EKONOMİ
Başkan Günel: ’Amacımız yeni bir başlangıcın kapısını aralamak’ 05 Mart 2026 Perşembe - 17:48:10 Başkan Ömer Günel, ITB Berlin Fuarı’na katılmak için gittiği Almanya’da, Türk-Alman İş İnsanları Birliği’ni ziyaret etti. Birlik üyelerine Kuşadası’nın sahip olduğu turizm potansiyeli hakkında bilgi veren Başkan Ömer Günel, "Aydın bugüne kadar tarım kenti olarak görüldüğü için buna göre organize edilmiş. Ancak bize göre Aydın turizmin, gastronominin ve sanayinin de lokomotifi olacak kapasiteye sahip. Bu nedenle bizim amacımız yeni bir başlangıcın kapısını aralamak" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Berlin’de Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyeleriyle bir araya geldi. Başkan Ömer Günel’in ziyaretine Belediye Başkan Yardımcısı Seyfi Seyhan Suvari ile Belediye Meclis Üyeleri de katıldı. Başkan Ömer Günel ziyaretinde Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyelerine Kuşadası’nın sahip olduğu doğal ve tarihi güzelliklerinden bahsetti. Toplantıda Kuşadası’nın yılın dört mevsimine yayılan turizm ile konaklama imkanlarını da anlatan Başkan Ömer Günel’i Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyeleri ilgi ve dikkatle dinledi. Aydın’ın bugüne kadar sadece tarım kenti olarak görüldüğüne dikkat çeken Başkan Ömer Günel, "Bize göre Aydın aynı zamanda turizm, gastronomi ve sanayi kenti. Çünkü dünyanın en önemli 3 kruvaziyer limanından bir tanesi Kuşadası’nda bulunuyor. İlçemize gelen kruvaziyer yolcusu sayısına baktığımızda son 3 yıldır kendi rekorumuzu egale ediyoruz. Geçen yıl 1 milyon kruvaziyer yolcusu ağırladık. Bu yıl sayının çok daha fazla olmasını bekliyoruz. Ben Kuşadası, Didim ve Selçuk’un turizm alanında iş birliği içerisinde olmasını çok önemsiyorum. Çünkü ortak turizm değerlerini paylaşıyoruz. Bizim amacımız Aydın için yeni bir başlangıcın kapısını aralamak" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 17:16 Aydın’da ticari taksi şoförlerinden zam çağrısı Aydın’da faaliyet gösteren ticari taksi şoförleri, artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandıklarını belirterek yetkililerin tarifeye düzenleme yapılmasını beklediklerini ifade ettiier. Özellikle akaryakıt, sigorta ve araç bakım giderlerindeki artışın kendilerini ciddi şekilde etkilediğini dile getiren taksiciler, mevcut tarifeyle hizmet vermenin her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Mevcut ücretlere yüzde 50 zam, indi-bindi ücretinin ise 220 TL olarak belirlenmesini talep eden taksiciler taleplerinin karşılık bulmaması halinde kontak kapatma noktasına gelebileceklerini belirtti. Taksici esnafı, hem ekonomik şartların hem de mesleğin sürdürülebilirliği açısından yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Otogar Taksi Durak Başkanı Cengiz Yoltay meslektaşları adına yaptığı açıklamada, "Biz taksiciler olarak bugüne kadar oda başkanımızın gayretleri ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun destekleri ile çalıştık. Ancak bugüne kadar aldığımız zamlar ülkemizin içerisinde bulunduğu durumda çok yetersiz kaldı. Geçen hafta oda toplantımızda indi-bindi tarifesinde 220 TL olarak belirttiğimiz zammı alamadık. Yakıt zamlarına yetişemez olduk. Bunun yanında devletin bize yazar kasa post uygulaması getirmesi ile Aydın’da taksi hizmeti vermemiz çok zorlaşıyor. Biz normal vatandaşların yaptırdığı trafik sigortasını biz çok daha fazlaya yaptırıyoruz. Çalışan sigortalı arkadaşlarımızın sigortalarını ödemekte zorlanıyoruz. Ayrıca TÜVTÜRK’ün bizlerin her yıl yaptırdığımız araç muayenelerinde bizlere uyguladığı yüksek miktardaki fiyatlar belimizi büküyor. Tüm bunların yanında bir de sanayi kısmı var. Yedek parça fiyatları da her geçen gün artıyor. Tüm bunların yanında trafik cezaları da çok arttı. Karşılaştığımız cezalar da çok yüksek. Kısacası biz taksiciler olarak zorluk çekiyoruz. Gündemdeki savaş durumu olmadan biz zam talebimizi dile getirmiştik. Halen daha sonuç alamadık. Yavaş yavaş kontak kapatma durumuna geliyoruz. Ayrıca Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’ndan Didim ve Kuşadası’nda yapılan duraklar gibi Efeler’de de kente yakışır taksi durakları yapılmasını talep ediyoruz" dedi. "Taksiciyi yok sayan bir anlayış var" Can Taksi Durak Başkanı Mustafa Öney, "Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç geçen hafta düzenlenen toplantıda bizler için yüzde 50 zam istedi. Zam yazımızı belediyeye yazdı. Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muhammed Ali Künkcü ise yeni seçime gireceği için kendince bir şov yaptı. Taksici esnafının 15 yıldır hiç bir derdi dinlenmediği gibi iletilen sorunları da çözülmüyor. Berberler, tamirciler ve diğer meslek gruplarının talep ettiği fiyat tarifeleri hemen imzalanırken taksici esnafının talepleri maalesef gözardı ediliyor" diye konuştu. "Yüzde 50 zam istiyoruz" Merkez Taksi Durak Başkanı Halil Civan ise "Biz aynen Semih başkanımızın talep ettiği yüzde 50 zam ve indi-bindi 220 TL ücretlerini kesintisizi olarak almak istiyoruz. Bu zammı alabilirsek biraz rahatlarız. Yoksa çok zor durumda kalıyoruz" dedi. "Giderler aynı ama tarifeler düşük" Taksiciler ise artan maliyetlere dikkat çekerek, "Her şeyin fiyatı çok yükseldi. Şu anda bizler para kazanamıyoruz. Zaten enflasyon karşısında bu zam da eriyip gidecektir. Diğer illerde bu zam fiyatları her zaman Aydın’dan daha önce uygulandı. İstanbul bizden önce 2 zam aldı. 2 sene önce biz de İstanbul’dan tam 1,5 yıl geç zam almıştık. Giderlerimiz artıyor, gelirlerimiz düşüyhor" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 17:00 Alanya’da tropikal meyve üreticilerine Global GAP ve iyi tarım eğitimi Antalya’nın Alanya ilçesinde tropikal meyve üreticilerinin ürünlerini daha iyi pazarlayabilmesi ve uluslararası standartlara uygun üretim yapabilmesi amacıyla önemli bir eğitim programı başlatılıyor. Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği öncülüğünde, üreticilere yönelik Global GAP ve iyi tarım uygulamaları programı uygulanacak. Program kapsamında ilk etapta 25 üreticiye eğitim verilecek ve yaklaşık 3-4 ay sürecek eğitimlerin ardından üreticilere sertifikaları teslim edilecek. Eğitim programıyla birlikte üreticilerin bilinçli üretim yapmasının sağlanması ve pestisit ve kalıntı gibi konuların da önüne geçilmesi planlanıyor. Program kapsamında ziraat mühendisleri ve ilçe tarım müdürlüğü yetkilileri bahçelerden numune alarak analizler yapacak. Bireysel olarak yapılan "ürünümde pestisit yok" gibi açıklamaların çoğu zaman sözde kaldığını dile getiren Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu, birlik çatısı altında yürütülecek bu çalışmanın üretimde standart ve güvenilirlik sağlayacağını ifade etti. Tropikal meyve üretiminin Türkiye’de son 20 yılda hızla yayıldığını belirten Hüddoğlu, "Bu ürünler ülkemizde yeni yeni tanınmaya başladı. Üreticiler bugüne kadar büyük ölçüde bireysel çabalarla bir noktaya geldi. Ancak artık birlik olarak hem iç pazarda hem de uluslararası pazarda daha güçlü bir şekilde yer almak istiyoruz" diye konuştu. Programın ilerleyen aşamalarında yeşil dönüşüm, dijital tarım ve dijital pazarlama konularında da çalışmalar yapılacağını belirten Hüddoğlu, bu adımların üreticilere hem güvenilirlik hem de ekonomik kazanç sağlayacağını sözlerine ekledi. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Alanya Temsilcisi Oğuzhan Ataman, "Dünya Bankası tarafından Sanayi Teknoloji Bakanlığı’na verilen kredi kapsamında Sol Green programı ilan edildi ve uygulanmaya başladı. Bu program kapsamında ajanslari belli bir fon belli bir hibe verilmesi için kredi ve tutar aktarıldı. Bu tutarı biz bölgedeki mikro işletmelere kooperatiflere üretici birliklerine destek olması açısından ilk aşamalı yeşil ekonomiyi kapsayıcı geçiş programı kapsamında dağıtmaya başladık. Bölgemizden toplam 12 tane projemiz destek aldı. Alanya’da da iki proje destek aldı bir tanesi tropikal meyve üreticileri birliğimizin yapacağı faaliyetler projenin özellikle üzerinde durduğu yeşil ekonomi daha iyi tarım uygulamaları ve bu döngüsel ekonomi kavramları için bir dayanak teşkil ediyor. Biz bu aşamada projenin uygun görüldüğünü ve devamında da uygulanması safhasında da destek olacağımızı belirtmek isteriz" ifadelerini kullandı.
ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu
01 Mart 2026 Pazar - 17:49 ESOB Başkanı Keskin’den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a esnaf raporu Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduğu kapsamlı raporla esnafın sorun ve taleplerini iletti. TESK Yönetim Kurulu Üyesi ve MESOB Başkanı Şevket Keskin, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık üç yıldır ekonomik sıkıntılarla mücadele eden esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunları içeren raporu Malatya’ya ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sundu. Keskin, Malatya ticari hayatının bel kemiği olan esnafın halen hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, şehrin ekonomik ve sosyal olarak yeniden ayağa kalkmasının küçük işletmelerin desteklenmesiyle mümkün olacağını ifade etti. Raporda deprem bölgesine özel düşük vergi oranları uygulanması, konteyner iş yerlerinden kalıcı iş yerlerine geçecek esnafa uzun vadeli faizsiz kredi ve geri ödemesiz hibe sağlanması, ulaşım sektöründe ÖTV’siz ticari araç alım hakkının yeniden verilmesi ve belediye encümen kararıyla süresiz verilen M, T ve S plakaların mülkiyet hakkının yasal güvence altına alınması talepleri yer aldı. Depremde zayi olan hammadde ve stokların tazmini için ödeme takvimi açıklanması, artan maliyetler nedeniyle yerinde dönüşüm desteğinin en az 3 milyon TL’ye çıkarılması ve TOKİ ile Emlak Konut projelerinde kullanılacak malzemelerin Malatya esnafından temin edilmesi gerektiği de raporda vurgulandı. Ayrıca esnafın emekliliği için gerekli 9 bin prim gününün 7 bin 200’e düşürülmesi, vergi kaydı olup Bağ-Kur kaydı açılmamış esnafa geriye dönük borçlanma hakkı tanınması, zincir marketler ve AVM’lere karşı esnafı koruyacak Perakende Yasası’nın hayata geçirilmesi ve 2026 itibarıyla büyükşehirlerde basit usulden gerçek usule geçiş kararının deprem bölgesi için en az 3 yıl ertelenmesi istendi. Raporda son olarak KOSGEB desteklerinin tüm meslek kollarına açılması ve deprem sonrası verilen kredilerin geri ödeme süresinin en az 1 yıl uzatılması, sanayi esnafı için modern ve teknolojik altyapıya sahip yeni bir sanayi sitesinin kampüs modeliyle inşa edilmesi ve mevcut küçük sanayi sitelerinde kiracı esnafa mülkiyet önceliği tanınması taleplerine yer verildi.
Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti
01 Mart 2026 Pazar - 16:09 Ceylanpınar’da gümrük kapısı nöbeti Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının operasyonel yetersizlik gerekçesiyle kapatılacağı iddiaları üzerine toplanan yüzlerce vatandaş kapının kapatılmamasını istedi. Suriye ile Türkiye arasındaki ticarette önemli bir yere sahip olan Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesindeki gümrük kapısının kapatılacak olması ilçe halkı, esnaf, oda başkanları ve muhtarları harekete geçirdi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası önünde toplanan kalabalık gümrük kapısı nöbetine başladı. Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Bülent Çelik, Mevlana Mahallesi Muhtarı Ahmet Akkurt ve Suriyeli tüccarlar adına Abu Arap, kapının kapatılmasının Ceylanpınar için ekonomik idam anlamına geleceğini vurguladı. Ceylanpınar ilçesinin yeniden çıkmaz sokak haline geleceğini belirten Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Bülent Çelik, "Bir tarafımız TİGEM arazileri, diğer tarafımız sınır. Ceylanpınar zaten bir dar koridora sıkışmış durumda. Mevcut gümrük kapısı bizim tek nefes borumuzdur. Madem Suriye’nin imkanları ve operasyonel hareket kabiliyeti yetersiz deniliyor, o halde neden başka bölgelerde yeni kapılar açılıyor. Biz yeni kapılara karşı değiliz ama bir tarafı ihya ederken Ceylanpınar’ı imha etmenize, burayı bir ’çıkmaz sokak’ haline getirmenize asla razı değiliz" dedi. Muhtarlar adına konuşan Mevlana Mahalle Muhtarı Ahmet Akkurt ise, "Suriye iç savaşı boyunca mermilerin gölgesinde yaşayan, tarlasını ekemeyen, dükkanını açamayan ama devletine sadakatten ödün vermeyen bu halk, bugün cezalandırılmayı değil ödüllendirilmeyi bekliyor. Kapının kapatılması fikri derhal rafa kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Suriyeli tüccarlar adına söz alan Abu Arap ise ticaretin devamlılığının her iki halk için de hayati olduğunu belirtti. Abu Arap, "Bu kapı sadece bir geçiş noktası değil, binlerce insanın rızık kapısıdır. Ticaretin durması demek, her iki taraftaki mazlum halkın daha da fakirleşmesi demektir. Biz Ceylanpınar’ın ticaret merkezi olarak kalmasını istiyoruz" diye konuştu. Kalabalık, gümrük kapısı ile ilgili olumlu bir karar alınıncaya kadar toplanmaya devam edeceklerini belirtti.
Mersin tarımı faydalı böcekle biyolojik mücadeleye odaklandı
01 Mart 2026 Pazar - 15:49 Mersin tarımı faydalı böcekle biyolojik mücadeleye odaklandı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) koordinesinde yürütülen Odak Mersin Projesi kapsamında faaliyet gösteren Mersin Tarım-Gıda-Hayvancılık Odak Çalışma Kurulu, şubat ayı toplantısını Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde gerçekleştirdi. MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’ın yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, üniversiteler ve özel sektör temsilcilerinin katıldığı toplantıda, enstitünün yapılanması ve yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verildi. Program kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü katkılarıyla kurulan Faydalı Böcek Üretim Laboratuvarı da incelendi. Yılda 400 bin faydalı böcek üretilecek Mersin ve Akdeniz Bölgesinin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan turunçgillerde zararlılarla mücadele amacıyla kurulan laboratuvarda yılda 400 bin faydalı böcek üretilmesi hedefleniyor. Üretilen böceklerin sahada çiftçilerin kullanımına sunulması planlanıyor. Bu uygulamayla kimyasal ilaç kullanımının azaltılması, insan sağlığının korunması, bitki koruma ürünlerine yapılan harcamaların düşürülmesi ve daha sağlıklı, kaliteli ürün elde edilmesi amaçlanıyor. Yetkililer, biyolojik mücadelenin yaygınlaştırılmasıyla çevre dostu üretim modelinin güçleneceğini ifade etti. Narenciye süreçleri bilimsel modelle ele alınıyor Kurul üyeleri ayrıca, Çukurova Kalkınma Ajansı destekleriyle MTSO, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi paydaşlığında kurulan Turunçgil Hasat ve Hasat Sonrası Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezi’nde de incelemelerde bulundu. Bilimsel bir narenciye işleme tesisi olarak planlanan merkezde, hasattan depolama ve sarartma süreçlerine kadar tüm aşamalar simülasyon modeliyle değerlendiriliyor. Yapılan çalışmalarla narenciyede kayıpların azaltılması ve süreç verimliliğinin artırılması hedefleniyor.
Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de
01 Mart 2026 Pazar - 15:01 Bursa, sürdürülebilir turizm modeliyle ITB Berlin’de Bursa’nın turizmden hak ettiği payı alabilmesi ve dünyanın önemli destinasyonları arasında yer alması için çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 3-5 Mart tarihlerinde düzenlenecek ITB Berlin Turizm Fuarı’na sürdürülebilir turizmi merkeze alan güçlü bir vizyonla katılıyor. Bursa’yı yalnızca bugünün değil, geleceğin de güçlü turizm destinasyonları arasına taşımayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, uluslararası alandaki tanıtım çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in liderliğindeki heyet, 3-5 Mart tarihlerinde ITB Berlin Turizm Fuarı’na Bursa’nın ‘Her Gülümseme Bir Hikâye Anlatır’ kampanyasıyla katılarak turizmin sahadaki gerçek etkisini ortaya koyacak. Kadın üreticilerden zanaatkârlara, kooperatiflerden geleneksel sanat temsilcilerine kadar uzanan bir yerel üretim ekosistemini görünür kılan kampanya, turizmin yalnızca ziyaretçi ve geceleme sayılarıyla değil; gelir, istihdam, kadın emeğinin güçlenmesi ve kültürel mirasın sürdürülebilirliği üzerinden değerlendirilmesi gerektiği de vurguluyor. Turizmde kadın odaklı dönüşüm Bursa’nın dönüşümü tabandan başlatmayı esas alan sürdürülebilir turizm modeli, ilk adımını kadın kooperatifleri ve kadın dernekleriyle attı. Kadın hakları konusundaki duyarlılığıyla sürece gönüllü liderlik eden Seden Bozbey’in katkılarıyla, kadınların ekonomik hayata katılımı ve yerel üretimin güçlendirilmesi turizm politikalarının temel bileşeni haline geldi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda öne çıkan kadın örgütlerinin temsilcileri, ITB Berlin’de Bursa delegasyonunun bir parçası olarak yer alacak. Katılım, yerel üreticilerin uluslararası platformda doğrudan temsil edilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Seden Bozbey ayrıca Green Destinations tarafından düzenlenen Good Travel etkinliğinde sahne alarak Bursa’nın Yeşil Bursa vizyonunun kadın emeğiyle şekillenen yüzünü uluslararası paydaşların gündemine taşıyacak. Uluslararası standartlara yerel marka Küresel Sürdürülebilir Turizm Konseyi (GSTC) üyesi olan Bursa, turizmi çevresel, kültürel ve sosyo-ekonomik boyutlarıyla bütüncül bir çerçevede ele alıyor. Büyükşehir Belediyesi, uluslararası kriterlerle uyumlu, ancak yerel kimliğe dayalı kendi sürdürülebilir turizm modelini oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Modelin temel hedefi, turizmin oluşturduğu değerin kent içinde kalmasını sağlamak; yerel üretim zincirlerini güçlendirmek ve turizm gelirini daha kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek. İstanbul’a yakınlık stratejik avantaja dönüşüyor Bursa, İstanbul’a olan coğrafi yakınlığını yeni bir stratejiyle yeniden konumlandırıyor. Günübirlik ziyaret algısının ötesine geçilerek; deneyim odaklı, yerel üretim süreçlerine temas eden ve ziyaret süresini uzatmayı hedefleyen bir turizm modeli geliştiriliyor. Hızlı tüketilen bir destinasyon değil; yerel bağ kurulan, ekonomik ve kültürel değerin paylaşıldığı bir destinasyon profili oluşturmak amaçlanıyor. Termal turizmde yatırım vizyonu ITB Berlin programı kapsamında Bursa ayrıca Avrupa’daki termal destinasyonların geleceğinin ve yatırım perspektiflerinin ele alınacağı bir panelde yer alacak. Oturumda termal turizm alanındaki kamu ve özel sektör yatırımları, yenileme projeleri, yeni tesisleşme süreçleri ve destinasyonların uzun vadeli gelişim stratejileri değerlendirilecek. Panele katılım öncesinde Bursa Büyükşehir Belediyesi, kentteki termal turizm sektörü temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürüttü. Otel yatırımcıları, tesis işletmecileri ve ilgili paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmelerde Bursa’nın mevcut kapasitesi, planlanan yatırımlar ve termal turizmin geleceğine yönelik beklentiler ele alındı. Böylece uluslararası platformda yapılacak sunum ve değerlendirmelerin, sahadaki gerçek ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu olması sağlandı. Turizm Bursa için bir kalkınma stratejisi Turizmi yalnızca ekonomik büyüme aracı olarak görmeyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen, kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren, kültürel mirası koruyan ve sosyal kapsayıcılığı artıran bir kalkınma stratejisi olarak ele alıyor. ITB Berlin’de paylaşılacak model, Bursa’nın turizmi yalnızca ziyaretçi sayıları üzerinden değil; sosyal etki, ekonomik adalet ve kültürel süreklilik perspektifiyle yeniden tanımladığını ortaya koyuyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir turizmi bir proje değil, uzun vadeli bir yönetişim modeli olarak konumlandırıyor.
TOBB kadın ve genç girişimcilere ilişkin aylık istatistikleri açıkladı
01 Mart 2026 Pazar - 14:14 TOBB kadın ve genç girişimcilere ilişkin aylık istatistikleri açıkladı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistik Konseyi kapsamında, kurulan ve kapanan şirketlerdeki kadın ve genç girişimcilere ilişkin verileri açıkladı. TOBB, 2026 yılı Ocak ayında kurulan şirketlere ilişkin kadın ve genç girişimci verilerini açıkladı. Buna göre, anonim şirketlerde kadın girişimci sayısı 240 olarak kaydedilirken, kadın ortakların toplam ortaklar içindeki payı yüzde 14,1 oldu. Limited şirketlerde kadın girişimci sayısı 2 bin 337’ye ulaşırken, bu şirketlerde kadın ortak oranı yüzde 16,7 seviyesinde gerçekleşti. Kooperatiflerde kadın ortak oranı yüzde 26,4 olarak tespit edilirken, Ocak ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 14,2’sinin kadın girişimciler tarafından hayata geçirildiği bildirildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci yer aldı Verilere göre, aynı dönemde kurulan 989 anonim şirketin 197’sinde kadın girişimci bulundu. Böylece kadın girişimci bulunan anonim şirket oranı yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan 10 bin 126 limited şirketin ise 2 bin 94’ünde kadın girişimcilerin yer aldığı belirlendi. Bu kapsamda limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci bulunduğu tespit edildi. Öte yandan, kurulan anonim şirketlerde kadın girişimcilerin sermaye payı yüzde 17,8 olarak hesaplanırken, bu oran limited şirketlerde yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında kurulan anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı Ocak 2026 yılında kurulan 989 anonim şirketin 177’sinde kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı. Böylece anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadınların yönetimde temsil edildiği belirlendi. Aynı dönemde kurulan 117 kooperatifin 39’unda kadın yönetim kurulu üyesi bulunduğu tespit edilirken, kooperatiflerde kadın temsil oranı yüzde 33,3 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 18,3’ünde kadın temsilci yer aldı Verilere göre, Ocak ayında kurulan 989 anonim şirketin 168’inde kadın temsilci yer aldı. Aynı dönemde kurulan 10 bin 126 limited şirketin bin 855’inde kadın temsilci bulunduğu tespit edildi. Kurulan 117 kooperatifin ise 37’sinde kadın temsilci yer aldığı belirlendi. Kurulan limited şirketlerdeki girişimcilerin 45,1’i 35 yaşın altında Ocak ayı verilerine göre, kurulan şirketlerde ortakların yaş dağılımı incelendiğinde anonim şirketlerde en yüksek payın yüzde 31,3 ile 35-44 yaş grubunda olduğu görüldü. Limited şirketlerde ise en yoğun grubun yüzde 32,3 ile 25-34 yaş aralığı olduğu belirlendi. Kooperatiflerde ortakların yüzde 28,4’ünün 35-44 yaş aralığında yer aldığı tespit edilirken, gerçek kişi ticari işletmelerde en yüksek oran yüzde 30 ile 25-34 yaş grubunda kaydedildi.
