EKONOMİ - 16 Mart 2026 Pazartesi 15:21

Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir

A
A
A
Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir

Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi.


Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.



"Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir"


Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi.



Enerji piyasalarında risk büyüyor


Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu.



Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor


1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu.



Altın için 10 bin dolar senaryosu


Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi.


Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Sarıgöl’de kartpostallık manzara Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi’nde bodur badem ağaçlarının çiçek açmasıyla ortaya çıkan beyaz örtü, yeşil otlar ve papatyalarla birleşerek kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturdu. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dadağlı Mahallesi’nde bodur badem bahçelerinde ağaçların çiçek açmasıyla birlikte doğa adeta beyaza büründü. Baharın gelişiyle birlikte badem ağaçlarının bembeyaz çiçekleri, yeşeren otlar ve açan papatyalarla birleşerek kartpostallık manzaralar oluşturdu. Dadağlı Mahallesi’nde bulunan bodur badem bahçelerinde tüm ağaçların çiçek açmasıyla ortaya çıkan renk cümbüşü, görenleri adeta büyülüyor. Bahçeye gelen vatandaşlar bu eşsiz manzara eşliğinde fotoğraflar çekerek doğanın sunduğu güzelliğin keyfini çıkarıyor. Mahalle sakinlerinden Halil Uygun, yıllar önce İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bodur badem fidanlarının bölgeye dikildiğini belirterek, "Yıllar önce İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından elle kırılabilen bodur badem fidanları dağıtılmıştı. Tarla komşumuz da 5-6 dekarlık tarlasına bu fidanlardan dikmişti. Şimdi tüm badem ağaçları çiçek açtı. Toprak yeşerdi, papatyalar açtı. Ortaya çıkan manzara bizleri dinlendiriyor. Buraya ailece gelip fotoğraflar çekiliyoruz." dedi. Bodur badem ağaçlarının özellikle kırsal alanlarda fazla sulama istemeden yetiştirilebildiği, üçüncü yılda verime başladığı ve yedi yaşına geldiğinde ağaç başına 20 ile 50 kilogram arasında ürün verdiği belirtildi. Elle kırılabilen özelliği sayesinde bodur bademin piyasada da yoğun ilgi gördüğü ifade edildi.
Balıkesir Bandırmaspor-Iğdır FK maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 31. haftasında oynanan Bandırmaspor-Iğdır Futbol Kulübü maçı sonrası her iki takımın teknik direktörleri müsabakayı değerlendirdi. Trendyol 1. Ligin 31.haftasında Bandırmaspor, evinde Iğdır Futbol Kulübü ile golsüz berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, kendileri için önemli bir maçı kazanmak için çıktıklarını söyledi. Dengeli bir oyun oynandığını ifade eden Gürsel, "Buradan 3 puanla ayrılabilirdik. Ayrılmayı da çok isterdik ama bugün ikinci yarı ofansif anlamda da gerekenleri oyuncuları bir sahaya koydular, golü bulamadık. İkinci yarıda çok dengeli bir maç oldu. Artık önümüzdeki bu yarış ligin sonuna kadar devam edecek. Önümüzdeki hafta Bolu maçına da en iyi şekilde hazırlanacağız. Bu yarışın içinde başarmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Rakibimize de başarılar diliyoruz. Gösterdikleri mücadeleden ötürü oyuncularıma da teşekkür ediyorum. Taraftarlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Hikmet Karaman: "Oyunun içinde disiplinli oynamaları çok önemli" Iğdır FK Teknik Direktörü Hikmet Karaman da ligdeki play-off sıralamasının önemine vurgu yaptı. İlk devre duran toplarda etkili olduklarını vurgulayan Karaman, şunları söyledi: "İkinci yarı oynadığımız oyunu ilk yarıdaki oyunumuzun üstüne çekmemiz gerekiyor. Skordan bağımsız oyuncularımın istekleri, oyunun içinde disiplinli oynamaları çok önemli. Bir takım saha içinde şartlar ne olursa olsun birlikte hareket etmeli. Önümüzde çok kritik 7 maç kaldı. Son iki haftada kaybettiğimiz 6 puan var. Onların birinde bir 3 puan alabilseydik bugün daha farklı olabilirdi ama bütün bunlara rağmen ligi play-off’ta bitirmek istiyoruz. Onun içinde umutluyum. Bandırmaspor’a ve hakemlere de teşekkür ediyorum, güzel bir maç oldu" dedi.