Son Dakika
|
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Oyun alanı savaş alanına döndü: O anlar kamerada
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Eyüpsultan’da camdan düşen yaşlı kadın hayatını kaybetti
Antalya’da inşaat malzemeleri deposunda yangın
Alperen Şengün’den Chicago Bulls karşısında triple-double
Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davası başladı
İran sınırında erkek cesedi bulundu
Hakkari’de düşen çığ görüntülendi
UEFA’dan Oğuzhan Çakır’a görev
EKONOMİ
KSO’dan ihracat seferberliği
24 Mart 2026 Salı - 12:07:21
Konya Sanayi Odası (KSO), ihracatı güçlendirmek ve Konyalı sanayicilerin küresel pazarlara erişimini artırmak amacıyla kapsamlı bir uluslararası program başlattı. KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, yıl boyunca ABD, Çin, Dubai ve İtalya’daki uluslararası fuarlara teknik inceleme gezileri düzenleyeceklerini, ayrıca İspanya ve ABD’de ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştireceklerini söyledi. Konya’nın üretim ve ihracat odaklı kalkınma vizyonuna katkıda bulunmak için; Uluslararası Rekabetçiliği Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri yapmaya, uluslararası fuar katılımları, iş gezileri, alım heyeti organizasyonları ve bilgilendirme programları düzenlemeye devam ettiklerinin altını çizen Büyükeğen, "Sanayicilerimizin yeni pazarlara erişimlerini desteklemek amacıyla yürüttüğümüz çalışmaları aralıksız sürdürüyoruz. Bu kapsamda yıl boyunca, yurt dışında gerçekleştirilecek 5 uluslararası fuara Konyalı sanayicilerimizin katılımıyla teknik inceleme gezileri düzenleyeceğiz. Ayrıca Savunma Sanayi UR-GE Projemiz kapsamında İspanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde iki ayrı B2B organizasyonu gerçekleştireceğiz. Hedefimiz, Konya’mızın üretim gücünü daha fazla ülkeye taşımak ve sanayicilerimizin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak" şeklinde konuştu. 5 uluslararası fuar ziyareti planlandı KSO tarafından organize edilen yurt dışı programlardan birinin ABD’de düzenlenen CONEXPO-CON/AGG Fuarı olduğunu belirten Büyükeğen, Konyalı döküm firmalarının bu fuarda ortak stantla yer aldığını hatırlattı. KSO tarafından 2026 yılı içerisinde iş gezisi düzenlenmesi planlanan diğer uluslararası fuarlar ve tarihleri ise şu şekilde: "ITES 2026 Industry Expo-Çin (28 Mart-5 Nisan), Metal China & Diecasting China 2026- Çin (2-10 Mayıs), Automechanika Dubai-Dubai (10-12 Kasım), EIMA International-İtalya (10-14 Kasım)." Şehrin ihracat kabiliyetini geliştirmek için çalışmalar yürüten Konya Sanayi Odası, aynı zamanda bünyesinde faaliyet gösteren İhracat Destek Ofisi ile ihracat yapan veya ihracata başlamak isteyen sanayi işletmelerine danışmanlık ve rehberlik desteği vermeye de devam ediyor.
