EĞİTİM
Bakan Tekin: "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik" 07 Nisan 2026 Salı - 18:30:53 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gaziantep’te cemevini ziyaret ederek Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret sırasında konuşan Bakan Tekin, "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik. Dede ve zakir eğitimi konusunda sorunları aşmak üzere modüller tanımladık" dedi. Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şahinbey ilçesine bağlı kırsal Killik Mahallesi Cemevi’ni ziyaret ederek Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Yusuf Tekin’e Vali Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile kent protokolü de eşlik etti. Ziyaret sırasında konuşan Bakan Tekin, milli birlik ve beraberlik için bakanlık olarak her adımı atmaya devam edeceklerini söyledi. "Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli işlevi toplumda birliği, beraberliği, millet olma bilincini bilen bir kuşak yetiştirmek" Ziyaret sırasında konuşan Bakan Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli işlevinin toplumda birliği, beraberliği, millet olma bilincini, tarihimize, kültürümüze, geleneklerimize, birlikte yaşama arzumuza, medeniyetimize sahip çıkan, çıkması gereken, bunu korumayı kendisine ödev bilen bir kuşak yetiştirmek, bizim asli işlevimiz diye yaklaştık hep. Başladığım günden beri de böyle devam ediyorum. Attığımız her adım, yaptığımız her şey bu coğrafyayı bize vatan kılan büyüklerimize, atalarımıza, dedelerimize, şehitlerimize, gazilerimize ve onların bize bıraktığı birikime sahip çıkma duyarlılığıyla hareket ettik. Müfredatımızı revize ederken bu parametreden hareket ettik. Dedik ki dünya insani değerlerin hiçe sayıldığı, çatışmanın insanları yönetmek için, fitne ve fesadın insanları bölmek için, bölüp rahat yönetebilmek için bir metot olarak kullanıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bizim coğrafyamız ise bütün emperyal güçlerin ağzının suyunu akıtarak baktığı, imrendiği bir coğrafya. Bu coğrafyanın biraz önce söylediğim değerlere göre aynı hassasiyetlerle korunabilmesi için bizim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşlik hukukumuzu devam ettirecek şeyler, bütün dünyaya meydan okuyacak tarzda adımlar atmamız gerekir" dedi. "Kardeşlik iklimini yeniden egemen kılmak için artık hiçbir bahanemiz kalmadı" Bakan Yusuf Tekin, "Türkiye’de yeniden kardeşlik iklimini tesis edecek, milli birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirecek ne kadar adım varsa atılması gereken, atmaya çaba sarf ettik. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki riyasetinde çok önemli adımlar attık. Bilhassa bu süreçte Cumhur İttifakı’nın büyük önderi, büyük ortağı Doktor Devlet Bahçeli’nin de katkısıyla beraber süreç farklı bir noktaya evrildi. Şu an Türkiye’de artık biz yürütme gücünü temsil eden kişilerin arkasına aldığı bu güçlü siyasi iradeyle beraber bu kardeşliği tesis etmesi için, kardeşlik iklimini yeniden egemen kılması için artık hiçbir bahanemiz kalmadı. Biz de bu realiteden hareketle hareket ediyoruz ve Anadolu’da gittiğimiz her yerde bu bayrağın altında yaşamaktan onur duyan, bu bayrağın üstümüzde dalgalanmasından gurur duyan herkesle bu bayrağın ilelebet dalgalanması için birlikte çalışacağımızı, sorunlarımızı beraber aşacağımızı deklare eden çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda 2022 yılında atılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Cem Evi Kültür Başkanlığı bu anlamda çok önemli bir adım" ifadelerine yer verdi. "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik" Bakanlık olarak çocukların dini inançlarını öğrenebilecekleri dersleri yeni müfredata eklediklerini söyleyen Bakan Tekin, "Geçen cumartesi günü İstanbul’da bir grup dedeyle sohbetimiz vardı. Ben ’son 100 yıl içinde atılmış en önemli adımlardan bir tanesi’ dedim. O da düzeltti. Dedi ki ’500 yıl içinde atılmış en önemli adım.’ Bu adımın içini dolduracak işleri yapmak bize düşer. Milli Eğitim Bakanı bir kardeşiniz olarak, bu coğrafyanın yetiştirdiği bir kardeşiniz olarak, bu coğrafyada milli birlik ve beraberliği güçlendirmenin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun farkında olan bir kardeşiniz olarak biz de Milli Eğitim Bakanlığı adına bu süreçte yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Bu arada Erdal beye teşekkür ederim. Bu süreci başından beri çok sağlıklı bir şekilde koordine ediyor. Biz Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yapabileceğimiz şeyleri sıraladık. Bundan yaklaşık iki yıl önce ’Anadolu İrfanının Eğitime Katkıları’ başlığıyla başlattığımız çalışmayla önce programlarımız, yani okul müfredatımız içerisinde bu anlamda bu milli birlik ve beraberliğimize zarar verdiğini düşündüğümüz ifadeleri ayıkladık, yeni hususlar ekledik. Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik. Bunu yaparken de çocuklarımızın mahremiyetine, çocuklarımızın bu anlamdaki hassasiyetine azami derece dikkat gösterdik. Kimseyi deşifre etmek, kimseyi söylemek istemediği, açıklamak istemediği bir kişisel inancını açığa çıkarmak gibi bir durumla karşı karşıya bırakmadan hassas bir biçimde yürüttük. Yürütmeye de devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Dede ve zakir eğitimi konusunda sorunları aşmak üzere modüller tanımladık" Dede ve zakir eğitimi için bakanlık olarak çalışmalar yaptıklarını söyleyen Bakan Tekin, "Şimdi son günlerde üzerinde odaklandığımız bir diğer konu Türkiye’de özellikle dede ve zakir eğitimi konusunda yaşadığımız sorunları aşmak üzere Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüz üzerinden modüller tanımladık. Onları da inşallah yakın bir zamanda süreci tamamlayıp kamuoyuyla paylaşmış olacağız. Ben mevzuya şöyle bakıyorum. Veysel birlik şiirine başlarken ’Allah birdir, Peygamber hak’ diye başlıyor ve bitirirken de diyor ki ’Alevi Sünni’lik nedir, menfaattir varvarası’. Ben böyle bakıyorum. Aramıza ayrılık ve nifak tohumu sokan kişilerin, bu konuları siyasi çıkarlarına alet edinmek isteyen insanların için aramıza bu nifak tohumlarını sokup, bu nifaklardan beslenen bir kitlenin olduğunu Türkiye’de hep beraber farkındayız. Ve ben bir kardeşiniz olarak samimiyetle, bir Müslümana yakışır bir biçimde, bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yakışır bir biçimde, ayrım gözetmeksizin bütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının ihtiyaçlarını giderecek çözümler üretmeyi, milli birliğimizi güçlendirecek, pekiştirecek adımlar atmayı bir görev olarak görüyorum ve böyle davranıyorum. Bunun bütün siyasi münazaaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Böyle de yürümeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ve Bahçeli’nin bizi bu konuda bize yönelik destekleri bizi çok cesaretlendiriyor. Ben şuna inanıyorum. Bizim inanç merkezlerimiz, ibadet alanlarımız, bizi millet olarak bir arada tutan, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendiren mekânlar. Hep beraber buna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Birlik ve beraberlik iklimini pekiştirecek adımları atmak için buradayız" Ziyaret sırasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bakan Tekin, "Milli birliğimizi ve beraberliğimizi güçlü kılmazsak emperyal güçlerin, müstevli hedefleri olan yapıların çok hızlı bir biçimde pençesine düşebiliriz Allah korusun. Bunun tarih boyunca örnekleri çok fazla. O yüzden bize devlet sorumluluğunu taşıyan, milletin sorumluluğunu taşıyan insanlar olarak bizlere düşen görev de bunu, bu birlik ve beraberliği güçlendirecek adımlar atmak. Ben bugün buradaki ziyaretimin bu şekilde yorumlanmasını arzu ederim. Ben bir kardeşiniz olarak bu birlik ve beraberlik iklimini pekiştirecek ne tür adımlar atılması gerekiyorsa hem şahsım hem de temsil ettiğim Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bu adımları atmak için burada olduğumuzu ifade etmek üzere buradaydık. Ev sahipliğiniz için, davetiniz için tekrar çok teşekkür ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum" diye konuştu.
