Son Dakika
|
Fenerbahçe, evinde 5. kez puan kaybetti
GÜNDEM
Brent petrol 90 doların altına geriledi
İran: "Hürmüz Boğazı açıldı"
İstanbul’da barajlar doldu: Doluluk oranı yüzde 70’i aştı
Diyarbakır’da otomobil tren ile çarpıştı: Feci kaza kamerada
Suriye ordusu, ABD güçlerinin konuşlandığı tüm üslerde kontrol sağladı
MİT’ten siber suç şebekesine operasyon: 12 kişi gözaltında
Araştırma görevlisinin hayatını kaybettiği saldırının failleri yakalandı
Geri dönüşüm fabrikasında yangın böyle görüntülendi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Kurtulmuş: "Dünyanın yeni bir yola, yeni bir anlayışa ve yeni bir çıkışa ihtiyacı vardır"
Erzurumspor FK oyuncuları basın toplantısını basıp kutlama yaptı
Almanya’da şampiyon Bayern Münih
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bursaspor’a tebrik mesajı
Netanyahu: "Her an yeni gelişmeler yaşanabilir"
MEB: "Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur görevden alınmıştır"
Bursaspor, Trendyol 1. Lig’de
EKONOMİ
Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi
19 Nisan 2026 Pazar - 22:09:37
Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 18:12
Buldanlı üreticiler atık malzemeleri tarımda değerlendiriyor
Atık malzemeleri üretime kazandıran Buldanlı çiftçiler, çilek yetiştiriciliğinde hem maliyeti düşürüyor hem de verimi artırıyor. Buldan’da üreticiler, sezonun başlamasıyla birlikte bağ, bahçe ve tarlalarında çalışmalara hız verdi. Çiftçiler, üretim sürecinde karşılaştıkları atık malzemeleri de değerlendirerek hem çevreye katkı sağlıyor hem de üretimde verimliliği artırıyor. Bahar aylarının etkisini gösterdiği bu günlerde tohum, fidan ve fidelerini toprakla buluşturan üreticiler, özellikle atık malzemeleri saksı olarak kullanıyor. İçleri toprakla doldurulan bu malzemelerde yetiştirilen çilek fidelerinin ortama daha kolay uyum sağladığı ve yüksek verim elde edildiği ifade ediliyor.
19 Nisan 2026 Pazar - 16:42
Başkan Yavuz: "Şehrimize kazandırılacak fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz"
Elazığ’a kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın, "Hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır" dedi. AK Parti Elazığ Milletvekili Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından kente kazandırılacak 20 milyon Euro değerindeki fabrika şehirde bulunan iş adamları tarafından olumlu karşılandı. ASKON Elazığ Şube Başkanı Yavuz Akın yaptığı açıklamada, "AK Parti Elazığ Milletvekilimiz Mahmut Rıdvan Nazırlı tarafından şehrimize kazandırılacak olan 20 milyon Euro değerindeki fabrika yatırımını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Teknova OSB bünyesinde hayata geçirilecek bu önemli yatırım; üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma açısından Elazığ’ımıza yeni bir ivme kazandıracaktır. Yatırımın etaplar halinde ilerleyerek kısa sürede üretime geçecek olması, şehrimizin sanayi potansiyelinin ne denli güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 16:22
Ağaçören ilçesinin 21 kilometrelik içme suyu hattı yenilendi