24 Mart 2026 Salı - 12:01
Samsun’da CityMall AVM’ye mühür
Samsun’un Atakum ilçesinde faaliyet gösteren CityMall AVM, mahkeme kararı doğrultusunda "ruhsatsız olduğu" gerekçesiyle zabıta ekiplerince mühürlenerek kapatıldı. Atakum ilçesinde bulunan CityMall AVM, mahkemeden verilen kapanma kararının ardından Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Atakum Belediyesi’ne bağlı zabıta ekipleri tarafından mühürlendi. İlçe belediyesi ekipleri AVM içerisindeki dükkânları tek tek mühürlerken, Büyükşehir Belediyesi ekipleri de binanın tamamını mühürleyerek kapatma işlemini gerçekleştirdi. Mühürleme işleminin ardından son durum hakkında bilgi veren AVM yöneticilerinden Yunus Emre Çelik, "AVM ilk olarak iş merkezi ruhsatlıydı. Sonrasında AVM’ye dönüştürüldü. Büyükşehir’den AVM ruhsatı alındı ve iş merkezi AVM’ye dönüştürüldü. 6 yıl faaliyet gösterdikten sonra mahkeme ruhsatı iptal etti. Sonrasında imara aykırılıktan dolayı bazı yapıların ve alanların yıkılması istendi. Yangın mevzuatına uygun olmadığı söylendi. Tüm eksikleri giderdik, bizden 1 istediler, biz 10 yaptık. İskân başvurusu için tüm hissedarların imzası gerekmekte ancak iki hissedar imza vermemektedir. Bu durum, çoğunluğun hakkını engellemektedir. Mahkeme, çoğunluğun lehine karar vermemiştir. Belediye, alışveriş merkezini kapatma kararı almış ancak yürütmeyi durdurma talepleriyle süreç uzamıştır. Çalışanlar ve mağazalar mağdur olmaktadır. Belediye, eksikliklerin giderilmesine rağmen ruhsat vermemekte ve kontrol etmemektedir. İki hissedarın çoğunluğu mağdur etmesi nedeniyle dava açılmıştır. Sürecin hızlandırılması ve mağduriyetin giderilmesi için belediyenin inisiyatif kullanması gerektiği belirtilmiştir. Alışveriş merkezinin kapanması, ekonomik döngüyü bozmakta ve birçok kişiyi mağdur etmektedir. Burada bin çalışan, dolaylı olarak 5 bin kişi ekmek yemektedir. Cuma günü tekrar yürütmeyi durdurma duruşması var. O sürece kadar AVM ve mağazalar kapalı. Burada mağdur olan çalışanlar olacak. Cuma günü aksi bir karar çıkmazsa AVM bir sonraki karara kadar kapalı kalacak" dedi. AVM, zabıta ekipleri tarafından mühürlenerek kapatılırken, çevik kuvvet ve diğer polis ekipleri de muhtemel bir olumsuzluğa karşı tedbir aldı.
24 Mart 2026 Salı - 11:39
Gaziantep’te nakliye sektörü alarm veriyor
Gaziantep Nakliyeciler Esnaf Odası Başkanı Ahmet Kaya, özellikle akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin sektör üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirtti. Kaya, sektörün doğrudan yakıta bağlı olduğunu ifade ederek, yapılan zamların yalnızca maliyetleri artırmadığını, aynı zamanda hizmetin sürdürülebilirliğini de tehdit ettiğini söyledi. Kaya, yakıtın yanı sıra araç bakım, yedek parça, sigorta ve personel giderlerindeki artışların da işletmeleri ciddi şekilde etkilediğini dile getirdi. Artan maliyetlere rağmen navlun fiyatlarının aynı oranda güncellenemediğini belirten Kaya, bu durumun özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorladığını ve sektörün en büyük çıkmazlarından biri haline geldiğini ifade etti. Nakliye sektörünün üretimden tüketime kadar ekonomik zincirin en önemli halkalarından biri olduğuna dikkat çeken Kaya, yaşanacak muhtemel bir daralmanın sadece sektör esnafını değil, ticaret ve sanayiyi de olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Kaya, sektör temsilcileri olarak beklentilerinin daha dengeli ve öngörülebilir bir fiyat politikası oluşturulması olduğunu belirterek, küçük ve orta ölçekli işletmeler için destek mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan maliyetler karşısında birçok işletmenin faaliyetlerini sonlandırma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Kaya, bunun istihdam kaybına ve lojistik zincirde aksamalara yol açabileceği uyarısında bulundu.