07 Nisan 2026 Salı - 18:28 Kuşadası’nda TOBB Anaokulu açıldı Kuşadası Ticaret Odası’nın girişimiyle eğitime değer katan önemli bir yatırım daha Kuşadası’na kazandırıldı. Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen törenle, TOBB Anaokulu’nun resmi açılışı yapıldı. Kuşadası Kaymakamı İbrahim Keklik, Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Yapıcı, AK Parti İlçe Başkanı ve KUTO Meclis Üyesi Fatih Sarıgöz, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası Başkanı Hakan Ülken, Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur, Aydın Sanayi Odası Başkanı Gökhan Maraş, Nazilli Ticaret Odası Başkanı Nuri Arslan, Söke Ticaret Odası Başkanı Metin Sakalar, Kuşadası Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Çalım, Kuşadası Otelciler ve Yatırımcılar Derneği Başkanı ve Belediye Meclis Üyesi Tacettin Özden, Kuşadası Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ufuk Turan ve bölge Odalarının Yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile meslek komitesi üyeleri katıldı. Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan, Meclis Başkanı Bülent İlbahar, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Seydi Yıkılmaz, Suat Özdemir, Meclis Divan Üyeleri Tolga Erdem, Nurgil Gürcan, Buket Çallı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri, Meslek Komiteleri Üyeleri ile Kadın ve Genç Girişimciler Kurulu üyelerinin toplu halde hazır bulunduğu törende en anlamlı anlardan biri, açılış kurdelesinin minik öğrenciler tarafından kesilmesi oldu. Geleceğin teminatı çocukların neşesi ve heyecanı, törene damga vurdu. TOBB Anaokulu Müdürü Asiye Tunç, öğretmenler, öğrenciler ile kalabalık bir katılımla gerçekleşen açılışın ardından protokol üyeleri ve davetliler, anaokulunu inceleyip sınıfları ve eğitim alanlarını yerinde inceledi ve öğrencilere Türk bayrağı ve Türkiye haritası olan hediyeler verilerek okula kitap bağışında bulunuldu. Törenin sonunda TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu ve Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan okulun anı defterine duygu ve düşüncelerini yazdı. Programın sonunda okul bahçesinde fidan dikimi de gerçekleştirilerek geleceğe nefes olacak fidanlar, eğitime yapılan yatırımın simgesi olarak toprakla buluşturuldu. Kuşadası Ticaret Odası’nın girişimleriyle Kuşadası’na kazandırılan TOBB Anaokulu, hem çocukların nitelikli eğitim almasına katkı sağlayacak hem de geleceğe yapılan en değerli yatırımlardan biri olarak kentin eğitim hayatında önemli bir yer edinecek.
07 Nisan 2026 Salı - 17:17 Nilüfer’de insan odaklı sürdürülebilirlik eğitimi Nilüfer Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimde konuşan Sürdürülebilirlik Profesyoneli Samet Meriçli, sürdürülebilirliğin sadece çevresel bir kavram değil; insani, kültürel ve toplumsal bir dönüşüm süreci olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi, Pupa Dans Kültür ve Sanat Kulübü Derneği iş birliğinde "Sürdürülebilirlik, Kültür, Sanat ve İnsan Bilinçlendirme Eğitimi" düzenledi. Karaman Dernekler Yerleşkesi’ndeki etkinliğe kadın dernekleri, sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Kent Konseyi gönüllüleri katıldı. Programı Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de izledi. Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, toplumsal dönüşümün kadınların gücüyle mümkün olduğunu ifade etti. Birçok değişimin kadından başladığını belirten Karagöz, "Kadınların iradesi, gücü ve enerjisi olduğunda ancak bazı şeylerin dönüşümü gerçekleşiyor. Sizler bugünden yarına birçok şeyi değiştirebilecek güçsünüz" dedi. Sürdürülebilirliğin, sınırlı kaynakların verimli kullanılmasından gündelik yaşam politikalarına uzanan geniş bir yelpaze olduğunu vurgulayan Karagöz, bu farkındalığın hem kısa hem de uzun vadede büyük önem taşıdığını dile getirdi. Bireyler yetkilerini geliştirmeli Eğitimi gerçekleştiren Sürdürülebilirlik Profesyoneli ve Pupa Dans Bursa Genel Sanat Yönetmeni Samet Meriçli, sürdürülebilirliği mevcut kuşakların ihtiyaçlarını, gelecek kuşakların kaynaklarına zarar vermeden karşılaması olarak tanımladı. Bu kavramın merkezine insanı yerleştiren Meriçli, "Çevreyi kirleten de temizlemeye çalışan da insan. Parayı kazanan da harcayan da insan. Savaşları başlatan da uzlaşarak bitiren de yine insan. Demek ki sürdürülebilirliğin asıl özü çevre ya da para değil, insandır" diye konuştu. Sunumunda teknolojik gelişmelerin ve yapay zekanın hayatımızdaki yerine de değinen Meriçli, yapay zeka uygulamaları gibi araçların hayatı kolaylaştırdığını ancak bu yeni dünya düzeninde bireylerin kendi yetkinliklerini geliştirmesinin kritik olduğunu belirtti. Katılımcıların soru ve cevaplarının ardından tamamlanan eğitimin sonunda Meriçli’ye teşekkür edildi.
