Son Dakika
|
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik irtikap operasyonu: 7 gözaltı
Trump: "Xi, İran ile anlaşma sağlanması için yardım teklif etti"
Türkiye ile Kazakistan arasında 13 anlaşma imzalandı
Tepebaşı’nda şirket kurup paraları kripto hesaplara aktarmışlar
MSB'den deniz yetki alanları kanun çalışması açıklaması
Tepebaşı Belediyesi’ne operasyon
Rusya'dan Ukrayna'ya 56 füze ve 670'ten fazla İHA ile saldırı: 1 ölü
Arnavutköy’de aile kavgası kanlı bitti: Kuzenini başından vurdu
Mersin’deki fabrika yangınında acı haber: 1 işçi hayatını kaybetti
Trump, 9 yıl aradan sonra tarihi zirve için Çin'de
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Sunrooftan çıktı, ceza yiyince beddua etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan TDT zirvesi için Türkistan’da
Trump: "Xi, ABD’yi gerileyen bir ülke olarak görmekte haklıydı"
Bakan Memişoğlu: "Hantavirüs konusunda bir salgın riski yok"
Ordu’da yedikleri yemek sonrası rahatsızlanan 21 işçi hastanelik oldu
Avrupa Taekwondo şampiyonu yine Türkiye
Tarım işçilerini taşıyan minibüs tıra çarptı: 12 yaralı
EĞİTİM
Kastamonu’da ulusal lojistik ve tedarik zinciri ele alınıyor
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:49:10
Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi başladı. Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde ve Lojistik Derneği (LODER) iş birliğiyle düzenlenen 15. Ulusal Lojistik ve Tedarik Zinciri Kongresi, İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa; Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, LODER Başkanı Mehmet Tanyaş ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Erol Tekin, lojistik ve tedarik zinciri yönetiminin artık yalnızca bir sektör olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanın ülkelerin rekabet gücünü artıran, sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen ve krizlere karşı dayanıklılığı güçlendiren stratejik bir unsur hâline geldiğini ifade etti. Kongre kapsamında lojistiğin farklı boyutlarının ele alınacağını belirten Prof. Dr. Erol Tekin, etkinliğin gerçekleşmesine katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir ise, kongrenin bilimsel iş birliklerini güçlendiren önemli bir platform olduğunu vurguladı. Lojistik faaliyetlerin yalnızca taşımacılıkla sınırlı olmadığını ifade eden Prof. Dr. Kandemir, küresel rekabet ortamında tedarik zinciri yönetiminin stratejik bir önem kazandığını dile getirdi. Türkiye’de taşımacılığın büyük ölçüde karayolu üzerinden gerçekleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kandemir, mevzuat düzenlemeleri, gümrük süreçleri, paketleme ve sigorta sistemlerinin lojistik verimlilik açısından kritik rol oynadığını söyledi. Küresel ticarette özellikle Afrika başta olmak üzere yeni pazarlara yönelik tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Kandemir, üniversite-sektör iş birliğinin artırılması ve öğrencilerin ulusal lojistik yarışmalarına katılımının önemine değindi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük de kongrelerin yalnızca akademik bilgi paylaşımıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan önemli bilimsel organizasyonlar olduğunu ifade etti. Üniversitenin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra toplumsal sorunlara çözüm üretmeye yönelik projeler yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Küçük, sosyal sorumluluk çalışmaları, öğrenci etkinlikleri ve bilimsel organizasyonlardaki aktif rolün önemine dikkat çekti. Programda konuşan Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, kongrenin yalnızca bir sektör buluşması olmadığını sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve bölgesel rekabet gücü açısından önemli çıktılar ortaya koyacağını ifade etti. Kastamonu’nun zengin orman varlığı sayesinde Türkiye’de "ormancılığın başkenti" olarak anıldığını belirten Baltacı, orman ürünleri tedarik zincirinin ham maddeden nihai kullanıcıya kadar stratejik bir yapı oluşturduğunu söyledi. Başkan Baltacı, ayrıca dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve entegrasyonun geleceğin lojistik sistemlerini şekillendireceğini belirterek akıllı lojistik sistemleri, düşük karbonlu taşımacılık ve veri temelli planlamanın sektörün yeni yol haritası olduğunu vurguladı. Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı ise, lojistiğin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Ulaşımın temel bir hak olduğuna dikkat çeken Kubalı, insanların ürünlere, hizmetlere, eğitime, sağlığa ve adalete erişiminin güçlü lojistik altyapıları sayesinde mümkün olduğunu ifade etti. Sürdürülebilir, çevre dostu ve insan odaklı ulaşım politikalarının önemine değinen Kubalı, kongrenin Kastamonu’nun ulaşım ve lojistik vizyonuna katkı sağlayacağını dile getirdi. Akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren kongre kapsamında üç gün boyunca lojistik yönetimi, sürdürülebilir tedarik zincirleri, dijital dönüşüm, yeşil lojistik uygulamaları ve bölgesel kalkınma başlıklarında bilimsel oturumlar gerçekleştirilecek.
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:08
EBYÜ’de öğrenci kulüpleri bahar şenliklerinde stant açtı
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde bahar şenlikleri kapsamında öğrenci kulüpleri tarafından stant etkinlikleri düzenlendi. Üniversite Eğitim Fakültesi önünde gerçekleştirilen etkinlikte kulüp üyeleri, sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif faaliyetlerini tanıtma fırsatı buldu. Etkinlikte havacılık, fotoğrafçılık, kariyer gelişimi, sağlıklı yaşam, hukuk, teknoloji, çevre ve sosyal sorumluluk alanlarında faaliyet gösteren çok sayıda öğrenci kulübü yer aldı. Kulüp üyeleri ziyaretçilere projeleri ve etkinlikleri hakkında bilgi verirken, çeşitli tanıtım faaliyetleri de gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan EBYÜ Rektörü Prof. Dr. Akın Levent ile rektör yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci ve Prof. Dr. Adem Başıbüyük, stantları ziyaret ederek öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Üniversite yönetimi, öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte kulüp üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:05
PDR’nin Dünü, Bugünü ve Yarını HKÜ’de ele alındı
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı (PDR) ve PDR Öğrenci Topluluğu tarafından, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) desteğiyle düzenlenen "PDR’nin Dünü, Bugünü ve Yarını: Birikimden Geleceğe Uzanan Yol" başlıklı program, HKÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanının geçmişten bugüne gelişimi, güncel yaklaşımları ve geleceğe yönelik dönüşüm süreçlerinin ele alındığı programa; Prof. Dr. Feride Bacanlı, Prof. Dr. Tayfun Doğan ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Özer konuşmacı olarak katıldı. Programın açılışında konuşan HKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Latife Özaydın, günümüzün hızla değişen toplumsal şartlarına dikkat çekerek, "Dijitalleşme, afetler ve bölgemizde yaşanan değişiklikler ışığında psikolojik danışmanların üstlendiği sorumlulukları; değerli hocalarımızın katkılarıyla gerçekleştirilen seminerler ve atölyeler aracılığıyla yeniden gözden geçireceksiniz. Programın önemli katkılar sunacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. HKÜ PDR Anabilim Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Ayaz ise psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanının güçlü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, "Geçmişimiz çok güçlü. Bugün de çok kıymetli işler yapmaya ve bunları görünür kılmaya çalışıyoruz. Gelecekte bizi nelerin beklediğini, tüm bu süreçleri bugün burada görmüş olacağız. Geçtiğimiz ay yaşanan okul saldırıları, mesleğimizin ne kadar kıymetli olduğunu ve kendimizi sürekli güncelleme, geliştirme ihtiyacımızı bir kez daha gösterdi. Bu programın söz konusu süreçlere katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla gerçekleştirilen programda; PDR disiplininin kuramsal birikimi, uygulama alanları, mesleki gelişim süreçleri ve gelecekteki yönelimleri öğrencilerle paylaşıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen program, öğrencilerin mesleki farkındalıklarını artırmaya ve PDR alanındaki akademik birikimi geleceğe taşıyacak bir tartışma zemini oluşturmaya katkı sundu.
15 Mayıs 2026 Cuma - 13:04
EBYÜ Bahar Şenlikleri’nde dereceye girenlere ödülleri verildi
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi tarafından düzenlenen 19. Bahar Şenlikleri kapsamında gerçekleştirilen sportif müsabakalarda dereceye giren öğrenci ve personele kupa ve madalyaları verildi. Üniversitenin tören alanında gerçekleştirilen programda futbol, voleybol, basketbol, kort tenisi, masa tenisi ve dart branşlarında derece elde eden katılımcılar ödüllendirildi. Öğrenci futbol müsabakalarında Spor Bilimleri Fakültesi birinci olurken, Üzümlü Meslek Yüksekokulu ikinci, Erzincan Meslek Yüksekokulu üçüncü sırada yer aldı. Voleybol ve basketbol branşlarında da farklı fakülte ve yüksekokullardan öğrenciler derece elde etti. Personel müsabakalarında ise halı saha, voleybol, kort tenisi, masa tenisi ve dart branşlarında başarılı olan personele kupa ve madalyaları takdim edildi. Program kapsamında ayrıca 2025 yılı içerisinde en fazla kültürel ve sportif etkinlik düzenleyen öğrenci kulüpleri de ödüllendirildi. Tören, dereceye giren öğrenci, personel ve kulüp temsilcilerinin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
14 Mayıs 2026 Perşembe- 14:27
Ödemiş’te öğrencilerin ’Yeşilfest’ heyecanı: Sağlıklı yarınlar için buluştular
2
14 Mayıs 2026 Perşembe- 13:00
Ankara’da okul, öğretmen ve öğrenciler bir platformda buluştu
3
14 Mayıs 2026 Perşembe- 09:26
Ahilik kültürü meslek liselerinde yaşatılıyor
4
14 Mayıs 2026 Perşembe- 09:01
İlk mektuplarını Mehmetçiğe yazdılar; Mehmetçikten cevap gecikmedi
5
14 Mayıs 2026 Perşembe- 13:31
6 yaşındaki otizmli anaokulu öğrencisi hayal dünyasını hikaye kitabına dönüştürdü
17 Eylül 2025 Çarşamba - 17:18
Sınav endişesi olan öğrencilere Nilüfer Belediyesi’nden destek
Nilüfer Belediyesi’nin "Sağlık Buluşmaları"nda Klinik Psikolog Başak Mutlu, lise öğrencilerine sınav endişesi ve stresiyle başa çıkma konusunda tavsiyelerde bulundu. Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Sağlık Buluşmaları"nda Şehit Hakan Ünver Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci ve 12’nci sınıf öğrencilerine "Sınav Endişesi ve Sınava Hazırlık" konusunda konferans verildi. Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ndeki etkinlikte Medicana Hastanesi Klinik Psikolog Başak Mutlu, öğrencilere stresle başa çıkma yolları hakkında tavsiyeler verdi. Sınav döneminde yaşanan endişenin normal bir duygu olduğunu söyleyen Mutlu, doğru yönetilmediğinde zararlı hale gelebileceğini anlattı. Stresin yararlı ve zararlı yönlerini örneklerle açıklayan Mutlu, öğrencilere endişeyi avantaja çevirmenin yolları hakkında bilgiler verdi. Stresle başa çıkabilmek adına kısa ve uzun vadeli öneriler sunan Mutlu, kısa vadede meditasyon veya gevşeme tekniklerinden yararlanılabileceğini belirterek, "Etrafınızdakileri stresli olduğunuza dair bilgilendirin, destek isteyin. Üzüntü kızgınlık, yorgunluk gibi duygularınızı dürüstçe güvendiğiniz yakınlarınızla paylaşın. Geriliminizi sakinleştirebilecek aktivitelerde bulunun. İhtiyaçlarınızla temas halinde olun. Günlük program yapmak, öncelikleri belirlemek ve zamanı verimli kullanmak stresle başa çıkmada etkilidir" dedi. Uzun vadeli önerilerde de bulunan Mutlu, sağlıklı beslenme ve iyi dinlenmenin önemini vurguladı. Düzenli fiziksel aktivitenin stresi azaltmada uzun vadeli faydalar sağlayacağına dikkat çeken Mutlu, "Aşırı kafein tüketmeyin. Kendinizi iyi hissettiren faaliyetlerde bulunmaya çalışın. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sosyal destek almak stresin etkilerini hafifletir. Bildirimleri kapatmak, sosyal medyayı sınırlı kullanmak, dikkat dağınıklığını azaltabilir ve zihinsel yenilenmeye yardımcı olabilir. Sürdürülebilir ders çalışma planları yapmak uzun vadeli başarıyı getirir. Yanlışları başarısızlık değil, öğrenme fırsatı olarak görmek en akıllıca stratejidir" diye konuştu. Konferansın ardından geçilen soru-cevap kısmında Mutlu, öğrencilerin merak ettikleri sorulara yanıt verdi. Öğrenciler daha sonra Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’ni gezdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 17:17
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da okul açılışını okulun öğrencileriyle birlikte yaptı
Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı törenle açıldı.Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile başlayan törende Halk Oyunları ekibi gösteri yaptı. Okulun yapımını gerçekleştiren hayırsever Evyap şirketi adına Mehmet Evyap, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuştu.Evyap ailesine teşekkürAçılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan olduğu günden beri resmi bütçeyle yaptıkları hiçbir okulun açılışını yapmadığını ifade ederek, "Sadece hayırsever statüsünde yapımı tamamlanan okullarımızın açılışına gittim. Burada da Evyap ailesinin böyle bir Erzurum’a memleketlerine, memleketimize böyle bir katkısının olacağını duyunca bu açılışta bulunmak istedim. Huzurlarınızda Evyap ailesine hayatta olanlara şükranlarımı sunuyorum. Teşekkür ediyorum Aramızdan ayrılmış olanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Böyle güzel evlatlar bıraktıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Mekanları, makamları cennet olsun İnşallah" dedi.Eğitim yatırımlarında büyük mesafe alındıTürkiye’de eğitim öğretim sürecinde yapılanların unutulduğunu belirten Bakan Tekin, "Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yapılanlar çok çabuk unutuluyor. Ben şunu her orta ifade ediyorum. İsmini yazmadan bir ülkede dünyanın herhangi bir ülkesinde yirmi yılda eğitim öğretim süreçleriyle ilgili o güne kadarki seksen yıllık geçmişte yapılanlardan daha nasıl yapıldı dersek ismini yazmasak Türkiye demesek eğitim fakültelerimizde eğitim devrimi gerçekleştiren bir ülke diye hikayesi anlatılır. Türkiye’de aynen böyle hikayesi sürekli anlatılacak bir eğitim öğretim süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın birebir takibi ve destekleriyle yirmi yılda yaşadık" dedi.Ecevit’in başlattığı proje2002 üç Kasım seçimleri öncesinde başbakan olarak hizmet eden rahmetli Ecevit’in başbakanken başlattığı bir projeyi hatırlatan Bakan Tekin, "Diyor ki cumhuriyetimizin yüzüncü yılı yaklaşıyor. Bir kampanya başlatalım. Herkes cumhuriyetin yüzüncü yılına mektup yazsın. Ve cumhuriyetin yüzüncü yılında nasıl bir Türkiye görmek istediklerini anlatsınlar. Allah nasip etti, Cumhuriyetin Yüzüncü yılında Milli Eğitim Bakanı olarak hizmet etmek bize nasip oldu. Ve o gün sayın Bülent Ecevit’in direktifleriyle başlayan projenin takipçisi olan o gün yazılan mektupları cumhuriyetin yüzüncü yılında yani olay mektupların yazılmasının üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçtikten sonra bize takdim ettiler. Biz açtık, bir baktık O gün Cumhuriyet’in yüzüncü yılındaki Milli Eğitim Bakanı’na mektup yazan öğretmenlerimiz. Mektup yazan velilerimiz, mektup yazan okul yöneticilerimiz öğrencilerimiz mektuplarında nasıl bir eğitim öğretim ortamında bulunduklarını anlatıyor. Yani bu siyasi bir dil değil. O gün o kişilerin anlattıkları. Mesela bir öğretmenimiz diyor ki inşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında kırk elli kişilik sınıflarda ders anlatabilirim diyor. Yani kaç kişilik sınıf dersi anlatıyorsa artık öğretmenimiz diyor ki hayali bu. İnşallah yüzüncü yılda kırk elli kişilik sınıfta ders anlatırım diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında öğretmen olarak çocuklarıma hizmet etmek için kıyas Başımdaki örtü bir engel olarak gösterilmez diyor. Bu ayıptan Türkiye inşallah kurtulur diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki, İnşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında okullarımızda bir tane bir bilgisayar olur. Bütün okula inşallah diyor. Temennisi bu. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında çocuklarımız ihtiyaçlarını gidermek için okul binasının dışında tuvaletlere gitmek zorunda kalmazlar diyor. Şimdi 3 Kasım 2002’ye geldiğimizde Türkiye’nin profili bu. Sayın Cumhurbaşkanımız 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurarken ve 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi seçim beyanına hazırlarken şu hususların altını çizmiş. Demiş ki bu iki belgede Sayın Cumhurbaşkanımız. Adalet ve Kalkınma Partisi eğitim alanında köklü bir reform hareketi hedefliyor. Diyor ki: Biz iktidara gelirsek Türkiye’nin nitelikli bir eğitim öğretimi altyapısına kavuşması için burası çok önemli. İnsanın merkezi alan bir yaklaşım benimseyeceğiz diyor. Yani insan Temel hak ve hürriyetlerini merkeze alın. Bunu önceleyen bir eğitim, öğretim felsefesi benimseyeceğiz diyor. Yine diyor ki, zorunlu eğitimi sekiz yıllık kesintisiz, zorunlu eğitim dayatmasını tercih ve yönlendirmeye imkan sağlayacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz Ve zorunlu eğitim süresini makul bir zaman içerisinde on bir yıla çıkaracağız diyor. O günün şartlarında hatırlayın. İmam Hatip Ortaokullarını daha doğrusu imam hatip liselerini ve meslek liselerinin içeren bir düzenleme yapılmıştı 28 Şubat’ta. Bu okulların ortaokulları kapatılmıştı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim. Yani imam hatip lisesine giden öğrenci sayısı azalsın, imam hatipler kapansın diye alınan bir tedbir. O tarihte bu söyleniyor. Bir başka husus diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımızın o tarihte partiyi kurarken kuruluş beyannamesi kamu okullarının eğitim kalitesini artıracağız diyor. Teknoloji imkanlarını geliştireceğiz. İlk şu anda arkadaşlar bunu ben söylemiyorum. Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü var. MHP’nin raporu. Diyor ki Türkiye dünyada neredeyse bütün dersliklerinde akıllı tahta olan tek ülke. Biz şu anda kıymetli hemşehrilerim, 65 bin civarında resmi okulumuz var. Bu okullarımızın tamamında internet erişim hizmeti var. Bu okulların tamamında altı yüz elli bin derslikle İnternete bağlı, internet üzerinden bakanlık merkez teşkilatında dünyanın en büyük eğitim öğretim içeriği, içerik portal olan EBA’da veri transferi yapılabilen ve çocuklarımız her konuyu öğretmenlerimiz tarafından çok farklı şekillerde anlatan Bir platformumuz var EBA. Yani Narman’ın bir öğretmenimiz çocuklarımıza bir başka öğretmenin dersini anlatmak istiyorsa yani kendisine ilave olarak EBA’dan da faydalanabilir. Açıyor EBA’yı Türkiye’nin herhangi bir ilindeki okulundaki bir Öğretmenin anlatın. EBA’ya yüklediği aynı konuyla ilgili örnek uygulamayı çocuklarına seyrettirebiliyor. Bu üzerinde çok konuşulacak bir devrim. Çok konuşulması gereken bir nitelik."Eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik"Bakın ben bir şey anlatmaya çalışıyorum. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bundan yirmi yıl önce eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik. Ve adım adım o gün çizdiğimiz projeksiyona ülkemizi taşıdık Mesela diyor ki yine o gün ikinci sınıftan itibaren çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre seçmeli derslerin oluşturularak çocuklarımız ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilecek ilk ve ortaöğretimde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin dışında velilerin rızasına bağlı olarak çocuklarımıza seçmeli din derslerinin verilmesini hayata geçireceğiz diyor. Bunu ne zaman diyoruz? 2001. Bir sürü vardı. Ben birkaç tane buradan seçtiklerimi söyleyeceğim. Mesela Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız o gün. Çocuklarımızın ana dil becerilerini geliştireceğiz. Türkçelerini iyileştireceğiz. Türkçeyi bir bilim dil haline dönüştüreceğiz. 2023 ben Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladığım tarihte o günden beri yürüttüğümüz bir süreç var. Türkçe temel eğitim kurumlarında Türkçe, ortaöğretim kurumlarında Türk Dili Edebiyatı dersini biz ana ders haline dönüştürdük. Çocuklarımızın bu derste başarılı olabilmeleri için yetmiş alma şartı getirdik. Ve bu dersin ölçme ve değerlendirme mekanizmalarını değiştirdik. Türkiye’nin her tarafında çocuklarımız hangi derse olursa olsun başarılı olmaları için Türkçe de kendilerini doğru ifade edebilmelerini istedik. Çünkü ana dilde kendisini doğru ifade edebilen bir çocuğumuz, gencimiz sadece eğitim öğretim hayatında değil, aynı zamanda aile hayat toplumsal hayatında ve sonrasında da iş hayatında daha başarılı olacaktır diye düşünüyoruz. Yine o gün demiş ki AK Parti seçim beyannamesinde engelli öğrencilerin eğitimine özel bir önem vereceğiz demiş. Bugün şu anda bakın engelli öğrencilerimiz Kaynaştırma eğitimimiz var. Özel eğitim okullarımız var. Evde bakım evde eğitim hizmetimiz var. Hastanede eğitim hizmetimiz var. Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim var. Bütçesi tamamen kamu tarafından karşılanıyor. Yani Beş farklı kategoride özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyoruz. Yine o gün diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız, eğitimin önündeki bütün yasakları kaldıracağız diyor. Bugün Türkiye’de yatak yok. Bakın bugün ana gündem konularından bir tanesi olduğu için söyleyeyim. O gün Kürtçe şarkı söylediği için linç edilen sanatçılar vardı ülkenin. Popüler sanatçıları. Bugün devletin resmi eğitim kurumlarında çocuklarımız kendi tercihlerine bağlı olarak seçmeli, Kürtçe ve işte Çerkezce, Lazca bütün bu dersleri alabiliyorlar. Bunların hepsi o dönemde yapılmış şeyler. Bir de istatistik rakam vereyim size Bütün bunları yapmak için o başta söylediğim öğretmen mektuplarında ifade edilen şeylerle ilgili olarak size bir tane rakam vereyim. O gün yani iki bin iki yılında Türkiye’de öğrencilerimiz üç yüz altmış yedi bin dersliğimizde Eğitim alıyorlarmış. Yani cumhuriyetin başından o güne kadar toplam üç yüz altmış yedi bin dersliğimiz varmış. Süreç içerisinde bunlardan yaklaşık doksan bin tanesinin de bugüne kadar yıkılıp yeniden yapıldığı güçlendirildiğini düşündüğümüzde Yaklaşık iki yüz elli, iki yüz altmış bin civarında o günden kalan dersimiz var bugün. Peki şu anda kaç dersimiz var? Yani iki yüz altmış bin bir tarafta dursun. Bugün yaklaşık olarak resmi okullarımızda altı yüz yirmi altı bin derslik var. Yani iki yüz altmış bin Altı yüz yirmi altı bin nere? O güne kadar yapılanın iki katından daha fazla derslik yapılmış durumda. Başka örnekler de verilebilir. Şöyle söyleyeyim. Mesela o gün on sekiz tane bilim sanat merkezi varmış. Bugün üç yüz altmış dört tane bilim sanat merkezimiz var. O gün iki bin yedi yüz okulumuza spor salonu varmış. Bugün on iki bin iki yüz on dört okulumuzda spor salonu var. O gün yirmi bir gün okulumuzda laboratuvar varmış. Bugün elli bin okulumuzda laboratuvar var. Bir de şunu söyleyeyim. Bugün yaklaşık bir milyon yüz bin öğretmenimiz var ve bu öğretmenlerimizin yüzde sekseni AK Parti hükümetleri döneminde atanmış. O gün çocuklarımız okula gidiyorlardı. Okula gittiklerinde ders kitaplarını satın almak için kırtasiyelerin önünde kuyruklar haftalarca ders kitapları gelsin diye beklerdik. Bugün çocuklarımız okula başladığında üstünde devletin bastırdığı ders kitapları onları bekliyor. Toplam o günden bugüne kadar dört milyar adet dert kitabı dağıtmış. Sadece bu sene iki yüz milyona yakın adet ders kitabı okullarda dağıtmış olduk Bütün bunları söylüyorum.Eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sundukBen daha önce 2013 - 2018 yılları arasında da müsteşarlık yaptım. O yıllarda da Erzurum’un eğitim öğretim altyapısını güçlendirilmesi için çok yoğun bir çaba içerisindeydim. Ciddi okullaşma göstergelerinde çok ciddi değişiklikler yaptık. Sadece bir rakam söyleyeyim size. 2002 Erzurum’da ortalama ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı otuz iki. Bugün ortalaması yirmi dört. Ders başına düşen öğrenciler ilköğretim kurumlarında otuz iki, bugün on altı. O gün ortaöğretim kurumlarında yirmi dört, bugün on sekiz. Yani Erzurum’da dahil olmak üzere, Türkiye’nin tamamında eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sunduk. Bakın ben siyaset bilimci dünyada ülkelerin demokratikleşme endekslerini hesap ederken genel bütçenin genel bütçeden ayrılan paylara bakılır. Bir ülkede eğer eğitim bütçesi en üst sıradaysa bu ülkenin demokratikleşme göstergesi açısından Bizim açımızdan önemli bir ülkedir. Ülkedir ve şu anda Türkiye AK Parti iktidarı döneminde neredeyse bütün bütçe dönemlerinde, bütçeden en büyük payı Milli Eğitim Bakanlığı’na aldı. Bu yıl da öyle. Önümüzdeki yıl da böyle olacak. Bu çok önemli bir gösterge. Bütün bu süreçleri yaparken Bize toplumu çok farklı kesimlerinden destekler var. Sivil toplum örgütlerinin destekleri var. Meslek örgütlerinin destekleri var. Bu destekleri almaya da devam edeceğiz. Bunu açık yüreklilikle de söylüyorum. Çünkü eğitim öğretim hizmetleri Sadece bir bakanın ya da bakanlığın yürütebileceği bir iş değil. Topyekün hizmet edeceğiz. Topyekün bu sürecin altında olacağız ki başarılı olabilelim. Ben bize destek olan, bu anlamdaki herkese, gerek, gerçek kişilere gerek tüzel kişilere teşekkür ediyorum. Ancak iki grubu burada ayırmam lazım. Bunlardan bir tanesi bugün burada bulunmamıza vesile olan Evyap ailesinin şahsında teşekkür edeceğimiz Türkiye’deki hayırseverlerimiz. Ben Türkiye’nin her tarafında bize eğitim öğretim desteği sunan bütün hayırseverlere teşekkür ediyorum. Allah kendilerinden razı olsun. Hayatta olmayan büyüklerine Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün hayırseverlerimiz için bunu söylüyorum. Bu katkıları almaya da devam edeceğiz. Benim bugün burada bulunma sebebim Bunu bir bakan olarak yapmayı bir zorunluluk olarak hissediyorum. Bize bu süreçte destek olan kişilere gidip yüz yüze teşekkür etmek istiyorum"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:52
Kilis’te çiftçilere güvenli traktör kullanımı eğitimi verildi
Kilis’te traktörlerin karıştığı trafik kazalarının önlenmesi ve tarım araçlarının güvenli kullanımının sağlanması amacıyla jandarma ekipleri tarafından eğitim ve bilgilendirme çalışması yapıldı. ’Güvenli Tarım, Güvenli Traktör Projesi’ kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, 22 tarım aracı kullanıcısına ’Güvenli Traktör Kullanımı, Traktör Güvenlik Tertibatları ve Trafik Güvenliği’ konularında bilgi verildi. Eğitim sırasında ayrıca reflektör bulunmayan 21 traktör römorkuna reflektör takılarak güvenlik önlemleri artırıldı. Jandarma yetkilileri, eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin süreceğini belirtti.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:40
Gördes’te "Yeşil Vatan" temalı farkındalık yürüyüşü düzenlendi
Manisa’nın Gördes ilçesinde, Gördes İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gördes Orman İşletme Müdürlüğü işbirliğiyle "Yeşil Vatanı Korumak" temalı farkındalık yürüyüşü düzenlendi. Gördes Hükümet Konağı’ndan başlayan yürüyüş, Gördes Sevgi Yolu’nda sona erdi. Kamu kurum amirleri, sivil toplum örgütü temsilcileri, oda başkanları, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenci velileri ve öğrencilerin katıldığı yürüyüşte, öğrenciler pankart ve bayraklarla çevre bilincine dikkat çekti. Yürüyüşün ardından açıklama yapan İlçe Millî Eğitim Müdürü İbrahim Coşkun Çelik, "Gördes Orman Müdürlüğü ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü olarak öğrencilerimiz, kamu kurum amirlerimiz ve sivil toplum üyelerimizle birlikte farkındalık yürüyüşü gerçekleştirdik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde ‘Duyarlılık’ değerini hayata geçirerek, çevreye ve canlılara değer vermeyi amaçladık. Doğa sevgisinin oluşması, yeşil vatanın korunması ve orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak için bugün fidan dikimi ve çevre temizliği yaptık. Etkinliğe destek veren kurum müdürlerimiz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz, sivil toplum kuruluşlarının üyelerine çok teşekkür ediytoruz." dedi. Çelik, yürüyüşe destek veren okul velilerine, sivil toplum kuruluşlarına ve etkinlikte Yangınlara Karşı Yeşil Vatan temasıyla afiş, pankart ve resimleri taşıyan öğrencilere teşekkür etti.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:29
Kastamonu Üniversitesi’nde öğrencilerin gelişimine katkı sağlayacak protokol
Kastamonu Üniversitesi ile Jeomorfoloji Derneği arasında imzalanan protokol ile önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin jeomorfoloji ve coğrafya alanındaki bilgi, beceri ve yeterlilikleri geliştirilecek. Kastamonu Üniversitesi ile Jeomorfoloji Derneği arasında akademik ve bilimsel işbirliğini geliştirmek amacıyla bir protokol imzalandı. İmzalanan protokol ile önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerin jeomorfoloji ve coğrafya alanındaki bilgi, beceri ve yeterliliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Protokol kapsamında eğitim programları, saha çalışmaları, araştırma projeleri, bilimsel yayınlar, kongre, sempozyum, konferans, çalıştay ve panellerin yanı sıra yaz okulu ve bilim kampları gibi etkinlikler düzenlenmesi planlanıyor. Öte yandan, taraflar, fikri ve sınai haklara saygı çerçevesinde bilimsel kitap, eğitim videoları ve çeşitli materyaller hazırlayabilecek. Ortak yürütülecek tüm faaliyetlerde planlama ve koordinasyonun birlikte yapılacağı ifade edildi. Protokol, Kastamonu Üniversitesi adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı ve Jeomorfoloji Derneği adına Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu tarafından imzalandı. Protokol töreninde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ekrem Mutlu da yer aldı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:27
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Erzurum’da okul açılışını okulun öğrencileriyle birlikte yaptı
Evyap İbrahim Hakkı Fen Lisesi Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı törenle açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunması ile başlayan törende Halk Oyunları ekibi gösteri yaptı. Okulun yapımını gerçekleştiren hayırsever Evyap şirketi adına Mehmet Evyap, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin konuşmalarının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin konuştu. Evyap ailesine teşekkür Açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan olduğu günden beri resmi bütçeyle yaptıkları hiçbir okulun açılışını yapmadığını ifade ederek, "Sadece hayırsever statüsünde yapımı tamamlanan okullarımızın açılışına gittim. Burada da Evyap ailesinin böyle bir Erzurum’a memleketlerine, memleketimize böyle bir katkısının olacağını duyunca bu açılışta bulunmak istedim. Huzurlarınızda Evyap ailesine hayatta olanlara şükranlarımı sunuyorum. Teşekkür ediyorum Aramızdan ayrılmış olanlara Allah’tan rahmet diliyorum. Böyle güzel evlatlar bıraktıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Mekanları, makamları cennet olsun İnşallah" dedi. Eğitim yatırımlarında büyük mesafe alındı Türkiye’de eğitim öğretim sürecinde yapılanların unutulduğunu belirten Bakan Tekin, "Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde yapılanlar çok çabuk unutuluyor. Ben şunu her orta ifade ediyorum. İsmini yazmadan bir ülkede dünyanın herhangi bir ülkesinde yirmi yılda eğitim öğretim süreçleriyle ilgili o güne kadarki seksen yıllık geçmişte yapılanlardan daha nasıl yapıldı dersek ismini yazmasak Türkiye demesek eğitim fakültelerimizde eğitim devrimi gerçekleştiren bir ülke diye hikayesi anlatılır. Türkiye’de aynen böyle hikayesi sürekli anlatılacak bir eğitim öğretim süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın birebir takibi ve destekleriyle yirmi yılda yaşadık" dedi. Ecevit’in başlattığı proje 2002 üç Kasım seçimleri öncesinde başbakan olarak hizmet eden rahmetli Ecevit’in başbakanken başlattığı bir projeyi hatırlatan Bakan Tekin, "Diyor ki cumhuriyetimizin yüzüncü yılı yaklaşıyor. Bir kampanya başlatalım. Herkes cumhuriyetin yüzüncü yılına mektup yazsın. Ve cumhuriyetin yüzüncü yılında nasıl bir Türkiye görmek istediklerini anlatsınlar. Allah nasip etti, Cumhuriyetin Yüzüncü yılında Milli Eğitim Bakanı olarak hizmet etmek bize nasip oldu. Ve o gün sayın Bülent Ecevit’in direktifleriyle başlayan projenin takipçisi olan o gün yazılan mektupları cumhuriyetin yüzüncü yılında yani olay mektupların yazılmasının üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçtikten sonra bize takdim ettiler. Biz açtık, bir baktık O gün Cumhuriyet’in yüzüncü yılındaki Milli Eğitim Bakanı’na mektup yazan öğretmenlerimiz. Mektup yazan velilerimiz, mektup yazan okul yöneticilerimiz öğrencilerimiz mektuplarında nasıl bir eğitim öğretim ortamında bulunduklarını anlatıyor. Yani bu siyasi bir dil değil. O gün o kişilerin anlattıkları. Mesela bir öğretmenimiz diyor ki inşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında kırk elli kişilik sınıflarda ders anlatabilirim diyor. Yani kaç kişilik sınıf dersi anlatıyorsa artık öğretmenimiz diyor ki hayali bu. İnşallah yüzüncü yılda kırk elli kişilik sınıfta ders anlatırım diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında öğretmen olarak çocuklarıma hizmet etmek için kıyas Başımdaki örtü bir engel olarak gösterilmez diyor. Bu ayıptan Türkiye inşallah kurtulur diyor. Bir başka öğretmenimiz diyor ki, İnşallah diyor cumhuriyetin yüzüncü yılında okullarımızda bir tane bir bilgisayar olur. Bütün okula inşallah diyor. Temennisi bu. Bir başka öğretmenimiz diyor ki inşallah cumhuriyetin yüzüncü yılında çocuklarımız ihtiyaçlarını gidermek için okul binasının dışında tuvaletlere gitmek zorunda kalmazlar diyor. Şimdi 3 Kasım 2002’ye geldiğimizde Türkiye’nin profili bu. Sayın Cumhurbaşkanımız 2001 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurarken ve 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi seçim beyanına hazırlarken şu hususların altını çizmiş. Demiş ki bu iki belgede Sayın Cumhurbaşkanımız. Adalet ve Kalkınma Partisi eğitim alanında köklü bir reform hareketi hedefliyor. Diyor ki: Biz iktidara gelirsek Türkiye’nin nitelikli bir eğitim öğretimi altyapısına kavuşması için burası çok önemli. İnsanın merkezi alan bir yaklaşım benimseyeceğiz diyor. Yani insan Temel hak ve hürriyetlerini merkeze alın. Bunu önceleyen bir eğitim, öğretim felsefesi benimseyeceğiz diyor. Yine diyor ki, zorunlu eğitimi sekiz yıllık kesintisiz, zorunlu eğitim dayatmasını tercih ve yönlendirmeye imkan sağlayacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz Ve zorunlu eğitim süresini makul bir zaman içerisinde on bir yıla çıkaracağız diyor. O günün şartlarında hatırlayın. İmam Hatip Ortaokullarını daha doğrusu imam hatip liselerini ve meslek liselerinin içeren bir düzenleme yapılmıştı 28 Şubat’ta. Bu okulların ortaokulları kapatılmıştı. Sekiz yıllık kesintisiz eğitim. Yani imam hatip lisesine giden öğrenci sayısı azalsın, imam hatipler kapansın diye alınan bir tedbir. O tarihte bu söyleniyor. Bir başka husus diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımızın o tarihte partiyi kurarken kuruluş beyannamesi kamu okullarının eğitim kalitesini artıracağız diyor. Teknoloji imkanlarını geliştireceğiz. İlk şu anda arkadaşlar bunu ben söylemiyorum. Birleşmiş Milletler Kalkınma Örgütü var. MHP’nin raporu. Diyor ki Türkiye dünyada neredeyse bütün dersliklerinde akıllı tahta olan tek ülke. Biz şu anda kıymetli hemşehrilerim, 65 bin civarında resmi okulumuz var. Bu okullarımızın tamamında internet erişim hizmeti var. Bu okulların tamamında altı yüz elli bin derslikle İnternete bağlı, internet üzerinden bakanlık merkez teşkilatında dünyanın en büyük eğitim öğretim içeriği, içerik portal olan EBA’da veri transferi yapılabilen ve çocuklarımız her konuyu öğretmenlerimiz tarafından çok farklı şekillerde anlatan Bir platformumuz var EBA. Yani Narman’ın bir öğretmenimiz çocuklarımıza bir başka öğretmenin dersini anlatmak istiyorsa yani kendisine ilave olarak EBA’dan da faydalanabilir. Açıyor EBA’yı Türkiye’nin herhangi bir ilindeki okulundaki bir Öğretmenin anlatın. EBA’ya yüklediği aynı konuyla ilgili örnek uygulamayı çocuklarına seyrettirebiliyor. Bu üzerinde çok konuşulacak bir devrim. Çok konuşulması gereken bir nitelik. "Eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik" Bakın ben bir şey anlatmaya çalışıyorum. Biz sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bundan yirmi yıl önce eğitimle ilgili bir projeksiyon çizdik. Ve adım adım o gün çizdiğimiz projeksiyona ülkemizi taşıdık Mesela diyor ki yine o gün ikinci sınıftan itibaren çocuklarımızın ilgi ve yeteneklerine göre seçmeli derslerin oluşturularak çocuklarımız ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilecek ilk ve ortaöğretimde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin dışında velilerin rızasına bağlı olarak çocuklarımıza seçmeli din derslerinin verilmesini hayata geçireceğiz diyor. Bunu ne zaman diyoruz? 2001. Bir sürü vardı. Ben birkaç tane buradan seçtiklerimi söyleyeceğim. Mesela Diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız o gün. Çocuklarımızın ana dil becerilerini geliştireceğiz. Türkçelerini iyileştireceğiz. Türkçeyi bir bilim dil haline dönüştüreceğiz. 2023 ben Milli Eğitim Bakanı olarak göreve başladığım tarihte o günden beri yürüttüğümüz bir süreç var. Türkçe temel eğitim kurumlarında Türkçe, ortaöğretim kurumlarında Türk Dili Edebiyatı dersini biz ana ders haline dönüştürdük. Çocuklarımızın bu derste başarılı olabilmeleri için yetmiş alma şartı getirdik. Ve bu dersin ölçme ve değerlendirme mekanizmalarını değiştirdik. Türkiye’nin her tarafında çocuklarımız hangi derse olursa olsun başarılı olmaları için Türkçe de kendilerini doğru ifade edebilmelerini istedik. Çünkü ana dilde kendisini doğru ifade edebilen bir çocuğumuz, gencimiz sadece eğitim öğretim hayatında değil, aynı zamanda aile hayat toplumsal hayatında ve sonrasında da iş hayatında daha başarılı olacaktır diye düşünüyoruz. Yine o gün demiş ki AK Parti seçim beyannamesinde engelli öğrencilerin eğitimine özel bir önem vereceğiz demiş. Bugün şu anda bakın engelli öğrencilerimiz Kaynaştırma eğitimimiz var. Özel eğitim okullarımız var. Evde bakım evde eğitim hizmetimiz var. Hastanede eğitim hizmetimiz var. Özel rehabilitasyon merkezlerinde eğitim var. Bütçesi tamamen kamu tarafından karşılanıyor. Yani Beş farklı kategoride özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklarımızın eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyoruz. Yine o gün diyor ki Sayın Cumhurbaşkanımız, eğitimin önündeki bütün yasakları kaldıracağız diyor. Bugün Türkiye’de yatak yok. Bakın bugün ana gündem konularından bir tanesi olduğu için söyleyeyim. O gün Kürtçe şarkı söylediği için linç edilen sanatçılar vardı ülkenin. Popüler sanatçıları. Bugün devletin resmi eğitim kurumlarında çocuklarımız kendi tercihlerine bağlı olarak seçmeli, Kürtçe ve işte Çerkezce, Lazca bütün bu dersleri alabiliyorlar. Bunların hepsi o dönemde yapılmış şeyler. Bir de istatistik rakam vereyim size Bütün bunları yapmak için o başta söylediğim öğretmen mektuplarında ifade edilen şeylerle ilgili olarak size bir tane rakam vereyim. O gün yani iki bin iki yılında Türkiye’de öğrencilerimiz üç yüz altmış yedi bin dersliğimizde Eğitim alıyorlarmış. Yani cumhuriyetin başından o güne kadar toplam üç yüz altmış yedi bin dersliğimiz varmış. Süreç içerisinde bunlardan yaklaşık doksan bin tanesinin de bugüne kadar yıkılıp yeniden yapıldığı güçlendirildiğini düşündüğümüzde Yaklaşık iki yüz elli, iki yüz altmış bin civarında o günden kalan dersimiz var bugün. Peki şu anda kaç dersimiz var? Yani iki yüz altmış bin bir tarafta dursun. Bugün yaklaşık olarak resmi okullarımızda altı yüz yirmi altı bin derslik var. Yani iki yüz altmış bin Altı yüz yirmi altı bin nere? O güne kadar yapılanın iki katından daha fazla derslik yapılmış durumda. Başka örnekler de verilebilir. Şöyle söyleyeyim. Mesela o gün on sekiz tane bilim sanat merkezi varmış. Bugün üç yüz altmış dört tane bilim sanat merkezimiz var. O gün iki bin yedi yüz okulumuza spor salonu varmış. Bugün on iki bin iki yüz on dört okulumuzda spor salonu var. O gün yirmi bir gün okulumuzda laboratuvar varmış. Bugün elli bin okulumuzda laboratuvar var. Bir de şunu söyleyeyim. Bugün yaklaşık bir milyon yüz bin öğretmenimiz var ve bu öğretmenlerimizin yüzde sekseni AK Parti hükümetleri döneminde atanmış. O gün çocuklarımız okula gidiyorlardı. Okula gittiklerinde ders kitaplarını satın almak için kırtasiyelerin önünde kuyruklar haftalarca ders kitapları gelsin diye beklerdik. Bugün çocuklarımız okula başladığında üstünde devletin bastırdığı ders kitapları onları bekliyor. Toplam o günden bugüne kadar dört milyar adet dert kitabı dağıtmış. Sadece bu sene iki yüz milyona yakın adet ders kitabı okullarda dağıtmış olduk Bütün bunları söylüyorum. Eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sunduk Ben daha önce 2013 - 2018 yılları arasında da müsteşarlık yaptım. O yıllarda da Erzurum’un eğitim öğretim altyapısını güçlendirilmesi için çok yoğun bir çaba içerisindeydim. Ciddi okullaşma göstergelerinde çok ciddi değişiklikler yaptık. Sadece bir rakam söyleyeyim size. 2002 Erzurum’da ortalama ilköğretim okullarında derslik başına düşen öğrenci sayısı otuz iki. Bugün ortalaması yirmi dört. Ders başına düşen öğrenciler ilköğretim kurumlarında otuz iki, bugün on altı. O gün ortaöğretim kurumlarında yirmi dört, bugün on sekiz. Yani Erzurum’da dahil olmak üzere, Türkiye’nin tamamında eğitim öğretim altyapısına çok ciddi bir katkı sunduk. Bakın ben siyaset bilimci dünyada ülkelerin demokratikleşme endekslerini hesap ederken genel bütçenin genel bütçeden ayrılan paylara bakılır. Bir ülkede eğer eğitim bütçesi en üst sıradaysa bu ülkenin demokratikleşme göstergesi açısından Bizim açımızdan önemli bir ülkedir. Ülkedir ve şu anda Türkiye AK Parti iktidarı döneminde neredeyse bütün bütçe dönemlerinde, bütçeden en büyük payı Milli Eğitim Bakanlığı’na aldı. Bu yıl da öyle. Önümüzdeki yıl da böyle olacak. Bu çok önemli bir gösterge. Bütün bu süreçleri yaparken Bize toplumu çok farklı kesimlerinden destekler var. Sivil toplum örgütlerinin destekleri var. Meslek örgütlerinin destekleri var. Bu destekleri almaya da devam edeceğiz. Bunu açık yüreklilikle de söylüyorum. Çünkü eğitim öğretim hizmetleri Sadece bir bakanın ya da bakanlığın yürütebileceği bir iş değil. Topyekün hizmet edeceğiz. Topyekün bu sürecin altında olacağız ki başarılı olabilelim. Ben bize destek olan, bu anlamdaki herkese, gerek, gerçek kişilere gerek tüzel kişilere teşekkür ediyorum. Ancak iki grubu burada ayırmam lazım. Bunlardan bir tanesi bugün burada bulunmamıza vesile olan Evyap ailesinin şahsında teşekkür edeceğimiz Türkiye’deki hayırseverlerimiz. Ben Türkiye’nin her tarafında bize eğitim öğretim desteği sunan bütün hayırseverlere teşekkür ediyorum. Allah kendilerinden razı olsun. Hayatta olmayan büyüklerine Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün hayırseverlerimiz için bunu söylüyorum. Bu katkıları almaya da devam edeceğiz. Benim bugün burada bulunma sebebim Bunu bir bakan olarak yapmayı bir zorunluluk olarak hissediyorum. Bize bu süreçte destek olan kişilere gidip yüz yüze teşekkür etmek istiyorum"
17 Eylül 2025 Çarşamba - 16:11
Yozgat Belediyesi tarafından açılan Milli İrade Kreşi hizmete girdi
Yozgat’ın önemli ihtiyaçlarından birine cevap verecek Milli İrade Kreşi hizmete girdi. Çocukların güvenli, sağlıklı ve modern bir ortamda eğitim almasını sağlayacak tesis hem çalışan hem de çalışmayan ailelerin çocuklarına sosyal destek sunacak. Kreşin açılış programına Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, belediye yöneticileri, davetliler ve vatandaşlar katıldı. Açılış töreninde konuşan Başkan Arslan, tesisin önemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Bugün güzel ve hayırlı bir vesileyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, çocuklarımızın güvenle bakılacağı, eğitim alacağı ve huzur içerisinde vakit geçireceği bir yuva olacaktır. Bizler de onların mutluluklarıyla mutlu olacak, sevinçleriyle sevineceğiz. Yozgatlı hemşerilerimiz için önemli bir hizmeti daha hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz." Şehrin gelişen ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun bir şekilde çalıştıklarını ifade eden Başkan Arslan, "Şehrin ihtiyaçları hiç bitmez. Çünkü şehir yaşayan bir organizmadır ve her gün yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar. Bizler, bu ihtiyaçları karşılamak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Hedefimiz, hep birlikte Yozgat’ta güzel bir hikâye yazmak ve bu hikâyenin her bir hemşerimizin ortaklığıyla şekillenmesini sağlamaktır" dedi. Yaklaşık 150 çocuk kapasitesine sahip olan yeni kreş, modern altyapısı ve donanımıyla ailelerin hizmetine sunuldu. Başkan Arslan, ücretlendirme politikasıyla ilgili olarak ise özel sektöre de zarar vermeyecek dengeli bir yaklaşım benimsediklerini belirterek, "Bu güzel hizmetin ortaya çıkmasında emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Allah gayretlerimizi artırsın. İnşallah bu tesis, hem çocuklarımız hem ailelerimiz hem de bütün Yozgatlı hemşerilerimiz için hayırlı olacaktır" cümlelerine yer verdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 15:53
Sarıgöl’ün en büyük okulu yeni binasında ilk törenini yaptı
Sarıgöl’ün en büyük okulu olan 24 sınıflı Dört Eylül İlkokulu, yeni binasında İlköğretim Haftası’nı şölen havasında kutladı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde İlköğretim Haftası kutlama programı bu yıl ilçenin en büyük okulu olan ve bu yıl 24 sınıflı yeni binasında hizmete başlayan Dört Eylül İlkokulu’nda gerçekleştirildi. Okul bahçesinde düzenlenen törene Kaymakam Halil Dalak, Belediye Başkanı Tahsin Akdeniz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak ile ilçe protokolünden birçok kurum amiri katıldı. Programda, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen "Aile Yılı" dolayısıyla öğrenciler velileriyle birlikte şiirler okuyup şarkılar söyledi. Halk oyunları ve müzikli gösteriler renkli görüntülere sahne oldu. 4. sınıf öğrencilerinin, 1. sınıfa yeni başlayan öğrencilere "okulumuza hoş geldiniz" hediyeleri vermesi ise törene anlam kattı. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak yaptığı konuşmada eğitim ve aile iş birliğinin önemine değinirken, kısa süre önce vefat eden okul müdürü Selçuk Erol’u da rahmetle andı. Velilerin de yoğun ilgi gösterdiği program, coşku ve heyecanla geçti. Kutlamaların ardından 2025-2026 eğitim öğretim yılı iyi dileklerle başladı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:57
Murat Baybatur’dan Manisa’ya yeni mesleki ve teknik lise müjdesi
AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Manisa’nın Yunusemre ilçesine 32 sınıflı yeni Mesleki ve Teknik Lise yapılacağını bildirdi. AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur, Manisa Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Lisesi ihalesinin 13 Ekim’de yapılacağını ve 600 gün içinde tamamlanarak eğitim öğretime başlayacağını söyledi. Gençlerin daha nitelikli eğitim alması için çalıştıklarını kaydeden Baybatur, "Bu proje ile Manisa’mıza sadece bir bina değil, yarınlarımızı inşa edecek bir eğitim yuvası kazandırıyoruz. Yunusemre ilçemize kazandıracağımız 32 sınıflı Manisa Lokman Hekim Mesleki ve Teknik Lisesi, geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin daha nitelikli eğitim almasına imkan sağlayacak. Okulumuzun İhalesi 13 Ekim 2025’te yapılacak ve 600 gün gibi kısa bir süre içerisinde inşaatı tamamlayarak öğrencilerimizin hizmetine sunacağız. Bu okul, modern atölyeleri ve sınıflarıyla mesleki ve teknik eğitimin parlayan yıldızı olacak." dedi. AK Parti olarak eğitime verdikleri önemi de vurgulayan Baybatur, şunları kaydetti: "AK Parti olarak eğitimi en öncelikli yatırım alanımız olarak görüyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Manisa’mızda da modern, donanımlı, çağın ihtiyaçlarına uygun okullar inşa ediyoruz. Bu yeni okul hem öğrencilerimizin ufkunu genişletecek hem de Manisa’mızın üretim ve hizmet sektörlerine kalifiye insan kaynağı sağlayacaktır. Manisa’mızın eğitim standartlarını yükseltmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu müjde Manisa’mızın geleceğine güven, gençlerimize umut verecek."
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:45
Eğitim gördüğü okulu baştan aşağıya yeniledi
Trabzon’un Araklı ilçesine bağlı Çankaya Mahallesi’ndeki ilkokul ve ortaokul, Avusturya’da yaşayan hayırsever iş insanı Hüseyin Akyıldız’ın katkılarıyla baştan sona yenilendi. Akyıldız, yıllar önce eğitim gördüğü okulun tadilatını üstlenerek iç ve dış bölümlerini boyatarak modern hale getirdi. Okul Aile Birliği öncülüğünde yürütülen çalışmalar kapsamında sınıflar, koridorlar ve diş cephe yenilenerek öğrencilere daha elverişli bir eğitim ortamı sunuldu. Öğrenciler, yenilenen okullarında ders başı yapmanın sevincini yaşarken, Çankaya Yatılı Bölge Ortaokulu Müdürü Adem Kelleveziroğlu da Akyıldız’a teşekkür ederek "Bu köyde doğup büyüyen Hüseyin Akyıldız’ın yaptığı bu anlamlı çalışma bizleri çok mutlu etti. Yurt dışında yaşamalarına rağmen köyleriyle bağlarını koparmamaları, diğer vatandaşlarımıza örnek olacak bir davranıştır" dedi. Mahalle halkı ve öğrenciler, yapılan onarım sayesinde daha modern bir eğitim yuvasına kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek hayırsever iş insanına minnettarlıklarını dile getirdi.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:19
Vezirköprü’de İlköğretim Haftası kutlaması
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlangıcını simgeleyen İlköğretim Haftası, Mehmet Paşa İlkokulu’nda düzenlenen programla coşkuyla kutlandı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından günün anlam ve önemine dair konuşmalar yapıldı. Öğrenciler şiirler okudu, ront gösterileri sundu, halk oyunları ekibi ise sahne performansıyla beğeni topladı. Etkinlikte ayrıca 4. sınıf öğrencileri, 1. sınıflara "fidan takdimi" yaparak eğitime ilk adımlarında anlamlı bir hediye sundu. Program, ilçe protokolünün açılış zilini çalması ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Kutlamalara Kaymakam Özgür Kaya, Belediye Başkan Vekili Mehmet Gülburun, İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Çelik, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Onur İstanbul, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.
17 Eylül 2025 Çarşamba - 14:15
Kepez Belediyesi’nden ilçede bulunan 90 okula hizmet
Kepez Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için ilçedeki 90 okulda bakım, onarım ve temizlik çalışmaları gerçekleştirdi. 2025-2026 eğitim öğretim yılı kapsamında ilçedeki 90 okulda bakım, onarım ve temizlik çalışmaları gerçekleştiren Kepez Belediyesi, çocukların daha sağlıklı, güvenli ve temiz ortamlarda eğitim alabilmesi için çalışıyor. Fen İşleri Müdürlüğü, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin koordineli çalışmasıyla Kepez’de 90 okul, yeni eğitim dönemine hazırlandı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, güvenliği göz önünde bulundurularak risk teşkil eden ağaç dallarını titizlikle budayarak, okul bahçesindeki otları temizledi. Kullanım ömrünü tamamlamış, öğrenciler için tehlike oluşturabilecek banklar ve kamelyalar önce onarıldı, sonra boyanarak yeniden kullanıma hazır hale getirildi. Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri de, okul bahçelerinde süpürge araçlarıyla kapsamlı bir temizlik gerçekleştirdi. Ardından su arasözleriyle bahçeler yıkanarak hijyenik bir ortam sağlandı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri de, okul bahçelerinde zamanla silinip görünürlüğünü kaybeden sıra çizgileri, spor alanları ve geleneksel çocuk oyunları alanlarını yeniden boyadı. Kepez Belediyesi ekipleri el ele vererek, ilçedeki 90 okulu çocukların oyun oynarken ve dinlenirken keyif alacağı, adeta bir çiçek bahçesine dönüştürdü. "Eğitime dokunmak, bir çocuğun hayatına dokunmaktır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Eğitim için ve çocuklar için atılan her adımı geleceğe atılan adım olarak görüyoruz" dedi. "Eğitime dokunmak, bir eğitim ortamını dokunarak güzelleştirmek, bir çocuğun hayatına dokunmaktır" diyerek sözlerini sürdüren Başkan Kocagöz, "Kepez’imizde 112 bin tane öğrencimiz var. Biz de bütün kurumlarla iş birliği halinde belediye olarak üzerimize ne düşüyorsa evlatlarımız için uğraşıyoruz. Her türlü ne ihtiyaçları varsa gideriyoruz. Çünkü onlar bizim evlatlarımız. Biz, A kurumu ya da B kurumunun görevi diye bakmıyoruz. Elimizden ne geliyorsa her zaman onlar için çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder