EKONOMİ
Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kaldı, komşularının yardımıyla kurtarıldı 05 Ocak 2026 Pazartesi - 00:17:09 Karabük’ün Eskipazar ilçesi Köyceğiz köyünde yağan karın ağırlığıyla seralar çöktü. Kar yığını altında kalan bir çiftçinin komşularının yardımıyla kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kaydedildi. Eskipazar ilçesinde yoğun kar yağışının kısa sürede oluşturduğu ağır yük nedeniyle yaklaşık 50 dönümlük sera alanı çöktü. Güvenlik kamerası görüntülerinde, karın ağırlığına daha fazla dayanamayan seraların bir anda çöktüğü anlar net bir şekilde görülüyor. Kar yığını altında can pazarı Afetin en dramatik anları ise Hıfsı Çelik’in serasında yaşandı. Karın ağırlığına dayanamayan seranın çöktüğü sırada içeride bulunan Çelik, demir yığınları ve karın altında kaldı. O anlara ait görüntülerde, komşuların büyük bir panik ve telaşla yardıma koştuğu, kar ve demir yığınlarını elleriyle kaldırarak Çelik’i enkaz altından çıkardığı görülüyor. Komşularının zamanla yarışan müdahalesiyle kurtarılan Çelik, olaydan yara almadan kurtulurken, yaşananlar köyde büyük korkuya neden oldu. Bölgede seraları zarar gören üreticiler, enkaz altında kalan mahsullerini kurtarmaya çalıştı. Köy sakinlerinden çiftçi İsmail Örenbaşı (65), maddi zararının çok büyük olduğunu belirterek, "Ömrümde bu kadar ani ve yoğun bir karın seraları bu hale getirdiğini görmedim. Hazırlıksız yakalandık. Tek gelirimiz burasıydı. Devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Köyde hem hayvancılık hem de seracılıkla geçimini sağlayan Emrah Çelik ise seralarını 2025 yılının Ekim ayında devlet desteğiyle (ORKÖY) yaptırdığı belirterek, "Bu sera sıfırdı, içinde mahsul bile yoktu. Geçim kaynağımız bu" dedi. Köyceğiz Köyü Muhtarı Kemal Aydın, "En az 50 dönüm sera mahvoldu. Bu köylü pazarlara giderek rızkını kazanıyordu. Gerede, Çerkeş ve Karabük pazarları bu seralardan besleniyordu. Şu an üretim sıfıra indi. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Kaymakamımız sağ olsunlar geldiler, inceleme yaptılar" diyerek yardım eli uzatılması talebinde bulundu.
04 Ocak 2026 Pazar - 23:45 Seraların çökme anı kamerada: Kar altında kalan çiftçi komşularının yardımıyla kurtarıldı Karabük’ün Eskipazar ilçesi Köyceğiz köyünde yağan karın ağırlığıyla seralar çöktü. Kar yığını altında kalan bir çiftçinin komşularının yardımıyla kurtarıldığı anlar ise saniye saniye kaydedildi. Eskipazar ilçesinde yoğun kar yağışının kısa sürede oluşturduğu ağır yük nedeniyle yaklaşık 50 dönümlük sera alanı çöktü. Güvenlik kamerası görüntülerinde, karın ağırlığına daha fazla dayanamayan seraların bir anda çöktüğü anlar net bir şekilde görülüyor. Kar yığını altında can pazarı Afetin en dramatik anları ise Hıfsı Çelik’in serasında yaşandı. Karın ağırlığına dayanamayan seranın çöktüğü sırada içeride bulunan Çelik, demir yığınları ve karın altında kaldı. O anlara ait görüntülerde, komşuların büyük bir panik ve telaşla yardıma koştuğu, kar ve demir yığınlarını elleriyle kaldırarak Çelik’i enkaz altından çıkardığı görülüyor. Komşularının zamanla yarışan müdahalesiyle kurtarılan Çelik, olaydan yara almadan kurtulurken, yaşananlar köyde büyük korkuya neden oldu. Bölgede seraları zarar gören üreticiler, enkaz altında kalan mahsullerini kurtarmaya çalıştı. Köy sakinlerinden çiftçi İsmail Örenbaşı (65), maddi zararının çok büyük olduğunu belirterek, "Ömrümde bu kadar ani ve yoğun bir karın seraları bu hale getirdiğini görmedim. Hazırlıksız yakalandık. Tek gelirimiz burasıydı. Devletimizden destek bekliyoruz" dedi. Köyde hem hayvancılık hem de seracılıkla geçimini sağlayan Emrah Çelik ise seralarını 2025 yılının Ekim ayında devlet desteğiyle (ORKÖY) yaptırdığı belirterek, "Bu sera sıfırdı, içinde mahsul bile yoktu. Geçim kaynağımız bu" dedi. Köyceğiz Köyü Muhtarı Kemal Aydın, "En az 50 dönüm sera mahvoldu. Bu köylü pazarlara giderek rızkını kazanıyordu. Gerede, Çerkeş ve Karabük pazarları bu seralardan besleniyordu. Şu an üretim sıfıra indi. İl ve İlçe Tarım Müdürlüğümüz, Kaymakamımız sağ olsunlar geldiler, inceleme yaptılar" diyerek yardım eli uzatılması talebinde bulundu.
04 Ocak 2026 Pazar - 14:22 Bursa Büyükşehir, üreticiye nefes oluyor Bursa’da çiftçilerin gelir düzeyini artırma ve üretim verimliliğini daha yukarıya çekme hedefiyle çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da bereketli toprakların yeniden can bulması için tarım ve hayvancılık alanlarında desteklerini artırarak sürdürdü. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım Peyzaj A.Ş ve Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği (HAGEL) marifetiyle 17 ilçenin kırsal mahallelerinde yıl boyunca üretime değer katan adımlar atıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, kente kazandırdığı Tarım Plast Fabrikası’nda geri dönüşümle elde edilen toplam 14 milyon 605 bin metre damla sulama borusunu 17 ilçeden 5 bin 807 üreticiye yüzde 100 hibeli dağıttı. Yine 5 bin 807 çiftçiye yüzde yüz hibeli olarak 4’er bin TL’den toplam 23 milyon 228 bin lira tutarında mazot desteği sağlandı. Yine Tarım AŞ bünyesine kazandırılan Sıvı Gübre Üretim Tesisinde üretilen 142 bin 120 kilogram sıvı gübre 6 bin 460 üreticiye dağıtıldı. Bin 603 üreticiye 4 bin lira yem, 4 bin lira aşı olmak üzere toplam 8 bin lira destek sağlandı. Binin üzerinde çiftçiye toplamda 33 ton silajlık mısır tohumu, yulaf ve aspir tohumu ve İtalyan çim tohumu desteği sağlanırken, toplamda 1 milyon 244 bin adet çilek, fide, ahududu, aronya, ceviz, kestane, Trabzon hurması ve yaban mersini fidanı desteği verildi. Gemlik ilçesindeki çiftçilere destek amacıyla 206 üreticiden 98,4 ton zeytin satın alındı. 100 dekar alanda 2 bin 500 kilogram buğday tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. Toplam 400 üreticiye 44 ton tohumluk buğday yüzde 100 hibeli olarak dağıtıldı. 230 dekar alanda 200 kilogram ayçiçeği tohumu Tarım AŞ tarafından temin edilerek Mustafakemalpaşa Belediyesi tarafından ekimi yapıldı. 20 bin 520 kilogram yağlık ayçiçeği hasat edildi. Elde edilen bin 75 adet 5 litrelik ayçiçeği yağı ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak. Ayrıca dağ yöresine dağıtılan ata tohumu siyez buğdayı alımı da yapılarak üreticiye destek olundu. Mevsimlik tarım işçileri için Serme Mahallesi’ne 662 kişinin yararlandığı 6 adet konuk evi desteği sağlanırken çocuklar ve gençlerin tarım ve çevre konusunda bilinçlenmesi amacıyla başlatılan Yeşil Kapsül projesinde 132 okul ve kreşten 9 bin 736 öğrenci ve 17 bin 550 ziyaretçi ağırlandı. Bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Bursa Tarım Şenliği’ ile Sorgun peyniri, ata tohumu siyez buğdayı, Gemlik ve Mudanya zeytinleri başta olmak üzere dernek ve kooperatifler tarafından Bursa’nın hasat dönemi meyve-sebzeleri ve raf ömürlü gıda ürünleri sergilendi. Çiftçi ve üreticilere dönük biçerdöver, koyun yıkama makinesi, arıcılık malzeme ve kovan, süt güğüm, büyükbaş hayvan kaba yem, kantar, salça ve ceviz makinesi, silaj paketleme hizmeti, çilek malç makinesi, balya makinesi, traktör arkası burgu makinesi, elektrikli vinç, soğuk pres ve yağ makinesi, tel çift, katı gübre dağıtma römorku, ceviz taşıma bandı, diskaro, lastikli merdane, süt analiz cihazı, toprak ve yaprak analiz cihazı, taraklı zeytin top makinesi, zeytin silkeleme ve eleme makinesi, zeytin örtü ve kasası destekleri de 2025 yılında yapılan hizmetler arasında yer aldı. Bursa’nın tarım kenti olduğunu vurgulayan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, gençlerin de tarımla uğraşmasını ve geçinebilmelerini istediklerini dile getirdi. Tarımla uğraşan herkese destek olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, "Aile işletmelerini geliştirmeliyiz. Çiftçiye her alanda destek vermek boynumuzun borcudur. Hiçbir tarlanın boş kalmasını istemiyoruz. Ancak yaşanan kuraklık sebebiyle daha fazla gelir getiren ancak suya daha az ihtiyaç duyan ürünlere yönelmeliyiz. Tohum, fide, fidan, mazot desteklerini yaptık ve yapmaya devam edeceğiz. Çiftçimizin üretmesini istiyoruz. Ektiği ürünün karşılığını alması için pazar konusunda planlama yapmalıyız. Çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’
02 Aralık 2025 Salı - 09:00 Trabzon’dan dünyaya ’Googlis’ Trabzon’da pandemi döneminde salyangozun ihracat potansiyelini keşfeden Ülkü Koçoğlu, Bulgaristan’dan getirdiği ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozları ile üretime başladı. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. Çiftlikte kara salyangozlarının yumurtaları ve salyaları büyük bir özenle toplanıyor. Salyangoz özünden elde edilen doğal ürünler, kozmetik sektöründe kullanılıyor. Ayrıca çiftlikte üretilen salyangoz yumurtaları, gastronomi dünyasında "beyaz havyar" olarak biliniyor ve kilogramı dünya pazarında 3 bin Euro’dan alıcı buluyor. Trabzonlu Ülkü Koçoğlu’nun pandemi döneminde internette yaptığı araştırma, kısa sürede ihracata uzanan bir üretim sürecine dönüştü. Kara salyangozunun ihracat potansiyelini fark eden Koçoğlu, yaptığı incelemelerin ardından bir üretim çiftliği kurmaya karar verdi. DOKAP ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli hazırlanan proje kapsamında Bulgaristan’dan 600 kilogram anaç ve 500 bin yavru salyangoz getirildi. Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Geçit Mahallesi’nde 6 dönümlük arazi üzerinde kurulan tesiste ’Helix Aspersa Maxima’ türü kara salyangozlarının yetiştiriciliğine başlandı. Yaklaşık 1,5 yılı aşkın süredir üretimin sürdüğü tesiste, salyangozların yumurtaları ve salyaları özenle toplanıyor. Sıfır atık prensibiyle çalışan tesiste, salyangozun özü, kabuğu ve gübresi üretim zincirinde değerlendiriliyor. Elde edilen doğal salyangoz özü, zamanla kozmetik sektörüne yönelik yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladı. Tesiste yüz temizleme jelinden cilt toniğine, yaşlanma karşıtı gece kreminden çatlak karşıtı bakım kremine kadar 10 farklı doğal cilt bakım ürünü üretildi. Bu ürünlerle marka kısa sürede yurt dışı pazarlarında da ilgi gördü. Havyarı 3 bin Euro seviyesinde satılıyor Üretim tesisinde salyangoz yumurtalarından elde edilen ve gastronomide "beyaz havyar" olarak bilinen ürün ise uluslararası pazarda 3 bin Euro seviyesinden satılıyor. Yüksek katma değerli havyar, tesisi ihracat açısından öne çıkaran ürünlerin başında geliyor. Tesiste salyangozların beslenmesinde kimyasal gübre kullanılmıyor. Salyangoz gübresiyle yetiştirilen semizotu, marul, lahana, pazı ve turp gibi sebzeler doğal yem olarak kullanılıyor. Böylece üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilirlik esas alınıyor. Tesise verilen isim de Trabzon kültüründen izler taşıyor. Bölgede kara salyangoza "Googlis" denmesi, markanın ismine de ilham oldu. "Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz" Trabzon’dan dünyaya açılan bir üretim modeli oluşturan Ülkü Koçoğlu, Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştirdiklerini belirterek "Googlis adını Trabzon’un yöresel dil kullanımından geldiğini vurgulamak isteriz. Çiftlik adını seçerken de Trabzon’da salyangoza ne deniyordan yola çıkarak seçtik. Bu işe doğaya duyduğum saygı ve üretme tutkusu ile başladım. Pandemi döneminde kara salyangozunun sadece kozmetikte değil tarım, gübre ve ilaç sektöründe de büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettim. O günden sonra hem bölgemize hem de ülkemize ekonomik değer kazandıracak bir üretim modeli kurmak istedim. 6 bin metrekare alan üzerine kurulan bir üretim merkezi oluşturduk. Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştiriyoruz. Burada sıfır atık prensibi ile çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz. Bu çiftlikte aynı zamanda kadınları aktif rol almasını sağlıyoruz" dedi. "Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz" Kara salyangozu gübresinin dünyanın en kıymetli gübrelerden biri olduğuna dikkat çeken Koçoğlu, "Biz bugün googlis olarak elde ettiğimiz doğal salyangoz özünü markamız ile dünya pazarına taşıyoruz. Trabzon’dan doğan bir değeri global bir markaya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bizim için bu sadece bir üretim değil doğadan gelen bir bir şeyi bilimin ve emeğin gücüyle geleceği taşımak istiyoruz. Kara salyangozu doğanın sunduğu en güçlü hücre yenileyici özlerden biri. Hem tıp hem de kozmetik sektöründe altın değerinde bir içerik sahibi. Pandemi dönemindeki araştırmalarımda bu ürünün ihracat potansiyelini fark ettim. O dönemi fırsata çevirmek istedim. Doğadan ilham alan bir iş modeli kurdum. Bizim çiftliğimiz sadece Trabzon ekonomisine değil Türkiye’nin ihracat hedeflerine de katkı sağlıyor. Yurtdışına kozmetik madde olarak salyangoz özü gönderiyoruz. Kadın kurucu olarak kadın emeğini merkeze alan bir üretim yapısı kurduk. Çiftlikte sıfır atık olarak çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğunda kalsiyum ve karbonat var. Diş macunlarında ve ilaç sanayinde kullanılıyor. Bilim gübresinin dünyadaki en kıymetli gübre olduğunu söylüyor" şeklinde konuştu. "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz" Çiftlikte kara salyangozlarını kendi gübrelerinden ürettikleri sebzelerle beslediklerini kaydeden Koçoğlu, "Bu hayvanlara ön yargılı yaklaşıyoruz. Aslında değerini bilmemiz gerekiyor. Bu canlı Allah’ın yarattığı kusursuz sistemden bir örnek. Bir hayvan düşünün ki asla pislikte yaşayamıyor, pislikte hasta oluyor. Bu noktada da bizim en çok dikkat ettiğimiz konu hayvanların temizliği. Anadolu şifacılığında da kullanış yerlerine bakıldığında değerini maalesef anlayamadığımız bir noktadayız. Bizim burada tamamen kendi ekimlerimiz olan ve kimyasal gübre kullanmadan onların gübrelerini kullanarak ürettiğimiz semizotu, marul, lahana, pazı, turp bunun gibi yetiştirdiğimiz kendi sebzelerimizi onlara veriyoruz. Onun haricinde de rutin olarak mısır ve soya fasulyesinden oluşturduğumuz bir yemimiz var" diye konuştu. "Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz" Avrupa’ya ham madde sağladıklarını belirten Koçoğlu, "Bu hayvanın her şeyi o kadar kıymetli ki biz farkında değiliz. Bu hayvanın havyarı yavru olarak kullanılmayacaksa şayet yani salyangoza dönüşmeyecekse havyarı dünyadaki en önemli havyarlardan biri. Bunun değeri 3 bin Euro’lardan bahsedilen rakamlardan satılıyor. O yüzden bu hayvanın her şeyi çok kıymetli. Sadece biz ne bilinçliyiz, ne bilgiliyiz. Hücre yenileme etkisi olan salya o kadar önemli bir içerik ki hayvanın kabuğu kırıldığında o salyayla kendini tamir edebiliyor yani o hücreyi yeniliyor. Kozmetik sektöründe bunun önemini fark ettiğimizde bizde bunu katma değerli ürün olarak yapalım dedik. Direkt hammadde satmaktansa aynı zamanda kendi markamızı da oluşturalım ve Trabzon’dan dünyaya açılan bir marka olalım dedik. Çünkü deri yoluyla alınan her türlü krem ve cilt bakım ürünleri farklı hastalıklara, kansere yol açabiliyor. Önemli olan cildinize neyi sürdüğünüzü bilmek. Temiz içerikli ve doğadan gelen bir ürünü kullanmayı herkese tavsiye ederim. Artık bir kadın kooperatifi kurmak istiyoruz. Bu işimizi Trabzon’da başlayıp tüm Türkiye’de aktif hale getirmek istiyoruz. Çünkü her şeyinden faydalanılan bir hayvanın ihracat potansiyelini keşfedip bu ülke, kadınlar ve gelecek nesiller için yepyeni projelerle ülkemizi kalkındırmak ve Trabzon’a döviz girdisini sağlamak istiyoruz. Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu’da çok fazla talep alıyoruz onun haricinde Avrupa’da şu anda satıştayız. Avrupa’ya aynı zamanda hammadde de sağlıyoruz. Biz 1,5 yıllık çiftliğiyiz ama şükürler olsun ki düşündüğümüzden iyi gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