07 Nisan 2026 Salı - 16:22 Depremde kaybettiği öğrencisinin yüksek lisans tezini yayınladı Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Betül Barut, 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş Depreminde hayatını kaybeden yüksek lisans tez öğrencisi Fatmanur Akşan Selçuk adına tezini makale olarak yayımlayarak onun anısını yaşattı ve sürece dair duygularını paylaştı. 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Kahramanmaraş Depremi, Anadolu Üniversitesi’ni derin bir yasa boğdu. Üniversitede öğrenim gören ya da mezun olmuş birçok öğrenci bu felakette hayatını kaybetti. Kaybettiğimiz öğrenciler arasında, Eğitim Fakültesi Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Betül Barut’un yüksek lisans tez öğrencisi Fatmanur Akşan Selçuk da vardı. Dr. Öğr. Üyesi Barut, öğrencisi adına tezini makale olarak yayımlayarak onun anısını yaşattı ve sürece dair duygularını paylaştı. "Fatmanur, bu büyük felakette kaybettiğimiz çok kıymetli öğrencilerimizden biriydi" Rahmetli öğrencisi Fatmanur hakkında konuşan Dr. Öğr. Üyesi Barut şunları söyledi: "Öncelikle depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Gaziantep’te matematik öğretmeni olarak görev yapan Fatmanur; kibar, duyarlı ve çalışkan bir öğrenciydi. İlk yüksek lisans öğrencim olduğu için tez sürecine ayrıca özen göstermiştim. Kendisi tüm süreci büyük dikkat ve sabırla yürüttü. Her düzeltmeyi özenle yerine getirdi." Barut, öğrencisinin tezini makaleye dönüştürme sürecini hem akademik hem de duygusal açıdan özel bir deneyim olarak nitelendirdi: "Bu çalışmayı tamamlamak, yalnızca akademik bir görev değil, aynı zamanda onun anısına karşı bir vefa borcuydu. Fatmanur hayatta olsaydı bazı noktaları birlikte değerlendirir, fikirlerini paylaşırdık diye düşündüğüm anlar oldu." dedi. "Fatmanur’un çalışması, problem çözme sürecini anlamamıza katkı sağladı" Öğrencisinin çalışmasıyla ilgili olarak Dr. Öğr. Üyesi Barut şunları ekledi: "Bu çalışma, ortaokul öğrencilerinin problem çözme sürecinde nasıl düşündüklerini ve kendi düşüncelerini nasıl yönettiklerini anlamamıza önemli katkılar sağladı. Ayrıca çalışma, diğer ülkelerde kullanılan bir yöntemin Türk öğrenciler üzerinde de uygulanabileceğini ve geliştirilen kuramsal çerçevenin Türk öğrenciler için geçerli olduğunu gösteriyor. Bu kapsamda elde edilen bulgular hem araştırmacılar hem de öğretmenler için yol gösterici nitelikte." "Yayını, Fatmanur’un ismini ve emeğini yaşatmak için gerçekleştirdim" Dr. Öğr. Üyesi Barut, makale yayımlandıktan sonra öğrencisinin ailesiyle paylaştığını ve onların mutluluğunun kendisi için çok değerli olduğunu belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Barut ayrıca, Türk Eğitim Bilimleri Dergisi’nden makalenin altına öğrencinin vefat ettiğine ve yayının anısını yaşatma amacı taşıdığına dair kısa bir not eklemelerini rica etti; editörler de bunu kabul etti. Dr. Öğr. Üyesi Barut, akademide bu tür vefa örneklerinin önemini vurgulayarak, "Akademi yalnızca bilimsel üretimin değil, emeğe saygının ve etik sorumluluğun da alanıdır. Geride kalan bir çalışmayı görünür kılmak, sahibinin emeğini teslim etmek hem akademik hem de insani açıdan büyük anlam taşır." dedi.
