Son Dakika
|
Irak’ta Haşdi Şabi karargahına saldırı: 7 ölü, 13 yaralı
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Ünlü yapımcı Erol Köse hayatını kaybetti
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan müzakare açıklaması!
Trump’tan İran kararı!
Konya’da akraba kavgasında 1 kişi vuruldu
Fatih’te çöken binaların ardından çevrede hasar tespit çalışması başlatıldı
Bursa’da bıçaklı kavga...Boğazı kesilen kişi hayatını kaybetti
Hakkari ve Yüksekova’da eğitime kar engeli
İsrail ordusu: "Tahran’a geniş çaplı bir saldırı dalgası başlatıldı"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran’dan İsrail’in kuzeyine yapılan füze saldırısı maddi hasara yol açtı
ABD ordusu: "İran’da 9 bini aşkın hedefe saldırı düzenlendi"
ABD'nin Teksas eyaletindeki petrol rafinerisinde patlama
Trump: "Beş gün süre veriyoruz, sonra duruma bakacağız"
Netanyahu: "Herhangi bir anlaşmada hayati çıkarlarımızı koruyacağız"
Yandı sandılar cinayet çıkı: Kağıt ve tahtaları ayçiçeği yağıyla tutuşturup yangın çıkarmış
Bursa’da sis: Mudanya yolunda görüş mesafesi düştü
EKONOMİ
Denizli Sanayi Odası heyeti Xıamen Stone Fair’de küresel alıcılarla buluştu
24 Mart 2026 Salı - 08:32:37
Denizli Sanayi Odası (DSO), Çin’in Xiamen kentinde düzenlenen StoneFair Xiamen Fuarı’na Doğaltaş Sektörel Ticaret Heyeti ile katıldı. Türk doğal taş sektörünün dünya ölçeğindeki en önemli buluşmalarından biri olan fuar, firmalara uluslararası iş birliği ve yeni ticaret bağlantıları kurma imkanı sundu. Fuar kapsamında Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Denizli Madenciler ve Mermerciler Derneği (DENMERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Serter, Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Alimoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal, Guangzhou Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel ile sektör temsilcileri bir araya gelerek çeşitli temaslarda bulundu. DSO organizasyonuyla fuara katılan Doğaltaş Sektörel Ticaret Heyeti ise 14 firmadan 17 firma yetkilisinin katılımıyla temsil edilirken, heyette Alize Mermer, NGA Mermer, Nikfer Makine Sanayi ve Ticaret, Alagözler Mermer, Sirmersan Mermer, Dostbil Soket Mermer, Uğurlar Madeni Yağlar, İz Granit Maden, Asgüreller Mermer, AG Stone, Stone Up, Karetaş Maden, Derbent Maden ve Labrador Mermer yer aldı. Denizli’den Çin’e Ticaret Köprüsü DSO üyesi firmalar; Alimoğlu Mermer, Artistik İç ve Dış Ticaret, Başaranlar İnşaat Malzemeleri, Hidresta Enerji Makina, Marble Shop Doğaltaş, Plato Mermer Madencilik, HP Mermer İnşaat Enerji, Demmer Demireller Mermer, 4T Madencilik ve D-Stil Mermer fuarda yer alarak uluslararası alıcılarla temas kurarak, yeni iş bağlantıları geliştirme fırsatı elde etti. Heyet kapsamında firmalar, fuar süresince çok sayıda B2B görüşme gerçekleştirerek Çinli ve uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurdu. Blok mermer ve işlenmiş doğal taş ürün gruplarına yönelik talep ve beklentiler yerinde değerlendirilirken, mevcut ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve yeni ihracat bağlantılarının oluşturulması hedeflendi. Denizli, Doğal Taşta Güçlü Konumunu Koruyor Fuarın, Türk doğal taş sektörünün en önemli ihracat pazarlarından biri olan Çin’de güçlü bir görünürlük sağladığını vurgulayan DSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve DENMERDER Başkanı Mehmet Serter, "Bu tür organizasyonlar hem mevcut pazarlarımızı güçlendirmemize hem de yeni iş birlikleri geliştirmemize önemli katkı sağlıyor. Xiamen Fuarı, sektörümüz açısından stratejik bir buluşma noktasıdır" ifadelerini kullandı. Çin’in blok doğal taş ihracatında önemini koruduğunu belirten Serter, pazarda alıcıların artık daha seçici davrandığını vurgulayarak geniş ürün yelpazesi yerine yüksek standartlı ve nitelikli ürünlere yönelimin arttığına dikkat çekti. 2025 yılının sektör açısından zorlu geçtiğinin altını çizerek artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve küresel piyasalardaki durağanlığın kârlılığı baskıladığını, döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin ise sektörün temel sorun alanlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Serter, tüm bu zorluklara rağmen Denizli’nin işlenmiş doğal taş üretiminde güçlü konumunu koruduğunun önemine dikkat çekti. Katma değerli üretim yapısının uluslararası pazarlarda önemli bir rekabet avantajı sağladığını belirterek, Denizli’nin Türkiye’nin toplam doğal taş ihracatının yaklaşık yüzde 18’ini karşıladığını aktardı. İşlenmiş ürün grubunda yüzde 7-8 seviyelerinde sınırlı bir artış yaşanırken, blok ürün grubunda daha dengeli bir seyrin izlendiğine işaret eden Serter, 2026 yılına temkinli ancak umutlu bir yaklaşımla üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Serter, sektörün öncelikleri arasında verimlilik artışı ve nitelikli ürünlere yönelimin yer aldığını, küresel pazarlarda iş birliklerinin güçlendirilmesiyle daha sürdürülebilir bir ihracat yapısının hedeflendiğini vurguladı. Fuar süresince gerçekleştirilen temaslar ve görüşmelerle birlikte Türk doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki etkinliği bir kez daha ortaya konuldu.
