EKONOMİ
19 Nisan 2026 Pazar - 13:17 Tarımsal ticarette dev hacim: Bursa TB ilk çeyreği 19,3 milyar tl ile kapattı Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi. Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti. Zeytin liderliğini koruyor Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, "Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir" dedi. Marmara’nın en güçlü aktörü Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı. Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, "Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir" diye konuştu. Matlı: "Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda" Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, "Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Kaynak suyunda yetişiyor, vatandaş taze taze alıp gidiyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:15 Kaynak suyunda yetişiyor, vatandaş taze taze alıp gidiyor Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde belediye tarafından işletilen alabalık tesisi, hem ilçe sakinlerinin hem de çevre yerleşim yerlerinden gelen vatandaşların uğrak noktası haline geldi. Sürekli akış halinde olan soğuk ve tatlı kaynak suyunda yetiştirilen alabalıklar, taze olarak vatandaşlara sunuluyor. Tesiste yetiştirilen alabalıklar doğal kaynak suyunda büyütülürken balıkların beslenmesi için günlük ortalama 25-30 kilogram yem veriliyor. Sürekli tatlı su sirkülasyonu bulunan havuzlarda yetişen balıklar, yaklaşık 350-400 gram ağırlığa ulaştığında satışa sunuluyor. Vatandaşlara temizlenerek verilen alabalıkların kilogramı ise 300 liradan satılıyor. Tesise gelen vatandaşlar balıkları yerinde görerek satın alabiliyor. Yoldan geçen birçok kişi de tesise uğrayarak taze alabalık alıp yoluna devam ediyor. "Canımız istediği zaman taptaze balık alıp gidiyoruz" Eşiyle birlikte balık almaya gelen vatandaşlardan Nasır Alıcıoğlu, tesiste yetiştirilen balıkların lezzetinden memnun olduklarını belirterek, "Bugün gezme amaçlı hanımımla böyle bir balık alalım dedik. Yemek için geldik. Buranın balıklarını çok seviyorlar. Tat oranı çok yüksek Çayıralan’daki balıkların. Böyle bir tesisimizin olmasından tabii ki biz de gurur duyuyoruz. Canımız istediği zaman taptaze canlı balık alıp gidiyoruz buradan. Eskiden böyle bir düzen yoktu, şimdi çok iyi" dedi. "Buranın balıkları çok güzel" Uzunlu kasabasından geldiğini söyleyen Ahmet Karakurt ise "Uzunlu kasabasından balık almaya geldik. Hem gezmek hem de torunumu gezdirmek istedik. Çocuğumuz gezmeyi çok seviyor. Balıkları da görmek istiyor. Buranın durumunu bildiğimiz için geldik. Hem balık alıp hem de gezip gitmeyi düşünüyoruz. İyi bir yer burası, balıkları çok güzel" diye konuştu. "Aylık yaklaşık 1 ton üretim yapıyoruz" Çayıralan Belediye Başkanı Ahmet Kaygısız da ilçede geçmişte yapılan alabalık yetiştiriciliğinin bir süre durduğunu, yeniden canlandırılması için çalışma başlattıklarını söyledi. Kaygısız, "Yaklaşık yirmi yıl önce ilçemizde alabalık faaliyetleri yürütülüyordu fakat zamanla ekonomik şartlardan dolayı durdu. Biz de yeniden canlandıralım istedik. İlk etapta üç havuzla başladık. Talep artınca üretim de arttı. Kaynak suyumuzdan çıkan ve içme suyu hattından dışarı giden suyu değerlendirmiş olduk. Şu anda aylık yaklaşık bir ton üretim yapıyoruz ve pazar sıkıntısı yaşamıyoruz" dedi. Çevre ilçelerden de talep olduğunu belirten Kaygısız, Sarıkaya, Çandır ve Boğazlıyan gibi ilçelere haftanın belirli günlerinde canlı alabalık götürerek vatandaşların bu üründen faydalanmasını sağladıklarını ifade etti. Ayrıca ilerleyen süreçte yavru alabalık üretimi üzerine de yeni bir proje planladıklarını sözlerine ekledi.
Köprübaşı Çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:12 Köprübaşı Çileği bu sene de çiftçinin yüzünü güldürdü Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde Coğrafi İşaret’le tescilli Köprübaşı Çileğinde yıl boyunca seralarda üretimler devam ederken, hem Demirköprü Barajının dolması hem de ilçe çiftçilerinin üretim tecrübesinin artmasıyla bu yılda yüksek verim ve kazanç bekleniyor. Manisa’nın Köprübaşı ilçesinde 2017 yılında coğrafi işaret tescilini alan Köprübaşı Çileği, ilçede tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olmayı sürdürüyor. İlçe genelinde yaklaşık 4 bin 500 dekar alanda üretimi yapılan çilekte, açık alanda ve serada toplamda yıllık üretim miktarı 9 milyon kilogram seviyesine ulaşıyor. 450 kayıtlı çiftçinin üretim gerçekleştirdiği bölgede, özellikle son dönemde etkili olan yağışların Demirköprü Barajı’nı doldurması, sulama imkanlarını artırarak verimin de artmasını sağladı. Suya erişimin kolaylaşmasıyla birlikte ürün kalitesinde de gözle görülür bir artışın yaşandığı Köprübaşı Çileğinde üreticilerin üretim tecrübelerini arttırmasıyla hem verimli hem de kaliteli ürünler elde ediliyor. Seracılık faaliyetlerinin yaygın olduğu ilçede yılın büyük bölümünde üretim yapılabilmesi, Köprübaşı Çileği’ni geniş bir Pazar ağında yer bulmasını sağlıyor. Bu yıl beklenen üretim artışıyla hem çiftçinin gelirine olumlu yansıması hem de bölge ekonomisine katkı sağlaması bekleniyor. Köprübaşı Çileği, aroması, raf ömrü ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, coğrafi işaret tescili sayesinde markalaşma sürecini de güçlendirerek bölgenin önemli tarımsal değerleri arasında yer almayı sürdürüyor. İlçede gerek serada gerekse de açık alan Köprübaşı Çileği üretimi yapan çiftçilerden Selçuk Kayacan, "Bu sene üretimden memnunum. Daha önce açıkta üretim yapıyordum. Bu sene de serada üretim yapmaya başladım. Açıkta da kazanıyorduk ama açık alanda 2 buçuk tonda kalırken serada 5 tonu geçmeyi hedefliyorum. Fiyatlarımız da bu yıl güzel gitti. Köprübaşı Çileğinin en büyük özelliği aroma ve tadı. Başka yerlerin aroma ve tatları bu çileğin tadını tutturamıyor. Barajın da dolmasıyla üretim arttı. Su hayat demektir" dedi.
Mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:09 Mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Mart ayında 159 bin 931 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 31,3 arttı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mart ayı sonu itibarıyla 34 milyon 23 bin 986 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı Motorlu Kara Taşıtları verisini açıkladı. Buna göre, Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 50,2’sini otomobil, yüzde 34,8’ini motosiklet, yüzde 10,1’ini kamyonet, yüzde 1,7’sini kamyon, yüzde 1,6’sını traktör, yüzde 1,0’ını minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 31,3 arttı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette yüzde 51,0, otomobilde yüzde 27,2, traktörde yüzde 19,3, minibüste yüzde 17,7, kamyonette yüzde 12,8, otobüste yüzde 4,5 artarken özel amaçlı taşıtta yüzde 28,9 ve kamyonda yüzde 10,5 azaldı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,3 azaldı. Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste yüzde 12,6, minibüste yüzde 2,6 artarken traktörde yüzde 50,1, özel amaçlı taşıtta yüzde 34,2, kamyonda yüzde 25,3, motosiklette yüzde 21,2, otomobilde yüzde 15,4 ve kamyonette yüzde 15,0 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Mart ayı sonu itibarıyla 34 milyon 23 bin 986 oldu Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,8’ini otomobil, yüzde 21,2’sini motosiklet, yüzde 14,6’sını kamyonet, yüzde 6,8’ini traktör, yüzde 3,1’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Mart ayında 870 bin 992 adet taşıtın devri yapıldı Mart ayında devri yapılan taşıtların yüzde 68,6’sını otomobil, yüzde 14,8’ini kamyonet, yüzde 9,7’sini motosiklet, yüzde 2,8’ini traktör, yüzde 1,8’ini kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Mart ayında 80 bin 348 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Mart ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,5’i Renault, yüzde 8,2’si Toyota, yüzde 7,4’ü Peugeot, yüzde 6,9’u Volkswagen, yüzde 6,1’i Hyundai, yüzde 5,9’u TOGG, yüzde 5,1’i Fiat, yüzde 5,0’ı Opel, yüzde 5,0’ı Citroen, yüzde 4,3’ü Skoda, yüzde 3,3’ü Mercedes-Benz, yüzde 3,1’i Kia, yüzde 3,0’ı BMW, yüzde 2,6’sı Ford, yüzde 2,2’si Audi, yüzde 2,0’ı Volvo, yüzde 1,9’u Mini, yüzde 1,7’si Chery, yüzde 1,6’sı Nissan, yüzde 1,2’si Tesla ve yüzde 8,4’ü diğer markalardan oluştu. Ocak-Mart döneminde 426 bin 342 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 14,4 azalarak 426 bin 342 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı da yüzde 23,1 artarak 13 bin 42 adet oldu. Böylece Ocak-Mart döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 413 bin 300 adet artış gerçekleşti. Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41,1’i benzin yakıtlıdır Ocak-Mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 224 bin 627 adet otomobilin yüzde 41,1’i benzin, yüzde 31,5’i hibrit, yüzde 18,2’si elektrikli, yüzde 8,6’sı dizel ve yüzde 0,6’sı LPG yakıtlıdır. Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 611 bin 509 adet otomobilin ise yüzde 32,4’ü dizel, yüzde 31,0’ı benzin, yüzde 29,8’i LPG, yüzde 4,4’ü hibrit ve yüzde 2,3’ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2.
Pazarın en ucuzu soğan Amasya’dan Avrupa’ya gönderiliyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:08 Pazarın en ucuzu soğan Amasya’dan Avrupa’ya gönderiliyor Amasya’da üretimi bol olan coğrafi işaret tescilli soğan depolarda kilosu 7,5 TL’den, pazarda ise en ucuz ürün olarak 15 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. ‘Soğan giren eve doktor girmez’ sözleriyle satılan soğan depolardan yüklendiği tırlarla başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine de pazarlanıyor. Geçen yıl 500 bin ton rekolte elde edildi Türkiye’de üretiminin en çok yapıldığı ikinci il olan Amasya’da geçen yıl 90 bin dekar ekimi gerçekleşen soğandan yaklaşık 500 bin ton rekolte elde edildi. Yörede soğan üretim ve satışı yapan çiftçilerden Oğuz Çelik, "Türk soğanı şu anda bütün dünyaya gidiyor. Almanya’ya, İngiltere’ye soğan gönderiyoruz. Bu yıl ürün çok olduğu için fiyatlar uygundu. Soğan depolarda 7,5 TL’den başlayan fiyatla satılıyor" dedi. "11 ay boyunca Avrupa’ya soğan sattık" Amasya’da mayıs ayının ilk haftasından itibaren erkenci çeşit soğanın hasadına başlanacağını anlatan Çelik, "Türkiye’de yeterince soğan var. Bu yılda olacak. Havalar, yağışlar istediğimiz gibi gidiyor. 11 ay boyunca Avrupa’ya soğan sattık. Devlet teşvik de verdi. İhraç olmasaydı soğan dökülecekti. Almanya’daki Türkler Türk soğanını tercih ediyor. Soğan acı yeniyor. Soğan ağlatır da, güldürür de. Turizmin de çok olması soğan tarımına faydalı. Talep olunca fiyatlar artıyor. Avrupalı dostlarımız ülkemize gelsin" diye konuştu. ‘Soğan giren eve doktor girmez’ Şifa deposu soğanı semt pazarlarında ‘soğan giren eve doktor girmez’ sözleriyle sattıklarını anlatan Amasya Pazarcılar Derneği Başkanı Tolga Güven, "Kilosunu 15 TL’den başlayan fiyatlarla sattığımız soğan pazarın en ucuz ürünü" şeklinde konuştu. "Sofranın, yemeğin yakışığı soğandır" Soğanın sudan bile ucuz olduğuna işaret eden pazarcı esnafı Salih Yılmaz, ekmekle aynı fiyattan satıldığını söyledi. Soğanın Türk mutfağının vazgeçilmezi olduğunu vurgulayan emekli Aysel Tekmen ise, "Soğansız hiçbir şey olmaz. Sofranın, yemeğin yakışığı soğandır. Közlemesi, kavurması, her çeşidi oluyor" ifadelerini kullandı. (MÇ-)
Mersin’de açıkta erik hasadı başladı, fiyatı 200 TL’ye kadar düştü
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:55 Mersin’de açıkta erik hasadı başladı, fiyatı 200 TL’ye kadar düştü Mersin’in Silifke ilçesinde örtü altının ardından açıkta da erik hasadı başladı. Can erikte kilogram fiyatı açıkta hasatla birlikte 200 liraya kadar geriledi. Türkiye’nin yaş sebze ve meyve üretiminde ilk sıralarda yer alan Mersin’de örtü altının yanı sıra açıkta da hasatlar başlıyor. Mart ayında örtü altında hasadına başlanan erikler açıkta da olgunlaştı. İlk çıktığında tadımlık olan ve özellikle aşeren hamile kadınlar tarafından fiyatı pahalı olduğu için tane ile satın alınan erikte fiyatlar düştü. Örtü altında hasatta kilogramı yaklaşık 10 bin TL sınırına dayanan erik, açıkta hasatla 200 ile 800 TL arasında satılmaya başladı. "Hasattan memnunuz" Örtü altındaki hasadın sora ermesiyle açık alanda erik hasadının başladığını ifade eden üretici Ali Bezgin, "Keben mahallesinde örtü altı ve açık alanda erik üretimi yapıyorum. Hem örtü altında nem de açık alanda hasadımız devam ediyor. 12 dönüm örtü altından 15 ton erik hasadı yaptım" dedi. Bu yıl hava şartlarının olumsuz geçmesinden dolayı açık alanda erik hasadına yaklaşık bir ay geç başladıklarının altını çizen Bezgin, "Şuan 12 dönümlük açık alanda erik hasadına başladım. Buradan da 15 ton civarı hasat bekliyoruz. Şuan hasat edilen eriklerimizi ebadına göre 200 ile 800 lira arasında değişen fiyatlardan satıyoruz. Havaların iyileşmesiyle birlikte erikler büyümeye başladı. Hasattan memnunuz" diye konuştu. "8 bin 500 ton üretim bekleniyor" Göksu Vadisi’nde üretici Murat Temur ise açık alanda hasadına başlanan eriklerin, Ankara, İstanbul başta olmak üzere bir çok ile gönderildiğini, ihracatta ise Arap ve Avrupa Ülkelerine yollandığını söyledi. Temur, bölgede açıkta başlayan hasadın ilk olarak birkaç bahçede başladığını, Nisan ayı sonu itibari ile tam hasada başlanacağını kaydetti. Bu yıl ilçe genelinde açıkta 6 bin 500 dönüm, örtü altında ise 800 dönümde yaklaşık 8 bin 500 ton üretim yapılacağını tamin ettiklerini aktaran Temur, erik üretiminin Göksu Vadisi’nde Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Karahacılı, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Ortaören, Kabasakallı, Atayurt, Atakent ve Taşucu mahallelerinde yapıldığını ifade etti. Silifke’de yetişen can eriğinin gerek erkenci olmasından, gerekse görünümü ve lezzeti ile tüketiciler tarafından yoğun bir şekilde talep gördüğünü vurgulayan Temur, eriğin getirisi dolayısıyla ilginin sürekli arttığını ve üretim alanının da buna bağlı olarak genişlediğini sözlerine ekledi. Sabahın erken saatlerinde bahçelere gelen tarım işçileri de, erik toplayarak hem aile bütçesine katkı sağladıklarını, hem de üreten akrabalarına yardımcı olmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Düzce’nin ekonomik potansiyeli değerlendirilecek
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:46 Düzce’nin ekonomik potansiyeli değerlendirilecek Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ve ekibini Düzce’de ağırladı. Düzce’de ticaretin çeşitlenmesi, katma değerli ürünler geliştirilmesi ve ihracatın geliştirilmesi gündemi ile yapılan toplantıda bakanlık uhdesinde "Düzce Ekonomi Zirvesi" için çalışma yapılması kararlaştırıldı. Düzce’de ticari hayatın canlandırılması, özellikle ihracat kalemlerinde katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve ihracatının artırılması konusundaki çalışmalar her geçen gün artarken Düzce’deki tüm kurumlar da iş birliği halinde çalışmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya ve ekibi, Düzce’yi ziyaret ederek Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü ile bir araya geldi. Düzce Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen "Düzce Ekonomi Zirvesi" hazırlık toplantısında Ticaret Bakanlığı himayesinde düzenlenen Mersin örneğinden yola çıkılarak organizasyon hakkında bilgiler verildi. Toplantıya Düzce Valisi Mehmet Makas, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Düzce TSO Başkanı Erdoğan Bıyık, Düzce TSO Meclis Başkanı Tanju Acar ve Düzce MÜSİAD Başkanı Özgür Sağlam da katılarak tüm paydaşların önerileri alındı. "5 yıl önceki çalışmanın meyvelerini topluyoruz" Düzce’nin ekonomik kaynakları, potansiyeli ve katma değerli ürün üretim kapasitesinin istişare edildiği toplantıda konuşan Başkan Faruk Özlü, yaklaşık 5 yıl önce yapılan Düzce İktisat ve Kalkınma Kongresi’ni hatırlatarak, "Biz o zaman yaptığımız organizasyonda Düzce’mizin geliştirmesi gereken dört başlığını belirledik. Tarım, turizm, ticaret ve sanayi alanları bizim ana başlıklarımız. Bu alanlardan en çok geliştirmemiz gereken tarım ve turizm. Bakın o günlerde yaptığımız hazırlığın meyvelerini bugün topluyoruz. Konuştuğumuz konularda gereken altyapıyı hazırladık. Bugün Düzce’ye 5 tane zincir otel yapılıyor. Turizmde iddiamızı sürdürüyoruz, şehrimizin turizm özellikleri çok bakir, bunu işlemek ve korumak bizim elimizde. Bu konuyla ilgili de bakanlığımızın desteği ile çok güzel işler yaparız. Kurum temsilcilerimiz de buradayken çalışma grubumuzu oluşturalım ve bu organizasyonu yapalım isteriz" şeklinde konuştu. Toplantı sonunda Düzce’deki ilgili kurumların da desteği ile oluşturulan çalışma grubunun hazırlığı sonrasında ilerleyen günlerde Ticaret Bakanlığı’nın himayesinde Düzce’de ekonomi zirvesi yapılması kararlaştırıldı.
Kırgızistan pazarı İzmir iş dünyasını bekliyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 09:37 Kırgızistan pazarı İzmir iş dünyasını bekliyor İzmir Ticaret Odası, üyelerini Orta Asya’nın yükselen pazarlarından Kırgızistan ile buluşturdu. Düzenlenen "Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı", iki ülke arasında ticaret ve yatırım alanlarında yeni iş birliklerinin kapısını araladı. Üyelerine yeni pazarları tanıtma hedefiyle çalışmalarını sürdüren İzmir Ticaret Odası, Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı düzenledi. Yoğun bir katılımla gerçekleşen toplantı, Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç’un açılış konuşmalarıyla başladı. Moderatörlüğünü Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Basın Temsilcisi Adilet Artıkbekov’un yaptığı toplantıda, Kırgız Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki Ticaret Temsilcisi Çıngız Esengul Uulu, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı Başkan Yardımcısı Meerimbek Koyçumanov ile Kırgız Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Sancar Diykanov birer sunum gerçekleştirdi. Erkoç: İş birliği çeşitlendirilebilir Heyette yer alan Kırgız Ticaret ve Sanayi Odası da dahil olmak üzere, Kırgız Cumhuriyeti Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Bişkek Ticaret Odası ile İzmir Ticaret Odası arasında imzalanmış iş birliği anlaşmalarına ve Bişkek ile İzmir’in kardeş kent olduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, 2024 yılı itibarıyla Türkiye ile Kırgızistan ilişkilerinin Kapsamlı Stratejik Ortaklık seviyesine yükseldiğini, iş birliğinin çeşitlendirilebileceğini ifade etti. Kırgızistan enerji sektöründeki belirli projeler ve teşvik mekanizmaları kapsamında uygulanan vergi muafiyetlerine ve ülkenin tarım ve seracılık sektöründe gelişmesinde İzmirli firmaların katkı sağlayabileceğine değinen Erkoç, toplantının bu anlamda verimli olmasını diledi. Toktobekov: Ticaret hacmi 2 milyar dolara ulaştı İzmir’de olmaktan memnuniyet duyduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, toplantının Türkiye ile Kırgızistan arasındaki dostluğu güçlendirmeyi ve iş dünyası arasında somut iş birliklerini geliştirmeyi amaçladığını belirtti. Başkonsolos, İzmir’in Türkiye ekonomisindeki önemli konumuna dikkat çekerek, şehrin ticaret, sanayi ve ihracattaki güçlü yapısının Kırgızistan için de önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. 2024 yılında gerçekleştirilen üst düzey ziyaret kapsamında iki ülke arasında önemli anlaşmalar imzalandığını ve ticaret hacminin artırılmasının hedeflendiğini belirten Başkonsolos, bu hedefe ulaşmak için gerekli şartların oluşturulduğunu ve geçtiğimiz sene iki ülke arasındaki ticaret hacminin neredeyse 2 milyar dolara ulaştığını belirterek bu durumdan gurur duyduğunu ifade etti. İş insanlarını yeni iş bağlantıları kurmaya ve ortak projeler geliştirmeye davet eden Başkonsolos, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Açılış konuşmaları ve sunumların ardından İzmirli iş insanları, iş birliği fırsatlarını öğrenmek için Kırgız heyete sorularını yöneltti.
Erzincan’da sağlık, turizm ve siber güvenlik için işbirliği
16 Nisan 2026 Perşembe - 08:02 Erzincan’da sağlık, turizm ve siber güvenlik için işbirliği Erzincan’da, valilik öncülüğünde sağlık, turizm, istihdam ve siber güvenlik alanlarını kapsayan işbirliği protokolleri imzalandı. Valilik himayelerinde; Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ), İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Özel İdaresi/Ergan Dağı Kayak Merkezi İşletmesi arasında çeşitli alanlarda işbirliği protokolleri hayata geçirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende, kurumlar arasında kış turizmi, sağlık yatırımları, hükümlü istihdamı ve gençleri dijital dolandırıcılığa karşı bilinçlendirmeye yönelik siber eğitim projelerini kapsayan anlaşmalar imzalandı. Protokoller kapsamında, kış turizmine yönelik bilimsel araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütülmesi, sağlık alanında yeni yatırımların desteklenmesi, hükümlülerin istihdama kazandırılması ve özellikle gençlerin bilişim suçlarına karşı bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Törene, Vali Hamza Aydoğdu, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Yavuz Özcan, EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Vali Yardımcısı Mehmet Emre Canpolat, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, İl Sağlık Müdürü Cihan Tekin, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı İl Müdürü Remzi Sarıgöl ile iş insanı Özay Demir katıldı. Programda konuşan Vali Aydoğdu, imzalanan protokollerin kentin gelişimine katkı sağlayacağını belirterek, özellikle çocuklara yönelik rehberlik çalışmaları açısından Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan işbirliğinin önemli olduğunu ifade etti. Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli ise bilişim suçlarına karşı toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine değinerek, projenin örnek teşkil etmesini temenni etti.
Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 20:22 Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi. Bakan Kacır, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) araştırma, yenilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunacak ODTÜ Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Kacır, Türkiye’nin bilim temelli kalkınma yolculuğunda öncü ve müstesna bir konuma sahip olan ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi’nin ODTÜ’ye, gençlere, Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı uğurlu olmasını temenni etti. Kacır, şöyle konuştu: "İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bu yana çevresini kuşatan tabiatı anlamlandırma, eşyanın hakikatini kavrama gayreti içerisinde oldu. Gözlem yaparak, sorgulayarak ufkunu genişletti. Bu kadim arayışı sistemli, disiplinli ve kalıcı bir yapıya kavuşturarak bilimi, insanlığın ortak hafızası ve en güçlü ilerleme vasıtalarından biri haline getirdi. Elbette medeniyetler tarihini, bilim tarihinden ve bilginin serüveninden ayrı düşünmek mümkün değil. Zira tarih boyunca bilim insanlarını himaye eden, bilgiyi en kıymetli hazinesi bilen ve bilime yatırım yapan milletler; tarihin akışına yön veren, çağ açan, çağ kapayan ve istikbali şekillendiren medeniyetler kurdu. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumlar ise ne yazık ki zamanla hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını kaybettiler. Tarihin bizlere anlattığı bu hakikat, bugün de geçerlidir. Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan farklı sahalarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren, altyapılar inşa eden ülkelerin dünyanın geleceğini şekillendirdiği bir çağda yaşıyoruz. Bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmek ve ülkemizi dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimsel araştırma kapasitemizi dünyada örnek gösterilen bir konuma taşıdık. 23 yıl içinde Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı." "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız" 2002 yılında 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2025’te 11 bin 394’e ulaştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Elbette araştırmadan ürüne, fikirden patente, laboratuvardan fabrikaya uzanan zinciri kuvvetlendirmek, bilimsel araştırmaların ülkemizin kalkınma yolculuğunu hızlandırması için hayati önem arz ediyor. Bu anlayışla üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2’ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 114 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ulusal araştırma altyapıları; kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük" "Bilimde, araştırmada ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu hakikate dönüştürecek zemini sunuyor" diyen Bakan Kacır, "Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi haberleşme uydumuzu geliştirdik, ürettik ve hizmete aldık. Tüm bu dev adımlar, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca bir ön gösterimidir. Yeter ki gençlerimize güvenelim, inanalım. Milletimiz ve memleketimiz için yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini doğru imkanlarla buluşturalım. Bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olan TEKNOFEST, gençlerimize fikirlerini projelere dönüştürebilecekleri eşsiz bir platform sunuyor. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri haline gelen TEKNOFEST ile milyonlarca gencin teknolojiyle tanışmasına, kendini geliştirmesine ve uluslararası ölçekte başarılar elde etmesine imkan tanıyoruz" ifadelerini kullandı. "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" TÜBİTAK’ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı tesis ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gençlerimizin kampüs içerisinde edindikleri derin akademik bilgiyi, somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sunuyoruz. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Milli Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan ODTÜ’nün bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projeyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Bakınız 2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sunduk. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı’yla ülkemize dönen 31 araştırmacının çalışmalarını ODTÜ’de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne 6550 sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü verdik. Yenilikçi girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi’ni kurduk. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yetiştireceği nitelikli insan kaynağı, yürüteceği öncü araştırmalar ve geliştireceği yenilikçi projelerle ODTÜ, ülkemizin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna önemli katkı sağlayacak." "Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor" ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil ise yaklaşık 10 ay önce ODTÜ’de iki önemli projenin açılışında Bakan Kacır’ı misafir ettiğine değinerek, "Bugün ise Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir parçası olan Milli Teknoloji Atölyemizin açılışı vesilesiyle yeniden bir aradayız. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Bu atölyeyi biz açıkçası sadece fiziksel bir alan olarak görmüyoruz. Burayı fikirlerin ortaya çıktığı, denemelerin yapıldığı ve işlerin gerçekten ilerlediği bir ortam olarak görüyoruz. Bu bina, birazdan açılışını yapacağımız bina eskiden bir arşiv binasıydı. Burada kağıtlar, evraklar adeta uyuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada aynı mekanda Milli Teknoloji Atölyesi’nde bambaşka şeyler oluyor. Şimdi burada projeler üretiliyor. Hatta Ay yüzeyine erişecek ve Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor. Bu dönüşümün kendisi aslında çok şey anlatıyor bize. ODTÜ’de çok güçlü bir öğrenci ekosistemi var" dedi. Programa Bakan Kacır’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Programın sonunda Rektör Yozgatlıgil, Bakan Kacır’a plaket takdiminde bulundu.
Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 20:15 Bakan Kacır: "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" dedi. Bakan Kacır, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) araştırma, yenilik ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sunacak ODTÜ Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Kacır, Türkiye’nin bilim temelli kalkınma yolculuğunda öncü ve müstesna bir konuma sahip olan ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi’nin ODTÜ’ye, gençlere, Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı uğurlu olmasını temenni etti. Kacır, şöyle konuştu: "İnsanoğlu, tarihin ilk dönemlerinden bu yana çevresini kuşatan tabiatı anlamlandırma, eşyanın hakikatini kavrama gayreti içerisinde oldu. Gözlem yaparak, sorgulayarak ufkunu genişletti. Bu kadim arayışı sistemli, disiplinli ve kalıcı bir yapıya kavuşturarak bilimi, insanlığın ortak hafızası ve en güçlü ilerleme vasıtalarından biri haline getirdi. Elbette medeniyetler tarihini, bilim tarihinden ve bilginin serüveninden ayrı düşünmek mümkün değil. Zira tarih boyunca bilim insanlarını himaye eden, bilgiyi en kıymetli hazinesi bilen ve bilime yatırım yapan milletler; tarihin akışına yön veren, çağ açan, çağ kapayan ve istikbali şekillendiren medeniyetler kurdu. Bilimi ihmal eden, teknolojik dönüşüme seyirci kalan toplumlar ise ne yazık ki zamanla hem ekonomik güçlerini hem de medeniyet iddialarını kaybettiler. Tarihin bizlere anlattığı bu hakikat, bugün de geçerlidir. Yapay zekadan biyoteknolojiye, uzaydan yenilenebilir enerjiye uzanan farklı sahalarda nitelikli insan kaynağı yetiştiren, altyapılar inşa eden ülkelerin dünyanın geleceğini şekillendirdiği bir çağda yaşıyoruz. Bu doğrultuda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmek ve ülkemizi dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bilimsel araştırma kapasitemizi dünyada örnek gösterilen bir konuma taşıdık. 23 yıl içinde Türkiye kaynaklı yıllık bilimsel yayın sayısını 9 binden 52 bine yükselttik. Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya çıktık. Araştırmacılarımızın her geçen yıl niceliği ve niteliği artan bilimsel çalışmaları, fikrî mülkiyet kapasitemizde kayda değer bir ilerlemenin önünü açtı." "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız" 2002 yılında 414 olan yerli patent başvuru sayısının 2025’te 11 bin 394’e ulaştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncu sıradayız. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. Elbette araştırmadan ürüne, fikirden patente, laboratuvardan fabrikaya uzanan zinciri kuvvetlendirmek, bilimsel araştırmaların ülkemizin kalkınma yolculuğunu hızlandırması için hayati önem arz ediyor. Bu anlayışla üniversitelerimiz ile sanayimiz arasındaki sinerjiyi güçlendirmeye yönelik adımlar attık. Üniversitelerimizdeki bilimsel bilginin ekonomik değere ve yüksek katma değerli ürünlere dönüşmesinde köprü vazifesi gören teknoparklarımızın sayısı, bundan 23 yıl önce yalnızca 2’ydi. Bugün, fikirlerin ürüne, projelerin markaya dönüştüğü, nitelikli Ar-Ge çalışmalarının yürütüldüğü 114 teknoparkı kapsayan güçlü bir Ar-Ge ekosistemine sahibiz. Eklemeli imalat, yerli ilaç ve aşı, sürdürülebilir tarım, elektrikli araç, yenilenebilir enerji, döngüsel ekonomi ve kuantum gibi stratejik alanlarda kurduğumuz yüksek teknoloji platformları, Ar-Ge faaliyetlerinin ticarileşmesine liderlik ediyor. 6550 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren ulusal araştırma altyapıları; kritik alanlarda yürüttüğü çalışmalarla, sanayimizin ihtiyaç duyduğu alanlarda üst düzeyde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor" diye konuştu. "Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük" "Bilimde, araştırmada ve inovasyonda attığımız çok boyutlu adımlar; Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu hakikate dönüştürecek zemini sunuyor" diyen Bakan Kacır, "Bugün insansız hava araçlarından helikopterlere, hava savunma sistemlerinden yeni nesil savaş uçağımıza kadar pek çok kritik platformu kendi mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl teriyle geliştiren bir Türkiye var. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi haberleşme uydumuzu geliştirdik, ürettik ve hizmete aldık. Tüm bu dev adımlar, Türkiye Yüzyılı’nda Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştirmiş, teknolojide küresel şampiyonlar liginde yarışan, tam bağımsız Türkiye’nin yazacağı destanın yalnızca bir ön gösterimidir. Yeter ki gençlerimize güvenelim, inanalım. Milletimiz ve memleketimiz için yılmadan, pes etmeden, yorulmadan çalışmaya hazır Türk gençliğini doğru imkanlarla buluşturalım. Bu vizyonun en güçlü yansımalarından biri olan TEKNOFEST, gençlerimize fikirlerini projelere dönüştürebilecekleri eşsiz bir platform sunuyor. Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivallerinden biri haline gelen TEKNOFEST ile milyonlarca gencin teknolojiyle tanışmasına, kendini geliştirmesine ve uluslararası ölçekte başarılar elde etmesine imkan tanıyoruz" ifadelerini kullandı. "ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik" TÜBİTAK’ın sağladığı 30 milyon lira destekle ODTÜ bünyesinde hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi ile gençlerin hayallerini, fikirlerini ve projelerini hayata geçirmelerine imkan sağlayacak bir altyapıyı tesis ettiklerini söyleyen Bakan Kacır, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Gençlerimizin kampüs içerisinde edindikleri derin akademik bilgiyi, somut projelere ve yüksek teknolojili işlere dönüştürebileceği bir ortam sunuyoruz. Bizler yetiştirdiği mühendislerle, araştırmacılarla ve bilim insanlarıyla Milli Teknoloji Hamlemize çok kıymetli katkılar sunan ODTÜ’nün bilimde, teknolojide ve yenilikte öncü rolünü pekiştirecek her projeyi desteklemeyi sürdüreceğiz. Bakınız 2002’den bu yana TÜBİTAK’ın bilim insanlarına ve öğrencilere yönelik bursları kapsamında ODTÜ’deki 10 bin 600 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 4,8 milyar lira destek verdik. Özel sektöre, akademiye ve kamuya yönelik destek programları kapsamında 1,936 projeye 10,2 milyar lira finansman sunduk. Uluslararası Lider ve Genç Araştırmacılar Programı’yla ülkemize dönen 31 araştırmacının çalışmalarını ODTÜ’de sürdürmesini sağladık. Mikro-Elektro-Mekanik Sistemler Merkezi ile Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne 6550 sayılı Kanun kapsamında araştırma altyapısı statüsü verdik. Yenilikçi girişimler ve yenilikçi projeler için özelleştirilmiş çözümler sunan METU CREA ile Rekabetçi Sektörler Programı kapsamında üniversitemiz bünyesinde imalat sanayimizin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yanıt veren Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Merkezi’ni kurduk. İnanıyorum ki bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da yetiştireceği nitelikli insan kaynağı, yürüteceği öncü araştırmalar ve geliştireceği yenilikçi projelerle ODTÜ, ülkemizin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna önemli katkı sağlayacak." "Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor" ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil ise yaklaşık 10 ay önce ODTÜ’de iki önemli projenin açılışında Bakan Kacır’ı misafir ettiğine değinerek, "Bugün ise Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli bir parçası olan Milli Teknoloji Atölyemizin açılışı vesilesiyle yeniden bir aradayız. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Bu atölyeyi biz açıkçası sadece fiziksel bir alan olarak görmüyoruz. Burayı fikirlerin ortaya çıktığı, denemelerin yapıldığı ve işlerin gerçekten ilerlediği bir ortam olarak görüyoruz. Bu bina, birazdan açılışını yapacağımız bina eskiden bir arşiv binasıydı. Burada kağıtlar, evraklar adeta uyuyordu. Ama bugün geldiğimiz noktada aynı mekanda Milli Teknoloji Atölyesi’nde bambaşka şeyler oluyor. Şimdi burada projeler üretiliyor. Hatta Ay yüzeyine erişecek ve Ay yüzeyinde görev yapacak roverlar burada üretiliyor. Bu dönüşümün kendisi aslında çok şey anlatıyor bize. ODTÜ’de çok güçlü bir öğrenci ekosistemi var" dedi. Programa Bakan Kacır’ın yanı sıra Ankara Valisi Vasip Şahin, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Orhan Aydın, ODTÜ Rektörü Ahmet Yozgatlıgil, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Programın sonunda Rektör Yozgatlıgil, Bakan Kacır’a plaket takdiminde bulundu.