BARÜ çevre dostu uygulamalarıyla GreenMetric sıralamasında üst sıralarda
09 Aralık 2025 Salı - 17:37 BARÜ çevre dostu uygulamalarıyla GreenMetric sıralamasında üst sıralarda Bartın Üniversitesi (BARÜ) sürdürülebilirlik ve çevre faaliyetlerini değerlendiren "2025 UI GreenMetric Dünya Üniversite Sıralaması"nda dünyada 1.745 kurum arasında 170’inci, Türkiye’de 142 üniversite arasında 15’inci oldu. Sürdürülebilirlik alanında dünyanın en kapsamlı değerlendirmelerinden biri olan "UI GreenMetric Dünya Üniversite Sıralaması"nın (UI GreenMetric World University Rankings) 2025 yılı sonuçları açıklandı. Bu sonuçlara göre Bartın Üniversitesi (BARÜ) 105 ülkeden bin 745 yükseköğretim kurumunun yer aldığı sıralamada dünyada 170’inci oldu. Enerji yönetiminden karbon salınımının azaltılmasına, yeşil alan oranlarından atık yönetimine, su tasarrufundan eğitim ve araştırma faaliyetlerine kadar geniş bir sürdürülebilirlik çerçevesini kapsayan listede BARÜ, Türkiye’den sıralamaya giren üniversiteler arasında da önemli bir başarı elde etti. Türkiye’de 142 üniversite arasında en yeşil 15’inci üniversite oldu. Devlet üniversiteleri arasında ise 10’uncu sıraya yerleşti. Ayrıca BARÜ, geçtiğimiz yıla göre farklı göstergelerde topladığı puanını 8 bin 300’e yükseltti. "Yeşil kampüs" vizyonuyla çevre odaklı çalışmalara devam ettiklerini belirten BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, "Enerji verimliliği, atık yönetimi ve yeşil alanların artırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Gençlerimizin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmelerine özen gösteriyoruz. Yürüttüğümüz bu çalışmaların uluslararası alanda görünür olmasından memnuniyet duyuyor, bu başarıya katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bartın Üniversitesi olarak daha yeşil ve daha sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz." dedi.
Okul müdürü iddialara cevap verdi
09 Aralık 2025 Salı - 17:23 Okul müdürü iddialara cevap verdi Edirne 1. Murat Anadolu Lisesi Müdürü Yakup Öz, okullanrına EYBAL öğrencilerinin taşınmasının ardından ortaya atılan iddiaların asılsız olduğunu belirterek, "Tüm eksiklikler giderildi, paylaşımlar gerçeği çarpıtıyor" dedi. Depreme dayanıksız olduğu için yıkım kararı verilen Edirne Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi’nin (EYBAL) geçici olarak 1. Murat Anadolu Lisesi’ne taşınmasının ardından sosyal medyada yer alan iddialara ilişkin Okul Müdürü Yakup Öz açıklama yaptı. Bazı velilerin okulun fiziki şartlarıyla ilgili dile getirdiği şikâyetlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Öz, Edirne Valisi Yunus Sezer’in talimatlarıyla tüm eksikliklerin giderildiğini söyledi. Boya-badana, elektrik tesisatı, ısınma sistemi ve pencerelerin yenilendiğini aktaran Öz, sosyal medyada paylaşılan görüntülerin okulla ilgisi olmadığını vurguladı. Kasım ayında bir sınıfta pencerenin düştüğü iddiasına da değinen Öz, "2 yıldır hiçbir sorun yaşanmadı. Bir hafta içinde bu kadar iddianın ortaya atılması düşündürücü" diye konuştu. Misafir edilen EYBAL öğrencilerine okulda 5 ayrı tuvalet tahsis edildiğini belirten Öz, "Bu okul olmasaydı Yıldırım Beyazıt Anadolu Lisesi ne yapacaktı? Okulumuz fiziki kapasitesiyle bu ihtiyacı karşılayabilecek tek kurum" dedi. Yapıcı eleştirilere her zaman açık olduklarını söyleyen Öz, "Ancak gerçeği yansıtmayan iddialar okul iklimini zedeliyor. Amacımız, iki okulun öğrencilerinin bu yılı huzurlu ve verimli şekilde tamamlamasıdır" ifadelerini kullandı. Öz, sürecin yanlış değerlendirildiğini belirterek, "Paylaşılan görüntüler gerçeği yansıtmıyor. Amaç üzüm yemek değil, kamuoyu oluşturmak" dedi.
Erbaa’da sanayinin ihtiyaç duyduğu ara elemanlar yetişecek
09 Aralık 2025 Salı - 17:04 Erbaa’da sanayinin ihtiyaç duyduğu ara elemanlar yetişecek Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) ile Erbaa OSB arasında imzalanan protokolle 8 bin 786 metrekarelik alanın üniversiteye tahsis edilmesiyle Erbaa’da ikinci OSB Meslek Yüksekokulu’nun kurulması için süreç resmen başladı. TOGÜ ile Erbaa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) arasında, ilçede kurulacak yeni Meslek Yüksekokulu için yer tahsisi protokolü imzalandı. Rektörlük makamında gerçekleştirilen törende, 8 bin 786 metrekarelik alanın üniversiteye tahsisini içeren protokol, TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz ile Erbaa Kaymakamı Dr. Remzi Demir tarafından imzalandı. İkinci OSB Meslek Yüksekokulu Erbaa’da açılacak Protokol ile Erbaa OSB sınırları içerisinde üniversiteye tahsis edilen alanın, kurulacak Meslek Yüksekokulu’nun eğitim, öğretim ve uygulamalı sanayi iş birliği çalışmalarında kullanılacağı bildirildi. Böylece üniversitenin OSB içerisindeki ikinci Meslek Yüksekokulu Erbaa’da hayata geçirilecek. Törende konuşan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversite-sanayi iş birliğinin güçlenmesi açısından atılan adımın önemli olduğunu vurguladı. Yılmaz, "İki yıl önce Tokat merkezde bir OSB Meslek Yüksekokulu kurduk. İkincisini ise Erbaa’da açacağız. Erbaa, üretim kapasitesi ve iş potansiyeliyle bu alanda en uygun ilçelerimizden biridir. OSB’deki işletmelerle yaptığımız görüşmeler sonucunda, ihtiyaç duyulan ara elemanları yetiştirmeye yönelik yeni programlar açacağız. Uygulamalı eğitim imkanlarıyla öğrencilerimiz daha nitelikli hale gelirken, sektörün beklentileri de karşılanmış olacak. Tahsis sürecindeki destekleri için Kaymakamımıza teşekkür ediyorum" dedi. "İlçemizin eğitim, öğretim ve üretim gücüne katkı sunacak" Erbaa Kaymakamı Dr. Remzi Demir ise protokolün ilçe adına stratejik bir kazanım olduğunu belirterek: "Bu protokol yalnızca bir yer tahsisi değil, Erbaa’nın eğitim, üretim ve istihdam kapasitesini artıracak değerli bir sürecin başlangıcıdır. Üniversitemizle OSB arasında kurulan bu iş birliği, ilçemize uzun vadeli katkılar sağlayacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Lise öğrencileri felsefenin düşünce evreninde buluştu
09 Aralık 2025 Salı - 16:48 Lise öğrencileri felsefenin düşünce evreninde buluştu Denizli’de 30. Türkiye Felsefe Olimpiyatı, İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi ev sahipliğinde çevrimiçi gerçekleştirildi. Türkiye Felsefe Kurumu Çocuklar İçin Felsefe Birimi tarafından 1997 yılından bu yana düzenlenen Türkiye Felsefe Olimpiyatı, bu yıl 30. kez lise öğrencilerini felsefenin düşünce evreninde buluşturdu. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen olimpiyat, Ankara, Antalya, Bursa, Denizli, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Mersin, Sakarya ve Samsun’daki sınav merkezlerinde eş zamanlı yapıldı. Türkiye genelinden 536 öğrenci, felsefi düşünme becerilerini yazılı denemeler aracılığıyla ortaya koymak için yarışmaya katıldı. Afyon, Aydın, Burdur, Eskişehir, Denizli, Muğla ve Uşak illerinden öğrencilerin yer aldığı bölgesel sınav organizasyonu, Denizli’de İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesi tarafından başarıyla yürütüldü. Yarışma kapsamında öğrencilere, farklı filozoflardan alınmış üç düşündürücü alıntı sunuldu ve katılımcılardan bu metinlerden biri üzerine kapsamlı bir felsefi deneme yazmaları istendi. Türkiye’yi uluslararası arenada temsil fırsatı Türkiye Felsefe Olimpiyatı, gençlerin sorgulama, akıl yürütme ve eleştirel düşünme yeteneklerini desteklemesinin yanı sıra, başarılı öğrencilere uluslararası temsil imkânı da sağlıyor. Yarışma sonucunda ilk 10’a giren ve yabancı dil sınavını başarıyla geçen iki öğrenci, 14–17 Mayıs 2026 tarihlerinde Polonya’nın Varşova kentinde düzenlenecek Uluslararası Felsefe Olimpiyatı’nda Türkiye’yi temsil edecek. Dr. Yüksel Marım’dan Genç filozoflara mesaj Etkinlik öncesi bir açıklama yapan Felsefe Olimpiyatları Bölge Başkanı ve Ulusal Jüri Üyesi Dr. Yüksel Marım, öğrencilere şu sözlerle seslendi: "Düşüncenin sınırlarını zorlayan, sorgulamanın ufkunu genişleten ve insan aklının kendisiyle yüzleştiği en seçkin sahnelerden biri olan 30. Felsefe Olimpiyatlarında bir araya geliyoruz. Bu süreç, yalnızca bir yarışma değil; hepimizin ortak bir çabanın, bitmeyen bir merakın ve hakikati arama tutkusunun taşıyıcısı olduğu bir entelektüel yolculuktur. Felsefe disiplini çok önemlidir. Bu yarışma siz gençler için akademik bir sınavdan çok daha fazlasını oluşturuyor. Bu olimpiyatta elde edeceğiniz en büyük kazanım, birincilik ya da derece değil; düşünmeyi, tartışmayı, temellendirmeyi ve sorgulamayı bir yaşam alışkanlığı hâline getirmektir. Soru soran zihin özgürdür; eleştiren akıl güçlüdür."
Üniversiteli gençler Sinop’un kültürel değerlerini yerinde keşfetti
09 Aralık 2025 Salı - 16:27 Üniversiteli gençler Sinop’un kültürel değerlerini yerinde keşfetti Sinop’ta üniversiteli gençler, ilin kültürel değerlerini yerinde keşfetti. Sinop Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SİNKAMER) Kadın Çalışmaları Kulübü, "Elden Ele Gönülden Gönüle Geleneklerimiz" ÜNİDES projesi kapsamında öğrencilerin kültürel mirası yerinde tanımasını amaçlayan kapsamlı bir gezi programı düzenledi. Gerçekleştirilen etkinlikte, öğrenciler bölgenin geleneksel el sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu. Gezi kapsamında ilk durak Durakhan Anneleri Kadın Kooperatifi oldu. Kooperatif Başkanı Nazan Akkaya, öğrencileri sıcak bir şekilde karşılayarak dokuma sanatının tarihsel gelişimi, kültürümüzdeki yeri ve el emeğinin önemine dair detaylı bir sunum yaptı. Akkaya, özellikle geleneksel dokuma yöntemlerinin nesiller boyu aktarılan bir miras olduğunu vurgularken, öğrencilerin merak ettiği soruları da yanıtladı. Kooperatifin üretim alanlarını da gezen öğrenciler, dokuma tezgâhlarında yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek el sanatlarının inceliklerini öğrenme fırsatı buldu. Programın ikinci durağı ise Boyabat Yaşayan Kültürel Miras Müzesi oldu. Müze yetkilileri, öğrencilere Boyabat’ın tarihi dokusu, geleneksel yaşam biçimi, eski zanaatlar ve yöresel eşyalar hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Öğrenciler müzeyi gezerken hem geçmişin izlerini takip etti hem de bölgenin kültürel zenginliğini yerinde görerek farkındalık kazandı. Gezinin, öğrencilerin kültürel değerlere bakış açısını geliştirdiği ve bölge tarihine yönelik ilgilerini artırdığı ifade edildi. SİNKAMER Kadın Çalışmaları Kulübü, öğrencilerin sosyokültürel gelişimine katkı sunmaya yönelik benzer etkinliklere devam edileceğini bildirdi.
KBÜ GreenMetric 2025’te Dünya Genelinde 145; Türkiye’de 11 sıra yükseldi
09 Aralık 2025 Salı - 15:43 KBÜ GreenMetric 2025’te Dünya Genelinde 145; Türkiye’de 11 sıra yükseldi Karabük Üniversitesi (KBÜ), sürdürülebilirlik alanındaki projeleriyle UI GreenMetric 2025 sonuçlarında önemli bir yükseliş kaydetti. KBÜ, dünya sıralamasında 145; Türkiye sıralamasında 11 basamak yükselerek çevreci kampüs hedeflerinde güçlü bir performans sergiledi. UI GreenMetric kapsamında bu yıl 105 ülkeden 1.745 üniversite; enerji, su, atık, ulaşım ve sürdürülebilir eğitim başlıklarında değerlendirildi. "Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Hikâyelerimiz" temasıyla yayımlanan 2025 sonuçları, kurumları çevreci uygulamalarını görünür kılmaya ve iş birliklerini güçlendirmeye teşvik etti. KBÜ’nün 2025 yılı toplam GreenMetric puanı 5.892,5 olarak kaydedildi. Altyapı, enerji ve iklim yönetimi, atık yönetimi, su kaynakları, ulaşım ve sürdürülebilirlik odaklı eğitim kategorilerinin tamamında iyileşme sağlandı. Üniversite, Atık Yönetimi Sistemi ve Atık Getirme Merkezi ile sıfır atık hedefi doğrultusunda önemli adımlar attı. Çalışmalar, atıkların geri dönüşümü ve yeniden kullanımını destekleyen sistematik bir çevre yönetim modeli oluşturdu. Kampüs genelinde kurulan güneş panelleriyle temiz enerji üretimini artıran, yeşil ulaşım uygulamalarıyla karbon ayak izini azaltan KBÜ’nün sürdürülebilir eğitim yaklaşımı da çevresel farkındalığın güçlenmesine katkı sağladığı belirtildi.
