EĞİTİM
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:49 SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi mezuniyet öncesi tıp eğitimi programı, uluslararası akredite programlar arasında SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi (MÖTE) Programı, Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği’ne (TEPDAD) yaptığı başvuru sonucunda altı yıl süreyle tam akreditasyon almaya hak kazandı. Akreditasyon belgesi, SANKO Üniversitesi Hastanesi Anadolu Toplantı Salonu’nda düzenlenen törende, TEPDAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek tarafından SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ile Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın ve Fakülte Yönetimine takdim edildi. SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı törende yaptığı konuşmada, tıp fakültesinin bu başarıya uzun ve titiz bir hazırlık sürecinin ardından ulaştığını belirtti. Ayrıca üniversitenin farklı akademik birimlerde de önemli akreditasyon başarıları elde ettiğini anımsatan Prof. Dr. Dağlı, kurumsal akreditasyonun yanı sıra Sağlık Bilimleri Fakültesi programlarının tamamı ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu İlk ve Acil Yardım Programı’nın da akredite olduğunu belirterek üniversitenin, ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü artırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ifade etti. Bu kazanımın, verilen eğitimin niteliğini belgeleyen güçlü bir gösterge olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dağlı, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın’ın şahsında emeği geçen tüm ekibi tebrik etti. Hiçbir başarının tesadüf olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Dr. Dağlı, "Elde edilen başarılar, güçlü bir ekip çalışmasının ürünüdür. Kurulduğumuz günden bu yana desteklerini esirgemeyen Onursal Başkanımız Abdulkadir Konukoğlu başta olmak üzere Mütevelli Heyet Başkanımız Zeki Konukoğlu ile SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Adil Sani Konukoğlu’na, Mütevelli Heyet Üyelerimize, Üniversite Yönetimimize, akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı. Ekip ruhu ve disiplinli çalışmanın sonucu SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın da törende yaptığı konuşmada, fakültenin kuruluşundan bu yana akreditasyon hedefi doğrultusunda planlı ve kararlı bir şekilde çalıştıklarını vurguladı. Zorlu ve uzun soluklu bir sürecin sonunda elde edilen bu başarının büyük bir emek ve özverinin sonucu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Akkın, fakültenin bugün geldiği noktanın gurur verici olduğunu söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti: "Fakültemizde sunulan eğitimin dünya kalite standartlarında olduğu resmiyet kazanmıştır. Bu tablo, yalnızca akademik başarının değil; aynı zamanda ekip ruhunun ve disiplinli çalışmanın sonucudur. Önümüzdeki süreçte de eğitim kalitemizi daha ileri taşımak için çalışmalarımıza aynı kararlılıkla devam edeceğiz." Prof. Dr. Akkın, başta Prof. Dr. Akkın, SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı ile üniversite yönetimi, akademik ve idari personel ile akreditasyon sürecinde görev alan öğrencilere katkı ve desteklerinden dolayı teşekkür etti. Sağlık alanındaki teknolojik dönüşüm doğru yönetilmeli Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek ise akreditasyon sürecinin yalnızca bir değerlendirme olmadığını, aynı zamanda hem öğrenen hem de öğreten yönüyle bir gelişim süreci olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sayek, bir eğitim programının değerlendirilmesi, akredite edilmesi ve sonrasında sürekli iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Akreditasyonun, nitelikli hekim yetiştirme sürecinde kritik rol üstlendiğini kaydeden Prof. Dr. Sayek, ulusal ve uluslararası ölçekte yürütülen akreditasyon çalışmaları hakkında da sayısal veriler paylaştı. "Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Tıp Eğitimi Hedefleri" başlıklı sunumunda, hekimlik mesleğinin özüne değinen ve tıp eğitiminin mevcut durumu, dünyadaki gelişmeler ve Türkiye’nin bu alandaki hedefleri hakkında kapsamlı bilgiler veren Prof. Dr. Sayek, "Hekimlik; yalnızca bilgiye ve teknik beceriye dayanan değil, aynı zamanda vicdan, etik değerler ve insan odaklı bir yaklaşım gerektiren bütüncül bir meslektir. Sir William Osler’in 1903 yılında dile getirdiği, ‘Hekimlik, ticaret değildir; bir sanattır. Bir iş değil, bir görevdir. Bu görevde yüreğimiz aklımızla birlikte çalışmalıdır’ sözü, tıbbın hem bilimsel hem de insani yönünü en yalın haliyle ortaya koymaktadır. Günümüzde tıp, teknolojiyle iç içe ilerleyen bir alan haline gelmiştir. Ancak burada önemli bir noktaya dikkat çekmek gerekir: Hekimler yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren, yön veren ve ihtiyaçlara göre şekillendiren bireyler olmalıdır. Sağlık alanındaki teknolojik dönüşümün doğru yönetilmemesi, ilerleyen süreçte çeşitli riskleri de beraberinde getirebilir" dedi. Türkiye’nin tıp eğitimi alanında önemli bir değişim sürecinden geçtiğini söyleyen Prof. Dr. Sayek, bu sürecin başarılı olabilmesi için planlı, bilimsel ve sürdürülebilir adımlarla ilerlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Sunuculuğunu Tıp Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Hüseyin Hatımoğulları’nın yaptığı törene, SANKO Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Metin Bayram, Genel Sekreteri Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, TEPDAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Akreditasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Alimoğlu, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Tıp Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İbrahim Halil Türkbeyler, SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşen Bayram, SANKO Üniversitesi Hastanesi Genel Müdürü Dr. Sermet Kileci ile Başhekimi Prof. Dr. Yusuf Ünal Sarıkabadayı, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:46 Hitit Üniversitesi standına OKAF’ta yoğun ilgi Samsun’da dün başlayan Orta Karadeniz Kariyer Fuarı’nda Hitit Üniversitesi tarafından açılan stant, fuarın ilk gününde ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde ve bölge üniversitelerinin paydaşlığında düzenlenen "Orta Karadeniz Kariyer Fuarı" (OKAF’26), dün Samsun’da kapılarını açtı. Paydaş üniversite öğrencilerinin ve mezunlarının katılımıyla gerçekleşenOKAF’26, bölgede faaliyet gösteren kurumları, üniversiteleri, firmaları bir araya getirdi. Fuarın kuruluşları ve üniversiteleri bir araya getirerek söz konusu firmaları insan kaynakları anlamında desteklemeyi, katılımcı öğrencilerin meslekler hakkında detaylı bilgi almasını, firmaları tanımasını, girişimcilik ve kendi işini kurma gibi konularda bilgilenmesini sağlayarak öğrencilerin kariyer planlarına yön vermeyi amaçlıyor. Hitit Üniversitesi standına ilgi büyük Hitit Üniversitesi de OKAF da yerini aldı. Hitit Üniversitesi tarafından açılan stantta üniversitenin eğitim imkanları, Çorum’daki istihdam imkanlarıyla ilgili ziyaretçilere bilgiler verildi. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk de açılış törenin ardından Hitit Üniversitesi standında ziyaretçilere bilgiler verdi. Fuarın ilk gününde Hitit Üniversitesi standı ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. "Kariyerlerine ışık tutan bir birliktelik olduğunu anlıyoruz" Fuarda açıklamalarda bulunan Rektör Ali Osman Öztürk, "2026 OKAF’ta yerini aldı. İlgi her zamanki gibi yüksek. İlk günün heyecanıyla, açılışın ardından öğrencileri burada misafir ediyoruz. Sorular genellikle kariyerlerine ve geleceklerine dair oluyor. Burada en önemlisi bugün daha fazla kulüp üyesi olan arkadaşlarımızı fuara getirdik. Katılımcılarımızı her zaman bekliyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yılın da öğrencilerimizin adına vizyoner, gelecek kariyerlerine ışık tutan bir birliktelik olduğunu anlıyoruz. Bölgenin en yüksek ihracat kapasitesine sahip ilinin üniversitesi olarak kariyere katılım sağlayan öğrencilerimizle kariyerlerine OKAF’ın da çok şey katacağına inanıyoruz. O nedenle imkanı olanın kendi imkanlarıyla, ancak imkan bulamayan öğrencilerimizi de Kariyer ve Mezunlar Ofisimizle iletişime geçerek bu yıl ki fuara katılmalarını istirham ederim" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:28 YEDAŞ’tan gençlere kariyer köprüsü Geleceğin enerji altyapısını inşa etme vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), genç yeteneklerle buluşmaya devam ediyor. Bu kapsamda Orta Karadeniz Kariyer Fuarı (OKAF) başta olmak üzere, yıl boyunca Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinde düzenlenen kariyer etkinliklerine katılan YEDAŞ, binlerce öğrenci ve yeni mezunla bir araya geldi. YEDAŞ, OKAF’ın yanı sıra Bilkent Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi kariyer fuarlarında yer alarak gençlere kariyer fırsatlarını doğrudan anlatma imkânı buldu. Etkinlikler boyunca yoğun ilgi gören YEDAŞ standı, enerji sektöründe kariyer hedefleyen gençler için önemli bir buluşma noktası haline geldi. Fuar süresince gençlerle birebir görüşmeler gerçekleştiren YEDAŞ ekipleri; şirketin sunduğu kariyer imkanları, mühendislik ve teknik pozisyonlar, staj ve yeni mezun programları hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Katılımcılar aynı zamanda YEDAŞ’ın dijitalleşme odaklı dönüşümü, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve geleceğe yönelik yatırım vizyonu hakkında da kapsamlı bilgi edinme fırsatı yakaladı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan YEDAŞ Bölge Koordinatörü Emin Uğur Asan, gençlerle kurulan temasın kurum için stratejik bir değer taşıdığını vurgulayarak, "Enerji sektörü, hızla dönüşen ve nitelikli insan kaynağına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan bir alan. Bu nedenle gençlerle bir araya gelmeyi sadece bir tanıtım faaliyeti olarak değil, aynı zamanda geleceğimizi birlikte şekillendirdiğimiz bir süreç olarak görüyoruz. OKAF ve üniversite fuarlarında binlerce gençle kurduğumuz bu temas, bize hem onların beklentilerini anlama hem de YEDAŞ’ın sunduğu fırsatları doğrudan anlatma imkânı sağladı. Gençlerin enerjisi ve bakış açısı, bizim dönüşüm yolculuğumuzu da besliyor" dedi. İnsan Kaynakları Müdürü Şeyma Uzunca ise YEDAŞ’ın gençlere sunduğu kariyer imkanlarına dikkat çekerek, "YEDAŞ olarak sadece bugünün değil, geleceğin insan kaynağını da yetiştirmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda genç yeteneklere yönelik staj programlarımız, yeni mezun işe alım süreçlerimiz ve gelişim odaklı kariyer modellerimizle güçlü bir ekosistem sunuyoruz. Fuarlarda gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşmak, doğru bir yolda olduğumuzu bir kez daha gösterdi. Amacımız; potansiyeli yüksek gençleri erken dönemde keşfetmek, onları desteklemek ve uzun vadeli bir kariyer yolculuğuna birlikte çıkmak" diye konuştu. YEDAŞ, katıldığı kariyer fuarlarıyla yalnızca iş fırsatlarını anlatmakla kalmayıp, aynı zamanda gençlerle birebir iletişim kurarak onların kariyer yolculuklarına yön vermeyi hedefliyor. Enerji sektörünün dönüşümünde gençlerin rolüne inanan şirket, önümüzdeki dönemde de benzer etkinliklerle gençlerle buluşmayı sürdürecek. Gelişen teknolojiler, artan enerji ihtiyacı ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda insan kaynağını güçlendirmeye devam eden YEDAŞ, genç yetenekleri geleceğin enerji dünyasında aktif rol almaya davet ediyor. Bu kapsamda hayata geçirilen "Enerjim Sizinle" Yönetici Adayı (MT) Programı ile genç profesyonellere kapsamlı bir gelişim yolculuğu sunuluyor. Program; teknik eğitimler, saha deneyimi ve mentorluk süreçleriyle katılımcıların hem kişisel hem de profesyonel gelişimlerini destekleyerek onları sektörün geleceğinde söz sahibi olacak şekilde yetiştirmeyi hedefliyor.
OMÜ’de 182 akademisyen akademik yükseltme töreniyle tebrik edildi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:07 OMÜ’de 182 akademisyen akademik yükseltme töreniyle tebrik edildi Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), 2023 yılında profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi unvanı alan 182 akademisyen için bu yıl ikinci kez "Akademik Yükseltmeleri Tebrik Buluşması" düzenledi. Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, akademik kariyer basamaklarında önemli başarılar elde eden öğretim üyeleri tebrik edildi. Rektörlük binası fuaye alanında düzenlenen buluşma, akademik dayanışmayı güçlendiren samimi bir atmosferde gerçekleştirildi. Unvanları resmiyet kazanan akademisyenlere belgeleri takdim edilirken, tören OMÜ’nün bilimsel üretim gücünü yansıtan önemli bir buluşmaya dönüştü. "Akademik yükselmeler, araştırma üniversitesi olma vizyonumuzun temel yapı taşlarıdır" Konuşmasında OMÜ’nün araştırma kapasitesini güçlendirme hedefini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, "Her akademik yükselme, hem bireysel emeğin hem de OMÜ’nün bilimsel ilerleyişinin güçlü bir göstergesidir. Öğretim üyelerimizin yaptığı çalışmalar, üniversitemizin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artırmakta; araştırma, eğitim ve topluma hizmet misyonumuza değer katmaktadır. Üniversitemiz, araştırma üniversitesi olma yolunda kararlılıkla ilerlemektedir. Bu hedefe ulaşmanın en önemli unsuru ise nitelikli akademik kadromuzdur. Bugün unvan alan her bir akademisyenimiz, OMÜ’nün bilimsel üretim gücünü daha da ileri taşıyacak güçlü birer aktördür. Akademik yolculuğunuzun her aşamasında gösterdiğiniz özveriyle OMÜ’nün vizyonunu geleceğe taşıyacağınıza yürekten inanıyorum" dedi. 107 doçent, 75 doktor öğretim üyesi unvanı Buluşmada, 2023 yılı içinde 107 akademisyenin doçent, 75 akademisyenin ise doktor öğretim üyesi unvanı aldığı belirtildi. Toplam 182 akademisyenin akademik atamaları, OMÜ’nün güçlü akademik kadrosunun bir yansıması olarak değerlendirildi. Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ve teşekkür konuşmalarının ardından sona erdi. Programa ayrıca Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz, Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mustafa Aras, Doç. Dr. Emine Şendurur ve Doç. Dr. Begüm Korunur Engiz de katıldı.
Kütahya Tavşanlı’da 36 kız hafız için görkemli icazet töreni
06 Aralık 2025 Cumartesi - 19:37 Kütahya Tavşanlı’da 36 kız hafız için görkemli icazet töreni Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bulunan Kavaklı Kız Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimlerini tamamlayan 36 hafız için görkemli bir icazet töreni düzenlendi. Kursun 29. Hafızlık İcazet Merasimi, Tavşanlı Proje Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği törende, salon hıncahınç dolarken, merasimde büyük bir manevi coşku yaşandı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Tavşanlı İlçe Müftüsü açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Programa katılan önemli isimler arasında; daha önce Kütahya İl Müftülüğü görevini yürütmüş olan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hüseyin Hazırlar, AK Parti Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, Mehmet Demir ve İsmail Çağlar Bayırcı, Kaymakam Ömer Faruk Özdemir, AK Parti İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler, AK Parti İlçe Başkanları, İlçe Milli Eğitim Müdürü Refik Raşit Küçükkağnıcı, İl Müftüsü Dr. İrfan Açık, İl Müftü Yardımcıları Tahsin Ekim ve Gülay Demirci, çevre ilçelerin müftüleri (Hisarcık, Domaniç, Emet, Çavdarhisar, Simav, Gediz) ile birlikte çok sayıda vatandaş yer aldı. Merasim boyunca manevi atmosfer üst düzeydeydi. Ayasofya-i Kebir Camii Baş İmam Hatibi Kurra Hafız Ferruh Muştuer’in etkileyici Kur’an tilaveti, katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Yeni hafızlar da okudukları ilahilerle programa ayrı bir güzellik kattı. Törende en çok alkış alan ve duygusal anların yaşandığı bölüm ise, 36 kız hafızın babalarının sahneye çıkarak evlatlarını tek tek tebrik etmesi oldu. Bu anlar, salonda büyük bir takdirle karşılandı. Programın sonunda, protokol üyeleri ve milletvekilleri birer konuşma yaparak hafızlıklarını tamamlayan öğrencileri ve ailelerini tebrik etti, genç hafızlara hayat boyu başarılar diledi.
KBÜ’de Dünya Engelliler Günü için kapsamlı program düzenlendi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 19:03 KBÜ’de Dünya Engelliler Günü için kapsamlı program düzenlendi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) 3 Aralık Dünya Engelliler Günü çerçevesinde düzenlenen kortej yürüyüşü ve uygulamalı farkındalık stantları yoğun ilgi gördü. Karabük Üniversitesi Engelliler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda gerçekleştirilen programda, erişilebilirlik ve engellilik bilincine yönelik mesajlar verildi, katılımcılar etkileşimli uygulamalarla farkındalık kazandı. Karabük Üniversitesi, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Farkındalık Etkinlikleri çerçevesinde toplumda engellilik bilincini artırmayı amaçlayan kapsamlı bir programa ev sahipliği yaptı. KBÜ Engelliler Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen etkinlikler, merkez kampüste akademik ve idari personel ile öğrencilerin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikler, üniversite kampüs girişinden Sosyal Yaşam Merkezi’ne uzanan farkındalık korteji ile başladı. Öğrenciler ile akademik ve idari personelin katıldığı yürüyüşte, erişilebilirlik ve toplumsal duyarlılık mesajı verildi. Kortej boyunca engelli bireylerin haklarına, sosyal yaşama katılımına ve erişilebilir çevre düzenlemelerine dikkat çekildi. Programın devamında konuşan Türkiye Sakatlar Derneği Karabük Şube Başkanı Muhittin Yılmaz, engelliliğin herkes için muhtemel bir durum olduğunu belirterek, "Hepimiz birer engelli adayıyız; engel durumu doğuştan ya da sonradan herkesin başına gelebilir. Bizleri burada yalnız bırakmıyorsunuz, biz de sizleri yalnız bırakmak istemeyiz. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla böyle anlamlı bir etkinlikte yer almaktan memnuniyet duyuyoruz" dedi. Yılmaz ayrıca, Karabük’ü Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi’nde temsil eden Demir Kartal Spor Kulübünün hafta sonu oynayacağı karşılaşmaya tüm öğrencileri davet etti. Kortejin ardından etkinlikler, uygulamalı farkındalık stantlarıyla sürdü. Katılımcılar; duyusal farklılıklara yönelik uygulamalar, özel eğitim materyallerinin tanıtımı ve erişilebilirliği deneyim alanlarıyla engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları güçlükleri yakından inceleme fırsatı buldu. Etkileşimli atölyeler ise öğrencilerden yoğun ilgi gördü.
KBÜ’de senato toplantısında üniversitenin yükselen markaları gündeme geldi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 18:57 KBÜ’de senato toplantısında üniversitenin yükselen markaları gündeme geldi Karabük Üniversitesi’nin (KBÜ) Aralık Ayı Senato Toplantısında, üniversitenin dünya bilim sıralamalarındaki yükselişi ve kurumsal marka değerleri ele alındı. Karabük Üniversitesi Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM) tarafından, KBÜ Kürsü ve Sosyalfest’in küresel etkilerinin değerlendirildiği toplantıda sürdürülebilirlik, sanayi iş birlikleri ve iletişim stratejilerindeki gelişmeler de görüşüldü. Karabük Üniversitesinin (KBÜ) Aralık Ayı Senato Toplantısı, Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık başkanlığında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Karaş, Genel Sekreter Lütfü Köm, senato üyeleri ve birim yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, Kasım ayı boyunca üniversitenin ulusal ve uluslararası alanda elde ettiği bilimsel, akademik ve kurumsal başarılar kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantının ana gündemini; KBÜ’nün dünya bilim sıralamalarındaki yükselişi, kurumsal marka değerleri arasında öne çıkan KAPGEM, KBÜ Kürsü ve Sosyalfest’in küresel etkileri ile sürdürülebilirlik, sıfır atık yönetimi ve üniversite-sanayi iş birliklerindeki gelişmeler oluşturdu. Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, toplantıda yaptığı değerlendirmede KBÜ’nün 18 yıllık genç bir üniversite olmasına rağmen küresel ölçekte dikkat çeken bir başarı ivmesi yakaladığını belirtti. Kırışık, "Üniversitemizin dünya bilim sıralamalarında yükseldiğini, güçlendiğini görüyoruz. Artık fikirlerine değer verilen bir üniversite hâline geldik." dedi. Üniversitenin mühendislikten sağlığa ve sosyal bilimlere birçok alanda patentleri, buluşları ve akademik üretimiyle öne çıktığını vurguladı. KAPGEM’in ulusal basında geniş yer bulan başarılarını değerlendiren Kırışık, merkezin Türkiye’nin kamu politikalarına değerli katkılar sunduğunu ifade ederek "KAPGEM artık ulusal ve uluslararası ölçekte dikkat çeken bir düşünce kuruluşuna dönüşmüştür." dedi. KBÜ Kürsü’nün ise ülkenin önemli isimlerini üniversiteye taşıyarak hem uygulamanın bilimle birleşmesine hem de üniversitenin görünürlüğüne katkı sağladığını kaydetti. Kırışık, dünya çapında yaygınlık kazanan Sosyalfest’in 7 bin projeye ulaşmasının takdire değer bir başarı olduğunu belirterek festivalin hem Türkiye’de hem uluslararası alanda güçlü bir marka hâline geldiğini ifade etti. Senatoda ayrıca, bakanlık düzeyinde takdir gören KBÜ Sıfır Atık Yönetim Sistemi, Kasım ayında yürütülen üniversite-sanayi iş birlikleri ve endüstriyel tasarım projeleri ile tez yazım atölyelerinin yüksek izlenme oranları da değerlendirildi. Rektör Kırışık, değerlendirmesini "Gençliğin enerjisini bilimle buluşturan bir üniversiteyiz ve bunda çok başarılıyız." sözleriyle tamamladı.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi, UI GreenMetric’te son 5 yılda 174 basamak yükseldi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:24 Hasan Kalyoncu Üniversitesi, UI GreenMetric’te son 5 yılda 174 basamak yükseldi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), üniversite kampüslerindeki sürdürülebilirlik uygulamalarının ve yeşil kampüs göstergelerinin değerlendirildiği uluslararası UI GreenMetric 2025 sıralamasında 8 bin 150 puanla büyük başarı göstererek dünya 201’incisi oldu. Son 5 yılda 174 sıra birden yükselen HKÜ, Türkiye’de 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında 5’inci sıraya yerleşti. Her yıl dünyanın seçkin üniversitelerini binalar ve altyapı, atık yönetimi, enerji ve iklim değişikliği, su yönetimi, ulaşım ve eğitim olmak üzere altı alanda değerlendiren UI GreenMetric, yükseköğretim kurumlarını her kategori için ayrı ayrı puanlayarak uluslararası bir performans tablosu sunuyor. 2025 değerlendirmesinde HKÜ; Binalar ve Altyapı kategorisinde bin 325, Enerji ve İklim kategorisinde bin 675, Atık Yönetimi kategorisinde bin 425, Su Yönetimi kategorisinde 750, Ulaşım Hizmetleri Yönetimi kategorisinde bin 575 ve Araştırma ve Eğitim kategorisinde bin 400 puan olmak üzere toplam 8 bin 150 puan elde etti. HKÜ böylece dünyanın bin 745 yeşil ve çevreci üniversitesi arasında 201’inci, Türkiye’den katılan üniversiteler arasında 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında ise 5’inci sırada yer alarak bu alandaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. "Gelecek yıl hedefimiz dünyada ilk 150 üniversite arasına girmek" HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, sıralamadaki başarıyla ilgili şu değerlendirmede bulunarak, "UI GreenMetric’e ilk kez 2021’de katıldığımızda dünya üniversiteleri arasında 375’inci sıradaydık. Bugün ise dünyada 201. sırada yer almak, sürdürülebilirlik alanındaki tüm çalışmalarımızın uluslararası arenada tescil edildiğinin açık bir göstergesidir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız sayesinde kampüsümüzün enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini güneş enerjisinden karşılıyoruz. Çatılarımıza yerli üretim güneş panelleri kurarak kurulu gücümüzü 2,3 megavata çıkardık. Sıfır Atık belgesi almamız, kampüs genelinde on bine yakın fidan dikmemiz, bisiklet yolları ve yağmur suyu toplama sistemleri oluşturmamız çevreye duyarlı yaklaşımımızın somut örnekleridir. Eğitim ve araştırma faaliyetlerimizde sürdürülebilirliği merkeze alıyor, öğrencilerimizi bu bilinçle yetiştiriyoruz. Türkiye’de 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında ise 5’inci sırada yer almamız HKÜ’nün yalnızca bölgesel bir aktör değil, küresel ölçekte bir üniversite olduğunu göstermektedir. Hedefimiz; aynı kararlılıkla ilerleyerek, gelecek yıl UI GreenMetric dünya sıralamasında ilk 150 üniversite arasına girmek ve çevresel sorumluluğu gelecek nesillere güçlü bir miras olarak bırakmaktır. Emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Yeni nesil yazmakta zorlanıyor
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:21 Yeni nesil yazmakta zorlanıyor Çeşitli etkenler çocuklarda yazı bozukluğuna sebep olurken, yeni nesil yazmakta zorlanıyor. Yazı yazmanın, parmaklarda ve bileklerde küçük ve hassas kas hareketleri gibi ince motor becerisi gerektirdiğini belirten uzmanlar, küçük yaştan itibaren devamlı ekranla haşır neşir olan çocuklarda ince motor becerisi gelişmediği için zamanla çocukların yazı yazmakta zorluk çekebileceğini ve bunun da yazı bozukluğuna sebep olabileceğinin altını çiziyor. Çocukların yazı yazmakta güçlük çekmesinin ve yazı bozukluğunun altında çeşitli sebepler yatıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte gelen yenilikler de bu süreci etkiliyor. Ekranla devamlı haşır neşir olan çocuklarda ince motor becerisinin gelişmemesi, eğitim sistemindeki çoktan seçmeli testler, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, kısa mesajlar, emojiler, görseller, eğitimdeki doküman fazlalığı gibi çeşitli etkenler yazı yazmayı zorlaştırabiliyor ve yazı bozukluğuna sebep olabiliyor. "Mavi ekranlar çocuklarda devamlı orayla haşır neşir olduğundan dolayı yazı yazması için gerekli olan el, kol becerisi gelişmiyor." Yazı yazmanın insanların duygu, düşünce ve hissiyatını simgelerle aktarma biçimi olduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "İnsanlar yazı yazma sürecinde sahip olduğu duyguyu, düşünceyi, fikrini simgelerle ifade etmeye çalışır. Ama yazı yazma süreci fiziksel, duyusal ve zihinsel bir beceri de gerektirir. Bu beceriler çoğu zaman öğrenciye bir takım zorluklar da çektirebilir. Bu zorluklar zamanla öğrencinin bir yazı bozukluğuna sebep olabilir. Öğrencinin yazı bozukluğuna sebep olabilecek bir takım değişkenler var, etkenler var. Bunlardan birisi mavi ekranın etkisi diyorum ben buna. Yani çocuklar küçük yaştan itibaren mavi ekranla karşı karşıya. Bu mavi ekranlar çocuklarda devamlı orayla haşır neşir olduğundan dolayı yazı yazması için gerekli olan el, kol becerisi gelişmiyor. Bu zamanla gelişmediği için de bunlara ince motor becerisi diyoruz, ince motor becerisi gelişmediği için de zamanla çocuk yazı yazmakta bir zorluk çekebilir ve bu yazı bozukluğuna sebep olabilir. Diğeri kırmızı kalem etkisi. Yani çocuk yazı öğrenirken disiplinin çok hakim olduğu, kuralların hakim olduğu ve çocuğa sert değişiklikler yaptığımız zaman bu kırmızı kalem zihniyeti dediğimiz bir inanca sahip oluyor çocuklar. Bu da yazı yazmayla ilgili bir korkuyu ortaya çıkartabiliyor. Bu korku da zamanla bir yazı bozukluğuna sebep olabiliyor. Diğer bir olay ölçme değerlendirme. Yani bizim şu anda eğitim sistemimiz çoktan seçmeli test dediğimiz ölçme araçlarına dayalı bir şekilde gerçekleşiyor. Dersler işlenirken, öğrenme gerçekleşirken daha çok öğretmenler soru çözme üzerinden bunu gerçekleştiriyor. Bu soru çözme de okuma ve işaretleme becerisi gerektiriyor. Bu okuma ve işaretleme becerisi de zamanla çocuklarda bir yazı yazma isteksizliği oluşturabilir. Bu da yazı bozukluğuna sebep olabilir" dedi. "Kısa mesajlar, emojiler, görseller fiziksel bir şekilde yazı yazmayı daha eziyetli, zorlu bir süreç haline getirebilir" Yazı yazmanın aynı zamanda bir dikkat ve konsantrasyon işi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Şu anda okullara baktığımız zaman çocuklarımızda dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna sahip olan öğrencilerin oranı yüzde 11 civarında. Hatta pandemi döneminde ciddi bir artış meydana geldi. Öğretmenler çocukların dikkat süresinin kısaldığını dile getiriyor. Yazı yazmak da bir dikkat ve konsantrasyon gerektirdiği için bu dikkati ve konsantrasyonu gösteremeyen öğrencilerde bir yazı bozukluğu ortaya çıkabilir. Yine sosyal medya etkisi diyorum, sosyal medya da, yapay zeka da bizim yerimize yazı yazabiliyor. Yani daha çok kısa mesajlar, emojiler, görseller fiziksel bir şekilde yazı yazmayı daha eziyetli, zorlu bir süreç haline getirebilir. Zamanla da bu çocuklarda yazı bozukluğunu ortaya çıkarabilir. Diğer bir etki doküman fazlalığı. Aslında eğitimin tedarikçileri çok fazla. Yani yardımcı ders kitapları olsun, test kitapları olsun, ana ders kitapları olsun, fotokopiler olsun hatta akıllı defterler dediğimiz uygulamalar var. Aslında bu doküman fazlalığının içerisinde çocuklar yazı yazmaya fırsat bulamıyor. Bulamadığı zaman da bu yazı bozukluğu dediğimiz olay ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. "Yazı yazmak aynı zamanda stratejik bir olaydır" Yazı yazmanın çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Biz yazı yazarken beynimizin bazı bölgelerinde aktivite oluyor. Öğrenme dediğimiz şey aslında beyinde meydana gelen bir kimyasal değişimdir. Yani çocuk öğrenme sürecinde yazı da yazarsa hem beyni daha iyi gelişiyor hem de öğrenmesinin niteliğini de arttırıyor. Aynı zamanda yazı yazmak anlamlı öğrenmeyi de sağlıyor. Nedir anlamlı öğrenme? Çocuk yazı yazarken kendi kelimesini, kendi cümlesini kullanıyor. Çocuk geçmişte yani yeni gelen bilgiyi geçmişte gelen bilgilerle ilişkilendirdiği için anlamlı öğrenmeyi ve derin öğrenmeyi sağlayabiliyor. Yine araştırmalar şöyle diyor; yazı yazmak aynı zamanda hatırlamayı da sağlıyor. Bu hatırlama bilgiyi hatırlama, bilgiyi geri getirme, çocuklarda ciddi bir oranda akademik başarının artmasına da sebep olabiliyor. Yine yazı yazmak aynı zamanda stratejik bir olaydır. Yani çocuğun ders işlenirken stratejik bir şekilde notlar alması hem derse katılımını arttırıyor hem de çocuk ders sürecinde gelen bilgiyi, kavramları kendi cümlesiyle ifade ettiği, yazılı bir şekilde ifade ettiği için bu akademik başarıyı, öğrenme niteliğini de artırabiliyor. En son yazı yazmak fikri bir eylemdir. Çünkü biz düşüncelerimizle yazılı bir şekilde fikri, hayatımızı, düşüncemizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bu düşünceyi de beyni de geliştirebiliyor. Çocuklardaki tabletler, akıllı telefonlar bir şekilde gelen mesajları yani sesli mesajları kayıt altına alabiliyor. Bu kayıt altına alma zamanla çocuklarda yazı yazmaya karşı bir isteksizlik oluşturabiliyor. Hatta bu zamanla yazı bozukluğunu ortaya çıkartabiliyor" diye konuştu.
ERÜ’den Tarihi Başarı: UI Greenmetric 2025’te Türkiye 1.’si
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:30 ERÜ’den Tarihi Başarı: UI Greenmetric 2025’te Türkiye 1.’si Sürdürülebilirlik konularına dikkat çekmeyi ve küresel çevre bilincini artırmayı hedefleyen UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nın 2025 sonuçları açıklandı. Çevresel duyarlılık, enerji ve iklim değişikliği yönetimi, atık politikaları, ulaşım planlaması ve genel sürdürülebilirlik uygulamaları gibi kapsamlı ölçütlerle yapılan değerlendirme sonucunda Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Genç Üniversiteler ve Büyük Ölçekli Kampüsler Kategorilerinde Türkiye’de 1. olurken, Dünyanın en çevreci üniversiteleri arasında ise 66. sırada yer alarak önemli bir uluslararası başarıya imza attı. Dünya genelinde 1745 üniversitenin değerlendirildiği uluslararası sıralamada ERÜ, geçen yıla göre on dört basamaklık etkileyici bir yükseliş sergileyerek dünyada 66. sırada konumlanarak, uluslararası alanda dikkat çekici bir başarı ortaya koydu. Ayrıca, Türkiye’de sıralamaya dahil edilen 142 üniversite arasında 3. sırada yer alan ERÜ, ulusal ölçekte de öne çıkan bir başarı elde etti. Sıralama sisteminin, kampüs büyüklüğüne göre yaptığı değerlendirmede ERÜ, dünyada 32. sırada ve Türkiye üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı. Genç üniversiteler arasında üstün başarı ERÜ; sıralama sistemi tarafından oluşturulan ve 50 yaşın altındaki üniversitelerin değerlendirildiği ‘İlk 50 Genç Üniversite’ listesine girerek önemli bir başarı daha kaydetti. Bu sıralamada ERÜ, Dünyada 25. sırada ve Türkiye Üniversiteleri arasında 1. sırada yer aldı. Sıralamalardaki bu önemli başarıların yanı sıra, ERÜ puan bazında da dikkate değer bir yükseliş gösterdi. UI GreenMetric 2025 değerlendirmesinde toplam puan 8 bin 585’ten 8 bin 775’e çıkarılarak genel performansını belirgin şekilde güçlendirdi. Yapı ve Altyapı kategorisinde 1350’den 1400’e, Enerji ve İklim Değişikliği kategorisinde 1735’ten 1800’e, Atık kategorisinde 1425’ten 1450’ye, Su kategorisinde 800’den 837.5’e ve Ulaşım kategorisinde 1600’den 1625’e yükselen puanlar; ERÜ’nün çevre odaklı uygulamalarda sistemli, kararlı ve çok yönlü gelişimini açıkça ortaya koymakta.
Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğünden "Veli Buluşmaları" programı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:10 Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğünden "Veli Buluşmaları" programı Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Veli Buluşmaları" programının dördüncüsü gerçekleştirildi. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile TOBB Kütahya OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi velilerinin katılımıyla Beylerbeyi Konferans Salonundaki programa İl milli eğitim müdür yardımcıları, şube müdürleri, okul idarecileri, öğretmenler ve veliler katıldı. Toplantının açılış bölümünde, öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişiminde ailelerin aktif rolünün önemi vurgulandı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda, velilerin görüş ve önerilerinin eğitim süreçlerine değerli katkılar sunduğu ifade edildi. Programda velilere hitap eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, dijital dünyanın oluşturduğu risklere, aile ortamının çocukların karakter gelişimindeki belirleyici rolüne ve değer temelli eğitimin önemine dikkat çekti. Konuşmasında toplumun geleceğini şekillendirecek nesillerin yetişmesinde ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünü belirten İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz," Çocuklarımızı ekranlardaki sahte kahramanlardan, günübirlik artistlerden ve ahlaki çöküşün simgesi haline gelmiş sözde fenomenlerden uzaklaştırarak onları huzurlu aile ocaklarına, güven veren okullara ve değerlerimizi yaşayabilecekleri şehirlere hep birlikte kavuşturalım. Çocuklarımızı Anavatanına, yani anne yüreğine ve baba vakarına geri döndüreceğiz" dedi. "Gönül terbiyesi önemli" Programda yaptığı konuşmada gönül terbiyesinin önemini vurgu yapan Müdür Mustafa Yılmaz, "Gönül terbiyesi olmazsa akıl savrulur, nizam bozulur, birlik dağılır. Zamanı, aklı ve gönlü boş bırakamayız. Her bir çocuğumuzun yürüdüğü yolun doğruluğunu, kıblesinin belirginliğini ve hedefinin sağlamlığını ailelerimizle birlikte takip etmek zorundayız" ifadelerine yer verdi. Çocukların sadece bilgiyle değil, ahlak, edep, sorumluluk ve aidiyet şuuru ile yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Müdür Yılmaz, ailelerin çocuklarıyla istişare içinde olmalarının onların araştıran, düşünen, kendisini değerli hisseden bireyler olarak yetişmelerinde kritik bir etkisi olduğunu ifade etti. "Ahlaklı ve donanımlı bir nesil yetiştirmek en temel gayemizdir" Konuşmasında toplumsal değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması konusundaki kararlılığını dile getiren Yılmaz, hedeflenen gençlik profilini şu sözlerle tanımladı," Amacımız, ilimde, fende, teknolojide yetişmiş, alnı secdede, milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı; nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilen, fedakar, cefakar, eğitimli, donanımlı, dürüst ve ahlaklı gençler yetiştirmektir. Bu hedefe ailelerimizle omuz omuza çalışarak ulaşacağız" dedi. Programın sonunda, velilerin eğitim süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı istişare gerçekleştirildi. Veliler, bu buluşmaların aile-okul iletişimini güçlendirdiğini, çocukların gelişimi adına önemli bir rehberlik sunduğunu ifade ettiler. Veli buluşması programı, eğitimde birlik, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını pekiştiren verimli bir atmosferde tamamlandı.