24 Mart 2026 Salı - 11:07
McDonald’s Türkiye’den yeni reklam serisi
McDonald’s Türkiye, televizyon ve dijital mecralarda yayına giren dört filmden oluşan reklam serisini duyurdu. McDonald’s Türkiye, McHesaplı Menüler kampanyası kapsamında yayına aldığı dört filmden oluşan reklam serisini duyurdu. Televizyon ve dijital mecralarda yayına giren dört filmden oluşan seri, sadece uygun fiyatı değil, McDonald’s’ın günlük hayattaki küçük ama gerçek mutluluk anlarındaki yerini hatırlatıyor. "Uygun fiyatla mutluluğu katla" mottosuyla hayata geçirilen kampanya, gençlerin ve ailelerin hayatından kesitleri samimi ve tanıdık hikayelerle ekrana taşıyor. "Mutlu anlara eşlik ediyoruz" Kampanyaya ilişkin değerlendirmede bulunan McDonald’s Türkiye CMO’su Özdeş Dönen Artak, tüketici beklentilerini yakından takip ederek erişilebilir fiyat stratejilerini güçlü bir marka deneyimiyle desteklediklerini belirtti. Artak, "McHesaplı Menüler ile amacımız sadece uygun fiyat sunmak değil, aynı zamanda gençlerin ve ailelerin hayatındaki mutlu anlara eşlik etmek. Bu doğrultuda hazırladığımız yeni reklam serimiz, McDonald’s’ın günlük hayatın içindeki yerini samimi bir dille yansıtıyor" dedi. McDonald’s anlarını yansıtan 4 reklam filmi yayında İlk filmde, çocuklarıyla tek başına ilgilenen bir babanın McDonald’s ziyareti sayesinde hem kendine hem ailesine keyifli bir mola oluşturması ekranlara taşınıyor. Bu film, markanın aileler için mutlu molalar sunduğu yaklaşımını merkezine alıyor. İkinci filmde ilk buluşmasına çıkan genç bir çiftin eğlenceli diyaloğu üzerinden "sevdiğinin McDonald’s siparişini bilmenin gerçek bir yakınlık ve sevgi göstergesi olduğu" içgörüsü işleniyor. Üçüncü filmde, çok konuşan bir sevgiliyi dinleyen genç karakter üzerinden, söz konusu McDonald’s patatesi olduğunda herkesin iyi bir dinleyiciye dönüşebildiği anlatılıyor. Dördüncü film ise öğrenci evi dinamiklerinden yola çıkarak McDonald’s’ın bulunduğu her ortamın değerini ve keyfini artırdığı mesajını veriyor. Geleceğin restoran deneyimi dijital etkileşimle birleşiyor Kampanya, MyMcDonald’s uygulaması üzerinden sunulan puan toplama ve ödül kazanma imkanıyla da destekleniyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:05
Turfanda çağla hasadı erken başladı
4
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:36
Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:58
Erzurum ve Bakü petrol hattında 1921’de kritik duraklama
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25
Paslanmaz çeliğe ilişkin Adnan Demirci’den uyarı
Makina mühendisi ve sanayici Adnan Demirci, Türkiye’nin paslanmaz çelik üretiminde dışa bağımlılığının ekonomi ve ulusal güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, devlet öncülüğünde yatırım çağrısında bulundu. Adnan Demirci, paslanmaz çeliğin yalnızca sanayi girdisi değil, aynı zamanda bir beka meselesi olduğunu vurguladı. Türkiye’de yıllık ortalama 700 bin ton paslanmaz çelik uzun mamul tüketildiğini belirten Adnan Demirci, bu miktarın tamamının ithalat yoluyla karşılandığını ve bunun ülke ekonomisine yaklaşık 3 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu söyledi. Demirci, bu tablonun cari açığı derinleştirdiğini ifade etti. Türkiye’nin sıvı çelik üretim kapasitesinde dünyada 8’inci, Avrupa’da ise Almanya ile başa baş konumda olduğunu hatırlatan Adnan Demirci, buna rağmen paslanmaz çelik üreten ülkeler arasında yer alınmamasını stratejik bir eksiklik olarak değerlendirdi. Demirci, Türkiye’nin dünya krom rezervlerinde üçüncü sırada yer aldığını ve yüksek kaliteli krom cevherine sahip olduğunu belirterek, buna rağmen üretilen ferrokromun tamamının ihraç edilmesini eleştirdi. Kullanılmış paslanmaz çelik hurdasının dahi yurt dışına satıldığını vurgulayan Demirci, katma değerin ülke