EKONOMİ
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor 16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33:03 Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25 Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21 Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:13 İhlas Pazarlama ve Türkiye Emekliler Derneği’nden iş birliği Türkiye Emekliler Derneği ve İhlas Pazarlama iş birliği ile emekli, dul ve yetimlerine peşinatsız, kredi kartsız, bankasız kefilsiz ve taksitli alışveriş imkânı sunulduğu açıklandı. Türkiye Emekliler Derneği ve İhlas Pazarlama iş birliği ile emekli, dul ve yetimlerine önemli bir imkan sunuldu. Yapılan açıklamaya göre, İhlas Pazarlama Mağazaları’ndan alışveriş yapan TÜED üyeleri; peşinatsız, kredi kartsız, bankasız kefilsiz ve taksitli alışveriş imkânı sağlandı. Geçtiğimiz ay Pilot bölgelerde uygulanan kampanyanın yoğun ilgi görmesi nedeniyle şirketin yurt çapındaki bütün mağazalarında alışveriş fırsatı sunulduğu belirtildi. Emekliler, ihtiyaç duyduğu ürünleri alıp bütçesini sarsmadan taksitle ödeyebilecek. Pek çok işletmenin emeklilere senetli taksit yapmadığını ifade eden Türkiye Emekliler Derneği Bilgi İşlem Müdürü Murat Tokgöz, "İçinde bulunduğumuz ekonomik şartlarda emeklilerin alım gücü her geçen gün daha da geriye gitmektedir. Emeklilerin ihtiyaçlarını peşin ödemeli karşılama imkanı kalmamıştır. Piyasada emeklilere vadeli alışveriş imkanı sunan çok az sayıda firma bulunduğundan, sektörün en güçlülerinden olan İhlas Pazarlama A.Ş. ile iş birliği yapan derneğimiz emeklilere kefilsiz kredi kartsız, peşinatsız 13 aya varan vadelerle alışveriş imkanı sağlamış bulunmaktayız" dedi. Şimdilik 60 bin liralık alışveriş limitiyle 13 aylık vadenin önümüzdeki süreçte günün koşullarına yeniden değerlendirilerek güncelleneceğini ifade eden Tokgöz, "Emeklilerimizin ihtiyaç duyduğu, hayatını kolaylaştıracak ürünlere gerek ürün yelpazesinin çeşitliliği, gerek, ürünlerin kalitesi, gerekse satış noktaları ve satış sonrası servis ağının güvenilirliği bakımından emeklilerin güvenle alışveriş yapabilecekleri İhlas mağazalarıyla iş birliği yapmış olmanın memnuniyeti içerisindeyiz. Emeklilerimize sağladıkları kolaylığa ve mağazalarında oluşturdukları sıcak aile ortamından ötürü yöneticisinden personeline tüm şirket ailesine emekliler adına teşekkür ediyoruz" dedi.
Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:30 Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle Sevgililer Günü araştırmasını duyurdu. Araştırmaya göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle Ocak sonunda gerçekleştirdiği araştırma, Sevgililer Günü alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Sonuçlara göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Moda kategorisi liderliğini korurken, her 10 kişiden 8’i doğru hediyeyi bulmak için rehber içeriklerden destek alıyor. Alışveriş planlı ilerliyor Araştırma, tüketicilerin Sevgililer Günü alışverişini son dakikaya bırakmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si hediyesine şimdiden karar vermiş durumda. Alışveriş trafiğinin en yoğun olduğu dönem ise Şubat ayının ilk haftası olarak öne çıkıyor. Hediye bütçelerinde ise bu yıl ortalama 5 bin 170 TL seviyesi gözlemleniyor. Erkek katılımcılarda bu rakamın 6 bin 350 TL’ye kadar yükseldiği görülse de alıcılar için asıl kriter fiyat değil; hediyenin ne kadar "düşünülmüş" olduğu. Karar verme sürecinde "rehber" ihtiyacı Seçeneklerin çokluğu, tüketicileri daha fazla araştırmaya itiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu alışveriş öncesi mutlaka araştırma yaparken, her iki kişiden biri e-ticaret platformlarının sunduğu yönlendirmeleri takip ediyor. Özellikle hediye rehberleri, "karar yorgunluğu" yaşayan kullanıcılar için can kurtarıcı bir rol üstleniyor. Öyle ki; tüketicilerin yüzde 80’i bu rehberleri faydalı bulduğunu belirtiyor. Favori kategoriler: Moda, takı-aksesuar, parfüm ve teknoloji Araştırmaya göre moda, bu yıl da hediye seçiminde açık ara en güçlü kategori olarak zirvedeki yerini koruyor. Her iki katılımcıdan birinin ilk tercihi olan modayı, takı-aksesuar ve parfüm seçenekleri yakından izliyor. Modaya yönelenlerin öncelikli tercihi giyim olurken; ayakkabı ve çanta da popülerliğini sürdürüyor. Takı tarafında altın, pırlanta gibi değerli mücevherler ile saatler en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Elektronik aksesuarlar ise yüzde 20’lik bir kitle tarafından belirtiliyor, bu grupta özellikle akıllı saatlerin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Teknolojiden modaya, aksesuardan kozmetiğe ve ev dekorasyonuna kadar uzanan zengin koleksiyonda, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevdiklerini özel hissettirmek isteyenler için pek çok alternatif sunuluyor. Teknoloji tutkunları için son model cep telefonları, akıllı saatler ve kulaklıklar ön plana çıkarılırken; stil sahibi olanlar için trend montlar, şık çantalar ve her tarza hitap eden ayakkabılar bir araya getiriliyor. Bakımına özen gösterenler için popüler kozmetik setlerinden evine renk katmak isteyenler için şık dekoratif objelere kadar her bütçeye uygun binlerce seçenek platformda kullanıcıları bekliyor.
ETSO’nun Güney Afrika temasları başladı: İnşaat ve yapı sektörü Johannesburg’da
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:19 ETSO’nun Güney Afrika temasları başladı: İnşaat ve yapı sektörü Johannesburg’da Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) tarafından organize edilen ve Ticaret Bakanlığı destekleriyle hayata geçirilen "Sektörel Ticaret Heyeti" programlarının ikincisi Güney Afrika’da start aldı. 8-13 Şubat 2026 tarihleri arasında Johannesburg’da bulunacak olan heyet, şehrin ve bölgenin inşaat altyapısını yerinde inceleyerek Erzurum’un bu alandaki üretim gücünü Afrika pazarına sunmayı hedefliyor. ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz’ın heyet başkanlığını yürüttüğü ve Genel Sekreter Osman Ömeroğlu’nun da yer aldığı organizasyona, Erzurum’dan 15 üye firma katılım sağladı. Yapı kimyasalları, konut inşaatı ve inşaat malzemeleri alanlarında faaliyet gösteren firmalar, Johannesburg’da ticaretin kapılarını aralıyor. Başkan Özakalın: "Hedefimiz Kalıcı İş Birlikleri" Güney Afrika temaslarına ilişkin değerlendirmede bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, inşaat sektörünün bölge ekonomisindeki önemine vurgu yaptı. Özakalın şunları kaydetti: "Güney Kore’deki teknoloji odaklı temaslarımızın ardından, şimdi de lokomotif sektörümüz olan inşaat ile sahadayız. Güney Afrika, gelişmekte olan altyapısı ve konut ihtiyacıyla firmalarımız için ciddi fırsatlar barındırıyor. Meclis Başkanımız Gökhan Yılmaz liderliğindeki heyetimizin, yapı kimyasallarından konut projelerine kadar geniş bir yelpazede kuracağı temasların, şehrimiz ihracatına somut katkılar sunmasını hedefliyoruz." Johannesburg’da Kritik Ziyaretler ve B2B Görüşmeleri ETSO heyeti, 8-13 Şubat tarihleri arasında yoğun bir takvim izleyecek Program kapsamında ticari diplomasinin güçlendirilmesi adına şu stratejik ziyaretler ve etkinlikler planlandı. Johannesburg Ticaret Odası Ziyareti: İki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması ve mevzuat konularında bilgi alışverişi sağlanması amacıyla Johannesburg Ticaret Odası ziyaret edilecek. İnşaat Firmaları Derneği Temasları: Güney Afrika’daki yerel müteahhitler ve sektör temsilcileriyle bir araya gelinerek, "İnşaat Firmaları Derneği" nezdinde iş birliği fırsatları masaya yatırılacak. B2B İş Görüşmeleri: Türk inşaat ve yapı malzemeleri firmaları, Güney Afrikalı muhataplarıyla ikili iş görüşmeleri (B2B) yaparak ticari anlaşmaların zeminini oluşturacak. Heyet, 13 Şubat’ta tamamlanacak temasların ardından yurda dönecek.
Başkan Sadıkoğlu, KOSGEB Başkanı ile bir araya geldi
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:16 Başkan Sadıkoğlu, KOSGEB Başkanı ile bir araya geldi KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile Ankara’da bir araya gelen Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, KOSGEB kredi borçlarının silinmesini talep etti. Mart ayında ödemeleri başlayacak olan KOSGEB deprem kredisi borçlarının silinmesini gündeme taşıyan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, talebini doğrudan iletmek üzere KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ile Ankara’da KOSGEB Genel Müdürlüğünde bir araya geldi. Başkan Sadıkoğlu, yapılan görüşmede kredi kullanan işletmelerin hala toparlanma sürecinde olduğunu aktarıp, borçların ödenebileceği ekonomik güce ulaşılamadığını belirtti. Binlerce işletmenin hala geçici iş yerlerinde ticaret yapmaya çalıştığını ileten Başkan Sadıkoğlu, böylesi bir ortamda kredi taksitlerinin ödenebilmesinin mümkün olmadığını belirterek kredi borçlarının silinmesini ya da en az 2 yıl ertelenmesini talep etti. Başkan Sadıkoğlu, talebinin sadece Malatya için değil Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş başta olmak üzere tüm deprem bölgesi için olduğunu da ekledi. Yapılan görüşmenin çok olumlu geçtiğini belirten Başkan Sadıkoğlu, nazik ev sahipliği ve göstermiş olduğu ilgi için KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’na teşekkür ederek görüşmenin somut ve olumlu sonuçlara vesile olmasını temenni etti.
Süs bitkileri Mersin tarımında alternatif ürün oluyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:09 Süs bitkileri Mersin tarımında alternatif ürün oluyor İklim koşulları ve pazar yapısındaki değişimlerin tarımsal üretimi etkilemesiyle birlikte Mersin’de katma değeri ve ihracat potansiyeli yüksek alternatif ürünlere yönelim hız kazandı. Bu kapsamda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası ve Mersin Agropark iş birliğinde hayata geçirilecek ’Çukurova Flora’ Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi için ilk adım atıldı. Süs Bitkiciliği UR-GE Projesi ’Çukurova Flora’ için ilk tanıtım ve istişare toplantısı Tarsus TSO ev sahipliğinde gerçekleştirildi. MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Tarsus TSO Yönetim Kurulu Başkanı Ruhi Koçak ve Agropark Genel Müdürü Murat Hocagil’in katıldığı toplantıda proje detayları, hedefler ve yol haritası paylaşıldı. Bölünmüş arazilerde katma değerli üretim hedefi Çukurova’nın avantajlı iklim yapısı, uzun vejetasyon süresi ve uluslararası pazarlara erişim kolaylığı üzerine kurulan proje ile üreticilerin küresel pazarlardaki rekabet gücünün artırılması, sürdürülebilir ihracat kapasitesinin geliştirilmesi ve bölgenin süs bitkileri alanında uluslararası ölçekte güçlü bir üretim ve ticaret merkezi haline getirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında, bölünmüş küçük tarım alanlarında katma değeri yüksek bir alternatif olarak süs bitkileri üretiminin yaygınlaştırılması planlanıyor. Sektörde faaliyet gösteren firmaların ihracatlarının sürdürülebilir şekilde artırılması, şirket içi yapılanmalarının ihracat stratejilerine uygun hale getirilmesi ve insan kaynağı, dış ticaret ile pazar araştırması alanlarında yetkinlik kazandırılması amaçlanıyor. Bu çerçevede ihtiyaç analizleri, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri, küme tanıtım çalışmaları, yurt dışı pazarlama organizasyonları ile alım heyeti programları gerçekleştirilecek. "Tarımda katma değerli ürünlere yöneliyoruz" Toplantı sonunda değerlendirmede bulunan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, iklim krizinin tarımı doğrudan etkilediğini belirterek, narenciyenin bölgenin ana ürünü olmasına rağmen mevcut koşullarda rekabetçi yapısını korumasının zorlaştığını ifade etti. Çakır, MTSO olarak uzun süredir narenciyeye alternatif, katma değeri yüksek ürünler üzerine çalıştıklarını vurgulayarak, "Süs bitkileri sektörü, yapımı tamamlanan Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın devreye girmesiyle birlikte hem ihracat potansiyeli hem de sürdürülebilirlik açısından bölgemiz için önemli bir fırsat sunuyor. Çukurova Flora UR-GE Projesini bu dönüşümün somut ve stratejik bir adımı olarak görüyoruz" dedi. Proje ile bölgedeki üreticilerin süs bitkileri alanında yeni pazarlara açılması ve tarımda katma değerli üretimin artırılması hedefleniyor.
Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Kiğılı, IFCO Fuarı’nda 2026/27 Kış Koleksiyonu’nu tanıttı Erkek giyim markası Kiğılı, moda endüstrisinin küresel buluşma noktası İstanbul Fashion Connection (IFCO) Fuarı’nda yerini aldı. 4-7 Şubat tarihleri arasında düzenlenen fuarda marka, 2026/27 Kış koleksiyonunu sektör profesyonellerinin beğenisine sundu. Erkek giyim sektörünün önde gelen markalarından Kiğılı, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) iştiraki İTKİB Fuarcılık A.Ş. tarafından düzenlenen ve Avrupa’nın en büyük hazır giyim fuarlarından biri olan IFCO’da yeni sezon vizyonunu sergiledi. Fuar boyunca yoğun ilgi gören markanın standı, global alıcıları ve moda tutkunlarını ağırlarken, markanın tasarım gücünü ve yenilikçi kumaş teknolojilerini ön plana çıkardı. Yapılan açıklamaya göre, markanın fuarda tanıttığı 2026/27 Kış koleksiyonu, modern şehir yaşamının dinamizmini çağdaş bir bakışla yorumlarken; şehir hayatını kolaylaştıran detaylarıyla güçlü, modern ve karakterli bir duruş ortaya koyuyor. Koleksiyonun renk paletinde; toprak tonlarında kum bejleri, endüstriyel yeşiller, beton grileri,haki tonları, derin indigo mavileri ve sofistike bitter kahve tonları, bordo gibi çarpıcı tonlarla dengeleniyor. 2026/27 Kış koleksiyonu, işlevsellik ve estetiği bir araya getiren yüksek performanslı yeni nesil kumaşlarla da öne çıkıyor. Türk moda endüstrisinin dünyaya açılan en önemli kapılarından biri olan IFCO’da, 2026/27 Kış koleksiyonlarını tanıtmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, fuara katılımları ve koleksiyonlara gösterilen ilgiyle ilgili olarak, "Fuarda sergilediğimiz kış koleksiyonumuz; güçlü tasarım dili, fonksiyonel detayları ve çağdaş yaklaşımıyla Kiğılı’nın yalnızca klasik erkek giyiminde değil, aynı zamanda modern şehir yaşamına uyum sağlayan, dinamik ve yenilikçi erkek modasında da ne kadar iddialı bir konumda olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Günün farklı anlarına ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan parçalar, markamızın değişen yaşam tarzlarını doğru okuduğunu ve tasarıma bu bakış açısını başarıyla yansıttığını gösteriyor. Fuar boyunca dünyanın farklı bölgelerinden gelen alıcıların koleksiyonumuza gösterdiği yoğun ilgi, uluslararası büyüme ve yeni pazarlara açılma hedeflerimiz doğrultusunda attığımız adımların karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Özellikle Orta Doğu ve Avrupa’dan gelen talepler; Kiğılı’nın ürün kalitesi, tasarım gücü ve üretim kabiliyetinin küresel ölçekte rekabet edebilir seviyede olduğunu bir kez daha teyit ederken, ihracat potansiyelimizi artırma yolunda bize güçlü bir ivme kazandırıyor’’ dedi.
