EĞİTİM
08 Mayıs 2026 Cuma - 14:32 Gençler Spil’in zirvesinde ay yıldızlı bayrakla buluştu Manisa’da düzenlenen ’Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ programında 17 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, Spil Dağı’nın zirvesine Türk bayraklarıyla yürüyerek milli birlik ve çevre bilinci mesajı verdi. Milli duyguların gelişmesi ve çevreye duyarlılık kapsamında Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler" programı, Spil Dağı Milli Parkı’nda gerçekleştirildi. Programa 17 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, öğretmenler ve okul aile birliği başkanları katıldı. Manisa’nın marka değerlerinden biri olan Spil Dağı Milli Parkı’nda gerçekleştirilen etkinliğe Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, Spil Dağı Milli Park Müdürü Halil Ernalçacı, Yunusemre İlçe Sağlık Müdürü Müge Vural ile okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Gençlerin çok yönlü gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen programda öğrencilerin doğayla bağ kurmaları, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle yeteneklerini ortaya koymaları ve milli-manevi değerlerle bütünleşmeleri hedeflendi. Spil Dağı Milli Parkı Ziyaretçi Merkezi önünde başlayan etkinliklerde izcilik faaliyetleri, şiir okumaları, ritim gösterileri, sportif etkinlikler, halk oyunları ve ilahi korosu performansları gerçekleştirildi. Yunusemre Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin zeybek gösterisi, Ticaret Borsası Anadolu Lisesi öğrencilerinin ritim gösterisi ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin konseri büyük beğeni topladı. Program kapsamında Spil Dağı Milli Park Müdürü Halil Ernalçacı’nın bilgilendirmesinin ardından, Halit Görgülü Anadolu Lisesi İzci Grubu öncülüğünde protokol üyeleri ve öğrenciler, ellerindeki Türk bayraklarıyla marşlar eşliğinde Atalanı Günübirlik Piknik Alanı’ndan zirveye yürüdü. Manisa’nın en yüksek noktalarından biri olan Turan Bayraktepe mevkiinde Türk bayrağı açan öğrenciler, İstiklal Marşı’nı okuyup bayrak temalı şiirler seslendirdi. Program boyunca düzenlenen doğa tanıtımı, sportif etkinlikler ve müzik faaliyetleriyle öğrenciler hem eğlendi hem de birlik ve beraberlik ruhunu yaşadı. "Spil çok özel bir yer" Gerçekleşen programın gençlerin fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklediğini vurgulayan Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, "Bugün burada İlçe Milli Eğitim Müdürümüzle beraber okullarımızdaki öğrencilerimizle bahar etkinliği yaptık. Öğrencilerimiz buraya geldi. Spil Dağı gerçekten Manisa’mızın özel bir yeri. Öğrencilerimizle beraber doğa yürüyüşü yaptık. Okullarımızın çeşitli etkinlikleri oldu, üstelik değişik okullarımızdan öğrencileri bir araya getirdik. Burada onların ayrı tanışması, kaynaşması, yapmış olduğu etkinlikleri beraber izleyip değerlendirmesi çok önemliydi. Ve çok güzel, mutlu bir hava içinde bunu yaptık. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere, çok güzel bir etkinlik ayarlamışlar." dedi. Çocuk oyunları ve kültürel miras Geleneksel çocuk oyunları ile katılanlara kültürel mirasın da aktarıldığını kaydeden Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, mayıs ayında Maarif’in kalbinde gençlik etkinlikleri çerçevesinde, 17 okulumuzdan yaklaşık 200 öğrencimiz, öğretmenlerimiz, okul aile birliği başkanlarımızla birlikte, milli duyguların gelişmesi, çevreye duyarlılık etkinlikleri kapsamında gençleri Spil’de buluşturduk. Yıl içerisinde, özellikle okullarında milli günler, belirli haftalarda etkinliklerde görev alan öğrencilerimizi buraya davet ettik. Gençlerimizle birlikte öncelikle burada hem türküler, şarkılar söyleyerek, halk oyunları oynayarak, etkinlikler yaparak, ritim tutarak, daha sonrasında beyaz ay yıldızlı al bayrağımızı Manisa’mızın en yüksek noktası olan zirveye birlikte diktik. Dolayısıyla öğrencilerimizin yıl içerisindeki streslerini atması, çevreye duyarlılıkları, kendi bulundukları çevredeki buraya gelen gençlerimizin büyük bir kısmı, öğretmenlerimiz dahil olmak üzere, büyük bir kısmı ilk defa Spil Dağı Milli Parkı’nı gördü. Mutluyuz, öğrencilerimizin yüzü gülüyor." diye konuştu.
Iğdır’da 47 yılın ardından duygusal veda
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26 Iğdır’da 47 yılın ardından duygusal veda Iğdır’da 47 yıl boyunca eğitim camiasına hizmet eden, binlerce öğrencinin hayatına dokunan deneyimli eğitimci Abdullah Bozkurt, meslektaşları ve öğrencilerinin alkışları arasında emekliliğe uğurlandı. Yarım asra yaklaşan meslek hayatı boyunca öğretmenlikten idareciliğe kadar birçok görevde bulunan Abdullah Bozkurt için müdür olarak görev yaptığı Atatürk İlkokulu’nda duygusal bir tören düzenlendi. Odasından çıkarken öğrencileri ve meslektaşlarının kendisine hazırladığı sürprizle karşılaşan Bozkurt, büyük bir alkış tufanı eşliğinde uğurlandı. Törende Bozkurt’un öğrencileri, meslektaşları ve veliler duygusal anlar yaşadı. Okulun bahçesinde düzenlenen veda programında konuşan Abdullah Bozkurt, yıllarını adadığı mesleğe veda etmenin buruk ama gurur verici olduğunu belirterek, "Bu okulun koridorlarında binlerce öğrenciyle aynı heyecanı yaşadım. Her birinin başarılarıyla gurur duydum. Eğitim, sadece bilgi aktarmak değil; bir insanın geleceğini şekillendirmektir" dedi. Kendisine hazırlanan sürpriz için mutlu olduğunu belirten Bozkurt; "Şimdi bir eğitimci için en büyük gurur öğrencilerinin, meslektaşlarının, velilerinin, yani hayatına dokunduğunuz insanların sizi severek, gülerek, alkışlayarak, güzel bir şekilde ikinci bir hayata uğurlamalarıdır. Bizim için eğitimci için en gurur verici anlardan biri de budur. Çok duygulandım. Şimdi 47 yıl ülkemin aydınlığı için insanların yararına çalıştım. Emek verdik. Bu emeğin karşılığını güzel bir şekilde insan alınca gerçekten çok gurur vericidir, onur vericidir. Bundan dolayı çok mutluyum, gururluyum" dedi. Okul Müdür yardımcısı Erhan Benek de Bozkurt’a teşekkür ederek; " Okul müdürümüzle 4 yıl çok güzel, başarılı bir dönem geçirdik. Kendisi emekli oldu. Kendisine emeklilik hayatında başarılar diliyoruz. Müdürümüzü onurlandırmak istedik. Onun okulumuza yaptığı, kattığı değerleri biz insanlar da görsün istedik. Öğretmen arkadaşlarımız ile kendisine bir program hazırladık. Öğrencilerimizle bir plan yaptık. Güzel de bir sürpriz oldu kendisine. O her şeyin en iyisini hak ediyor" dedi. Okul Müdür yardımcısı Yunus Tombaş ise; "5 yıllık öğretmenim. Benim gibi daha mesleğe yeni başlayan öğretmenler için müdürümüzün önderliği, liderliği gerçekten takdire şayandı. Bugün tabi müdürümüz emekli oluyor. Biz müdürümüzü emekli ederken, bir yandan hüzün yaşıyoruz. Bir yandan da böyle bir değerli abimizi yolcu ettiğimiz için gururluyuz. Bu şekilde yolcu ettiğimiz için açıkça gururluyuz. Kendisi bir müdürden ziyade, bir idareciden ziyade bize her zaman dost, abi, bir baba figürü olmuştur. Bundan sonraki emeklilik hayatında ailesiyle beraber sağlıklı, mutlu, huzurlu bir ömür diliyoruz" dedi.
3 üniversite tarafından geliştirilen güçlendirilmiş köpük beton tescillendi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:08 3 üniversite tarafından geliştirilen güçlendirilmiş köpük beton tescillendi Kastamonu Üniversitesi, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nin geliştirdiği güçlendirilen köpük beton, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Sadık Alper Yıldızel, Araştırma Görevlisi Mustafa Açık, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökhan Kaplan ve Kastamonu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuzhan Yavuz Bayraktar, çevre dostu ve yüksek performanslı yeni bir inşaat malzemesi geliştirdi. "PLA+ Malzemeden Kancalı Lif (Elyaf) ile Güçlendirilmiş Köpük Beton" başlıklı malzeme, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi. Ulusal ve uluslararası patentlerle koruma altına alınan malzeme, 3D yazıcı teknolojisiyle üretilen özel liflerle güçlendirilmiş köpük betondan oluşuyor. Böylece inşaat sektöründe hem dayanıklılığı artıran hem de sürdürülebilirliğe katkı sağlayan yenilikçi bir çözüm ortaya konuldu. Tamamen doğal hammaddelerden üretilen ve geri dönüştürülebilir yapısıyla dikkat çeken malzeme, enerji verimliliğini artırarak binalarda ısı kaybını azaltıyor. Yüksek dayanıklılığa ve çevre dostu özelliğe sahip olan bu yeni yapı malzemesi, geleceğin sürdürülebilir inşaat çözümleri için umut verici bir alternatif olarak değerlendiriliyor.
Öğrencilerin tasarımları barınaklara can suyu olacak
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:51 Öğrencilerin tasarımları barınaklara can suyu olacak Yaşar Üniversitesi, Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) ve Caploonba Orpak Mobilya iş birliğinde yürütülen sosyal sorumluluk projesi kapsamında can dostlar için tasarlanan mobilyalar, 15 Ekim 2025’te satışa sunuluyor. Elde edilecek gelir, HAYTAP aracılığıyla hayvan barınaklarına bağışlanacak. Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü öğrencilerinin, Mobilya Tasarımı dersi kapsamında can dostlar için tasarladığı mobilyalar gerçek oldu. 2023 yılında başlatılan ve HAYTAP ile Caploonba Orpak Mobilya’nın destek verdiği projenin ikinci aşaması "Pet-in" tamamlandı. Proje kapsamında, öğrenciler Buse Nur Yenilmez, Selen Altınışık, Devrim Uslu, Eda Akalın, Enver Aslan ve Mehmet Akif Karakaya’nın mobilya tasarımları Caploonba tarafından üretildi. Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Mobilya Tasarımı dersi öğretim elemanları ve öğrenciler, üretim sürecine tanıklık etmek üzere Caploonba fabrikasını da ziyaretlerde bulundu. Öğrencilerin tasarladığı, Caploonba’nın ürettiği ve 15 Ekim’de satışa çıkacak ürünlerin bütün geliri HAYTAP aracılığıyla hayvan barınaklarına bağışlanacak. Sosyal sorumluluk ve tasarım el ele Projenin ilk aşamasında ise Aleyna Yolcu, İrem Aktürk, Muratcan Doğan ile Ali Barış Topçuoğlu ve Ali Özaltındiş’in sokak hayvanları için yaptığı tasarımlar, Caploonba tarafından üretilmiş; bu ürünler İzmir Kültürpark, Buca Hasanağa Parkı, Foça Barınağı ve Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı gibi noktalara yerleştirilmişti. Toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu proje, öğrencilerin hem sosyal sorumluluk bilincini geliştirmeyi hem de tasarım becerilerini gerçek yaşamla buluşturmayı hedefliyor.
Evlilik öncesi eğitimler sürüyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:37 Evlilik öncesi eğitimler sürüyor DÜZCE (İHA) – Düzce’de evlilik öncesi danışmanlık eğitimleri çerçevesinde eğitimler devam ediyor. Düzce İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlıklı Hayat Merkezi’nde evlilik öncesi danışmanlık eğitimlerine devam ediyor. Bu çerçevede düzenlenen eğitimde üreme sağlığı eğitimcileri ebe Semra Demirel ve Ebe Canan Sübekçi tarafından Düzce’de ki Toplum Sağlığı Merkezi ve Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan doktor, ebe ve hemşirelere bilgilendirmelerde bulunuldu. Eğitim ile ilgili yapılan bilgilendirmede "Evlilik, toplumun sağlıklı bir şekilde devamlılığında önemli bir kurumdur ve kanunlarla korunmaktadır. Gelişmiş toplumlarda yaygın olarak verilen evlilik öncesi danışmanlık hizmetleri sayesinde, ülke ekonomisine yük getirebilecek istenmeyen sağlık sorunlarının önüne geçilebilmekte, aynı zamanda sağlıklı ve bilinçli bireylerden oluşan bir toplumun oluşumuna katkı sağlanmaktadır. Pek çok zührevi ve psikiyatrik hastalık, hekimler tarafından yapılan sağlık muayeneleri ile erken dönemde tespit edilebilmekte; alınan anamnez ile kalıtsal hastalıklar hakkında bilgi edinilerek evlenecek adaylar, ilerleyen yaşamlarında karşılaşabilecekleri sorunlar konusunda bilgilendirilmekte ve yönlendirilmektedir. Sağlık Bakanlığı, sağlık raporu almak üzere sağlık kuruluşlarına başvuran çiftlere; güvenli annelik, bulaşıcı hastalıklar, genetik geçişli hastalıklar ve gebeliği önleyici yöntemler hakkında bilgi verilmesini amaçlayan evlilik öncesi danışmanlık programını başlatmıştır" denildi.
Dicle’de öğrencilerden Gazze’ye destek çalışması
08 Ekim 2025 Çarşamba - 08:52 Dicle’de öğrencilerden Gazze’ye destek çalışması Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı kırsal Arı İmam Hatip İlk ve Ortaokulunda eğitim gören öğrenciler, Gazze’ye destek çalışması yaptı. Yapılan çalışmada Gazze’yi anlamak adlı oratoryom gösterisi sahnelendi. Söylenen ilahiler eşliğinde Gazze bayrakları çizilip boyanarak öğrencilerin ellerinde dalgalandırıldı. Filistin’e destek mesajı içeren şiirler okundu. Okuldaki öğretmen ve öğrenciler tarafından hazırlanan panoda, "Biz bu devranın döneceği güne iman ediyoruz. Filistin’i seviyoruz. Seni yok sayacaklar, sen daha çok var olacaksın. Nehirden denize özgür Filistin, Filistin’e özgürlük" ifadeleriyle İsrail saldırılarına maruz kalan mazlum Gazze halkına destek mesajları verildi. Yapılan anlamlı çalışmanın öncülüğünü yapan Arı İmam Hatip İlk ve Ortaokul Müdürü Recep Alpboğa, "Tüm Türkiye olarak acısını paylaştığımız Müslüman Filistinli kardeşlerimize destek vermek, öğrencilerimiz arasında bu anlamda dayanışma farkındalığını oluşturmak için okulumuzda anlamlı bir çalışma yaptık. Saldırıların gölgesinde yaşayan mazlum Gazze halkının bir nebze de olsa sesi olmak istedik. Müslüman kardeşlerimizin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve Filistinli kardeşlerimizin özgürlüğü için hareket ettik. İnsanların temel hak ve özgürlüğünü çiğneyen İsrail saldırılarının bir an önce bitmesi için dua ettik. Eğitimci olarak öğrencilerimizle birlikte bu anlamda Müslüman kardeşlerimiz arasında birlik ve beraberlik duygusu içinde dayanışma ruhunu yaşamaya çalıştık" dedi.
Tunceli’de öğrencilerden Filistin’e destek
07 Ekim 2025 Salı - 17:54 Tunceli’de öğrencilerden Filistin’e destek Milli Eğitim Bakanlığının çağrısıyla, tüm Türkiye’de olduğu gibi Tunceli genelindeki okullarda da "Soykırıma Hayır" temasıyla Filistin farkındalık etkinlikleri gerçekleştirildi. Filistin farkındalık etkinlikleri kapsamında, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse Latif Büyükdağ İlkokulu’nda ve Tunceli Güzel Sanatlar Lisesi’nde öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya geldi. Latif Büyükdağ İlkokulu’nda öğrenciler, Filistin bayrağı ve Türk bayrağı, "Munzur’un çocuklarından Gazze’nin çocuklarına selam olsun" yazılı pankart ve Filistin bayrağı renklerinde olan balonlarla etkinlik düzenlendi. Güzel Sanatlar Lisesi’nde ise 10 ve 11’inci sınıf öğrencilerinin tasarladığı Filistin ve Sumud Filosu temalı resim boyandı. Etkinlikler kapsamında öğrencilerle bir arada olan İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, "Bugün ülke genelinde, 81 ilimizde, tüm okullarda öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz tek yürek şeklinde Filistin meselesinde bir farkındalık oluşturmak için bir duruş ortaya koyuyorlar. Bugün tüm dünya ülkelerinde İsrail’e tepki her gün çığ gibi büyüyor. İsrail’in Filistin halkına Gazze’de yaptıkları kabul edilemez. Sivillerin, çocukların, savunmasız insanların katledilmesi, birçok evrensel değerin yok edilmesi, dünya barışının tehlikeye girmesi kabul edilebilecek şeyler değildir. Biz de çocuklarımızı eğitim yuvalarında, okullarımızda onları hayata hazırlarken nasıl ki akademik becerilerle donatıyoruz; aynı zamanda onları hayata hazırlama sürecinde evrensel değerlerle de buluşturmak farkındalık oluşturmak konusunda çalışmalar yapıyoruz" dedi.
KAPGEM toplantısında sağlık ve iletişim politikaları masaya yatırıldı
07 Ekim 2025 Salı - 17:27 KAPGEM toplantısında sağlık ve iletişim politikaları masaya yatırıldı Karabük Üniversitesi (KBÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından düzenlenen toplantılarda, sağlık ve iletişim alanlarına yönelik politika önerileri ele alındı. KAPGEM Sağlık Politikaları Masası ile İletişim ve Medya Politikaları Masası toplantılarına, KBÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlık etti. Toplantılarda masa üyeleri tarafından hazırlanan raporlar değerlendirildi, öneriler paylaşıldı. "Bilgi toplumsal faydaya dönüşmeli" Toplantıya ilişkin açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, Karabük Üniversitesinin yalnızca akademik üretimle değil, topluma katkı sunan politika çalışmalarıyla da öne çıktığını belirtti. Prof. Dr. Kırışık, "Üniversitemiz, sadece bilgi üretmekle kalmıyor; bu bilgiyi toplumun yararına kullanmak için çalışıyor. KAPGEM çatısı altında hazırlanan raporlar, ilgili kurumlarla paylaşılmakta ve çözüm odaklı politika önerileri geliştirilmesine katkı sağlamaktadır." dedi. "Üniversiteler topluma yön vermeli" Kırışık, bilimsel çalışmaların yalnızca akademik alanda kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bilimsel birikimi, politika süreçlerine yansıtarak toplumun karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm üretmeye kararlıyız." ifadelerini kullandı. Toplantılarda, masa üyeleri de kendi alanlarına ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdi. Ayrıca gelecekte yürütülecek projelere dair fikir alışverişinde bulunuldu.
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: (4+4+4 zorunlu eğitim sistemi) "Daha kısa ama nitelikli eğitim modeli erken mesleki yönlendirmeye imkan tanıyacaktır"
07 Ekim 2025 Salı - 16:48 Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: (4+4+4 zorunlu eğitim sistemi) "Daha kısa ama nitelikli eğitim modeli erken mesleki yönlendirmeye imkan tanıyacaktır" Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görüşülecek olan ’4+4+4’ zorunlu eğitim sistemine yönelik değerlendirmesinde, "Daha kısa ama nitelikli ve bireysel farklılıklara duyarlı bir eğitim modeli hem erken mesleki yönlendirmeye imkan tanıyacak hem de eğitim sisteminin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır" dedi. Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "4+4+4" zorunlu eğitim sistemine yönelik öğretmen, öğrenci ve velilerin bulunduğu 36 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırma sonrası gelen sorular üzerine Memur-Sen Genel Merkezi’nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Raporun sadece Türkiye değil geniş anlamda uluslararası medyada geniş bir yankı bulduğunu söyleyen Yalçın, 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine yönelik saha araştırması başlığıyla yayınladıkları çalışma 2012 yılından beri uygulanan zorunlu eğitim sisteminin mevcut durumunu değerlendiren en kapsamlı çalışmaların başında olduğunu ifade etti. "Araştırmanın en dikkat çekici sonucu zorunlu eğitim süresinin 12 yıl olmasının uzun bulunmasıdır" Türkiye’nin 81 ilinden 36 bini aşkın katılımcıyla yürütülen 4+4+4 zorunlu eğitim sistemine yönelik saha araştırması başlığıyla yayınladıkları çalışmanın 2012 yılından bu yana uygulanan zorunlu eğitim sisteminin mevcut durumunu değerlendiren en kapsamlı çalışma olduğunu belirten Ali Yalçın, "Bu saha araştırmamızda katılımcılardan 17 bin 762 öğretmen, 7 bin 34 yönetici, 5 bin 415 lise öğrencisi son sınıf öğrencisi ve 5 bin 907 kişi ise bunların velilerinden oluşuyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonucu zorunlu eğitim süresinin 12 yıl olmasının uzun bulunduğu. Öğretmenlerin yüzde 93,8’i yöneticilerin yüzde 97,1’i, öğrencilerin yüzde 78,5 ve velilerin de yüzde 78,8’i bu süreyi uzun buluyor. Sürenin toplum ve çalışma hayatının beklentilerle uyumlu olmadığını düşünenlerin oranı öğretmenlerin yüzde 75,2’i, yöneticilerin yüzde 82,8’i, velilerin ise yüzde 58,9’u oluşturuyor. Öğretmenleri yüzde 70’i yöneticilerin de yüzde 78,9’u bu kanaati paylaşıyor. Katılımcıların çoğu öğrencilerin meslek seçiminde yeterince yönlendirilmediğini, öğretmenler yüzde 66,6 bu kanaatte. Yöneticilerin yüzde 71’i bu kanaatte, meslek seçimini yeterince yönlendirmediğini, sistemin sosyal duyusal gelişimi sınırladığını vurguluyorlar. Öğretmenlerin yüzde 83,6’sı öğrencilerin yüzde 75,9’u son yılın gerekli olmadığı görüşünü paylaşıyor" şeklinde konuştu. "En çok önerilen model ise 3+1 yani 3 yıl zorunlu, 1 yıl isteğe bağlı eğitim" Araştırma sonucu zorunlu eğitim süresinin toplumun beklentileri ve hayatın gerçekleriyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, "Katılımcıların yaklaşık yüzde 90’ı lise son sınıfın üniversite hazırlık ve kariyer planlama yılına dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor. Araştırma esnek ve modüler orta öğretim modellerine güçlü bir destek sunuyor. En çok önerilen model ise 3+1 yani 3 yıl zorunlu 1 yıl isteğe bağlı eğitim ve 2+2, 2 yıl zorunlu 2 yıl isteğe bağlı şeklinde 2 seçenek bu araştırmada öne çıkıyor. Eğitim Bir-Sen olarak bu bulguların sistemin süre, içerik ve yapı bakımında yeniden düzenlenmesi ve bir yol haritası oluşturulması konusunda önemli ipuçları sunduğunu düşünüyoruz. Sonuç olarak araştırmamızda elde ettiğimiz bulgular doğrultusunda zorunlu eğitim süresi toplumun beklentileri ve hayatın gerçekleriyle uyumlu hale getirilmelidir" açıklamalarında bulundu. "Daha kısa ama nitelikli eğitim modeli erken mesleki yönlendirmeye imkan tanıyacaktır" TBMM tutanaklarını da taradıklarını ifade eden Ali Yalçın, "Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarına baktığımızda çeşitli tarihlerde taradığımız yazılı soru önergelerinde şu başlıkların yer aldığı gözüküyor. Sürenin uzatılmasının yapısal sorunları artırması, sürenin uzatılmasının eğitimi nitelikli hale getirmemesi, uzun sürenin öğrenciler için yük oluşturması, sürenin artışının erken okul terklerine yol açması, sürenin esnek ve yeniden yapılandırılması gerektiği, kısa ve odaklanmış modellerin geliştirilmesi gerektiği gibi bu anlamda meclis tutanaklarında pek çok kez görüşler ifade ediliyor. Zorunlu eğitim süresi, toplumsal fayda ve toplumun değişim beklentileri, hızla gelişen teknoloji, yapay zeka ve bu konudaki hızlı gelişmeler, bilgi temelli eğitimden beceri temelli eğitime dönüşen eğitim sistemleri gibi çeşitli nedenlerle zorunlu eğitim sisteminin dönüştürülmesi bir beklenti olarak önümüzde durmaktadır. Daha kısa ama nitelikli ve bireysel farklılıklara duyarlı bir eğitim modeli hem erken mesleki yönlendirmeye imkan tanıyacak hem de eğitim sisteminin daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacaktır" diye konuştu. "OECD ülkeleriyle uyumlu biçimde zorunlu eğitim süresi 11 yıla çekilir" Ali Yalçın, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in zorunlu eğitim süresine ilişkin bakanlık ön çalışmasını Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne sunacaklarını ifade ettiğini hatırlatarak, "Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere bu anlamda saha araştırmamız tüm kamu kurumlarına ulaştırılmış ve bu konuda saha beklentileri kamuoyuna yansıtılmıştır" dedi. Lisans eğitim süresine ilişkin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın konuya ilişkin görüşlerini aktaran Yalçın, bu çalışmaları yakından takip ettiklerini söyledi. Öğrenciler, öğretmenler ve velilerin farklı ihtiyaçlara yanıt verebilecek alternatif modellerin aynı sistem içerisinde yer almasını talep ettiğini söyleyen Ali Yalçın, raporda ortaya çıkan modelin öngördüğü katkıları şu şekilde ifade etti: "Birincisi sistemin verimliliğini artırmaya vesile olabilir. Zorunlu eğitimin 12 yıldan 11 yıla esnetilmesi kaynakların daha etkin ve hedefe yönelik kullanımını mümkün kılabilir. Okul türleri arasında esnek geçişlerin olması kapasite fazlası yerine ihtiyaç temelli planlama yapılmasına imkan sağlar. 2’ncisi bireysel yönelimi güçlendirir. Öğrenciler 11’inci sınıfın sonunda akademik, mesleki ya da alternatif yönelimlere göre kendileri için yol haritası çizebilirler. 3’üncü olarak istihdam ve beceri uyumunu arttırabilir. Bu da isteğe bağlı son yıl doğrudan iş gücüne geçişi hedefleyen öğrenciler için sektörel modüller, kısa sertifika programları ve mesleki yeterlilik belgeleriyle desteklenir. 4’üncü olarak akademik kaliteye bunun etkisi olabilir. Üniversiteye hazırlık sürecinde yer alan öğrenciler için yapılandırılmış, odaklı ve destekleyici akademik içerikler sunulur. Zorunluluktan çıkarılan 12’nci sınıf bu grubun ihtiyaçlarına göre daha özgür şekilde tasarlanabilir. 5’incisi uluslararası uyum artar. OECD ülkeleriyle uyumlu biçimde zorunlu eğitim süresi 11 yıla çekilir. Ayrıca modüler ve kişiselleştirilmiş öğrenme yapıları UNESCO’nun geleceğin eğitimi vizyonu ve ’OECD’nin öğrenme pusulası 2030’ ilkeleriyle de örtüşmüş olacaktır. Biz bu tartışmalar ışığında, saha araştırması verileri ışığında konunun sosyal taraflarla tartışılması Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuda 21’inci Milli Eğitim Şurası’nı düzenleyerek bunu tartışmaya açmasını son derece önemli buluyoruz."
Nitelikli insan kaynağı için elmas programı
07 Ekim 2025 Salı - 16:19 Nitelikli insan kaynağı için elmas programı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Milli Yetkinlik Hamlesi-ELMAS Programı kapsamında düzenlenen Mesleki Eğitim Çalıştayı, Aliağa Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Aliağa Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen çalıştaya; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Savunma Sanayii Başkanlığı Akademi Başkanı Prof. Dr. Cenk Aktaş, Milli Eğitim Mesleki ve Teknik Eğitim Müdürlüğü Daire Başkanı Ercan Alpay, Savunma Sanayii Akademi Programlar Koordinatörü Doç. Dr. Sinan Keskin, Savunma Sanayii Akademi Yetkinlik Gelişim Müdürü Veda Duman Kantarcıoğlu, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Firdevs Çatalkaya, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Abdullah Kotay, Aliağa Ticaret Odası Başkanı Ömer Ertürk, Aliağa Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Serdar Berk, TOBB ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Melike Cantopçu, iş insanları, kurum müdürleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Nitelikli insan kaynağı için elmas programı Milli Eğitim Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı iş birliğiyle yürütülen ELMAS Programı, savunma sanayinde ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünü yetiştirmeyi hedefliyor. Program kapsamında, pilot olarak seçilen okullarda eğitim altyapısının güçlendirilmesi, müfredatın savunma sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi, öğrencilerin uygulamalı eğitim, staj ve istihdam imkanlarıyla desteklenmesi planlanıyor. ALOSBİ MTAL, Türkiye’deki 13 pilot okuldan biri oldu Savunma Sanayii Başkanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yürütülen iş birliği çerçevesinde, Türkiye genelinde 13 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ELMAS Programı kapsamına alındı. Bu okullar; gelişime açıklığı, stratejik konumu, savunma sanayine yakınlığı ve teknik yeterlilikleri göz önünde bulundurularak seçildi. Bu kapsamda, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ALOSBİ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de programa dahil edildi. Okul Müdürü Melike Cantopçu, açılış konuşmasında okulun mevcut bölümlerini, fiziki kapasitesini, öğretmen ve öğrenci profillerini, yürütülen projeleri ve ELMAS Programı kapsamında planlanan yeni bölümleri anlattı. "Elmas projesi ile gençlerin ufukları açılacak" Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, programın ilçeye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri kullandı: "Aliağa’da Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında ELMAS Projesine Türkiye genelinde seçilen 13 okuldan birinin ilçemizde bulunması bizleri gururlandırıyor. Okulumuzun proje sayesinde kendisini daha da geliştirerek gençlerimizin ufkunu açacağına, ülkemize ve milletimize önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bu projenin ilçemizde hayata geçirilmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Protokol konuşmalarının ardından sanayideki mesleki ve teknik ihtiyaçlara yönelik çevrimiçi bir anket gerçekleştirildi. Anket sonuçlarının değerlendirilmesi ve soru-cevap bölümüyle çalıştay sona erdi.