Aksaray’ın Ağaçören ilçesinde köylerin içme suyu altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen çalışmalarda 21 kilometreyi aşan su şebekesi yenilenirken, modern sistemlerle su kayıplarının önüne geçildi. Aksaray İl Özel İdaresi tarafından yapılan çalışmalar çerçevesinde Abdiuşağı, Kılıçlı, Oymaağaç ve Kırımini köylerinde toplam 21 kilometreyi aşan içme suyu hattı yenilendi. Projenin toplam maliyeti 14 milyon 338 bin lira olarak açıklandı. Yenilenen altyapı sayesinde köylerde su iletiminde yaşanan kayıp ve kaçakların önüne geçilirken, sistemin daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedeflendi. Çalışmaların tamamlanmasının ardından Ağaçören Kaymakamı Metin Korkmaz, ilgili kurum yetkilileri ve il genel meclis üyeleriyle birlikte sahada incelemelerde bulundu. Kırımini köyünde vatandaşlarla bir araya gelen heyet, yapılan yatırımlar hakkında değerlendirmelerde bulundu ve bölge halkının taleplerini dinledi. Projede ayrıca "Akıllı Sayaç" ve "Ortak Su Tarifesi" uygulamalarının devreye alındığı bildirildi. Bu uygulamalar sayesinde su tüketiminin daha kontrollü hale getirilmesi ve israfın önlenmesi amaçlanıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:43
Ağrı’da 307 ahırlık hayvancılık üssü hayata geçiyor
2
18 Nisan 2026 Cumartesi- 08:31
Sanatçi İsmail Türüt Erzurum’da pastahane açılışına katıldı
3
18 Nisan 2026 Cumartesi- 15:26
Balıkesir’de ilk erik hasadı yapıldı
4
15 Nisan 2026 Çarşamba- 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
5
18 Nisan 2026 Cumartesi- 11:14
TESK Başkanı Palandöken: "Hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamalı uygulamanın kaldırılması lazım"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:31
Yasak kalktı, kar kalkmadı
Van’da 15 Kasım 2025 tarihinde başlayan zorunlu kış lastiği uygulaması, 40 yerleşim yeri yolunun kar nedeniyle kapalı olduğu bugün itibarıyla sona ermesiyle birlikte oto lastikçilerde değişim mesaisi hız kazandı. Türkiye genelinde ticari araçlar için uygulanan zorunlu kış lastiği kullanım süresinin 15 Nisan itibarıyla tamamlanması, Van’daki oto lastikçilerde büyük bir yoğunluğa neden oldu. 40 yerleşim yeri yolunun hala kardan dolayı kapalı olduğu kentte, araçlarındaki kış lastiklerini yazlıklarla değiştirmek isteyen sürücüler ise sabahın erken saatlerinden itibaren lastikçilerin yolunu tuttu. Geçtiğimiz yıl 1 Nisan’da sona eren uygulamanın bu yıl 15 Nisan’a kadar uzaması sektörde hareketliliği artırdı. Bir hafta öncesine kadar günde sadece 4-5 araca hizmet veren işletmelerde bu sayı bugün itibarıyla 30’un üzerine çıktı. "Şehir içi için değişim zamanı geldi" İHA muhabirine konuşan oto lastik ustası Yusuf Sancak, havaların ısınmasıyla birlikte kış lastiği değişim sezonunun başladığını belirtti. Bazı günlerde yağışlar devam etse de bugün itibariyle yoğunluklarının arttığını ifade eden Sancak, "Şehir merkezinde yolculuk yapan müşterilerimizin lastiklerini artık değiştirmesi gerekiyor ancak yüksek kesimlere yolculuk yapanların ise acele etmemesi önem arz ediyor" dedi. "Yaz lastikleri ise daha az yakıt harcar" Kar yağışının sürücüleri tereddütte bıraktığını dile getiren Sancak, "Kış lastikleri çok yumuşak bir yapıya sahip olduğu için sıcak havalarda daha çabuk aşınır; bu yüzden şehir içi kullanımda yaz lastiklerine geçilmesi gerekiyor. Kış lastikleri hava sıcakken aracı zorlar ve bu da yakıt tüketiminin artmasına neden olur. Yaz lastikleri ise daha az yakıt harcar" diye konuştu. Bir hafta önce günde 4-5 aracın lastiğini değiştirirken, dünden itibaren bu sayının yaklaşık 30’a yükseldiğini ifade eden Sancak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Değişim ücretleri sedan otomobiller için 800 lira, SUV araçlar için ise bin lira olarak uygulanıyor. Bizler değişim sırasında ön lastiklere balans ayarı da yapıyoruz. Balans ayarı yapılmayan araçlar savrulur, çok titrer, ayrıca ön düzene ve lastiklere zarar verir."
