EKONOMİ - 20 Ocak 2026 Salı 14:14

Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde

A
A
A
Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde

Bu yıl 56’ncı kez düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) resmi programı kapsamında Limak Holding, iki yıl üst üste akredite panel düzenleyen ilk Türk şirketlerinden oldu. Kadınların STEM alanındaki stratejik rolünün ele alındığı ‘Yarını İnşa Etmek’ (Engineering Tomorrow) başlıklı panelde 11 yıldır aralıksız olarak sürdürülen Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin yurt dışı yapılanması Global Engineer Girls (GEG) girişimi Davos gündemine bir kez daha taşındı.



İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısı kapsamında Limak Holding, akredite resmi programda yer alan ‘Yarını İnşa Etmek: Yapay Zekâ Çağında Kadın STEM Yeteneklerini Besleme, Geliştirme ve Elde Tutma Stratejileri’ (Engineering Tomorrow: Strategies for Nurturing, Upskilling, and Retaining Top Female STEM Talent in the Age of AI) başlıklı panel ile küresel iş dünyası liderlerini bir araya getirdi. Davos’taki TPC House’ta 20 Ocak 2026 tarihinde düzenlenen oturuma; Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ile birlikte Suudi Arabistan’ın iddialı projelerinden NEOM’un Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Dr. Manar AlMoneef ve Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta konuşmacı olarak katıldı. Dünya çapında kadınların iş hayatında ve liderlik pozisyonlarında ilerlemesini destekleyen en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olan Catalyst Now iş birliğinde, moderatörlüğünü KPMG Küresel Altyapı ve Ulaştırma Başkanı Lisa Kelvey’in gerçekleştirdiği panelde, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkileri ve dijital uçurumun derinleşmemesi için kadınların süreçlere eşit katılımı konuları ele alındı.


Yetenek yönetimi stratejisi


Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, paneldeki konuşmasında özellikle gelişmekte olan ekonomilerdeki kadınların büyük veri, yapay zekâ ve yeşil teknoloji alanlarında eğitilmesi ve istihdama kazandırılmasının küresel bir ‘yatırım getirisine’ dönüşeceğini belirtti. Özdemir, Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ve projenin küresel ayağı Global Engineer Girls (GEG) gibi Limak Vakfı’nın mühendislik alanındaki öncü çalışmalarına değinerek, ‘yarını inşa etme vizyonunu’ katılımcılarla paylaştı. Özdemir, "Türkiye’nin Mühendis Kızları (TMK) ile edindiğimiz tecrübeyi Global Engineer Girls (GEG) çatısı altında uluslararası projelere taşıyor, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasalar arasındaki yetenek yönetimi farklarını çalışıyor ve kadınların küresel ölçekte güçlenmesini sağlıyoruz. Kadınları odağa alan yatırım hayır işi değil, geleceğin ekonomisi için rasyonel sermaye yatırımı" dedi.


Yapay zekâda cinsiyet uçurumu


İş dünyasının, özellikle de mühendislik ve inşaat sektörünün yapay zekâ okuryazarlığını vakit kaybetmeden yaygınlaştırması gerektiğini ifade eden Ebru Özdemir, "Yapay zekâ çağında, basit kodlama kamplarının çok daha ötesine geçmek zorundayız. Sadece temel eğitim yeterli değil; özellikle inşaat, müteahitlik ve altyapı sektörlerinde gerçek kariyerlere ve katma değere dönüşen kapsamlı bir ’yapay zekâ okuryazarlığı’ oluşturmalıyız" dedi.


Yapay zekâdaki cinsiyet uçurumu 2030’a kadar kapatılmazsa, inşaat ve altyapı başta olmak üzere pek çok sektörde telafisi imkânsız ’inovasyon riskleri’ ile karşı karşıya kalınacağını belirten Özdemir, "Özel sektör olarak hedefimiz sadece bugünü kurtarmak değil; yapay zekânın etik, kapsayıcı ve adil bir şekilde geliştirilmesini sağlayacak stratejik bir yol haritasını hayata geçirmek olmalı. Eğer kadınlar bu teknolojik dönüşümün sadece kullanıcısı değil, tasarımcısı ve karar vericisi olursa; herkes için daha adil bir gelecek inşa edebiliriz" ifadelerini kullandı.


İş dünyasından somut örnekler


Panelde ayrıca NEOM ve Schneider Electric’in üst düzey yöneticileri somut vaka çalışmalarını katılımcılarla paylaştı. NEOM Baş Yatırım Sorumlusu Dr. Manar AlMoneef, geleceğin şehirlerini tasarlarken sermayenin, kadınların sadece çalışan değil, sistem tasarımcısı olarak yer almasını sağlamak için ne gibi yöntemler kullanması gerektiğinden bahsetti. Schneider Electric Orta Doğu ve Afrika (MEA) Bölge Başkanı Walid Sheta ise, geleneksel mühendislik rollerindeki kadınların yapay zekâ dönüşümünde geride kalmaması için uyguladıkları ‘yetkinlik kazandırma’ uygulamalarını paylaştı.


Özdemir, aynı gün Dünya Ekonomik Forumu resmi programında yer alan ve devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya (Eurasia) panelinde özel sektörü temsil etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in de konuşmacı olarak yer aldığı panelde; ticaret, enerji ve stratejik bağlantı yollarının kesişim noktasındaki Avrasya’nın rolü ile iş dünyası ve yatırımlar açısından önemi ele alındı.



Yarını inşa eden ‘Mühendis Kızlar’ Davos gündeminde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Kulp’ta kar esareti: Pazar esnafının büyük çoğunluğu tezgah açamadı Diyarbakır’ın Kulp ilçesini 3 gündür esir alan yoğun kar yağışı ticari hayatı durma noktasına getirdi. İlçenin en büyük pazarlarından olan salı pazarı bu hafta kurulamazken, ürününü satmaya gelen az sayıda esnaf teneke içinde yaktıkları ateşle nöbet tuttu. Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde günlerdir etkili olan ağır kış şartları, günlük yaşamı ve yerel ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor. İlçe genelinde üç gündür aralıksız süren kar yağışı ve ardından gelen dondurucu soğuklar nedeniyle, vatandaşların en önemli alışveriş noktası olan semt pazarları da nasibini aldı. Kulp ilçesi Turgut Özal Mahallesi’nde her hafta binlerce vatandaşın uğrak noktası olan ve yüzlerce tezgahın kurulduğu salı pazarı, bu hafta kar engeline takıldı. Caddelerin kar ve buzla kaplı olması nedeniyle pazar esnafının büyük çoğunluğu tezgah açamadı. Normal şartlarda sabahın erken saatlerinde başlayan pazar hareketliliği, yerini karla kaplı sessiz bir bekleyişe bıraktı. Zorlu hava koşullarına rağmen ekmek parası için pazar yerine gelen az sayıda esnaf ise tezgah açmak yerine kamyonet kasalarından satış yapmaya çalıştı. Özellikle narenciye ve kışlık sebze getiren esnaf, müşteri beklerken dondurucu soğuktan korunmak için teneke varillerin içinde ateş yakarak ısınmaya çalıştı. Pazar esnafından Hasan Yıldız, kış şartlarının bellerini büktüğünü belirterek yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: ’’Biz her hafta salı günü buraya gelir, tezgahımızı kurar, rızkımızı arardık. Ancak son iki haftadır Kulp’ta kış çok çetin geçiyor. Geçen hafta da zorlandık, bu hafta ise kar ve buzlanma nedeniyle tezgah açacak yer bile bulamadık. Soğuk hava hem ürünü donduruyor hem de vatandaşı dışarı çıkarmıyor. Çoğu arkadaşımız gelemedi, gelenler de ateş başında ısınarak günü kurtarmaya çalışıyor. Satışlarımız durma noktasına geldi."
Tokat Tokat’ın tarihi, okul öncesi çocuklara boyamayla öğretildi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) tarafından hazırlanan ve 5 bin adet basılarak okulöncesi çocuklara dağıtılan Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı, kentin tarihî yapılarının eğlenceli ve öğretici bir yöntemle çocuklara tanıtılmasını sağladı. TOGÜ, toplumsal katkı misyonu doğrultusunda hayata geçirdiği "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesi tamamlandı. 5 bin adet basılan ve Tokat’taki okulöncesi çocuklara dağıtılan boyama kitabı, kent merkezinde yer alan tarihî yapıların çocuklara eğlenceli ve öğretici bir yöntemle tanıtılmasını amaçlıyor. Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz: "Toplumsal katkıyı öncelikli bir sorumluluk olarak görüyoruz" Projenin imtiyaz sahipliğini üstlenen Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, "Üniversiteler yalnızca bilim üreten kurumlar değil, aynı zamanda bulundukları kentin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunan yapılardır. "Tokat’ı Tanıyorum Boyama Kitabı" projesiyle, çocuklarımızın yaşadıkları şehrin tarihî ve kültürel mirasını erken yaşta tanımalarını amaçladık. Bu tür projeleri, üniversitemizin toplumsal katkı vizyonunun önemli bir parçası olarak görüyor ve yaygınlaştırmayı hedefliyoruz" dedi. Tarihî yapılar eğlenceli bir anlatımla sunuldu TOGÜ bünyesinde yürütülen çalışmada, kent merkezinde bulunan tarihî ve mimari yapılar illüstrasyon tekniğiyle görselleştirildi. Çocukların aktif katılımını teşvik eden bu görseller, boyanarak tamamlanacak şekilde tasarlandı. Her bir yapı, kısa ve sade bilgilendirici metinlerle desteklenerek çocukların hem Tokat’ın tarihî ve kültürel dokusunu tanımaları hem de öğrenirken eğlenmeleri hedeflendi. "Tokcan" karakteriyle öğrenme süreci güçlendirildi Boyama kitabında, çocukların ilgisini canlı tutmak ve anlatımı güçlendirmek amacıyla "Tokcan" isimli özgün bir karaktere de yer verildi. Tokcan karakteri aracılığıyla tarihî mekânlar çocuklara hikâye diliyle tanıtılırken, kitabın pedagojik yönü güçlendirildi. Bu yaklaşım sayesinde çocukların yerel kültürle daha güçlü bir bağ kurmaları ve öğrenme sürecine aktif olarak katılmaları amaçlandı. Okulöncesi çocuklara ulaştı Kitap, Tokat’ta Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren okulöncesi eğitim kurumlarında öğrenim gören çocuklara dağıtılmak üzere hazırlandı. Toplam 5 bin adet basılan boyama kitabı, çocuklarla buluşturularak projenin sahadaki uygulama süreci de tamamlandı. Bu yönüyle çalışma, üniversite-kamu iş birliğinin somut bir örneğini oluşturdu.