EKONOMİ
E-ihracat destekleri GTO’da anlatıldı 05 Mart 2026 Perşembe - 15:44:50 Gaziantep Ticaret Odası (GTO), üyelerinin dijital ihracat kapasitesini artırmak ve küresel pazarlara açılım süreçlerini desteklemek amacıyla Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle "E-İhracat Destekleri Tanıtım Toplantısı" düzenledi. Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan ve GTO’nun da hayata geçirmeyi planladığı E-İhracat Projesi’nin de anlatıldığı toplantıda, e-ihracat için verilen tüm desteklerin detayları ele alındı. Toplantıda konuşan GTO Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Yıldırım, Gaziantep’in üretim gücü ve köklü ticaret kültürüyle Türkiye’nin önemli ihracat merkezlerinden biri olduğunu belirterek, "2025 yılında 10,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu rakam Türkiye’deki 55 ilin toplam ihracatına eşdeğer. Türkiye’de en fazla ihracat yapan 6. şehiriz. Ancak yeni dönemde sadece güçlü olmak yetmiyor. Geleneksel ihracat gücümüzü dijital kanallarla tamamlamak zorundayız" dedi. "E-ihracat projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini güçlendireceğiz" Gaziantep Ticaret Odası’nın Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerinin e-ihracat kapasitelerini güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Yıldırım, "Dünya ticareti dijitalleşirken yerinde sayan kaybeder. Veriyi yöneten kazanır. Markalaşan büyür. Dijitalleşen kalıcı olur. Gaziantep Ticaret Odası olarak bu dönüşümü stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle hayata geçirdiğimiz UR-GE ve Sektörel Ticaret Heyeti projeleri ile firmalarımızın hedef pazarlara erişimini güçlendiriyoruz. Danışmanlık sağlıyor, network oluşturuyor, üyelerimizin uluslararası rekabet gücünü artırıyoruz. Şimdi ise Ticaret Bakanlığı destekli E-İhracat Projesi ile üyelerimizin dijital ihracat kapasitesini sistematik şekilde güçlendirmeyi hedefliyoruz. E-ihracat; veri yönetimi, marka inşası ve küresel görünürlük demektir. E-ihracat artık bir seçenek değil, rekabet üstünlüğünün anahtarıdır" şeklinde konuştu. Toplantının devamında Türkiye İhracatçılar Meclisi E-ihracat Uzmanı Ali İhsan Bars E-ihracat destek kalemleri, başvuru süreçleri ve devlet teşviklerinden etkin yararlanma yollarıyla ilgili sunum yaptı. E-ihracat Eğitmeni Murat Bulgak ise E-ihracat, B2B ve B2C E-ihracat arasındaki farklar, B2C E-ihracatın avantajları ve B2C E-ihracat platformları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Toplantı, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:57 Ayvalık’ta Yenimahalle’ye sosyal yaşam merkezi müjdesi Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Ayvalık Belediyesi, Yeni Mahalle’de hayata geçireceği Sosyal Yaşam Merkezi projesiyle bölgeye yeni bir soluk kazandırmaya hazırlanıyor. Proje kapsamında 2’nci Çocuk Etkinlik Merkezi, Mahalleevleri ve Taziye Evi’nin çok yakında temeli atılacak. Ayvalık’ta kent merkezinde kalan, çam ağaçlarıyla kaplı, yeşil dokusuyla cazibe merkezi olmaya aday Yenimahalle’de uzun yıllardır hizmet veren Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesi yeni inşa edilen Kademe Binası’na taşındı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, temizlik işleri şantiyesinin; çöp kamyonlarının park ettiği, çevreye verdiği rahatsızlık ve gürültü kirliliğiyle yıllardır şikayet konusu olan yerin yıkımını kendi gerçekleştirdi. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, tesislerin temelinin kısa süre içinde atılacağını belirterek, "Çok amaçlı merkezde belediyemizin 2. Yuvamız Ayvalık Çocuk Etkinlik Merkezi, mahalle sakinlerimizin kullanacağı Taziye Evi ve Mahalleevleri yer alacak. Açılışı gerçekleştirdiğimizde mahallenin kalbi burada atacak. Yeni Mahalle’de kısa süre içinde temel atma töreninin gerçekleştirilmesini planlanıyoruz" dedi. Yeni Mahalle’nin merkezinde uzun yıllar gürültü ve görüntü kirliliğine neden olan Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesinin, 2023 yılında yapımı tamamlanan Temizlik, Destek ve Kademe Hizmetleri Binası’na taşınmasının ardından boşalan alan, sosyal donatı alanına dönüştürüldü. Böylece mahalle, yeni bir Sosyal Yaşam Merkezi’ne kavuşmuş olacak. Merkezin yalnızca sosyal değil ekonomik katkı da sağlayacağını vurgulayan Başkan Ergin, Mahalleevi bünyesinde kadınların üretime katılarak aile bütçesine destek sunacağını söyledi. Çocuklar için güvenli ve eğitimi destekleyici bir ortam oluşturulacağını ifade eden Başkan Mesut Ergin, merkezin mahallede hem istihdam hem de sosyal dayanışma açısından önemli bir rol üstleneceğini söyledi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:36 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki en fazla kadın üyeye sahip Konfederasyonuz" Hak İşçi Sendikası Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında ‘15. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması’ etkinliği düzenledi. Programda İzmir, Van, Gaziantep, Trabzon, Samsun, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye genelinde kadın emekçilerle yapılan ve kadınların mesleki standartlarının ve sorunlarının ele alındığı saha araştırmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. "235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye Konfederasyonuz" Program çerçevesinde bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Kayıtlı sistemimizde yaklaşık 7 milyon kadın çalışıyor. Bunların sadece 601 bini sendikalara üye. Bu 601 bin yüzde 10’u bile karşılamıyor. Bu yüzde 9 civarındaki örgütlü kadının önemli bir kesimini HAK-İŞ temsil ediyor. 235 bin kadın üyemizle Türkiye’deki tüm işçi konfederasyonları içerisinde en fazla kadın üyeye sahip Allah’a çok şükür HAK-İŞ Konfederasyonu. Bu 235 binin üzerine ev işçisine de dahil ettiğimiz zaman 350 bin kadını temsil eden HAK-İŞ’ten bahsediyoruz. Yani Türkiye’deki sendikalı kadın işçilerin yüzde 58’ini HAK-İŞ örgütlemiş durumda. Aynı zamanda Konfederasyonumuzda her üç işçiden birinin kadın işçilerden oluştuğunu da ifade etmek istiyorum. Bu bize büyük bir onur aynı zamanda büyük bir sorumluluk yüklemektedir" açıklamasında bulundu. "ILO’nun C-190 sayılı sözleşmesinin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var" HAK-İŞ sendikaların tüzüklerinde, kongrelerinde, yönetmeliklerinde ve hemen hemen bütün çalışmalarda kadınlarla ilgili olan yapılması gereken hususları çalıştıklarını ifade eden Arslan, HAK-İŞ olarak başka bir şey daha yapıyoruz. ILO’nun yüzüncü yılında gerçekleştirdiği bizim içinde çok kıymetli olan C-190 sayılı sözleşmenin ülkemiz tarafından imzalanması konusunda bir kampanyamız var. Sayın Bakanlıklarımızla beraber hükümetimizle birlikte bu özellikle C-190’nın imzalanması, onaylanması konusunda bütün siyasi partilerimizden, sivil toplum örgütlerinden destek istiyoruz. Çünkü dünyada ilk kez çalışma hayatına girmiş her işçinin haklarını koruyan bir sözleşmeden bahsediyorum. Şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesi iş yerinde şiddet ve tacizle mücadele sözleşmesinin ülkemiz tarafından onaylanmasını Yine iş yerlerinde taciz ve şiddetin en büyük bedelini kadınlar ödüyor. Ve bu konuda da ciddi şekilde sorunlar yaşandığını görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada ne yazık ki en çok şiddet ve tacizin muhatabı kadınlar oluyor. O nedenle C-190’nın ülkemiz tarafından onaylanması hususundaki çabamızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. "Toplu sözleşmelerimize kadına şiddete karşı hüküm koyduk" Toplu sözleşmelerde de kadın haklarını kayıt altına aldıklarını belirten Arslan, "Konfederasyonumuzda çalışan bir kadın veya bir erkek aile içinde şiddete maruz kalıyorsa çevresinde bir kısım şiddet, tehdit ve benzeri durumlarda karşı karşıya kalmışsa burada çalışması herhangi bir sorun yok ama ailenin içerisinde çevresel etkilerle çalışmasının önü kapatılıyorsa, bu arkadaşımız bize gelip hedef tazminatını ve haklarını alarak iş yerinden ayrılma hakkını getirdik. Başka bir şehre, başka bir yere taşınma konusunda kendisine destek sağlayacağımızı daha sonra işler yoluna girdiği zaman tekrar gelip Konfederasyonumuzda iş başı yapması için de gereken kolaylıkları sağlama hususunda bir çaba sarkıtıyoruz. Yani sadece iş yerinde değil. Aile içerisinde ve çevresel başka faktörlerle şiddete maruz kalan, maruz kalma tehdidi altında bulunan kadın çalışanlarımıza da erkek çalışanlarımıza da aynı imkanı sağlamak gibi bir toplu sözleşmelerimize hüküm koyduk" ifadelerine yer verdi. "Kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerek" Kadınların çalışma hayatına katılımının artırılması gerektiğini vurgulayan Arslan, özellikle eğitim, mesleki gelişim ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Kadın istihdamının artırılması için kreş imkânlarının yaygınlaştırılması, iş-aile hayatını uyumlaştıracak sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, kadınların çalışma hayatında daha güçlü şekilde yer alması için teşviklerin artırılması gerektiğini de sözlerine ekledi. "Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır" Küresel ölçekte yaşanan insan hakları ihlallerine de değinen Genel Başkanımız Arslan, başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan zulümlere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin insanlık vicdanını yaraladığını ifade eden Arslan, bölgede Sudan’dan Lübnan’a, Suriye’den Irak’a ve son olarak İran’a kadar uzanan gerilimlerin büyük acılara yol açtığını belirterek, zulmün kalıcı olmayacağını vurguladı. Arslan, "Hiçbir zulüm ebedi değildir. Zulümle abat olanlar mutlaka berbat olacaklardır. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de adaletsizliklerin bir sonu olacaktır. Önemli olan, haksızlık karşısında susmamak ve mazlumların yanında durmaktır" ifadelerini kullandı. HAK-İŞ olarak ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına karşı sorumluluğumuzun farkında olduğumuzu belirten Arslan, "Başta Filistin olmak üzere dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlere karşı sessiz kalmayacağız. Mazlumların yanında durmayı sürdürecek, imkanlarımız ölçüsünde dayanışma ve destek çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. Konuşmaların ardından program, ‘Türkiye Örgütlü Kadın Saha Araştırması Paneli’ ile devam etti. Panel çerçevesinde, ‘ Bakım Hizmetleri ve Ev İşçiliğinin Geleceği, İş Barışı ve Sosyal Adalet’, ‘Çalışma Hayatında İş, Aile ve Sosyal Yaşam Uyumu, Afet ve Kriz Süreçlerinde Kadın Temsil Gücü, ‘Dijitalleşme, Adil Geçiş ve Yeni İstihdam Modelleri, Sendikal İletişim, ‘Kayıt Dışı İstihdam, Güvencesizlik ve Sendikasızlaştırma, Göçmen Emeği’, ve ‘Örgütlü Kadın Anket Çalışması’ konu başlıkları ele alındı.
ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir"
02 Mart 2026 Pazartesi - 14:00 ASO Başkanı Ardıç: "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, yazılı bir açıklama yaparak 2025 yılı büyüme rakamlarını değerlendirdi. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyüdüğünü aktaran Ardıç, "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9’la son 4 yılın en güçlü performansını sergilemesi kıymetli, ancak manşet büyümenin gerisinde kalması büyümenin sürdürülebilirliği açısından önemli bir işarettir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi beklentilere paralel olarak yüzde 3,6 büyümüştür. 4. çeyrekte kaydedilen yüzde 3,4’lük büyüme ise ekonomimizin küresel belirsizliklere rağmen dirençli kaldığını göstermesi açısından olumlu bir gelişmedir. Ancak burada asıl üzerinde durmamız gereken husus, büyümenin niteliğidir" açıklamalarında bulundu. "Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir" Arz tarafındaki zayıflamanın sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu olduğunu belirten Ardıç, "2025 yılının genelinde büyüme verileri sektörler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret etmektedir. Talep tarafındaki canlılık sürerken, arz tarafındaki zayıflama sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya koymaktadır. Sanayi büyümesinin yüzde 2,9 ile son dört yılın en güçlü performansını kaydetmesi kıymetlidir. Ancak manşet büyümenin gerisinde kalması, ekonomik büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği açısından üzerinde durulması gereken önemli bir işarettir" diye konuştu. "2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır" Yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini ifade eden Ardıç, şu ifadelere yer verdi: "Verilerin en dikkat çekici başlıklarından biri yatırımlardaki artıştır. 2025 yılında sabit sermaye yatırımları ortalama yüzde 7, makine-teçhizat yatırımları ise yüzde 5 oranında artmıştır. Ancak bu artışın üretim kapasitesini genişlettiğini, verimliliği ve rekabet gücünü desteklediğini söylemek için henüz erken olduğunu düşünüyorum. Yatırımlardaki hızlanma, sanayi kaynaklı kapasite genişlemesinden daha çok inşaat sektöründeki yüzde 10,8’lik büyümeden kaynaklanmaktadır. Bu durum, yatırım artışının kompozisyonunun dikkatle analiz edilmesi gerektiğini göstermektedir. Unutmamalıyız ki sürdürülebilir büyümenin ve kalıcı refah artışının temel dayanağı; üretim, istihdam, ihracat ve verimliliği önceleyen sanayi yatırımlarıdır. Son üç çeyrektir ihracatın büyümeye katkısının negatif olması, büyümenin daha çok iç talep ve inşaat sektöründen kaynaklandığının açık bir göstergesidir." "Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır" Ardıç, tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayarak, "Öte yandan, tarım sektöründeki gerilemenin dört çeyrektir sürmesi, yalnızca büyüme kompozisyonu açısından değil, arz yönlü kırılganlık ve gıda enflasyonu açısından da ciddi bir risk alanı oluşturmaktadır. Tarım, ekonominin arz tarafında hem üretim sürekliliği hem de fiyat istikrarı açısından stratejik bir alandır. Üretimde yaşanan zayıflama, gıda tarafında maliyet ve arzı baskılayarak enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabilir. Özetle; yatırımları sanayide kalıcı kapasite artışı sağlayacak biçimde yönlendirmek ve tarımdaki daralmayı dengeleyecek seçici politikaları kararlılıkla uygulamak zorundayız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde önceliğimiz; yatırım artışını sanayide kapasite, teknoloji ve verimlilik artışıyla daha güçlü biçimde ilişkilendirmek, makine-teçhizat yatırımlarındaki ivmeyi yüksek katma değerli üretim ve ihracat artışıyla buluşturmaktır" şeklinde konuştu.
Yuntdağı’nda kırsal kalkınma atağı
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:51 Yuntdağı’nda kırsal kalkınma atağı Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı’nda üretimden pazarlamaya uzanan süreci değerlendirerek kooperatif yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar başlattı. Yunusemre Kent Konseyi, Yuntdağı bölgesinde kırsal kalkınma ve kooperatif-leşme odaklı saha çalışması gerçekleştirdi. Bölgedeki üretim potansiyelini ye-rinde inceleyen heyet, sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda üretim, işletme ve pazarlama süreçlerini değerlendirdi. Konsey çalışma ekibi; Orta-köy’deki bungalov alanlarında yürütülen kırsal turizm faaliyetlerini ve Osman-calı Mahallesi’nde özel ağaçlandırma projesi kapsamında sürdürülen badem yetiştiriciliği çalışmalarını yerinde inceledi. Ziyaretlerde kırsal üretimin çeşit-lendirilmesi, katma değerinin artırılması ve bölge ekonomisine daha güçlü katkı sunması için atılabilecek adımlar ele alındı. Heyette; . Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Bektaş Kılınç, kırsal kalkınma ve kooperatifçilik uzmanı Erdem Ak, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Daire Başkanı Yılmaz Usta, dijital pazarlama uzmanı Cenk Tülemek, Ziraat Mühendisi Nedim Zurnacı, Ko-cadere Çalışma Grubu Başkanı Halil Selcan, Gençlik Meclisi Başkanı Mete Tosun, İzmir Devlet Tiyatrosu oyuncusu ve üretici Ali Hakan Beşen, Kadın Mecli-si Başkanı Suzan Cömert Özata ile konsey personeli yer aldı. Yapılan incelemelerde; kooperatif yapısının güçlendirilmesi, markalaşma ça-lışmalarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama imkanlarının artırılması ko-nuları öne çıktı. Bölgedeki tarımsal üretimin doğru planlama ve ortak akılla daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabileceği vurgulandı. Yunusemre Kent Konseyi Başkanı Bektaş Kılınç, saha çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde Yuntdağı’nda sürdürülebilir kalkınma hedefi doğrultusunda tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Öte yandan heyet, Akgedik Kadın Çalışma Grubu’nun faaliyet alanını da ziyaret ederek kadın emeğinin yerel kalkınmadaki rolüne dikkat çekti.
Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:24 Ramazan’ın favorisi tavuk eti sağlıklı beslenmenin anahtarı HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, Ramazan ayında sağlıklı beslenmenin en önemli unsurlarından birinin tavuk eti olduğunu söyledi. Yavuz, dünyada en fazla tüketilen protein kaynaklarının başında gelen tavuk etinin, vitamin ve mineraller bakımından zengin yapısıyla hem tok tutucu özelliği hem de düşük kalori ve kolesterol seviyesiyle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olduğunu dile getirdi. Tavuk etinin sağlığa katkıları Yavuz, tavuk etinin özellikle kolesterol ve tansiyonun kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını belirtti. İçeriğinde bolca bulunan selenyum sayesinde bağışıklık fonksiyonlarını çalıştırdığını, metabolizmayı güçlendirdiğini ve kilo vermeye yardımcı olduğunu ifade etti. Ramazan’da uzun süreli tokluk hissi sağlayan tavuk etinin, sindirim problemlerinden uzak, hafif ve sağlıklı bir yaşam için ideal olduğunu söyleyen Yavuz, "Sağlığımız yerindeyse soframızın tadı da yerindedir. Bu nedenle proteini, tavuk etini ve yumurtayı sofralarımızdan eksik etmemeliyiz" dedi. Göğüs eti ile fit bir Ramazan Ramazan’da sağlıklı kilo vermek isteyenlere yağsız ve derisiz göğüs eti ürünleri olan fileto ve bonfileyi öneren Yavuz, bu ürünlerin kas gelişimini desteklediğini, kalp sağlığını koruduğunu ve kilo vermeye yardımcı olduğunu aktardı. Tavuk etinde bulunan triptofan amino asidi sayesinde serotonin seviyesinin yükseldiğini, bunun da stresin azalmasına, moralin düzelmesine ve uyku düzeninin sağlanmasına katkı sunduğunu belirtti. Tavuk ciğeri ile cilt ve göz sağlığı Tavuk ciğerinde bulunan B2 vitamini sayesinde dudak çatlamaları, ağız aftları ve kuru cilt sorunlarının giderilebileceğini söyleyen Yavuz, tavuk etinin içerdiği niasin ile kansere ve genetik hasarlara karşı savunma sağladığını, A vitamini türevleri ile göz sağlığını desteklediğini, fosfor açısından zengin yapısıyla da kemik ve dişleri güçlendirdiğini ifade etti. Has lezzetler serisi Ramazan sofralarında HasTavuk, ileri işlenmiş ürünler alanında pazara sunduğu "Has Lezzetler" serisiyle tüketicilere kolay, hızlı ve ekonomik protein sunduğuna da dikkat çeken HasTavuk AŞ. Genel Müdürü Müfit Yavuz, döner, tantuni, çıtır tavuk, madam köri, baby şiş ve şinitzel gibi pişirilmeye hazır ürünler özellikle çalışan kesimin Ramazan sofralarında pratik çözümler sağlıyor" dedi. Yavuz, "Çok üretip satmaktan ziyade son tüketiciye daha fazla fayda sağlayan ürünler üretmeye çalışıyoruz. İnovatif ürünlerle ileri işlenmiş gıda alanında yatırımlarımızı sürdüreceğiz" diye konuştu. Tavuk eti ekonomik ve ulaşılabilir protein Gelişmekte olan ülkelerde yaşam standartlarının değişmesiyle birlikte tüketim alışkanlıklarının da farklılaştığını belirten Yavuz, tavuk etinin ekonomik, kolay ulaşılabilir ve besleyici yapısıyla öne çıktığını söyledi. Günümüz şartlarında insanların daha az zamanda pratik ve lezzetli ürünlere yöneldiğini vurgulayan Yavuz, HasTavuk’un bu ihtiyaca yönelik çözümler sunduğunu ifade etti.
Vodafone Türkiye ve YouTube’tan iş birliği
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:22 Vodafone Türkiye ve YouTube’tan iş birliği Vodafone, Mobil Dünya Kongresi’nde, tüm Vodafone mobil faturalı müşterilere YouTube Premium üyeliğini ilk 3 ay boyunca ücretsiz sunacağını duyurdu. Üyelikler, ücretsiz dönemin bitiminde Vodafone Pay üzerinden faturaya yansıtılarak devam ettirilebilecek. Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global içerik sağlayıcılarla yaptığı işbirlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Vodafone, Google ile uzun süredir devam eden işbirliği kapsamında attığı bu yeni adımla, tüm mobil faturalı müşterilere ilk 3 ay YouTube Premium üyeliğini ücretsiz sunacak. Vodafone müşterileri, ücretsiz dönem sonrasında, üyeliklerini Vodafone Pay üzerinden faturaya yansıtarak devam ettirebilecek. Vodafone’lular, bu işbirliğiyle, Vodafone 5G altyapısı üzerinden yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla, reklamsız ve kesintisiz YouTube deneyimine erişebilecek. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti sunan mobil operatör markasıyız. 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemizi Türkiye pazarında güçlü global teknoloji işbirlikleriyle birleştiriyoruz. 5G’ye geçiş sürecinde yalnızca altyapıyı değil, müşterilerimizin yeni nesil dijital deneyimlere hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. Google ile başlattığımız yeni işbirliği, premium içerik deneyimini 5G altyapımızla buluşturarak bu dönüşümü destekleyecek. Türkiye genelinde 5G destekli video kullanımının yaygınlaşmasını ve müşterilerimizin 5G’yi günlük hayatlarında daha yoğun kullanmalarını öngörüyoruz. Bu nedenle müşterilerimizin en çok kullandığı uygulamalarda işbirlikleri yapmaya odaklandık. Bu işbirliğiyle, müşterilerimiz için en çok kullandıkları uygulamalarda fayda oluşturuyoruz. Aynı zamanda, Vodafone Pay’in dijital abonelik ekosistemindeki rolünü güçlendiriyor, entegre ve sade bir ödeme deneyimi sunuyoruz. Böylece, 5G’nin sunduğu potansiyel gerçek değeri, premium içerik, dijital abonelik yönetimi ve entegre ödeme çözümleriyle ortaya koyuyoruz. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." YouTube EMEA Ürün İş Birlikleri Direktörü Mahesh Bhalerao ise şöyle konuştu: "Vodafone Türkiye ile iş birliğimizi tüm faturalı müşteri tabanını kapsayacak şekilde genişletmekten büyük heyecan duyuyoruz. Bu iş birliği, Türkiye’deki topluluğumuza değer ve yüksek kaliteli dijital eğlence sunma konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor." Güçlü kullanıcı tabanı 2025 yılında Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemiyle Google Play’de 2,5 milyonu aşan tekil kullanıcı 5 milyar TL’yi aşkın işlem hacmine ulaştı. Aynı dönemde yaklaşık 1 milyon kullanıcı YouTube Premium üyeliğini Vodafone Pay ile Faturana Yansıt yöntemi ile başlattı.
Bakan Şimşek: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü"
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:20 Bakan Şimşek: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi" dedi. Bakan Şimşek sosyal medya hesabından 2025 yılında ekonominin yüzde 3,6 büyüdüğünü ve milli gelirin ise 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirttiği bir paylaşım yaptı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleştiğini aktaran Şimşek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında ekonomimiz yüzde 3,6 büyüdü ve milli gelir 1,6 trilyon dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğumuzu öngörüyoruz. Tüketim ile yatırım arasındaki dengeli görünüm devam ederken üretim kapasitemiz ve potansiyelimiz için önem arz eden makine ve teçhizat yatırımları yüzde 5 arttı. Küresel belirsizlikler nedeniyle 2025 yılında net dış talep büyümeyi sınırlasa da cari açığın milli gelire oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyede gerçekleşti. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 oldu. Uyguladığımız politikalar sayesinde ekonomimizin temellerini güçlendirdik ve dayanıklılığını önemli ölçüde artırdık. Jeopolitik gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve ekonomimize yansımalarını en aza indirmek için her türlü tedbiri alıyoruz. Fiyat istikrarını tesis ederek sürdürülebilir yüksek büyümeyi ve daha adil gelir dağılımını sağlamak için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
Sarıgöl’de istiridye mantarı üretiminde örnek buluşma
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:06 Sarıgöl’de istiridye mantarı üretiminde örnek buluşma Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen DERİM Projesi kapsamında düzenlenen programda, istiridye mantarı üretimi yapan Hasan Hüseyin Yamık bilgi ve tecrübelerini üreticilerle paylaştı. Uygulamalı olarak gerçekleştirilen buluşmada üretim süreçleri yerinde incelendi. Sarıgöl ilçesine bağlı Tırazlar Mahallesi’nde istiridye mantarı üretimi yapan Hasan Hüseyin Yamık’ın işletmesinde gerçekleştirilen programda, Deneyim, Eğitim, Rehberlik ve İletişim Modeli (DERİM) Projesi çerçevesinde üreticiler bir araya geldi. Sarıgöl İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekiplerinin katılım sağladığı etkinlikte üretim aşamaları uygulamalı olarak ele alındı. Teknik personeller tarafından istiridye mantarı yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gereken hususlar, üretim alanının hazırlanması, hijyen şartları, uygun nem ve sıcaklık dengesi ile verim artırma yöntemleri hakkında bilgiler verildi. Üretici Hasan Hüseyin Yamık ise mantar üretimine başlama süreci, karşılaştığı zorluklar ve elde ettiği verim konusunda deneyimlerini aktarırken, katılımcı üreticiler üretimin tüm aşamalarını yerinde görme fırsatı buldu. Yetkililer, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen DERİM Projesi ile önder çiftçilerin bilgi ve tecrübelerinin yaygınlaştırılmasının kırsal kalkınmaya ve alternatif gelir kaynaklarının artırılmasına önemli katkı sunduğunu belirtti.
Kira gelirlerinde beyanname dönemi başladı
02 Mart 2026 Pazartesi - 13:04 Kira gelirlerinde beyanname dönemi başladı Kira geliri elde eden mükellefler için 2025 takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi verme süreci başladı. Beyannameler 1-31 Mart 2026 tarihleri arasında verilebilecek. 2025 yılı içerisinde sahip oldukları konut, iş yeri veya diğer mal ve hakları kiraya veren milyonlarca taşınmaz sahibini ilgilendiren süreçte, kira gelirlerinin belirli tutarları aşması halinde beyan edilmesi gerekiyor. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, kira gelirlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nda "gayrimenkul sermaye iradı" olarak tanımlandığını ve belirli istisna ve beyan sınırları çerçevesinde vergilendirildiğini hatırlattı. Konut kira gelirlerinde istisna tutarı 47 bin TL Özelmacıklı, "2025 takvim yılında elde edilen konut kira gelirlerinde 47 bin TL istisna uygulanmaktadır. Yıllık konut kira geliri bu tutarı aşan mükelleflerin beyanname vermesi gerekmektedir. İstisna sadece mesken kira gelirleri için geçerli olup, birden fazla konuta ortak olunması halinde her ortak istisnadan hissesi oranında ayrı ayrı yararlanabilmektedir. Stopaja tabi işyeri kira gelirlerinde ise kira gelirinin brüt tutarının 2025 yılı için 330 bin TL’lik beyan sınırını aşması halinde beyanname verilmesi gerekmektedir" dedi. Kira gelirinin vergilendirilmesinde safi kazancın iki farklı yöntemle hesaplanabildiğini hatırlatan Özelmacıklı, "Götürü gider yöntemi seçildiğinde, istisna düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 15’i gider olarak indirilebilmektedir. Gerçek gider yönteminde ise kanunda belirtilen ve belgelendirilen giderler indirim konusu yapılabilmektedir. Ancak istisnaya isabet eden gider kısmı indirilemez. İndirim konusu yapılan belgelerin 5 yıl süreyle saklanması zorunludur. Bu sene ayrıca kiraya verilen konutlara ilişkin borç faizlerinin gayrisafi irattan indirilmesine son verilmiş; faiz gideri indirimi yalnızca işyerleri için geçerli olacak şekilde sınırlandırıldı. Konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkul için iktisap bedelinin yüzde 5’inin beş yıl süreyle indirimine ilişkin mevcut hükümde ise herhangi bir değişiklik yapılmadı. Özellikle konutunu kiraya verip kendisi kirada oturan mükellefler, belirli şartlar dahilinde ödedikleri kira bedelini gider olarak düşebilmektedir" dedi. "Tevsik zorunluluğuna dikkat edilmeli" Özelmacıklı, "Konutlardan elde edilen kira gelirleri süresinde beyan edilmez veya eksik beyan edilirse, 2025 yılı için belirlenen 47 bin TL’lik istisnadan yararlanılamayacaktır. Kira gelirinin beyan edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin vergi dairesince tespit edilmesi halinde, vergi dairesi tarafından ayrıca cezalı tarhiyat yapılır. Ayrıca iş yeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle ispat edilebilmesi gerekmektedir. Kira tahsilat ve ödemelerinde bu yükümlülüğe uymayanların her birine, her bir işlem için o yıl için belirlenen miktardan az olmamak üzere işleme konu tutarın yüzde 10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir" dedi. 31 Mart son tarih 2025 takvim yılına ait kira gelirlerine ilişkin beyannamelerin 31 Mart 2026 tarihine kadar verilebileceğini hatırlatan Özelmacıklı, "Kira gelirine ilişkin beyannamesinin önceden hazırlanarak mükelleflerin onayına sunulduğu Hazır Beyan Sistemi üzerinden hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde verilmesi mümkün. Hazır Beyan Sisteminde, kira beyannamesi elektronik ortamda onaylandığı anda beyanname verilmiş sayılır. Sisteme hazirbeyan.gib.gov.tr adresinden ve Dijital Vergi Dairesi’nden giriş yapılabilir. Hesaplanan gelir vergisinin birinci taksiti, damga vergisi ile birlikte 31 Mart, ikinci taksitinin ise 31 Temmuz 2026 tarihine kadar ödenmesi gerekiyor" dedi.
KTO Başkanı Gülsoy büyüme rakamlarını değerlendirdi
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:46 KTO Başkanı Gülsoy büyüme rakamlarını değerlendirdi Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı büyüme verilerini değerlendirirken, Türkiye ekonomisinin fiyat istikrarı temelinde sürdürülebilir bir büyüme rotasına girmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. 2025 yılını yüzde 3,6 büyüme ile kapatan ve son çeyrekte yüzde 3,4’lük bir performans sergileyen Türkiye ekonomisinin, pandemi döneminden bu yana kesintisiz 22 çeyrektir pozitif büyüme serisini sürdürmesinin stratejik bir başarı olduğunu ifade eden Gülsoy, bu tablonun kalıcı hale gelmesi için üretim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sektörel büyüme verilerine de değinen Gülsoy,"2025 yılında inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8, ulaştırma ve konaklama hizmetlerinin yüzde 4,6, diğer hizmet faaliyetlerinin yüzde 4,3, mesleki ve destek hizmetlerinin yüzde 4, finans ve sigorta sektörünün ise yüzde 3,8 büyüdüğünü görüyoruz. Sanayi sektörünün yüzde 2,9, gayrimenkul faaliyetlerinin yüzde 2,7, kamu yönetimi ve sağlık hizmetlerinin yüzde 1 oranında artış kaydettiğini belirten Gülsoy, tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmanın ise dikkatle analiz edilmesi gereken bir tablo olduğunu ifade etti. Büyüme rakamlarının Türkiye’nin üretim kararlılığını kanıtladığını ancak ihracatta yeni bir ivmeye ihtiyaç duyulduğunu belirten Gülsoy, yüksek maliyetler ve finansmana erişim kısıtlarının ihracatçıyı zorladığını aktardı. İş dünyasının küresel pazarda elini güçlendirmek için düşük faizli finansman imkanlarının seferber edilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, sanayicilere yönelik vergi avantajlarının ve teşvik mekanizmalarının devreye alınmasının yatırımları hızlandıracağını ifade etti. Sürdürülebilir büyüme hedefi doğrultusunda yeşil dönüşüm yatırımlarının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu hatırlatan Başkan Gülsoy, Avrupa pazarıyla entegrasyonun korunması için bu alandaki desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Enflasyonla mücadelede iş dünyasının üzerine düşen sorumluluğu aldığını ancak artan girdi maliyetlerinin işletme sermayelerini baskıladığını aktaran Gülsoy, kamu ve özel sektörün ortak akıl ile hareket ederek yatırım ortamını iyileştirmesi durumunda Türkiye’nin büyüme potansiyelinin çok daha yukarı çıkacağını kaydetti. Türkiye’nin ekonomik potansiyeline inandığını vurgulayan Başkan Gülsoy,"Özel sektörümüzün azmi, motivasyonu ve üretim gücü yerindedir. Ekonomide kalıcı büyüme için kamu ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye ekonomisinin temelleri güçlüdür. Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve girişimcilik dinamizmine güvenerek ortak sorumlulukla hareket etmeliyiz." diye konuştu.
Ahiler Kalkınma Ajansı’ndan gastronomi sektörüne 6 milyon TL’lik destek programı
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:44 Ahiler Kalkınma Ajansı’ndan gastronomi sektörüne 6 milyon TL’lik destek programı Ahiler Kalkınma Ajansı tarafından TR71 Bölgesi’nde faaliyet gösteren restoran ve konaklama işletmelerine yönelik hazırlanan 2026 Yılı Anadoludakiler-Gastronomi Danışmanlığı Teknik Destek Programı ilan edildi. Toplam 6 milyon TL bütçeye sahip, bölgenin gastronomi turizmi alanındaki rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiği program, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir ve Nevşehir illerini kapsıyor. Program kapsamında, yerel gastronomik kimliğin uluslararası standartlarda yorumlanabilmesi, sürdürülebilirlik ilkesinin işletme süreçlerine entegre edilmesi, teknik yeterliliğin artırılması ve uluslararası gastronomi rehberlerinin değerlendirme kriterlerine uyum sağlanması amaçlanıyor. Bu doğrultuda işletmelere kurumsal kapasitelerini geliştirmeye yönelik danışmanlık temelli teknik destek sunulacak. Destek programı çerçevesinde yerel gastronomi mirasının korunması ve menülere yansıtılması, sürdürülebilir süreç planlaması, gastronomi turizminde nitelik ve ayırt edicilik, yenilikçi mutfak ve deneyim odaklı sunum teknikleri, uluslararası gastronomi rehberlerine uyum ile dijital görünürlük ve marka algısının güçlendirilmesi öncelikli alanlar arasında yer alıyor. Program kapsamında proje başına 750 bin TL’ye kadar yüzde 100 oranında destek sağlanacak. Destekler işletmelere nakdi olarak verilmeyecek, talep edilen danışmanlık hizmeti Ajans tarafından doğrudan ya da hizmet alımı yoluyla karşılanacak. Programa TR71 Bölgesi’nde restoran ve konaklama sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’ler başvurabilecek. Başvurular 31 Ağustos 2026 tarihine kadar üç dönem halinde değerlendirilecek. Programın tanıtım toplantısı ise 9 Mart 2026 tarihinde saat 14.00’te çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Toplantıda programın kapsamı, başvuru süreci ve değerlendirme kriterlerine ilişkin detaylı bilgilendirme yapılacak. Program rehberi ve başvuru detaylarına Ajansın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek.
Çolakoğlu Metalurji, Wire & Tube Fuarı’na hazırlanıyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:13 Çolakoğlu Metalurji, Wire & Tube Fuarı’na hazırlanıyor Çelik üreticisi Çolakoğlu Metalurji, 13-17 Nisan 2026 tarihlerinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek olan, dünyanın en prestijli demir çelik fuarlarından Wire & Tube’da yenilikçi çözümlerini sergileyecek. Türkiye’nin önde gelen çelik üreticilerinden Çolakoğlu Metalurji, 13-17 Nisan 2026 tarihlerinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenecek Wire & Tube Fuarı’na katılacak. Şirket, küresel demir-çelik sektörünün en prestijli organizasyonları arasında yer alan fuarda, ileri teknolojiyle üretilen katma değerli ve yüksek kaliteli ürünlerini uluslararası sektör profesyonelleriyle buluşturacak. 65 ülkeden yaklaşık 2 bin 700 katılımcıyı ve on binlerce ziyaretçiyi bir araya getirmesi beklenen fuar kapsamında Çolakoğlu Metalurji, 4. Salon F30 numaralı alanda yer alacak; mevcut ve potansiyel iş ortaklarını standında ağırlayacak. Şirket, fuar süresince uluslararası pazardaki güçlü konumunu pekiştirmeyi ve ihracat hacmini artırmayı hedefleyecek. Küresel pazarlarda güçlü büyüme hedefi Çolakoğlu Metalurji Satış ve Pazarlama Direktörü Gökhan Erdem, Ar-Ge ve inovasyon odaklı üretim anlayışıyla müşterilere özel çözümler geliştirmeye devam ettiklerini belirterek, Wire & Tube Fuarı’nın küresel ölçekte marka değerini güçlendirmek ve yeni iş birlikleri geliştirmek açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Antalya’da Şubat ayında meyve işlem miktar endeksi yüzde 21,34 azaldı
02 Mart 2026 Pazartesi - 11:52 Antalya’da Şubat ayında meyve işlem miktar endeksi yüzde 21,34 azaldı Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) açıkladığı Şubat ayı hal endeks verilerine göre, meyve ve sebzede işlem miktarları hem aylık hem yıllık bazda gerilerken, fiyat endekslerinde artışlar yaşandı. Antalya Ticaret Borsası, Şubat 2026 dönemine ilişkin hal endeks değişim tablosunu paylaştı. Verilere göre Şubat ayında miktar endeksleri domateste 50, meyvede 26 ve sebzede 45 olarak gerçekleşirken; fiyat endeksleri domateste 4 bin 147, meyvede 3 bin 347 ve sebzede 4 bin 514 seviyesinde kaydedildi. Miktar endekslerinde hem aylık hem yıllık düşüş Şubat ayında miktar endeksi aylık bazda domateste yüzde 1,93, meyvede yüzde 21,34 ve sebzede yüzde 5,68 oranında azaldı. Yıllık bazda ise domateste yüzde 5,47, meyvede yüzde 18,52 ve sebzede yüzde 1,01 düşüş gerçekleşti. Açıklanan verilere göre, yıllık miktar endekslerinde domates, meyve ve sebze ortalama seviyelerde gerçekleşirken; yıllık fiyat endeksleri de genel olarak ortalama civarında kaydedildi. Domateste yüzde 88’lik yıllık fiyat artışı Şubat ayında domates fiyat endeksi yıllık bazda yüzde 88,00 artış gösterdi. Aynı dönemde domatesin yıllık işlem miktarının yüzde 5,47 oranında azalması, fiyat endeksindeki yükselişte etkili oldu. Aylık bazda ise domates işlem miktar endeksi yüzde 1,93 gerilerken, işlem fiyat endeksi yüzde 6,61 düşüş kaydetti. Son 7 yılın Şubat ayları dikkate alındığında işlem miktar endeksi, ilgili dönemin en yüksek oranlı azalışlarından biri olarak kayıtlara geçerken, işlem fiyat endeksi ise 4’üncü en büyük düşüş olarak gerçekleşti. Meyvede miktar rekor düşerken fiyat yükseldi Şubat ayında meyve işlem miktar endeksi aylık bazda yüzde 21,34 azalarak dikkat çekici bir gerileme gösterdi. Aynı dönemde işlem fiyat endeksi yüzde 7,03 arttı. Yıllık bazda ise meyve fiyat endeksi yüzde 40,21 artarken, işlem miktarının yüzde 18,52 azalması fiyat artışında belirleyici oldu. Son 7 yılın Şubat ayları incelendiğinde, meyvede işlem fiyat endeksi 7’nci en büyük artış olarak kayıtlara geçti. Sebzede fiyat artışı yüzde 65’i aştı Sebze grubunda ise Şubat ayında işlem miktar endeksi aylık yüzde 5,68 azalırken, işlem fiyat endeksi yüzde 8,75 artış gösterdi. Yıllık bazda sebze fiyat endeksi yüzde 65,48 yükselirken, işlem miktarındaki yüzde 1,01’lik düşüş fiyat artışında etkili oldu. Son 7 yılın Şubat ayları dikkate alındığında sebze işlem miktar endeksi 4’üncü en büyük azalış olarak kaydedilirken, işlem fiyat endeksi ise 5’inci en büyük artış olarak gerçekleşti. 7 yıllık ortalamaya göre tablo Şubat ayında son 7 yılın verileri dikkate alındığında domates ve sebze satış miktarı ortalama seviyelerde gerçekleşirken, meyve satış miktarı ortalamanın altında kaldı. Domates, meyve ve sebzede fiyat seviyesi ise genel olarak ortalama civarında kaydedildi.