KBÜ’den kolorektal kanserin erken tanısına yapay zekâ desteği
09 Aralık 2025 Salı - 15:40 KBÜ’den kolorektal kanserin erken tanısına yapay zekâ desteği Karabük Üniversitesi (KBÜ) ile ABD Kentucky Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projede, kolon kanserinin yapay zekâ ile daha hızlı analiz edilmesi hedefleniyor. Histopatolojik görüntülerden erken tanı sağlayacak sistemin, patologların iş yükünü azaltması ve tanı sürecini hızlandırması amaçlanıyor. Karabük Üniversitesi’nde yürütülen ve TÜBİTAK 1002 Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenen proje kapsamında, kolorektal kanserin erken tanısına yönelik yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi geliştiriliyor. Çalışma, Karabük Üniversitesi ile ABD’deki Kentucky Üniversitesi iş birliğiyle sürdürülüyor. KBÜ Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özcan ile doktora öğrencisi Merve Özkan’ın yürüttüğü "Temel Modeller Kullanılarak Histopatolojik Görüntüler Üzerinde Kolorektal Kanser Tespiti" başlıklı proje, temel modeller ve kendi kendine öğrenen yapılarla daha az etiketli veriden yüksek doğruluk oranı elde etmeyi amaçlıyor. Doç. Dr. Özcan, histopatolojik görüntülerin derin öğrenme modelleriyle sınıflandırma ve segmentasyon teknikleri kullanılarak analiz edileceğini belirterek, NCT ve TCGA gibi uluslararası veri tabanlarından elde edilen etiketli ve etiketsiz görüntülerin birlikte değerlendirildiğini kaydetti. Geliştirilen sistemle tanı sürecinin hızlandırılması ve patologların iş yükünün azaltılması hedefleniyor. Yapay zekâ tabanlı modelin klinik uygulamalarda kullanılabilirliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiği ifade edildi. Doç. Dr. Özcan, projenin Kentucky Üniversitesi ile yürütülen iş birliği sayesinde uluslararası veri altyapısının da kullanıldığını, bu iş birliğinin yeni ortak projelere zemin hazırladığını söyledi. TÜBİTAK destekli çalışma, Karabük Üniversitesinin yapay zekâ ve sağlık teknolojileri alanındaki araştırma kapasitesini güçlendiren önemli projeler arasında gösteriliyor.
KBÜ’den tıp ve havacılık sektörlerini hedefleyen yeni kompozit malzeme
09 Aralık 2025 Salı - 15:39 KBÜ’den tıp ve havacılık sektörlerini hedefleyen yeni kompozit malzeme Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) biyobozunur yapıya sahip yeni nesil implant malzemesi laboratuvar ortamında başarıyla üretildi. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) destekli projede geliştirilen çok fonksiyonlu kompozit malzemenin, tıp alanında ikinci ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırması ve havacılık ile savunma sanayisinde de kullanıma uygun özellikler sunması hedefleniyor. KBÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Hakkı Kara yürütücülüğünde ve TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projede, ultrasonik karıştırma destekli döküm yöntemi kullanılarak Zn-0.2Mg-0.5Ag alaşımına indirgenmiş grafen, SiC ve nadir toprak oksitleri takviyelerinin etkileri araştırılıyor. Proje, tıp alanında biyobozunur implant geliştirme hedefiyle öne çıkarken ileri teknoloji sektörleri için de dikkat çekici sonuçlar sunuyor. Doç. Dr. Kara, çinko esaslı kompozit malzemelerin performansını artırmayı hedeflediklerini belirterek, "Doğru alaşım elementleri ve doğru takviye elemanları ile saf çinkonun zayıf özellikleri olan aşınma ve mekanik özellikleri iyileştirilecektir" dedi. Biyouyumlu yapısıyla kırık tedavisinde ikinci ameliyatı gereksiz kılacak malzemenin, vücut içinde zamanla çözünecek şekilde tasarlandığını vurgulayan Kara, "Çinko esaslı kompozit malzemeler hem biyouyumlu olacak hem de zamanla çözündüğü için ikinci bir operasyon gerektirmeyecektir" diye konuştu. Projenin yenilikçi yönünün ultrasonik döküm teknolojisi olduğunu ifade eden Kara, nano takviyelerin homojen dağılımıyla aşınma direnci ve mekanik performansın artırıldığını söyledi. Gerçekleştirilen deneme dökümlerinde umut verici sonuçlar elde edildiğini belirten Kara, "Saf çinkonun sertlik değerlerinde alaşımlama ile yüzde 100, nano takviyeler ile ise yüzde 150’ye varan artış sağladık" değerlendirmesinde bulundu. Geliştirilen malzemenin yalnızca tıp alanı için değil havacılık, uzay, otomotiv ve savunma sanayisi için de güçlü bir aday olduğuna dikkat çeken Kara, çok fonksiyonlu bir malzeme üretmeyi hedeflediklerini kaydetti.