EKONOMİ
Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi 19 Nisan 2026 Pazar - 22:09:37 Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Eti Bakır Tereksay’ın doğru ve güvenilir analiz kabiliyeti onaylandı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Eti Bakır Tereksay’ın doğru ve güvenilir analiz kabiliyeti onaylandı Katma değerli sanayinin önde gelen şirketlerinden Eti Bakır’ın Kırgızistan’daki yatırımı Eti Bakır Tereksay’ın doğru ve güvenilir analiz kabiliyeti onaylandı. Analizleri sayesinde Kırgızistan Merkez Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilen Eti Bakır Tereksay Kimyasal-Analitik Laboratuvarı, uluslararası alanda farklı şirketler için de analizler gerçekleştirebilecek. Kırgızistan’da altın madeni üretimi gerçekleştiren Eti Bakır Tereksay İşletmesi’nin Kimyasal-Analitik Laboratuvarı’nın; uluslararası uygulamalarda kalite ve güvenilirliğin temel göstergelerinden biri olarak kabul edilen ISO 17025:2017 (GOST ISO/IEC 17025:2017) standardına uygunluğu belgelendirildi. Kırgızistan Merkez Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edilen laboratuvar, uluslararası alanda farklı şirketlerden gelecek maden numunelerini de analiz edebilecek. Güvenilirliği onaylandı Eti Bakır Tereksay Kimyasal-Analitik Laboratuvarı Müdürü Engin Hacıislamoğlu, akredite laboratuvar ünvanının, yapılan analizlerin doğru, tekrarlanabilir ve güvenilir kılması açısından önemine dikkat çekti. Hem Türk hem de Kırgız; laboratuvardaki tüm çalışma arkadaşlarının bilgi birikimlerini uyum içerisinde analizlerine yansıttıklarını kaydeden Hacıislamoğlu, "Derin tarihsel ve kültürel bağlarımız sayesinde dost ve kardeş ülke Kırgızistan’da elde ettiğimiz başarılarımıza bir yenisini daha ekledik. Aldığımız akreditasyonla birlikte cevher ve konsantre numunelerinde altın (Au), gümüş (Ag), karbon (C) ve kükürt (S) analizlerimiz, uluslararası geçerliliğe sahip olacak. Bu akreditasyon, laboratuvardaki çalışma arkadaşlarımızın yüksek yetkinliğini, gerçekleştirdiğimiz analizlerin doğruluğunu ve laboratuvar süreçlerimizin teknolojik olgunluğunu resmi olarak teyit ediyor. Gelecek dönemde laboratuvar ve analiz altyapımızın geliştirilmesine yönelik yatırımlarımızı sürdüreceğiz" dedi. Akreditasyonun iyi bir kalite yönetim sistemine sahip olmasını da zorunlu kıldığını ifade eden Hacıislamoğlu, böylece tüm süreçlerinde kalite çıtasını sürekli artıracaklarını da sözlerine ekledi. Eti Bakır Tereksay bünyesinde faaliyet gösteren laboratuvarda 44 kişi görev alıyor. Türk ve Kırgız çalışanları ile günde 500’den fazla analiz gerçekleştiren laboratuvar, alınan akreditasyonla birlikte Orta Asya’da madencilik açısından bir merkez haline geldi. Laboratuvar, teknolojik altyapısı ve kullanılan yöntemlerle hata payını en aza indirerek elde edilen verilerin yüksek güvenilirliğini garanti altına almayı hedefliyor.
Sanayiciye faizsiz 6 milyon TL’lik yeşil destek
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:18 Sanayiciye faizsiz 6 milyon TL’lik yeşil destek Adana Sanayi Odası ve Çukurova Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenen SoGreen Projesi Bilgilendirme Toplantısı’nda, KOBİ’lere yönelik 6 milyon TL’ye varan faizsiz geri ödemeli finansman desteğinin detayları açıklandı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü ve Dünya Bankası iş birliğiyle hayata geçirilen Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi, Adana Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen kapsamlı bir toplantıyla sanayicilere tanıtıldı. Sakıp Sabancı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda açılış konuşmasını gerçekleştiren Adana Sanayi Odası Genel Sekreteri Veli Oğuz, projenin stratejik önemine dikkat çekti. Finansman maliyetlerinin yüksekliğine vurgu yapan Oğuz, şunları kaydetti; "Başkanımızın önderliğinde 2020’den bu yana Sanayi Kampüsü çatısı altında yeşil, dijital ve toplumsal dönüşümü bir bütün olarak çalışıyoruz. Finansmana erişimin zor ve maliyetli olduğu bu dönemde, bu tür geri ödemeli destekler sanayicimiz için çok kıymetli. Umuyorum ki Adana’mız bu çağrıdan maksimum düzeyde faydalanacak ve firmalarımız en başarılı projelerle bu imkanı değerlendirecektir." "Haziran bitmeden imzaları atıyoruz" Programın işleyişi ve hızı hakkında bilgi veren Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran "Toplam bütçesi 400 milyon TL olan programın, Dünya Bankası ile yapılan büyük bir anlaşmanın parçası oldu. Geçtiğimiz yıl mikro işletmelere yönelik hibe programımızı başarıyla yürüttük. Şimdi ise KOBİ’lerimiz için proje başına 6 milyon TL’ye kadar faizsiz kredi imkanı sunuyoruz. Bu kaynak, finansman ihtiyacının zirve yaptığı bir dönemde ülkemiz ve bölgemize kazandırılmış önemli bir pakettir. Süreç çok hızlı ilerleyecek; Haziran ayı bitmeden sözleşmeleri imzalamayı hedefliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından ÇKA Program Yönetim Birim Başkanı Ayşegül Kaplan, teknik detayları içeren kapsamlı Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi Bilgilendirme Toplantısı sunumu gerçekleştirdi. Toplantı soru cevap oturumu akabinde son buldu.
Balıkçılıkta genel av yasağı 15 Nisan’da başladı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:11 Balıkçılıkta genel av yasağı 15 Nisan’da başladı Su ürünleri avcılığını düzenleyen tebliğ doğrultusunda 15 Nisan itibariyle balıkçılıkta genel av yasakları bugün başladı. Konuya ilişkin açıklama yapan Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, "1 Eylül 2025 tarihinde gırgır avcılığıyla başlayan 2025-2026 av sezonunda, 15 Nisan 2026 tarihi itibariyle tüm denizlerimizde trol ve gırgır ağları ile avcılık için genel av yasağı dönemine girilmiştir. Tebliğ hükümlerine uyulması şartıyla uzatma ağlarıyla avcılık ise yıl boyunca serbesttir" ifadelerini kullandı. Kaplan, hamsi avcılığına ilişkin olarak "Hamsi Avcılığında Kota ve Üretim Planlamasının Uygulanmasına İlişkin Talimat kapsamında ilimizdeki avcılık faaliyetlerini yakından takip ettik. 2025-2026 sezonunda Trabzon’da 96 balıkçı gemisiyle toplam 21 milyon 306 bin 745 kilogram hamsi avlandı. Avlanan ürünlerin karaya çıkışı teknik personelimizce kontrol edilerek, nakil onayı verildi" dedi. Denetim çalışmalarına da değinen Kaplan, "Denetimlerimizi deniz ve iç sularda, karaya çıkış noktalarında, yol güzergâhında, balık halinde ve perakende satış yerlerinde titizlikle gerçekleştirdik. İlgili kurumlarla iş birliği içinde il genelinde toplam 1946 denetim yaptık. Yapılan kontrollerde 39 aykırılık tespit edilmiş, bu kapsamda 1 milyon 998 bin 501 TL idari para cezası uygulanmıştır" ifadelerini kullandı. Trabzon’un su ürünleri avcılığındaki önemine dikkat çeken Kaplan, "Balıkçılarımızın sezon boyunca kurallara büyük ölçüde riayet ettiğini memnuniyetle görüyoruz. Bu duyarlılık, hem sektörümüz hem de denizlerimizin geleceği açısından büyük önem taşıyor. Sürdürülebilir avcılık, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Başkan Esin Güral Argat, KUTSO’nun 3,5 yıllık faaliyetini değerlendirdi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49 Başkan Esin Güral Argat, KUTSO’nun 3,5 yıllık faaliyetini değerlendirdi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), son üç buçuk yıllık faaliyet dönemine ilişkin çalışmalarını düzenlenen basın toplantısında paylaştı. Toplantıda konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, hem geride kalan dönemi değerlendirdi hem de yeni dönem hedeflerini açıkladı. 12 Ekim 2022’den bu yana yürütülen faaliyetleri kapsamlı şekilde anlatan Güral Argat, KUTSO’nun çalışmalarını dört stratejik başlık üzerine kurduklarını ifade etti: sahada güçlü oda, insan kaynağı ve girişimcilik, ekosistem ve iş birliği ile dışa açılım ve temsil. Göreve geldiklerinde kendilerine önemli bir soru yönelttiklerini belirten Güral Argat, "KUTSO sadece gelişmeleri izleyen bir kurum mu olacak, yoksa yönlendiren ve üyeleri adına inisiyatif alan bir yapı mı? Biz ikinci yolu seçtik" dedi. KUTSO yönetimi, dönem boyunca sahaya ağırlık vererek organize sanayi bölgelerinden çarşılara kadar geniş bir alanda 460’ın üzerinde üye ziyareti gerçekleştirdi. Meslek komitesi toplantıları ve buluşmalarla birlikte bin 200’ü aşkın yüz yüze görüşme yapıldı. Ayrıca 14 meslek komitesi toplantısı, 14 üye buluşması ve 5 değerlendirme toplantısı düzenlendi. Kurumsal kalite kapsamında EFQM 4 Yıldız belgesi alınırken, üç ayrı stratejik planlama çalıştayı ile yol haritası oluşturuldu. KUTSO’nun yaptığı anket sonuçlarına göre üye memnuniyeti yüzde 84 olarak ölçüldü. Aidat toplama oranı ise yüzde 53’ten yüzde 70’e yükseldi. Güral Argat, "Rakamlar yalan söylemez. Üyelerimiz güvenlerini aidatlarıyla gösteriyor" ifadelerini kullandı. Mesleki eğitim alanında önemli adımlar atan KUTSO, Erasmus+ akreditasyonu alarak Türkiye genelinde bu unvana sahip 4. oda oldu. Proje kapsamında öğrenciler ve öğretmenler Avrupa’da staj ve ziyaret programlarına katılacak. DPÜ ve KSBÜ iş birliğiyle yürütülen mentor-mentee projeleri, nitelikli iş gücü programları ve kadın kaynakçı yetiştirme projesi dikkat çeken çalışmalar arasında yer aldı. Kadın istihdamını artırmak amacıyla Kadın Girişimcilik Ofisi kuruldu ve ulusal-uluslararası iş birlikleri geliştirildi. KUTSO, Türkiye-AB İş Dünyası Diyaloğu kapsamında Dijital Dönüşüm Ofisi’ni kurarken, sürdürülebilirlik alanında da yeni bir komisyon oluşturdu. Komisyonun, Kütahya iş dünyasını Avrupa Yeşil Mutabakatı’na hazırlamayı hedeflediği belirtildi.
Başkanvekili Biba: İnegöl mobilyası dünya çapında bir başarı hikayesi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:49 Başkanvekili Biba: İnegöl mobilyası dünya çapında bir başarı hikayesi Bu yıl 54.’sü düzenlenen İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, "İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır" dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilya üreticilerinin son koleksiyonlarını sergilediği 54. İnegöl Mobilya Fuarı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere birçok üretici katıldı. "Tasarım ve inovasyon üretimina ayrılmaz bir parçası" Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, mobilyanın başkenti İnegöl’ün yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olduğunu dile getirdi. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl’ün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Başkanvekili Biba, "Dünyada rekabet artık sadece üretmekle değil; katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Yeni dönemde, tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İnegöl mobilyası bu anlamda dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüştür" diye konuştu. Üreten şehirlerin güçlü olacağını, güçlü şehirlerin güçlü Türkiye’yi inşa edeceğini anlatan Başkanvekili Biba, "Bizler de yerel yönetimler olarak; ülkemizin bu büyük kalkınma yürüyüşünün yereldeki en önemli paydaşlarıyız. Bu vizyon, yerli üretimi destekleyen, girişimciyi büyüten, sanayicinin önünü açan anlayışın sonucudur. İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır. İnegöl Mobilya Fuarı’nın, üreticilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta fuar yönetimi olmak üzere fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl’ün mobilyada referans noktası olduğunu vurguladı. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın şehrin mobilya üretiminin ve ihracatının itici gücü olduğunu aktardan Ayyıldız, köklü fuarın her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirtti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, ekonomik krizlerin yaşandığı süreçte sebeplere sarılmanın büyük önem taşıdığını belirterek İnegöl’ün bunu başardığını vurguladı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette çok önemli bir merkez konumuna geldiğini belirten Burkay, desteklerinden dolayı Bakan Bolat’a ve tüm yöneticilere teşekkür etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl denince akla ilk olarak mobilyanın geldiğini belirtti. İnegöl mobilyasının küresel bir marka olma yolunda ilerlediğini anlatan Taban, ilçenin tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği gibi konularda da önemli potansiyeller barındırdığını söyledi. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, stantları ziyaret edip sektör temsilcileriyle sohbet etti.
Gençlerden doğal taşa "dekoratif" dokunuş
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:41 Gençlerden doğal taşa "dekoratif" dokunuş Doğaltaş sektörünün kalbinin attığı Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı’nda, bu yıl 8. kez düzenlenen Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması ödülleri sahiplerini buldu. Heykel Çalıştayı’nda birbirinden kıymetli eserlere hayat veren sanatçılara da plaket takdim edildi. Törende genç tasarımcılara seslenen Başkan Cemil Tugay, "Bir kentin ve bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayal kurabilme cesaretiyle doğru orantılıdır. İzmir olarak, üretimi tasarımla, tasarımı inovasyonla buluşturan her girişimin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31’inci kez kapılarını açan Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen 8. Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Katma değeri yüksek ürünlerle Türk doğaltaşının piyasa değerini artırmayı hedefleyen yarışma, bu yıl "Dekoratif Ev Eşyaları" temasıyla düzenlendi. Genç yeteneklerin doğaltaşlardan üretilen ev eşyalarını tasarladığı yarışmanın ödül töreni Fuar İzmir’de gerçekleştirildi. Ayrıca bu yıl ilk kez düzenlenen Heykel Çalıştayı’nda birbirinden değerli eserler üreten sanatçılara da plaket takdim edildi. Genç tasarımcılara destek Ödül töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Marble İzmir’in doğal taş sektörünü dünyaya açtığını belirterek, "Dünyanın dört bir yanından mimarları, üreticileri ve alım heyetlerini İzmir’de bir araya getiren bu büyük organizasyon, ülkemizin sahip olduğu zenginlikleri de görünür kılıyor. Türkiye, dünya doğal taş rezervlerinin yaklaşık yüzde 35’ine sahip. 