24 Mart 2026 Salı - 08:30
AYTO ticaret eğitimine ev sahipliği yapacak
Aydın Ticaret Odası’nın (AYTO) ev sahipliğinde düzenlenecek e-ticaret eğitimiyle, esnaf ve girişimcilerin dijital dönüşüme uyumu hızlandırılacak. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Müstakil Sanayici ve İş İnsanları Derneği (MÜSİAD) iş birliğinde hayata geçirilen "E-Ticareti Güçlendirme Projesi" kapsamında düzenlenen ilk eğitim programı, Aydın Ticaret Odası (AYTO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Aydın’da düzenlenecek programda, esnaf, KOBİ ve girişimcilerin dijital ticaret alanındaki bilgi ve yetkinliklerinin artırılması hedefleniyor. AYTO koordinasyonunda gerçekleştirilecek eğitimle işletmelerin e-ticarete uyum süreçlerinin hızlandırılması amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca kadın ve genç girişimcilerin e-ticaret ekosistemine daha aktif katılım sağlaması ve bölgesel ticaret hacminin güçlendirilmesi hedefleniyor. E-Ticaret Uyum Endeksi analizleri doğrultusunda belirlenen iller arasında yer alan Aydın’da düzenlenecek eğitim programının, bölge ekonomisinin dijital dönüşümüne katkı sunması bekleniyor. Aydın Ticaret Odası’nda gerçekleştirilecek eğitim programı saat 09.30’da başlayacak. Katılımcıların programın zamanında başlayabilmesi için en geç saat 09.00’da toplantı salonunda hazır bulunmaları gerektiği belirten AYTO, ayrıca programa katılmak isteyenlerin, e-ticaret Türkiye isimli internet adresi üzerinden kayıt yaptırmaları gerektiği bildirildi.
24 Mart 2026 Salı - 08:26
Türkiye’den dünyaya e-ihracat konferansları Denizli’de
Türkiye’den Dünya’ya E-İhracat Konferansları "Go Global Prime" Denizli ile devam ediyor. 25 yılı aşkın e-ticaret tecrübesi, 45 ‘ den fazla B2C ve B2B global pazaryerindeki ürün satışlarıyla Biggbrands, Türk barkalarını dünyayla buluşturmaya devam ediyor. Ticaret Bakanlığı tarafından E-İhracat Konsorsiyumu olarak yetkilendirilen firma, hizmet verdiği Türk markalarını kendi geliştirmiş olduğu özel e-ticaret yazılımları ve Istanbul, Köln, New York, Dubai, Riyad ve şimdi de Londra ‘ daki ofis ve lojistik merkezleri üzerinden uluslararası alıcılarla buluşturuyor. Amazon, Walmart, Wayfair, Otto, Kaufland, Noon, Carrefour, Jumia, Faire, Range Me, Ankorstore ve Tradeling gibi dev pazaryerlerinden alınan siparişler firmanın alt yapısı üzerinden müşterilere gönderiliyor. 25 Mart 2026 Çarşamba günü, Denizli İhracatçılar Birliği’nde düzenlenecek konferansta firma yetkilileri; Türk markalarının küresel pazarlara erişimini hızlandıran çok kanallı B2C, B2B ve D2C iş modelleri, global lojistik çözümleri, yapay zekâ destekli büyüme stratejileri ve finansal çözüm modelleri gibi detayları Denizli’nin üretici iş insanları ile paylaşacak. Her biri kendi alanında uzman konuk konuşmacılar Ticaret Bakanlığı teşvikleri, Eximbank ihracatçı kredileri ve sınır ötesi teslimatlarda e-ihracatın püf noktalarını anlatacak.
23 Mart 2026 Pazartesi - 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
Altın fiyatlarında yaşanan düşüş, İstanbul’da vatandaşları harekete geçirdi. Özellikle Kuyumcukent’te yoğunluk yaşanırken, gram altın tükendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Mart 2026 Pazartesi- 17:12
Altın fiyatı düştü, Kuyumcukent’te gram altın tükendi
2
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:05
Turfanda çağla hasadı erken başladı
3
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:36
Sanipak’ın Arch Peninsula Sdn Bhd’ye devri için anlaşma imzalandı
4
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:15
Amasya’da 2 bin yıldır yetiştirilen meyveden yapılan tatlı: Elma tatlısı
5
23 Mart 2026 Pazartesi- 09:58
Erzurum ve Bakü petrol hattında 1921’de kritik duraklama
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:36
Türksat ve Vodafone’dan fiber altyapıda stratejik iş birliği
Türksat ile Vodafone, Türkiye’nin dijital altyapısını güçlendirmek ve fiber internet erişimini yaygınlaştırmak amacıyla stratejik bir iş birliği protokolüne imza attı. Türkiye’nin dijital dönüşüm hedefleri kapsamında kamu ve özel sektörün fiber yetkinliklerini birleştirecek olan "Toptan Seviyede Veri Akış Erişimi Hizmeti, TV Hizmeti ve Destek Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi Ek Protokolü", Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy tarafından imzalandı. İmzalanan anlaşma çerçevesinde Vodafone, Türksat’ın fiber altyapısını kullanarak 1,3 milyon haneye daha fiber internet hizmeti ulaştırmaya başlayacak. Bu stratejik adım ile Vodafone’un fiber altyapı üzerinden erişim sağladığı toplam hane sayısı 23,7 milyona yükselecek. Atılan imzalarla birlikte mükerrer yatırımlar önlenerek mevcut fiber kaynaklar daha verimli kullanılacak ve dijital erişimin kapsayıcılığı artırılacak. Kamu-özel sektör ortaklığının bu modeli ile Türkiye’nin dijital altyapı ekosisteminde yeni bir dönem başlayacak. Ayrıca iş birliği kapsamında yüksek hız ve düşük gecikme süreli fiber teknolojisi daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Altyapı paylaşım modeli sayesinde Türksat’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği fiber yatırımların etkinliği de artırılacak. Türksat Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, Türksat ve Vodafone arasında kurulan bu iş birliği ile Türkiye’de hanelerin ve kurumların dijitalleşme sürecinin hız kazanacağını belirterek, "Türksat’ın güçlü fiber altyapısını Vodafone’un hizmet ağıyla birleştirerek, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna stratejik bir katkı sunduk. Mükerrer yatırımların önüne geçen bu model sayesinde teknolojik kaynaklarımızı yüksek verimliliğe dönüştürecek ve ülke ekonomimize doğrudan katma değer sağlayacağız. Bu iş birliği, sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda Türkiye’nin en büyük iletişim ve teknoloji firmaları arasındaki ortaklığın en güçlü örneklerinden biri olacak" dedi. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy da fiber internet ağının genişlemesinin Türkiye’nin dijital geleceği için taşıdığı önemi vurgulayarak, "Vodafone olarak, müşterilerimize en iyi deneyimi sunma taahhüdümüz doğrultusunda, Türksat gibi güçlü bir yerli teknoloji ortağıyla bir araya gelmenin mutluluğu içindeyiz. Bu stratejik iş birliği, Türksat ile Vodafone arasında artarak devam eden internet altyapı iş birliklerinin de katkısıyla, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve yüksek deneyim sunan fiber internet hizmeti vermemizi sağlayacak. Fiber internet erişim ağımızı artırarak daha fazla ev ve işyerine kesintisiz, yüksek hızlı internet sunacağız. Böylece, Türkiye’nin dijitalleşme vizyonuna önemli katkı sağlayacağız. Aynı zamanda, bu anlaşmayla, fiber internet teknolojisini Türkiye’de en fazla sayıda haneye verme imkânına sahip telekom operatörü olacağız. Bu değerli iş birliği için Türksat yetkililerine teşekkür ediyor; önümüzdeki sürecin her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyoruz" diye konuştu.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:31
Kangal ve akbaştan sonra çobanlara hareketli ve heyecanlı yeni bir yardımcı geliyor
Küçükbaş hayvancılık sektöründe koruma köpekleri olan kangal ve akbaşlardan sonra çobanlara, sürü yönetiminde uzman, hareketli ve heyecanlı yeni bir yardımcı köpek geliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Kerim Kılınç, 1935 yılında faaliyetlerine başlayan enstitünün TAGEM’e bağlı olarak Ar-Ge çalışmalarına devam ettiğini söyledi. Enstitü bünyesinde Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi bulunduğunu dile getiren Kılınç, bu şubenin 2022 yılında kurulduğunu aktardı. Burada çoban köpekleri kangal ve akbaşların büyüme parametrelerinin alındığını, davranış eğitimlerinin yapıldığını belirten Kılınç, "Kangal ve akbaş ırkı TAGEM bünyesine dahil edilerek, önce koruma ve sonrasında daha iyi yavrularının üretilmesi amaçlandı. Kangal ve akbaş köpeklerimiz Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) ile özellikle kangallar Sivas’taki baba hatlarının yıllardır korunduğu merkezlerden getirildi" dedi. Kılınç, köpeklerin her türlü kontrol ve genetik testlerden geçirilerek merkeze alındığına dikkati çekerek, burada tüm özellikleri en iyi şekilde korunarak ve geliştirilerek yavru alındığını anlattı. Çobanlara iyi bir yardımcı TAGEM bünyesine dünyanın yakından bildiği, çok heyecanlı ve hareketli köpekler olan "border collie" ırkının da katıldığını dile getiren Kılınç, şöyle devam etti: "Bir yıl önce Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü Çoban Köpeği Koruma Eğitim ve Yetiştirme Şubesi’ne aldık. Border collie köpekleri yabancı menşeili bir ırk. Kendi özelliklerini en iyi şekilde korumuş, titiz yürütülen çalışmalarla tespit edilmiş köpekleri getirdik. Burada özellikle davranış çalışmaları yapılıyor. Koyunculuk sektöründe çobanlara destek olabilmek, iyi bir yardımcıyı eğitime başladık. Sürü yönetiminde kullanılması amaçlanıyor. Border collie köpeklerin davranış çalışmaları hassasiyetle teknik personellerimizce yürütülüyor." En iyi yavruların alınması amaçlanıyor Kılınç, az sayıda bordor collie ile çalışmalara başladıklarını vurgulayarak, "Gerek kandan gerek fenotip özelliklerinden en iyi yavruların, bünyemizde üretilmeleri; davranış özelliklerinin belirlenmesi ve en iyisine ulaşılması amaçlanıyor." dedi. Kangal ve akbaşların sürü koruma köpeği olduğunu, bu ırkların dış zararlılara, yabani hayvanlara karşı korumayı sağladığını ifade eden Kılınç, "Border collie ise sürü yönetiminde çok aktif köpekler. Sürüyü yönetmek, dağılan sürüyü bir araya toplamakla çobana büyük destek olacaklar. Biz bu köpeklere bu davranışı kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaklar Yetiştirme ve büyüme veri özellikleri, davranış özellikleri gibi bütün parametreleri projelendirip bilim dünyasına kazandırmayı da hedeflediklerini dile getiren Kılınç, şunları söyledi: "Şu anda hem eğitim hem yavru alma aşamasındayız. Her yavrunun eğitimle büyüyerek sürülere uyumlarının sağlanması gerekiyor. Sağlandıktan sonra doğan yavruların küçükbaş hayvan üreticilerince sahiplendirilmesi sağlanacak. Uyumları sağlanırsa yavrudan itibaren kangal ve border collie aynı sürüde olabilir. Kangal ve border collie köpeklerinin hareketleri, davranışları birbirinden çok farklı. Burada sahiplerinin yavrudan itibaren yaklaşımı önemli. Border collie köpeklerimiz hareket kabiliyeti çok yüksek. Geniş alanlarda sürülerin toparlanmasında önemli rol oynayacaktır. Köpeğin koyuna koyunun da köpeğe alışması önemli. Mera hayvancılığında, geniş arazilerde sürü yönetiminde bordor collie köpekleri, çobanların büyük yardımcısı olacaktır."
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:29
SKDM masaya yatırıldı: Türk özel sektörü AB komisyonu ile İstanbul’da buluştu
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığını hatırlatarak, Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu kaydetti. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) uygulama süreci, İstanbul’da düzenlenen üst düzey toplantıda tüm boyutlarıyla ele alındı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, Türk özel sektörünün beklenti ve talepleri doğrudan Avrupa Komisyonu’na iletildi. Toplantıda, e-ticaret ve SKDM kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren firmaların görüşleri, karşılaştıkları sorunlar ve beklentileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Avrupa Komisyonu heyetinin iki günlük Türkiye ziyareti kapsamında son derece verimli ve yapıcı görüşmeler gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin iklim ve yeşil dönüşüm alanında makro düzeyde önemli adımlar attığını vurgulayan Tuzcu, çıkarılan İklim Kanunu ve AB mevzuatına uyum sürecinin yakından takip edildiğini belirtti. Türkiye üçüncü ülke gibi değerlendirilemez Toplantının devamında söz alan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye’nin AB ile olan güçlü ekonomik entegrasyonuna dikkat çekerek, SKDM’nin Türkiye açısından özel bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin yaklaşık 30 yıldır AB ile Gümrük Birliği içinde bulunduğunu hatırlatan Başkan Kıvanç, AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olan Türkiye’nin, yıllık 100 milyar avroyu aşan ihracatıyla AB için kritik bir tedarikçi konumunda olduğunu ifade etti. Başkan Kıvanç, bu tabloya rağmen SKDM’nin Türkiye’yi "klasik bir üçüncü ülke" gibi değerlendirmesinin ticari ve hukuki açıdan doğru olmayacağını söyledi. SKDM’nin uygulama döneminin 1 Ocak 2026 itibarıyla başladığını hatırlatan Başkan Kıvanç, Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2025’te yayımladığı ikincil mevzuat paketine ilişkin Türk özel sektörünün ortak değerlendirmelerini paylaştı. KOBİ’lerinin yükümlülüklere tabi olmasının ciddi bir maliyet ve idari dengesizlik oluşturduğunu belirten Başkan Kıvanç, Türkiye’de akredite olmuş doğrulayıcı kuruluşların AB nezdinde tanınmamasının firmalar açısından ek maliyet ve gecikmelere yol açtığını ifade etti. Gerçek emisyon verileri çağrısı Türkiye’nin yenilenebilir enerji yatırımlarında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Başkan Kıvanç, toplam kurulu güç içinde yenilenebilir enerjinin payının yüzde 50’nin üzerine çıktığını hatırlattı. Başkan Kıvanç, özelikle 5.1.h kapsamında yapılacak enerji yatırımlarının SKDM metodolojisinin içine alınması ve dönüşümün gerçekleşmesi gerektiğini söyledi. AB’nin Türkiye için belirlediği varsayılan emisyon değerlerinin, birçok sektörde gerçek emisyonların üzerinde kaldığına dikkat çeken Kıvanç, özellikle çimento sektöründe bu durumun maliyetleri yaklaşık dört kat artırabildiğini ifade etti. Gerçek emisyon verilerinin esas alınmasının hem çevresel doğruluk hem de rekabetçilik açısından kritik olduğunun altını çizdi. Başkan Kıvanç, SKDM kapsamında toplanacak gelirlerin AB sanayisinin dönüşümünde kullanılmasının planlandığına da değinerek Türk sanayicisinin ödediği karbon vergisinin AB’deki rakipleri finanse etmesinin adil rekabet ilkesine aykırı olduğunu dile getirdi. Bu gelirlerin bir bölümünün, Türkiye gibi SKDM’ye tabi ticaret ortaklarının yeşil dönüşüm projelerine hibe veya kredi olarak geri döndürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Varsayılan değerler hiçbir zaman dostunuz olmayacaktır Toplantıda konuşan DG TAXUD Genel Müdürü Gerassimos Thomas, SKDM uygulamasında gerçek (fiilî) emisyon verilerinin önemine vurgu yaptı. Varsayılan emisyon değerlerinin doğası gereği cezalandırıcı olduğunu belirten Thomas, bu değerlerin her zaman piyasa ek yükü içerdiğini ve ihracatçı firmalar açısından dezavantaj oluşturduğunu kaydetti. Thomas, Avrupa Komisyonu’nun analizleri sonucunda SKDM’nin diğer sektörlere genişletilmesi ve dolaylı emisyonların kapsama alınmasına ilişkin kararların 2027 yılına ertelendiğini, böylece fiilen 2026-2027 dönemini kapsayan ikinci bir geçiş süreci oluşturulduğunu ifade etti. Bu süreçte doğrulanmış gerçek emisyon verilerinin sistemin işleyişi açısından kritik olacağını vurguladı. Aşağı akım ürünlere ilişkin yeni bir yasama teklifinin de gündemde olduğunu belirten Thomas, teklifin kabul edilmesi halinde 2028’de yürürlüğe gireceğini, kapsamın ise objektif ve sınırlayıcı bir metodolojiyle belirlendiğini aktardı. Türkiye’deki doğrulayıcı kuruluşların tanınmamasına ilişkin kararın ortaklık açısından en zor başlıklardan biri olduğunu kabul eden Thomas, bunun Türkiye’ye özel bir yaklaşım olmadığını, metodolojinin yeniliği ve yeterli sayıda eğitimli doğrulayıcı bulunmaması nedeniyle ihtiyatlı bir yol izlendiğini aktardı.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25
