EKONOMİ
Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor 21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25:49 Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14 Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04 Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:00 Yağışa teslim olan bağlar ayağa kalktı Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yoğun yağışlar nedeniyle uzun süre su altında kalan üzüm bağları, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden toparlandı. Üreticiler, geciken bakım çalışmalarını tamamlayarak bağlarını yeni sezona hazır hale getirdi. Kış aylarından itibaren mevsim normallerinin üzerinde seyreden yağışlar, Alaşehir’de üzüm üreticilerini zor durumda bıraktı. Birçok bağda su baskınları yaşanırken, üreticiler uzun süre arazilerine giremedi. Bağlar suya teslim oldu Yoğun yağışların etkisiyle bazı bölgelerde bağlar tamamen suyla kaplandı. Asmaların gövde seviyesine kadar yükselen su nedeniyle bağlar adeta bataklığa dönerken, üreticiler ne traktörle ne de yaya olarak bağlarına ulaşabildi. Bu durum, her yıl kasım ayında başlayan budama ve bakım çalışmalarının ciddi şekilde gecikmesine neden oldu. Budama, bağlama ve toprak işleme gibi önemli çalışmaların aksaması, üreticileri sezon başında yoğun bir tempoya zorladı. Bağda çalışan işçi kadınlardan Meryem Aktürk, "Bu sezon işçi yöntemlerinin veren için de, işçi içinde zor oldu. Üzüm para ederse çalışan da kazanacak, üretici de kazanacak. Kadın işçi bin TL, erkek işçi bin 500 TL. Bu durumlarda veren için de işçi için de zor Allah nasip ederse bir orta yolunu bulacağız." dedi. Sular çekildi, çalışmalar hızlandı Bahar aylarıyla birlikte hava sıcaklıklarının artması ve suyun çekilmesiyle bağlarda yeniden hareketlilik başladı. Toprağın tava gelmesiyle birlikte üreticiler bağlarına girerek eksik kalan tüm işlemleri kısa sürede tamamladı. Budama, tel germe, direk yenileme, çift sürme, ızgara çekme ve gübreleme gibi çalışmalar yoğun tempoda gerçekleştirilirken, bağların büyük bölümünde sezon hazırlıkları tamamlandı. Bağlarda çubuk bağlama işi yapan Hülya Kocaman ise yağışların işleri geciktirdiğini ifade ederek, "Bu sene yağışlardan dolayı işlerimiz hep geriledi. Soğuk ve çamurda çalışmak zor oldu. Ama şimdi sonuna geldik. Bu son bağlarımız, bitmek üzere. Üzüme hazırladık, artık üzümün uçları görünmeye başladı" diye konuştu. Alaşehir Hacıaliler Mahallesi’nde üretim yapan çiftçi Selim Aktürk, sezon hazırlıklarının tamamlandığını belirterek, "Bağımızın budağından başladık, budama bitti. Telleri gerdik, direkleri değiştirdik. Kadınlarımız çubuk bağlama işini yaptı. Toprağımızı işledik, gübremizi attık. Artık durmak yok, sezon başladı. İnşallah bu yıl hem üzüm bol olur hem de çiftçimiz kazanır" dedi. Üreticiler umutlu Geçtiğimiz yıl beklenen verimi alamadıklarını dile getiren üreticiler, bu yıl yağışların toprağa olumlu yansıyacağını ve verimin artacağını düşünüyor. Uzmanlar ise yağışlı geçen kışın ardından düzenli bakım yapılan bağlarda verimin yüksek olabileceğini, ancak hastalık ve zararlılara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
Eşarj, 25 bin aracın yıllık emisyonuna denk etki oluşturdu