dışında bırakıldığını söyledi. Paslanmaz çeliğin savunma sanayii için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Demirci, jet motorları, roket sistemleri, top namluları, denizaltılar, radar ve sensör sistemleri gibi kritik alanlarda bu malzemenin vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Olası bir savaş ortamında tedarik zincirlerinin kesilmesinin savunma sanayiini doğrudan felç edeceğini ifade etti. Böylesine stratejik bir yatırımın ancak devletin öncülüğünde hayata geçirilebileceğini söyleyen Adnan Demirci, uluslararası ortaklık seçeneğine de dikkat çekti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut üretim gücü ve anti-damping baskıları nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya sıcak bakabileceğini belirtti. Türkiye’nin lojistik avantajları, gümrük birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına hızlı ve düşük maliyetli ihracat yapılabileceğini ifade eden Adnan Demirci, Türkiye’de üretilecek paslanmaz çeliğin anti-damping vergilerinden daha az etkileneceğini söyledi. Demirci, paslanmaz çelik üretimine geçilmesi halinde ithalatın cari açık üzerindeki etkisinin ortadan kalkacağını, aynı zamanda yüksek katma değerli ürün ihracatıyla ekonomiye güçlü katkı sağlanacağını belirterek, bu yatırımın sanayileşme tarihinde yeni bir sayfa açacağını sözlerine ekledi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25
Kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayında 163,7 milyar dolar oldu
Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Kasım ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 224,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarak 73,8 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 8,7 oranında azalarak 25,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında artarak 8,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,3 oranında azalışla 18,9 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,0 oranında azalışla 20,9 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,4 oranında artarak 25,7 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalarak 64,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 0,9 oranında azalarak 58,7 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 8,4 artarak 6,0 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,2’sinin ABD doları, yüzde 27,2’sinin Euro, yüzde 24,0’ünün Türk lirası ve yüzde 14,6’sının diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri yaklaşık 67,5 milyar dolara yükselirken, Merkez Bankası ve Genel Yönetim yükümlülükleri 31,7 milyar dolara düştü.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23
52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak
Adana ve çevresinde son 52 yılı en kurak zamanını geçiren çiftçiler, son bir ayda yağan yağmur ve karla sevindi. Yağışlarla birlikte çiftçilerin ikinci ürün için su sıkıntısı çekmeyecekleri bildirildi. Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:22
Garanti BBVA Portföy yatırım fonlarında 1 trilyon TL eşiğini aştı
Garanti BBVA Portföy’ün yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğü, 15 Ocak 2026 tarihli TEFAS verilerine göre 1 trilyon TL’yi aştı. Garanti BBVA Portföy, yatırım fonlarında ulaştığı ölçekle sektörde önemli bir kilometre taşına daha imza attığını duyurdu. 15 Ocak 2026 tarihli TEFAS verilerine göre, Garanti BBVA Portföy’ün yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 1 trilyon TL büyüklük eşiğini aştı. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Garanti BBVA Portföy’ün yatırım fonlarında 1 trilyon TL’yi aşan büyüklüğe ulaşmasını, yatırımcılarımızın bize duyduğu güvenin ve uzun vadeli değer oluşturma odağımızın somut bir göstergesi ve sonucu olarak görüyoruz. Aktif ve disiplinli portföy yönetimi anlayışıyla, farklı piyasa koşullarında yatırımcılarımızın birikimlerini uzmanlıkla yöneten bir yapı inşa ettik. Güçlü sermaye yapımız, insan kaynağımız ve kurumsal yönetimimizle, sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı ve yatırımcılarımız için özel hizmetler sunmaya devam edeceğiz" dedi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:21
