EKONOMİ
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:30 Doğu Anadolu’da ihracat tabana yayılacak Doğu Anadolu’da ihracatın tabana yayılması için yeni bir dönemin kapısı açılıyor. Doğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Yönetim Kurulu Üyesi ve başkan adayı Ömer Madırlı, "Doğu Anadolu’nun güçlü ihracat potansiyelini daha etkin kullanarak ihracatı tabana yaymayı ve ihracatçı firma sayısını yüzde 50 artırmayı hedefliyoruz" dedi. Doğu Anadolu’nun üretim gücüne dikkat çeken Madırlı, Erzurum’dan Iğdır’a, Van’dan Elazığ’a kadar geniş bir coğrafyada önemli bir potansiyel bulunduğunu belirterek, bu potansiyelin henüz tam anlamıyla değerlendirilemediğini ifade etti. Madırlı, ihracat kültürünün geliştirilmesini öncelikli hedefleri arasında konumlandırdıklarını söyledi. Bölgede yıllık ihracatın 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu ifade eden Madırlı, yeni dönemde hem ihracat hacmini hem de ihracatçı sayısını artırmaya odaklanacaklarını söyledi. Bu yıl için ihracat hedefini 3 milyar 250 milyon dolar olarak belirlediklerini aktaran Madırlı, "Biz düzenleyeceğimiz eğitimlerle ve uygulamalı çalışmalarla firmalarımıza bu süreci anlatacağız. Firmalarımızın bunu gözünde büyütmemesi gerekiyor" dedi. Yeni dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler arasında KOBİ’lerin ihracata yönlendirilmesine yönelik eğitim ve danışmanlık programları, ihracata yeni başlayacak firmalar için rehberlik mekanizmaları ve çevrim içi eğitim platformu öne çıkıyor. Bölgenin turizm potansiyelini ticari faaliyetlerle birleştirmeyi planladıklarını belirten Madırlı, özellikle kış turizmi merkezlerinin bu noktada önemli bir avantaj sunduğunu ifade etti. Yabancı alıcıların ticaret heyetleri kapsamında bölgeye davet edilmesiyle hem turizm hem de ticaretin birlikte geliştirilmesini amaçladıklarını vurgulayan Madırlı, bu modelin Doğu Anadolu’nun ekonomik dinamizmini artıracağını belirtti.
23 Mart 2026 Pazartesi - 15:19 Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Özman: "Bu savaş ekonomik bir savaş" Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan düşüşü değerlendiren Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, sürecin arkasında küresel ölçekte bir ekonomik mücadele olduğunu söyleyerek, "Bu savaş ekonomik bir savaş" dedi. Altın piyasasında son günlerde yaşanan dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini çekerken, Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, konuya ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenlerine değinen Özman, geçtiğimiz hafta piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımı ihtimalini fiyatladığını belirtti. Küresel ölçekte yaşanan savaş ve enerji krizinin de piyasalarda etkili olduğunu ifade eden Özman, "Geçen hafta altın fiyatlarındaki düşüşün temel nedeni FED’in faiz artırımı beklentisiydi. Savaş ortamı ve enerji krizi de bu süreci etkiledi" diye konuştu. "Bu savaş ekonomik bir savaş" Savaş ve kriz dönemlerinde altının genellikle yükseldiğini hatırlatan Özman, mevcut durumun farklı olduğunu vurguladı. Özman, "Bu süreç yalnızca İran ile ilgili bir askeri gerilim değil. ABD’nin de içinde bulunduğu, doların gücünü korumaya yönelik bir finansal mücadele söz konusu. Yani bu savaş ekonomik bir savaştır" ifadelerini kullandı. "Savaş devam ederse altın düşebilir" Altın fiyatlarının seyrine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özman, "Altın 5 bin 500 dolar seviyelerine kadar yükseldi, ardından 4 bin 100 dolara kadar geriledi. Şu anda 4 bin 200 dolar seviyelerinde hareket ediyor. 4 bin 500 dolar güçlü bir direnç noktası. Eğer savaş devam ederse altın bir miktar daha düşebilir" dedi. Savaşın sona ermesi ve petrol fiyatlarının normale dönmesi halinde altının yeniden yükseliş trendine girebileceğini ifade eden Özman, yatırımcılara uzun vadeli düşünmeleri çağrısında bulundu. "Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır" Altının kısa vadeli al-sat aracı olmadığını vurgulayan Özman, "Süreç normale döndüğünde bugünkü seviyelerin üzerine çıkılması muhtemel. Vatandaşlarımızın altını uzun vadeli bir yatırım aracı olarak değerlendirmesi gerekir" şeklinde konuştu.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek"
20 Ocak 2026 Salı - 14:40 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek. Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, yeşil ve dijital dönüşüm, sürdürülebilir büyüme, tarım, turizm, start-up ekosistemi ve AB müktesebatı gibi stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, proje Avrupa Komisyonu tarafından 6 milyon avro finansmanla destekleniyor" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Eurochambres iş birliğinde yürütülen Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu II (TEBD II) Projesi’nin tanıtım toplantısı İstanbul’da yapıldı. Toplantıya, TOBB Başkanı ve Eurochambres Başkan Yardımcısı Hisarcıklıoğlu, Eurochambres Başkanı Vladimir Dlouhy, Merkezi Finans ve İhale Birimi Direktörü Barbaros Murat Köse, AB Türkiye Delegasyonu Ticaret ve Ekonomi Bölüm Başkanı Dominik Olewinski ve Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan katıldı. "Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip, deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek istiyoruz" Projenin tanıtım toplantısında açıklamalarda bulunan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, "Proje, Avrupa Komisyonu tarafından finanse ediliyor. Projenin toplam tutarı 6 milyon euro. Bu projenin uygulanmasında Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurocchambres) ile birlikte çalışıyoruz. Esasen, bu projeleri 2002 yılından beri gerçekleştiriyoruz. 2002 yılında ‘Türk-Oda Geliştirme Programı’ adıyla başladığımız projeler serisinin iki hedefi var. Oda ve Borsalarımızın hizmet kapasitesini geliştirip, üyelerimize, dünya standartlarında daha fazla hizmet sunmak. Türkiye ile AB iş dünyası arasında işbirliğini geliştirip; deneyim paylaşımı ve diyaloğu kurumsal hale getirmek. Son yıllarda, ICC Dünya Odalar Birliği tarafından yapılan "en iyi uygulama" yarışmalarında, Oda ve Borsalarımızın aldıkları ödüller, bu konudaki çabaların meyveleridir. Uygulanan projeler, çarpan etkisiyle, yapılan yatırım tutarının kat be kat üzerinde fayda sağlamaktadır" şeklinde konuştu. "AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edecek" AB-Türkiye İş Diyaloğu 2 Projesi 2027’ye kadar devam edeceğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Proje kapsamında, Türk ve AB üyesi ülkelerden oda ve borsaların eşleştirilmesiyle, 18 proje uygulanacaktır. Proje sahibi oda ve borsalarımız da aramızda. Uygulanacak projeler, enerji verimliliği, sürdürülebilir büyüme, yeşil ve dijital dönüşüm, start-up eko sisteminin geliştirilmesi, tarım, gıda, kırsal kalkınma, sürdürülebilir turizm ve Avrupa Birliği müktesebatı gibi güncel ve stratejik alanlara odaklanacaktır. Ayrıca, oda ve borsaların kurumsal ve hizmet kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik, çok sayıda eğitim, saha ziyareti ve Oda/Borsa Akademisi de, proje kapsamında yer almaktadır. Dünyanın genelinde çatışmaların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçiyoruz. Pek çok coğrafyada karmaşa ve savaşlar yaşanıyor. Dünya ticareti de, eski yapısından uzaklaşmış durumda. Kurala dayalı ticaret düzeni artık yok. Ticarette korumacılık her yerde artıyor. Ticaret ve tarife savaşları daha çok öne çıkıyor. Bu tabloya, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin, ticaret ve sanayi üzerindeki dönüştürücü etkisi de eklenmektedir" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın üretim süreçlerinden lojistiğe, dış ticaret operasyonlarından pazarlamaya kadar, birçok alanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Bu dönüşüm, beraberinde uyum, yetkinlik ve erişim sorunlarıyla birlikte, ciddi fırsatlar da getirmektedir. Belirsizliklerin bu kadar arttığı, dönüşümün baş döndürücü hızla geliştiği bir dönemde, iş dünyamızın "güvenilir pusulaya" ihtiyacı vardır. İşte biz, Oda ve Borsalarımızın, bu "güvenilir pusula rolünü" yerine getirmesinin çok önemli olduğuna inanıyoruz. Bu bizim görevimizdir. Hizmet kapasitemizi bu anlayışla sürekli olarak geliştirmeliyiz. Odalar ve borsalar, üyelerini küresel ticaret politikalarındaki değişiklikler ve tarife uygulamaları konusunda zamanında bilgilendiren, yapay zekâ ve dijitalleşme alanında farkındalık, eğitim ve rehberlik hizmetleri sunan, üyelerin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıran, Avrupa ve küresel değer zincirlerine entegrasyonlarını destekleyen, stratejik aktörler olmalıdır. Türkiye-AB İş Diyaloğu Projesi, bu anlamda, oda ve borsaların sadece temsil eden değil; yönlendiren, dönüştüren ve güçlendiren kurumlar olarak konumlanmasına, katkı sağlamayı hedeflemektedir" dedi. "Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir" Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Uzun vadeli rekabet gücümüzü ancak daha derin ve dayanıklı ortaklıklarla korunabilir. Aday ülke statüsündeki Türkiye, AB değer zinciri içinde kritik bir konumdadır. Türkiye, dinamik bir üretim altyapısına sahiptir. Genç ve nitelikli iş gücümüz bulunmaktadır. Ayrıca, Avrupa’yı Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya bağlayan stratejik bir coğrafyadayız. Yeşil ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmak isteyen AB, kritik ham maddelere bağımlıdır. Ancak, nadir toprak elementlerinin yüzde 90’ı tek bir ülkeden temin edilmektedir. Bu kırılganlığın sürdürülebilir bir şekilde azaltılması, Türkiye ile daha yakın iş birliğini gerektirir. Türkiye’nin imalat ve savunma sanayii, AB’nin hem rekabetçiliğini hem de güvenliğini artırabilir. Fintek, yapay zekâ ve dijital inovasyon gibi alanlarda da birlikte büyük atılımlar yapabiliriz. Bu alanlarda Ufuk Avrupa ve Digital Europe gibi AB programları yoluyla iş birliğimizi güçlendirmeliyiz. Bu iş birliğini derinleştirecek en önemli adım, Gümrük Birliği’nin güncellenmesidir. Mevcut çerçeve, artık, günümüz ticaret ve yatırım ilişkilerine yanıt verememektedir. Modern bir Gümrük Birliği, Hizmetler, tarım, kamu alımları ve e-ticareti kapsamalı" diye konuştu. "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir" Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunlarına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, "Türk iş insanlarının, AB üyesi ülkelere seyahatte yaşadığı vize sorunları, ticaretin önünde ciddi bir engel haline gelmiştir. Uzun randevu bekleme süreleri ve sürece dair belirsizlikler, iş insanlarımızın fuarlara katılımını ve tedarik ilişkilerini zorlaştırmaktadır. Bu sorunun çözülmesi, ticaretimizi artıracak ve karşılıklı güveni pekiştirecektir. Türkiye-AB ilişkileri açısından bir diğer önemli konu ise karayolu taşıma kotalarıdır. Türkiye-AB ticaretinde karayolu taşımacılığı, hızlı teslimat ve tedarik zinciri açısından büyük avantaj sağlamaktadır. Ancak mevcut kota uygulamaları, malların teslimatını geciktirmekte ve maliyetleri artırmaktadır. Bu sorunu çözüme kavuşturarak, ticaretimizi daha verimli hale getirmeliyiz. Bir diğer önemli husus olarak, Avrupa Birliği’nde son dönemde öne çıkan, "Made in EU ve Made in Europe" yaklaşımı da, dikkatle takip edilmelidir. Avrupa sanayisinin dayanıklılığını artırma hedefi anlaşılır olmakla birlikte, bu yaklaşımın korumacı ve dışlayıcı bir çerçeveye dönüşmemesi gerekir. Türkiye, Gümrük Birliği ile Avrupa sanayi imalat piyasasına 30 yıldır entegredir "Made in EU" anlayışının; kapsayıcı, tamamlayıcı ve ortak faydayı esas alan bir bakış açısıyla ele alınması, ortak rekabet gücü açısından daha sağlıklı olacaktır" dedi.
Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde
20 Ocak 2026 Salı - 14:14 Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde Bu yıl 56’ncı kez düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) resmi programı kapsamında Limak Holding, iki yıl üst üste akredite panel düzenleyen ilk Türk şirketlerinden oldu. Kadınların STEM alanındaki stratejik rolünün ele alındığı ‘Yarını İnşa Etmek’ (Engineering Tomorrow) başlıklı panelde 11 yıldır aralıksız olarak sürdürülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin yurt dışı yapılanması Global Engineer Girls (GEG) girişimi Davos gündemine bir kez daha taşındı. İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısı kapsamında Limak Holding, akredite resmi programda yer alan ‘Yarını İnşa Etmek: Yapay Zekâ Çağında Kadın STEM Yeteneklerini Besleme, Geliştirme ve Elde Tutma Stratejileri’ (Engineering Tomorrow: Strategies for Nurturing, Upskilling, and Retaining Top Female STEM Talent in the Age of AI) başlıklı panel ile küresel iş dünyası liderlerini bir araya getirdi. Davos’taki TPC House’ta 20 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen oturuma; Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ile birlikte Suudi Arabistan’ın iddialı projelerinden NEOM’un Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Dr. Manar AlMoneef ve Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta konuşmacı olarak katıldı. Dünya çapında kadınların iş hayatında ve liderlik pozisyonlarında ilerlemesini destekleyen en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Catalyst Now iş birliğinde, moderatörlüğünü KPMG Küresel Altyapı ve Ulaştırma Başkanı Lisa Kelvey’in gerçekleştirdiği panelde, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri ve dijital uçurumun derinleşmemesi için kadınların süreçlere eşit katılımı konuları ele alındı. Yetenek yönetimi stratejisi Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, paneldeki konuşmasında özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki kadınların büyük veri, yapay zekâ ve yeşil teknoloji alanlarında eğitilmesi ve istihdama kazandırılmasının küresel bir ‘yatırım getirisine’ dönüşeceğini belirtti. Özdemir, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin küresel ayağı Global Engineer Girls (GEG) gibi Limak Vakfı’nın mühendislik alanındaki öncü çalışmalarına değinerek, ‘yarını inşa etme vizyonunu’ katılımcılarla paylaştı. Özdemir, "Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ile edindiğimiz tecrübeyi Global Engineer Girls (GEG) çatısı altında uluslararası projelere taşıyor, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalar arasındaki yetenek yönetimi farklarını çalışıyor ve kadınların küresel ölçekte güçlenmesini sağlıyoruz. Kadınları odağa alan yatırım hayır işi değil, geleceğin ekonomisi için rasyonel sermaye yatırımı" dedi. Yapay zekâda cinsiyet uçurumu İş dünyasının, özellikle de mühendislik ve inşaat sektörünün yapay zekâ okuryazarlığını vakit kaybetmeden yaygınlaştırması gerektiğini ifade eden Ebru Özdemir, "Yapay zekâ çağında, basit kodlama kamplarının çok daha ötesine geçmek zorundayız. Sadece temel eğitim yeterli değil; özellikle inşaat, müteahitlik ve altyapı sektörlerinde gerçek kariyerlere ve katma değere dönüşen kapsamlı bir ’yapay zekâ okuryazarlığı’ oluşturmalıyız" dedi. Yapay zekâdaki cinsiyet uçurumu 2030’a kadar kapatılmazsa, inşaat ve altyapı başta olmak üzere pek çok sektörde telafisi imkânsız ’inovasyon riskleri’ ile karşı karşıya kalınacağını belirten Özdemir, "Özel sektör olarak hedefimiz sadece bugünü kurtarmak değil; yapay zekânın etik, kapsayıcı ve adil bir şekilde geliştirilmesini sağlayacak stratejik bir yol haritasını hayata geçirmek olmalı. Eğer kadınlar bu teknolojik dönüşümün sadece kullanıcısı değil, tasarımcısı ve karar vericisi olursa; herkes için daha adil bir gelecek inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı. İş dünyasından somut örnekler Panelde ayrıca NEOM ve Schneider Electric’in üst düzey yöneticileri somut vaka çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. NEOM Baş Yatırım Sorumlusu Dr. Manar AlMoneef, geleceğin şehirlerini tasarlarken sermayenin, kadınların sadece çalışan değil, sistem tasarımcısı olarak yer almasını sağlamak için ne gibi yöntemler kullanması gerektiğinden bahsetti. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta ise, geleneksel mühendislik rollerindeki kadınların yapay zekâ dönüşümünde geride kalmaması için uyguladıkları ‘yetkinlik kazandırma’ uygulamalarını paylaştı. Özdemir, aynı gün Dünya Ekonomik Forumu resmi programında yer alan ve devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya (Eurasia) panelinde özel sektörü temsil etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de konuşmacı olarak yer aldığı panelde; ticaret, enerji ve stratejik bağlantı yollarının kesişim noktasındaki Avrasya’nın rolü ile iş dünyası ve yatırımlar açısından önemi ele alındı.
Aralık ayında 2,51 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı
20 Ocak 2026 Salı - 13:57 Aralık ayında 2,51 trilyon TL tutarında ödeme kartla yapıldı Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2,51 trilyon TL oldu. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), Aralık ayına ilişkin kartlı ödeme verilerini açıkladı. Buna göre, 2,51 trilyon TL tutarında 1,8 milyar adet kartlı ödeme işlemi gerçekleşti. Mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti. İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 büyüme ile 760,4 milyar TL oldu. Kart sayıları gelişimi Aralık ayı itibarıyla Türkiye’de kredi kartı sayısı 142,1 milyon, banka kartı sayısı 209,0 milyon ve ön ödemeli kart sayısı 109,5 milyon adet oldu. 2024 yılının Aralık ayı ile kıyaslandığında kredi kartı adedinde yüzde 10’luk, banka kartı adedinde yüzde 8’lik artış, ön ödemeli kart adedinde ise yüzde 2’lik düşüş yaşandı. Toplam kart sayısı ise 460,6 milyon adede ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artış gösterdi. Kartlı ödeme tutarı gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48 artarak 2 trilyon 511,1 milyar TL oldu. Kartlı ödemelerin 2.143,6 milyar TL’si kredi kartları ile yapılırken 359,7 milyar TL’sinde banka kartları, 7,8 milyar TL’sinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartı ile yapılan ödemelerde önceki yılın aynı dönemine göre büyüme oranı yüzde 50, banka kartı ile yapılan ödemelerde yüzde 55 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödemelerde ise bu oran yüzde -76 oldu. Kartlı ödeme işlem adedi gelişimi Kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile Aralık ayında yapılan toplam ödeme adedi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 1,8 milyar adet oldu. Kartlı ödemelerin 1.044,5 milyon adedi kredi kartları ile yapılırken 716,6 milyon adedinde banka kartları, 34,5 milyon adedinde ise ön ödemeli kartlar kullanıldı. Kredi kartları ile yapılan ödeme adetlerinde büyüme oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13, banka kartları ile yapılan ödeme adetlerinde yüzde 27 olurken ön ödemeli kartlar ile yapılan ödeme adetlerinde ise bu oran yüzde -74 oldu. İnternetten kartlı ödeme tutarı gelişimi İnternetten kartlı ödemeler, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 artarak 760,4 milyar TL’ye yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 31 oldu. İnternetten kartlı ödeme adedi gelişimi İnternetten kartlı ödeme adedi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 artarak 250,4 milyon adede yükseldi. İnternetten yapılan kartlı ödemelerin toplam içindeki payı ise yüzde 14. Temassız ödeme tutarı gelişimi Kartlarla yapılan temassız ödeme adedi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak 1.190,9 milyon adet oldu. Temassız ödeme tutarı ise geçen yılın aynı dönemine yüzde 52 artarak 768,5 milyar TL oldu. Aralık ayında mağaza içi yapılan her 5 kartlı ödemeden 4’ü temassız gerçekleşti.
E-ticarette 2025 analizi
20 Ocak 2026 Salı - 13:51 E-ticarette 2025 analizi BirFatura CEO’su İbrahim Bayır, 2025 yılının e-ticaret sektörü için "bilanço yılı" olduğunu belirterek, sürecini yöneten ve markasına yatırım yapan şirketlerin rekabette öne çıktığını aktardı. İbrahim Bayır, Türkiye’de e-ticaretin 2025 yılı performansına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektörde büyüme devam ederken iş modelleri arasındaki makasın açıldığına dikkati çekti. Kazanan şirketlerin ortak noktasının satış sonrası süreci doğru kurgulamaları olduğunu vurgulayan Bayır, sipariş hacmi artarken operasyon, stok akışı ve finansal süreçleri entegre yöneten işletmelerin yılı daha kontrollü geçirdiğini ifade etti. "Tek pazaryerine sıkışanlar zorlandı" Satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmelerin, artan komisyonlar ve platforma bağlı yapı nedeniyle hareket alanının daraldığını aktaran Bayır, şunları kaydetti: "2025’te kendi e-ticaret kanallarını güçlendiren ve markasına yatırım yapan şirketler, yalnızca satış değil dayanıklılık kazandı. Müşteriyle doğrudan ilişki kurabilen bu işletmeler, fiyat baskısı ve maliyet artışlarına karşı daha esnek hareket edebildi. Kendi markasını güçlendiren şirketler, neyi neden yaptığını daha net görebiliyor. 2025’te zorlanan şirketlerin önemli bir kısmını ise satışlarını tek bir pazaryeri kanalına dayandıran işletmeler oluşturdu. Artan komisyonlar ve platforma bağlı operasyon yapısı, bu şirketlerin hareket alanını daralttı. Pazaryerleri e-ticaret için vazgeçilmez bir kanal. Ancak tüm ticareti tek bir yapıya bağlamak, şirketleri kırılgan hale getirebiliyor. Sürecini daha görünür ve yönetilebilir hale getiren şirketler öne çıkarken, büyümeyi tek başına başarı göstergesi olarak görenler zorlandı." "Tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor" Bayır, 2025’te cirodan çok iş modelinin belirleyici olduğunu belirterek, "Artık soru ’ne kadar sattık?’ değil, ’bu satışları ne kadar sağlıklı yönettiğimiz?’ oldu. Modeli güçlü olmayan büyüme, uzun vadede risk üretiyor. 2025 itibarıyla Türkiye’de e-ticaret, hacim odaklı büyümeden daha dengeli ve kontrollü bir yapıya doğru evriliyor. Markasına yatırım yapan, sürecini yöneten ve kontrol alanını genişleten şirketler öne çıkarken, tek kanala sıkışan modeller geride kalıyor. Kazananlar daha çok satanlar değil, büyürken kontrolü kaybetmeyenler olacak" dedi.
Ölçü aletlerinde son uyarı: Süreyi kaçıranlara ceza
20 Ocak 2026 Salı - 13:46 Ölçü aletlerinde son uyarı: Süreyi kaçıranlara ceza Ölçü ve ölçü aletlerinin periyodik muayenesi konusunda önemli bir uyarı yapıldı. 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamında muayene süresi dolan ölçü ve ölçü aletleri için 2 Mart 2026 Pazartesi günü mesai bitimine kadar başvuru yapılması gerektiği bildirildi. Süresi içinde işlem yaptırmayanlar hakkında yasal işlem uygulanacağı belirtildi. İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, iki yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş akaryakıt, LPG ve tanker sayaçları, CNG ölçüm sistemleri, motorlu taşıt lastiklerinin hava basıncı ölçüm cihazları, hassas kütle ölçüleri, 5 kilogramın üzerindeki kütle ölçüleri, demiryolu yük ve sarnıçlı vagonları ile 2000 kilogramın üzerinde kapasiteye sahip otomatik olmayan tartı aletleri ve aks kantarlarını kullanan kişi ve kuruluşların Türk Standardları Enstitüsü’ne başvurmalarının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Uzunluk ölçüleri, hacim ölçüleri, 5 kilograma kadar olan hassas olmayan kütle ölçüleri ile pazar yerlerinde kullanılan ve elektronik bağlantı özelliği bulunmayan 2000 kilograma kadar kapasiteli mekanik ve elektronik tartı aletleri için başvuruların, bağlı bulunulan