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:01 Eşarj, 25 bin aracın yıllık emisyonuna denk etki oluşturdu Eşarj, YEK-G belgeli yenilenebilir enerjiyle sağladığı şarjlanmalar sayesinde 2025 yılı sonu itibarıyla 123 milyon kilogram karbon salımının önlenmesine katkı sağladı. Bu çevresel etkinin, yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca trafiğe çıkmamasına denk geldiği belirtildi. Türkiye’nin önde gelen elektrikli araç şarj ağı operatörlerinden olan ve Enerjisa Enerji’nin tamamına sahip olduğu Eşarj, elektrikli mobilitenin büyüme sürecinde şarj altyapısının hangi enerjiyle geliştiğine odaklanıyor. Şarj hizmetini yüzde 100 yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlayan şirket, bu yaklaşımı kaynaktan tekerleğe uzanan bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Açıklamaya göre, son bir yılda elektrikli araç sayısının yaklaşık iki katına çıktığı Türkiye’de, bu hızlı dönüşüm şarj istasyonu ağına olan talebi de belirgin şekilde artırırken; fosil yakıtlı araçların toplam araç parkı içindeki payının kademeli olarak azalacağı yeni bir döneme işaret ediyor. Bu dönüşüme hızlı istasyon ve müşteri deneyimi alanındaki yatırımlarıyla katkı veren şirket, Türkiye’de yeşil enerji sertifikasına sahip ilk şarj operatörlerinden biri olarak, istasyonlarında kullanılan elektriğin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını belgeliyor. Yenilenebilir enerjiyle sağlanan şarjlar sayesinde şirket, 2025 yılı sonu itibarıyla 123 milyon kg karbon salımının önlenmesine katkı sağladı; bu etki yaklaşık 25 bin fosil yakıtlı aracın bir yıl boyunca trafiğe çıkmamasına denk geliyor. Müşteri deneyimiyle şekillenen sürdürülebilir mobilite Şirket, müşteri deneyimini masa başında değil, elektrikli araç kullanıcılarını dinleyerek ve sahadan gelen geri bildirimlerle geliştiriyor. Kullanıcıların şarj sürecinde duyduğu ihtiyaçlar, Eşarj Auto ve Seyahat Planlama özelliği gibi dijital çözümlerin yanı sıra, lokasyon önerisi toplama gibi doğrudan kullanıcıdan gelen girdilerin yeni istasyon yatırımlarına yansıtılmasında da belirleyici oluyor. Bu sayede temiz enerji, yalnızca çevresel bir tercih değil; kullanıcı açısından da hızlı, kolay ve güvenilir bir deneyime dönüşüyor. "e-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik" Elektrikli otomobillerin YEK-G belgeli enerjiyle şarj etme imkanı sunarken karbon salımının önlenmesine de katkı sağladıklarını vurgulayan Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Elektrikli mobilite Türkiye’de artık hızla ölçeklenen bir dönüşüm. 2024 sonunda elektrikli araç sayısı 185 bin seviyesindeyken, 2025 Aralık itibarıyla bu rakam 373 binin üzerine çıktı; aynı dönemde ticari şarj soketi sayısı da 26 binden 38 binin üzerine yükseldi. Bu tablo, önümüzdeki yıllarda şarj altyapısına yönelik yatırım ihtiyacının daha da artacağını açıkça gösteriyor. Şirket olarak Türkiye’de bu işi başlatan ilk şarj operatörü olmanın getirdiği sorumlulukla hareket ediyoruz. Elektrikli mobilitenin çevresel faydasının ancak şarjın yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle sağlandığında anlamlı olduğuna inanıyor; kaynaktan tekere temiz enerji yaklaşımını benimsiyoruz. Büyüyen ve giderek daha rekabetçi hale gelen bu pazarda farkı oluşturan yalnızca altyapı değil, kullanıcı deneyimi. Müşterilerimizi dinleyerek geliştirdiğimiz çözümlerle, büyümeyi sorumlu tüketim anlayışıyla birlikte ele alıyor; Herkes için Daha İyi Bir Gelecek hedefiyle sürdürülebilir mobiliteyi günlük hayatın doğal bir parçası haline getirmeyi amaçlıyoruz."
İstanbul Fuar Merkezi, 40 bin metrekarelik yeni salon inşaatı ile stratejik büyüme hamlesi başlattı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:58 İstanbul Fuar Merkezi, 40 bin metrekarelik yeni salon inşaatı ile stratejik büyüme hamlesi başlattı İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) Başkan Vekili Şekib Avdagiç, "İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) Avrupa’da yapılan en önemli ilave fuar yatırımının temelini attık. Yeni salon inşaatı tamamlandığında kapasitesi yüzde 40 artacak olan İFM, bölgemizin en etkili fuar alanı olmaya doğru emin adımlarla ilerliyor" ifadelerini kullandı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı ve İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) Başkan Vekili Şekib Avdagiç, İFM’de iki katlı, toplam 40 bin metrekarelik yeni bir fuar alanı için inşaat çalışmasına başladıklarını açıkladı. İDTM bünyesinde 11 fuar salonu ile faaliyet gösteren İstanbul Fuar Merkezi’nin (İFM), yapılan kapsamlı altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla Avrupa’nın da önde gelen fuar merkezleri arasına girmeyi başardığını belirtti. Avdagiç, "Salonlarımızın tamamının işletmesini üstlenmemizin ve salonlarımızın tapusunu almamızın ardından, ilk kez 18 yıl sonra bir ilave fuar salonu inşaatını başlattık. Bu projeyle, genişlememizin birinci etabını tamamlayarak, toplam fuar alanımızı 140 bin metrekareye yükselteceğiz." bilgisini verdi. İstanbul Fuar Merkezi’nde Avrupa’da yapılan en önemli ilave fuar yatırımının temelini attıklarını belirten Avdagiç, yeni salon inşaatı tamamlandığında kapasitenin yüzde 40 artacağını kaydetti. Avdagiç, "İFM, bölgemizin en etkili fuar alanı olmaya doğru emin adımlarla ilerliyor. Toplam fuar alanımızı 140 bin metrekareye yükseltecek genişleme projesiyle İstanbul’u dünya fuarcılığının öne çıkan merkezlerinden biri haline getirme yolunda stratejik bir eşiği geçeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. "2026 yılı takviminde şimdiden 73 fuar var" Avdagiç, böylece Avrupa’daki ekonomik ve jeopolitik dalgalanmalar ile Rusya-Ukrayna savaşının oluşturduğu belirsizlik sonrası rotanın İstanbul’a çevrilmesini en iyi şekilde değerlendirmiş olacaklarını ifade etti. Şekib Avdagiç, İDTM bünyesinde yer alan İstanbul Fuar Merkezi’nin, yaptıkları büyük altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla bugün sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın önde gelen fuar merkezleri arasına girmeyi başardığını belirtti. Avdagiç, "2026 yılı takvim düzenlenmesi de şimdiden yapıldığından fuar sayısının 73, kullanım alanının da 2 milyon 536 bin metrekare olacağını düşünüyoruz. Metrekare kullanımındaki artış, daha büyük ölçekli ve kapsamlı etkinliklere ev sahipliği yapmamızdan, başından beri uyguladığımız kapsayıcı fuarcılık anlayışından kaynaklanıyor. Bu da hedefimize adım adım yaklaştığımızı gösteriyor." açıklamasını yaptı. "Private 5G ile, İFM’nin küresel arenadaki gücünü sağlamlaştırdık" Avdagiç, yine 2025’te Türkiye’de fuar sektöründe ilk kez özel (Private) 5G altyapısını devreye aldıklarını belirterek, "Private 5G ile, İFM’nin dijital altyapısını Avrupa’daki lider fuar merkezlerinin önüne taşıyarak küresel arenadaki gücünü sağlamlaştırdık. Diğer yanda ziyaretçilerimiz için çok önemli bir hizmete daha imza attık ve Ayamama Deresi üzerinde İFM Köprüsünü inşa ettik. Böylece E-5 Metrobüs hattı ile İstanbul Fuar Merkezi arasındaki yaya erişimini kolaylaştırdık." ifadelerini kullandı. Avdagiç, kuşkusuz İFM salonlarımızda ev sahipliği yaptıkları en önemli fuarın, Türk Savunma sanayiinin göz bebeği IDEF - Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı olduğunu vurgulayarak, "IDEF’in İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenmesi, İFM’nin büyük ölçekli uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma kapasitesini bir kez daha ortaya koydu." ifadelerini kullandı. Diğer yandan İstanbul Fuar Merkezi bünyesinde 2025 yılında İFM Divan adıyla yeni nesil toplantı odaları ve çok amaçlı salonlardan oluşan toplantı ve etkinlik alanını hizmete aldıklarını belirten Avdagiç, "İstanbul Fuar Merkezimiz 2025 yılında Avrupa Fuar Merkezleri Birliği’ne üye oldu. Eminim ki, bu üyelik Avrupa’daki fuar merkezleriyle daha yakın iş birliği kurmasını sağlayacak, İFM’yi bölgede bir adım öne çıkartacaktır" diyerek açıklamasını tamamladı.
Güvenilir gıda yolculuğunda Denizlili kadınlara GEKA desteği
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:28 Güvenilir gıda yolculuğunda Denizlili kadınlara GEKA desteği Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan "Güvenilir Gıda Yolculuğunda Kadın Eli" projesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) 2025 Teknik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Denizli’de güvenilir gıda üretiminde kadın kooperatiflerinin rolünün güçlendirilmesini hedefleyen proje kapsamında, Denizli Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Nevzat Zayim ile GEKA Genel Sekreteri Ümit Gülyağı arasında iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol ile kadın kooperatiflerine yönelik eğitim ve uygulama süreçleri resmen başlatıldı. Proje çerçevesinde, Denizli genelinde faaliyet gösteren kadın kooperatiflerinin gıda mevzuatına uyum, hijyen uygulamaları, etiketleme ve gıda güvenliği konularında bilgi ve uygulama kapasitelerinin artırılması amaçlanıyor. Eğitim ve uygulamalarla birlikte kadın kooperatiflerinin üretim süreçlerinde daha bilinçli ve sürdürülebilir bir yapı oluşturması hedefleniyor. "Güvenilir Gıda Yolculuğunda Kadın Eli" projesinin, hem kadın emeğinin görünür kılınmasına hem de tüketicilere sunulan ürünlerin güvenilirliğinin artırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Denizli Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri, kadınların üretimde daha güçlü yer almasının yerel kalkınmaya önemli katkı sunduğunu belirterek, kadın kooperatiflerini destekleyen projelerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Aydın’da ilk olacak, gençler iş dünyasıyla buluşacak
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:21 Aydın’da ilk olacak, gençler iş dünyasıyla buluşacak Cumhurbaşkanlığı himayelerinde gerçekleştirilecek Ege Kariyer Fuarı, ilk kez Aydın’da kapılarını açmaya hazırlanırken Aydın Valisi Yakup Canbolat, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını fuara katkı sunmaya davet etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde Aydın İş Bulma Kurumu, Adnan Menderes Üniversitesi ve Savunma Sanayi Başkanlığı işbirliğiyle Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF’26) 15-16 Nisan 2026 tarihlerinde Aydın’da ilk kez düzenlenecek. "Yetenek Her Yerde" temasıyla hayata geçirilen Bölgesel Kariyer Fuarları kapsamında gerçekleştirilecek EGEKAF’26’da üniversite ve meslek lisesi öğrencileri, iş arayanlar ve işverenler bir araya gelecek. Fuarın, gençlerin kariyer planlamalarına katkı sağlaması ve istihdam imkanlarını artırması hedeflenirken, Aydın Valisi Yakup Canbolat ise kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını fuara katkı sunmaya davet etti. "Gençlerimizi iş verenlerimiz ile buluşturacağız" Aydın’da ilk kez düzenlenecek olan fuarda üniversite ve meslek lisesi öğrencilerini ve iş arayanları, iş verenler buluşturacaklarını ifade eden Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Ülkemizde olduğu gibi tüm devletler, istihdamın artırılması ve işsizliğin önlenmesi için politikalar oluşturmaktadır. İşsizliğin önlenmesi ve istihdamın artırılması için ilgili kurumlarımız ile birlikte ciddi bir dayanışma içerisindeyiz. Günümüz dünyasında değişen üretim anlayışının sonucu olarak firmalar, artık verimliliklerini artıracak nitelikli işgücünün arayışı içindedirler. Sektörlerin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesi amacıyla eğitim, istihdam, üretim çerçevesinde mesleki eğitimi güçlendirme çalışmalarımız artarak devam etmektedir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) projesiyle gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisine girmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Eğitimden istihdama, stajdan ilk işe meslek lisesinden üniversiteye kadar gençlerimizin hayatına dokunmayı amaçlıyoruz. Gençlik Programı, Ulusal Staj Programı, İşgücü Uyum Programı, İşe İlk Adım Projesi gibi enstrümanlar ile gençlerimizi iş hayatına entegre etmeyi planlıyoruz. 15-16 Nisan 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığımız himayelerinde Aydın iş bulma kurumu, Adnan Menderes Üniversitesi ve Savunma Sanayi Başkanlığı işbirliği ile ilimizde ilk kez Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF’26) düzenlenecektir. Bu fuarda üniversite ve meslek lisesi öğrencilerimizi, iş arayanları, iş verenlerimiz ile buluşturacağız. Fuara, iş verenlerin, sivil toplum kuruluşlarının, oda ve borsalarımızın katkıda bulunmalarını bekliyoruz" dedi.
Bakan Bolat: "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur"
27 Ocak 2026 Salı - 17:09 Bakan Bolat: "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Son yıllarda teknik müşavirlik de onu desteklemekte ve başarıyı taçlandırmaktadır. 30 yılda 50 milyar doları aşmışken Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Bolat, Dünyada meydana gelen jeopolitik gelişmelerin, hızla artan korumacılık eğilimlerin ve kritik girdilerin tedarikliğine ilişkin kırılganlıkların küresel sistemin yeniden şekillenmesine yol açtığını belirterek, Davos Zirvesi’nde de liderlerin bu kırılganlıkları itiraf ettiğini dile getirdi. Geçen senenin zor geçen bir dönem olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu ‘Türkiye Yüzyılı Vizyonu’ doğrultusunda daha fazla yatırım, üretim, ihracat ve döviz geliri için ihracatçılar, müteahhitler ve teknik müşavirlerle dünyanın dört bir yanında durmaksızın çalıştıklarını vurgulayan Bolat, üretim ve ihracat alanındaki başarıların ekonomik büyüme, üretim artışı, istihdam artışı gibi alanlara olumlu yansıdığını kaydetti. "Kişi başına milli gelirimiz 18 bin dolar sınırına ulaşmıştır" Bakan Bolat, son 21 çeyrektir ülke ekonomisinin büyümeye devam ettiğini vurgulayarak, 2024 yılında 1,3 trilyon dolar olan milli geliri bu yıl 1,5 trilyon doların üzerinde tamamlayarak yeni bir rekor kırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Dış ticarette, ihracatta cari işlemler dengesinde olumlu artışlar gözlemlendiğini de söyleyen Bolat, "Kişi başına milli gelirimiz 18 bin dolar sınırına ulaşmıştır" dedi. "Müteahhitlik hizmetleri başta olmak üzere tüm hizmet ihracatçıların gayretiyle rekorumuzu yenileyeceğiz" Bolat, 2025 yılındaki ihracat rakamlarında 396 milyar dolarla rekor kırdıklarını hatırlatarak, "Bizlere 410 milyar dolar toplam ihracat hedefini belirlenmişti. Mallarda 282 milyar dolar hizmetlerde de 128 milyar dolar olarak. Mal ihracatı yanında gurur kaynağımız olan hizmetler ihracatında da hamdolsun geçen yılı rekorla kapattık. Bu yılda inşallah sizlerin ve tüm hizmet ihracatçıların gayretiyle rekorumuzu yenileyeceğiz. Bu noktada başta müteahhitlik hizmetleri, turizm sektörü, fuarcılık, taşımacılık, lojistik, bilişim, yazılım hizmetleri, eğitim ve sağlık turizmi, danışmanlık hizmetleri, kültür ve eğlence sektörünü dizi filmleri sayabiliriz" şeklinde konuştu. "Dış müteahhitlik alanında 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur" Dış müteahhitlik alanının Türkiye’nin çok başarılı olduğu bir alan olduğunu işaret eden Bolat, "Son yıllarda teknik müşavirlik de onu desteklemekte ve başarıyı taçlandırmaktadır. 30 yılda 50 milyar doları aşmışken Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki 23 yılda 500 milyar dolar üzerine ilave bir proje geliri ortaya konmuştur, başarılmıştır. Artık dünyanın 138 ülkesinde yollarıyla, hastaneleriyle, santralleriyle, fabrikalarıyla, stadyumlarıyla karayollarıyla, demir yollarıyla, hızlı tren ağlarıyla Türk müteahhitlerinin eserleri var. Müşavirlikte ilerlememiz, müteahhitlik sektörümüze de katkı yapmaktadır" açıklamasında bulundu. "Müteahhitlik alanında Avrupa’da Türkiye’nin payı yüzde 30 paya yükseldi" Dış müteahhitlik alanında Türkiye’nin payına da değinen Bolat, "Bugüne kadar bağımsız devletler topluluğu ülkelerinde yüzde 43’lük bir payımız vardı. Orta Doğu yüzde 25’ti, Afrika’da yüzde 18, Avrupa yüzde 10’du. Ancak 2025 yılı çok ilginç bir gelişmeyi de beraberinde getirdi. Avrupa’da yüzde 30 paya yükseldi. Orta Doğu yüzde 22’lik paya yükseldi. Burada başta Romanya, Portekiz gibi ülkelerin, İspanya gibi ülkelerin, İngiltere’nin ve diğer Polonya’nın öne çıktığını görmekteyiz. Ama totalde Rusya ve Türkmenistan’ın ilk iki sırada olması devam etmektedir. Aşağı yukarı son 10-15 senedir Türk müteahhitleri dünyanın en büyük 250 firma listesinde hep ikinci sırada yer almaktadır. Ve son 5-6 senedir 40 firmanın üstündeyiz. Bu başarılar Türkiye için bir gurur vesilesidir" diye konuştu. Türk sanayi ve tarım ürünleri ve ulaştırma hizmetleri için yurt dışından övgü dolu sözler işittiklerini kaydeden Bolat, Türkiye’nin bu çerçevede büyük bir tanıtım ve itibar kazandığını dile getirdi. Irak Kalkınma Yolu Projesi’nin Türk müteahhitleri için çok önemli imkanlar sağlayacağını sözlerine ekleyen Bolat, yurt içerisinde ise kentsel dönüşüm projelerinin devam ettiğini ve deprem bölgesindeki 11 vilayetin inşasının da inşaat sektörlerine önemli bir şekilde ivme sağladığını ifade etti. Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasıyla devam etti.