Başkan Bozbey: "Üreticimizi asla yalnız bırakmayacağız"
01 Mart 2026 Pazar - 12:50 Başkan Bozbey: "Üreticimizi asla yalnız bırakmayacağız" Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Mustafakemalpaşa’da düzenlediği iftar programında konuşan Başkan Mustafa Bozbey, tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere her zaman destek olduklarını belirtirken, Ramazan ayında da sosyal desteklerle 60 bin insana ulaştıklarını belirtti. Ramazan’ın birleştirici ve manevi iklimini kentin tümüne yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, geleneksel iftar programlarını Mustafakemalpaşa ile sürdürdü. Mustafakemalpaşa Kapalı Pazar Alanı’nda düzenlenen iftar programına, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar tarafından sıcak bir atmosferde karşılanan Başkan Mustafa Bozbey, masaları tek tek ziyaret ederek görüş ve talepleri dinledi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 17 ilçede düzenledikleri kardeşlik sofralarında Bursalılarla bir araya gelmeye devam ettiklerini belirtti. Mustafakemalpaşa’nın üretimin ve emeğin kenti olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, "Alın terinin ilçesidir. Verimli topraklarıyla, çalışkan insanlarıyla Bursamızın lokomotif ilçelerinden birisidir. Göreve geldiğimizde üreticilerimizi asla yalnız bırakmayacağımızı söylemiştik. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere hep destek verdik, destek olmaya da devam edeceğiz. Sosyal desteklerimiz 60.000 civarında insanımıza ulaşıyor. Türkiye’ye örnek olacak şekilde paylaşma ve dayanışmanın en güzel örneklerini uyguluyoruz. Bizler Bursalıları seviyoruz. Mustafakemalpaşa Belediyesi ile birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. İftar programının ardından Başkan Mustafa Bozbey ve beraberindekiler, Orta Mahallesi’ni ve Orta Mahallesi Sosyal Yardımlaşma Dayanışma ve Kalkınma Derneği’ni ziyaret ederek halkın taleplerini dinledi. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Şeyh Müftü Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu. Mustafakemalpaşa ilçesi Durumtay, Çeltikçi ve Güllüce köylerini de ziyaret ederek köylülerle bir araya gelen Başkan Mustafa Bozbey, Büyükşehir Belediyesi’nin Durumtay Mahallesi’ne kazandırdığı halı sahada gençlerle buluşarak, hayırlı olmasını diledi.
YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı
01 Mart 2026 Pazar - 12:04 YADES ile yaşlılara yönelik projelere 10 yılda 105,6 milyon lira destek sağlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 2016 yılından bugüne uygulanan Yaşlı Destek Programı (YADES) ile toplam 105,6 milyon lira finansman desteği sağladıklarını belirterek, 10 yılda 86 farklı belediyede yürütülen 123 projeyle, 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşa ulaştıklarını bildirdi. Bakan Göktaş, Türkiye’de 65 yaş ve üzeri nüfusun son 5 yılda yüzde 20,7 artarak 9 milyonun üzerine çıktığını ve toplam nüfus içindeki payının yüzde 10,6’ya yükseldiğini kaydetti. Gelişmiş ülkelerin bir asırda yaşadığı yaşlanma sürecinin Türkiye’de çok daha kısa sürede gerçekleştiğini vurgulayan Göktaş, "Bakanlık olarak temel yaklaşımımız, yaşlılarımızın aileleri ve yakınlarıyla birlikte, alışık oldukları çevrede, aktif ve sağlıklı bir şekilde yaşlanmalarını sağlamak. Bu doğrultuda, bakım ihtiyacı olan yaşlı vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri sadece kurumsal bakımla sınırlı tutmuyoruz. Evde bakım yardımı, sosyal yardımlar ve gündüzlü bakım hizmetleri gibi toplum temelli modellerimizi, birbirini bütüncül bir şekilde tamamlayacak bir yapıda hayata geçiriyoruz." ifadelerini kullandı. Bu çerçevede yaşlı vatandaşların hayat kalitesini artırmak ve toplumsal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla belediyelerle iş birliği içinde 2016’dan bu yana YADES programını sürdürdüklerini bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "2025 yılı projelerimiz için ayırdığımız 41,2 milyon liralık kaynakla birlikte, YADES kapsamında 10 yılda sağladığımız toplam finansman desteği 105,6 milyon lirayı buldu. Bu süreçte, 86 farklı belediyemizde yürütülen 123 projeyle 108 bin 851 hanede 164 bin 144 yaşlı vatandaşımıza ulaştık. Evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetlerimizle yaşlılarımızın hem hayatını kolaylaştırdık hem de sosyal hayata katılımlarını destekledik. Belediyelerimizle iş birliği içinde, yaşlılarımızın yaşam kalitesini artırmaya ve onlara her alanda destek olmaya devam edeceğiz."
KTO’da Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı
01 Mart 2026 Pazar - 11:47 KTO’da Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda (KTO) meclis üyeleriyle bir araya geldi. KTO Başkanı Selçuk Öztürk, "Reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını, kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün güçlenmesini son derece kıymetli buluyoruz" dedi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın, Konya Ticaret Odası’nda Meclis Üyeleriyle bir araya geldi. Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Meclis Toplantısı öncesinde gerçekleşen buluşmada, Türkiye’nin ekonomi politikalarının mevcut yönü ve bu politikaların reel sektör üzerindeki yansımaları kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıda, meclis üyeleri tarafından reel sektörün talep ve beklentileri dile getirilirken, Başkan Yardımcısı Taşkın yöneltilen soruları yanıtladı. Görüşmenin ardından Konya Ticaret Odası Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı Kutluhan Taşkın’ı Oda Meclislerinde ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, "Meclis üyelerimizle bir araya gelerek ekonomik gelişmeler ve reel sektörün beklentilerini paylaştığımız hemşehrimiz başkan yardımcımıza katılımları ve değerli katkıları için teşekkür ediyorum. Ekonomi politikalarının tasarımında reel sektörün sahadan gelen geri bildirimlerinin dikkate alınmasını son derece kıymetli buluyor; kamu ile özel sektör arasındaki istişare kültürünün daha da güçleneceğine inanıyoruz" dedi "Uygulanan politikalar ekonominin geleceğine olan inancımızı artırıyor" Konuşmasında küresel ve ulusal ekonomik gelişmelere de değinen Başkan Öztürk, son yıllarda yaşanan belirsizliklerin Türkiye ekonomisi açısından önemli bir sınama süreci oluşturduğunu ifade etti. Öztürk, "Pandemi sonrası oluşan kırılgan dengeler, artan jeopolitik riskler ve küresel finansal sıkılaşma süreci, ülkemizi de etkilemiştir. Bu dönemde özellikle 2023 sonrası uygulanan ekonomi politikalarının daha öngörülebilir, kural temelli ve dezenflasyonu merkeze alan bir çerçeveye oturtulmuş olması önemli bir kazanımdır" diye konuştu. Enflasyonla kararlı mücadelenin sürdürülmesi, mali disiplinin güçlendirilmesi ve para politikasında sadeleşme adımlarının orta vadede makroekonomik istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, "Bugün gelinen noktada beklentilerin daha rasyonel bir zemine oturduğunu, finansal göstergelerde kademeli bir dengelenme sürecinin başladığını ve ekonomi yönetiminin piyasa mekanizmasını önceleyen bir yaklaşım sergilediğini görmekteyiz. Bu sürecin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir koordinasyon ve uzun vadeli bir perspektifle yürütülmesi, reel sektör olarak ekonomimizin geleceğine olan inancımızı artırmaktadır" ifadelerini kullandı. Başkan Öztürk, reel sektörün temel beklentisinin; enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden, üretim kapasitesini, istihdamı ve ihracat potansiyelini koruyacak seçici ve hedefli desteklerin sürdürülmesi olduğunu belirterek, "Güçlü bir makroekonomik denge ancak güçlü ve sürdürülebilir bir reel sektör yapısıyla mümkündür" dedi. Ekonomik değerlendirmelerin ardından Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, oda ve iştiraklerinin Şubat ayı faaliyetlerine ilişkin bilgilendirme sunumunu meclis üyeleriyle paylaştı.
Başkan Büyüksimitci: "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi stratejik önceliğimiz olmalı"
01 Mart 2026 Pazar - 11:39 Başkan Büyüksimitci: "Gümrük Birliği’nin güncellenmesi stratejik önceliğimiz olmalı" KAYSO Başkanı Büyüksimitci; Şubat Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, küresel ticarette yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birinin Gümrük Birliği’nin güncellenmesi olması gerektiğini vurguladı. Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya Başkanlığında, Meclis Üyeleri, Meslek Komitesi Üyeleri, Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Toplantının açılık konuşmasını yapan KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, "Daha önceleri bahsettiğimiz üzere son yıllarda küresel ticaretin yeniden şekillendiğini, dünya ticaret örgütü kurallarının uygulanamadığı, maalesef güçlünün haklı olduğu adaletsiz ve sömürücü bir dünya düzeni ile karşı karşıyayız" dedi. ABD-Çin rekabetinin etkilerine dikkat çeken Özkaya; "Özellikle ABD - Çin rekabeti, Çin’in ABD piyasalarında kaybettiği pazarını telafi etmek için bizim gibi ülkelerin dış pazarlarına hızlı ve agresif satış politikası ile tüm ürün gruplarında sanayicimizi derinden etkilemektedir" ifadelerini kullandı. Yurt içindeki ekonomik şartlara değinen Özkaya, "Yurt içerisinde enflasyon ve yüksek maliyetlerle son dönemlerde zor bir süreçten geçen sanayi üretimimiz her geçen gün rekabet ve pazar gücünü uzak doğu ülkelerine kaptırmaktadır. Gelinen son süreçte maalesef sanayimiz için tedirgin edici bir gelişme daha gündeme yerleşmiştir. AB ile Hindistan’ın serbest ticaret anlaşması. Bu anlaşma hem ülkemizin, hem de uluslararası ticaretin rotasını ve kurallarını zorlayacak gibi gözükmektedir" şeklinde konuştu. Özkaya, söz konusu anlaşmanın Avrupa pazarındaki etkilerine ilişkin ise şunları söyledi; "AB - Hindistan serbest ticaret anlaşması ülkemizin en önemli ihracat pazarımız olan AB’de bizleri olumsuz olarak etkileyecektir. Özellikle üretim gücü ve arz güvenliği olan Hint mallarının düşük vergilerle ya da vergisiz olarak ab pazarında vergisiz yer alması Türk ürünlerinin pazar kayıplarına sebep olacağı aşikardır. Kısaca söylemek gerekirse Avrupa’ya satışını yaptığımız mallarda rakiplerimiz çoğalmaktadır. AB’nin mal tedarik alanı genişlemektedir. İşte bu nedenledir ki AB - Hindistan STA’sı ülkemizin sanayisini, ihracatını ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir anlaşmadır ve maalesef Türk sanayisi için ilerleyen süreçte olumsuzluklar taşımaktadır ve ciddi bir tehdittir." Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerektiğine vurgu yapan Özkaya, "Şayet AB ile olan gümrük birliği anlaşmamız bu tehditler göz önünde bulundurularak güncellenmez ise, hem AB pazarında zorlanacağımız gibi, AB’ye gelen gümrüksüz mallar için ülkemiz pazar durumuna düşebilecektir. Yukarıda bahsettiğimiz ülkemiz aleyhine olabilecek gelişmeler, zaten var olan düşük kur, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve kısıtlı finansmanla ayakta kalma mücadelesi veren sanayicilerimizi bir hayli zorlayacaktır. Bu yüksek faiz ortamında ve rant ekonomisinin cazibesinin her geçen gün arttığı, üretimden ve yatırımdan uzaklaşıldığı da bir gerçektir" dedi. Özkaya konuşmasının sonunda, "Zaman çok geçmeden uluslararası rekabet göz önünde tutarak üretimi destekleyen, reel ekonomiye katkı sağlayan, istihdam oluşturan, ihracat yapan firmalarımıza kolaylıklar sağlanmalı ve görünmekte olan Uzak Doğu Çin - Hindistan tehlikesine önlem alınmalıdır" ifadelerine yer verdi. "2025 yılı sanayicilerimizi ciddi şekilde zorladı" Konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, 2025 yılının hem ülkemiz hem de dünya ekonomisi açısından zorlu geçtiğini belirterek, artan jeopolitik riskler, yükselen üretim maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntıların sanayiciyi ciddi şekilde etkilediğini ifade etti. İhracatçılar açısından en önemli sorunlardan birinin enflasyonun altında kalan döviz kuru ve güçlü TL dengesi olduğunu belirten Büyüksimitci, bunun da rekabet gücünü zayıflattığını ve dış pazarlarda kârlılığı düşürdüğünü söyledi. Başkan Büyüksimitci, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında müzakere edilen Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek; "Dış ticaretimizi yakından ilgilendiren stratejik bir gelişmeye dikkatinizi çekmek isterim, AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması. Hindistan’ın AB menşeli mallara yönelik tarifeleri kaldırması, AB’nin bu pazara ihracatını artıracaktır. Diğer taraftan, Hindistan’ın düşük tarifelerle AB pazarına girmesi, bizim ihracatımızı asimetrik bir rekabetle karşı karşıya bırakabilir" dedi. Türkiye’nin Gümrük Birliği’ni güncellemesi gerektiğine vurgu yapan Büyüksimitci, "Bunun yanı sıra Hindistan ile sektör bazlı diyalog kanallarının açılması noktasında proaktif davranmalıyız. Coğrafi yakınlığımızı ve Gümrük Birliği uyumumuzu, bu yeni dönemde stratejik bir avantaja dönüştürmek zorundayız. Coğrafi yakınlık, üretim altyapısı ve Avrupa pazarına entegrasyon avantajını ancak güçlü ve güncel bir Gümrük Birliği ile stratejik fırsata dönüşebilecektir" dedi. Yeşil dönüşüm ve yeni ticaret kuralları Konuşmasında küresel ticarette değişen kurallara da değinen Başkan Büyüksimitci, rekabetin artık yalnızca tarifeler üzerinden şekillenmediğini ifade ederek, Avrupa Birliği’nin uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kapsamında karbon yoğun sektörlerde ilave maliyetlerin gündeme geldiğini hatırlattı. Sanayicilerin bu sürece hazırlıklı olması gerektiğini belirten Büyüksimitci, firmaların enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve sürdürülebilir üretim yatırımlarını hızlandırmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Büyüksimitci ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 445 milyar TL büyüklüğündeki genç istihdam desteğinin iş gücü piyasasının güçlendirilmesi açısından kıymetli bir adım olduğunu belirterek teşekkürlerini iletti. Türkiye İş Kurumu tarafından hayata geçirilen ’Genç İstihdam Hamlesi - İşe İlk Adım Programı’nın da önemli bir uygulama olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci, desteklerin kalıcı sonuçlar doğurabilmesi için güçlü bir insan kaynağı altyapısının şart olduğunu vurguladı. Kendilerinin de Kayseri Sanayi Odası olarak sanayicilerin eleman ihtiyacının etkin bir şekilde karşılanması amacıyla KAYSO Akademi kapsamında bir çalışma başlattıklarını açıklayan Başkan Büyüksimitci; "SGK İl Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansının temsilcileriyle bir çalışma başlattık. Meslek edindirme kurslarının sanayimizin ihtiyaçlarına uygun şekilde planlanması, gençlerimizin üretim süreçlerine daha hızlı entegre edilmesi ve eğitim ile istihdam arasındaki bağın güçlendirilmesi konularını kapsamlı şekilde ele aldık. İnşallah tüm bu çalışmalarla hem işletmelerimizin nitelikli personel ihtiyacını karşılayacak, hem de gençlerimize sürdürülebilir istihdam imkânı sunmuş olacağız" şeklinde konuşmasını tamamladı.