Muğla 2025 yılında 3 milyon 461 bin yabancı turist ağırladı
İstanbul ve Antalya’dan sonra en fazla yabancı turistin ziyaret ettiği Muğla’ya, 2025 yılında 2024 yılına göre yüzde 6 düşüş ile 3 milyon 461 bin 311 yabancı turist ziyaret etti. 2024 yılında Muğla’ya 3 milyon 695 bin 405 yabancı turist ziyaret etmişti. Deniz, kum güneş ve kültür turizmi Muğla Bodrum, Marmaris, Fethiye, Milas, Datça, Menteşe, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Seydikemer ilçelerinin denize kıyısı bulunurken, Yatağan ve Kavaklıdere ilçeleri de tarihi dokusu ile turist çekiyor. Deniz, kum ve güneş turizminin yanında zengin tarihi kalıntılara ve arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapan Muğla, 108 adet ören yeri ile de kültür turizminin önemli kentlerinden. Son yıllarda başta Cumhurbaşkanlığı Bisiklet turunun en önemli parkurlarına sahip olması nedeniyle de spor turizmi ile de ön plana çıkıyor. Muğla’yı ziyaret eden turistlerin yüzde 42’si İngiliz Muğla’yı tercih eden yabancı ülkeler arasında ilk sırayı İngiltere alıyor. İngiltere’den 12 ayda 1 milyon 455 bin 592 yabancı turist, Muğla’da tatilini geçirdi. İngiltere’yi sırasıyla 400 bin 391 kişi ile Rusya Federasyonu, 299 bin 739 kişi ile Polonya, 242 bin 825 kişi ile Almanya ve 89 bin 559 kişi ile Hollanda takip ediyor. Gelen turistlerin yüzde 42’si İngiliz, yüzde 11’si Rusya Federasyonu, yüzde 9’u Polonya, yüzde 7’si Almanya ve yüzde 3’ünü de Hollanda oluşturuyor. Havalimanlarından 2 milyon 762 bin turist giriş yaptı Türkiye’de İstanbul’dan sonra iki uluslararası havalimanına sahip Muğla’ya gelen yabancı turistlerin 2 milyon 761 bin 642’si uçak ile geldi. Dalaman Havalimanına 12 ayda 1 milyon 868 bin 952 yabancı turist uçak ile iniş yaparken, 948 bin 690 yabancı turist de Milas-Bodrum Havalimanında iniş yaptı. 699 bin 669 yabancı turist ile Marmaris, Fethiye, Bodrum, Datça ve Milas’taki deniz gümrük kapılarından giriş yaptı.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:17
Akbank’tan yapay zekaya özel yeni nesil altyapı
Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik uygulamalarına yönelik yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Akbank Veri Merkezi bünyesindeki ve 1 MW enerji kapasitesi ile 750 GPU’dan oluşacak bu altyapı, bankanın yapay zekâyı kurumsal ölçekte, güvenli ve sürdürülebilir biçimde kullanmasına yönelik önemli bir kapasite artışı hedefliyor. Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, "Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek" dedi. Akbank’tan büyük ölçekli yapay zekâ iş yükleri için yeni nesil altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank mühendisliği odağı ile inşa ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Banka, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, bankanın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla banka, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedeflediğini aktardı.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15
Ege Üniversitesi Mezunu Elif Kaymaz’dan önemli başarı
Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi (GSTMF) Görsel İletişim Tasarımı Bölümü mezunu Elif Kaymaz, geleneksel Türk motiflerini sürdürülebilir moda anlayışıyla birleştirdiği bitirme projesini, bugün dev holdinglerle iş birliği yapmaya hazırlanan ve ihracat odaklı çalışan "Firue" markasına dönüştürdü. Dört yıllık dijital pazarlama ve e-ticaret deneyiminin ardından kurumsal hayatın sınırlarını aşarak kendi yolunu çizen genç girişimci, kültürel mirası modern yaşamın estetik bir parçası haline getirmeyi başardı. Firue markasının temel amacı, çoğunlukla eski halılarda ve geleneksel yüzeylerde karşımıza çıkan özgün Türk motiflerini fular ve mendil gibi çağdaş ürünler aracılığıyla modern yaşamın bir parçası haline getirmek. "Yaşayan bir Türk kültürü inşa etmeye çalışıyorum" Firue markasının doğuş sürecini anlatan Elif Kaymaz, "Dijital pazarlama ve e-ticaret alanında edindiğim dört yıllık deneyimin ardından, kurumsal hayata veda ederek üniversite sıralarında filizlenen hayalimin peşinden gitmeye karar verdim. Sürdürülebilirlik ve kültürel miras ekseninde geliştirdiğim markam Firue, bu tutkunun bir ürünü olarak doğdu. Temel amacım; genellikle eski halılarda ve geleneksel yüzeylerde karşımıza çıkan o eşsiz Türk motiflerini, fular ve mendil gibi çağdaş ürünlere taşıyarak modern yaşamın yaşayan bir parçası haline getirmekti. Markamın üretim felsefesinin kalbine çevre duyarlılığını yerleştirdim. Yalnızca estetik değil, aynı zamanda etik bir tasarım anlayışıyla; geri dönüştürülmüş kumaşlar ve doğada atık oluşturmayan viskon kullanarak çevresel etkimizi minimuma indirmeyi hedefliyorum. Bu sayede, tasarım yoluyla kültürel sürekliliği desteklerken ’yaşayan bir Türk kültürü’ inşa etmeye çalışıyorum" dedi. "Firue, güçlü bir aktör olma yolunda ilerliyor" Büyük şirketle proje geliştirme aşamasında olmanın gururunu yasadığını söyleyen Kaymaz, "Firue ile sadece bireysel kullanıcılara değil, kurumsal dünyaya da alternatif bir tasarım dili sunuyoruz. Sektörde yaygın olan, kısa ömürlü ve atık yaratan klasik promosyon ürünlerinin yerine; doğa dostu, derin bir hikâyesi olan ve kültürel değer taşıyan tasarımları konumlandırdık. Bu vizyonumuz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı; bugün 12’den fazla holding seviyesindeki büyük şirketle proje geliştirme aşamasında olmanın ve kurumsal tasarım alanında güçlü bir aktör haline gelmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yolculuğun en anlamlı duraklarından biri de, hikâyenin başladığı yer olan okulumdu. Ege Üniversitesi GSTMF Dekanı Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cem Güzeloğlu ve kıymetli hocalarımı ziyaret ederek, bir bitirme projesi olarak başlayan bu serüvenin geldiği noktayı onlarla paylaştım. Yolun en başında projeme inanan ve beni destekleyen hocalarıma minnettarım; onların akademik desteği, elde ettiğimiz bu başarının en önemli temel taşlarından biridir" dedi. Bir öğrenci projesi olarak başlayan Firue’nin bugün uluslararası pazarda yer bulması, üniversite temelli projelerin doğru vizyon ve sürdürülebilir yaklaşımlarla nasıl güçlü markalara dönüşebileceğinin en canlı örneğini sunuyor.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:13
Konut fiyatları Aralık ayında yüzde 29 arttı
Konut fiyat endeksi, Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29,0 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 1,4 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında artarak 204,5 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,0 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 1,4 oranında azalış gösterdi. 2025 yılı Aralık ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,2, 0,2 ve 0,1 oranlarında azalış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,5, 34,9 ve 30,8 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Aralık 2025 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,9 ile Ankara bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 22,1 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:59
Erzurum’da araç sayısı 152 bin 682 oldu
Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Erzurum, 152 bin 682 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Erzurum, 152 bin 682 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Aralık ayında 5 bin 390 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 41’inci oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 78 bin 330 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 336, otobüs sayısı bin 389, kamyonet sayısı 31 bin 827, kamyon sayısı 6 bin 703, motosiklet sayısı 8 bin 708, özel amaçlı araç sayısı 790 ve traktör sayısı 22 bin 599 oldu. Aralık 2025 döneminde Erzurum’da 5 bin 390 aracın devri yapıldı. Bunlardan 3 bin 406’sı otomobil, minibüs 53, otobüs 14, kamyonet bin 229, kamyon 137, motosiklet 91, özel amaçlı araç 8 ve traktör 452 adet olarak gerçekleşti. Erzurum’da Aralık 2025 döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bin 87 olurken, bunlardan 688’i otomobil, 3’ü minibüs, 4’ü otobüs, 230’u kamyonet, 13’ü kamyon, 69’u motosiklet, 6’sı çok amaçlı araç ve 74’ü traktör oldu.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:31
Futbolda rekabet arıcılara yansıdı; renkli kovanlar revaçta
Bursa’nın İnegöl ilçesinde arıcılıkla uğraşan Hayri Soylu, arıcılardan gelen talep üzerine sarı-kırmızı, sarı-lacivert, siyah-beyaz, yeşil-beyaz gibi renklerde ısı yalıtımlı kovan üretimi de yapıyor. Hayri Soylu, yaptığı açıklamada, babadan miras arıcılıktan geçimini sağladığını belirterek, Uludağ eteklerinde yaklaşık 100 kovanda bal ürettiklerini anlattı. Arıcılığı daha iyi yerlere taşımak için bilimsel çalışmalar, farklı yöntemler geliştirdiklerini dile getiren Soylu, "Uluslaraarası arıcılık fuarlarına katılıyoruz, Uludağ Üniversitesi ile çalışıyoruz. Kaliteli, yüksek verimle üretim için çabalıyoruz" dedi. İyi bal üretimi için arıların sağlığının önem taşıdığını, bu kapsamda yaklaşık 5 yıldır üzerinde çalıştıkları kovanlarla ilgili çok güzel sonuçlar aldıklarını vurgulayan Soylu, şöyle konuştu: "Önce biz denedik. Sonra geliştirdiğimiz ısı yalıtımlı kovanlarımızdan arkadaşımıza verdik denemesi için. Rusya’da arıcılık yaptı sonra Bursa’ya geldi burada devam ediyor. 30 kovan yaptırdı bize ve 750 kilogram kestane balı üretti. 2 yıldır kullanıyor ve yaz-kış hiç arı zaiyatı vermeden üretim yapıyor." Kovanlarının ısı yalıtımlı olmasının arıların sağlığını ve rahatını koruduğunu, bal üretimini artırdığını belirten Soylu, yaz-kış taşıması da kolay olan bu kovanlarında rutubet, terlemeye bağlı hastalıklar, soğuklara bağlı ölümlerin çok yaşanmadığını anlattı. Sibirya ladini ve çevre dostu malzeme kullanıyorlar Diğer normal kovanların sadece ahşap olduğunu aktaran Soylu, şunları söyledi: "Sandviç panelli kovanlarımız ısı yatılımı sağlıyor. Polen tuzaklı kovan bunlar. Bu kovanlarda rutubet ve nem terleme oranı çok daha düşük. Sandviç paneller çevre dostu bir malzemeden yapılıyor. Diğer kovanlar genellikle çam ağacından yapıldığı için ağır oluyorlar. Biz ithal Sibirya ladini kullanıyoruz. Bunlar daha hafif oluyor. Çerçevede bile bu ladinlerden kullanıyoruz." Futbol rekabeti arıcılarda da hızlı Bursa başta olmak üzere Bitlis, Ordu, Ankara, Samsun, Gümüşhane gibi ülkenin birçok yerine kovan göndendiklerini dile getiren Soylu, yurt dışı satışlarının daha önce olduğunu, talebe göre zaman zaman sürdüğünü söyledi. Birçok arıcının tuttuğu takımın renklerini istediğini anlatan Soylu, "Renkli olmasını seviyorlar biz de ona göre yapıyoruz. Bursaspor rengini yeşil-beyazı isteyen oluyor. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçeli olanlar takımlarının renklerinde istiyorlar. Biz talebe göre kovanı sarı-kırmızı, sarı-lacivert, siyah-beyaz boyayıp gönderiyoruz. Bazen arayanlara ’isterseniz arıları bile boyayıp göndeririz’ diye espri de yapıyoruz. Özellikle rekabetin kızıştığı son günlerde takım renklerinde kovanlara talep arttı" dedi.
18 Ocak 2026 Pazar - 17:40
Salihli Şoförlerde Samet Balgönül, yeniden başkan seçildi
Manisa’nın Salihli ilçesindeki Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın 44. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Samet Balgönül, yeniden seçilerek güven tazeledi. Bin 196 üyesi bulunan Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın 44. Olağan Genel Kurulu, Sarıpınar Mahallesi’ndeki Çok Amaçlı Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurul, Divan Başkanlığını Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter’in yaptığı toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Seçimlere tek liste ile katılan Samet Balgönül, kullanılan oyların tamamını alarak ikinci kez Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı seçildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen genel kurulda konuşan Başkan Balgönül, hizmetlere kaldıkları yerden devam edeceklerini belirtti. Odayı daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade eden Balgönül, bu kurumun başkanı olmaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Görev süresi boyunca odaya kurtarıcı ile yağlama ve yıkama istasyonu kazandırdıklarını vurgulayan Balgönül, yeni dönemde ise odaya hasta nakil aracı kazandırmayı, hasta yatak projesini hayata geçirmeyi, üniversite öğrencilerine burs sağlamayı, üyelere muhasebe hizmeti vermeyi ve yeni bina ile düğün salonu projelerini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Balgönül, özellikle yeni bina ile düğün salonu projesinin Türkiye genelinde ses getireceğini ifade etti. Balgönül konuşmasında, "Karşımıza aday çıkmaması, üzerimizdeki sorumluluğu ve omuzlarımızdaki yükü daha da artırdı. Birliğimiz daim, yolumuz açık, kazancımız bereketli olsun" dedi. Samet Balgönül başkanlığındaki Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu; Cengiz Yılmaz, Kemal Sezer, Ali Osman Candemir, Hidayet Açıkgöz, Mustafa Çelik, Serdar Orhan, Hamza Özbek ve Zafer Özçil’den oluşurken, denetim kurulu ise Emrah Çelik, Berat Ülfet Öztürk ve Mahsun Akyol’dan oluştu.
18 Ocak 2026 Pazar - 16:55
DEİK Türkiye-Gürcistan İş Konseyi Başkanlığına Osman Çalışkan yeniden seçildi
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) İş Konseyleri Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel Kurul kapsamında yapılan seçimler sonucunda Osman Çalışkan, DEİK Türkiye-Gürcistan İş Konseyi Başkanlığına üçüncü kez seçildi. Türkiye ile Gürcistan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdüren İş Konseyi, yeni dönemde de iki ülke özel sektörleri arasındaki iş birliğini daha ileri taşımayı hedefliyor. Seçimin ardından değerlendirmelerde bulunan Osman Çalışkan Türkiye ve Gürcistan arasındaki güçlü bağlara dikkat çekerek, "Türkiye ve Gürcistan, güçlü bağlara sahip dost iki ülkedir. İki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkiler her geçen gün gelişmekte, Gürcistan’daki Türk ve yabancı yatırımlar artmaktadır. Gelecekte ekonomik iş birliğinin daha da derinleşeceğine inanıyoruz. DEİK; hükümetler, diplomatlar ve üye şirketlerle birlikte Türkiye-Gürcistan ticaretinin gelişmesine katkı sağlamayı sürdürecektir" dedi. DEİK, 152 ülkede faaliyet gösteren İş Konseyleri aracılığıyla Türk özel sektörünü uluslararası muhataplarıyla bir araya getirerek; kamu kurumları, diplomatik temsilcilikler ve uluslararası kuruluşlarla yakın iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüyor. Kurum, Türkiye’nin ihracatının artırılması, yeni yatırım ve iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi ve sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin kurulmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Türkiye-Gürcistan İş Konseyi de bu çerçevede, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve iş dünyaları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerini sürdürüyor. Yeniden seçilen Osman Çalışkan, aynı zamanda Gürcistan Uluslararası Yatırımcılar Derneği Başkanı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder