EĞİTİM
ADÜ ’Engelsiz Üniversite Ödülleri 2025’e aday gösterildi 09 Nisan 2026 Perşembe - 12:50:59 Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda yürütülen "Engelsiz Üniversite Ödülleri 2025" kapsamında 3 ayrı kategoride aday gösterilirken, Rektör Prof. Dr. Bülent Kent; "Erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ), yükseköğretimde erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanında yürüttüğü çalışmalarla önemli bir başarıya imza attı. Üniversitenin farklı fakülteleri, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinasyonunda yürütülen "Engelsiz Üniversite Ödülleri 2025" kapsamında çeşitli kategorilerde ödüle aday gösterildi. ADÜ "Engelsiz Üniversite" vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği uygulamalar ve erişilebilirlik odaklı iyileştirmelerle söz konusu kategorilerde öne çıktı. Tıp Fakültesi, engelli bireylerin eğitim süreçlerine erişimini kolaylaştırmaya yönelik yaptığı düzenlemeler kapsamında "Eğitimde Erişim" kategorisinde "Yeşil Bayrak", "Sosyo-Kültürel Faaliyetlerde Erişim" kategorisinde ise "Mavi Bayrak" adayı oldu. Eğitim Fakültesi ise gerçekleştirdiği erişilebilirlik çalışmalarıyla "Eğitimde Erişim" kategorisinde "Yeşil Bayrak" adaylığı kazandı. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, gerçekleşen çalışmalarla yapılanların yalnızca bir adaylık süreci olmadığını, aynı zamanda üniversitenin kapsayıcı eğitim anlayışının somut bir göstergesi olduğunu ifade ederek; "Engelsiz üniversite çalışmaları kararlılıkla sürdürülecek. Tüm bireyler için erişilebilir ve kapsayıcı bir eğitim ortamı oluşturmak öncelikli hedefimiz. Erişilebilirlik ve kapsayıcılık alanındaki çalışmalarımızı aynı hassasiyet ve kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:49 Prof. Dr. Temel Kotil: "Çağınızı doğru anlamalı resmi doğru okumalısınız" BTÜ Konuşmaları’nın 58’inci bölümüne konuk olan Çalık Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, "Bilgiye erişimin bu denli kolay olduğu bir süreçte, önemli olan kendi çağınızı doğru anlamak, teknolojiyi etkin kullanmak ve resmi doğru okuyabilmektir" dedi. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 6’ncı sezon 58’nci bölüm konuğu, Türk havacılık ve savunma sanayiinin gelişiminde önemli katkıları bulunan Prof. Dr. Temel Kotil oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. "Gençlik ve Teknolojik İlerleme" başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Temel Kotil, mühendislikten yapay zekâya, küresel rekabetten organizasyonel dönüşüme kadar değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kotil, günümüz dünyasında bilgiye erişimin geçmişe kıyasla çok daha kolay olduğunu belirterek, asıl farkın bu bilgiyi doğru analiz edebilmek ve üretime dönüştürebilmek olduğunu vurguladı. "Teknolojiyi kullanmalı, resmi doğru okumalısınız" Dünyanın bilgiye erişim sayesinde ’düzleştiğini’ ifade eden Prof. Dr. Kotil, "Bilgiye kolay erişim çok değerli. Ancak önemli olan, bu çağı ne kadar anladığınız ve etrafınızda neler olup bittiğini ne kadar doğru okuyabildiğinizdir. Çağınızı yaşamalı ve anlamalısınız" dedi. Yapay zekâya da değinen Prof. Dr. Kotil, teknolojiyi kullanmanın ve resmi doğru okumanın önemine dikkat çekerek, "Yapay zekâ sizin bir atınızdır; onun sırtına binmeyi ve onu doğru kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Samimi olmalı ve gereğini yapmalısınız" Mühendislik bilgi birikiminin sahadaki uygulamayla birleştiğinde büyük başarılara dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Temel Kotil, büyümenin önemine dikkat çekerek, "Büyümek canlılık demektir; ‘ben varım’ demektir" dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık alanındaki hamlelere değinen Prof. Dr. Kotil, 5’nci nesil savaş uçağı KAAN üzerinden önemli mesajlar vererek, "KAAN’ı kim yaptı? Türkler yaptı, sizin gibi gençler yaptı. Bu proje 60 mühendisle başladı, bin 800 mühendise ulaştı. KAAN, yeni dünya üretim teknikleriyle geliştirilen ve dünyada en hızlı yapılan uçaklardan biri oldu. HÜRJET, GÖKBEY, ANKA ve ATAK bunları da biz yaptık. Siz de yapabilirsiniz. Yeter ki samimi olun ve gereğini yapın" diye konuştu. "Öğrenme arzusu en büyük sermayeniz" Organizasyon kültürü ve liderlik konularına da değinen Prof. Dr. Kotil, büyük projelerin büyük kararlar gerektirdiğini vurguladı. "Elinizdekilerin ne işe yaradığını bilirseniz sonuç alırsınız" diyen Prof. Dr. Temel Kotil, kurumların başarısında insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade etti. Merak duygusunun önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kotil, "Gençlik merak etmektir. Öğrenme arzusu insanın en büyük sermayesidir. Asla bu arzunu kaybetmeyin" dedi. Soru-cevap bölümü ile devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Çalık Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil’e plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
09 Nisan 2026 Perşembe - 12:35 Niğde’de hasta ve yaşlı bakımı kursu istihdama kapı açıyor Niğde Halk Eğitimi Merkezi tarafından açılan Hasta ve Yaşlı Öz Bakımına Destek Elemanı Kursu, meslek edinmek isteyen vatandaşlara hem eğitim hem de iş imkanı sunuyor. Ücretsiz olarak verilen kurs, katılımcıların kısa sürede meslek sahibi olmasına katkı sağlarken, nitelikli ara eleman ihtiyacına da cevap veriyor. Toplam 413 saat süren eğitim programında kursiyerlere hijyen, temel bakım, beslenme, hasta ile iletişim, etik kurallar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım konularında kapsamlı bilgiler aktarılıyor. Teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı derslerle desteklenen kurs sayesinde katılımcıların sahaya hazır şekilde mezun ediliyor. Kurs eğitmeni emekli anestezi teknisyeni Kamuran Yılmaz, eğitim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, kursun oldukça verimli geçtiğini belirterek, " İletişimden anatomiye, beslenmeden ilk yardıma kadar birçok başlığı detaylı şekilde işledik. Özellikle heimlich manevrası gibi hayati müdahaleleri uygulamalı olarak gösterdik. Yatan hasta ve yaşlı bakımına dair tüm süreçleri birebir uyguladık. Kursiyerlerimizin tamamı iş buldu. Kimi hastanede, kimi evde, kimi de bakım firmalarında çalışıyor. Hepsinin iş hayatına katılmış olması bizim için büyük mutluluk" dedi. Kursiyerlerden Nevin Arslan ise emeklilik sonrası katıldığı kursun hayatında yeni bir kapı açtığını ifade ederek, "Daha önce yaşlı bir komşuma bakıyordum. Bu kurs sayesinde eksiklerimi tamamladım. Şimdi yeniden bir hastaya bakıyorum ve bu benim için bir gelir kapısı oldu. Kendimi daha donanımlı hissediyorum" diye konuştu. Yurt dışında çalışma hedefiyle kursa katıldığını belirten Zehra Kahraman da eğitimin sadece mesleki değil kişisel gelişimine de katkı sağladığını vurguladı. Kahraman, "Bu kurs bize sabretmeyi, empati kurmayı ve insanlara daha faydalı olmayı öğretti. Kendimize olan güvenimiz arttı" ifadelerini kullandı. Uzun yıllardır hasta bakımıyla ilgilendiğini söyleyen Nur Can ise kurs sayesinde mesleğini daha bilinçli şekilde yapmaya başladığını dile getirerek, "Daha önce birçok şeyi bildiğimi sanıyordum ama aslında eksiklerim varmış. Burada doğru yöntemleri öğrendim, artık işimi daha profesyonel yapıyorum" dedi. İki üniversite mezunu olduğunu belirten Selçuk Ergun da özellikle yurt dışında bu alana olan talebin kendisini kursa yönlendirdiğini ifade ederek, aldığı eğitimin kendisi için oldukça verimli geçtiğini söyledi. Kursiyerlerden Gül Yılmaz ise halk eğitim kurslarının sosyal ve kişisel gelişimine katkı sağladığını belirterek, "Hem yeni dostluklar edindim hem de kendimi geliştirdim. Çocuklarıma örnek olmak için çabalıyorum" ifadelerini kullandı.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi, UI GreenMetric’te son 5 yılda 174 basamak yükseldi
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:24 Hasan Kalyoncu Üniversitesi, UI GreenMetric’te son 5 yılda 174 basamak yükseldi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), üniversite kampüslerindeki sürdürülebilirlik uygulamalarının ve yeşil kampüs göstergelerinin değerlendirildiği uluslararası UI GreenMetric 2025 sıralamasında 8 bin 150 puanla büyük başarı göstererek dünya 201’incisi oldu. Son 5 yılda 174 sıra birden yükselen HKÜ, Türkiye’de 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında 5’inci sıraya yerleşti. Her yıl dünyanın seçkin üniversitelerini binalar ve altyapı, atık yönetimi, enerji ve iklim değişikliği, su yönetimi, ulaşım ve eğitim olmak üzere altı alanda değerlendiren UI GreenMetric, yükseköğretim kurumlarını her kategori için ayrı ayrı puanlayarak uluslararası bir performans tablosu sunuyor. 2025 değerlendirmesinde HKÜ; Binalar ve Altyapı kategorisinde bin 325, Enerji ve İklim kategorisinde bin 675, Atık Yönetimi kategorisinde bin 425, Su Yönetimi kategorisinde 750, Ulaşım Hizmetleri Yönetimi kategorisinde bin 575 ve Araştırma ve Eğitim kategorisinde bin 400 puan olmak üzere toplam 8 bin 150 puan elde etti. HKÜ böylece dünyanın bin 745 yeşil ve çevreci üniversitesi arasında 201’inci, Türkiye’den katılan üniversiteler arasında 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında ise 5’inci sırada yer alarak bu alandaki iddiasını bir kez daha ortaya koydu. "Gelecek yıl hedefimiz dünyada ilk 150 üniversite arasına girmek" HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, sıralamadaki başarıyla ilgili şu değerlendirmede bulunarak, "UI GreenMetric’e ilk kez 2021’de katıldığımızda dünya üniversiteleri arasında 375’inci sıradaydık. Bugün ise dünyada 201. sırada yer almak, sürdürülebilirlik alanındaki tüm çalışmalarımızın uluslararası arenada tescil edildiğinin açık bir göstergesidir. Yenilenebilir enerji yatırımlarımız sayesinde kampüsümüzün enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 70’ini güneş enerjisinden karşılıyoruz. Çatılarımıza yerli üretim güneş panelleri kurarak kurulu gücümüzü 2,3 megavata çıkardık. Sıfır Atık belgesi almamız, kampüs genelinde on bine yakın fidan dikmemiz, bisiklet yolları ve yağmur suyu toplama sistemleri oluşturmamız çevreye duyarlı yaklaşımımızın somut örnekleridir. Eğitim ve araştırma faaliyetlerimizde sürdürülebilirliği merkeze alıyor, öğrencilerimizi bu bilinçle yetiştiriyoruz. Türkiye’de 23’üncü, vakıf üniversiteleri arasında ise 5’inci sırada yer almamız HKÜ’nün yalnızca bölgesel bir aktör değil, küresel ölçekte bir üniversite olduğunu göstermektedir. Hedefimiz; aynı kararlılıkla ilerleyerek, gelecek yıl UI GreenMetric dünya sıralamasında ilk 150 üniversite arasına girmek ve çevresel sorumluluğu gelecek nesillere güçlü bir miras olarak bırakmaktır. Emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Yeni nesil yazmakta zorlanıyor
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:21 Yeni nesil yazmakta zorlanıyor Çeşitli etkenler çocuklarda yazı bozukluğuna sebep olurken, yeni nesil yazmakta zorlanıyor. Yazı yazmanın, parmaklarda ve bileklerde küçük ve hassas kas hareketleri gibi ince motor becerisi gerektirdiğini belirten uzmanlar, küçük yaştan itibaren devamlı ekranla haşır neşir olan çocuklarda ince motor becerisi gelişmediği için zamanla çocukların yazı yazmakta zorluk çekebileceğini ve bunun da yazı bozukluğuna sebep olabileceğinin altını çiziyor. Çocukların yazı yazmakta güçlük çekmesinin ve yazı bozukluğunun altında çeşitli sebepler yatıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte gelen yenilikler de bu süreci etkiliyor. Ekranla devamlı haşır neşir olan çocuklarda ince motor becerisinin gelişmemesi, eğitim sistemindeki çoktan seçmeli testler, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, kısa mesajlar, emojiler, görseller, eğitimdeki doküman fazlalığı gibi çeşitli etkenler yazı yazmayı zorlaştırabiliyor ve yazı bozukluğuna sebep olabiliyor. "Mavi ekranlar çocuklarda devamlı orayla haşır neşir olduğundan dolayı yazı yazması için gerekli olan el, kol becerisi gelişmiyor." Yazı yazmanın insanların duygu, düşünce ve hissiyatını simgelerle aktarma biçimi olduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "İnsanlar yazı yazma sürecinde sahip olduğu duyguyu, düşünceyi, fikrini simgelerle ifade etmeye çalışır. Ama yazı yazma süreci fiziksel, duyusal ve zihinsel bir beceri de gerektirir. Bu beceriler çoğu zaman öğrenciye bir takım zorluklar da çektirebilir. Bu zorluklar zamanla öğrencinin bir yazı bozukluğuna sebep olabilir. Öğrencinin yazı bozukluğuna sebep olabilecek bir takım değişkenler var, etkenler var. Bunlardan birisi mavi ekranın etkisi diyorum ben buna. Yani çocuklar küçük yaştan itibaren mavi ekranla karşı karşıya. Bu mavi ekranlar çocuklarda devamlı orayla haşır neşir olduğundan dolayı yazı yazması için gerekli olan el, kol becerisi gelişmiyor. Bu zamanla gelişmediği için de bunlara ince motor becerisi diyoruz, ince motor becerisi gelişmediği için de zamanla çocuk yazı yazmakta bir zorluk çekebilir ve bu yazı bozukluğuna sebep olabilir. Diğeri kırmızı kalem etkisi. Yani çocuk yazı öğrenirken disiplinin çok hakim olduğu, kuralların hakim olduğu ve çocuğa sert değişiklikler yaptığımız zaman bu kırmızı kalem zihniyeti dediğimiz bir inanca sahip oluyor çocuklar. Bu da yazı yazmayla ilgili bir korkuyu ortaya çıkartabiliyor. Bu korku da zamanla bir yazı bozukluğuna sebep olabiliyor. Diğer bir olay ölçme değerlendirme. Yani bizim şu anda eğitim sistemimiz çoktan seçmeli test dediğimiz ölçme araçlarına dayalı bir şekilde gerçekleşiyor. Dersler işlenirken, öğrenme gerçekleşirken daha çok öğretmenler soru çözme üzerinden bunu gerçekleştiriyor. Bu soru çözme de okuma ve işaretleme becerisi gerektiriyor. Bu okuma ve işaretleme becerisi de zamanla çocuklarda bir yazı yazma isteksizliği oluşturabilir. Bu da yazı bozukluğuna sebep olabilir" dedi. "Kısa mesajlar, emojiler, görseller fiziksel bir şekilde yazı yazmayı daha eziyetli, zorlu bir süreç haline getirebilir" Yazı yazmanın aynı zamanda bir dikkat ve konsantrasyon işi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Şu anda okullara baktığımız zaman çocuklarımızda dikkat ve konsantrasyon bozukluğuna sahip olan öğrencilerin oranı yüzde 11 civarında. Hatta pandemi döneminde ciddi bir artış meydana geldi. Öğretmenler çocukların dikkat süresinin kısaldığını dile getiriyor. Yazı yazmak da bir dikkat ve konsantrasyon gerektirdiği için bu dikkati ve konsantrasyonu gösteremeyen öğrencilerde bir yazı bozukluğu ortaya çıkabilir. Yine sosyal medya etkisi diyorum, sosyal medya da, yapay zeka da bizim yerimize yazı yazabiliyor. Yani daha çok kısa mesajlar, emojiler, görseller fiziksel bir şekilde yazı yazmayı daha eziyetli, zorlu bir süreç haline getirebilir. Zamanla da bu çocuklarda yazı bozukluğunu ortaya çıkarabilir. Diğer bir etki doküman fazlalığı. Aslında eğitimin tedarikçileri çok fazla. Yani yardımcı ders kitapları olsun, test kitapları olsun, ana ders kitapları olsun, fotokopiler olsun hatta akıllı defterler dediğimiz uygulamalar var. Aslında bu doküman fazlalığının içerisinde çocuklar yazı yazmaya fırsat bulamıyor. Bulamadığı zaman da bu yazı bozukluğu dediğimiz olay ortaya çıkabiliyor" ifadelerini kullandı. "Yazı yazmak aynı zamanda stratejik bir olaydır" Yazı yazmanın çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Biz yazı yazarken beynimizin bazı bölgelerinde aktivite oluyor. Öğrenme dediğimiz şey aslında beyinde meydana gelen bir kimyasal değişimdir. Yani çocuk öğrenme sürecinde yazı da yazarsa hem beyni daha iyi gelişiyor hem de öğrenmesinin niteliğini de arttırıyor. Aynı zamanda yazı yazmak anlamlı öğrenmeyi de sağlıyor. Nedir anlamlı öğrenme? Çocuk yazı yazarken kendi kelimesini, kendi cümlesini kullanıyor. Çocuk geçmişte yani yeni gelen bilgiyi geçmişte gelen bilgilerle ilişkilendirdiği için anlamlı öğrenmeyi ve derin öğrenmeyi sağlayabiliyor. Yine araştırmalar şöyle diyor; yazı yazmak aynı zamanda hatırlamayı da sağlıyor. Bu hatırlama bilgiyi hatırlama, bilgiyi geri getirme, çocuklarda ciddi bir oranda akademik başarının artmasına da sebep olabiliyor. Yine yazı yazmak aynı zamanda stratejik bir olaydır. Yani çocuğun ders işlenirken stratejik bir şekilde notlar alması hem derse katılımını arttırıyor hem de çocuk ders sürecinde gelen bilgiyi, kavramları kendi cümlesiyle ifade ettiği, yazılı bir şekilde ifade ettiği için bu akademik başarıyı, öğrenme niteliğini de artırabiliyor. En son yazı yazmak fikri bir eylemdir. Çünkü biz düşüncelerimizle yazılı bir şekilde fikri, hayatımızı, düşüncemizi ifade etmeye çalışıyoruz. Bu düşünceyi de beyni de geliştirebiliyor. Çocuklardaki tabletler, akıllı telefonlar bir şekilde gelen mesajları yani sesli mesajları kayıt altına alabiliyor. Bu kayıt altına alma zamanla çocuklarda yazı yazmaya karşı bir isteksizlik oluşturabiliyor. Hatta bu zamanla yazı bozukluğunu ortaya çıkartabiliyor" diye konuştu.
ERÜ’den Tarihi Başarı: UI Greenmetric 2025’te Türkiye 1.’si
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:30 ERÜ’den Tarihi Başarı: UI Greenmetric 2025’te Türkiye 1.’si Sürdürülebilirlik konularına dikkat çekmeyi ve küresel çevre bilincini artırmayı hedefleyen UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nın 2025 sonuçları açıklandı. Çevresel duyarlılık, enerji ve iklim değişikliği yönetimi, atık politikaları, ulaşım planlaması ve genel sürdürülebilirlik uygulamaları gibi kapsamlı ölçütlerle yapılan değerlendirme sonucunda Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Genç Üniversiteler ve Büyük Ölçekli Kampüsler Kategorilerinde Türkiye’de 1. olurken, Dünyanın en çevreci üniversiteleri arasında ise 66. sırada yer alarak önemli bir uluslararası başarıya imza attı. Dünya genelinde 1745 üniversitenin değerlendirildiği uluslararası sıralamada ERÜ, geçen yıla göre on dört basamaklık etkileyici bir yükseliş sergileyerek dünyada 66. sırada konumlanarak, uluslararası alanda dikkat çekici bir başarı ortaya koydu. Ayrıca, Türkiye’de sıralamaya dahil edilen 142 üniversite arasında 3. sırada yer alan ERÜ, ulusal ölçekte de öne çıkan bir başarı elde etti. Sıralama sisteminin, kampüs büyüklüğüne göre yaptığı değerlendirmede ERÜ, dünyada 32. sırada ve Türkiye üniversiteleri arasında ise 1. sırada yer aldı. Genç üniversiteler arasında üstün başarı ERÜ; sıralama sistemi tarafından oluşturulan ve 50 yaşın altındaki üniversitelerin değerlendirildiği ‘İlk 50 Genç Üniversite’ listesine girerek önemli bir başarı daha kaydetti. Bu sıralamada ERÜ, Dünyada 25. sırada ve Türkiye Üniversiteleri arasında 1. sırada yer aldı. Sıralamalardaki bu önemli başarıların yanı sıra, ERÜ puan bazında da dikkate değer bir yükseliş gösterdi. UI GreenMetric 2025 değerlendirmesinde toplam puan 8 bin 585’ten 8 bin 775’e çıkarılarak genel performansını belirgin şekilde güçlendirdi. Yapı ve Altyapı kategorisinde 1350’den 1400’e, Enerji ve İklim Değişikliği kategorisinde 1735’ten 1800’e, Atık kategorisinde 1425’ten 1450’ye, Su kategorisinde 800’den 837.5’e ve Ulaşım kategorisinde 1600’den 1625’e yükselen puanlar; ERÜ’nün çevre odaklı uygulamalarda sistemli, kararlı ve çok yönlü gelişimini açıkça ortaya koymakta.
Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğünden "Veli Buluşmaları" programı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:10 Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğünden "Veli Buluşmaları" programı Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "Veli Buluşmaları" programının dördüncüsü gerçekleştirildi. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile TOBB Kütahya OSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi velilerinin katılımıyla Beylerbeyi Konferans Salonundaki programa İl milli eğitim müdür yardımcıları, şube müdürleri, okul idarecileri, öğretmenler ve veliler katıldı. Toplantının açılış bölümünde, öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişiminde ailelerin aktif rolünün önemi vurgulandı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalarda, velilerin görüş ve önerilerinin eğitim süreçlerine değerli katkılar sunduğu ifade edildi. Programda velilere hitap eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, dijital dünyanın oluşturduğu risklere, aile ortamının çocukların karakter gelişimindeki belirleyici rolüne ve değer temelli eğitimin önemine dikkat çekti. Konuşmasında toplumun geleceğini şekillendirecek nesillerin yetişmesinde ebeveynlere büyük sorumluluk düştüğünü belirten İl Millî Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz," Çocuklarımızı ekranlardaki sahte kahramanlardan, günübirlik artistlerden ve ahlaki çöküşün simgesi haline gelmiş sözde fenomenlerden uzaklaştırarak onları huzurlu aile ocaklarına, güven veren okullara ve değerlerimizi yaşayabilecekleri şehirlere hep birlikte kavuşturalım. Çocuklarımızı Anavatanına, yani anne yüreğine ve baba vakarına geri döndüreceğiz" dedi. "Gönül terbiyesi önemli" Programda yaptığı konuşmada gönül terbiyesinin önemini vurgu yapan Müdür Mustafa Yılmaz, "Gönül terbiyesi olmazsa akıl savrulur, nizam bozulur, birlik dağılır. Zamanı, aklı ve gönlü boş bırakamayız. Her bir çocuğumuzun yürüdüğü yolun doğruluğunu, kıblesinin belirginliğini ve hedefinin sağlamlığını ailelerimizle birlikte takip etmek zorundayız" ifadelerine yer verdi. Çocukların sadece bilgiyle değil, ahlak, edep, sorumluluk ve aidiyet şuuru ile yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Müdür Yılmaz, ailelerin çocuklarıyla istişare içinde olmalarının onların araştıran, düşünen, kendisini değerli hisseden bireyler olarak yetişmelerinde kritik bir etkisi olduğunu ifade etti. "Ahlaklı ve donanımlı bir nesil yetiştirmek en temel gayemizdir" Konuşmasında toplumsal değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması konusundaki kararlılığını dile getiren Yılmaz, hedeflenen gençlik profilini şu sözlerle tanımladı," Amacımız, ilimde, fende, teknolojide yetişmiş, alnı secdede, milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı; nereden geldiğini ve nereye gideceğini bilen, fedakar, cefakar, eğitimli, donanımlı, dürüst ve ahlaklı gençler yetiştirmektir. Bu hedefe ailelerimizle omuz omuza çalışarak ulaşacağız" dedi. Programın sonunda, velilerin eğitim süreçlerine ilişkin görüş ve değerlendirmeleri alınarak karşılıklı istişare gerçekleştirildi. Veliler, bu buluşmaların aile-okul iletişimini güçlendirdiğini, çocukların gelişimi adına önemli bir rehberlik sunduğunu ifade ettiler. Veli buluşması programı, eğitimde birlik, iş birliği ve ortak sorumluluk anlayışını pekiştiren verimli bir atmosferde tamamlandı.
Düzce Üniversitesi dünyada 100 basamak yükselerek büyük bir başarıya imza attı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:58 Düzce Üniversitesi dünyada 100 basamak yükselerek büyük bir başarıya imza attı Endonezya Üniversitesi tarafından yayınlanan "UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri 2025" sıralamasında, 100 basamak birden yükselerek 285. sıradan 185. sıraya yerleşen Düzce Üniversitesi, dünyada ses getiren büyük bir başarıya imza attı. Bu yıl 105 ülkeden bin 745 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada Düzce Üniversitesi, geçtiğimiz yıla göre 100 basamak gibi büyük bir sıçrayış gerçekleştirerek yine dikkat çekici bir başarının mimarı oldu. Dünyadaki üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik performansının değerlendirildiği sıralamada, başarı grafiğini her yıl yükselten Düzce Üniversitesi, Türkiye’deki 139 katılımcı üniversite sıralamasında ise geçtiğimiz yıl 25. sırada yer alırken, bu yıl 21. sıraya yükselerek ulusal ölçekte de güçlü bir ivme yakaladı. Devlet üniversiteleri dikkate alındığında ise Düzce Üniversitesi 17. sırada yer alarak kamu üniversiteleri arasında da öne çıkan bir başarı sergiledi. Düzce Üniversitesi, Avrupa’daki üniversiteler içinde de güçlü bir konum elde ederek yükseliş trendini sürdürdü. 2010 yılından itibaren çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmaların değerlendirildiği dünyanın en prestijli uluslararası sıralama sistemlerinden biri olan UI GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralamaları, üniversiteleri 69 gösterge ve 6 ana kriter üzerinden inceliyor. Düzce Üniversitesi altın kümede yer aldı Bu yılki değerlendirmelerde Düzce Üniversitesi, enerji verimliliğinden atık yönetimine, eğitim–araştırma faaliyetlerinden su ve ulaşım kriterlerine kadar birçok başlıkta güçlü performans göstererek Altın Küme içinde yer alma başarısı elde etti. Altın–Gümüş–Bronz kategorileri arasında en üst seviyede yer almak, Düzce Üniversitesi’nin sürdürülebilirlik kararlılığını uluslararası düzeyde bir kez daha tescilledi. İklim, su ve ulaşım kriterleri ön planda Düzce Üniversitesi’nin bu yıl elde ettiği büyük sıçramada özellikle "Enerji ve İklim Değişikliği, Su Yönetimi ve Ulaşım" kriterleri belirleyici oldu. Bu üç alanda gösterilen yüksek performans, Düzce Üniversitesi’ni hem ulusal hem uluslararası sıralamalarda kayda değer şekilde yukarı taşıdı. UI GreenMetric 2025 sonuçlarına göre Düzce Üniversitesi 8225 puan ile sürdürülebilirlik alanında güçlü bir performans ortaya koydu. Düzce Üniversitesi alt kriterler olan; Altyapıda 1325, Enerji ve İklim Değişikliğinde 1725, Atık Yönetiminde 1275, Su Yönetiminde 750, Ulaşımda 1562.5, Eğitim ve Araştırmada 1587.5 puan aldı. Ulusal ve uluslararası alanda yükselen bir başarı grafiği Bu başarı, Düzce Üniversitesi’nin yalnızca akademik faaliyetleriyle değil; çevreye duyarlı politikaları, enerji verimliliği uygulamaları, su tasarrufu ve sürdürülebilir kampüs yaklaşımıyla da fark oluşturduğunu kanıtlamış oldu.
Onyedi Eylül Üniversitesi’nde çorba dağıtımı durduruldu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:24 Onyedi Eylül Üniversitesi’nde çorba dağıtımı durduruldu Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi kampüsünde Bandırma Belediyesi tarafından yıllardır sürdürülen sabah çorbası ikramının üniversite yönetimi tarafından durdurulduğu bildirildi. Öğrencilerin sabah derslerine aç girmesini engellemek amacıyla yapılan ücretsiz çorba dağıtımının kaldırılması tepkilere neden oldu. Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza, Genel İş Sendikasına üye kadın emekçilerin katıldığı fidan dikim etkinliğinde basın mensuplarının Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi kampüsündeki çorba dağıtımının durdurulmasına ilişkin soruları üzerine, "Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinin tutumunu anlamakta zorluk çekiyorum. Üniversite öğrencilerinin karşı karşıya bulunduğu yemek sorununa çözüm adına üniversitede sabah saatlerinde çorba dağıtımı yapıyorduk. Nedense öğrencilerin takdirle karşıladığı çorba ikramımız üniversite yönetimini rahatsız etmiş. Rektör yardımcılarımızdan biri telefon ederek çorba stantlarımızın kaldırılmasını istedi. Bandırma Belediyesinin ismini ve logosunu görmek istemiyorlarmış. Bu kararla öğrencileri cezalandırıyorlar. Bandırma Belediyesi olarak üzgünüz. Öğrencilerin çorba içerek derse girmelerini bile çok gördüler" dedi. Üniversite yönetimi ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Kurumsal İletişim Koordinatörü Muhammet Yörübülut ise gazetecilerin konuyla ilgili sorularını yanıtsız bıraktı. Üniversitenin sessizliği sürerken, öğrenciler hizmetin yeniden başlamasını talep ediyor. Öte yandan, belediyenin tamamen kendi bütçesiyle kampüs içine yapması planlanan afet koordinasyon merkezi projesinin de üniversite yönetimi tarafından iptal edildiği öğrenildi.