EKONOMİ
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33 BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25 Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21 Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
SOGEP desteğiyle Çarşamba’da nitelikli boya ustaları yetişiyor
06 Şubat 2026 Cuma - 16:11 SOGEP desteğiyle Çarşamba’da nitelikli boya ustaları yetişiyor Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Samsun’un Çarşamba ilçesinde önemli bir proje hayata geçirildi. Proje ile motorlu kara taşıtları sektöründe acil ihtiyaç duyulan nitelikli oto boya ustalarının yetiştirilmesi ve istihdamının artırılması hedefleniyor. Çarşamba Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin (MTAL) başvuru sahibi olduğu "Otoboya Atölye – Otomotiv Boya Eğitim Atölyesi Projesi", Okul Müdürü Mehmet Önder, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, proje ortağı Çarşamba Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Mehmet Dalgıç ile OKA Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Birim Başkanı Sümer Çakır’ın katılımıyla gerçekleştirilen imza töreniyle hayata geçti. Proje kapsamında Karadeniz Bölgesi’nde aktif olan tek oto boya dalının modern ve teknolojik altyapıyla donatılması amaçlanıyor. Atölye; okul öğrencilerinin yanı sıra bu alanda eğitim veren öğretmenler, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencileri ve sektörde yetişmek isteyen bireyler başta olmak üzere geniş bir hedef kitleye hizmet verecek. Proje ile otomotiv sektöründe oto boya alanında faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağı yetiştirilecek, sektördeki istihdam sorununun çözümüne katkı sağlanacak. Aynı zamanda meslek liselerinin kuruluş amaçları doğrultusunda uygulamalı, sektöre entegre bir eğitim modeli geliştirilecek. Piyasada çoğu zaman kontrolsüz şartlarda yapılan oto boya işlemleri, okul bünyesinde kurulacak kapalı atölyede, iş sağlığı ve güvenliği kuralları gözetilerek ve çevreci bir yaklaşımla gerçekleştirilecek. Eğitim sürecinde ortaya çıkan boya atıkları ise çevre mevzuatı çerçevesinde toplanarak bertaraf edilecek. Toplam 7,8 milyon TL bütçeye sahip olan projenin 3,9 milyon TL’lik kısmı OKA tarafından finanse edilecek. Projenin tamamlanmasıyla birlikte hem gençlerin istihdam edilebilirliği artacak hem de bölgesel otomotiv sektörüne sürdürülebilir bir katkı sağlanmış olacak.
Bursa’nın turizm ve ticaret vizyonu Umman’da güçlendi
06 Şubat 2026 Cuma - 15:39 Bursa’nın turizm ve ticaret vizyonu Umman’da güçlendi Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Bursa ile Umman arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesine önemli katkı sunduğunu söyledi. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği, Umman’ın başkenti Maskat’ta 2-4 Şubat tarihleri arasında düzenlenen OMN-EX Uluslararası Fuar ve Forumuna katılarak Bursa’nın turizm ve ticaret potansiyelini uluslararası alanda tanıttı. Açılışında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra Bilal Erdoğan ve sektör temsilcilerinin de katıldığı fuar kapsamında gerçekleştirilen temaslar, Bursa ile Umman arasındaki turizm ilişkilerinin geliştirilmesine önemli katkı sundu. Oman Convention & Exhibition Centre’da düzenlenen organizasyonda, Birliğin üç gün boyunca ziyaretçilere açık olan standında; Bursa’nın tarihi ve kültürel mirası, doğal güzellikleri, gastronomi zenginliği ve dört mevsime yayılan turizm imkanları kapsamlı şekilde tanıtıldı. Osmanlı’nın ilk başkenti olan Bursa, aynı zamanda güçlü sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve ticaret hacmiyle de uluslararası ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fuara, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başkanlığında; Bursa’dan gelen turizm acenteleri ve sektör temsilcilerinden oluşan bir heyet katılım sağladı. Fuar süresince Ummanlı turizm profesyonelleri ile Bursalı firmalar arasında birebir görüşmeler gerçekleştirilerek, karşılıklı iş birliği ve ortak turizm projelerine yönelik önemli adımlar atıldı. OMN-EX Fuarı’nı ziyaret eden aileler ise, kendileri için özel olarak hazırlanan Bursa turizm paketlerini inceleme ve doğrudan Bursa merkezli acenteler aracılığıyla satın alma imkânı buldu. Bu uygulama, Bursa’nın doğrudan pazarlama yaklaşımını ve sürdürülebilir turizm vizyonunu ön plana çıkardı. Fuar programının yanı sıra Başkan Oktay Yılmaz, Umman’daki ziyaretleri kapsamında çeşitli üst düzey temaslarda da bulundu. Bu çerçevede Yılmaz, Umman Kültür Mirası ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Azzan bin Qassim Al Busaidi ve Tanıtımlar Genel Müdürü Haitham Al Gassani ile bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, kültür turizmi ve sağlık turizmi başta olmak üzere turizmin tüm alanlarında Bursa’nın potansiyeli ele alınırken; iki ülke arasında karşılıklı turist hareketliliğinin artırılmasına yönelik tanıtım ve iş birliği imkanları değerlendirildi. Başkan Yılmaz ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Umman Büyükelçisi Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette, Bursa’nın Umman pazarında daha etkin tanıtılması, iki ülke arasında turizm ve ticaret alanında geliştirilebilecek yeni iş birlikleri ile kurumsal ilişkilerin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Fuarın Bursa açısından oldukça verimli geçtiğini belirten Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, "Fuara katılımımız ve burada gerçekleştirdiğimiz temaslar ile Bursa’nın uluslararası turizm pazarındaki görünürlüğünü artırmayı ve Umman başta olmak üzere Körfez ülkelerinden Bursa’ya yönelik turizm talebini güçlendirmeyi hedefliyoruz. OMN-EX Fuarı ve Forumu kapsamında yürütülen çalışmaların, Bursa ile Umman arasındaki dostane ilişkilerin pekişmesine ve uzun vadeli turizm ve ticaret iş birliklerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamasını umuyoruz" ifadelerini kullandı.
Başkan önlük giydi, Alaşehir’i EMITT’te tanıttı
06 Şubat 2026 Cuma - 15:16 Başkan önlük giydi, Alaşehir’i EMITT’te tanıttı Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, EMITT Fuarı’nda önlük ve eldiven giyerek ziyaretçilere sarma sarıp kabak tatlısı ikram etti. Başkanın özverili tanıtımı büyük ilgi gördü. İstanbul’da düzenlenen 29. Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT) kapsamında Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Alaşehir’in kültürel ve turizm değerlerini tanıtmak için yoğun mesai harcadı. Fuarda kurulan Alaşehir standında önlük ve eldiven giyen Başkan Öküzcüoğlu, ziyaretçilere kendi elleriyle sarma sararak ve kabak tatlısı ikram ederek Alaşehir’e özgü yerel ürünleri tanıttı. Başkanın bu özverili tanıtım çalışması ziyaretçilerden tam not aldı. Vatandaşlar, Başkan Öküzcüoğlu’nu duyarlılığı ve çalışkanlığı nedeniyle tebrik etti. Alaşehir yaprağının özelliklerine dikkat çeken Başkan Öküzcüoğlu, asma yaprağının yaklaşık 14 santimetre çapında olduğunu, ince damar yapısı sayesinde sarma yapımına son derece uygun olduğunu belirterek, "Damarlarının ince olması nedeniyle yenildiğinde ağızda sertlik hissi bırakmaz. Bu özelliğiyle Alaşehir yaprağı gastronomide önemli bir yere sahiptir" dedi. Üzüm ve üzüm çekirdeğinin sağlık açısından faydalarına da değinen Öküzcüoğlu, üzümden yapılan pasta ve böreklerin yanı sıra Manisa’ya özgü mesir macununun da fuarda tanıtıldığını ifade etti. Gastronomi dernekleriyle iş birliği içinde Alaşehir ve Manisa ürünlerinin tanıtımını sürdürdüklerini belirten Başkan Öküzcüoğlu, "Tek amacımız Alaşehir’imizi ve Manisa’mızı her alanda marka şehir haline getirmek" diye konuştu.
Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık"
06 Şubat 2026 Cuma - 14:19 Ataoğlu: "Ada Kıbrıs projesi sonrası ziyaretçi sayısında yüzde 40 artış sağladık" KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, EMITT Fuarı’nda yürütülen tanıtım faaliyetlerinin turizme ciddi katkı sağladığını belirterek, "KKTC’de Ada Kıbrıs projesiyle ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 artış yakaladık" dedi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu İstanbul’da düzenlenen Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda (EMITT) KKTC’nin tanıtım faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KKTC’nin bu yıl da fuarda güçlü bir şekilde temsil edildiğini belirten Ataoğlu, Ada Kıbrıs markasıyla yürütülen tanıtım çalışmalarının ziyaretçi sayısında önemli artışlar sağladığını söyledi. Ataoğlu, özellikle Türkiye pazarının KKTC turizmi açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Ataoğlu, KKTC’nin tanıtım faaliyetlerini "Ada Kıbrıs" başlığı altında birleştirdiklerini belirtti. Ataoğlu, "Bu yıl da EMITT fuarında yerimizi aldık. KKTC tanıtımlarımızı ‘Ada Kıbrıs’ başlığı altında topladık ve bu proje kapsamında tanıtım faaliyetlerimizi sürdürüyoruz" dedi. Reklam filmlerinin hem Türkiye’de hem de birçok ülkede yayınlandığını ifade eden Ataoğlu, "Reklam filmlerimiz Türkiye ve birçok ülkede yer aldı. Bu çalışmalar turizm sayımızın artmasında etkili oldu" diye konuştu. Türkiye’den gelen ziyaretçi sayısının kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Ataoğlu, "Türkiye’den gelen ziyaretçi sayılarının artması bizim için önem arz ediyor. KKTC’de yaşayanlar da Türkiye’nin bağrından kopup gidenlerdir. Aynı dili, dini ve kültürü paylaşan insanlarız. Başka adalara gitmek yerine KKTC tercih edilmeli" ifadelerini kullandı. "Ada Kıbrıs" projesinin etkilerine de değinen Ataoğlu, "Proje sonrasında KKTC’ye gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30-40 oranında artış oldu. KKTC anlatmakla değil, yaşadıkça anlaşılır" dedi. KKTC’nin turizm potansiyelinin yıl geneline yayıldığını söyleyen Ataoğlu, "Türkiye dışında en çok İngiltere, Polonya ve Almanya’dan ziyaretçi ağırlıyoruz. Turizm KKTC’de 12 ay yaşanıyor. Turizmi 12 aya yaymayı başardık" şeklinde konuştu. Adanın tarihi, kültürel ve gastronomik zenginliklerine dikkat çeken Ataoğlu, "Ada; tarihi zenginlikleri, misafirperverliği ve gastronomisiyle görülmeye değer bir destinasyon" dedi. 2026 hedeflerine de değinen Ataoğlu, "2026 yılında önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30’luk bir artış bekliyoruz. Üçüncü dünya ülkelerinden de ziyaretçiler bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Tanıtım çalışmalarının uluslararası boyutta sürdüğünü belirten Ataoğlu, "THY iş birliğiyle Polonya, Azerbaycan, İngiltere, Rusya ve Almanya gibi ülkelerde tanıtımlar gerçekleştiriyoruz. Dünyanın her yerinde fuarlarda KKTC’yi tanıtmaya devam ediyoruz" diye konuştu.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok"
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü dolayısıyla paylaşım yaptı. Hisarcıklıoğlu, deprem gerçeğinin unutulmaması gerektiğine dikkati çekerek, "Hiçbir sözün merhem olmadığı yürek yakan görüntülere şahitlik ettik. Hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Ülkemizdeki deprem gerçeğini unutmayalım. Aynı acıları yeniden yaşamamak için; depreme dirençli kentler, güvenli yapılar dışında bir seçeneğimiz yok" ifadelerini kullandı. "Bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere" TOBB olarak depremden etkilenen vatandaşlar için başlattıkları konut projesinin tamamlanmak üzere olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "TOBB olarak depremden etkilenen illerimiz için başlattığımız ‘Türk İş Dünyası Konut Seferberliği Kampanyası’ kapsamında bin kalıcı konut projemiz tamamlanmak üzere. Malatya, Kahramanmaraş, Hatay Antakya ve İskenderun’da bulunan 750 konutun kuraları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından noter huzurunda çekildi. Adıyaman’daki 250 konutun kuraları ise yakında çekilecek. Her zaman milletimizin yanındayız. Rabbim, ülkemizi ve milletimizi tüm afetlerden korusun" açıklamasında bulundu.
Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek
06 Şubat 2026 Cuma - 13:45 Erdemir’den şehit yakınları ve gazilere sanat alanında destek OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ iş birliği protokolü imzalandı. Proje kapsamında 81 ilde şehit yakınları ve gazilere yönelik düzenlenecek sanat kurslarında kursiyerlerin malzeme ihtiyacı şirket tarafından karşılanacak. Türkiye çelik sektörünün önde gelenlerinden Ereğli Demir ve Çelik Fabrikası T.A.Ş. (Erdemir), sosyal sorumluluk vizyonuyla anlamlı bir projeye adım attı. Şirket ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü arasında ‘Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’ kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. İmza töreni, Ankara’da Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Protokol, Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu ile Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt tarafından imzalandı. 81 İlde şehit yakınları ve gazilere sanat kursları Yapılan açıklamaya göre, imzalanan protokol kapsamında şirket, Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı’nın yürütülmesi ve malzeme temini için maddi destek sağlayacak. Programa katılan kursiyerlerin tüm sanat malzemeleri şirket tarafından karşılanacak. Türkiye’nin 81 ilinde açılacak kurslarda, şehit yakını ve gaziler birbirinden farklı sanat branşlarında eğitim alabilecek. Kursiyerler eğitimlerde yapacakları sanat eserleri ile hem kendilerini ifade etme fırsatı bulacak hem de sanatın iyileştirici gücüyle özgüven kazanarak sosyal hayata daha güçlü katılacaklar. Sanat kursları çeşitli illerde yer alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Aile Destek Merkezleri (ADEM), Halk Eğitim Merkezleri, belediyeler, üniversiteler ve Gençlik Merkezleri ile koordineli şekilde gerçekleştirilecek. "Kahramanlarımızın ve ailelerinin yanındayız" İmza törenine katılan Erdemir Yönetim Kurulu Üyesi ve Murahhas Azası Serdar Başoğlu "Bu proje, emek ve alın teriyle büyüyen OYAK Grubu’nun, şehit yakınları ve gazilerimiz için sorumluluk üstlenmeye devam ettiğinin güçlü bir göstergesidir. Ülkemizin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olarak; toplumsal fayda üreten, ülkemizin ve milletimizin değerleriyle bütünleşen projeleri önceliklerimiz arasında değerlendiriyoruz" dedi. Başoğlu konuşmasına şöyle devam etti: "Şirketimiz, Türkiye’nin lider entegre çelik üreticisi olmanın ötesinde topluma dokunan güçlü bir kurumsal vatandaş olmayı misyon edinmiştir. Sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü, kahramanlarımızın ailelerine ulaştıracak olan bu projenin yakın takipçisi olmaya devam edecek; çok daha geniş kitlelere ulaşması için desteğimizi sürdüreceğiz." Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt ise imza töreninde projenin önemine dikkat çekti. Kurt, "Şehitlerimizin emanetleri ve gazilerimiz, devletimizin gönlündeki en müstesna yerdedir. Sanatın iyileştirici gücünü kullanarak onların sosyal hayata katılımını güçlendirecek bu proje, kamu ile özel sektör iş birliğinin örnek bir modelidir. Erdemir’e bu anlamlı destek için teşekkür ediyoruz" dedi.
Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi, yeni merkez olmaya hazırlanıyor
06 Şubat 2026 Cuma - 12:51 Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi, yeni merkez olmaya hazırlanıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Başkanı Bekir Sütcü, hayata geçirilen kimya endüstri bölgesinin, Türkiye’nin yaklaşık 20 milyar dolarlık kimya dış ticaret açığının azaltılmasına doğrudan katkı sağlayacağını söyledi. Sütcü, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yalnızca bir sanayi alanı değil, uluslararası ölçekte büyük yatırımcıları cezbeden entegre bir üretim ve yatırım merkezi olarak kurgulandığını ifade etti. Sütcü, bölgenin güçlü lojistik altyapısı, ölçek ekonomisi ve sağlanan teşvikler sayesinde küresel kimya şirketlerinin radarına girdiğini vurguladı. Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanıyla Türkiye’nin en büyük sanayi hamlelerinden biri olarak konumlanan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin, yüksek teknolojiye dayalı, entegre ve yüksek katma değerli kimya üretimini tek bir merkezde toplamayı hedeflediğini kaydeden Sütcü, bu yatırımla Adana’nın sanayide üst lige taşınacağını belirtti. Bölgenin en önemli avantajlarından birinin özel liman altyapısı olduğuna dikkat çeken Sütcü, kurulacak liman sistemi sayesinde her bir işletmeye doğrudan sıvı yakıt transferinin sağlanmasının planlandığını ifade etti. Sütcü, "Bu yapı sayesinde depolama, taşıma ve ara lojistik maliyetleri minimize edilirken, üretimde süreklilik ve tedarik güvenliği üst seviyeye taşınacaktır" dedi. Başkan Sütcü, kimya sanayisinin savunmadan enerjiye, tarımdan sağlığa kadar birçok sektörü besleyen stratejik bir alan olduğuna işaret ederek, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Türkiye’nin yaklaşık 20 milyar dolarlık kimya dış ticaret açığının azaltılmasına doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti. Sütcü, Adana özelinde ise kimya sektörünün 607,4 milyon dolarlık ihracat hacmiyle kentin dış satımında lider konumda bulunduğunu, ithalatın önemli bir bölümünü de kimyasal ürünlerin oluşturduğunu hatırlattı. Bölgede yatırım yapacak firmalar için özel teşviklerin uygulanacağını belirten Sütcü, vergi indirimleri, sigorta primi destekleri, faiz destekleri, yatırım yeri tahsisi ve uzun vadeli finansman imkanlarının sağlanacağını kaydetti. Sütcü, bu teşviklerin, yüksek sermaye gerektiren kimya yatırımları açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Sütcü, açıklamasını şöyle tamamladı: "Ceyhan hattında hayata geçirilen kimya endüstri bölgesi, Adana’nın üretim gücünü ve ihracat kapasitesini aynı anda artıracak stratejik bir adımdır. Bu proje, Adana sanayisi için yeni bir dönemin başlangıcıdır."
Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında
06 Şubat 2026 Cuma - 12:48 Bursa iş dünyası Paris’te tekstil ve moda fuarlarında Türkiye’nin tekstil başkenti Bursa, sektörde yaşanan zorluklardan ihracatla çıkış yolu arıyor. Sektör temsilcileri Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ihracat odaklı çalışmaları kapsamında KFA Fuarcılık organizasyonuyla Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen, Premire Vision ve Texworld fuarlarına katıldı. Tekstil ve moda endüstrisinin geleceğine yön veren Premire Vision Paris Fuarı, bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Kumaş, iplik, deri, tasarım ve aksesuar alanlarında faaliyet gösteren üreticilerin yer aldığı fuarda, sektöre yön veren yeni trendler ve üretim yaklaşımları öne çıktı. Yaklaşık bin 300 firmanın stant açtığı fuarda, 200 Türk firması yer aldı. Premire Vision Fuarı’na Bursa’dan 54 firma stant açarak katıldı. Fuarda yer alan Bursalı firmalar, yenilikçi koleksiyonlarını küresel alıcılarla buluşturma imkânı yakaladı. Bu yıl ustalık, zanaatkârlık geleneği ve gelişmiş üretim kültürünü küresel tasarım ve inovasyon anlayışıyla bir araya getiren fuar, farklı coğrafyaların bilgi birikimi ve üretim becerilerini görünür kılarken, firmalara yeni pazarlara açılma ve uluslararası iş birlikleri geliştirme açısından önemli fırsatlar sundu. Dünya tekstil tedarik zincirinin önemli platformlarından biri olan Texworld Paris Fuarı da sektörün yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 35’ten fazla ülkeden yaklaşık bin 300 katılımcının yer aldığı fuarda Çin, Hindistan, Kore, Tayvan, Bangladeş ve Pakistan gibi küresel üretim merkezlerinin yanı sıra Kamboçya, Vietnam, Ruanda, Mısır ve Myanmar gibi gelişmekte olan tedarik merkezleri de yer aldı. Türkiye’den 54, Bursa’dan ise 17 firma fuarda stant açarak ürünlerini uluslararası alıcıların beğenisine sundu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ve BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun, her iki fuarı da ziyaret ederek, stant açan Bursa firmalarıyla bir araya geldi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, tekstil sektöründe zorlu bir dönemden geçildiğini belirterek, Bursa iş dünyasının tüm olumsuzluklara rağmen üretim ve ihracat iştahını koruduğunu söyledi. Bu süreçten güçlenerek çıkmak için fuar katılımlarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Uğur, Türk ihracatçıların uzun yıllara dayanan mücadelesiyle başta Avrupa Birliği olmak üzere dünya genelinde önemli pazarlara erişim sağladığını ifade etti. Elde edilen bu kazanımların korunması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü dile getiren Uğur, Paris’te düzenlenen fuarın dünyanın en önemli sektörel buluşmaları arasında yer aldığını kaydetti. BTSO olarak KFA Fuarcılık organizasyonuyla firmaların bu önemli fuara katıldıklarını belirten Uğur, ihracat yolculuklarında firmaları desteklemeye devam edeceklerini söyledi. BTSO Tekstil Konseyi Başkanı Bayram Uçkun ise BTSO liderliğinde yürütülen çalışmaların firmalara yeni iş birliği fırsatları sunduğunu belirtti. Bayram Uçkun, "Sektörümüz adına küresel ölçekteki yenilikleri yakından görmek ve yeni ticaret köprüleri kurmak açısından önemli bir fuarı yerinde inceleme fırsatı bulduk. BTSO Yönetim Kurulumuza sektörümüze sundukları destekler için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. KFA Fuarcılık’ın yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarla üretici için ihracat ortamı hazırladığını vurgulayan Akdem Tekstil İhracat Yöneticisi Bilal Yüksel da fuar organizasyonlarının ihracat açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu fuar, birçok ülkeden katılımcının yer aldığı ve bizim özel olarak hazırlandığımız bir fuar. Bu fuarda yedinci yılımız ve bu sürenin tamamında KFA Fuarcılık ile birlikte yer aldık. Kısa süre önce yine KFA Fuarcılık organizasyonuyla Londra’daydık. Bu organizasyonlar firmalarımız için önemli fırsatlar oluşturuyor. Bizler de bu imkânları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz" dedi.
Karabük Belediyesi’nde 2026 yılı maaş zammı belli oldu
06 Şubat 2026 Cuma - 12:24 Karabük Belediyesi’nde 2026 yılı maaş zammı belli oldu Karabük Belediyesi’nde 2026 yılına yönelik ücret ve sosyal hak düzenlemeleri netleşti. Belediye iştiraklerinde görev yapan çalışanları kapsayan düzenleme kapsamında maaş artışları ile sosyal haklarda iyileştirmeye gidildi. Alınan karar doğrultusunda, Personel A.Ş. bünyesinde görev yapan çalışanların ücret ve sosyal haklarına yüzde 15 oranında zam yapılırken, Ulaşım A.Ş. çalışanlarının ücret ve sosyal haklarında ise yüzde 27 oranında artış uygulanacak. Ulaşım A.Ş. çalışanlarına yönelik ikramiye ödemeleri daha önce 5+5 şeklindeyken, yeni düzenlemeyle 10+10 olarak uygulanacak. Ayrıca her iki şirket çalışanı için yılın ikinci yarısında enflasyon artı refah payı uygulaması hayata geçirilecek. Yapılan düzenlemeyle belediye bünyesindeki çalışma barışının güçlendirilmesi, hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde artırılması ve çalışanların sosyal haklarının iyileştirilmesi hedefleniyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, emeği esas alan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ettiklerini vurguladı. Çetinkaya, "Bizim belediyecilik anlayışımızda hizmetin temelinde emek vardır. Şehrimize gece gündüz demeden hizmet eden her bir mesai arkadaşımız, Karabük’e verdiğimiz mücadelenin en kıymetli paydaşıdır" dedi. 2026 yılına yönelik düzenlemeleri, çalışanların alın terini gözeten ve çalışma barışını önceleyen bir denge anlayışıyla hayata geçirdiklerini belirten Çetinkaya, "Güçlü belediyecilik, güçlü kadrolarla olur. Karabük’ün her sokağında, her mahallesinde ortaya konulan hizmetin arkasında emek vardır. Biz de bu emeğin karşılığını adaletli ve sürdürülebilir bir şekilde vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Çetinkaya, yapılan düzenlemelerin tüm çalışanlara ve ailelerine hayırlı olmasını dileyerek, Karabük için fedakârca görev yapan tüm belediye personeline teşekkür etti.
İnegöl’de tarımın geleceği inşa ediliyor
06 Şubat 2026 Cuma - 12:21 İnegöl’de tarımın geleceği inşa ediliyor İnegöl’de şehrin tarım potansiyelini geliştirme adına İnegöl Belediyesi uhdesinde hayata geçirilen projeler, çiftçiye ilham tarım sektörüne güç katıyor. Kendi ürettiği ürünü depolayan, işleyip meyve kurusu olarak işleyen tesislerle İnegöl tarımının sadece bugünü değil, geleceği de inşa ediliyor. Güçlü bir sanayi kenti olmasının yanında verimli topraklarıyla da öne çıkan İnegöl, bereketini tüm dünya ile paylaşıyor. Bereketli topraklarıyla özellikle meyvecilikte öne çıkan şehirde, yılda 220 bin ton meyve üretimi gerçekleştiriliyor. Onlarca çeşit meyveyi tohumdan filizlendirip hem yurt içinde hem yurt dışında üreticiyle buluşturan İnegöllü çiftçiler, son yıllarda İnegöl Belediyesi uhdesinde birlik olmanın verdiği güçle ciddi bir ivme kazandı. Tesisleşme ile İnegöl’ün tarım değerlerine değer katıldı. İnegöl’ün sanayi üretiminde yazdığı başarı hikayesini tarımda da tekrar etmek adına birlik ruhuyla harekete geçildi. İlk adım olarak İnegöl Belediyesi öncülüğünde 5 yıl önce şehirdeki tüm üreticileri tek bir çatı altında birleştiren İnegöl Üreten Çiftçiler Kooperatifi kuruldu. Ardından, tarımda muhafaza gücünün önemini gören kooperatif, bölgenin can damarı olan 4.000 tonluk Soğuk Hava Deposunu TKDK’nın hibe desteklerinden faydalanarak hayata geçirdi. Bu tesis sayesinde çiftçi ürünüm dalında kalır mı, bozulur mu kaygısından kurtuldu. Hasadı yapılan ürünü sağlıklı şekilde depolamaya başladı. Emeğin tazeliğini koruyan bu tesis, İnegöl tarımının sigortası oldu. Ardından soğuk hava deposunun en büyük gider kalemi olan enerji ihtiyacına çözüm olacak GES projesi, soğuk hava deposu çatısında hayata geçirildi. Bu sayede üreticinin omuzlarından büyük bir yük alınmış oldu. Enerji ihtiyacının büyük bölümünü GES karşılaşamaya başladı. İnegöl tarımı adına ardı ardına atılan adımların en stratejik halkası, 2023 yılında hayata geçirilen Özündenkuru meyve kurutma tesisi oldu. Özündenkuru sadece bir tesis adı değil, İnegöl’ün tarımsal sanayideki yeni ticaret hamlesinin ve dünya markasının adı olarak ortaya çıktı. Tesiste açılışından itibaren bugüne kadar yaklaşık 100 ton meyve işlenirken, üretilen nitelikli meyve kuruları ise yerel market zincirlerinin yanı sıra; İstanbul, Eskişehir ve Kocaeli’ndeki seçkin marketlerde satışa sunuldu. Burada; elmadan şeftaliye, yaban mersininden aronyaya, kavun-karpuzdan hurma, kivi, mandalina ve portakala kadar onlarca çeşit ürünü, özünü koruyarak kurutuldu. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Üreten çiftçiler Kooperatifi Merkezi, Soğuk Hava Deposu ve Özündenkuru Meyve Kurutma Tesisinin bulunduğu alanı ziyaret ederek İnegöl tarımı ve atılan adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnegöl’de sadece tarımı değil, tarımın geleceğini inşa eden projelerin hayata geçirildiğini kaydeden Başkan Taban, "Üreten Çiftçiler Kooperatifi İnegöl’deki çiftçilerimizle birlikte kurduğumuz bir kooperatif. Yaklaşık 5 yıl oldu. Burada özellikle çiftçilerimizle ortak bir çalışma ortaya koymak istedik. Üretimde birliğin gücüne vurgu yaptık. Çiftçilerimizi davet ettik ve onlar da bu birliğe üye olup katkı koydular. Sağlanan birlikteliğin ilk meyvesi olarak 5 yıl önce soğuk hava tesisimizi hayata geçirdik. Yaklaşık 4 bin ton meyve depolama kapasitesine sahip. İnegöl’de de yılda yaklaşık 220 bin ton meyve üretimi yapılmakta. Meyve üreten bir şehiriz. Verimli bir ovada meyvecilik çiftçilerimiz adına ciddi bir gelir kaynağı. Bu alandaki ihtiyacı görünce soğuk hava tesisimizi kurduk" dedi. TKDK desteği ile yapılan soğuk hava tesisinin devamında, bu tesisin en büyük gider kalemi olan enerji maliyetini düşürmek adına yine TKDK desteği ile bir Güneş Enerji Sistemi (GES) uygulamasını hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Alper Taban, "Soğuk hava depomuzun çatısını panellerle kapladık. Ciddi bir enerji girdisi sağlandı. Yaz aylarında özellikle, enerji maliyetimizin ciddi bir bölümünü karşılıyor" diye konuştu. Başkan Taban, kooperatifin her adımının yeni bir hikayeyi ortaya çıkardığını da dile getirerek şöyle devam etti; "Depolama sistemimizin verimli çalışmasının ardından burada bir pazarlama, bir ürün üretilmesini sağlama gibi konularda çalışmalar yaptık. Burada sağlanan birlikteliğin de gücünü kullanarak İnegöl’de meyveciliğin gelişmesini sağlamak ana hedefimiz. Bu kapsamda Özündenkuru Meyve Kurutma Tesisimizi oluşturduk. Bu tesisle birlikte bir adım daha atmış olduk, ürettiğimiz meyveyi kurutarak ürünlerimize değer katmaya başladık." "İlerleyen süreçte de burada meyve suyu üretimi ve şişeleme gibi projeleri hayata geçirmek istiyoruz. Özündenkuru markamız şu an başarılı bir şekilde üretimine devam ediyor. Ben kooperatif Başkanımıza ve yönetimine teşekkür ediyorum. Birlik olunduğunda çok güzel işler ortaya çıkıyor. İnşallah biz de İnegöl’ümüzün tarım gücünü İnegöl’e arz etmeye devam edeceğiz. Bugün itibariyle burada iç pazara ürün veriliyor, yerine göre ihracatta oluyor. Pazarı genişletme çabasını kooperatifimiz her an değerlendiriyor. Fuarlara katılıyor, fırsatları görmeye çalışıyor."
2026 yerel kalkınma hamlesi teşvik programı yatırım konuları güncellendi
06 Şubat 2026 Cuma - 12:20 2026 yerel kalkınma hamlesi teşvik programı yatırım konuları güncellendi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında 2026 yılı yatırım konuları güncellendi. Ahiler Kalkınma Ajansı, sorumluluk bölgesinde yer alan illerde yatırım ortamının geliştirilmesi ve yerel kalkınmanın güçlendirilmesi amacıyla programın tanıtım ve uygulama çalışmalarını sürdürüyor. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı; bölgelerin sahip olduğu potansiyellerin değerlendirilmesi, atıl kaynakların ekonomiye kazandırılması ve yerel ihtiyaçların karşılanması yoluyla kalkınmayı yerelden başlatmayı hedefliyor. Program ile üretim ve teknoloji kapasitesinin artırılması, ithal girdilerin yerli imkânlarla üretilmesi ve tedarik zincirinin yerlileştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. Bu kapsamda Ahiler Kalkınma Ajansı’nın faaliyet gösterdiği TR71 Bölgesi illerinden Nevşehir için 2026 yılına yönelik öncelikli yatırım konuları belirlendi. Nevşehir ili için ilan edilen yatırım başlıkları Dondurulmuş patates ve patatesten katma değerli ürün üretimi, Veri merkezi yatırımları (kaya oyma), Nitelikli kültür endüstrileri yatırımları, Görsel/işitsel prodüksiyon ve stüdyo altyapısı yatırımları olarak belirlendi. Belirlenen alanlarda yatırım yapacak girişimcilere program kapsamında önemli teşvik ve destekler sunuluyor. Yatırımcılara; %50 Yatırıma Katkı Oranı ile Vergi İndirimi, KDV İstisnası, Gümrük Vergisi Muafiyeti, Yatırım Yeri Tahsisi, 8 yıl süreyle Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği, gibi destek unsurları sağlanıyor. Ayrıca yatırımcılara, yatırım tutarının yüzde 15’ine kadar nakdi destek veya yüzde 20’sine kadar faiz/kar payı desteği imkânı da sunuluyor. Ahiler Kalkınma Ajansı, Nevşehir’de yatırım yapmayı planlayan girişimcileri bu fırsatlardan yararlanmaya davet ederken; yatırım süreçleri, teşvik başvuruları ve proje geliştirme konularında teknik destek vermeye devam ediyor. Programa ve il bazlı güncellenmiş yatırım konularına ilişkin ayrıntılı bilgilere yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresinden ulaşılabiliyor.