Grup Merkezi Belediye Ölçüler ve Ayar Memurluklarına yapılacağı kaydedildi. Birinci ve ikinci sınıf otomatik olmayan tartı aletleri ile otomatik tartı aletleri ve 2 bin kilograma kadar kapasiteye sahip üçüncü ve dördüncü sınıf otomatik olmayan elektronik tartı aletleri için ise Bakanlıkça yetkilendirilmiş muayene servislerine müracaat edilmesi gerektiği vurgulandı. Her yıl periyodik muayenesi zorunlu olan egzoz gazı emisyon ölçüm cihazları ile beş yıllık muayene süresini doldurmuş ısı sayaçları için de yetkili servislerin görevli olduğu belirtildi. Naklimetre ve hububat muayene aletlerinin muayenelerinin ise Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlükleri tarafından gerçekleştirileceği ifade edildi. Açıklamada, kullanımda olan elektrik, su ve gaz sayaçlarına ait listelerin, ilgili dağıtım şirketleri ve su idareleri tarafından 2 Mart 2026 Pazartesi günü mesai bitimine kadar Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine bildirilmesi gerektiği vurgulandı. On yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş elektrik, su ve gaz sayaçlarının ise 31 Aralık 2026 tarihine kadar sökülerek yerine geçerli muayenesi bulunan sayaçların takılmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Taksimetrelerin periyodik muayene geçerlilik süresinin istisnai durumlar dışında en fazla bir yıl olduğu, bu süre dolmadan yetkili muayene servislerinde muayene ve damgalama işlemlerinin yapılması gerektiği ifade edildi. Takograf cihazlarının muayene geçerlilik süresinin iki yıl olduğu, trafikte kullanılan radar ve ortalama hız ölçüm cihazlarının ise her yıl Türk Standardları Enstitüsü tarafından muayene edilmesi gerektiği bildirildi. Yetkililer, periyodik muayenesi yaptırılmayan ya da muayenesiz ölçü aleti kullananlar hakkında 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu kapsamında yasal işlem uygulanacağını belirterek, ilgililerin mağduriyet yaşamamaları için belirtilen süreleri dikkate almaları çağrısında bulundu.
Erzurum’da 2025 yılında üreticiye güçlü destek
20 Ocak 2026 Salı - 13:44 Erzurum’da 2025 yılında üreticiye güçlü destek 2025 yılında Erzurum genelinde tarım ve hayvancılığın gelişmesi amacıyla 1 milyar 656 milyon TL tarımsal destekleme ödemesi yapıldı. Erzurum Valiliği tarafından konu ile ilgili yapılan açıklamada tarımsal destekleme ödemesi kapsamında; 671 milyon TL hayvancılık, 898 milyon TL bitkisel üretim, ve 84,5 milyon TL kırsal kalkınma destekleri üreticilere aktarıldı. İşletmelere 18 bin 632 denetim yapıldı Gıda üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinde 18 bin 632 denetim gerçekleştirilirken, yol kontrolleriyle birlikte toplam 35 bini aşkın denetim yapıldı. Nohut, fasulye, sebze üretimi ve sera projeleriyle yüzlerce üretici desteklendi; 24 ton sertifikalı nohut tohumu, 164 bin 700 adet sebze fidesi, 17,8 ton sera naylonu üreticilere ulaştırıldı. Ayrıca 40 bin 347 üretici, 3,5 milyon dekar alan ile Tarım Bilgi Sistemi’ne kayıt altına alındı. İlimizde 936 bin ton çiğ süt üretimi yapılırken, 2,8 milyon aşılama gerçekleştirildi. Güçlü üretici ve kırsal kalkınma hedefi Su ürünleri alanında denetimler artırıldı, baraj ve göletlere 967 bin sazan yavrusu bırakıldı. 20 ilçede düzenlenen 375 eğitim faaliyetiyle 5 bin 500’ün üzerinde üreticiye ulaşıldı. Tarım Sigortaları kapsamında 18 bin 22 poliçe düzenlenerek 42 milyon TL hasar ödemesi yapıldı. Tarıma Dayalı İhtisas OSB, Tarım Konseyi çalışmaları, süt soğutma tankları ve sağım makineleriyle üretim altyapısı güçlendirildi. Yapılan açıklamada, "Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak; sürdürülebilir tarım, güçlü üretici ve kırsal kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarımız kararlılıkla sürmektedir "denildi.
Gençlere iş imkanı sağlanacak
20 Ocak 2026 Salı - 13:22 Gençlere iş imkanı sağlanacak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, gençleri üretimin merkezine almayı hedefleyen "GÜÇ-Gençliğin Üretim Çağı" Programı kapsamında düzenlenen bilgilendirme toplantısı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirildi. Toplantıya; Erzurum İŞKUR İl Müdürü Abdulkadir Mutlu, İş ve Meslek Danışmanları Muammer Yerlikaya ve Ali Haydar Kolik, TOBB Erzurum KGK Başkanı M. Kübra Alioğulları, ETSO Meclis Üyesi ve TOBB GGK Erzurum Başkanı İsmail Suci, ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Celalettin Çetinkaya ile TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Başkanı Saim Özakalın katıldı. Toplantıda, Türkiye’nin en büyük gücünün genç nüfusu olduğu vurgulanarak bu potansiyelin istihdama kazandırılmasının önemi ifade edildi. Genç İstihdam Hamlesi - GÜÇ Programı ile gençlerin erken yaşta iş deneyimi kazanmaları, becerilerinin iş gücü piyasasının ihtiyaçlarıyla uyumlu hâle getirilmesi ve nitelikli istihdama yönelmeleri hedefleniyor. 1 milyon üniversite öğrencisine ulaşılması hedefleniyor Program kapsamında: 3 yılda mevcut kapasiteye ilave 800 bin genç stajla iş hayatına hazırlanacak. Staj desteği için 26,2 milyar TL kaynak ayrıldı. "Geleceğim Meslekte" Programı ile her yıl 250 bin, 3 yılda 750 bin öğrenciye ulaşılacak. "İşe İlk Adım" Programı kapsamında 2028’e kadar 215,8 milyar TL kaynakla 750 bin genç desteklenecek. NEET İşgücü Uyum Programı (NIUP) ile 450 bin genç eğitim ve istihdamla yeniden buluşturulacak. İŞKUR Gençlik Programı ile 1 milyon üniversite öğrencisine ulaşılması hedefleniyor. Toplamda 3 milyon genç için 445,1 milyar TL kaynak ayrıldı. Öğrenciler haftada 1-3 gün esnek çalışma modeliyle yaklaşık 30 farklı alanda deneyim kazanacak, gelir elde ederken iş disiplini ve mesleki tecrübe edinecek.
Kars’ta konut satışları şaha kalktı: Aralık ayında rekor artış!
20 Ocak 2026 Salı - 13:13 Kars’ta konut satışları şaha kalktı: Aralık ayında rekor artış! Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Kars’ta konut satışları yılın son ayında adeta patlama yaptı. Kasım ayında 595 olan konut satış sayısı, Aralık ayında bin 115’e yükselerek bölgedeki liderliğini perçinledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Aralık ayına ilişkin konut satış istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Verilere göre, Serhat şehri Kars’ta gayrimenkul piyasası yılın son ayında tarihi bir hareketlilik yaşadı. Kasım ayında 595 konutun el değiştirdiği kentte, Aralık ayında bu rakam yaklaşık 2 kat artarak bin 115’e ulaştı. "Bölge illerini geride bıraktı" Kars, elde ettiği bu satış rakamıyla kendi sorumluluk alanındaki komşu illeri de geride bırakarak bölgenin gayrimenkul lokomotifi olduğunu bir kez daha kanıtladı. TÜİK Kars Bölge Müdürlüğü verilerine göre; Kars’ta bin 115 konut satılırken, bölgedeki diğer illerden Ağrı’da bin 81, Iğdır’da 424 ve Ardahan’da Aralık ayında 172 konut satıldı. Buna göre bölge illeri konut satış rakamları ile Kars’ın oldukça gerisinde kaldı. "Artışın arkasında "Yıl Sonu Etkisi" var Sektör temsilcileri ve uzmanlar, Kars’taki bu dev artışı birkaç temel nedene bağlıyor: Yıl Sonu Kapanışları: Firmaların ve bireysel satıcıların yıl bitmeden tapu işlemlerini tamamlama gayreti. Yatırım İştahı: Kira fiyatlarındaki artışın, vatandaşları yatırım amaçlı konut alımına yönlendirmesi. Bölgesel Cazibe: Kars’ın kış turizmi ve lojistik merkez olma yolundaki adımlarının emlak piyasasına pozitif yansıması. "İkinci el konutlar revaçta" Ayrıca konut satışlarının detaylarına bakıldığında, Kars’ta özellikle 2’inci el konut satışlarının ağırlıkta olduğu görüldü. Vatandaşların bir kısmı banka kredisi yerine nakit birikimlerini gayrimenkule dönüştürmeyi tercih ederken, şehir merkezindeki yeni projeler de alıcıların yakın markajında kalmaya devam etti. Kars’taki bu hareketliliğin 2026 yılının ilk çeyreğinde nasıl bir seyir izleyeceği merak ediliyor.