Ordu’da narenciye hasadı başladı
02 Aralık 2025 Salı - 08:56 Ordu’da narenciye hasadı başladı Ordu’da, fındığın yanı sıra alternatif olarak üretilen narenciyenin hasadına başlandı. Perşembe ilçesinde yaklaşık 80 ton mandalina üretimi yapılırken, 40 ton portakal, 20 ton limon üretimi gerçekleştiriliyor. Ordu’da, fındığa alternatif olarak üretilen kivi, çilek, ceviz ve diğer mahsullerin yanı sıra, özellikle Perşembe ilçesinde yetiştirilen narenciye ürünlerinin de hasadına başlandı. Yıllık yaklaşık 80 ton mandalinanın üretildiği ilçede, 40 ton portakal ve yaklaşık 20 ton limon üretimi de gerçekleştiriliyor. Fındığın yanında alternatif olarak üretilen ve özellikle Perşembe ilçesinde gün geçtikçe yaygınlaşan narenciye çeşitleri, üreticilerin yüzünü güldürürken, pazarlarda da oldukça ilgi görüyor. Kilogramı 20-25 TL’den satışa sunulan mandalina, kabuğunun ince olması, lezzetli ve sulu olmasından dolayı tercih ediliyor. "Üreticiler hem ekonomiye katkı sağlıyor, hem de ihtiyaçlarını karşılıyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, ilçede 350 rakıma kadar narenciye yetiştirildiğini belirterek, "Yıllar önce dikilen bahçelerde her yıl bu tarihlerde hasat yapılıyor. Burada vatandaşlarımız önemli derecede pazarda satışını yaparak ekonomik kazanç elde ettikleri gibi kendi ihtiyaçlarını da karşılıyor. Hem ziraat odalarımız, hem tarım müdürlüklerimiz yıllar önce üreticilerimizin mandalina taleplerini sağladı. Şuanda bakıldığında 350 rakıma kadar mandalina, limon ve portakal üretimi devam ediyor" dedi. "Tercih edilen bir tür" İlçede üretimi yapılan mandalinanın yerel pazarlarda aranan bir ürün olduğunu ifade eden Soydan, "Aslında iklim sıcaklığı arttıkça üretim yüksek rakımlara doğru da gidiyor. İlçemizdeki mandalina satsuma çeşidi olup, sulu, tatlı, damak tadı yüksek ve ince kabuklu bir mandalina çeşidi, onun için de pazara gittiğinde bu oranlar dikkate alınıyor ve talep görüyor, pazarda kilogramı 20-25 liradan satılabiliyor. Bu açıdan üreticilerimizin ekonomisine katkı sağlıyor. Bu yıl düşüklük olsa da ilçede 80 ton civarında mandalina üretimi var, onun yanında 40 ton portakal ve 20 tona yakın limon üretimi var. Yani narenciye üretimi Perşembe ilçesinde en iyi şekilde yapılmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. "Üreticiler, üretim artarsa toplu şekilde fabrikalara satmak istiyor" İlerleyen süreçte ilçede üretim oranları yükseldiği zaman narenciye çeşitlerinin toplu olarak fabrikalara satılabileceğini kaydeden Soydan, "Üretim arttığında en azından toplu bir şekilde meyve suyu fabrikalarına da ürünlerini vermek istiyorlar. Onunla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Üreticilerimizin de bu yönde talepleri var, bu anlamda sahip çıkacağız. Perşembe Belediye Başkanımız Cihat Albayrak da ilçede farkındalık oluşturması adına yolların orta kısımlarına mandalina, limon ve portakal fidanları dikti. Bu da ilçemizde üretimin olduğunu gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
TCMB’den zorunlu karşılıklarda sadeleşme adımı
02 Aralık 2025 Salı - 00:26 TCMB’den zorunlu karşılıklarda sadeleşme adımı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından makro ihtiyati çerçevede sadeleşmeye yönelik yabancı para zorunlu karşılık oranlarında düzenlemeye gidildiği duyuruldu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından Resmi Gazete’de Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ yayımlandı. TCMB tarafından yayımlanan tebliğde, bankalar ile finansman şirketlerinin yurt dışından sağladığı 1 yıldan uzun vadeli yabancı para yükümlülüklerindeki artış tutarına yıl sonuna kadar uygulanan yüzde sıfır zorunlu karşılık uygulaması süresi uzatılmayacağı bildirildi. Yabancı para zorunlu karşılık oranları ise yeniden düzenlendi. Döviz mevduat ve katılım fonlarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplardaki oranın yüzde 32’den yüzde 30’a düşürülmesinin yanı sıra daha uzun vadeli hesaplardaki oran ise yüzde 26 olarak değiştirildi. Kıymetli maden depo hesaplarında vadesiz ve 1 aya kadar vadeli hesaplarda zorunlu karşılık oranı yüzde 28’den yüzde 30’a yükseltilirken daha uzun vadeli hesaplarda ise oran yüzde 26 olarak düzenlendi. Diğer yabancı para yükümlülüklerinde ise 1 yıla kadar vadeli hesaplarda yüzde 21 olan oran korundu. Daha uzun vadelerde belirgin düşüşler yapıldı. Tebliğe göre, 2 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 16’dan yüzde 10’a, 3 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran yüzde 11’den yüzde 8’e, 5 yıla kadar vadeli yükümlülüklerdeki oran ise yüzde 7’den yüzde 3’e indirildi. 5 yıldan uzun vadeli yükümlülüklerdeyse zorunlu karşılık oranı yüzde 0 olarak belirlendi. Yeni oranlar üzerinden tesis yükümlülüğünün 16 Ocak 2026 tarihinde başlayacağı açıklandı.
İstanbul’da 2nd World Bridges Zirvesi düzenlenecek
01 Aralık 2025 Pazartesi - 23:48 İstanbul’da 2nd World Bridges Zirvesi düzenlenecek Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından İstanbul’da "2nd World Bridges| Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi" düzenlenecek. "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", Maltepe Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi iş birliğiyle 18 Aralık’ta düzenlenecek. Zirve, dünya çapında akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve diplomatik misyonları bir araya getirirken, Türkiye’nin sağlık diplomasisi, sanayi-ticaret entegrasyonu ve uluslararası iş birliği vizyonuna katkı sağlamayı hedefliyor. Etkinlik, SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen’in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Zirvede küresel sağlık turizmi politikaları, uluslararası endüstri ve ticaret iş birlikleri, dijital sağlık ve yapay zekâ uygulamalarının diplomasiye etkileri, bölgesel yatırım ve kalkınma modelleri ile 2025-2030 çok taraflı diplomasi vizyonu ele alınacak. Katılımcılar arasında kamu ve özel sektör temsilcileri, uluslararası kuruluşlar ve büyükelçiler yer alacak. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, zirve ile ilgili yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin sağlık turizmi, dijital sağlık ve sanayi-ticaret entegrasyonu alanlarında küresel bir merkez olma yolundaki adımları güçleniyor. Bu zirve, ülkeler arası köprülerin kurulmasına, yatırım ve iş birliği modellerinin geliştirilmesine ve çok taraflı diplomasi vizyonunun uluslararası platformlarda görünürlüğünün artmasına katkı sağlayacak" dedi. Zirvenin katılımcı ülkeler ve uluslararası kurumlar arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesini, ortak projelerin başlatılmasını ve Türkiye’nin sağlık diplomasisi ekosisteminin güçlenmesini hedeflediği belirtildi. Ayrıca etkinliğin akademik ve sektörel entegrasyon ile dijital dönüşümün geleceğine dair yol haritası sunması bekleniyor.
Şapın vurduğu üreticiler süt fiyatında güncelleme istiyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 23:05 Şapın vurduğu üreticiler süt fiyatında güncelleme istiyor Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Müslüm Doğru, şap hastalığı yüzünden büyük zarar gören süt üreticilerinin ayakta kalması için çiğ süt fiyatlarının güncellenmesi gerektiğini söyledi. TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru, yaptığı açıklamada şap hastalığı nedeniyle hayvancılığın derin yara aldığını belirterek, beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 15-20 civarında hayvanın kesime gittiğini tahmin ettiklerini söyledi. Üreticilerin ciddi zarar gördüğünü dile getiren Doğru, hayvancılıkla uğraşanların ayakta kalması için adımlar atılması gerektiğini aktardı. Beside dana sıkıntısı başladığını ve bunun kırmızı ete yansıdığını belirten Doğru, bunun etkisinin uzun süreceğini söyledi. Süt zirvesinde süt fiyatları Şap hastalığının döl verimini de etkilediğini vurgulayan Doğru, şöyle konuştu: "Hayvanlar gebe kalmıyor. Bunun farklı etkileri olacak. Gebe kalmayınca onlardan yetişecek hayvanlar da olmayacak. Ulusal Süt Konseyi 1 Ekim’den bu yana geçerli olacak şekilde 19,60 lira açıklasa da Türkiye ortalaması bunun çok altında. Kırsalda 14 liraya ve altında süt veren üreticiler var. 22 Kasım’da Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Antalya’da düzenlenen Ulusal Süt Zirvesi’nde de sütteki bu fiyat konusu görüşüldü." Acil destek çağrısı Sütte acilen fiyat güncellemesi gerektiğini dile getiren Doğru, "Çünkü esas desteklenmesi, arka çıkılması gereken süt üreticileri. Danayı, kırmızı eti üretecek olanlar ineklerimiz. Zaten kaç senedir ekonomik olarak süt fiyatlarının baskılanması yüzünden küçülen, kapanan işletmeler şap hastalığıyla sarsıldı. Akdeniz ve Güneydoğu’da üç gün hastalığı da vurdu. Süt üreticisinin arkasında durulmazsa üst üste darbelerle daha çok işletmeler kapanıyor olacak" dedi. Ulusal Süt Konseyi ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na şap pandemisiyle zarar gören üreticiyi üretimde tutacak, umut olabilecek fiyat farkı verilmesi çağrısında bulunan Doğru, "Destek verilir, fiyatlar yukarı çekilirse belki kesim biraz azalır" ifadesini kullandı. Süt fiyatları güncellenmeli Doğru, tarih 1 Aralık olacak şekilde süt fiyatlarında güncelleme beklediklerini belirterek, "Süt fiyatları kırsalda 14 liraya kadar düştü. Hep üreticinin kesesinden gidiyor. 3 ayda bir toplanılıp güncelleme yapılacaktı ama hep sarktı ve bugünlere gelindi. Şu andaki fiyatlar yeterli değil" diye konuştu. Dernek olarak yeni hazırlanan maliyet hesaplama metoduna göre 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetinin 23,09 lira olarak belirlendiğini hatırlatan Doğru, sütçülerin üretimde kalması için güncellemenin elzem olduğunu sözlerine ekledi.
İstanbul’da "2nd World Bridges Zirvesi" başladı
01 Aralık 2025 Pazartesi - 22:21 İstanbul’da "2nd World Bridges Zirvesi" başladı Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ve Uluslararası Sanayi Ticaret Konfederasyonu (USTKON) tarafından düzenlenen "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", İstanbul’da başladı. Zirve, sağlık turizmi, uluslararası ticaret, dijital sağlık ve çok taraflı diplomasi alanlarında dünyadan uzmanları, akademisyenleri ve diplomatik temsilcileri bir araya getirdi. "2nd World Bridges | Industry, Trade, Health-Uluslararası Bilimsel Panel ve Diplomasi Zirvesi", Maltepe Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Yeni Yüzyıl Üniversitesi iş birliğiyle düzenleniyor. Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Edibe Sözen ve SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay’ın açılış konuşmalarıyla başlayan zirvede, Türkiye’nin sağlık diplomasisi vizyonu ve küresel ölçekteki iş birliği potansiyeli ele alındı. "Türkiye, stratejik bir sağlık diplomasisi köprüsüdür" SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Türkiye’nin sağlık turizmi ve dijital sağlık alanında uluslararası konumunun güçlendiğini belirterek, "Türkiye’nin sağlık turizmi, dijital sağlık ve sanayi-ticaret entegrasyonu alanlarında küresel bir merkez olma yolundaki adımları her geçen gün güçleniyor. Bu zirve, ülkeler arası köprülerin kurulmasına, ortak projelerin geliştirilmesine ve çok taraflı diplomasi vizyonunun daha görünür olmasına katkı sağlayacaktır" dedi. Çok yönlü diplomasi ve dijital sağlık masada Zirvede "Küresel sağlık turizmi politikaları", "Uluslararası endüstri ve ticaret iş birlikleri", "Yapay zekâ ve dijital sağlık uygulamalarının diplomasiye etkileri", "Bölgesel kalkınma modelleri" ve "2025-2030 çok taraflı diplomasi vizyonu" başlıklarında oturumlar düzenleniyor. Kamu temsilcileri, özel sektör yöneticileri, uluslararası kuruluşlar ve büyükelçilerin katıldığı panel ve oturumlar ise yoğun ilgi gördü. 2nd World Bridges Zirvesi’nin ülkeler arasında yeni ortaklıkların oluşmasına, akademi-sektör uyumunun güçlenmesine ve Türkiye’nin sağlık diplomasisi alanındaki küresel rolünün pekişmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu
01 Aralık 2025 Pazartesi - 18:30 Kritik mineraller uluslararası arenada denge değiştirici unsur oldu Zonguldak’ta düzenlenen Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı’nda konuşan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, "Enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri. Gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor" dedi. III. Uluslararası Karadeniz Enerji Konferansı, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Doç. Dr. Ali Azar Konferans Salonu’nda BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Türkiye Enerji Stratejileri ve Politikaları Araştırma Merkezi (TESPAM) iş birliğiyle gerçekleştirilen konferans, bölgenin enerji vizyonuna ve Karadeniz’in geleceğine ışık tutmayı hedefliyor. BEUN Enerji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Profesör Dr. Ahmet Özarslan, konuşmasında konferansın önemine dikkat çekerek, enerji alanındaki bilimsel üretim ve stratejik çalışmaların bölgesel gelişime katkısına vurgu yaptı. Ardından söz alan TESPAM Başkanı Oğuzhan Akyener, Karadeniz’in jeopolitik ve enerji açısından taşıdığı kritik rolü şu ifadelerle anlattı: "Karadeniz önemli bir coğrafya ve birçok ülkeyi ihtiva ediyor bu bağlamda. Karadeniz Bölgesi’ndeki işbirliğini artırma ile alakalı birçok çalışma var. Biz de enerji perspektifli sürece yaklaşıyoruz. Barış görüşmeleri Karadeniz’de özellikle biliyorsunuz halen devam eden Rusya-Ukrayna savaşı var. Bu bağlamlı süreçler nereye evriliyor? Küresel ölçekteki dinamikler bölgeyi nasıl etkiliyor? Bunlardan da bahsedeceğiz. Tabii enerji birçok noktada, hatta enerjinin yanına artık kritik mineralleri de ekleyebiliriz. Kritik mineraller ve nadir toprak elementleri, gerçekten artık bölgede ve uluslararası arenada denge değiştirici bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle bu kongremizde şuna da odaklanmak istedik; kömür. Zonguldak dediğimizde zaten ilk aklımıza gelen şey kömür. Çok şükür artık doğalgaz da aklımıza gelmeye başladı Türkiye Petrolleri’nin yaptığı keşif akabinde. İnşallah üretimimiz orada da artmaya devam ediyor. Karadeniz’in bu bağlamda önemi de artıyor. İnşallah yeni keşiflerde bunu taçlandıracak diye ümit ediyoruz. Gelecekle alakalı gerçekten çok sağlam kurgular üretmeye çalışıyoruz. Çok farklı senaryolardan bahsediyoruz. Burada da 2100 senaryolarımızdan bahsedeceğiz. Geleceği şekillendirmek için özellikle etkili bir Türkiye yüzyılı vizyonu oluşturabilmek için, bunun içini doldurabilmek için çalışıyoruz." BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise Türkiye’nin enerji geleceğine dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Bugün burada Türkiye yüzyılının enerji vizyonuna ışık tutacak ve Karadeniz’in geleceğini şekillendirecek fikirlerin buluşmasına vesile olmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Türkiye Enerji Stratejiler ve Politikaları Araştırma Merkezi işbirliği içinde düzenlediğimiz bu konferansın enerji alanında atılacak önemli adımlara zemin hazırlamasını temenni ediyorum. Bugün enerji güvenliğinde yenilenebilir kaynaklara, nükleer ve sürdürülebilir teknolojilerden jeopolitik gelişmelere kadar dünyanın geleceğini doğrudan ilgilendiren konuları ele alacağız. Nitekim milli enerji yolculuğunda gerçekleştireceğimiz kayda değer çalışmaların ancak ortak aklın, bilimsel üretimin ve emeğin birleşmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. İşte tam da bu noktada üniversitemiz enerji alanında emsal teşkil edecek araştırmalar yürütmeye ve öncü projeler geliştirmeye emin adımlarla devam etmektedir. Zonguldak’ın 170 kilometre açıklarında keşfedilen doğalgaz rezervi, Filyos’taki işleme tesisleri, bölgemizin taşkömürü potansiyeli, elektrik üretim santralleri, demir-çelik altyapısı ve Filyos Limanı. Tüm bunlar Zonguldak’ı yalnızca bir şehir olmaktan çıkarıp, Türkiye’nin enerji ve lojistik üssü haline getirmektedir. Buna binaen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak enerji konusunu araştırmalarımızın merkezine almanın ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz." Konferans, iki gün boyunca ulusal ve uluslararası akademisyenlerin katılacağı oturumlarla devam edecek.
Yalova’da şap hastalığıyla ilgili yol kontrolleri sürüyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:31 Yalova’da şap hastalığıyla ilgili yol kontrolleri sürüyor Yalova İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde şap hastalığıyla mücadele çerçevesinde yürütülen yol kontrol çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, ülkemiz ve Yalova’da farklı bölgelerde tespit edilen şap hastalığının, hayvancılık sektörü açısından ciddi ekonomik kayıplara neden olabilen, bulaşıcı ve salgın niteliği yüksek bir hastalık olduğu belirtildi. Açıklamada, özellikle SAT-1 tipi şap virüsüne karşı uygulanan aşılama çalışmalarının zamanında ve eksiksiz şekilde yürütülmesinin, aynı zamanda hayvan hareketlerinin sıkı biçimde denetlenmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı. Müdürlük, büyükbaş hayvanlara yönelik aşılama programının il genelinde büyük ölçüde tamamlandığını açıkladı. Aşının koruyucu etkisinin yanı sıra kontrolsüz hayvan hareketlerinin engellenmesinin hastalığın yayılmasını önlemede kritik rol oynadığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, il ve ilçe müdürlükleri ekiplerinin kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde canlı hayvan taşıyan araçlara yönelik yol kontrollerini etkin şekilde sürdürdüğü kaydedildi. Veteriner Sağlık Raporu bulunmayan sevklerde ilgili mevzuat doğrultusunda yasal işlem başlatıldığı ve çalışmaların halk sağlığı, hayvan sağlığı ve hayvan refahı gözetilerek devam ettiği bildirildi.
Aydın Tarım Fuarı’nı on binlerce kişi ziyaret etti
01 Aralık 2025 Pazartesi - 17:28 Aydın Tarım Fuarı’nı on binlerce kişi ziyaret etti Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Fuar Aydın alanında düzenlenen Tarım ve Hayvancılık Fuarı sona ererken, fuarı on binlerce kişi ziyaret etti. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu tarafından kamulaştırılarak vatandaşların hizmetine açılan Aydın Tekstil Park içerisinde yer alan Fuar Aydın alanı dev bir organizasyona daha ev sahipliği yaptı. Aydın Tarım ve Hayvancılık Fuarı, Aydınlılar ile buluştu. Ulusal ve uluslararası tarım makinesi üretici firmalarında aralarında bulunduğu birçok farklı firmanın da katılımıyla gerçekleştirilen fuarı on binlerce üretici ve vatandaş ziyaret etti. Fuarın en dikkat çeken standı ise Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin oldu. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde tarıma ve üreticilere yönelik verilen desteklerin tanıtıldığı stant, fuar ziyaretçileri tarafından ilgiyle karşılandı. Stantta, dronela gerçekleştirilen zirai gübreleme desteği, Ata Tohumlarının korunup çoğaltılması, tarım ve hayvancılık destekleme ürünleri, kadın üreticilere verilen destekler ve aile tipi koyunculuk projesi gibi devam eden çalışmalar hakkında bilgi verildi. "Üreticilerimizin yanında olmayı sürdüreceğiz" Büyükşehir Belediyesi tarafından tarıma ve üreticilere yönelik gerçekleştirilen desteklerin devam edeceğini belirten Başkan Çerçioğlu, "Aydınımıza kazandırdığımız Fuar Aydın’da gerçekleştirilen Tarım ve Hayvancılık Fuarı, çevre illerden gelen üreticilerin de aralarında bulunduğu on binlerce vatandaşımız tarafından ziyaret edildi. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından tarıma ve üreticilere yönelik gerçekleştirdiğimiz desteklerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Fuara katılan vatandaşlar ve üreticiler, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
BYD’ye tahsis edilen fabrika sahasında yeller esiyor
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:55 BYD’ye tahsis edilen fabrika sahasında yeller esiyor Manisa’da 1 milyar dolarlık yatırımla fabrika kurmayı planlayan BYD için tahsis edilen arazide halen bir çalışma başlamadı. 2025 yılında kârlılığı 2024 yılına göre yüzde 33 gerileyen Çinli otomotiv devi BYD ile ilgili sessizlik "Türkiye’yi oyalıyor mu?" sorusunu akıllara getirdi. Manisa’nın Yunusemre ilçesi Akgedik bölgesinde, BYD için ayrılan ve yaklaşık 1,6 milyon metrekareyi bulan dev arazide şu ana kadar şantiye kurulumu, temel kazısı ya da dikey bir inşaat faaliyetinin başlamaması dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl imzalanan anlaşmaya göre Çinli otomotiv devi BYD, Manisa’da 1 milyar dolar tutarında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil fabrikası ile Ar-Ge merkezi kurmayı, tesiste yıllık 150 bin araç üretmeyi ve doğrudan yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlamayı taahhüt etmişti. 2026 yılı sonuna kadar fabrikanın tamamlanarak üretime başlayacağını açıklayan Çinli otomotiv firması, fabrikanın özellikle Avrupa pazarına yönelik ihracat üssü haline getirmeyi hedefliyor. Manisa’daki "küçük Çin mahallesi" tartışmalarıyla gündeme gelen projede, yan sanayi ve hizmet sektörleriyle birlikte 20 bine yakın ek istihdam ve milyarlarca dolarlık ihracat hacmi beklentisi dile getiriliyor. 2025 yılında net karının 2024 yılına göre yüzde 33 gerilediği Çinli otomotiv devinin Türkiye fabrikasında bir faaliyete başlamaması "Çinli firma Türkiye’yi oyalıyor mu?" sorularını akıllara getirdi. Öte yandan, BYD fabrikasının kurulacağı alanın hemen yanında başlayan fabrika inşaatı ise dikkat çekti. Bir makine kalıp firmasına ait olduğu öğrenilen fabrika inşaatının devam etmesi ancak BYD arazisinde hiçbir faaliyetin bulunmaması, Çinli firmanın Türkiye yatırımını askıya aldığı izlenimi bırakıyor.
Bakan Bolat: "Yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz destekliyor"
01 Aralık 2025 Pazartesi - 15:36 Bakan Bolat: "Yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz destekliyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Yatırım harcamaları ise bir önceki yıla göre yüzde 11,7 artarak ekonomik büyümeye 2,8 yüzde puan katkı sunmuştur. Böylelikle yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2025 yılı üçüncü çeyrek Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) İstatistiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin, 2025 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 3,7 oranında güçlü bir büyüme kaydettiğini söyleyen Bolat, Türkiye ekonomisinin, 21 çeyrek üst üste büyüme kaydettiğini açıkladı. 2025 yılı üçüncü çeyrek sonunda, yıllıklandırılmış olarak Türkiye’nin milli gelirinin cari fiyatlarla 1 trilyon 538 milyar dolara yükseldiğini de hatırlatan Bolat, böylece tüm zamanların milli gelir rekoru kırıldığını sözlerine ekledi. Bolat, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH’nin ise ikinci çeyreğe kıyasla üçüncü çeyrekte yüzde 1,1 oranında arttığını ve yine ikinci çeyreğe kıyasla, üçüncü çeyrekte mal ihracatının da yüzde 2,9 arttığını, mal ithalatının ise yüzde 4,4 azaldığını vurguladı. "Büyüme hızı ile verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke olduk" Ekonomide büyüme trendinin devam ettiğini aktaran Bolat, "Pandemide dahi büyüme performansını sürdüren Türkiye ekonomisi 2020 yılında yüzde 1,8, 2021 yılında yüzde 11,8, 2022 yılında yüzde 5,4, 2023 yılında yüzde 5,0 ve 2024 yılında ise yüzde 3,3 oranında büyüme kaydetti. Büyüme hızımız 2025 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5, ikinci çeyreğinde yüzde 4,9 oranında gerçekleşmiştir. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde ise yüzde 3,7 olarak kaydedilmiştir. Böylece yılın ilk dokuz ayında büyüme hızımız yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. Bu büyüme hızı ile verisi açıklanan OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ülke, G20’de ise beşinci ülke olduk" dedi. "Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı yüzde 1,3" Cari işlemler dengesinin GSYH içindeki payının tarihsel ortalamaların altındaki seyrine devam ettiğini sözlerine ekleyen Bolat, "2022 yılında yüzde 5,0, 2023 yılında yüzde 3,5 ve 2024 yılında ise yüzde 0,8 olan cari işlemler açığının GSYH içindeki payının 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,3 olarak tarihsel ortalamasının altında seyretmeye devam etmektedir" dedi. "Yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür" İhracat ve yatırımların büyümeye önemli katkı sağladığının altını çizen Bolat, "İhracatımız bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,9 artarken, ithalat yüzde 4,4 azalmıştır. Yatırım harcamaları ise bir önceki yıla göre yüzde 11,7 artarak ekonomik büyümeye 2,8 yüzde puan katkı sunmuştur. Böylelikle yatırımlar büyümeyi desteklemeyi 4 çeyrektir kesintisiz sürdürmüştür. İşsizlik oranı son 30 aydır tek haneli seviyelerde seyretmektedir. Üretim, yatırım ve ihracat artışı, işgücü göstergelerine de yansımaktadır. İşsizlik oranı 2025 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 0,1 puan azalışla yüzde 8,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Diğer yandan son 30 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kalmıştır" ifadelerini kullandı. Büyümede kaydedilen başarıyı daha da ileriye taşımak üzere çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Bolat, açıklamasını şu şekilde tamamladı: "2025 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verisi zorlu küresel şartlar ile kuraklık ve zirai don nedeniyle tarımda yaşanan üretim düşüşüne rağmen güçlü bir performans sergilemiştir. Ticaret Bakanlığı olarak yürüttüğümüz faaliyetler ile cari işlemler dengesinde devam eden ılımlı seyir ve mal ve hizmet ihracatı ile yatırımların büyümeye pozitif katkısı ekonomimizin dirençli yapısını desteklemektedir. Yıl sonunda 390 milyar dolar olan mal ve hizmet ihracatı hedefimizin üzerinde bir performans yakalamak, büyümede kaydedilen bu başarıyı daha da ileriye taşımak üzere çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz."