Son Dakika
|
Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a 48 saat süre verdi
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Gaziantep Üniversitesi’nde korkutan yangın: Milyonlarca liralık zarar!
Hizbullah, İsrail’i vurdu: 1 ölü
İsrail’den İran’ın başkenti Tahran’a yeni saldırı dalgası
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
EKONOMİ
Sarp Sınır Kapısı’nda bayram tatili yoğunluğu
22 Mart 2026 Pazar - 11:58:32
Ramazan Bayramı tatilini yurt dışında geçirmek isteyen vatandaşlar, Sarp Sınır Kapısı’nda yoğunluğa neden oldu. Bayram tatilini fırsat bilen çok sayıda kişi Gürcistan’a geçiş yapmak için sınır kapısına akın etti. Türkiye’nin Kafkaslar’a açılan en önemli kara hudut kapılarından biri olan Sarp Sınır Kapısı’nda, bayram tatilinin başlamasıyla birlikte hem araç hem de yaya geçişlerinde dikkat çeken artış yaşandı. Özellikle Batum’a gitmek isteyen tatilciler sabahın erken saatlerinden itibaren sınır kapısında yoğunluk oluşturdu. Batum’a günübirlik geçişler arttı Vizesiz geçiş imkanı bulunması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle birçok vatandaş tatil için Gürcistan’ı tercih etti. Sınır kapısında zaman zaman uzun kuyruklar oluşurken, yoğunluğun bayram süresince devam etmesi bekleniyor. Geçiş sayılarında dikkat çeken yükseliş Sınır kapısındaki hareketlilik son yılların verilerine de yansıdı. Pandemi etkisinin hissedildiği 2021 yılında 958 bin 338 olan yolcu sayısı, kısıtlamaların kaldırıldığı 2022 yılında 5 milyon 60 bin 994’e yükseldi. Hareketliliğin zirveye ulaştığı 2023 yılında ise 6 milyon 261 bin 289 yolcu ile tüm zamanların en yüksek geçiş sayısına ulaşıldı. Yoğunluk sonraki yıllarda da devam etti. 2024 yılında 5 milyon 555 bin 125 kişinin kullandığı sınır kapısından, 2025 yılında 5 milyon 42 bin 675 yolcu giriş-çıkış yaptı. Sarp Sınır Kapısı’nda özellikle bayram ve tatil dönemlerinde benzer yoğunlukların yaşandığı, Gürcistan’ın vizesiz olması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle bölgenin en çok tercih edilen yurt dışı rotalarından biri olmaya devam ediyor. Yoğunluk sonrası bölgede trafik tedbirleri artırıldı. Bayram tatili nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu ile Sarp Sınır Kapısı güzergahında yaşanan hareketlilik sonrası Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik ekipleri, bölgede denetim ve bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, bayram süresince sürücülerin hız kurallarına uymaları, emniyet kemeri takmaları ve uzun yolda dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunurken, trafik güvenliğinin sağlanması için uygulamaların tatil boyunca devam edeceğini belirtti.
22 Mart 2026 Pazar - 11:52
Adilcevaz’da arpa ekimine başlandı
Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde, baharın gelişiyle birlikte arpa ekim sezonu başladı. İlçede geçimini büyük ölçüde tarım ve hayvancılıkla sağlayan çiftçiler, verimli bir sezon geçirmek için tarlalarına yöneldi. Havanın ısınması ve toprak şartlarının uygun hale gelmesiyle birlikte traktörlerle sabahın erken saatlerinden itibaren tarlalarda çalışmaya başlayan çiftçiler, bu yıl yağışların yeterli olmasının ürün verimini olumlu etkilemesini beklediklerini ifade etti. Adilcevazlı üreticilerden Orhan Emen, kış mevsiminin bu yıl bereketli geçtiğini belirterek, "Toprak suya doydu. İnşallah bu da arpa verimine yansır. Şu an ekimlere başladık, sezonun hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. Tarım uzmanları ise arpa ekiminin zamanında yapılmasının, ürün kalitesi ve verim açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Uzmanlar, çiftçilere gübreleme ve sulama konusunda da dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.
22 Mart 2026 Pazar - 11:48
Sarp Sınır Kapısı’nda bayram tatili yoğunluğu
Ramazan Bayramı tatilini yurt dışında geçirmek isteyen vatandaşlar, Sarp Sınır Kapısı’nda yoğunluğa neden oldu. Bayram tatilini fırsat bilen çok sayıda kişi Gürcistan’a geçiş yapmak için sınır kapısına akın etti. Türkiye’nin Kafkaslar’a açılan en önemli kara hudut kapılarından biri olan Sarp Sınır Kapısı’nda, bayram tatilinin başlamasıyla birlikte hem araç hem de yaya geçişlerinde dikkat çeken artış yaşandı. Özellikle Batum’a gitmek isteyen tatilciler sabahın erken saatlerinden itibaren sınır kapısında yoğunluk oluşturdu. Batum’a günübirlik geçişler arttı Vizesiz geçiş imkanı bulunması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle birçok vatandaş tatil için Gürcistan’ı tercih etti. Sınır kapısında zaman zaman uzun kuyruklar oluşurken, yoğunluğun bayram süresince devam etmesi bekleniyor. Geçiş sayılarında dikkat çeken yükseliş Sınır kapısındaki hareketlilik son yılların verilerine de yansıdı. Pandemi etkisinin hissedildiği 2021 yılında 958 bin 338 olan yolcu sayısı, kısıtlamaların kaldırıldığı 2022 yılında 5 milyon 60 bin 994’e yükseldi. Hareketliliğin zirveye ulaştığı 2023 yılında ise 6 milyon 261 bin 289 yolcu ile tüm zamanların en yüksek geçiş sayısına ulaşıldı. Yoğunluk sonraki yıllarda da devam etti. 2024 yılında 5 milyon 555 bin 125 kişinin kullandığı sınır kapısından, 2025 yılında 5 milyon 42 bin 675 yolcu giriş-çıkış yaptı. Sarp Sınır Kapısı’nda özellikle bayram ve tatil dönemlerinde benzer yoğunlukların yaşandığı, Gürcistan’ın vizesiz olması ve Batum’un yakınlığı nedeniyle bölgenin en çok tercih edilen yurt dışı rotalarından biri olmaya devam ediyor. Yoğunluk sonrası bölgede trafik tedbirleri artırıldı. Bayram tatili nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu ile Sarp Sınır Kapısı güzergahında yaşanan hareketlilik sonrası Hopa İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik ekipleri, bölgede denetim ve bilgilendirme çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, bayram süresince sürücülerin hız kurallarına uymaları, emniyet kemeri takmaları ve uzun yolda dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunurken, trafik güvenliğinin sağlanması için uygulamaların tatil boyunca devam edeceğini belirtti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı
Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Mart 2026 Cuma- 15:58
Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanında bayramlaşma töreni
2
21 Mart 2026 Cumartesi- 09:08
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır"
3
20 Mart 2026 Cuma- 03:23
Denizli Defterdarı Özdemirci’nin resmi ataması 19 ay sonra yapıldı
4
19 Mart 2026 Perşembe- 10:41
Mersin’de dar gelirli ailelerin çocuklarına bayramlık desteği
5
21 Mart 2026 Cumartesi- 10:04
Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı
23 Ocak 2026 Cuma - 13:24
Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan dev yatırım
Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59’a ulaşırken, yatırımların en büyük payı ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrıldı. Vali Şefik Aygöl başkanlığında düzenlenen 2026 Yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda 2025 yılı yatırım verileri paylaşıldı. İl genelinde 175 projede 27 milyar TL’yi aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranının yüzde 85,59’a ulaştığı belirtildi. Ulaştırma ve haberleşme sektörünün yüzde 64’ün üzerinde pay aldığı yatırımların tarım, konut, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere yedi temel sektörde kentin altyapısını güçlendirdiği, ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklediği kaydedildi. "Bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir" 2025 yılı için Tunceli’ye tahsis edilen ödenek miktarının yüzde 85,59’a ulaştığını belirten Vali Aygöl, "2025 yılında toplam bütçesi 27 milyar 39 milyon 193 bin TL olan 175 proje başarıyla yürütülürken, bu projelerin büyük bir kısmı önemli aşamalara gelmiştir. Yine 2025 yılı için ilimize tahsis edilen toplam ödenek miktarı 2 milyar 727 milyon 482 bin TL olup, bu ödenekten 2 milyar 334 milyon 424 bin TL harcama gerçekleştirilmiş ve yıl bazında projelerin nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59 olmuştur. Yatırımlarımız önemli atılımlara vesile olurken, dönem sonu itibarı ile 97 proje bitirilmiş, 55 projede çalışmalar hızla devam etmekte, 9 proje ihale sürecinde, 14 proje ise henüz başlamamıştır. Bu yatırımlar ulaştırma ve haberleşme, konut, tarım, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere 7 temel sektör üzerine yapılmış olup, yüzde 64,77 oran ile en fazla pay ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrılmıştır. Bu yatırımları sırasıyla tarım ve konut sektörleri takip etmiş, enerji, imalat, sağlık ve eğitim sektörlerine de kalkınmayı destekleyici nitelikte yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlarla bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir. Unutmayalım ki koordinasyon, gücün yönünü, emeğin anlamını bulduğu noktadır" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:22
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik olarak sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti ve rekabetçi finansman imkanlarını uygulamaya aldı. Müjdeyi Türk Eximbank’ın Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat verdi. Türkiye İhracat Kredi Bankası-Türk Eximbank’tan, ihracatçılara müjde geldi. Banka, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletti, ülke ve banka ağını büyüttü. İhracatçılar için müjde niteliğindeki kararları Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat duyurdu. Bakan Bolat, Türk Eximbank’ın düzenlediği Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, "Alıcı kredilerinde; Türk Eximbank’ın uyguladığı faiz oranı ile OECD’nin belirlemiş olduğu referans faiz oranı (CIRR) arasındaki farkın Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmesini öngörüyoruz" dedi. Yeni düzenleme ile akreditif iskontosu gibi dış ticaret ürünlerinin de kapsama alındığını belirten Bakan Bolat, "Yeni model ile yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da alıcı kredisi finansman maliyeti desteği sağlanacak. Böylelikle yabancı alıcıya sunulan finansman imkânları uluslararası standartlarda ve rekabetçi maliyetle sağlanabilecek. İhracatçılarımız ise peşin tahsilat imkânına kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. Desteklenen ülke sayısı 94 oldu Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ticaret Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgür Volkan Ağar, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, Türk Eximbank Yönetim Kurulu Üyeleri Didem Bahar Özgün Yılmaz ile Şeyh Mehmet Boz, ihracatçı birlik başkanları ve ihracatçıların katıldığı toplantıda konuşan Bolat, "Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası Tazmin Desteği ile ihracatçılarımızın ticari ve politik risklerini güvence altına alan alacak sigortalarımızı özellikle riskli pazarlarda güçlendirmeyi hedefliyoruz. İlaveten, alıcı kredisi destek sistemimizin etkin ve sürdürülebilir yapıda kullanılabilmesi, özellikle riskli pazarlarda sunulabilmesi amacıyla Alıcı Kredisi Tazmin Desteği de sağlamaya da başlandık. Bu destekler ile ihracatımızı sadece ürünle değil finansman imkânı ile de rekabetçi olmasını temin ediyoruz. Ayrıca, söz konusu destek mekanizmasına konu olacak yatırım mallarının da kapsamını genişleterek desteklediğimiz yatırım malı sayısını (GTIP bazında) 821’e çıkararak; alıcı kredileri destek mekanizmamızı, toplam mal ihracatımızın yüzde 26,8’ini kapsar hale getirdik. Bununla birlikte, yurt dışındaki muhabir bankalara limit tahsis çalışmalarımızı hızlandırdık ve 94 ülkede 1 milyar doların üzerinde alıcı kredisi limiti kullanılabilir hale getirdik. Bu limitin kısa süre içerisinde daha fazla ülkede daha yüksek tutarlarda tahsisi konusunda da çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bilgilendirme programları düzenlenecek Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yatırım malı ihracatçılarına yönelik alıcı kredileri tanıtım toplantıları ve geniş katılımlı bilgilendirme programları düzenleneceğini dile getiren Bakan Bolat, "Bakanlığımız bunun yanında, Türk Eximbank ve ihracatçı firmaların katılımıyla hedef ülkelere yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenlenecektir. Ticaret Müşavirliklerimiz de networkleri kullanılarak yerel yatırım malı ithalatçılarına yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülecektir. Alt yapı ve insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla da destek programının etkin ve sürdürülebilir uygulanması için Destek Yönetim Sistemi (DYS) entegrasyonu tamamlanmıştır. Türk Eximbank’ın alıcı kredileri ve akreditifli işlemlerine yönelik sistem alt yapısı ve insan kaynağı yatırımları da hızlandırılmıştır" dedi. ’’Misyonumuz ihracatçılarımızın yanında olmak’’ Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik de yaptığı konuşmada, "Türk Eximbank’ın kurulduğu günden beri temel misyonu hiç değişmedi: Üreten, ihraç eden ve küresel pazarlarda rekabet eden firmalarımızın yanında olmak. Dünyada ticaretin dinamikleri hızla değişirken, artık ihracatın finansmanı da çok boyutlu ve stratejik bir nitelik kazanmıştır. Bugün ihracat sadece bir satış faaliyeti değil; üretimden yatırıma, risk yönetiminden proje finansmanına kadar uzanan bütüncül bir ekosistemdir. Banka olarak bu dönüşümü doğru okuyarak; güçlü bilanço yapımız sayesinde uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli kaynaklar ve geniş ürün yelpazemizle ihracatçılarımıza daha etkin destek sunmayı sürdürüyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonu ve desteğiyle alıcı kredilerinde yeni bir atılım sürecine girdiklerini belirten Çelik, "Yatırım malı ihracatı ve yurt dışı müteahhitlik projelerinde daha kapsamlı ve rekabetçi finansman imkânları sunulabilecek şekilde Ticari Faiz Referans Oranından (CIRR) sağladığımız desteğin kapsamını genişletiyoruz. Diğer taraftan, ihracatçılarımıza tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı da hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin şekilde erişebilmesidir" ifadelerini kullandı. Desteklenen ihracatçıların yüzde 83’ü KOBİ Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de konuşmasında Türk Eximbank’ın bu zamana kadar ihracatçılara verdiği destekleri anlattı. Güney, Türk Eximbank’ın faaliyete başladığı 1987 yılında bu yana, ihracatçıların en güçlü ve en güvenilir destekçisi olduğuna vurgu yaptı. Güney, "2024 yılında ihracatçılarımıza toplam 48,7 milyar ABD doları destek sağladık. 2025 yıl sonu itibariyle ise 26,8 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları sigorta olmak üzere, bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 artışla toplam 54,3 milyar dolar tutarında rekor seviyede destek sunduk. Bugün itibariyle, aktiflerimizin yüzde 90’ını ihracatçılarımıza kredi olarak tahsis ediyoruz. Toplam aktif büyüklüğümüz 1,3 trilyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yılında uluslararası sermaye piyasaları ve finansal kuruluşlardan 8,7 milyar dolar tutarında kaynak temin ettik. Yine 2025 itibariyle aktif olarak destek verdiğimiz 18 bin 500 ihracatçımızın yüzde 83’ünü KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Son beş yılda 6 bin yeni KOBİ firmamız Türk Eximbank desteklerinden faydalanmaya başlamış, ihracat ekosistemimizin kapsayıcılığı önemli ölçüde artmıştır" dedi. Güney, alıcı kredilerinin yeni küresel ticaret düzeninde tüm ihracat destek kuruluşları tarafından etkin bir şekilde kullanılan, dış ticarette rekabeti belirleyen stratejik bir ihracat destek aracı haline geldiğini vurguladı. Güney, alıcı kredilerini, dış ticaretin finansmanı ürünleri ile tamamlayarak ihracatçılara uçtan uca çözümler sunduklarını sözlerine ekledi. Toplantının ardından Türk Eximbank Yönetim Kurulu Osman Çelik ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, günün anısına istinaden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a bir hediye takdim etti.
23 Ocak 2026 Cuma - 13:19
Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM’nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi; "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."
23 Ocak 2026 Cuma - 12:37
Petkim, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından ihracatın yıldızı seçildi
Petkim, Ege İhracatçı Birlikleri’nin ‘İhracatın Yıldızları 2025’ listesinde hem genel sıralamada hem de kimya sektörü kategorisinde birinci sıradaki yerini koruyarak Ege Bölgesi İhracat Şampiyonu oldu. SOCAR Türkiye’nin grup şirketlerinden Petkim, ihracatta elde ettiği sonuçlarla sektöründe öne çıkıyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nin (EİB) ‘2025 İhracatın Yıldızları Listesi’ sonuçlarına göre şirket, hem genel kategori hem de kimya sektörü kategorisinde ilk sırada yer alıyor. 22 Ocak tarihinde düzenlenen Ege İhracatçı Birlikleri İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde şirketin ödülünü, Petkim Genel Müdürü ve SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Kanan Mirzayev aldı. Petkim, 2025 yılı sonu itibarıyla gerçekleştirdiği ihracat hacmiyle Ege Bölgesi’nin ihracat şampiyonu oldu. Şirket, Ege Bölgesi’nin ve Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlamaya devam ediyor.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:35
Gastro inegöl’den israfa karşı "atıksız mutfak"
İnegöl Belediyesi’nin şehrin asırlık lezzetlerini sunduğu Gastro İnegöl, israfa karşı dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına "Atıksız Mutfak Günü" gerçekleştirdi. Sürdürülebilir gastronomi örneği sunan lezzetler, tadına bakanlardan tam not aldı. İnegöl Belediyesi tarafından Gastro İnegöl’de düzenlenen Atıksız Mutfak Günü, gıda israfına dikkat çekerek sürdürülebilir mutfak anlayışının güçlü bir örneğini ortaya koydu. Etkinlikte, mutfakta atık olarak görülen pek çok ürün, usta ellerin marifetleri ve şeflerin reçeteleriyle yeniden değerlendirilerek özgün lezzetlere dönüştürüldü. İsrafa karşı farkındalık oluşturmayı amaçlarken, atıksız mutfağın lezzetleri Gastro İnegöl misafirleri tarafından beğeniyle karşılandı. Bu sofrada ziyan yok Gastro İnegöl’de Perşembe akşamı "Atıksız Mutfak" felsefesiyle hazırlanan menüde; haşlanan tavukların suyundan ve kalan sebzelerden yapılan tavuk suyuna sebzeli çorba, ızgarada kullanılan domateslerin uç kısımlarından hazırlanan köz domates çorbası, kereviz saplarının değerlendirildiği pirinçli zeytinyağlı kereviz sapı gibi örnekler dikkat çekti. Kalan nohut yemeklerinin humusa dönüştürüldüğü, yumuşayan meyvelerin hoşaf yapıldığı, çeşitli meyve kabuklarından "Tükenmez" adı verilen içeceğin üretildiği Atıksız Mutfak Gününde; limonlu et kavurma, atıksız yahni, döngü güveci ve patlıcan kabuklarından hazırlanan patlıcan kebabı gibi yenilikçi lezzetler de misafirlere sunuldu. Ayrıca mutfakta artan kadayıf parçalarından kadayıflı çıtır tavuk, kalan pirinçlerden kadın budu köfte, haşlanmış patates pürelerinden patatesli köfte, ızgaradan kalan pidelerden hazırlanan papara gibi uygulamalar, gıda döngüsünün nasıl sürdürülebilir hale getirilebileceğini gözler önüne serdi. Etkinlikte kullanılan her yemeğin, bir başka ürünle harmanlanarak yeni ve farklı bir lezzete dönüştürülmesi, "Atıksız Mutfak" anlayışının yalnızca bir çevre yaklaşımı değil, aynı zamanda bir gastronomi kültürü olduğunu ortaya koydu. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl’de düzenlediği bu özel günle hem israfla mücadeleye dikkat çekti hem de yerel gastronomide farkındalık oluşturarak örnek bir organizasyona imza attı. Atıksız Mutfak gününün lezzetlerini deneyimleyen Gastro İnegöl misafirleri de bu özel gecenin lezzetlerini tadımlamaktan keyif aldıklarını dile getirdiler.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:22
Başkan Karslıoğlu: "Yapılan düzenlemeler çarpıtılmamalı"
Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleriyle alakalı olarak, "Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir" dedi. İçerisinde kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerininde içerildiği torba yasa, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. "İşçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu açıklamalarda bulundu. Başkan Karslıoğlu, "Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, isteklilerin tekliflerini EKAP İşçilik Hesaplama Modülü üzerinden hazırlaması mevzuat gereği zorunludur. Ancak söz konusu modülde kıdem tazminatı maliyet kalemi yer almamakta, bu nedenle yüklenici firmaların bu gideri teklif bedeline dahil etmesi fiilen ve hukuken mümkün olmamaktadır. Buna mukabil, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca, işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte, sonrasında ise bu tutarlar yüklenici firmalara rücu edilerek tahsil edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama; teklif aşamasında öngörülmesi ve fiyatlandırılması mümkün olmayan bir maliyetin, sonradan yüklenicilere yüklenmesi sonucunu doğurmakta ve hukuki güvenlik, belirlilik ve hakkaniyet ilkeleriyle açıkça çelişmektedir" ifadelerini kullandı. "Torba yasa bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adımdır" Yapısal sorunlar ile alakalı olarak DAİMFED olarak uzun yıllardır mücadele ettiklerini belirten Karslıoğlu, "Kamu ihale sistemi içerisinde hukuka uygun ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulması, yüklenicilerin öngöremedikleri maliyetler nedeniyle mağdur edilmemesi, idare-yüklenici ilişkisinde adil risk paylaşımının sağlanması amacıyla yoğun bir mücadele yürütülmüştür. Bu süreçte yalnızca iktidar değil, muhalefet partileri nezdinde de girişimlerde bulunulmuş; meselenin siyasi polemiklerden uzak, tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır. Türk hukuk sisteminin itibarını zedeleyen bu çelişkinin giderilmesinin, ülkemizde hukuk devleti ilkesine katkı sağlayacağı her platformda ifade edilmiştir. Nitekim bu adaletsizliğin giderilmesine yönelik olarak, mevcut hükümet tarafından hazırlanan ve 21.01.2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba yasa, uzun yıllardır dile getirilen bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adım niteliğindedir" diye konuştu. "Konu siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir" Torba yasadaki bu konunun siyasi bir polemik olmaması gerektiğine de değinen DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, daha sonra şunları söyledi: "Geçtiğimiz gün bir haber kanalında yayımlanan haberde, söz konusu düzenleme amacı dışına çıkarılmış, konu hukuki içeriğinden koparılarak siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir. Bu haberde kamuoyunda adalet arayışının temsilcisi olması beklenen ve önemli siyasi sorumluluklar üstlenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın, konuya ilişkin teknik ve hukuki altyapı yeterince yansıtılmadan yapılan değerlendirmelerle, farkında olunmadan kara propaganda niteliği taşıyan bir tartışmanın parçası haline getirildiği görülmüştür. Oysa bu mesele bir parti meselesi değil, bir iktidar-muhalefet tartışması değil, doğrudan hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve hukuki güvenlik meselesidir. DAİMFED olarak çağrımız nettir. Bu konuda tüm siyasi aktörlerin, medyanın ve karar vericilerin bilgiye dayalı, hukuki temelli ve sorumlu bir dil kullanması, adaletin tesisi açısından hayati önemdedir. Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir."
23 Ocak 2026 Cuma - 12:15
Başkan Bağlamış: "150 milyon TL’lik dev yatırımla Buğdaylı’ya 30 bin tonluk lisanslı depo"
Kayseri Ticaret Borsası (KTB); 150 milyon TL’lik yatırımla Buğdaylı’da kurulacak 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo projesiyle, Kayseri’yi tarım ticaretinde ürün saklayan değil piyasayı yöneten şehir konumuna taşıyacak. KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış’ın 2018’de Başlattığı Tarım Devrimi, Kayseri’yi Türkiye’nin Oyun Kurucu Şehri Yaptı. Kayseri Ticaret Borsası (KTB), 2018 yılında başlayan ’Tarımda Büyük Dönüşüm’ hamlesini, cumhuriyet tarihinin en stratejik yatırımlarından biriyle taçlandırıyor. Buğdaylı bölgesinde yaklaşık 150 milyon TL yatırım bedeliyle yükselecek olan 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo için yer tahsisi çalışmaları başladı. Bu yatırım, Kayseri’nin sadece ürün sakladığı değil, tarım piyasalarını bizzat yönettiği yeni bir dönemin kapılarını açıyor. KTB Başkanı Recep Bağlamış’ın göreve gelmesiyle başlayan süreç, Kayseri’yi ’hizmet alan’ konumdan ’sistem kuran’ bir merkeze dönüştürdü. ELÜS Devrimi: 2018 öncesi Kayseri’nin ürünü Kayseri’de dururken, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Konya ve Gaziantep gibi illerde basılıyordu. Başkan Bağlamış’ın ilk icraatlarından biri bu haksızlığı bitirmek ve ticareti Kayseri’ye çekmek oldu. TÜRİB Kurucu Ortaklığı: Kayseri, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) kurucu ortakları arasına girerek tarımın dijital geleceğinde söz sahibi oldu. Laboratuvar Atılımı: Ardından bölgenin en gelişmiş Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Lisansı alınarak, ürünlerin kalite standartları Kayseri güvencesi altına alındı. Anadolu ÜPAK Liderliği: Türkiye’nin en büyük aracı piyasa kuruluşu Anadolu ÜPAK A.Ş.’nin kurucuları arasında yer alan KTB, bugün bu dev yapının yönetiminde Başkan Yardımcılığı düzeyinde temsil ediliyor. Final Hamlesi - 30 bin Tonluk Yatırım: Tüm bu süreçlerin ardından şimdi Buğdaylı’da yükselen 150 milyon TL’lik dev tesisle, Kayseri tarım ticaretinin tüm halkaları tek bir merkezde birleşiyor. Kayseri’nin tarım diplomasisindeki başarısını vurgulayan Başkan Recep Bağlamış; "2018’de göreve geldiğimizde bir söz vermiştik. Kayseri’nin alın teri başka illere akmayacak demiştik. O günlerde Konya’nın, Antep’in yollarında senet bastıran Kayseri’den; bugün TÜRİB’in ortağı, Anadolu ÜPAK’ın kurucusu ve yöneticisi olan bir Kayseri’ye ulaştık. Yetkili sınıflandırıcı laboratuvarımızla ürünümüze kimlik kazandırdık. Şimdi ise Buğdaylı’ya kuracağımız 30 bin tonluk lisanslı depomuzla bu süreci şahlandırıyoruz. Artık üreticimiz kendi borsasında, kendi laboratuvarında ve kendi aracı kurumunda, dünya fiyatlarıyla ticaret yapacak. Bu yatırım, Kayseri’nin tarımdaki rüştünü değil, liderliğini ilan etmesidir" ifadelerini kullandı. Modern tarımın yeni adresi Buğdaylı’da 2026 yılı içerisinde temeli atılacak olan tesis; ileri teknoloji silo sistemleri, tam entegre tescil merkezleri ve dijital işlem salonlarıyla bir ’Tarım Finans Kampüsü’ olarak hizmet verecek. Dev proje; Kayseri Ticaret Borsası’na ait Canlı Hayvan Pazarı’nın bulunduğu bölgede hayata geçirilecek. Kayseri, tarımın sadece topraktan çıktığı değil, milyarlarca liralık bir ekonomik güce dönüştüğü merkez haline gelecek.
23 Ocak 2026 Cuma - 12:00
Tarıma 1 milyar 656 milyon 39 bin 10 TL destekleme
Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, 2025 Yılında Erzurum tarımını geliştirmek için yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. 2025 yılında çiftçilere hayvancılık desteklemeleri kapsamında 671 milyon 450 bin 852 TL, bitkisel üretim desteklemeleri kapsamında 898 milyon 482 bin 452 TL, Kırsal Kalkınma Destekleri kapsamında 84 milyon 515 bin 706 TL ve diğer destekler kapsamında 1 milyon 944 bin TL olmak üzere; toplam 1 milyar 656 milyon 39 bin 10 TL destekleme ödemesi yapıldığını ifade eden Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, " 2025 yılında İlimizde 936 bin 995 ton çiğ süt üretildi. Büyükbaş, küçükbaş, kedi ve köpeğe 2 milyon 886 bin 140 adet aşı yapıldı. 249 bin 943 adet büyükbaş ve 364 bin 103 adet küçükbaş hayvan küpelenerek kayıt altına alındı.4 bin 277 adet sahipli hayvan (kedi-köpek) kimliklendirildi" dedi. "17 bin 204 adet denetim yapıldı " Erzurum’dan 118 bin 379 adet büyükbaş, 255 bin 552 adet küçükbaş, 34 bin 210 adet arılı kovan ve 376 bin 132,55 kg hayvansal ürün il dışına sevk edildiğini vurgulayan Kenger, "Yol kontrolleri hizmeti kapsamında 17 bin 204 adet denetim yapıldı. İl/İlçe Müdürlüğümüz teknik personellerince su ürünleri yetiştiricilik tesislerine 2025 yılı içerisinde 587 denetim yapıldı. 2025 yılı balıklandırma çalışmaları kapsamında 967 bin sazan yavrusu Aşkale, Uzundere, Hınıs ilçelerinde bulunan baraj gölü ve göletlere bırakıldı. İlimizde 2025 yılında üretilen su ürünleri miktarı yılda 3.744 ton oldu. Su ürünleri avcılık ve rutin tesis denetimlerinde kullanılmak üzere İl Müdürlüğümüze 1 adet tekne kazandırıldı. 40 bin 347 üretici 3 milyon 587 bin 774 da alan Tarım Bilgi Sistemi’ne kayıt edildi" diye konuştu. "İşletmeye 18 bin 632 denetim yapıldı" Erzurum’da 2 bin 684 ton bitkisel ürün ve torf ihracatı gerçekleştirildiğini ifade eden Kenger, "121 adet Bitki Sağlık Sertifikası düzenlendi. 6 bin 182 gıda üretim, satış ve toplu tüketim yapılan işletmeye 18 bin 632 denetim yapıldı. Taklit tağşişten 11 işletme yayınlandı. Bitki koruma ürünleri bayi, zirai mücadele alet ve makinaları bayi gübre bayi, üretici firma ve tohumluk bayisine 372 denetim gerçekleştirildi. Erzurum’da 79 adet yerüstü ve 16 yeraltı olmak üzere toplam 94 noktadan 3’er aylık periyotlar halinde numune alınmaktadır. 2025 yılında da 368 su numunesi alınarak bin 358 adet analiz yapıldı. İlimizdeki Organize Tarım Bölgesi ile ilgili Aziziye ilçesi Ağören ve Ilıca Mahallelerinde bulunan alanda karar kılınmış ve kurum görüşleri toplanmıştır. Müteşebbis heyeti oluşturulmuştur. Proje dosyası Bakanlığımıza sunulmuş, onaydan geçmiş ve Ocak 2026’da kesin yer seçimi toplantısı düzenlenmiştir" şeklinde konuştu.
23 Ocak 2026 Cuma - 11:50
Sabiha Gökçen Havalimanı stratejik bir başarıya imza attı
1929’dan bu yana küresel seyahat endüstrisine veri ve analiz sağlayan dünyanın lider havacılık platformu OAG, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansını "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı" şeklinde yorumladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2025 yılını, operasyonel sınırlarını yeniden tanımladığı ve küresel havacılık arenasındaki konumunu perçinlediği bir dönüm noktası olarak geride bıraktı. 25. yaşını kutlayan Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 48,4 milyon yolcu sayısına ulaşarak dünyanın en önemli uluslararası bağlantı noktalarından biri olduğunu kanıtladı. Havacılık sektörünün dijital pusulası ve küresel havacılık stratejilerinin belirlenmesinde en güvenilir otoritelerden biri olarak kabul edilen İngiltere merkezli köklü kurum OAG, 15 Ocak 2026 tarihinde Küresel Havayolu Planlama Verileri (Global Airline Schedules Data) kullanılarak hazırlanan ’2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları’ raporunu yayımlandı. 2025 yılının tamamına ait (Ocak-Aralık) planlama verilerini temel alan, yıllık bazda (YoY) ve pandemi öncesi dönemle karşılaştırmalı (2024 ve 2019 verileri dahil) analizler sunan raporda, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansına dair "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı." ifadeleri kullanıldı. Kapasite artışında birinci: yüzde 15 büyüme Havalimanlarını, arz edilen koltuk kapasitesi bazında derecelendiren OAG’ın "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" değerlendirmesinde Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 2025 yılında kapasitesini bir önceki yıla göre yüzde 15 artırarak 28,6 milyon tek yönlü (semi-route) koltuk kapasitesine ulaştı ve ilk 10 havalimanı arasında yıllık bazda en yüksek artışı kaydeden merkez oldu. Raporda Avrupa’nın önemli merkezlerinden Frankfurt (FRA) ve Münih (MUC) havalimanlarının, pandemi öncesi (2019) seviyelerinin hâlâ gerisinde kaldığı belirtildi. Her iki havalimanı da 2024 yılına kıyasla sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 5 oranında toparlanma eğilimi sergilese de yıllık bazda yüzde 15 artış kaydeden Sabiha Gökçen Havalimanı, 10. sıraya gerileyen Münih’in önüne geçti. "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" listesine giriş yapan tek yeni havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen olurken 2024 yılında 11. sırada yer aldığı çalışmada iki basamak birden yükselerek dokuzuncu sıraya yerleşti. Uzun vadeli büyüme performansında da liderliğini koruyan Sabiha Gökçen Havalimanı, kapasitesini 2019 verilerinin yüzde 37 üzerine çıkararak pandemi öncesine göre en hızlı büyüme kaydeden havalimanı oldu. 2025 yılı Dünyanın En Yoğun Havalimanları sıralamasını değerlendiren OAG Baş Analisti John Grant, küresel havacılığın yeni bir büyüme evresine geçtiğine işaret ederken İstanbul’un küresel bir merkez (hub) olarak yükselişinin de altını çizdi. Sabiha Gökçen özelinde ek değerlendirmesinde John Grant; ’48,4 milyon yolcu rakamının, yıl boyunca %84 oranında bir doluluk faktörüne işaret ettiğini; bu verinin pazar beklentileriyle uyumlu ve tutarlı bir gösterge olduğunu’ belirtti. Kerem Maybek: "ISG’nin başarısı dönüşüm vizyonunun somut karşılığı" Bu başarıyı yalnızca bir hacim artışı değil; teknolojiyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran ISG’deki bütünsel dönüşüm vizyonunun somut bir karşılığı olarak yorumlayan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, 2026 yılında da yüksek ivmeyle büyüyen trafiği, sürdürülebilirlik prensipleri ve teknoloji odaklı yatırımlarla destekleyerek dünya standartlarında misafir deneyimi sunmaya devam edeceklerini belirtti. Maybek, "Türkiye, üç kıtanın kalbindeki jeopolitik üstünlüğüyle hem hızlı bir ulaşım hattı hem de ergonomik bir bağlantı noktası olarak global havacılığın öne çıkan üslerinden biri haline geldi. Dünya turizminin gözbebeği, bu kritik lojistik koridorun merkez üssü olan İstanbul’u 23 havayolu ile 55 ülkeye ve 39’u iç hat, 115’i dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyona bağlıyoruz. Havalimanımız, sadece bir varış noktası değil; küresel havacılığın yeni ’hub’ standartlarını belirleyen devasa bir ekosisteme dönüşmüştür." değerlendirmelerinde bulundu. Maybek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kara, deniz ve raylı sistemler aracılığıyla İstanbul ve çevresiyle daha güçlü, daha hızlı ve daha entegre bağa sahip olan "Şehrin - Şehirlerin Havalimanı" Sabiha Gökçen’de yolcularımıza yalnızca bir geçiş noktası değil; konforlu, akıcı, öngörülebilir ve dijitalleşmiş bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."
23 Ocak 2026 Cuma - 11:39
Eksim Enerji, rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üçte
Türkiye’nin dört bir yanındaki yenilenebilir enerji yatırımlarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlayan Eksim Enerji, 2025 yılında 488,5 MW’lık ek artışla toplamda 1.186,5 MW’lık kurulu güce ulaştı. Şirket, yine yıl içerisinde portföyüne kazandırdığı güneş enerjisinin yanında rüzgar enerjisi santrallerinde ise toplam 42 yeni türbini devreye aldı. Şirket, yaptığı yatırımlarla rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üç arasına girdiğini duyurdu. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla Türkiye’nin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayan Eksim Enerji, 2025 yılı içerisinde tamamladığı GES ve RES projeleriyle 488,5 MW’lik ek kurulu güç artışı gerçekleştirerek rüzgar enerjisinde Türkiye’de ilk üçte yer aldığını açıkladı. Toplamda 1.186,5 MW’lik güce erişen şirket, yıl içinde Geyve RES, Yozgat RES ve Skole RES projelerinin ardından Karaman’daki yeni rüzgar santralini de devreye aldı. "11 sahada aynı anda ilerledik" 2025 yılında Yozgat, Karaman ve Ukrayna Skole RES’i aynı anda inşa ederek ulaşılması zor bir başarıya imza attıklarını belirten Eksim Enerji CEO’su Arkın Akbay şunları söyledi: "Rüzgarın gücünü ardımıza alarak 11 ayrı sahada aynı anda ilerledik. Viranşehir GES, Geyve RES, Yozgat RES ve Skole RES projelerimizi tamamlamakla birlikte yıl içinde inşasına başladığımız Silivri RES’te 109 MW, Karaman RES tesisimizde 56 MW kurulu güce yükseldik. Susurluk, Ovacık, Tokat, Hasanbeyli RES’teki kapasite artışlarımızla birlikte, şu anda yurt içi ve yurt dışı toplam 1,1 GW’yi aşmış durumdayız. Bu sayede, ülkemizde rüzgar enerjisinde ilk üçe yükselmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Yenilenebilir enerji yatırımlarını ülke genelinde dengeli biçimde yaymaya ve özellikle rüzgar enerjisi alanındaki güçlerini artırmaya devam etiklerini söyleyen Akbay, "Rüzgar enerjisi, yaşam döngüsü boyunca çok düşük karbon ayak iziyle çevresel etkisi en düşük enerji üretim kaynaklardan biri olarak portföyümüzde özel bir yere sahip. Aynı zamanda olgunluk seviyesi yüksek teknolojisi sayesinde, benzer büyük ölçekli üretim tesislerine kıyasla daha kısa sürede güvenle devreye alınabiliyor. Sürdürülebilirlik hedeflerimizi, sahaya girdiğimiz andan itibaren hızlı şekilde hayata geçirebiliyoruz" diye konuştu. 960 hanenin yıllık elektrik ihtiyacı, yenilenebilir enerjiden karşıladı Yapılan açıklamaya göre, işletme sürecine katılan yeni santrallerle enerji üretimini artıran Eksim Enerji Grubu, 2025 yılında rüzgar kalitesinin önceki yıllara oranla düşük seyretmesine rağmen bir önceki yıla kıyasla yüzde 21 artış göstererek 2,3 milyar kWh elektrik üretti. Böylece yaklaşık 960 bin hanenin elektrik ihtiyacını temiz enerjiden karşılayarak 1,4 milyon ton karbon salımının önüne geçmiş oldu.
23 Ocak 2026 Cuma - 11:36
İşçi ve memur konfederasyonlarından dijital dönüşüm uyarısı: "Doğru yönetilmezse sosyal adaletsizlikleri derinleştirebilir"
İşçi ve memur konfederasyonlarının genel başkan ve yöneticileri, dijital dönüşümün çalışma hayatındaki yansımalarını değerlendirdi. Yetkililer, dijitalleşmenin doğru yönetilmemesi durumunda sosyal adaletsizlikleri derinleştirip, çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini vurguladı. 14. Çalışma Meclisi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm" temasıyla ATO Congresium’da toplandı. Açılış konuşmalarının ardından "Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm", "Dijitalleşmenin Çalışma Modelleri ve Sendikal Örgütlenmeye Etkileri" ve "Dijitalleşmenin Kamu Çalışma Hayatına Etkileri" başlıklı oturumlara geçildi. Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) Genel Başkanı Önder Kahveci, Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ oturumunda birer konuşma yaptı. "Dijital dönüşüm kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdi" Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, dijital dönüşümün yalnızca özel sektörde değil, kamu yönetimi ve kamu hizmetlerinde de etkisini güçlü biçimde hissettirdiğini ifade etti. Yalçın, bilişim sistemleri ve e-uygulamalarla kamu hizmetlerinin hızlandığını, hizmet kalitesi ve çeşitliliğinin arttığını belirtti. "25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışan bir araya getirildi" Yetkili konfederasyon olarak kamu görevlilerinin bu dönüşümden olumsuz etkilenmemesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Yalçın, emeğin küresel bir mesele olduğu anlayışıyla öncülüğünü yaptıkları Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) çatısı altında 25 ülkeden yaklaşık 30 milyon çalışanı bir araya getirdiklerini söyledi. Dijital dönüşümün yeni meslekler ortaya çıkarırken, bazı mesleklerin de ortadan kalkmasına yol açabileceğini ifade eden Yalçın, uzaktan ve esnek çalışma modelleriyle birlikte çalışma ortamı, iş yeri, mobbing ve iş kazası kavramlarının hukuki niteliğinin değiştiğine dikkat çekti. Yalçın, asıl meselenin dijitalleşmeye yön vermek olduğunu vurgulayarak, "Dijital dönüşümün nasıl, kimin için ve hangi değerlerle yönetileceği meselesi önem arz ediyor. Çünkü dijitalleşmeyle çalışanların hakları, sendikal yapılar ve kurumsal yönetim anlayışları yeniden şekilleniyor. Çalışanların algoritmalarının salt performansa indirilmesi hem bir emek temsilcisi hem de bir insan olarak kabul edebileceğimiz bir husus değil" dedi. "Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacak" Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, 14. Çalışma Meclisi toplantısının Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşüne katkı sağlayacağı kanaatinde olduğunu belirtti. Kahveci, insanlığın en kapsamlısı dönüşümle karşı karşıya kaldığına işaret ederek, "İçinden geçtiğimiz bu süreç doğru yönetilmediği takdirde sosyal adaletsizlikleri derinleştiren, istihdamı daraltan ve toplumları yeni kırılganlıklara sürükleyen sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Söz konusu dönüşüm sürecinin teknolojik ve sosyoekonomik adaletsizliklere yol açmaması, üzerinde durulması gereken en önemli konular arasındadır" ifadelerini kullandı. "Yeni çalışma biçimlerinin getirdiği fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşılmamalı" HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan da, Türkiye endüstri ilişkiler sisteminin en temel sosyal diyalog mekanizmalarından biri olan ve 2010’da anayasal kurum haline getirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey’in 2009’dan bu yana toplanamamasını eleştirdi. Türkiye’nin endüstri ilişkiler sisteminde sosyal diyalog mekanizmalarını kullanmakta yetersiz kaldığını belirten Arslan, bu mekanizmaların işletilmesini istediklerini söyledi. Arslan, yeni çalışma biçimlerinin getirdiği zorunlulukları ve fırsatları değerlendirirken sosyal devlet sorumluluğundan uzaklaşmamak gerektiğini dile getirdi. Dijital dönüşüm sürecinde sosyal boyutun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, sosyal devlet ilkesine dikkat çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir devlettir. Sosyal devlet, güçlü karşısında zayıfın yanında duran devlettir. Devlet, işçi-işveren ilişkilerinde tarafsız bir hakem değildir, zayıfı korumakla yükümlüdür" dedi. "Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır" TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar ise dijitalleşmenin ‘doğru politikalarla yönlendirilmediği takdirde çalışma yaşamında yeni eşitsizliklere ve güvencesiz çalışma biçimlerine yol açabileceğini savundu. Ağar, çalışma hayatını derinden etkileyen başlıklardan birinin dijitalleşme olduğunu dile getirerek, "Biz sendikalar dijitalleşmeye karşı değiliz, aksine dijital gelişmenin toplumsal refahı artıracak şekilde kullanılmasından yanayız. Dijital dönüşüm, çalışanların aleyhine değil, onların yararına işleyecek şekilde planlanmalıdır. Uzaktan ve esnek çalışma modelleri açık kurallara bağlanmalı, mesai ile dinlenme süreleri net biçimde ayrılmalı, çalışanlar yalnızca takip edilen değil, alınan kararlarda söz hakkı bulunan taraflar hâline getirilmelidir. Dijital dönüşümün gerektirdiği yeni beceriler ve eğitim ihtiyaçları ortaya çıktığında bunun maliyetinin çalışana yüklenmesi kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu. Dijitalleşme ve kayıt dışı istihdamın yanı sıra vergi sisteminde adaletin sağlanması, iş sağlığı ve güvenliği, zorunlu arabuluculuk uygulaması ve kıdem tazminatı gibi konularda da düzenleme getirilmesi gerektiğini aktaran Ağar, "Çalışma hayatında yaşanan tüm bu sorunlar ertelenemez niteliktedir. Emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı, dijitalleşmenin düzenlenmediği ve sendikal özgürlüklerin güçlendirilmediği bir ortamda kalıcı toplumsal refahın tesis edilmesi mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
23 Ocak 2026 Cuma - 11:18
İş Bankası yeni sadakat programı İş Black’i duyurdu
İş Bankası, yeni sadakat programı İş Black’i hayata geçirdi. Türkiye İş Bankası, İş Black ile kişiye özel bankacılıkta yeni bir dönemi başlattığını duyurdu. Kullanıcıların, kişiye özel temsilci, İş Portföy’den uzman desteği, Çözüm Merkezi’nde önceliklendirme ve İş’te FX uygulamasından yararlanma hakkı gibi finansal imkanların yanı sıra kültür-sanat, restoran, giyim-kozmetik gibi farklı sektörlerde indirim ve imkanlara sahip olacağı belirtildi. Program kapsamındaki kullanıcılar, İşCep’teki İş Black menüsü üzerinden kendilerine özel sunulan imkanları görüntüleyebiliyor. Black ve Black Plus olarak iki seviyeden oluşan programa dahil olmak için İş Bankası’ndaki aylık varlık bakiye ortalamasının Black için en az 1 milyon TL; Black Plus için en az 4 milyon TL olması gerekiyor. Koşullara uyan bireysel müşteriler, herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın sistem tarafından otomatik olarak programa dahil ediliyor. "İş Black, finansal ayrıcalıkları yaşam tarzı deneyimleriyle buluşturan bankacılık dünyası" Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, bireysel bankacılığı yeniden yapılandırma sürecinde, müşterilerin finansal ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde hayatlarının farklı alanlarına da değer katmak stratejisiyle hareket ettiklerini belirterek, "Bu doğrultuda müşterilerimizin bankamızla bağını daha da kuvvetlendirmek ve ilişkisini derinleştirmek için tasarladığımız sadakat programlarından biri olan İş Black’i müşterilerimizle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. İş Black, finansal ayrıcalıkları ve yaşam tarzı deneyimlerini bir araya getiren bütüncül bir bankacılık dünyası. İlk defa sunulan İş Black deneyimi ile müşterilerimize İşCep’teki özel menüden tüm temas noktalarında bu ayrıcalıklı dünyanın bir parçası olduklarını hissettiriyoruz" dedi. İş Black’le ilgili detaylı bilgiye isbank.com.tr üzerinden ulaşılabiliyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder