EKONOMİ
Vestel teknolojileriyle son bir yılda 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı 21 Mart 2026 Cumartesi - 12:26:22 Vestel, Dünya Su Günü vesilesiyle akıllı beyaz eşya ürünlerinden elde ettiği su tasarrufu verilerini kamuoyuyla paylaştı. Şirket, kullanıcılarının tercih ettiği su tasarruflu programlar ve akıllı sistemler sayesinde son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağladı. Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde milyarlarca insan güvenli suya erişimde zorluk yaşıyor. Bu nedenle su verimliliği sağlayan teknolojiler, sürdürülebilir geleceğin en kritik araçlarından biri olarak görülüyor. Vestel, bu yaklaşımla ürün ve teknolojileriyle su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamaya devam ediyor. Dünya Su Günü vesilesiyle paylaştığı veriler, Vestel’in akıllı teknolojilerinin su verimliliği konusunda önemli kazanımlar sunduğunu ortaya koyuyor. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında yaptığı açıklamada, "Su kaynaklarının korunmasını, sadece çevresel bir gereklilik değil; gelecek nesillere olan borcumuz ve ertelenemez bir ortak sorumluluk olarak görüyoruz. Çatısı altında faaliyet gösterdiğimiz Zorlu Grubu’nun Akıllı Hayat 2030 vizyonuyla uyumlu şekilde; çevresel ve sosyal etkiyi işimizin doğal bir bileşeni olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın merkezine alırken, sadece üretim süreçlerimizde değil, ürünlerimizin kullanım aşamasında da su ve enerji verimliliğini en üst seviyeye taşımak için çalışıyoruz. Teknolojinin dönüştürücü gücüyle tüketicilerimizi de sürdürülebilirlik yolculuğuna aktif birer paydaş olarak dahil edip; kaynak kullanımını optimize eden akıllı çözümlerimizle, doğayla uyumlu bir yaşam kültürünü hep birlikte inşa etmeyi amaçlıyoruz. Teknolojiye dayalı bu vizyonumuzun somut etkilerini, paylaştığımız veriler net bir şekilde ortaya koyuyor. Akıllı cihazlarımızın sağladığı yüksek verimlilik sayesinde, sadece son bir yılda yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu elde ettik. Bu rakam, 17,5 olimpik yüzme havuzunun doluluğuna denk geliyor. Yeni nesil çamaşır ve bulaşık makinelerinde su tüketimi, önceki nesil Vestel modellerinin ortalama tüketimi ile karşılaştırıldığında yüzde 27,7 azalırken, ‘Eco’ program ve ‘otomatik yük algılama’ gibi inovasyonlarımızla suyun daha verimli kullanılmasına katkı sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. Özellikle kullanıcılarımızın bilinçli tercihleriyle sadece ‘Eco’ program kullanımı üzerinden 2,5 milyon litrelik su tüketiminin önüne geçilmesi, teknoloji ile tüketicinin farkındalık davranışı birleştiğinde dünyamız için ne kadar önemli bir etki oluşturabileceğini ortaya koyuyor" dedi. 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk su tasarrufu Şirketin paylaştığı verilere göre, akıllı cihazların sağladığı verimlilik sayesinde son bir yılda bulaşık makinelerinde yaklaşık 24 milyon litre, çamaşır makinelerinde ise yaklaşık 20 milyon litre olmak üzere, yaklaşık 44 milyon litre su tasarrufu sağlandı. Bu miktar 17,5 olimpik yüzme havuzuna denk gelen bir su hacmine karşılık geliyor. Şirket, geliştirdiği enerji ve su verimliliği yüksek ürünler, akıllı program seçenekleri ve kullanıcı farkındalığını artıran teknolojileriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına katkı sağlıyor. Dünya Su Günü kapsamında paylaşılan veriler, teknolojinin doğru kullanıldığında doğal kaynakların korunmasında ne kadar önemli rol oynayabileceğini gösteriyor. Yeni nesil dönüşüm sürüyor Eski nesil bulaşık ve çamaşır makineleri yerine markanın son teknoloji bulaşık ve çamaşır makineleri ile kullanıcıların ortalama su tüketimi yüzde 27,7 oranında azalmış ve yıkayıcı ürünlerinin daha verimli hale geldiğini gösteriyor. Vestel akıllı ürünlerindeki ‘Eco’ program ile standart program arasındaki su tüketimi farkı da dikkat çekici boyutlara ulaşıyor. Bulaşık makinelerinde ‘Eco’ program tercih edildiğinde standart programlara kıyasla yüzde 20 daha az su kullanılıyor. Çamaşır makinelerinde bu oran yüzde 39’a çıkıyor. ‘Eco’ programla 2,5 milyon litre su tüketimi önlendi Kullanıcı tercihlerine uygun şekilde markanın akıllı cihazlarından elde edilen verilere göre, kullanıcılar son bir yılda bulaşık makinelerinde 478 bin 658 kez, çamaşır makinelerinde ise 96 bin 895 kez ‘Eco’ programını tercih etti. Daha yoğun programlar yerine ‘Eco’ programını tercih eden kullanıcılar, yaklaşık 2,5 milyon litre su tüketiminin önüne geçti. Ortaya çıkan veriler, Vestel kullanıcıların bilinçli tercihlerinin somut etkisini ortaya koyuyor. Markanın çamaşır makinelerinde bulunan ‘otomatik yük algılama’ teknolojisi gereksiz su tüketimini azaltmaya yardımcı olan önemli bir özellik. ‘Eco’ programında tam yük yerine yarım yük algılandığında yüzde 43, çeyrek yük algılandığında ise yüzde 55 su tasarrufu sağlanıyor. ‘Pamuklu’ programında yarım yük algılanması halinde, tam yük tüketimine kıyasla yüzde 41 su tasarrufu sağlanıyor. Bu teknoloji sayesinde makineler, yıkama sırasında çamaşır miktarını analiz ederek su tüketimini otomatik olarak optimize ediyor. Vestel, geliştirdiği yeni nesil ürünlerle su ve enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:25 Marble İzmir’de mermer sanata dönüşüyor Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı için geri sayım sürerken, fuarın önemli etkinliklerinden biri olan Heykel Çalıştayı’nda üretim süreci başladı. Çalıştay kapsamında altı heykeltıraşın, 8 Nisan 2026’ya kadar Fuar İzmir’de üretecekleri heykeller, Marble İzmir süresince D Holü’nde ziyaretçilerle buluşturulacak. Eserler fuarın ardından İzmir’in farklı noktalarına taşınarak kamusal alanlarda kalıcı olarak sergilenecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir Fuarı kapsamında gerçekleştirilen Heykel Çalıştayı ile mermerin fuar alanının dışına taşarak kentle buluşması hedefleniyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önerisiyle hayata geçirilen çalıştayda heykeltıraşlar, canlı üretim modeliyle mermer blokları işlemeye başladı. Üretim süreçleri ziyaretçilere açık olacak; sanatseverler doğal taşın sanat eserine dönüşümünü yerinde izleyebilecek. Küratörlüğünü heykeltıraş Ekin Erman’ın yürüttüğü Heykel Çalıştayı’nda, Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen değerli sanatçılar Bahadır Hızol, Çağdaş Erçelik, Dilşad Akçayöz, Orhan Gazi Keskin, Özkan Arslan ve Tonguç Sercan mermer bloklar üzerinde üretimlerini sürdürüyor. Küratör Ekin Erman, organizasyonun çıkış noktasına değinerek, "Cemil Başkanımızın fikriyle böyle bir çalışma tasarlandı. Bu çalıştay ile Marble İzmir’in etkisi fuar alanının dışına taşacak. Üretilen heykellerin kentle buluşması çok önemli" dedi. Mermerin doğadaki uzun oluşum sürecine dikkat çeken Erman, bu malzemenin sanatla buluştuğunda kalıcılığının daha da arttığını belirterek, "Milyonlarca yılda oluşmuş bir malzemeden söz ediyoruz. Günümüzde pek çok şey hızla tüketilip atılıyor. Oysa mermer heykel bir meydana konduğunda yüzyıllarca yaşayabiliyor. Binlerce yıldır ayakta duran mermer heykeller var ve biz hâlâ onlara hayranlıkla bakıyoruz. Biz de bu zincirin bir parçası olacağız. Bu nedenle süreç bizim için çok keyifli" diye konuştu. Heykeller kentin belleğine taşınacak Yaklaşık 25 gün boyunca devam edecek üretim sürecinin, yoğun bir tempoda ilerlediğini ifade eden Erman, mermeri iyi tanıyan deneyimli sanatçıların kısa sürede eskizlerini tamamlayarak çalışmalara başladığını söyledi. Heykel sanatının izleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiye de değinen Erman, "Heykel diğer sanatlardan biraz daha farklı. Dokunabiliyorsunuz, yanında oturabiliyorsunuz, onunla birebir bağ kurabiliyorsunuz. Bu nedenle kent yaşamında yer almasını çok önemli ve değerli buluyorum" ifadelerini kullandı. Çalıştay’da ortaya çıkan eserler, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Marble İzmir Fuarı süresince Fuar İzmir D Hol’de sergilenecek. Heykeller, fuarın ardından ise İzmir’in farklı noktalarına yerleştirilerek kalıcı olarak yerlerini alacak.