120’nin üzerinde renk ve desende mermerimiz, Marble İzmir sayesinde küresel pazarda hak ettiği değeri buluyor. Ama artık sadece üretmek yetmiyor; katma değer meydana getirmek ve fark oluşturmak gerekiyor. İşte bu noktada tasarım devreye giriyor. Bu yarışmayı, doğal taş sektörünün uluslararası pazardaki rekabet gücünü artırmak ve genç tasarımcıları desteklemek amacıyla düzenliyoruz" dedi. "Her girişimin yanındayız" Yarışmadaki tasarımların kâğıt üzerinde kalmadığını, finale kalan projelerin, sektörün güçlü firmalarının desteğiyle hayata geçirildiğini aktaran Başkan Tugay, "Gençlerimiz, tasarımdan üretime uzanan süreci birebir deneyimliyor. Bu da onlar için motive edici bir başlangıç imkânı sunuyor. Sizler tasarım yaparken sektörün geleceğini şekillendiriyorsunuz. Attığınız her adım, Türkiye’nin doğal taşta hem üretimde hem tasarımda söz sahibi olmasının önünü açıyor. Bu sayede, doğal taş alanında oluşturulan katma değerde sizin de büyük payınız oluyor. Bizler yerel yönetimler olarak sizin önünüzü açmak, sizi desteklemek ve üretiminize alan oluşturmak zorundayız. Bir kentin, bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayal kurabilme cesaretiyle doğru orantılıdır. İzmir olarak üretimi tasarımla, tasarımı inovasyonla buluşturan her girişimin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Heykeller İzmir’i süsleyecek" Heykel Çalıştayı’nı, Marble kapsamında kente kazandırdıklarını söyleyen Başkan Tugay, "Heykeltıraş Ekin Erman küratörlüğünde altı heykeltıraş, 20 gün boyunca Fuar İzmir’de çalıştı. Eserlerini burada üretti. Tüm eserleri görebileceksiniz. Fuardan sonra da bu heykeller kentin değişik yerlerine yerleştirilecek. Sanatçılarımıza, emekleri için teşekkür ediyoruz" dedi. Erman: İzmir’e çok güzel eserler kazandırdık Konuşmanın ardından Başkan Tugay, Heykel Çalışytayı’nda Türkiye’nin farklı kentlerinden gelerek eserler üreten sanatçılar Kuratör Ekin Erman, Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan’a plaket takdim etti. Erkin Erman, "Başkanımıza bizlere böyle bir fırsatı sağladığı için teşekkür ediyorum. Gerçekten kadim bir varlık mermer. Bütün her şeyin tanığı. Oluştuğu milyarlarca yılda her şeyi görmüş. Biz bir çekiç vurduğumuzda aslında tarihten bir parça atıyoruz ve o parça nefes almaya başlıyor. Hepsinin bizim gözümüzde farklı bir yeri var. Onun için çok değerli. Çalışması ve organizasyonu çok zor. İZFAŞ’a da çok teşekkür ederiz. İzmir’e çok güzel eserler kazandırdık, çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. Ödüller sahiplerini buldu 200 bin liralık birincilik ödülünü "Litik Lumina" adlı eseriyle Hümeyra Kocayiğit kazandı. Kocayiğit’e ödülünü Başkan Tugay takdim etti. 130 bin liralık ikincilik ödülünü "Strata" adlı eseriyle Ulviye Akgül, Büşra Nur Kılınçarslan ve Arda Deniz Yücel kazandı. Gençler ödüllerini Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek’ten aldı. 65 bin liralık üçüncülük ödülünü ise "Hextone" adlı eseriyle Tuğba Koşak kazandı. Koşak’a ödülünü İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu takdim etti. Ege Maden İhracatçıları Birliği Özel Ödülü’nü Arda Uluç Aydın, Erdoğan Akbulak Özel Ödülü’nü Defne Turan ve firma ödüllerini ise Hilal Akyüz, Oğuz Erten, Ece İldeniz, Yağmur Çelik, Berke Güntürk, Begüm Kübra Çetin, Beste Çetin, Begüm Sucu kazandı. 8 ülkenin 67 üniversitesinden 724 başvuru Yarışmaya bu yıl Türkiye, İran, Irak, Almanya, Yemen, Arnavutluk, Bulgaristan ve Polonya’nın 67 üniversitesinden toplam 724 başvuru yapıldı. 606 geçerli başvuru içerisinden 38 proje ön elemeye kaldı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Can Özcan’ın başkanlığını yaptığı, akademisyen ve sektör temsilcilerinden oluşan 22 kişilik jüri değerlendirmesi sonucu dereceye giren projeler belirlendi.
Düğünlerde çeyrek altının yerini gram altın ve nakit para aldı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:27 Düğünlerde çeyrek altının yerini gram altın ve nakit para aldı Altın fiyatlarında yaşanan rekor yükseliş, düğünlerdeki takı geleneklerini önemli ölçüde değiştirdi. Vatandaşlar çeyrek altın yerine daha düşük gramajlı ürünlere ve nakit paraya yöneldi. Düğün sezonunun yaklaşmasıyla birlikte tüketici alışkanlıklarında ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Geçmiş yıllarda yoğun ilgi gören tam ve yarım altın satışları, yerini gram ve yarım gramlık ürünlere bıraktı. Genç çiftler yüksek işçilik maliyeti olan ağır setler yerine günlük kullanıma uygun minimalist tasarımları tercih ederken, yatırımcılar işçiliksiz bileziklere ilgi gösteriyor. Piyasada yaşanan bu değişimi değerlendiren kuyumcu esnafı İlhan Zorer, artan fiyatların sektöre etkilerini ve yeni dönem alışkanlıklarını anlattı. Maliyetler yüzde 80 arttı Geçen yıla oranla düğün takı maliyetlerinde yüzde 60 ile yüzde 80 arasında bir artış yaşandığını belirten İlhan Zorer, "Aileler fiyatların düşmesi beklentisiyle alışverişi son ana bırakıyor. Kredi kartına taksit imkanlarının daralması sebebiyle esnaf ve tanıdık müşteriler arasında elden taksit veya fiyat sabitleme gibi ödeme modelleri yeniden uygulanmaya başlandı. Düğün davetlileri için çeyrek altın ulaşılması güç bir noktaya geldi ve takı sandıklarında nakit para dönemi başladı. Gurbetçi vatandaşların sezon açılışıyla birlikte piyasayı hareketlendirmesini bekliyoruz" diye konuştu. Sahteciliğe karşı teknolojik önlem Fiyatların artmasıyla birlikte merdiven altı üretim ve sahtecilik vakalarında da artış gözlemlendiğine dikkat çeken İlhan Zorer, "Yeni nesil sahtecilikte ağırlık ve renk birebir kopyalanabiliyor. Tüketicinin sesi dinleyerek veya renge bakarak sahte altını ayırt etmesi artık çok zor. Sahteciler patent ve damgayı da kopyalayabiliyor" ifadelerini kullandı. Ürünün sertifikasına ve esnafın güvenilirliğine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Zorer, modern kuyumcuların XRF cihazları ile altının saflık derecesini saniyeler içinde ölçerek güvenli işlem yaptığını kaydetti. Sahte altın şoku Piyasadaki sahtecilik olaylarına karşı vatandaşları uyaran İlhan Zorer, bir müşterinin yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Bir müşterimiz düğün takılarını bozdurmaya geldiğinde, kutudan çıkan bileziklerin sadece dışının altın kaplama, içinin ise bakır olduğunu anladık. Müşterinin yaşadığı o sessiz şok, emeğinin ve hayallerinin çalınmış olmasının verdiği üzüntü tarif edilemez." İnternet indirimlerine dikkat Altının değerinin altında satılamayacağını hatırlatan İlhan Zorer, "Eğer piyasadan çok daha ucuzsa o ürün kesinlikle altın değildir. Sertifikasız ürün almayın. İnternet üzerindeki inanılmaz indirimlere kanmayın. Düğün takılarınızı bozdurmadan önce mutlaka güvenilir bir ekspertizden, odaya kayıtlı kuyumculardan destek alın" dedi.