Paslanmaz çeliğe ilişkin Adnan Demirci’den uyarı
Makina mühendisi ve sanayici Adnan Demirci, Türkiye’nin paslanmaz çelik üretiminde dışa bağımlılığının ekonomi ve ulusal güvenlik açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirterek, devlet öncülüğünde yatırım çağrısında bulundu. Adnan Demirci, paslanmaz çeliğin yalnızca sanayi girdisi değil, aynı zamanda bir beka meselesi olduğunu vurguladı. Türkiye’de yıllık ortalama 700 bin ton paslanmaz çelik uzun mamul tüketildiğini belirten Adnan Demirci, bu miktarın tamamının ithalat yoluyla karşılandığını ve bunun ülke ekonomisine yaklaşık 3 milyar dolarlık maliyet oluşturduğunu söyledi. Demirci, bu tablonun cari açığı derinleştirdiğini ifade etti. Türkiye’nin sıvı çelik üretim kapasitesinde dünyada 8’inci, Avrupa’da ise Almanya ile başa baş konumda olduğunu hatırlatan Adnan Demirci, buna rağmen paslanmaz çelik üreten ülkeler arasında yer alınmamasını stratejik bir eksiklik olarak değerlendirdi. Demirci, Türkiye’nin dünya krom rezervlerinde üçüncü sırada yer aldığını ve yüksek kaliteli krom cevherine sahip olduğunu belirterek, buna rağmen üretilen ferrokromun tamamının ihraç edilmesini eleştirdi. Kullanılmış paslanmaz çelik hurdasının dahi yurt dışına satıldığını vurgulayan Demirci, katma değerin ülke dışında bırakıldığını söyledi. Paslanmaz çeliğin savunma sanayii için hayati öneme sahip olduğunu dile getiren Demirci, jet motorları, roket sistemleri, top namluları, denizaltılar, radar ve sensör sistemleri gibi kritik alanlarda bu malzemenin vazgeçilmez olduğunu kaydetti. Olası bir savaş ortamında tedarik zincirlerinin kesilmesinin savunma sanayiini doğrudan felç edeceğini ifade etti. Böylesine stratejik bir yatırımın ancak devletin öncülüğünde hayata geçirilebileceğini söyleyen Adnan Demirci, uluslararası ortaklık seçeneğine de dikkat çekti. Çin Halk Cumhuriyeti’nin mevcut üretim gücü ve anti-damping baskıları nedeniyle Türkiye’de yatırım yapmaya sıcak bakabileceğini belirtti. Türkiye’nin lojistik avantajları, gümrük birliği ve serbest ticaret anlaşmaları sayesinde Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarlarına hızlı ve düşük maliyetli ihracat yapılabileceğini ifade eden Adnan Demirci, Türkiye’de üretilecek paslanmaz çeliğin anti-damping vergilerinden daha az etkileneceğini söyledi. Demirci, paslanmaz çelik üretimine geçilmesi halinde ithalatın cari açık üzerindeki etkisinin ortadan kalkacağını, aynı zamanda yüksek katma değerli ürün ihracatıyla ekonomiye güçlü katkı sağlanacağını belirterek, bu yatırımın sanayileşme tarihinde yeni bir sayfa açacağını sözlerine ekledi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:25
Kısa vadeli dış borç stoku Kasım ayında 163,7 milyar dolar oldu
Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Kasım ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı. Buna göre, Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak Kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar ABD doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 224,0 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarak 73,8 milyar ABD doları olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 8,7 oranında azalarak 25,2 milyar ABD doları oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında artarak 8,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,3 oranında azalışla 18,9 milyar ABD doları oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,0 oranında azalışla 20,9 milyar ABD doları olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,4 oranında artarak 25,7 milyar ABD doları oldu. Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalarak 64,7 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 0,9 oranında azalarak 58,7 milyar ABD doları olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 8,4 artarak 6,0 milyar ABD doları oldu. Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,2’sinin ABD doları, yüzde 27,2’sinin Euro, yüzde 24,0’ünün Türk lirası ve yüzde 14,6’sının diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri yaklaşık 67,5 milyar dolara yükselirken, Merkez Bankası ve Genel Yönetim yükümlülükleri 31,7 milyar dolara düştü.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:23
52 yılın en kurak zamanını geçiren çiftçi yağışlarla sevindi: İkinci üründe su sıkıntısı yaşanmayacak
Adana ve çevresinde son 52 yılı en kurak zamanını geçiren çiftçiler, son bir ayda yağan yağmur ve karla sevindi. Yağışlarla birlikte çiftçilerin ikinci ürün için su sıkıntısı çekmeyecekleri bildirildi. Yılın 365 günü ekim, dikim ve hasat faaliyetleri devam eden Çukurova’da son 1 aydır neredeyse 3-4 güne bir yağmur yağarken, Toros Dağları başta olmak üzere yüksek rakımlı ilçelerde kar etkili oldu. Yaz sezonunda kuraklık nedeniyle zor günler geçiren Çukurova çiftçisi, havaların soğuması ve yağışların artmasıyla sevindi. Geçtiğimiz sezon ise kuralık nedeniyle ikinci ürün eken çiftçilere bu yıl sulama suyu verilmeyeceği bildirilmiş ve çiftçiler zor günler geçirmişti. Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Çukurova bölgemiz 2024 ve 2025 yıllarında en kurak sezonunu geçirdi. 2026 yılına umutla bakıyoruz. 2026’nın başlarında yağan yağmur ve kar bizleri sevindirdi. Bu yağmur ve kar yağışlarının devamını bekliyoruz. Toros Dağları’nda 10-50 santimetre arasında kar yağışı var" ifadelerini kullandı. "2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor" 22 Ocak’a kadar sürecek don riskine karşı da çiftçileri uyaran Doğan, "22 Ocak’a kadar sıfır ve eksi dereceleri görecek bir don riski var. Çiftçilerimiz don pervanelerini ve yer altı sularını çalıştırmalı. Çiftçimiz üstü açık fabrikada tarım yapmakta. 2026’nın Ocak ayı çok zorlu geçiyor. Şu anda geççi mandalina, portakal ve marul var. Sıfır ve eksi derecelerde bu ürünler zarar görecek" dedi. "Su sıkıntısı yaşamayacağız" Toprağın suya doyduğunu belirten Doğan, "2025-2025 yılında son 52 yılın en kurak zamanını geçirdik. Ancak şu anda yağmur ve kar yağışlarımız var. Şu anda bölgemizin tamamında sulamaya ihtiyaç yok, toprak suya doydu. Şubat ve Mart aylarında sera faaliyetleri başlayacak, o zaman kanaletlerden can suyu verilecek. Ancak çiftçimiz bu sezon 2 ve 3. ürünleri ekebilecek. 2026 yılında bu sene su sıkıntısı yaşamayacağız" diye konuştu.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:22
Garanti BBVA Portföy yatırım fonlarında 1 trilyon TL eşiğini aştı
Garanti BBVA Portföy’ün yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğü, 15 Ocak 2026 tarihli TEFAS verilerine göre 1 trilyon TL’yi aştı. Garanti BBVA Portföy, yatırım fonlarında ulaştığı ölçekle sektörde önemli bir kilometre taşına daha imza attığını duyurdu. 15 Ocak 2026 tarihli TEFAS verilerine göre, Garanti BBVA Portföy’ün yönettiği yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 1 trilyon TL büyüklük eşiğini aştı. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Garanti BBVA Portföy’ün yatırım fonlarında 1 trilyon TL’yi aşan büyüklüğe ulaşmasını, yatırımcılarımızın bize duyduğu güvenin ve uzun vadeli değer oluşturma odağımızın somut bir göstergesi ve sonucu olarak görüyoruz. Aktif ve disiplinli portföy yönetimi anlayışıyla, farklı piyasa koşullarında yatırımcılarımızın birikimlerini uzmanlıkla yöneten bir yapı inşa ettik. Güçlü sermaye yapımız, insan kaynağımız ve kurumsal yönetimimizle, sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı ve yatırımcılarımız için özel hizmetler sunmaya devam edeceğiz" dedi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:21
Muğla 2025 yılında 3 milyon 461 bin yabancı turist ağırladı
İstanbul ve Antalya’dan sonra en fazla yabancı turistin ziyaret ettiği Muğla’ya, 2025 yılında 2024 yılına göre yüzde 6 düşüş ile 3 milyon 461 bin 311 yabancı turist ziyaret etti. 2024 yılında Muğla’ya 3 milyon 695 bin 405 yabancı turist ziyaret etmişti. Deniz, kum güneş ve kültür turizmi Muğla Bodrum, Marmaris, Fethiye, Milas, Datça, Menteşe, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman ve Seydikemer ilçelerinin denize kıyısı bulunurken, Yatağan ve Kavaklıdere ilçeleri de tarihi dokusu ile turist çekiyor. Deniz, kum ve güneş turizminin yanında zengin tarihi kalıntılara ve arkeolojik buluntulara ev sahipliği yapan Muğla, 108 adet ören yeri ile de kültür turizminin önemli kentlerinden. Son yıllarda başta Cumhurbaşkanlığı Bisiklet turunun en önemli parkurlarına sahip olması nedeniyle de spor turizmi ile de ön plana çıkıyor. Muğla’yı ziyaret eden turistlerin yüzde 42’si İngiliz Muğla’yı tercih eden yabancı ülkeler arasında ilk sırayı İngiltere alıyor. İngiltere’den 12 ayda 1 milyon 455 bin 592 yabancı turist, Muğla’da tatilini geçirdi. İngiltere’yi sırasıyla 400 bin 391 kişi ile Rusya Federasyonu, 299 bin 739 kişi ile Polonya, 242 bin 825 kişi ile Almanya ve 89 bin 559 kişi ile Hollanda takip ediyor. Gelen turistlerin yüzde 42’si İngiliz, yüzde 11’si Rusya Federasyonu, yüzde 9’u Polonya, yüzde 7’si Almanya ve yüzde 3’ünü de Hollanda oluşturuyor. Havalimanlarından 2 milyon 762 bin turist giriş yaptı Türkiye’de İstanbul’dan sonra iki uluslararası havalimanına sahip Muğla’ya gelen yabancı turistlerin 2 milyon 761 bin 642’si uçak ile geldi. Dalaman Havalimanına 12 ayda 1 milyon 868 bin 952 yabancı turist uçak ile iniş yaparken, 948 bin 690 yabancı turist de Milas-Bodrum Havalimanında iniş yaptı. 699 bin 669 yabancı turist ile Marmaris, Fethiye, Bodrum, Datça ve Milas’taki deniz gümrük kapılarından giriş yaptı.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:17
Akbank’tan yapay zekaya özel yeni nesil altyapı
Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik uygulamalarına yönelik yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Akbank Veri Merkezi bünyesindeki ve 1 MW enerji kapasitesi ile 750 GPU’dan oluşacak bu altyapı, bankanın yapay zekâyı kurumsal ölçekte, güvenli ve sürdürülebilir biçimde kullanmasına yönelik önemli bir kapasite artışı hedefliyor. Akbank, müşteri deneyiminden operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda ve aktif biçimde kullandığı yapay zekâ çözümleri için yeni nesil bir altyapı yatırımını hayata geçiriyor. Bankanın günlük bankacılık işlemleri, risk ve kredi değerlendirme, güvenlik, müşteri iletişim merkezi ve dijital etkileşim noktaları gibi alanlarda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının artması, yüksek işlem gücü ihtiyacını da beraberinde getirdi. Bu doğrultuda Akbank, yapay zekâ ve ileri analitik iş yüklerine özel olarak tasarlanan yeni nesil GPU altyapı yatırımını başlattı. Gerçekleştirilen yatırımın Akbank’ın yapay zekâ odaklı çalışmalarına güç katacağını belirten Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, "Akbank’ta yapay zekâyı bankacılığın geleceğini şekillendiren temel bir mühendislik yetkinliği olarak ele alıyoruz. Bu kapsamda operasyonlarımız genelinde yapay zekâ temelli çözümlerle hem çalışma arkadaşlarımızın hem de müşterilerimizin yaşamına değer katıyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni nesil GPU altyapısı bu çalışmalarımızı geliştirmek ve geleceğe taşımak için ihtiyaç duyduğumuz yüksek işlem gücünü, güvenliği ve ölçeklenebilirliği kurumsal seviyede bir araya getiriyor. Tamamı Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından tasarlanan bu altyapı, regülasyonlara uyumlu, sürdürülebilir ve gelecekteki kullanım senaryolarına açık yapısıyla bankacılıkta yapay zekâ kullanımını bir üst seviyeye taşıyacak. Bu yatırımla amacımız, teknolojiyi hazır çözümlerle tüketen değil; tasarlayan, yöneten ve sürekli geliştiren bir kurum olarak uzun vadeli değer üretmek" dedi. Akbank’tan büyük ölçekli yapay zekâ iş yükleri için yeni nesil altyapı 30 bin metrekare büyüklüğündeki Akbank Veri Merkezi içerisinde konumlandırılan Akbank Yapay Zekâ Altyapı Alanı, 1 MW ilave enerji kapasitesi ve 750 GPU’dan oluşan yüksek performanslı bir grafik işlemci kümesiyle kurgulanıyor. Altyapı; büyük ölçekli yapay zekâ modelleri, üretken yapay zekâ uygulamaları ve yoğun hesaplama gerektiren ileri analitik projeleri kurumsal seviyede destekleyecek şekilde tasarlanıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı; model eğitimi, yapay zekâ ajanları ve üretken yapay zekâ uygulamaları için optimize edilmiş yüksek işlem gücünün yanı sıra yapay zekâya özel veri depolama çözümleri ve yüksek hızlı ağ altyapısıyla birlikte planlanıyor. Merkezi mimari yaklaşımı sayesinde fiziksel alan ve altyapı kaynaklarının daha verimli kullanılması hedeflenirken, gelecekteki büyüme ve yeni kullanım senaryolarına açık, esnek bir yapı oluşturuluyor. Sürdürülebilirlik ve Akbank mühendisliği odağı ile inşa ediliyor Akbank’ın yeni yatırımının tasarım sürecinde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Yapay zekâ sistemlerinin beraberinde getirdiği yüksek enerji ve soğutma gereksinimleri, merkezi ve bütüncül bir mimari anlayışıyla ele alınıyor. Bu sayede yüksek performans hedefleri korunurken, enerji ve iklimlendirme kaynaklarının daha etkin biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Banka, küresel ölçekte benimsenen modern ve ölçeklenebilir altyapı yaklaşımlarını referans alırken, bu modelleri bankacılık regülasyonları, güvenlik gereksinimleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tasarlıyor. Yapay Zekâ Altyapı Alanı’nın tasarım ve hayata geçirilme süreci, uçtan uca Akbank Teknoloji mühendislerinin sorumluluğunda yürütülüyor. Bu yaklaşım, bankanın teknolojiyi yalnızca kullanan değil; tasarlayan, yöneten ve geliştiren bir kurum olma vizyonunu yansıtıyor. Bu yatırımla banka, yapay zekâyı bankacılık faaliyetlerinde uzun vadeli değer üreten stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Banka, yapay zekâya yönelik altyapı ve mühendislik yatırımlarıyla Türkiye finans sektörünün dijital dönüşümüne yön vermeyi ve geleceğin bankacılığını bugünden inşa etmeyi hedeflediğini aktardı.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:15
Ege Üniversitesi Mezunu Elif Kaymaz’dan önemli başarı
Ege Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi (GSTMF) Görsel İletişim Tasarımı Bölümü mezunu Elif Kaymaz, geleneksel Türk motiflerini sürdürülebilir moda anlayışıyla birleştirdiği bitirme projesini, bugün dev holdinglerle iş birliği yapmaya hazırlanan ve ihracat odaklı çalışan "Firue" markasına dönüştürdü. Dört yıllık dijital pazarlama ve e-ticaret deneyiminin ardından kurumsal hayatın sınırlarını aşarak kendi yolunu çizen genç girişimci, kültürel mirası modern yaşamın estetik bir parçası haline getirmeyi başardı. Firue markasının temel amacı, çoğunlukla eski halılarda ve geleneksel yüzeylerde karşımıza çıkan özgün Türk motiflerini fular ve mendil gibi çağdaş ürünler aracılığıyla modern yaşamın bir parçası haline getirmek. "Yaşayan bir Türk kültürü inşa etmeye çalışıyorum" Firue markasının doğuş sürecini anlatan Elif Kaymaz, "Dijital pazarlama ve e-ticaret alanında edindiğim dört yıllık deneyimin ardından, kurumsal hayata veda ederek üniversite sıralarında filizlenen hayalimin peşinden gitmeye karar verdim. Sürdürülebilirlik ve kültürel miras ekseninde geliştirdiğim markam Firue, bu tutkunun bir ürünü olarak doğdu. Temel amacım; genellikle eski halılarda ve geleneksel yüzeylerde karşımıza çıkan o eşsiz Türk motiflerini, fular ve mendil gibi çağdaş ürünlere taşıyarak modern yaşamın yaşayan bir parçası haline getirmekti. Markamın üretim felsefesinin kalbine çevre duyarlılığını yerleştirdim. Yalnızca estetik değil, aynı zamanda etik bir tasarım anlayışıyla; geri dönüştürülmüş kumaşlar ve doğada atık oluşturmayan viskon kullanarak çevresel etkimizi minimuma indirmeyi hedefliyorum. Bu sayede, tasarım yoluyla kültürel sürekliliği desteklerken ’yaşayan bir Türk kültürü’ inşa etmeye çalışıyorum" dedi. "Firue, güçlü bir aktör olma yolunda ilerliyor" Büyük şirketle proje geliştirme aşamasında olmanın gururunu yasadığını söyleyen Kaymaz, "Firue ile sadece bireysel kullanıcılara değil, kurumsal dünyaya da alternatif bir tasarım dili sunuyoruz. Sektörde yaygın olan, kısa ömürlü ve atık yaratan klasik promosyon ürünlerinin yerine; doğa dostu, derin bir hikâyesi olan ve kültürel değer taşıyan tasarımları konumlandırdık. Bu vizyonumuz kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılandı; bugün 12’den fazla holding seviyesindeki büyük şirketle proje geliştirme aşamasında olmanın ve kurumsal tasarım alanında güçlü bir aktör haline gelmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yolculuğun en anlamlı duraklarından biri de, hikâyenin başladığı yer olan okulumdu. Ege Üniversitesi GSTMF Dekanı Prof. Dr. Alev Fatoş Parsa, Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cem Güzeloğlu ve kıymetli hocalarımı ziyaret ederek, bir bitirme projesi olarak başlayan bu serüvenin geldiği noktayı onlarla paylaştım. Yolun en başında projeme inanan ve beni destekleyen hocalarıma minnettarım; onların akademik desteği, elde ettiğimiz bu başarının en önemli temel taşlarından biridir" dedi. Bir öğrenci projesi olarak başlayan Firue’nin bugün uluslararası pazarda yer bulması, üniversite temelli projelerin doğru vizyon ve sürdürülebilir yaklaşımlarla nasıl güçlü markalara dönüşebileceğinin en canlı örneğini sunuyor.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 10:13
Konut fiyatları Aralık ayında yüzde 29 arttı
Konut fiyat endeksi, Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29,0 oranında arttı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Konut Fiyat Endeksi (KFE) verisini açıkladı. Buna göre, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 29 oranında arttı, reel olarak ise yüzde 1,4 oranında azaldı. Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında artarak 204,5 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,0 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 1,4 oranında azalış gösterdi. 2025 yılı Aralık ayında, İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,2, 0,2 ve 0,1 oranlarında azalış gözlendi. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,5, 34,9 ve 30,8 oranlarında artış gösterdi. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, Aralık 2025 döneminde en yüksek yıllık artış yüzde 34,9 ile Ankara bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 22,1 ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ bölgesinde gözlendi.
19 Ocak 2026 Pazartesi - 09:59
Erzurum’da araç sayısı 152 bin 682 oldu
Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Erzurum, 152 bin 682 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Erzurum, 152 bin 682 kayıtlı araçla Türkiye sıralamasında 49. basamakta yer aldı. Aralık ayında 5 bin 390 araç devrinin yapıldığı Erzurum, ülke sıralamasında 41’inci oldu. Erzurum’da trafiğe kayıtlı araçlarda otomobil 78 bin 330 ile ilk sırada yer alırken, minibüs sayısı 2 bin 336, otobüs sayısı bin 389, kamyonet sayısı 31 bin 827, kamyon sayısı 6 bin 703, motosiklet sayısı 8 bin 708, özel amaçlı araç sayısı 790 ve traktör sayısı 22 bin 599 oldu. Aralık 2025 döneminde Erzurum’da 5 bin 390 aracın devri yapıldı. Bunlardan 3 bin 406’sı otomobil, minibüs 53, otobüs 14, kamyonet bin 229, kamyon 137, motosiklet 91, özel amaçlı araç 8 ve traktör 452 adet olarak gerçekleşti. Erzurum’da Aralık 2025 döneminde trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bin 87 olurken, bunlardan 688’i otomobil, 3’ü minibüs, 4’ü otobüs, 230’u kamyonet, 13’ü kamyon, 69’u motosiklet, 6’sı çok amaçlı araç ve 74’ü traktör oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder