EĞİTİM
Ordu’da minik yüreklerden büyük dayanışma
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:31 Ordu’da minik yüreklerden büyük dayanışma Ordu’nun Ünye ilçesinde minik öğrenciler Hayat Bilgisi dersinde öğrendikleri bir konuyu gerçeğe dönüştürerek Filistinli çocuklar için hayır çarşısı düzenledi. Ünye Yunus Emre İlkokulu 3-B sınıfı öğrencileri, Hayat Bilgisi dersinde öğrendikleri bir konuyu gerçeğe dönüştürerek Filistinli çocuklar için anlamlı bir hayır çarşısı düzenledi. Yarım gün süren ve okul geneline yayılan etkinlikte, toplanan 13 Bin 100 lira Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere gönderildi. "İyiliğin ve umudun en güçlü temsilcileri" Minik öğrencilerinin gösterdiği duyarlılıktan mutluluk duyduğunu ifade eden Sınıf Öğretmeni Zeliha Gaferoğlu, " Minik öğrencilerimin bu yaşta gösterdikleri duyarlılık beni derinden etkiledi ve gururlandırdı. Hayat Bilgisi dersinde işlediğimiz konuyu sadece öğrenmekle kalmayıp, bunu gerçek bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüştürmeleri, onların ne kadar büyük yürekli olduklarını ortaya koydu. Dilekçe hazırlayıp hayır çarşısı düzenlemeleri, küçük bedenlerinde ne kadar büyük bir empati, sevgi ve sorumluluk taşıdıklarını gösterdi. Onların bu davranışı, sadece bir dersin uygulanması değil; paylaşmanın, merhametin ve toplumsal duyarlılığın yaşla ölçülemeyeceğinin en güçlü kanıtıdır. Minik yüreklerimiz, ‘Bir lokma da Filistin’e umut olsun’ diyerek, dünyadaki acılara karşı bile iyiliğin ve dayanışmanın ne kadar güçlü olduğunu herkese gösterdiler. Bu çocuklar, bize gösterdi ki; gerçek değerler küçük yaşta filizlenir, doğru yönlendirildiğinde ise büyük umutlara ve değişimlere dönüşür. Onlarla gurur duyuyorum; çünkü onlar, iyiliğin ve umudun en saf, en güçlü temsilcileridir" dedi. Düzenlenen hayır çarşında toplanan 13 Bin 100 liralık gelir, Filistin’e umut olmak adına Gazze’ye gönderildi.
Akdeniz Üniversitesi URAP’ta yükselişini sürdürüyor
22 Ekim 2025 Çarşamba - 12:28 Akdeniz Üniversitesi URAP’ta yükselişini sürdürüyor Akdeniz Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) bünyesinde faaliyet gösteren University Ranking by Academic Performance (URAP) Laboratuvarı tarafından açıklanan 2025–2026 Türkiye sıralamasında istikrarlı yükselişini sürdürdü. Üniversite, Türkiye genelinde 21’inci, devlet üniversiteleri arasında ise 18’inci sıraya yerleşti. Geçtiğimiz aylarda açıklanan 2024–2025 Dünya Alan Sıralaması’nda da dikkat çekici bir başarıya imza atan Akdeniz Üniversitesi, 6 farklı bilim alanında dünyadaki en iyi üniversiteler arasında gösterilmişti. Tıp Fakültesiyle 14. sırada URAP 2025–2026 Türkiye sıralamasında bu yıl 198 üniversite değerlendirildi. Tıp Fakültesi bulunan ve bulunmayan üniversiteler ayrı kategorilerde sıralandı. Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi bulunan üniversiteler arasında 14’üncü sırada yer alarak, sağlık bilimleri alanındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu. Akademik başarıda istikrarlı yükseliş URAP sıralamaları, öğretim üyesi başına düşen makale ve atıf sayısı, toplam bilimsel doküman, uluslararası iş birlikli yayınlar, TÜBİTAK proje sayısı ve doktora öğrenci oranı gibi 15 farklı akademik gösterge üzerinden belirleniyor. Araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Akdeniz Üniversitesi, araştırma ve aday araştırma üniversiteleri arasında 21. sırada yer aldı. Üniversite, son beş yıldır URAP raporlarında yükselişini sürdürerek, bilimsel üretim kapasitesiyle Türkiye ve dünya üniversiteleri arasında öne çıkıyor. 6 bilim alanında dünya çapında başarı Akdeniz Üniversitesi, 2024–2025 Dünya Alan Sıralaması’nda Tarım (Agriculture), Biyolojik Bilimler (Biological Sciences), Tıp ve Sağlık Bilimleri (Medical and Health Sciences), Matematik Bilimleri (Mathematical Sciences), Teknoloji (Technology) ve Mühendislik (Engineering) alanlarında dünyanın en başarılı üniversiteleri arasında yer aldı. Bu sonuçlarla Akdeniz Üniversitesi, küresel ölçekte araştırma gücünü bir kez daha tescilledi.
BUÜ’de geleceğin mesleki eğitimi görüşüldü
22 Ekim 2025 Çarşamba - 11:03 BUÜ’de geleceğin mesleki eğitimi görüşüldü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), kuruluşunun 50. yılında geleceğin mesleki eğitim yöntemlerinin ele alındığı 13. Uluslararası Meslek Yüksekokulları Sempozyumu’na (UMYOS) ev sahipliği yaptı. BUÜ Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen ve 13-17 Ekim tarihleri arasında Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirilen sempozyum, akademisyenler ve sektör temsilcilerinden yoğun ilgi gördü. Sempozyum da toplam 185 bildiri ve 40 poster sunumu, 4 atölye çalışması ve geleceğin meslekleri ve yeşil işlerin mesleki eğitime adaptasyonu ile ilgili çalıştay gerçekleştirildi. 6 farklı ülkeden katılım sağlanan sempozyum da aynı zamanda milli eğitime bağlı Sektörel Mükemmeliyet Merkezleri de katılım sağladı. "Uygulamaya dönük öğrenci sayısı en yüksek üniversiteyiz" Sempozyumun açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, MYO’ların stratejik önemine dikkat çekti. BUÜ’nün uygulamalı eğitimdeki konumunu vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, " Meslek Yüksekokullarındaki öğrenci sayımız yaklaşık 19-20 bin civarında. Bu yönüyle Türkiye’de uygulamaya dönük öğrenci sayısı en yüksek üniversite konumundayız. Güçlü bir tecrübeye sahibiz ve bu tecrübeyi Bursa gibi sanayisi ve ekonomisi son derece güçlü bir şehirde, ekonominin istihdamına dinamik bir etkileşimle katkı vererek sürdürüyoruz" dedi. Rektör Yılmaz, meslek yüksekokullarının sektörün dinamik ihtiyaçlarına hızla cevap verdiğini ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından bu alana yönelik özel bir gayretin bulunduğunu belirtti. "Fikirleri işe çeviren bir kuşağın öncüsüyüz" BUÜ Teknik Bilimler MYO Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan ise yapay zekadan dijitalleşmeye, sürdürülebilir üretimden yeşil ekonomiye kadar her alanda büyük bir dönüşüm yaşandığını vurguladı. Prof. Dr. Karahan, "Bundan on yıl önce adını bile duymadığımız meslekler bir anda popüler oldu. Aynı zamanda on yıl sonra da bazı mesleklerin yok olacağını ve daha farklı mesleklerin doğacağını öngörüyoruz; ama bir tek şeyin aynı kalacağını düşünüyoruz: Öğrenme, üretme ve sektörle uyum bağlantısı. Biz meslek yüksekokulları olarak tam da bu noktada duruyoruz. Pratiği teoriye dönüştüren, fikirleri işe çeviren bir kuşağın öncüsüyüz" dedi. "MYO’lar sanayinin ağırlıklı olduğu yerlerde olmalı" Sempozyumun mesleki eğitim, uygulama ve politika konularının görüşüldüğü uluslararası faydalı bir platform olduğunu belirten UMYOS Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Recep Hayri Eren, MYO’ların konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Eren, "Meslek yüksekokulları mutlaka sanayi sektörlerinin ağırlıklı olduğu kesimlerde olmalıdır. Açılacak MYO’lar tematik olarak o bölgenin sanayi ağırlığına bağlı olmalı ve kasaba benzeri küçük yerleşim alanlarında kesinlikle açılmamalıdır. Bu tür yerlerde öğrenciler mesleki ve sosyal gelişimlerini sağlayamazlar" dedi. Eren, öğrencilerin başarılı bir kariyere sahip olması için MYO yönetiminde sanayi temsilcilerinin yer alması ve son sömestrde uygulama alanlarına geçilmesi gibi pratik önerilerde bulundu. Sempozyum, alanında uzman konukların sunumları ve soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Genç Türk bilim insanına uluslararası birincilik
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:48 Genç Türk bilim insanına uluslararası birincilik Yaşar Üniversitesi Mimarlık Programı Doktora öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı optimizasyonu için geliştirdiği yapay zekâ destekli modeliyle Rusya’da düzenlenen CIE Young Lighting Scientist Contest 2025’te dünya birincisi oldu. Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Mimarlık Doktora Programı öğrencisi Nurefşan Sönmez, tarihi yapılarda günışığı iyileştirmelerine yönelik bütünleşik bir optimizasyon modeli geliştirdi. Yapay zekâ sayesinde modelin uygulanma süresini önemli ölçüde kısaltan Sönmez, yurt dışı bursu kapsamında modeli; günışığı stratejilerinin termal konfor ve enerji tüketimine etkilerini de içerecek biçimde genişletti. Model, hem Balıkesir Ayvalık’taki 20. yüzyıl başlarından kalma bir sıra evde hem de Belçika Antwerp’teki 19. yüzyıl sonlarından kalma bir sıra evde test edilerek farklı iklim koşulları ve bina yönetmeliklerine göre karşılaştırıldı. TÜBİTAK tarafından da desteklenen bu kapsamlı çalışma, Nurefşan Sönmez’in yanı sıra danışmanları Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı, Prof. Dr. Yonca Erkan ve Dr. Öğr. Üyesi Cemre Uğurlu ile birlikte hazırlandı. Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (CIE) tarafından düzenlenen Young Lighting Scientist Contest 2025’e sunulan proje, birinciliğe layık görüldü. Türkiye, Çin, Rusya ve Japonya’dan gelen birçok bilimsel çalışma arasından birinci seçilen makale, aydınlatma alanının saygın yayını Light & Engineering dergisinde yayımlanacak. Ayvalık ve Antwerp’eki binalar karşılaştırıldı TÜBİTAK 2214-A Yurt Dışı Doktora Sırası Araştırma Bursu’nu kazanarak 2024 Eylül - 2025 Eylül arasında Belçika’daki Antwerp Üniversitesi’nde çalışmalarını birleşik doktora öğrencisi olarak sürdüren Sönmez, projesi hakkında şunları söyledi: "Amacımız farklı iklimlere uyarlanabilir bir model geliştirmekti. Bunun için iki yapı seçtik: Akdeniz iklimine uygun bir yapı Balıkesir Ayvalık’tan, ılıman okyanusal iklime uygun bir yapı ise Belçika Antwerp’ten. Antwerp’teki evin çatı katında günışığını iyileştirmeye odaklandım. Çatı pencereleri üzerine çalıştım, şehrin ve Flaman bölgesinin yapı yönetmeliklerini inceledim. Aynı zamanda miras yapıların korunmasına dair yönergeleri öğrendim ve Türkiye ile karşılaştırma yaptım. Araştırmamda şu sorulara odaklandım: Farklı iklim, mimari tasarım ve yapı yönetmeleri tarihi yapıya yapılabilecek günışığı müdahalelerini nasıl etkiler? Antwerp’te uygulanan ne tür günışığı stratejileri Türkiye’de de uyarlanabilir? Ve koruma altında olmayan yapıları da koruma bilinciyle nasıl iyileştirebiliriz? Burada en önemli nokta, günışığı stratejilerinin iklim koşullarına, yapı strüktürüne ve yönetmeliklere uygun olması. Örneğin Belçika’da sıkça kullanılan çatı pencerelerini Türkiye’de uygulamak, iklim farklılıkları ve mimari özellikler nedeniyle zorlayıcı olabiliyor. Günışığını artırırken aşırı ısı kazancı da ortaya çıkabiliyor; bu da konforsuzluk ve enerji kaybına sebep oluyor. Bu yüzden izolasyon kritik bir rol oynuyor. Nitekim Antwerp yönetmeliklerinde enerji verimli cam kullanımı özellikle teşvik ediliyor. Bunun yanında Belçika’da tarihi yapılarda yeşil cepheler oldukça yaygın. Hem estetik bir görünüm sağlıyorlar hem de ısı geçişlerini kontrol ederek gölgeleme işlevi görüyorlar. Türkiye’de de tarihi yapılarda bu tür yeşil bina uygulamalarının yaygınlaştırılabileceğini düşünüyorum. Bu çalışma bana farklı bir bakış açısı kazandırdı. Ayrıca iki üniversite arasında güçlü bağlar kurulmasına katkı sağladı. Yaşar Üniversitesi’nin Avrupa’daki tanınırlığını da artırdığına inanıyorum." Tarihi yapılarda iklime duyarlı model Proje Danışmanı Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Cılasun Kunduracı ise "Tarihi yapılardaki restorasyon projelerinde önceliğimiz genellikle iç mekan konforunu sağlamak değil, yapının özgünlüğünü korumak oluyor. Çevresel bileşenlerin ve iklimin dikkate alınmadığı bir yaklaşımda, yeteri kadar günışığı alamadığı için tüm gün yapay aydınlatma kullanmak durumunda kalan veya mekanik havalandırma, ısıtma, soğutma sistemi kullanmadan termal konforu sağlayamayan mekanlar üretiliyor. Bu proje ile tarihi yapılarda mimari özgünlüğe ek olarak iklime duyarlı, her termal hem de görsel konforu sağlamayı hedefleyen bir model geliştirildi" dedi.
Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Kızılay’dan "Altın Kurumsal Kan Bağışçısı" ödülü
22 Ekim 2025 Çarşamba - 10:47 Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Kızılay’dan "Altın Kurumsal Kan Bağışçısı" ödülü Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, Türk Kızılay Derneği tarafından, kan bağışına yönelik gönüllülük faaliyetlerine destek veren kurumlara verilen "Kurumsal Kan Bağışçısı Altın Ödülü" takdim edildi. Türk Kızılay Batı Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Ali Mumcu, Kütahya Kızılay Kan Merkezi Müdürü Dr. Mahmut Ulusoy, Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanları Dilay Tuzcu ve Uğur Serçebay, İl Milli Eğitim Müdürlüğünü ziyaret ederek okul ve kurumlarda yürütülen kan bağışı faaliyetlerine verilen destek dolayısıyla "Altın Kurumsal Kan Bağışçısı Belgesi" ve plaketini takdim ettiler. Ziyarette Türk Kızılay yetkilileri, Kütahya genelinde gerçekleştirilen kan bağışı kampanyalarına eğitim camiasının gösterdiği duyarlılıktan dolayı teşekkürlerini ileterek, İl Milli Eğitim Müdürlüğünün bu konudaki örnek çalışmalarının toplumsal farkındalık açısından taşıdığı öneme vurgu yaptılar. İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, ödül takdimi sonrasında yaptığı değerlendirmede, "Kütahya eğitim ailesi olarak sadece bilgiyle değil, iyilikle de yol alıyoruz. Kan bağışı gibi hayat kurtaran bir sorumlulukta örnek gösterilmek bizler için büyük bir onurdur. Türk Kızılay’a bu anlamlı takdir için teşekkür ediyor, gönüllülük bilincinin tüm kurumlarımızda artarak sürmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi. Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz imzasını taşıyan belgede, insan sağlığına duyulan saygı ve gönüllü kan bağışının sürdürülebilirliğinin önemi vurgulanarak Kütahya İl Millî Eğitim Müdürlüğü’ne katkılarından dolayı teşekkür edildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, verilen anlamlı ödülün eğitim camiasının sosyal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü gönüllü çalışmalara verilen değerin bir göstergesi olduğunu ifade ettiler.