EKONOMİ
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33 BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25 Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21 Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
Denizli hayvancılığında sağlık, üretim ve güç bir arada
06 Şubat 2026 Cuma - 11:46 Denizli hayvancılığında sağlık, üretim ve güç bir arada Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce, şehrin ekonomisine ve hayvan sağlığına yönelik yürütülen yoğun çalışmalar neticesinde aşılamadan ihracata, küpeleme işlemlerinden doğrudan desteklemelere kadar her alanda tarihi başarılara imza atıldı. Denizli’de 2025 yılında bulaşıcı hastalıklarla mücadele kapsamında adeta bir seferberlik ilan edildi. İl genelinde yürütülen çalışmalarla 1 milyon 616 bin 650 hayvan aşılanarak koruma altına alındı. Şap, koyun vebası, brucelloz ve kuduz gibi kritik hastalıklara karşı yapılan bu aşılamaların yanı sıra, 12 milyon 586 bin 320 hayvan titiz bir hastalık taramasından geçirildi. Kayıt dışı hayvan kalmadı Hayvancılıkta izlenebilirliği artırmak amacıyla yürütülen kimliklendirme çalışmaları kapsamında 90 bin 296 büyükbaş, 253 bin 610 küçükbaş, 8 bin 314 kedi ve köpek kayıt altına alınarak mikroçip ve küpeleme işlemleri tamamlandı. Üreticinin kasasına 545 milyon TL destek Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticinin refahını artırmak adına desteklemeleri doğrudan işletmelere ulaştırdı. 2025 yılı içerisinde hayvancılık işletmelerine toplamda 545 milyon 393 bin 883 TL nakdi destekleme ödemesi yapıldı. Bu can suyu niteliğindeki destekler, yerel üretimin sürdürülebilirliğinde kilit rol oynadı. Denizli, sadece yerel pazarda değil, küresel arenada da gücünü kanıtladı. 2025 yılı verilerine göre ilimizden gerçekleştirilen hayvansal ürün ihracatı 28 milyon 331 bin 390 dolar seviyesine ulaştı. Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hayvan sağlığını korumak, üreticimizin refahını artırmak ve ülke ekonomisine katma değer sağlamak için 2025 yılında gece gündüz demeden çalıştık. Denizli, modern hayvancılık teknikleri ve sağlıklı üretim kapasitesiyle Türkiye’nin öncü illerinden biri olmaya devam edecektir"
Deprem bölgesinde kadınların ekonomik gücünü artıracak program başlıyor
06 Şubat 2026 Cuma - 11:00 Deprem bölgesinde kadınların ekonomik gücünü artıracak program başlıyor Şubat depremlerinin üçüncü yılında PM, bölgenin ekonomik ve toplumsal olarak yeniden güçlenmesine katkı sunacak kapsamlı bir sosyal etki projesini hayata geçiriyor. 6 Şubat 2023’te yaşanan ve Türkiye’yi derin bir acıya sürükleyen depremlerin ardından başta kamu kurumları olmak üzere tüm Türkiye, bölgedeki hayatın normale dönmesi için seferber olmuştu. Bölgesel kalkınmanın sürdürülebilir olabilmesi için kadınların ekonomik olarak güçlenmesini temel bir öncelik olarak ele alan PM, bölgede ekonomik ve sosyal etki oluşturan projelerine bir yenisini ekliyor. "ETicarette Güçlü Kadınlar Programı", deprem bölgesindeki kadınların e-ticaret aracılığıyla yetkinliklerini ve girişimcilik potansiyellerini daha geniş alanlara taşıyabilmelerini amaçlıyor. "Kadınların ekonomik hayata katılımı, bölgesel iyileşmenin anahtarı" PM Türkiye Genel Müdürü Filiz Yavuz Diren, projenin çıkış noktasını şu sözlerle ifade etti: "6 Şubat 2023’te yaşanan ve ülkemizi derinden etkileyen depremlerin üzerinden üç yıl geçti. Hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor; yakınlarını kaybeden, yaşamını yeniden kurmak zorunda kalan tüm vatandaşlarımızla dayanışmamızı sürdürüyoruz. Zorlu süreçler ekonomik ve sosyal dayanıklılığın ne kadar hayati kavramlar olduğunu bir kez daha gösterdi. Bölgenin kalıcı biçimde toparlanabilmesi, altyapının yeniden inşasının yanı sıra, yerel ekonominin güçlendirilmesiyle de mümkün olacak. Kadınların ekonomik hayata daha aktif katılımı ise bu sürecin en kritik unsurlarından biri." "ETicarette Güçlü Kadınlar Programı ile amacımız, deprem bölgesindeki kadınların üretimlerini ve emeklerini dijital dünyanın sunduğu imkânlarla daha geniş pazarlara ulaştırabilecekleri yetkinlikleri kazanmalarına destek olmak" diyen Diren, "Bu projeyi, bölgenin uzun vadeli ekonomik ve toplumsal iyileşmesine katkı sunan stratejik bir sosyal sorumluluk yatırımı olarak görüyoruz" şeklinde konuştu. Yapılan açıklamaya göre, program kapsamında, depremlerden etkilenen 11 ilde yaşayan 300 kadına eticaret ekosistemine entegre olabilmeleri için ihtiyaç duydukları bilgi ve becerileri kazandırmaya yönelik kapsamlı bir eğitim içeriği sunulacak. Eticaret, finansal okuryazarlık ve yapay zekâ odaklı içeriklerle desteklenen bu program, kadın girişimcilerin yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin iş dünyasına da hazırlanmasını amaçlıyor. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılar arasından öne çıkan kadınlar, iş dünyasıyla temas kurabilecekleri ve projelerini geliştirebilecekleri mentorluk ve networking fırsatlarına da dahil olacak.
ŞOK Marketler’den Ramazan ayı öncesinde vatandaşlara destek
06 Şubat 2026 Cuma - 10:52 ŞOK Marketler’den Ramazan ayı öncesinde vatandaşlara destek ŞOK Marketler, Ramazan ayına sayılı günler kala hanelerin bütçesine destek olmak amacıyla şubat ayı boyunca 100 temel gıda ve temizlik ürününü geçen senenin fiyatlarıyla müşterilerine sunuyor. ŞOK Marketler, yıl boyunca sürdürdüğü uygun fiyat politikası doğrultusunda müşterilerinin temel ihtiyaç ürünlerine erişimini kolaylaştıran kampanyalarına devam ediyor. Şubat ayı süresince 100 temel gıda ve temizlik ürününü geçen senenin şubat fiyatlarıyla raflara taşıyan ŞOK Marketler, müşterilerinin özellikle Ramazan ayı öncesinde artan temel ihtiyaç harcamalarını hafifletmeyi hedefliyor. Kampanya kapsamında bakliyat, zeytin, peynir, baharat ve kuru yemiş gibi gıda ürünlerinin yanı sıra temizlik ve hijyen ürünleri yer alıyor. Kampanyaya dahil olan ürünler www.sokmarket.com.tr adresinden incelenebiliyor. "Ramazan ayı öncesi temel ihtiyaç harcamalarını kolaylaştırmak istiyoruz" ŞOK Marketler CEO’su Uğur Demirel kampanyaya ilişkin, "Yılın her döneminde kaliteli ve uygun fiyatlı ürünlerimizle müşterilerimizin bütçesine destek olmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. 2025 yılında Mart ve Kasım aylarında iki kez düzenlediğimiz ‘Geçen Senenin Fiyatları’ kampanyasını bu yıl şubat ayında yeniden hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Şubat ayı boyunca 100 temel ürünü, geçen senenin şubat fiyatlarıyla müşterilerimize sunarak Ramazan bereketini hanelere taşımayı ve temel ihtiyaç harcamalarını kolaylaştırmayı hedefliyoruz. Yılın her döneminde olduğu gibi bu özel dönemde de ülkemizin ve hanelerin ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz" dedi.
Kadınların el emeğiyle dokuduğu geleneksel kilimler ilgi bekliyor
06 Şubat 2026 Cuma - 10:13 Kadınların el emeğiyle dokuduğu geleneksel kilimler ilgi bekliyor SAMSUN (İHA) – Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Tahtaköprü ve Sarıdibek Mahallelerinde kadınlar tarafından el emeğiyle dokunan geleneksel kilimler, ilgi bekliyor. Coğrafi işaret belgesine sahip Tahtaköprü kilimi, geçmişten günümüze kadınların ilmek ilmek işlediği önemli kültürel değerler arasında yer alıyor. Yapımı dokumasına ve boyutuna göre yaklaşık 1 ay süren kilimler, mahallelerde kurulan atölyelerde üretilmeye devam ediliyor. Ancak üreticiler, özellikle genç neslin bu mesleğe yeterince ilgi göstermediğini belirtiyor. Usta öğretici Sümeyye Naçar, Tahtaköprü kiliminin köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayarak, "Tahtaköprü kilimimiz eskilerden gelmedir. Geçmişten bugüne kadar üretilen kilimlerdir. Göbekbağı, çobaneleği ve sızı gibi modellerimiz var. Bir kilimin yapımı, dokumasına ve boyutuna göre en fazla 1 ay sürüyor. Gençlerimiz bu işlere çok sıcak bakmıyor ama kültürümüz olduğu için ilgi gösterenler de var" dedi. Üretimin Tahtaköprü ve Sarıdibek Mahallelerinde devam ettiğini ifade eden Naçar, "Atölyelerimiz yaklaşık 15 yıl önce yapıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan bu atölyelerde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Annelerimiz eskiden bu kilimleri evlerde dokuyordu, şimdi ise daha uygun şartlarda üretim yapıyoruz" diye konuştu. Kadınlar, hem kültürel mirasın yaşatılması hem de emeğin karşılık bulması için Tahtaköprü kilimlerine daha fazla ilgi gösterilmesini istiyor.
ATO Başkanı Bayram: "Türkiye ve Mısır birbirini tamamlayan iki önemli ekonomidir"
06 Şubat 2026 Cuma - 10:08 ATO Başkanı Bayram: "Türkiye ve Mısır birbirini tamamlayan iki önemli ekonomidir" Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram, "Türkiye ve Mısır, tarihi bağları, güçlü üretim altyapıları ve stratejik konumlarıyla birbirini tamamlayan iki önemli ekonomidir. Bu forumun, yalnızca mevcut ticaret hacmini artırmakla kalmayıp, üçüncü ülkelerde kurulacak ortaklıklar aracılığıyla iş dünyamıza yeni ve sürdürülebilir fırsatlar sunacağına inanıyorum" dedi. ATO Başkanı Yücel Bayram, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin katılımıyla Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş ve Yatırım Forumu’na katıldı. Bayram, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde "Türkiye ve Mısır, tarihi bağları, güçlü üretim altyapıları ve stratejik konumlarıyla birbirini tamamlayan iki önemli ekonomidir. Bu forumun, yalnızca mevcut ticaret hacmini artırmakla kalmayıp; üçüncü ülkelerde kurulacak ortaklıklar aracılığıyla iş dünyamıza yeni ve sürdürülebilir fırsatlar sunacağına inanıyorum. Özel sektörlerimizin daha güçlü bir etkileşim içinde olması, bölgesel ekonomik istikrara da önemli katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. İş dünyasının Mısırlı iş insanları ve yetkililerle bir araya getirdiğine değinen Bayram, önemli organizasyon dolayısıyla Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na, DEİK Başkanı Nail Olpak’a ve programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti.
Edremit Ticaret Odası Başkanı Çetin, Türkiye-Mısır İş Forumlarına katıldı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:49 Edremit Ticaret Odası Başkanı Çetin, Türkiye-Mısır İş Forumlarına katıldı Edremit Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Çetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a gerçekleştirdiği resmî ziyaret öncesinde ve ziyaret kapsamında düzenlenen Türkiye-Mısır iş dünyası buluşmalarına katıldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen programlar, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde Kahire’de düzenlendi. Toplantılara Mısır Maliye Bakanı Ahmed Kouchouk çevrim içi olarak katılırken, Türkiye Cumhuriyeti Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Federasyon Başkanı Ahmet Al Wakil, DEİK temsilcileri ile iki ülkeden çok sayıda oda ve borsa başkanı ile iş insanı iştirak etti. Forumlarda Türkiye ile Mısır arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin mevcut durumu ele alınırken, iş birliğinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirildi. Afrika başta olmak üzere üçüncü ülkelerde ortak projeler yürütülmesi konusu da gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Es-Sisi’nin katılımıyla düzenlenen Mısır-Türkiye İş Forumu’nda yapılan görüşmelerde, iki ülke arasındaki ticaret hacminin orta vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedefi dile getirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Toplantılarda ayrıca lojistik ve ulaştırma alanındaki iş birlikleri de ele alındı. Mersin-İskenderiye ile İskenderun-Dimyat Ro-Ro seferleri hakkında görüş alışverişinde bulunulurken, ticaretin kolaylaştırılması ve bölgesel lojistik ağların güçlendirilmesine vurgu yapıldı. Program kapsamında TOBB ve DEİK koordinasyonunda sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat gibi birçok sektörü kapsayan iş birliği anlaşmaları imzalandı. Görüşmelerle birlikte Türkiye-Mısır ekonomik ilişkilerinin iş dünyası açısından daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması yönünde önemli adımlar atıldığı belirtildi.
Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor
06 Şubat 2026 Cuma - 09:47 Serbest piyasada ucuzlayan fındık raflarda el yakıyor Serbest piyasada kabuklu fındık kilogram fiyatı 250 liraya kadar gerilerken, kavrulmuş ve paketli fındığın raflarda kilogram fiyatı bin 450 liraya kadar yükseldi. Fiyat farkında randıman düşüşü ve artan işletme maliyetlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Serbest piyasada kabuklu fındık fiyatları gerilerken, raflardaki kavrulmuş ve paketlenmiş fındık fiyatlarının yükselişini sürdürmesi dikkat çekiyor. Giresun’da 2025 yılı içinde 350 liraya kadar çıkan kabuklu fındık fiyatı, yeni yılın ardından yaklaşık 100 liralık düşüşle 250 lira seviyelerine geriledi. Buna karşın market raflarında kavrulmuş iç fındık fiyatları bin liradan başlayıp bin 450 liraya, bazı ürünlerde ise bin 600 liraya kadar ulaşıyor. Sektör temsilcileri, serbest piyasa ile raf fiyatları arasındaki farkın temel nedeninin randıman düşüşü ve artan üretim maliyetleri olduğunu ifade ediyor. Geçmiş yıllarda 500 gram kabuklu fındıktan 50 randıman esasına göre ortalama 250 gram iç fındık elde edilirken, bu oranın bu yıl yüzde 40’lara kadar düştüğü belirtiliyor. Bu durumun, raflardaki ürün maliyetlerini doğrudan artırdığı kaydediliyor. "Randıman düşüşü fındıktaki zayiatı artırdı, o da fiyatları arttırdı" Giresun’da fındığa katma değer katarak üretimden tüketime kadar işletmeciliğini yapan Ayhan Akten, kabuklu fındık fiyatlarının Giresun kalite için 250-260 lira bandına gerilediğini, levant kalite fındıkta ise fiyatların daha düşük olduğunu söyledi. İki kalite arasında yaklaşık yüzde 20’lik fark oluştuğunu belirten Akten, bu yılki kalite kaybının temel nedeninin randıman oranındaki düşüş olduğunu dile getirerek "Kavrulan fındıktan çıkan temiz iç oranı azaldı. Zar atması, çürük oranının artması, nem ve rutubet gibi etkenler zayiatı artırıyor. Bu da maliyeti yükseltiyor. Bu yıl diğer yıllara göre yüzde 15-20 oranında ek maliyet farkı oluştu. Şu anda raflarda bin liraya da fındık var, bin 250 liraya da, bin 450 liraya da. Ürünün ebatı, randımanı, kalitesi ve görünümü fiyatı belirliyor" dedi. Kavurma sonrası verim düşüyor Üretim sürecine de değinen Akten, kabuklu fındığın kırıldıktan sonra natürel olarak ayrıştırıldığını, çürük ve buruşukların temizlendiğini, ardından kavrulma aşamasına geçildiğini anlattı. Kavurma sonrası zar kaybı ve ek ayıklama işlemlerinin de maliyeti artırdığını belirten Akten, "Eskiden 100 kilo fındık kavurduğumuzda 80 kilo net ürün alırdık. Şimdi bu miktar 55-60 kiloya kadar düştü. Sadece kırma ve kavurma işleminin fabrika maliyeti bile yüzde 35-40 seviyelerine ulaşıyor" diye konuştu.
Türkiye-Mısır İş Forumu Kahire’de düzenlendi;  Erzurum 3 protokol anlaşmasına imza attı
06 Şubat 2026 Cuma - 09:42 Türkiye-Mısır İş Forumu Kahire’de düzenlendi; Erzurum 3 protokol anlaşmasına imza attı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin teşrifleriyle Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş ve Yatırım Forumu, iki ülkenin ekonomi kurmaylarını ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Forumda, iki ülke arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 15 milyar dolara çıkarılması hedefi ön plana çıkarken, Erzurum ekonomisi adına tarihi adımlar atıldı. 3 ayrı sektörel iş birliği protokolüne imza attı Yeni İş Birlikleri ve Yatırım Fırsatları Masada Toplantı kapsamında, Türkiye ve Mısır arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin derinleştirilmesi adına atılacak stratejik adımlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. İş dünyası temsilcileri, yeni ortak yatırım fırsatlarını değerlendirirken; sanayiden müteahhitlik sektörüne kadar geniş bir yelpazede iş birliği olanakları görüşüldü. ETSO’dan Kahire’de Stratejik Hamle: 3 Önemli Protokol Forum kapsamında düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği toplantısı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) açısından oldukça verimli geçti. TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile Erzurum’un ihracat potansiyelini artıracak 3 ayrı sektörel iş birliği protokolüne imza attı. Kayseri ve Trabzon Oda/Borsalarının da paydaş olduğu ve Erzurum ekonomisine değer katacak protokoller şu alanları kapsıyor: Mobilya ve Orman Ürünleri: Kayseri Ticaret Odası iş birliğiyle. Turizm ve Maden: Trabzon Ticaret Odası iş birliğiyle. Tarım ve Hayvancılık: Erzurum Ticaret Borsası iş birliğiyle. "Hedefimiz Şehir İhracatına Somut Katkı Sunmak" İmza töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, forumun iki ülke iş dünyası arasındaki bağları güçlendireceğini vurguladı. Atılan imzaların kağıt üzerinde kalmayacağını belirten Özakalın, "Mobilyadan turizme, madencilikten tarıma kadar geniş bir yelpazede attığımız bu imzaların, şehrimiz ihracatına somut katkılar sunmasını hedefliyoruz" dedi. Başkan Özakalın ayrıca, Türk iş dünyasını Mısırlı yetkililer ve yatırımcılarla buluşturan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren ile emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerini iletti.