesinin kapama bahçe ve kümelenme potansiyeli göz önünde bulundurularak bu fidanların 31 bin adedi Ula ilçesinde üreticilerle buluşturuldu. Proje sayesinde üreticilerin yalnızca defne yaprağı üretimiyle sınırlı kalmayacağını belirten Baydar, defne yaprağının işlenerek baharat ve uçucu yağ elde edilmesiyle ürünlerin katma değerinin artırılacağını söyledi. Tarladan ürüne, üründen markaya uzanan bir üretim modeli hedefleniyor. Kozmetik ve gıda sektörlerinde kullanılan defne yağının, üreticiler için yılın tamamına yayılan sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasının amaçlandığını ifade eden Baydar, bu çalışmaların kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu, gençlerin tarımda kalmasını teşvik ettiğini ve tarım ile turizmi entegre ederek kırsal alanlara ekonomik canlılık kazandırdığını vurguladı.
Uludağ’ın fındığı destek bekliyor
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:54 Uludağ’ın fındığı destek bekliyor Bursa’da Uludağ eteklerinde üretilen fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede 30 bin dekarda yetiştiriciliği yapılan cevizi geçeği vurgulandı. Tarımsal üretim ve bitkisel ürün çeşitliliği ile önde gelen Bursa’da Karadeniz fındığı kalitesinde yıllardır fındık üretiliyor. Uludağ eteklerinde yetiştirilen fındıklar, hasat edildikten sonra Trabzon’dan bile talep görüyor ve Karadenizli tüccarlar gelip ürün alıyor. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, yaptığı açıklamada, İnegöl’de 300 bin dekar tarım arazisi bulunduğunu belirterek, yarısından fazlasında sulu tarım yapıldığını anlattı. Birçok ilçede 3-4 ürünle bitkisel üretim yapılırken İnegöl’deki ürün çeşitliliğinin 80’in üzerinde olduğuna dikkati çeken Sezai Çelik, bunun da bölge çiftçisinin elini güçlendirdiğini kaydetti. Son yıllarda ilçede ceviz yetiştiriciliğinin arttığını ve henüz tam verime ulaşmayan genç bahçelerle birlikte üretim alanının 30 bin dekara ulaştığını dile getiren Çelik, şöyle konuştu: "İnegöl’ün Uludağ etekleri bölümünde fındık uzun yıllardır üretiliyor. Yaklaşık 4 bin dekarda fındık üretimi yapılıyor. Fındık üreticileri genellikle fındık fiyatlarından memnun. Yıllardır ülkede alternatif ürünlerden bahsediliyor. Bizim bölge alternatif ürün için fındık açısından son derece uygun. Çiftçiyi kırsalda tutmamız gerekiyorsa, alternatif ürün önemliyse Karadeniz’de fındığa verilen desteğin İnegöl’de de olmasını istiyoruz." İnegöl’de fındığa destek verilmesi durumunda üretim alanlarının kısa sürede cevizi geçeğini vurgulayan Çelik, "Uludağ etekleri ve Bilecik’in yamaçlarındaki fındık kalitesi Karadeniz fındığından az değildir. Sofralık çok lezzetli fındığımız oluyor." dedi.
Havalar soğudu, antioksidan içeren şalgam satışları arttı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:23 Havalar soğudu, antioksidan içeren şalgam satışları arttı Adana’da havaların soğumasıyla birlikte doğal antioksidan içeren şalgam suyu satışlarında artış yaşandı. Şalgam, sofralarda öne çıkan içecekler arasında yer aldı. Türkiye’nin soğuk hava dalgasına girdiği bu günlerde, kendine has aroması, sağlığa olan sayısız faydası ve kış aylarında daha fazla tercih edilmesiyle şalgamın satışı arttı. Özellikle kış aylarında tüketimi yükselen Adana Şalgamı, Avrupa başta olmak üzere 30’un üzerinde ülkeye ihraç ediliyor. Üretim ve ihracat potansiyeliyle kent ve ülke ekonomisine katkı sağlayan şalgamda, artan taleple birlikte üreticilerin mesaisi de yoğunlaştı. Siyah havuç ve özel maya hamuru ile üretiliyor Siyah havuç kullanılarak ve laktik asit fermantasyonu ile üretilen Adana şalgamı hem kendine özgü lezzeti hem de insan sağlığına olan faydaları sebebiyle birçok kişi tarafından tercih ediliyor. "Antosiyanin bakımından zengin" İHA muhabirine konuşan Büyük Usta & Serfressh Şalgam firmasında görev yapan Gıda Mühendisi Evren Şekeroğlu, şalgamın fermente bir ürün olduğuna dikkat çekerek, "Adana şalgamı fermantasyon sonucu üretilen bir içecek. İnsan sağlığı açısından yararlı bakteriler barındıran, vitamin ve minerallerle zengin bir üründür. Antosiyanin bakımından zengindir. Laktik asit içeriği sayesinde sindirimi kolaylaştırır. Antosiyanin de bağışıklığı desteklemeye yardımcı olan bir bileşendir" dedi. "Kalite standartlarından ödün vermiyoruz" Şekeroğlu, kış aylarında bağışıklık sistemini destekleyici ürünlere yönelimin şalgam talebini artırdığını belirterek, "Bu talebe yetişebilmek için kalite standartlarından ödün vermeden, doğal ve geleneksel yöntemlerle üretim yapıyoruz. Son ürünün kaliteli olabilmesi için kaliteli ham madde kullanmak gerekiyor. Biz de ekibimizle bu konuda titizlikle çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. "Pandemi döneminde de ilgi arttı" Özellikle pandemi döneminde şalgama ilginin yükseldiğini hatırlatan Şekeroğlu, "Antioksidan özelliği nedeniyle bağışıklık sistemini desteklediği için hastalığa yakalanma sıklığını azaltmaya, hastalığı daha kolay atlatmaya yardımcı olabilir" diye konuştu. "Her öğünün yanında öneriyoruz" Her öğünde şalgam suyunun tüketilmesi gerektiğini belirten Evren Şekeroğlu, "Adana şalgamı sofralardan eksik olmaması gereken bir ürün. Tüketicilerimize de her öğünün yanında, sağlıklı bir içecek olan şalgam tüketmelerini öneriyoruz" dedi.
Palandöken: "Esnafın krediye erişimindeki engeller kaldırılmalı"
17 Ocak 2026 Cumartesi - 08:59 Palandöken: "Esnafın krediye erişimindeki engeller kaldırılmalı" Vergi ve prim borçları nedeniyle kredi kullanamayan esnaf ve sanatkârların ciddi bir finansman çıkmazı içinde olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın krediye ulaşmasının önündeki engellerin bir an evvel kaldırılması gerekiyor" dedi. Vergi ya da SGK primi borcu bulunan esnafın kredi kullanamadığına dikkat çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Bugün binlerce esnaf, sırf borcu olduğu için neredeyse haftalarca kredi alamıyor. Borcu var ama ödeyemiyor; bu yüzden de aldığı krediyi başta borçlarını kapatmak için kullanmak istiyor. Ancak siz diyorsunuz ki, ‘Borcun varsa kredi alamazsın.’ Peki bu insanlar borcunu nasıl ödeyecek? Ne yapsın bu esnaf? Elektrik, su, doğalgaz borcu birikmiş; onları ödeyecek. Çocuğunun okul taksiti var; onu ödeyecek. Dükkanına mal alacak, yanında çalışan personelin ücretini verecek. Bu kredileri alamadığı zaman sıkıntı daha da büyüyor. Dolayısıyla bu konuda mutlaka makul ve uygulanabilir bir çözüm yolu bulunmalı. En azından "borçlu esnafa kredi verilmez" gibi yaptırımlar yerine, borçların zaman içerisinde ödenebileceği bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Aksi halde esnaf krediye ulaşamazsa, maliyetler artacak, bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyacak; enflasyon daha da artacak. Bununla birlikte istihdam azalacak, esnaf evinin geçimini dahi yapamaz hale gelecek" diye konuştu. "Esnafı rahatlatacak sistem hayata geçirilmeli" Kredi uygulamasındaki engellemelerin esnaf ve sanatkâr açısından ciddi bir sıkıntı doğurduğunu söyleyen Palandöken, "Bir an evvel borçların yapılandırılması, ardından da bu kredilere erişimin sağlanması gerekiyor. İnsan borcunu ödemek için borçlanıyor, faiz ödüyor ama siz diyorsunuz ki ‘Zaten borcun var, önce onu öde.’ Peki nasıl ödeyecek? Bu nedenle bir çözüm bulunması şart. Bu engellemenin bir an evvel kaldırılması ve esnafı rahatlatacak bir sistemin hayata geçirilmesi gerekiyor. Biz, bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını ve esnafın nefes almasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.