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:27
Kırşehir’de 119 projenin maliyeti 29, 3 milyar TL açıklandı
Kırşehir il koordinasyon kurulu 2. toplantısında 119 projenin toplam maliyetinin 29,3 milyar TL olduğu açıklandı. İl genelinde yürütülen kamu yatırımlarının değerlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla düzenlenen İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı ikinci toplantısı, ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, yatırımcı kurum ve kuruluşların il genelinde sürdürdüğü projeler ele alınarak mevcut durumları değerlendirildi. İl Yatırım Takip Sistemi (İLYAS) üzerinden elde edilen verilere göre, 2026 yılı Mart ayı sonu itibarıyla il genelinde toplam 119 projenin yatırım programında yer aldığı belirtildi. Bu projelerin toplam maliyetinin yaklaşık 29,3 milyar TL olduğu ifade edildi. Söz konusu projelerden 2’sinin tamamlandığı, 50 projenin ise halen devam ettiği bilgisi paylaşılırken, diğer projelerin farklı aşamalarda olduğu kaydedildi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:24
Kilis usulü döner için patent müracaatı
Kilis usulü tavuk döner için tescil süreci başlatıldı. Kilis’te yaklaşık 20 yıldır dönercilik yapan Bestami Yasin Debbaşoğlu, Kilis usulü tavuk dönerin kendine özgü lezzetiyle öne çıktığını belirterek patent (tescil) süreci için çalışma başlattı. Debbaşoğlu, diğer döner çeşitlerini mizahi bir dille eleştirerek, "Sos çorba gibi akmıyor" ifadelerini kullandı. Kilis usulü dönerin kendine özgü bir lezzeti olduğunu vurgulayan Debbaşoğlu, "Bizim dönerimizde Güneydoğu’ya ait baharatlar kullanılıyor. İçerisine çorba gibi sos bırakmıyoruz. Tavuk döneri kızartıp kesiyoruz, harici baharatlar ve salatayla birlikte dürüm şeklinde sunuyoruz" şeklinde konuştu. "Tam ekmek Kilis ekmeğiyle 80 lira, lavaşta ise yarım ekmekle 50 lira’’ Fiyatlara da değinen Debbaşoğlu, İstanbul’da dönerin yaklaşık 300 liraya satıldığını belirterek, "Bizde tam ekmek Kilis ekmeğiyle 80 lira, lavaşta ise yarım ekmekle 50 lira. Bizde halka hizmet var" ifadelerini kullandı. Hedeflerinin Kilis dönerini tescillemek olduğunu belirten Debbaşoğlu, "Kilis usulü diye bir döner var. Bunu tüm Türkiye’ye tanıtmak için elimizden geleni yapacağız" şeklinde konuştu. "Kilis daha iyi, o yüzden burayı daha çok seviyorum’’ İş yerinde müşteri olarak bulunan rapçi Vedat Kazaz ise kendisini 2011 yılında katıldığı Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasından tanıyanlar olduğunu söyledi. Kilis usulü döneri beğendiğini dile getiren Kazaz, "Kilis dönerinde baharat tadı var. İskenderun’da da iyi ama Kilis daha iyi, o yüzden burayı daha çok seviyorum" diye konuştu. Kazaz ayrıca yarışma döneminde söylediği rap parçasını da seslendirdi. Öte yandan işletmeye gelen diğer müşteriler de Kilis usulü dönerin daha lezzetli olduğunu ifade etti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:17
Bütçe Mart ayında 229,9 milyar TL açık verdi
Mart ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 460,4 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230,5 milyar TL ve bütçe açığı 229,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 425,4 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 5,4 milyar TL ve bütçe açığı 420 milyar TL olarak gerçekleşti. Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Mart ayı Merkezi Yönetim Bütçe Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 460,4 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230,5 milyar TL ve bütçe açığı 229,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 224,5 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 6,1 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Mart ayında 261 milyar 466 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı Mart ayında 229 milyar 872 milyon TL açık verdi. 2025 yılı Mart ayında 100 milyar 223 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2026 yılı Mart ayında 6 milyar 87 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Mart ayı itibarıyla 1 trilyon 460 milyar 416 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 235 milyar 959 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 224 milyar 457 milyon TL olarak gerçekleşti. 2026 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 18 trilyon 978 milyar 815 milyon TL ödenekten Mart ayında 1 trilyon 460 milyar 416 milyon TL gider gerçekleştirildi. Geçen yılın aynı ayında ise 1 trilyon 27 milyar 727 milyon TL harcama yapıldı. Mart ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,1 oranında arttı. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 7 iken 2026 yılında yüzde 7,7 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 41,3 oranında artarak 1 trilyon 224 milyar 457 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 6,8 iken 2026 yılında yüzde 7,5 oldu. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Mart ayı itibarıyla 1 trilyon 230 milyar 545 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 1 trilyon 57 milyar 171 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 139 milyar 221 milyon TL oldu. 2025 yılı Mart ayında bütçe gelirleri 766 milyar 261 milyon TL iken 2026 yılının aynı ayında yüzde 60,6 oranında artarak 1 trilyon 230 milyar 545 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Mart ayı gerçekleşme oranı 2025 yılında yüzde 6 iken 2026 yılında yüzde 7,6 oldu. 2026 yılı Mart ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 63,9 oranında artarak 1 trilyon 57 milyar 171 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2025 yılında yüzde 5,8 iken 2026 yılında yüzde 7,6 oldu. 2026 Yılı Ocak-Mart Dönemi Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri 2026 yılı Ocak-Mart döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 425,4 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 5,4 milyar TL ve bütçe açığı 420 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 549,4 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 456 milyar TL olarak gerçekleşti. Bütçe dengesi Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı Ocak-Mart döneminde 710 milyar 817 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı Ocak-Mart döneminde 420 milyar 49 milyon TL açık verdi. 2025 yılı Ocak-Mart döneminde 246 milyar 867 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2026 yılı Ocak-Mart döneminde 456 milyar 22 milyon TL faiz dışı fazla verildi. Bütçe giderleri Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Mart dönemi itibarıyla 4 trilyon 425 milyar 431 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 876 milyar 71 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 3 trilyon 549 milyar 360 milyon TL olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Mart döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 oranında artarak 4 trilyon 425 milyar 431 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33,8 oranında artarak 3 trilyon 549 milyar 360 milyon TL olarak gerçekleşti. Bütçe gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Mart dönemi itibarıyla 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 530 milyar 951 milyon TL oldu. 2025 yılı Ocak-Mart döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 406 milyar 769 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 66,4 oranında artarak 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Mart dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66,1 oranında artarak 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL oldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 11:06
Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da yeni dönem: 4 mevsim termal ayrıcalığı
Sur Yapı, Antalya’daki yeni nesil devre mülk projesi Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’da önemli bir dönüşümü kamuoyuna duyurdu. Proje, bünyesine entegre edilen termal özelliğiyle Antalya’nın bu kapsamda hizmet sunan ilk ve tek termal devre mülk projesi olacak. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, satın alınan dönemin tapusuna sahip olunan ve her yıl aynı dönemde tatil yapma fırsatı sunan yeni nesil bir devre mülk modeliyle hayata geçirildi. Bir kez ödeme yaparak ömür boyu otel konforunda, tapulu ve miras bırakılabilir bir tatil deneyimi sunan proje; modern bir tatil kulübü anlayışıyla tasarlandı. Ev konforunda, eşyalı daireler, tematik havuzlar, yeme-içme alanları, sosyal tesisler ve otel hizmetleriyle tatilin sürdürülebilir ve planlı bir yaşam alışkanlığına dönüştürülmesi hedefleniyor. "Yazın deniz, kışın termal" anlayışıyla tasarlanan yeni dönem, sezon bağımlılığını ortadan kaldırarak devre mülk modelini güçlendiriyor. Yeni nesil tatil anlayışı Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sur Tatil Evleri GYO Genel Müdürü Ömer Faruk Elmas, şunları söyledi: "Sur Yapı Tatil Evleri Antalya’yı tasarlarken hedefimiz yalnızca bir devre mülk projesi üretmek değildi. Biz, tapulu sahiplik modeliyle erişilebilir, sürdürülebilir ve değer üreten bir tatil anlayışı geliştirdik. Şimdi projeye entegre ettiğimiz termal özellik ile birlikte bu vizyonu bir üst seviyeye taşıyoruz. Antalya’da artık sadece yaz sezonuna bağlı bir tatil anlayışı yok; sağlık ve iyi yaşam odaklı da kullanılabilen, konforlu ve yatırım değeri yüksek bir model var. Termal entegrasyonu, projemizin hem iyi yaşam tarafını hem de yatırım cazibesini önemli ölçüde güçlendirdi." Elmas sözlerini şöyle sürdürdü: "Sur Yapı güvencesiyle geliştirdiğimiz bu model, tatili yılda bir kez yapılan bir kaçış olmaktan çıkarıyor; planlı, değerli ve ömür boyu sürecek bir deneyime dönüştürüyor. Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, termal özelliğiyle birlikte artık yalnızca bir devre mülk projesi değil; 4 mevsim tatil evi, 4 mevsim tercih edilen bir yaşam alanı ve güçlü bir yatırım alternatifi olarak yeni dönemine adım atıyor." Antalya’nın doğasında, 4 mevsim tatil imkanı Torosların eteğinde, doğayla iç içe bir konumda yükselen proje, doğal ve kültürel zenginliklere kolay erişimiyle dikkat çekiyor. Devre mülk sahipleri, yazın Konyaaltı sahiline gitme imkanı bulurken, kış aylarında ise Saklıkent Kayak Merkezi ve Davraz Kayak Merkezi gibi merkezlere ulaşabiliyor. Yürüyüş ve koşu parkurları, spor alanları, açık hava etkinlik mekanları, çocuk oyun alanları, spa ve wellness alanları ile zenginleştirilen proje, termal havuzların entegrasyonu ile birlikte kapalı alan kullanımını güçlendiriyor. Tüm sezonlara yayılan değer artışı bekleniyor Sur Yapı Tatil Evleri Antalya, hem tatil yapılabilen hem de kiraya verilerek gelir elde edilebilen bir mülk modeli sunuyor. Dört mevsim kullanım imkanı sayesinde kiralama potansiyeli artarken, sezon bağımlılığının kırılması değer artışı beklentisini destekliyor. Alıcılar için, kış dönemine özel 359 bin TL’den başlayan fiyatlar sunuluyor.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:43
Marble Talks’ta ilk konuk İç Mimar Yeşim Kozanlı
Marble İzmir-31. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında düzenlenen Marble Talks’un ilk konuğu, ’Zamanın İzi’ başlıklı söyleşi ile 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın jüri üyesi de olan İç Mimar Yeşim Kozanlı oldu. Kozanlı, doğal taşı, zamana direnen bir unsur olarak değil; zamanla birlikte anlam kazanan, yaşayan bir malzeme olarak gördüğünü belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Marble İzmir - Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında Marble Talks söyleşileri başladı. Söyleşilerin ilk konuğu 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması’nın jüri üyesi de olan İç Mimar Yeşim Kozanlı oldu. D-esign Arena sahnesinde gerçekleştirilen programa, fuar ziyaretçilerinin yanı sıra akademisyenler, üniversitelerin mimarlık ve tasarım bölümü öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. "Zamanın İzi" başlıklı söyleşide Kozanlı, mesleki deneyimlerini ve doğal taşa ilişkin yaklaşımını katılımcılarla paylaştı. Yaklaşık 30 yıldır iç mimarlık alanında çalıştığını belirten Kozanlı, son 24 yıldır ise ağırlıklı olarak otel projelerine odaklandığını söyledi. "Zamanla değer kazanan bir malzeme" Doğal taşı, zamana direnen bir unsur olarak değil; zamanla birlikte anlam kazanan, yaşayan bir malzeme olarak gördüğünü belirten Yeşim Kozanlı, "Tasarım pratiğimde duygunun belirleyici bir rolü var. Bir mekanın kullanıcıyla bağ kurabilmesi esastır ve doğal taş, dokusu ve tarihi derinliğiyle bu bağı kurmanın en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle bir mekan tasarlarken bugünü değil yıllar içinde nasıl dönüşeceğini de düşünmek gerekir. Doğal taş, zamanla eskimeyen; aksine değer kazanan ve hikayesi derinleşen bir malzemedir" diye konuştu. Gençlere tavsiye Sunumunda, bugüne kadar hayata geçirdikleri otel projelerinden örneklerle doğal taşın mekanlarda nasıl bir anlatı oluşturduğunu fotoğraflarla paylaşan Yeşim Kozanlı, genç meslektaşlarından doğal taş kullanımından çekinmemelerini önererek Türkiye’nin doğal taş açısından sahip olduğu zenginlik, tasarımcılar için önemli bir potansiyel sunduğunu ifade etti.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:40
Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Dilber: "Gıda güvenilirliğinde önemli olan ne kadar üretildiği değil, ne kadar sağlıklı tüketilebildiğidir"
Gıda güvenilirliğinde önemli olanın ne kadar üretildiği değil, ne kadar sağlıklı tüketilebildiği olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, "Gıda güvenilirliği konusu, çiftlikten çatala kadar tüm süreçleri ve üretimin her kademesini kapsayan bir süreçtir" dedi. Bakanlık heyetiyle birlikte Elazığ’ı ziyaret eden Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantıda, il genelindeki gıda sektörünün mevcut durumu değerlendirilirken gıda denetimi, taklit ve tağşiş konuları ele alındı. Gıda güvenilirliğinin çiftlikten çatala kadar tüm üretim kademelerini kapsadığını vurgulayan Dr. Dilber, "Gıda güvenilirliği bakanlığımızın öncelikli konularından biridir. Ne kadar üretildiğinden daha önemli olan nokta, ne kadar sağlıklı tüketilebildiğidir. Gıda güvenilirliği konusu, çiftlikten çatala kadar tüm süreçleri ve üretimin her kademesini kapsayan bir süreçtir. Dolayısıyla çok geniş boyutlu düşünülmesi gereken bir konudur. Bugün burada başta süt ürünleri, et ürünleri ve arıcılık sektöründen temsilcilerin olduğunu görüyorum. Elazığ coğrafyasında öncelikli ürünlerden katma değerli ürünler üreten sektördeki paydaşlarımızın sorunlarını, ildeki ticarette başta gıda denetimi olmak üzere gıda denetimlerinin arka planındaki tüm analiz, taklit, tağşiş ve gıda güvenilirliği konularını bugün derinlemesine ele alacağımız bir program olacak. Programımızın verimli geçmesini umuyorum. Bu program sonrasında akıllarda herhangi bir soru kalmaması için herkese ucu açık bir toplantı olduğunu değerlendiriyoruz. Herkesin her türlü sorusuna teknik ekibimiz ve arkadaşlarımızla birlikte cevap verme gayreti içerisinde olacağız" diye konuştu. Tarım ve gıda sektörünün artık dünyanın en stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ise "Ticaret ve Sanayi Odamız, ilimiz ekonomisi ve üretimi konusunda her zaman elini taşın altına koyan, her sektörün sesi ve nefesi olan bir kurumdur. Bu özelliğimizle her zaman sizlerin emrindeyiz ve bu kurum sizlerin evidir. Öncelikle çok önemli bir sektörde ve stratejik bir alanda faaliyet göstermenin hem onurunu hem de sorumluluğunu taşıyorsunuz. Pandemi dönemi ve şu an bölgemizde devam eden, bir ölçeğe sıçrama ihtimali bulunan savaşlar gösterdi ki artık dünyanın en stratejik ve hayati sektörü tarımdır, tarımsal üretimdir. Bu sebeple tarım ve gıda, bu yeni döneme damgasını vuracak alanların başında geliyor. Birçok alanda bölgemize ve ülkemizin farklı illerine ürün gönderen bir il konumundayız. Tabii bu olumlu tablonun yanı sıra sektörün ciddi sorun ve beklentileri olduğunu da biliyoruz. Özellikle üreticinin çeşitli kredi ve hibe projeleriyle desteklenmesi, ekilip biçilemeyen arazilerin mülkiyet problemleri sebebiyle atıl durumda kalması, artan mazot, gübre, işçilik ve tarımsal ekipman fiyatları üreticilerimizin yaşadığı sorunların başında geliyor. Bugün sektörün tüm paydaşlarıyla hem bunları konuşacağız hem de sizlerden gelen önerileri değerlendireceğiz" şeklinde konuştu. Programa İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, birim müdürleri, STK temsilcileri ile tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren temsilciler katıldı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:37
Tarım-ÜFE yıllık yüzde 36,09 arttı
Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) yıllık yüzde 36,09 arttı, aylık yüzde 3,85 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi verilerin açıkladı. Buna göre, Tarım-ÜFE’de, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,85 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,88 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 36,09 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 39,25 artış gerçekleşti. Sektörlerde bir önceki aya göre, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 4,06 artış, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1,79 artış ve balık ve diğer balıkçılık ürünleri; su ürünleri; balıkçılık için destekleyici hizmetlerde yüzde 0,10 azalış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre, tek yıllık (uzun ömürlü olmayan) bitkisel ürünlerde yüzde 12,21 artış, çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerde yüzde 7,34 azalış ve canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 3,30 artış gerçekleşti. Yıllık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 56,36 artış ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler, aylık değişimin en yüksek olduğu alt grup yüzde 20,37 artış ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:33
Hizmet üretim endeksi yıllık yüzde 2,3 arttı
Hizmet üretim endeksi, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı Hizmet Üretim Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, hizmet üretim endeksi, 2026 yılı Şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,3 azaldı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,5 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 13,3 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 8,7 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 5,6 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,4 arttı. Hizmet üretim endeksi aylık yüzde 1,2 arttı Hizmet üretim endeksi 2026 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri yüzde 0,9 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 0,7 azaldı, bilgi ve iletişim hizmetleri yüzde 3,6 arttı, gayrimenkul hizmetleri yüzde 1,6 arttı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler yüzde 2,0 arttı, idari ve destek hizmetleri ise yüzde 1,2 arttı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:30
Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Dilber: "Gıda güvenilirliğinde önemli olan ne kadar üretildiği değil, ne kadar sağlıklı tüketilebildiğidir"
Gıda güvenilirliğinde önemli olanın ne kadar üretildiği değil, ne kadar sağlıklı tüketilebildiği olduğunu dile getiren Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, "Gıda güvenilirliği konusu, çiftlikten çatala kadar tüm süreçleri ve üretimin her kademesini kapsayan bir süreçtir" dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, beraberindeki bakanlık heyetiyle birlikte Elazığ’ı ziyaret etti. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, birim müdürleri, STK temsilcileri ile tarım ve gıda sektöründe faaliyet gösteren temsilciler katıldı. Toplantıda, il genelindeki gıda sektörünün mevcut durumu değerlendirilirken gıda denetimi, taklit ve tağşiş konuları ele alındı. Gıda güvenilirliğinin çiftlikten çatala kadar tüm üretim kademelerini kapsadığını vurgulayan Dr. Dilber, " Gıda güvenilirliği bakanlığımızın öncelikli konularından biridir. Ne kadar üretildiğinden daha önemli olan nokta, ne kadar sağlıklı tüketilebildiğidir. Gıda güvenilirliği konusu, çiftlikten çatala kadar tüm süreçleri ve üretimin her kademesini kapsayan bir süreçtir. Dolayısıyla çok geniş boyutlu düşünülmesi gereken bir konudur. Bugün burada başta süt ürünleri, et ürünleri ve arıcılık sektöründen temsilcilerin olduğunu görüyorum. Elazığ coğrafyasında öncelikli ürünlerden katma değerli ürünler üreten sektördeki paydaşlarımızın sorunlarını, ildeki ticarette başta gıda denetimi olmak üzere gıda denetimlerinin arka planındaki tüm analiz, taklit, tağşiş ve gıda güvenilirliği konularını bugün derinlemesine ele alacağımız bir program olacak. Programımızın verimli geçmesini umuyorum. Bu program sonrasında akıllarda herhangi bir soru kalmaması için herkese ucu açık bir toplantı olduğunu değerlendiriyoruz. Herkesin her türlü sorusuna teknik ekibimiz ve arkadaşlarımızla birlikte cevap verme gayreti içerisinde olacağız" diye konuştu. Tarım ve gıda sektörünün artık dünyanın en stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan ise " Ticaret ve Sanayi Odamız, ilimiz ekonomisi ve üretimi konusunda her zaman elini taşın altına koyan, her sektörün sesi ve nefesi olan bir kurumdur. Bu özelliğimizle her zaman sizlerin emrindeyiz ve bu kurum sizlerin evidir. Öncelikle çok önemli bir sektörde ve stratejik bir alanda faaliyet göstermenin hem onurunu hem de sorumluluğunu taşıyorsunuz. Pandemi dönemi ve şu an bölgemizde devam eden, bir ölçeğe sıçrama ihtimali bulunan savaşlar gösterdi ki artık dünyanın en stratejik ve hayati sektörü tarımdır, tarımsal üretimdir. Bu sebeple tarım ve gıda, bu yeni döneme damgasını vuracak alanların başında geliyor. Birçok alanda bölgemize ve ülkemizin farklı illerine ürün gönderen bir il konumundayız. Tabii bu olumlu tablonun yanı sıra sektörün ciddi sorun ve beklentileri olduğunu da biliyoruz. Özellikle üreticinin çeşitli kredi ve hibe projeleriyle desteklenmesi, ekilip biçilemeyen arazilerin mülkiyet problemleri sebebiyle atıl durumda kalması, artan mazot, gübre, işçilik ve tarımsal ekipman fiyatları üreticilerimizin yaşadığı sorunların başında geliyor. Bugün sektörün tüm paydaşlarıyla hem bunları konuşacağız hem de sizlerden gelen önerileri değerlendireceğiz" şeklinde konuştu. (RY-CK-
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:30
İnşaat üretimi yıllık yüzde 5,9 arttı
İSTANBUL (İHA) – Şubat ayında İnşaat üretimi yıllık yüzde 5,9 artarken, aylık yüzde 1,3 azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Şubat ayı İnşaat Üretim Endeksi verilerini paylaştı. Buna göre, inşaat üretimi yıllık yüzde 5,9 arttı. İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 arttı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 12,0 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 5,5 arttı. İnşaat üretimi aylık yüzde 1,3 azaldı. İnşaatın alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı Şubat ayında bina inşaatı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,5 azaldı, bina dışı yapıların inşaatı sektörü endeksi yüzde 1,2 arttı ve özel inşaat faaliyetleri sektörü endeksi yüzde 1,3 arttı.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 10:28
Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu
Erzurum’u Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun güney illerine bağlayacak olan stratejik tünel projelerinde 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla kritik bir sürece girildi. Bölge ekonomisine ve ulaşım güvenliğine nefes aldıracak tünellerden Dallıkavak’ın 2026 yılı ortasında, Kırık ve Kop Tüneli’nin 2028 ve Çirişli Tüneli’nin 2029’da açılması hedefleniyor. Erzurum-Rize, Erzurum-Trabzon-Gümüşhane-Bayburt ve Erzurum-Bingöl güzergahları üzerinde yer alan Dallıkavak, Kırık, Kop ve Çirişli tünellerinde çalışmalar hız kesmeden devam ederken, projelerin güncel fiziki gerçekleşme oranları ve hedeflenen açılış tarihleri netleşmeye başladı. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda Erzurum’u Karadeniz’e ve Doğu Anadolu’nun güneyine bağlayacak olan dev ulaşım projeleriyle ilgili sunum yaptı. Buna göre; Erzurum-İspir yolu üzerinde yer alan 3 bin 105 metre uzunluğundaki çift tüplü Dallıkavak Tüneli, projeler arasında sona en yakın olanı. Projede kazı-destek çalışmaları yüzde 100, nihai beton kaplama ise yüzde 93 seviyesine ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, tünelin 2026 yılının ilk yarısında hizmete açılması planlanıyor. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın’da bunu bir kez daha ifade etti. Kırık ve Kop Tüneli bir başka bahara Erzurum-Rize hattının en önemli geçiş noktası olan 7 bin 100 metrelik Kırık Tüneli’nde çalışmalar yoğun su baskıları ve zorlu zemin şartlarına rağmen sürüyor. Projede kazı-destek çalışmalarında yüzde 90, nihai kaplama betonunda ise yüzde 78 seviyesine gelindi. Projenin 2028 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Tünel bittiğinde yol 33 kilometre kısalacak ve 60 dakikalık bir zaman tasarrufu sağlanacak. Erzurum-Bayburt kara yolundaki 2 bin 409 rakımlı Kop Dağı Geçidi’nde inşa edilen 6 bin 500 metrelik Kop Tüneli, bölge sürücüleri için en kritik projelerden biri. Kop Tüneli projesinde kazı-destek çalışmaları yüzde 80, nihai kaplama betonu imalatı ise yüzde 57 seviyesinde. Tünel henüz açılmadığı için Nisan ayında bile etkili olan kar ve tipi nedeniyle geçitte ulaşım zaman zaman aksamaya devam ediyor. Projenin tamamlanması için 2028 yılı öngörülüyor. Çirişli Tüneli için hedef 2029 Erzurum-Bingöl yolunda, kışın ulaşımın durma noktasına geldiği Çirişli Geçidi’ni devre dışı bırakacak olan Çirişli Tüneli’nde de çalışmalar sürüyor. 4 bin 750 metre uzunluğundaki çift tüplü tünelde fiziki gerçekleşme yüzde 50 seviyesine ulaştı. Bölge halkının heyecanla beklediği tünelin 2029 yılında trafiğe açılması planlanıyor. Erzurum’daki bu dev ulaşım yatırımları tamamlandığında, kentin hem lojistik kapasitesi artacak hem de yüksek rakımlı geçitlerdeki hayati riskler ortadan kalkacak. Erzurum’daki bu "dörtlü ring" tamamlandığında, Doğu Anadolu lojistik bir üs haline gelirken, yüksek rakımlı geçitlerde yaşanan can ve mal kayıplarının önüne geçilecek.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder