EKONOMİ - 23 Ocak 2026 Cuma 11:50

Sabiha Gökçen Havalimanı stratejik bir başarıya imza attı

A
A
A
Sabiha Gökçen Havalimanı stratejik bir başarıya imza attı

1929’dan bu yana küresel seyahat endüstrisine veri ve analiz sağlayan dünyanın lider havacılık platformu OAG, İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansını "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı" şeklinde yorumladı.


İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı 2025 yılını, operasyonel sınırlarını yeniden tanımladığı ve küresel havacılık arenasındaki konumunu perçinlediği bir dönüm noktası olarak geride bıraktı. 25. yaşını kutlayan Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 48,4 milyon yolcu sayısına ulaşarak dünyanın en önemli uluslararası bağlantı noktalarından biri olduğunu kanıtladı.


Havacılık sektörünün dijital pusulası ve küresel havacılık stratejilerinin belirlenmesinde en güvenilir otoritelerden biri olarak kabul edilen İngiltere merkezli köklü kurum OAG, 15 Ocak 2026 tarihinde Küresel Havayolu Planlama Verileri (Global Airline Schedules Data) kullanılarak hazırlanan ’2025 Yılının Dünyadaki En Yoğun Havalimanları’ raporunu yayımlandı.


2025 yılının tamamına ait (Ocak-Aralık) planlama verilerini temel alan, yıllık bazda (YoY) ve pandemi öncesi dönemle karşılaştırmalı (2024 ve 2019 verileri dahil) analizler sunan raporda, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın 2025 yılı performansına dair "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı arasında stratejik bir başarıya imza attı." ifadeleri kullanıldı.


Kapasite artışında birinci: yüzde 15 büyüme


Havalimanlarını, arz edilen koltuk kapasitesi bazında derecelendiren OAG’ın "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" değerlendirmesinde Sabiha Gökçen Havalimanı (SAW), 2025 yılında kapasitesini bir önceki yıla göre yüzde 15 artırarak 28,6 milyon tek yönlü (semi-route) koltuk kapasitesine ulaştı ve ilk 10 havalimanı arasında yıllık bazda en yüksek artışı kaydeden merkez oldu.



Raporda Avrupa’nın önemli merkezlerinden Frankfurt (FRA) ve Münih (MUC) havalimanlarının, pandemi öncesi (2019) seviyelerinin hâlâ gerisinde kaldığı belirtildi. Her iki havalimanı da 2024 yılına kıyasla sırasıyla yüzde 3 ve yüzde 5 oranında toparlanma eğilimi sergilese de yıllık bazda yüzde 15 artış kaydeden Sabiha Gökçen Havalimanı, 10. sıraya gerileyen Münih’in önüne geçti. "Avrupa’nın en büyük 10 havalimanı" listesine giriş yapan tek yeni havalimanı İstanbul Sabiha Gökçen olurken 2024 yılında 11. sırada yer aldığı çalışmada iki basamak birden yükselerek dokuzuncu sıraya yerleşti.



Uzun vadeli büyüme performansında da liderliğini koruyan Sabiha Gökçen Havalimanı, kapasitesini 2019 verilerinin yüzde 37 üzerine çıkararak pandemi öncesine göre en hızlı büyüme kaydeden havalimanı oldu.


2025 yılı Dünyanın En Yoğun Havalimanları sıralamasını değerlendiren OAG Baş Analisti John Grant, küresel havacılığın yeni bir büyüme evresine geçtiğine işaret ederken İstanbul’un küresel bir merkez (hub) olarak yükselişinin de altını çizdi.



Sabiha Gökçen özelinde ek değerlendirmesinde John Grant; ’48,4 milyon yolcu rakamının, yıl boyunca %84 oranında bir doluluk faktörüne işaret ettiğini; bu verinin pazar beklentileriyle uyumlu ve tutarlı bir gösterge olduğunu’ belirtti.


Kerem Maybek: "ISG’nin başarısı dönüşüm vizyonunun somut karşılığı"



Bu başarıyı yalnızca bir hacim artışı değil; teknolojiyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran ISG’deki bütünsel dönüşüm vizyonunun somut bir karşılığı olarak yorumlayan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı Ticari İşler ve Strateji Genel Müdür Yardımcısı Kerem Maybek, 2026 yılında da yüksek ivmeyle büyüyen trafiği, sürdürülebilirlik prensipleri ve teknoloji odaklı yatırımlarla destekleyerek dünya standartlarında misafir deneyimi sunmaya devam edeceklerini belirtti.



Maybek, "Türkiye, üç kıtanın kalbindeki jeopolitik üstünlüğüyle hem hızlı bir ulaşım hattı hem de ergonomik bir bağlantı noktası olarak global havacılığın öne çıkan üslerinden biri haline geldi. Dünya turizminin gözbebeği, bu kritik lojistik koridorun merkez üssü olan İstanbul’u 23 havayolu ile 55 ülkeye ve 39’u iç hat, 115’i dış hat olmak üzere toplam 154 destinasyona bağlıyoruz. Havalimanımız, sadece bir varış noktası değil; küresel havacılığın yeni ’hub’ standartlarını belirleyen devasa bir ekosisteme dönüşmüştür." değerlendirmelerinde bulundu.


Maybek, sözlerini şöyle tamamladı:


"Kara, deniz ve raylı sistemler aracılığıyla İstanbul ve çevresiyle daha güçlü, daha hızlı ve daha entegre bağa sahip olan "Şehrin - Şehirlerin Havalimanı" Sabiha Gökçen’de yolcularımıza yalnızca bir geçiş noktası değil; konforlu, akıcı, öngörülebilir ve dijitalleşmiş bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz."



Sabiha Gökçen Havalimanı stratejik bir başarıya imza attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Yemek yapamayan 86 yaşındaki Necmettin dedenin imdadına "Gönül Kazan" yetişti Kocaeli’de yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlar için hayata geçirilen "Gönül Kazan" projesi, İzmit’te yalnız yaşayan 86 yaşındaki Necmettin Akay gibi kendi yemeğini hazırlamakta zorlanan birçok vatandaşın günlük sıcak yemek ihtiyacını karşılıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğünce yürütülen proje ile ihtiyacı olan vatandaşların, hijyenik şartlarda hazırlanan günlük iki öğün yemekle dengeli ve düzenli beslenmeleri sağlanıyor. İzmit ilçesine bağlı bir köyde yalnız yaşayan 86 yaşındaki Necmettin Akay da bu hizmetten yararlanan vatandaşlar arasında yer alıyor. Eşini yaklaşık 4,5 yıl önce kaybeden ve yaşlılığa bağlı sağlık sorunları bulunan Akay, günlük işlerini büyük ölçüde kendi başına yapabilmesine rağmen yemek hazırlamakta zorlandığı için 2021 yılından bu yana belediyenin sağladığı sıcak yemek hizmetinden faydalanıyor. "Temizliğimi, kendi işlerimi yapabiliyorum ama yemek yapamıyorum" Hizmet sayesinde yemek ihtiyacının düzenli olarak karşılandığını belirten Necmettin Akay, "Eşim vefat ettikten sonra yalnız kaldım. Temizliğimi, kendi işlerimi yapabiliyorum ama yemeğe gelince yapamıyorum. Yemek ihtiyacım Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" dedi. Akay, sabah kahvaltılık ve akşam yemeğinin düzenli olarak ulaştırıldığını ifade ederek, "Mevsime göre yemek gönderiyorlar. Her şey var, tabiri caizse on numara. Çeşitli yemekler geliyor. Alıp dolaba koyuyorum, ısıtıp tüketiyorum. Meyvesine kadar her şey var. Haftada iki üç gün geliyor ama tüm haftayı kapsayacak şekilde gönderiliyor" diye konuştu.
İstanbul Sadettin Saran: "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" Fenerbahçe’de geleneksel bayramlaşma töreni, Ramazan Bayramı’nın 3. gününde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Törende konuşan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, birlik ve beraberliğe dikkat çekerek, "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" dedi. Fenerbahçe, geleneksel bayramlaşma töreni kapsamında Faruk Ilgaz Tesisleri’nde bir araya geldi. Ramazan Bayramı’nın 3. gününde yapılan törene Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek Divan Kurulu ve kongre üyelerinin yanı sıra, dernek başkanları, kulüp personeli ve taraftarlar katıldı. Sarı-lacivertlilerde Sadettin Saran döneminde futbol, basketbol ve voleybolda kazanılan kupalar kurulan platformda sergilendi. Şekip Mosturoğlu: "İnşallah her alanda kupalarla, şampiyonluklarla bu sezonu tamamlarız" Törende konuşan Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, "Bayram dayanışmaya, birlik ve beraberliğe vesile. İnşallah birlik, beraberliğimiz daim olur. Burada olduğu gibi coşkuyla, birlik beraberlik içerisinde, inşallah yarıştığımız her alanda kupalarla, şampiyonluklarla bu sezonu tamamlarız. Hoş geldiniz. Nice bayramlar" ifadelerini kullandı. Sadettin Saran: "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" Mosturoğlu’nun konuşmasının ardından kürsüye gelen Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, "Çok değerli Fenerbahçe ailem. Ramazan bayramının bize getirdiği birlik ve beraberlik duygusunu burada sizlerle beraber paylaşıyor olmak benim için çok keyifli. Başkan olarak, ilk bayramım sizlerle, duygulandım. Bayramınız mübarek olsun. Nice sağlıklı, huzurlu bayramlar inşallah hepimize. Tüm takımlarımız sezonun bu kritik döneminde hedefleri doğrultusunda azimle mücadele ediyorlar. Burada inşallah çok daha fazla kupalar alacağız. Bunları da sizleri desteğiyle beraber yapacağız. Bu birlik ve beraberlik kelimesini seçimden beri kullanıyorum. Çok inanıyorum ve görüyorum. Zor günlerde berabersek, çok iyi günlerde de beraber olacağız. İyi ki varsınız. 4 Nisan’da, Yüksek Divan Kurulu’nda sizlere bilgiler vereceğiz. Burada olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum. Benim sevgili, değerli Fenerbahçe ailem. Sizleri seviyorum, nice bayramlara" diye konuştu.
Kocaeli Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: Yüzü tanınmaz halde Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi.Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı.Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Yıldırım’ın yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı.Saldırı anı kameraya yansıdıAnne ve oğlunun olay günü kafede saldırı öncesinde birlikte geçirdikleri mutlu anlardan geriye çektirdikleri fotoğraf ve videolar kalırken, feci darp olayının anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Kaydedilen görüntülerde; şüphelilerin öfkeli tavırları, küfür ve hakaretler savurdukları ve aralarından bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı."Tek hatırladığım yere düşüş anım"Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:"Darp edilen garsona ’İçeri gel’ dedim. O sırada benim oğlumda yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’Küfür etme, bayanlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur Bey oğluma tekme attı. Bende dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat Bey tekme attı yüzüme, Emrah Bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şuan. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şuanda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim.""İnsan olan yapamaz bunu"Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifni de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı."Annemi kanlar içinde gördüm"Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı:"Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’İçeri geç’ dedi. Annem müdahale edince bende onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Bende başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Bende ’Kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’Kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim.""Annemi kanlar içinde gördüm"Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Annemi kanlar içinde gördüm. Kucakladım annemi ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, bende o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, ambulansla hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı."Herkes yumruk, tekme sallıyordu"Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları kaydetti:"3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’Kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Bende ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."