ING Türkiye’de üst düzey atama
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:47 ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcılığı (COO) görevine, teknoloji ve operasyon alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ atanıyor. Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan ING Türkiye’de üst düzey atama gerçekleşti. Operasyon ve teknoloji alanında geniş bir deneyime sahip olan Ezgi Demirdağ Saydağ, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı (COO) ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanıyor. Saydağ’ın, BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 16 Şubat 2026 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Saydağ, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusundaki operasyonel dönüşüm çalışmalarına liderlik edecek. "Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimizde ilerlerken operasyon alanındaki dönüşümü stratejik bir öncelik olarak konumluyoruz. Yapay zekâ modelleri ve robotik çözümler ile müşteri deneyimini daha ileriye taşırken, aynı zamanda verimliliği de artırıyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme stratejimizde önemli bir yere sahip olan bu kritik göreve, operasyonel ve dijital dönüşüm alanında birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. Uluslararası deneyimi, bilgi birikimi ve dönüşüm odaklı bakış açısıyla Ezgi Demirdağ Saydağ’ın stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" diye aktardı. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden lisansını alan Ezgi Demirdağ Saydağ, Columbia Business School’da MBA programını ve Haas Berkeley Business School’da ise değişim programını tamamladı. Profesyonel kariyerine 2007 yılında McKinsey & Company İstanbul ofisinde başlayan Saydağ, son olarak şirket bünyesinde Ortak rolünde görev yapıyordu. Yönetim ve strateji danışmanı kimliği ile öne çıkan Saydağ, Türkiye ve Orta Doğu’da başta finansal hizmetler ve tüketici sektörleri olmak üzere pek çok kurumun dijital ve operasyonel dönüşüm programlarına liderlik etti. Kariyerinin son yıllarında, dijital ekonomi koşullarında sürdürülebilir değer oluşturma ve rekabet avantajı sağlama konularında kurumlara rehberlik eden Saydağ; iş gücünün dönüşümü, yapay zekânın organizasyonlar üzerindeki etkisi ve geleceğin operasyonel modelleri konusunda kapsamlı deneyime sahip. Bu doğrultuda, Türkiye ve bölgedeki farklı sektördeki şirketler için stratejik iş gücü planı, operasyonel ve dijital dönüşüm programlarının hazırlanmasına ve uygulanmasına liderlik etti.
Yılların Merinos Koyunu’na yeni etçil rakip geldi: Bandırma Koyunu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:47 Yılların Merinos Koyunu’na yeni etçil rakip geldi: Bandırma Koyunu Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu’na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM’e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935’e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu’nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. Bu yıl ikizlik oranı yüksek olacak Kılınç, Merinos Koyunu’nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. Alman siyah baş ile yerli kıvırcıktan melezlendi Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu’nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 ay gibi kesime geliyor ve et verimi yüksek Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul’un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu’nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu’nu tanıyacak" diye konuştu.
Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 Garanti BBVA Talent Week İşe Alım Programı’na başvurular 19 Şubat’a kadar sürecek Garanti BBVA Talent Week 2026, üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara bankacılıktan teknolojiye uzanan geniş bir kapsamda kariyer fırsatlarını keşfetme, yöneticilerle buluşma ve geleceğin yetkinliklerini deneyimleme imkânı sunacak. Program için başvurular 27 Ocak-19 Şubat tarihleri arasında açık olacak. Garanti BBVA, genç yeteneklerin kariyer yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği Talent Week 2026 Genç Yetenek İşe Alım Programı, üniversite öğrencilerini ve yeni mezunlarını kapsamlı bir programda buluşturacak. Yeni nesil bankacılık, denetim, teknoloji ve veri gibi farklı alanlarda kariyer yapmak isteyen gençler için tasarlanan Talent Week, katılımcılara Garanti BBVA’yı yakından tanıma, kariyer fırsatlarını keşfetme ve profesyonel bir network oluşturma imkânı sunuyor. Program boyunca gençler; Garanti BBVA yöneticileri ve uzmanlarıyla bir araya gelerek atölye çalışmaları ve ilham verici oturumlara katılacaklar; bankanın çalışma kültürünü, yenilikçi projelerini ve kariyer yollarını deneyimleme fırsatı bulacaklar. Program katılımcıları; bankacılığın birbirinden farklı alanlarını deneyimleyebileceği Management Trainee, veriden değer oluşturup veri bilimci/veri mühendisi olarak yer alabileceği Data MT, denetimin yenilikçi dünyasını keşfedebilecekleri Müfettiş Yardımcısı ve kariyerlerini teknolojinin farklı alanlarında geliştirebilecekleri Tech Talent gibi farklı alanlarda başlangıç yapma fırsatı sunuyor. 27 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında kariyer.garantibbva.com.tr/ilan/R00000005975/0000005896/Talent-Week-2026 adresi üzerinden başvurulara açık olacak Talent Week 2026 için iletişim çalışmaları; sosyal medya kanalları, üniversite kulüpleri, genç yetenek platformları ve açık hava mecraları aracılığıyla da yürütülecek. "Gençlerin potansiyeline yatırım yapmak, geleceğe atılan en değerli adım" Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, Talent Week 2026 ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Genç yeteneklerin istihdama geçiş sürecinde en çok ihtiyaç duydukları şeylerden biri de kendilerini keşfedebilecekleri, deneyimleyerek öğrenebilecekleri ortamlara ulaşabilmek. Talent Week’i, gençlerin bu becerileri kazanarak potansiyellerini anlayabilecekleri ve ortaya koyabilecekleri bütüncül bir deneyim olarak tasarladık. Garanti BBVA olarak gençlere bir kariyer fırsatı sunmanın yanı sıra onların uzun vadeli gelişim yolculuklarına da eşlik etmeyi amaçladık. Biliyoruz ki geleceğin liderleri bugünden kendini geliştiren, bu yönde desteklenen ve cesaretlendirilen gençler arasından çıkacak. Talent Week ile gençlerin kendilerini Garanti BBVA’nın bir parçası olarak hayal edebilmelerini, ilham almalarını ve kariyer yolculuklarına güvenle başlamalarını hedefliyoruz." Sürdürülebilirlikten inovasyona pek çok konuda gelişim imkanı Yapılan açıklamaya göre; Garanti BBVA, Talent Week ile genç yeteneklere yalnızca bir etkinlik değil, kariyer yolculuklarının başında anlamlı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Programla, gençlerin bankacılığın ötesinde teknoloji, veri, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı alanlarda gelişmeleri desteklenecek ve geleceğin yetkinliklerine bugünden iyi bir yatırım yapılmaları sağlanacak.
Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12 Aylık en yüksek reel getiri külçe altında oldu Aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre, aylık en yüksek reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 9,72, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 7,45 oranlarıyla külçe altında gerçekleşti. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından, BIST 100 endeksi yüzde 9,50, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 1,93 ve mevduat faizi (brüt) yüzde 0,31 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; Euro yüzde 1,18 ve Amerikan Doları yüzde 1,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 7,23 oranında yatırımcısına reel getiri sağlarken; DİBS yüzde 0,18, mevduat faizi (brüt) yüzde 1,76, Euro yüzde 3,22 ve Amerikan Doları yüzde 3,43 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. Külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13,37, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 10,84 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Aynı dönemde Amerikan Doları, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0,92, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3,14 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 40,16, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 35,44 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; aynı dönemde Amerikan Doları Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,50, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 6,75 oranlarında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede en yüksek reel getiri külçe altında gerçekleşti Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde külçe altın; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 70,97, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 66,41 oranlarında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu. Yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından euro yüzde 8,37, mevduat faizi (brüt) yüzde 7,24 ve DİBS yüzde 6,10 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 0,51 ve Amerikan Doları yüzde 4,39 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise euro yüzde 5,49, mevduat faizi (brüt) yüzde 4,39 ve DİBS yüzde 3,28 oranlarında yatırımcısına reel getiri sağlarken; BIST 100 endeksi yüzde 3,16 ve Amerikan Doları yüzde 6,93 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi.
TRC1 Bölgesi’nde yeni yatırım alanları açıklandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:12 TRC1 Bölgesi’nde yeni yatırım alanları açıklandı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında, TRC1 Bölgesi illeri olan Gaziantep, Adıyaman ve Kilis için yeni yatırım alanları belirlendi. Programla, yerel üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, istihdamın artırılması ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması hedefleniyor. İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Paksu, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yatırımcılara yönelik önemli destekler sağlanacağını açıkladı. Paksu, program çerçevesinde yatırım yeri tahsisi, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, faiz veya kâr payı desteği ile makine ve teçhizat alımlarına yönelik finansman desteklerinin sunulacağını belirtti. Programın TRC1 Bölgesi’nde üretim kapasitesinin artırılmasına, yeni istihdam alanlarının oluşturulmasına ve bölgesel kalkınmaya ivme kazandırmasına katkı sağlamasının beklendiğini ifade eden Paksu, yatırımcıları bu fırsatlardan yararlanmaya davet etti. Gaziantep’te çevre, kimya ve teknoloji odaklı yatırımlar Gaziantep için desteklenecek yatırımlar arasında çevre dostu ambalaj üretimi, gıda ve kimya sektörlerine yönelik yüksek nitelikli girdiler, orta ve yüksek teknoloji makine üretimi ile teknik tekstil ve fonksiyonel kumaş üretimi yer alıyor. Bu alanlarda yapılacak yatırımların, kentin sanayi altyapısını güçlendirmesi ve ihracat potansiyelini artırması bekleniyor. Adıyaman’da tarım, gıda ve turizm ön planda Adıyaman’da asgari 300 büyükbaş kapasiteli entegre et ve/veya süt hayvancılığı yatırımları, bademin işlenmesi ve katma değerli badem ürünleri üretimi, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisleri ile su ürünleri üretimi ve işleme tesisleri desteklenecek yatırım konuları arasında yer alıyor. Kilis’te tarıma dayalı sanayi ve turizm öne çıkıyor Kilis için belirlenen yatırım alanları arasında asgari 300 büyükbaş kapasiteli entegre hayvancılık yatırımları, dört yıldız ve üzeri konaklama tesisleri, üzüm işleme ve üzüm yan ürünlerinden katma değerli ürün üretimi ile zeytin ve zeytin atıklarından katma değerli ürün üretimi bulunuyor. Başvurular elektronik ortamda alınacak Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’na başvurular, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından oluşturulan yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresi üzerinden elektronik ortamda yapılacak.