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:14 Türkiye’nin güneş enerjisi kurulu gücü 25 bin 827 megavata ulaştı Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 641 kat artışla 25 bin 827 megavata erişti. Arz güvenliğinin sağlamlaştırılması adına yenilenebilir enerji yatırımlarına hız kesmeden devam eden Türkiye, 2013 yılında sıfır olan güneş enerjisi kurulu gücünü her yıl katlayarak artırdı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre; Türkiye’nin 2014 yılında 40,2 megavat olan güneş enerjisi kurulu gücü, 2026 yılının ocak ayı sonu itibarıyla 25 bin 827 megavata ulaştı. Böylece, güneş kurulu gücü, 12 yılda 641 kat artış göstermiş oldu. Söz konusu kapasite, Türkiye’nin toplam kurulu gücü içinde güneşin payını da ciddi bir yere taşıdı. 2014 yılında güneşin toplam kurulu güç içinde binde 1 olan payı, 2026 yılının başında yüzde 20,9’a erişti. Diğer bir deyişle, toplam kurulu gücün 5’te biri güneşten oluştu. Güneş, aradan geçen sürede elektrik üretiminde de önemli bir yer tuttu. 2014’te 17 gigavatsaat olan güneşten elektrik üretimi, 2025 yılı sonunda 38 bin 69 gigavatsaate ulaştı. "Güneşimiz parlamaya devam edecek" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Çok ciddi bir güneş enerjisi potansiyeline sahibiz. YEKA yarışmalarıyla, öz tüketim için kapasite tahsisleriyle bu potansiyelimizi en iyi şekilde değerlendirerek önemli bir seviyeye taşıdık. 2025 yılını yenilenebilir enerjide rekorla kapattık. 2026 yılı da yenilenebilirde yeni bir rekor yılı olacak. 2035’te güneş ve rüzgarda ‘120 bin megavat kurulu güç’ hedefimize ulaşmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Güneşimiz parlamaya devam edecek" dedi. 80 milyar dolarlık yeni yatırım Yenilenebilir enerji alanında yatırımların giderek arttığına da işaret eden Bakan Bayraktar, 120 bin megavat hedefi doğrultusunda 2035’e kadar yaklaşık 80 milyar dolarlık yeni yatırımın hayata geçmesinin planlandığını da kaydetti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 10:04 Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
MTSO Başkanı Sadıkoğlu: "Üretim kapasitemiz yüzde 32 azaldı"
27 Ocak 2026 Salı - 15:59 MTSO Başkanı Sadıkoğlu: "Üretim kapasitemiz yüzde 32 azaldı" Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, gerçekleştirdiği basın buluşmasında Malatya için "Üretim kapasitemiz yüzde 32 azaldı" değerlendirmesinde bulundu. 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden bin 85 gün geçtiğini hatırlatan Sadıkoğlu, "Bu süre boyunca depremi yaşayanların ne denli ağır şartlar altında mücadele ettiğine hep birlikte şahit olduk. Üçüncü yıl dönümüne yaklaşırken, bu acıyı unutmak değil; ders almak, eksikleri görmek ve şehrimizi bir an önce ayağa kaldırmak en büyük arzumuzdur. Bu süreçte basınımız, ilk günden itibaren yaşananların en önemli tanığı ve taşıyıcı kolonlarından biri olmuştur. Sizler Malatya’nın sesi, kulağı ve gözü oldunuz" dedi. Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerinin sesi olmayı sürdürdüklerini söyleyen Sadıkoğlu, "Konut ve işyeri mağduriyetlerini, yerinde dönüşüm desteklerinin yetersizliğini, KDV uygulamalarındaki adaletsizlikleri, mücbir sebep süresinin uzatılmasını, 6. Bölge teşviklerinin devamını sürekli gündemde tuttuk. Küçük sanayi sitelerinde yaşanan sorunlardan çiftçimizin ve üreticimizin yaşadığı zararlara kadar her başlıkta üyelerimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Göreve geldiğimiz günden bu yana rutinle yetinen değil, gündem oluşturan ve çözüm arayan bir oda anlayışıyla hareket ettik. Bu duruş, üyelerimizin odamıza olan güvenini de artırdı. Deprem günü 10 bin 500 olan üye sayımız, yüzde 19 artışla 12 bin 634’e ulaştı. Son üç yılda 2 bin 953 yeni firma odamıza katıldı. Bu tablo, birlikte hareket etmenin ve güvenin en somut göstergesidir. Bugün hala yaklaşık 4 bin firmamız konteynerlerde ayakta kalma mücadelesi veriyor. İşyerlerinin bir an önce tamamlanmasını, adil, şeffaf ve hakkaniyetli bir dağıtım yapılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu. Deprem konutlarının hızlıca tamamlanması noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakanlara teşekkür eden Sadıkoğlu, Malatya’nın eski ekonomik canlılığına kavuşması için işyerlerinin tesliminin de aynı hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Malatya’da üretim kapasitesinin ciddi şekilde düştüğünü söyleyen Sadıkoğlu, "6 Şubat’tan bu yana üretim kapasitemiz yüzde 32 azalmıştır. Deprem öncesi 403 olan fabrika sayısı bugün 377’ye düşmüştür" diye konuştu.
TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, Gaziantep’te iş dünyasıyla buluştu
27 Ocak 2026 Salı - 15:55 TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, Gaziantep’te iş dünyasıyla buluştu Gaziantep Valiliği, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) iş birliğinde, ‘’Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm Toplantısı’ Gaziantep’te gerçekleştirildi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Merkez Bankası’nın devam eden faiz indirimi kararlarının memnuniyet verici olduğunu belirterek, üretim ve ticaretin sürdürülebilirliği ile makroekonomik denge için politika faizindeki düşüşlerin devam etmesi ve bankacılık sektörünün yapılan indirimleri hızla devreye alması gerektiğini söyledi. Şehitkamil Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeler, para politikası uygulamaları ve makroekonomik görünüm kapsamlı şekilde ele alınırken, Merkez Bankası Başkanı Dr. Fatih Karahan iş dünyasının sorularını yanıtladı. "Gaziantep, köklü sanayi kültürü, güçlü üretim altyapısı ve yüksek ihracat potansiyeliyle ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisidir" Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeler, para politikası uygulamaları ve makroekonomik görünüm kapsamlı şekilde ele alındığı toplantında açılış konuşmasını gerçekleştiren Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep’in sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanımız Fatih Karahan’ı şehrimizde ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Para politikaları ve ekonomik gelişmelerin doğrudan, yetkili ağızdan ele alınması, iş dünyamız açısından son derece kıymetlidir. Bugün burada gerçekleştirilen bu toplantı, sanayicilerimizin ve ticaret erbabımızın geleceğe daha güçlü adımlarla ilerlemesine önemli katkılar sunacaktır. Gaziantep, köklü sanayi kültürü, güçlü üretim altyapısı ve yüksek ihracat potansiyeliyle ülkemizin lokomotif şehirlerinden birisidir. Bugün burada açıklanacak veriler, yapılacak istişarelerle birlikte verilecek mesajların ülkemiz ekonomisi ve iş dünyası için çok değerli sonuçlarının olacağına inanıyorum’’ ifadelerini kullandı. "Ülke kalkınması ve makroekonomik denge için sanayiyi geliştirecek yeni adımlar bekliyoruz" GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de konuşmasında, para politikalarındaki iyileşme sürecine işaret ederek, ‘’Artan küresel riskler ve iç piyasa şartları nedeniyle ekonomide zor günlerden geçiyoruz. Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgesine sahip ve yıllık 10 milyar dolar ihracatıyla ülke ekonomimizin bel kemiği niteliğindeki şehrimiz de sanayicisi, üreticisi ve ihracatçısıyla bu süreci atlatabilmek için olağanüstü mücadele veriyor. Bu doğrultuda; özellikle böylesi kritik dönemlerde finansal istikrarın sağlanmasında piyasa düzenleyicisi olan merkez bankalarının kararları büyük önem taşıyor ve gelecek vizyonunu belirliyor. İş dünyası olarak, Başkanımızın yönetiminde Merkez Bankası’nın yürütmüş olduğu para politikası ve çalışmaları ülkemiz ekonomisinin gelişmesi, iç piyasa ve küresel piyasalardaki güvenilirlik ve makroekonomik dengeler açısından tüm güçlüklerimize rağmen memnuniyet verici buluyoruz’’ dedi. Ünverdi, ‘’Ekonomik istikrarın kaybolduğu bir dönemin ardından Merkez Bankası Başkanımız ve ekonomi yönetiminin yürütmüş olduğu politikalar ile en büyük sorun haline gelen; enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı konusunda önemli mesafeler kat edilmiş olup, dezenflasyon süreci devam etmektedir. Reel sektör olarak, enflasyonla mücadele ve maddi sıkılaştırma politikalarının başarıya ulaşması için elimizden gelen çabayı gösteriyor, Merkez Bankası’nın son aylardaki faiz indirimlerini çok olumlu ve yerinde buluyoruz. İndirimlerin önümüzdeki aylarda da devam etmesinin, üreten ve ticaret yapan herkesin öncelikli beklentisi olduğunu da buradan belirtmek istiyorum. İşletmelerimizin ve yatırımların sürdürülebilirliği için finansman maliyetlerinin bir an önce makul seviyelere gelmesi gerekiyor. Politika faizindeki indirimlerin devamıyla birlikte bankacılık sektörünün de kredi faizlerine bunu hızla yansıtması gerektiğinin altını çiziyoruz’’ ifadelerini kullandı. Ülke kalkınması ve makroekonomik denge için sanayiyi geliştirecek adımlar atılması gerektiğine vurgu yapan Adnan Ünverdi, ‘’ Ülkemiz yüksek faiz kıskacından kurtulmalı, paradan para kazanma cazip olmaktan çıkmalıdır. Sıkılaştırma politikalarından en olumsuz etkilenen kesim reel sektör olmuştur. Finansmana erişim, artan maliyetler, iç ve dış piyasadaki olumsuz şartlar sanayicilerimiz üzerindeki baskıyı artırmış ve büyük bir daralmaya sebep olmuştur’’ şeklinde konuştu. Sanayici ve Gaziantep iş dünyası olarak Merkez Bankası’ndan, üretim ve ticarette darboğazın aşılmasına yardımcı olacak ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkıda sağlayacak beklenti ve önerileri de aktaran Ünverdi, "OBİ kredilerine yönelik büyüme sınırlamalarının, ekonomi programına zarar verdiğini ve arz daralmasına yol açarak enflasyonist baskı oluşturduğunu üzülerek görüyoruz. Firmalarımızın üretimlerini ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için uygun şartlarda ticari kredi kullanımı artırılmalıdır. Bu sebeple ivedilikle KOBİ kredilerine ve ticari kredi kartlarına ilişkin büyüme sınırları kaldırılmalıdır. Reeskont kredi hacminde son dönemde ciddi artışlar sağlanmasından dolayı müteşekkiriz ancak, buna devam edilmeli ve 3 aylık ihracata denk şekilde 65-70 milyar dolar seviyesine çıkarılmalıdır. Reeskont kredilerinde teminat mektubu şartı kaldırılmalıdır. Merkez Bankası Döviz Dönüşüm Desteği hem yeterli gelmiyor hem de şartları çok ağır. Bu uygulama daha basit hale gelmeli, miktarı ve süresi artırılmalıdır. Enflasyon ile döviz kur arasındaki makas açılmış olup, dengenin sağlanması bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bununla birlikte ihracatçılar için kur destekleri artırılmalıdır. İhracatçıların döviz gelirini bozdurma zorunluluğunun tümüyle kaldırılmasını istiyoruz. 2025 yıl sonu enflasyonu tahminin aralığı yüzde 25-29 hedeflenirken yüzde 30,89 olarak gerçekleşmiştir. Bu sürecin politika faizindeki düşüş eğilimini olumsuz etkilememesini arzu ediyoruz. Kasım ayındaki enflasyon raporu sunumunda, enflasyon konusunda reel sektör beklentilerine ağırlık verdiği belirtilmiştir. Ancak girdi maliyetlerimiz çok yüksek ve kamu tarafından da hem üreticilerimizin nefes almasını sağlamak hem de dezenflasyona katkıda bulunmak için maliyetlerimizi sübvanse edecek yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Reel sektör ve ticaret yapan kesim, büyük bir sabırla mücadelesini sürdürürken kamu tarafında da mali disiplin ve kamuda tasarruf konusunda daha etkin bir süreç yönetilmesini bekliyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TCMB Başkanı Fatih Karahan katılımcılara para politikası, makroekonomik görünüm, güncel faiz oranları ve ekonomik gelişmelerin yer aldığı "‘Para Politikası ve Makroekonomik Görünüm" sunumunu gerçekleştirdi. Toplantı katılımcıların görüş ve önerilerinin yer aldığı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. Toplantıya kimler katıldı Toplantıya; Gaziantep Valisi Kemal Çeber, TCMB Başkanı Dr. Fatih Karahan, Vali Yardımcıları Bülent Uygur ve Hüseyin Kaptan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Halil Uğur, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan, SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, GSO Onursal Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Meclis Başkanı Hilmi Teymur, GTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Ahmet Fikret Kileci, Nizip Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özyurt, Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Gaziantep İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Halil Şen, GSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Oda, Borsa, kurum ve kuruluşların yetkilileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.
Niğde Belediyesi’nde en düşük işçi maaşı 44 bin 460 TL oldu
27 Ocak 2026 Salı - 15:39 Niğde Belediyesi’nde en düşük işçi maaşı 44 bin 460 TL oldu Niğde Belediyesi ile Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Hizmet-İş Sendikası arasında bir süredir devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. İmzalanan 3 yıllık protokol kapsamında, belediye işçilerinin maaşlarında önemli oranda iyileştirmeye gidildi. Aralık ayında başlayan ve yoğun müzakerelere sahne olan görüşmelerin ardından taraflar el sıkıştı. Düzenlenen imza töreninde; Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ile Hizmet-İş Sendikası Niğde Şube Başkanı Kadir Yenel sözleşmeyi imza altına aldı. Ocak ayı itibarıyla yürürlüğe giren sözleşme, belediye bünyesindeki daimi işçiler ile Personel A.Ş. çalışanlarını kapsıyor. Taban ücrette rekor artış Yapılan anlaşma neticesinde personelin refah seviyesini yükseltecek yeni mali haklar belirlendi. Buna göre; bekar bir çalışanın alacağı en düşük maaş 44 bin 460 TL’ye yükseltildi. Söz konusu rakama fazla mesai ücretleri dahil olmayıp, bu kalemler ayrıca hesaplanacak. İmza töreninin ardından süreci değerlendiren Belediye Başkanı Emrah Özdemir, son yıllarda yaşanan olağanüstü durumlara dikkat çekti. Pandemi süreci, deprem felaketi ve ekonomik dalgalanmalara rağmen belediyenin mali yapısını koruduklarını belirten Özdemir şu ifadeleri kullandı; "Bildiğiniz üzere son yıllarda üst üste gelen sorunlara göğüs gerdik. Ancak tüm bu zorlu şartlara, pandemiye ve deprem etkilerine rağmen bütçe disiplinimizden taviz vermeden, gelir-gider dengemizi koruyarak çalışanlarımızın yanında olduk. Gelirleri iyileştiren, çalışanımızı enflasyona ezdirmeyen bir çaba ortaya koyduk." Sözleşmenin sendika ve çalışanların beklentilerini tam anlamıyla karşıladığını vurgulayan Başkan Özdemir; "Toplu sözleşme sürecini çalışanlarımızın lehine bir tabloyla nihayete erdirdik. Bu sonucun tüm mesai arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Şimdi odaklanmamız gereken tek şey işimizi en iyi şekilde yapmak ve Niğde’miz için emek vermektir" ifadelerini kullandı.
İş Bankası’ndan uluslararası piyasalarda mavi tahvil ihracı
27 Ocak 2026 Salı - 15:08 İş Bankası’ndan uluslararası piyasalarda mavi tahvil ihracı Türkiye İş Bankası, uluslararası piyasalardaki ilk mavi tahvil ihracını gerçekleştirdi. Toplam 50 milyon ABD doları tutarındaki ihracın vadesi 5 yıl olarak belirlendi. İş Bankası tarafında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan "Sudaki Yaşam" odağında gerçekleştirilen mavi tahvil ihracından sağlanan kaynak, bankanın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde yer alan "Karasal ve Suya Ait Biyoçeşitliliğin Korunması" ile "Sürdürülebilir Su, Atık Su Yönetimi ve İklim Değişikliğine Uyum" başlıklarındaki finansman ihtiyaçlarına yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, konuya ilişkin açıklamasında, sürdürülebilir finans alanında bir yeniliğe daha imza atmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Bankanın sürdürülebilirlik yaklaşımının uzun vadeli değer oluşturma stratejisi ve iş yapış biçiminin temel taşını oluşturduğuna işaret eden Özşuca, çevresel ve sosyal etkinin finansmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımla, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayacak yenilikçi ürün ve çözümler geliştirmeyi temel sorumlulukları arasında gördüklerini belirten Özşuca, "Günümüzde iklim değişikliğiyle mücadelede deniz ekosistemi özellikle öne çıkıyor. Biz de üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizlerimizi korumaya yönelik çalışmalara uzun süredir destekte bulunuyoruz. Ülkemizin ilk insansız su altı planörü ile denizlere yönelik bilimsel çalışmalara katkımızdan denizlerin akciğeri olarak tanımlanan deniz çayırlarını ve pek çok deniz canlısına ev sahipliği yapan deniz mercanlarını korumaya kadar uzanan çeşitli projeler yürütüyoruz. Mavi tahvil ihracımızla, denizlerimizin ve su kaynaklarımızın korunmasına ve biyoçeşitliliğin artırılmasına destek sunarken, bu alanda uluslararası yatırımcılarla olan iş birliğimizi güçlendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Tahvilin yatırımcılarından T Rowe Price’ın Etki Yatırımı Başkanı Matt Lawton işlemle ilgili şunları söyledi: "Deniz ekosistemlerini koruyan ve sürdürülebilir kıyı ekonomilerini destekleyen projelere finansman sağlayan İş Bankası’nın ilk mavi tahvil ihracında yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Yatırımımız, çevresel sorumluluk doğrultusunda sermayeyi harekete geçirme ve müşterilerimiz için uzun vadeli değer üretme taahhüdümüzü ortaya koyuyor. Bu işlemin, finansal inovasyonun mavi ekonomi için nasıl anlamlı bir etki oluşturabileceğini gösterdiğine inanıyoruz." Tahvilin diğer yatırımcısı Fidelity’den Mavi Dönüşüm Tahvil Fonu Portföy Yöneticisi Kris Atkinson ise "Mavi tahviller hem sudaki hem de karadaki ekosistemlerin korunması için sermayeyi yönlendirmede önemli bir araç. İş Bankası’nın tahvil ihracına yaptığımız bu yatırım ile denizlerin ve su kaynaklarının korunmasına sabit getirili enstrümanlar yoluyla da katkı sağlanabileceğine olan güçlü inancımızı ortaya koymayı amaçladık" şeklinde konuştu.
İstikbal; geleceğin yaşam alanlarını sahneye taşıyor
27 Ocak 2026 Salı - 14:45 İstikbal; geleceğin yaşam alanlarını sahneye taşıyor Türkiye mobilya sektörünün öncü markası İstikbal; 27-31 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açacak olan Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda (IIFF), geleceğin yaşam alanlarını şekillendiren yeni sezon koleksiyonlarını tanıtmaya hazırlanıyor. Sektördeki 69 yıllık tecrübesiyle güvenin simgesi haline gelen İstikbal, fuarda 4. Salon - 424 numaralı stantta, 800 metrekarelik etkileyici sergi alanıyla yer alacak. Modern yaşamın ihtiyaçlarını estetik, konfor ve işlevsellikle buluşturan en yeni tasarımlarını sektör profesyonellerinin ve ziyaretçilerin beğenisine sunacak. ’Her ev güzel İstikbal’le’ yaklaşımını güçlü bir tasarım diliyle sunan İstikbal, luxury çizgilerle şekillenen koleksiyonlarında bej ve krem tonlarının zamansız zarafetini, ceviz ve ahşabın sıcak dokusunu ve rose detayların sofistike ışıltısını bir araya getirerek yaşam alanlarına ilham veriyor. İstikbal Genel Müdürü Mehmet Ali Yörük, fuara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi; "Bu yıl 800 m’lik standımızda yeni sezon koleksiyonlarımızı ilk kez sergileyecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Tasarımlarımız, modern yaşamın beklentilerine yanıt verirken konforu ve işlevselliği estetikle buluşturuyor. İstikbal Ailesi olarak Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nda sektör paydaşlarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyacağız." 2026 vizyonunu yansıtan ürün gruplarıyla mobilya modasına yön veren İstikbal estetik ve fonksiyonelliği yaşam alanının odağına alan ziyaretçileri standına davet ediyor. Fuara özel hazırlanan yenilikçi ürün gruplarıyla marka, yaşam alanlarını dönüştüren çözümler sunuyor
Boyteks yeni yatırımcılarını bekliyor
27 Ocak 2026 Salı - 14:24 Boyteks yeni yatırımcılarını bekliyor Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF); Boyteks Tekstil Sanayi ve Ticaret AŞ’nin Hazine mülkiyetinde bulunan yüzde 100 oranındaki paylarını, kapalı teklif isteme ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanması suretiyle ’Şartname’de belirtilen kayıt ve şartlarla satışa sundu. İhale ilanı; 27.01.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Boyteks Tekstil’in yönetimi 2016 yılında FETÖ/PDY soruşturması kapsamında kayyıma devredilmiş, mülkiyeti de Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu müsadere kararının Yargıtay tarafından da onanmasıyla Hazine’ye geçmişti. 2002 yılından bu yana Erciyes Anadolu Holding’in tekstil sektöründeki öncü yatırımı olarak faaliyet gösteren, 100’den fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla tekstil sektöründe küresel bir marka haline gelen Boyteks’in muhammen bedeli 14 milyar 300 milyon TL olarak duyuruldu. Yatırımcılar satış ilanında belirtilen şartları sağladıkları takdirde, ‘TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı, Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:143 34394 Şişli/İstanbul’ adresinden ihale şartnamesini alarak 02.02.2026 - 27.03.2026 tarihleri arasında ilgili tesisleri gezebilecek ve şirketlere ilişkin detaylı bilgilere elektronik ortamda sunulacak olan bilgi odasından erişim sağlayabilecek. İhale şartnamesi kapsamında hazırlanan kapalı teklif zarflarının, en geç 30.03.2026 saat 16:30’a kadar ‘TMSF İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı, Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No: 143 34394 Şişli/İstanbul’ adresine elden teslim edilmesi gerekiyor. Kapalı zarf ile verilen teklifler 31.03.2026 tarihinde saat 10:00’da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda düzenlenecek toplantıyla teklif veren yatırımcıların huzurunda açılarak, İhale Komisyonu tarafından değerlendirilecek ve ardından açık artırmaya geçilecek.
Sivas Belediyesi mali disiplinde Türkiye’nin zirvesine oturdu
27 Ocak 2026 Salı - 14:09 Sivas Belediyesi mali disiplinde Türkiye’nin zirvesine oturdu Sivas Belediyesi, uyguladığı ekonomik politikalar sonucunda ‘bütçe disiplininde zirve yapan iller’ arasında yer aldı. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan, yerel yönetimlerin mali yeterlilik oranlarını gösteren "bütçesi fazla veren belediyeler" haritasında Sivas, yüzde 115,22 bütçe yeterlilik oranı ile "bütçe disiplininde zirve yapan iller" kategorisinde yer aldı. Belediyelerin kendi öz kaynaklarıyla giderlerini karşılayabilme kapasitesini ve finansal sürdürülebilirliğini ortaya koyan bu oran, aynı zamanda yeni yatırımların önünü açan güçlü bir mali yapıyı ifade ediyor. Yüzde 115 ve üzeri bütçe yeterlilik oranı, belediye ekonomisinin sağlamlığını ve yönetimde mali disiplinin başarısını ortaya koyuyor. Yarım kalan işler tamamlanıyor, yeni yatırımlar yapılıyor Sivas Belediyesi, bir yandan geçmiş dönemden yarım kalan yatırımları tamamlayıp seçim vaatlerini hayata geçirirken, diğer yandan mali disiplinden ödün vermeden yoluna devam ediyor. 2025 yılında altyapı yatırımlarına ağırlık veren Sivas Belediyesi; araç filosunu da güçlendiriyor. Rekor seviyede asfalt serimi gerçekleştiren belediye, geçmiş dönem borçlarını düzenli şekilde ödedi. Sosyal belediyecilik anlayışıyla mevcut destekleri artıran Sivas Belediyesi, aynı zamanda yeni sosyal destek programlarını da hayata geçirdi. Sivas’ın en büyük taş kırma ve eleme tesisi olan Tecer Taş Ocağı hizmete açılırken, İşhan’da da yeni bir ocak faaliyete geçirildi. Belediye iştiraklerinden olan Özbelsan’da da yeni yatırımlar hayata geçirildi. Afet dönemlerinde şehrin tamamının ekmek ihtiyacını karşılayabilecek kapasitedeki yeni ekmek fabrikası, yenilenen asfalt şantiyesi ve Özbelsan markalı su sayaçları yeni dönemin öne çıkan yatırımları olarak dikkat çekiyor. Tasarruflar yatırıma dönüşüyor Tüm bu yatırımlar, Sivas Belediyesi tarafından kendi öz kaynaklarıyla finanse edilirken, aynı zamanda önemli bir tasarruf politikası da hayata geçirilmiş durumda. Su kayıp-kaçak oranlarının 10 puan düşürülmesiyle yaklaşık 57 milyon TL, yeni açılan taş ocakları sayesinde ise yıllık yaklaşık 250 milyon TL tasarruf sağlandı. Bunun yanı sıra temsil ve ağırlama giderleri de ciddi oranda azaltıldı. Elde edilen bu mali başarı; doğru planlama, güçlü mali disiplin ve kaynakların etkin kullanımı sayesinde Sivas Belediyesi’nin hem bugününü hem de yarınını güvence altına alınıyor.
Jeotermal Su desteğiyle Tatlı Su Karidesi ve Balık Yetiştiriciliği Projesinde üretim başlıyor
27 Ocak 2026 Salı - 14:05 Jeotermal Su desteğiyle Tatlı Su Karidesi ve Balık Yetiştiriciliği Projesinde üretim başlıyor Afyonkarahisar’da jeotermal kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ve yeni yatırımlara zemin hazırlaması amacıyla Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın himayelerinde hayata geçirilen ve jeotermal suda su ürünleri yetiştirilecek Ar-Ge projesinde kurulum süreci tamamlandı ve havuzlara su verilmeye başlandı. Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde, Afyonkarahisar İl Özel İdaresi mali desteği ile hazırlanan ve Zafer Teknopark A.Ş bünyesinde uygulanmaya başlanan "Afyonkarahisar İçin Termal Su Kaynakları ile Ekonomik ve Sürdürülebilir Su Ürünleri (Karides-Mikroalg-Tatlısu Balıkları) Üretim Modeli Geliştirilme" isimli Ar-Ge projesinde çalışmalar hızla ilerliyor. Teknopark bünyesinde 520 metrekare kapalı alanda kurulu üç serada proje kapsamında yer alan ürünlerin üretimi için teknik ve fiziki altyapı çalışmaları tamamlanarak canlıların havuzlara alınmadan önce biyolojik uyum çalışmalarına başlandı. Kurulan birinci serada Mikroalg ve Aquaponik sistem devreye alındı. Alg üretimi ve yeşil bitki ekimi yapıldı. 2. serada yer alan her biri yaklaşık 20 ton su kapasiteli tatlı su balıklarının yetiştirileceği 4 havuza su verilerek bakteri ekimine başlandı. Üç hafta süren ve bir hafta sonra tamamlanacak bakteri ekimi sonrası balıklar havuzlara aktarılacak. 3. serada ise tatlı su karideslerin yetiştirileceği her biri yaklaşık 15 ton olan 4 havuza su verildi. Su devirdaim ve termal ısıtma testleri ile arıtma işlemlerine devam ediliyor. Türkiye’de ilk defa uygulanan proje ile kapalı sistemle üretimi yapılacak tatlı su karidesler için üretime uygun olan türdeki yavru karideslerin yurt dışından ithalat süreçleri devam ediyor. Karides havuzlarına da bakteri ekimi yapıldıktan sonra canlıların havuzlara alınması sürecine başlanacağı belirtildi.