EĞİTİM - 07 Nisan 2026 Salı 18:30

Bakan Tekin: "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik"

A
A
A
Bakan Tekin: "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gaziantep’te cemevini ziyaret ederek Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyaret sırasında konuşan Bakan Tekin, "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik. Dede ve zakir eğitimi konusunda sorunları aşmak üzere modüller tanımladık" dedi.


Bir dizi program için Gaziantep’te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Şahinbey ilçesine bağlı kırsal Killik Mahallesi Cemevi’ni ziyaret ederek Alevi vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Yusuf Tekin’e Vali Kemal Çeber, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül ile kent protokolü de eşlik etti. Ziyaret sırasında konuşan Bakan Tekin, milli birlik ve beraberlik için bakanlık olarak her adımı atmaya devam edeceklerini söyledi.



"Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli işlevi toplumda birliği, beraberliği, millet olma bilincini bilen bir kuşak yetiştirmek"


Ziyaret sırasında konuşan Bakan Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli işlevinin toplumda birliği, beraberliği, millet olma bilincini, tarihimize, kültürümüze, geleneklerimize, birlikte yaşama arzumuza, medeniyetimize sahip çıkan, çıkması gereken, bunu korumayı kendisine ödev bilen bir kuşak yetiştirmek, bizim asli işlevimiz diye yaklaştık hep. Başladığım günden beri de böyle devam ediyorum. Attığımız her adım, yaptığımız her şey bu coğrafyayı bize vatan kılan büyüklerimize, atalarımıza, dedelerimize, şehitlerimize, gazilerimize ve onların bize bıraktığı birikime sahip çıkma duyarlılığıyla hareket ettik. Müfredatımızı revize ederken bu parametreden hareket ettik. Dedik ki dünya insani değerlerin hiçe sayıldığı, çatışmanın insanları yönetmek için, fitne ve fesadın insanları bölmek için, bölüp rahat yönetebilmek için bir metot olarak kullanıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bizim coğrafyamız ise bütün emperyal güçlerin ağzının suyunu akıtarak baktığı, imrendiği bir coğrafya. Bu coğrafyanın biraz önce söylediğim değerlere göre aynı hassasiyetlerle korunabilmesi için bizim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşlik hukukumuzu devam ettirecek şeyler, bütün dünyaya meydan okuyacak tarzda adımlar atmamız gerekir" dedi.



"Kardeşlik iklimini yeniden egemen kılmak için artık hiçbir bahanemiz kalmadı"


Bakan Yusuf Tekin, "Türkiye’de yeniden kardeşlik iklimini tesis edecek, milli birliğimizi, beraberliğimizi güçlendirecek ne kadar adım varsa atılması gereken, atmaya çaba sarf ettik. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki riyasetinde çok önemli adımlar attık. Bilhassa bu süreçte Cumhur İttifakı’nın büyük önderi, büyük ortağı Doktor Devlet Bahçeli’nin de katkısıyla beraber süreç farklı bir noktaya evrildi. Şu an Türkiye’de artık biz yürütme gücünü temsil eden kişilerin arkasına aldığı bu güçlü siyasi iradeyle beraber bu kardeşliği tesis etmesi için, kardeşlik iklimini yeniden egemen kılması için artık hiçbir bahanemiz kalmadı. Biz de bu realiteden hareketle hareket ediyoruz ve Anadolu’da gittiğimiz her yerde bu bayrağın altında yaşamaktan onur duyan, bu bayrağın üstümüzde dalgalanmasından gurur duyan herkesle bu bayrağın ilelebet dalgalanması için birlikte çalışacağımızı, sorunlarımızı beraber aşacağımızı deklare eden çalışmalar yapıyoruz. Bu anlamda 2022 yılında atılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Cem Evi Kültür Başkanlığı bu anlamda çok önemli bir adım" ifadelerine yer verdi.



"Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik"


Bakanlık olarak çocukların dini inançlarını öğrenebilecekleri dersleri yeni müfredata eklediklerini söyleyen Bakan Tekin, "Geçen cumartesi günü İstanbul’da bir grup dedeyle sohbetimiz vardı. Ben ’son 100 yıl içinde atılmış en önemli adımlardan bir tanesi’ dedim. O da düzeltti. Dedi ki ’500 yıl içinde atılmış en önemli adım.’ Bu adımın içini dolduracak işleri yapmak bize düşer. Milli Eğitim Bakanı bir kardeşiniz olarak, bu coğrafyanın yetiştirdiği bir kardeşiniz olarak, bu coğrafyada milli birlik ve beraberliği güçlendirmenin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun farkında olan bir kardeşiniz olarak biz de Milli Eğitim Bakanlığı adına bu süreçte yapılması gereken şeyleri yapıyoruz. Bu arada Erdal beye teşekkür ederim. Bu süreci başından beri çok sağlıklı bir şekilde koordine ediyor. Biz Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yapabileceğimiz şeyleri sıraladık. Bundan yaklaşık iki yıl önce ’Anadolu İrfanının Eğitime Katkıları’ başlığıyla başlattığımız çalışmayla önce programlarımız, yani okul müfredatımız içerisinde bu anlamda bu milli birlik ve beraberliğimize zarar verdiğini düşündüğümüz ifadeleri ayıkladık, yeni hususlar ekledik. Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik. Bunu yaparken de çocuklarımızın mahremiyetine, çocuklarımızın bu anlamdaki hassasiyetine azami derece dikkat gösterdik. Kimseyi deşifre etmek, kimseyi söylemek istemediği, açıklamak istemediği bir kişisel inancını açığa çıkarmak gibi bir durumla karşı karşıya bırakmadan hassas bir biçimde yürüttük. Yürütmeye de devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Dede ve zakir eğitimi konusunda sorunları aşmak üzere modüller tanımladık"


Dede ve zakir eğitimi için bakanlık olarak çalışmalar yaptıklarını söyleyen Bakan Tekin, "Şimdi son günlerde üzerinde odaklandığımız bir diğer konu Türkiye’de özellikle dede ve zakir eğitimi konusunda yaşadığımız sorunları aşmak üzere Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğümüz üzerinden modüller tanımladık. Onları da inşallah yakın bir zamanda süreci tamamlayıp kamuoyuyla paylaşmış olacağız. Ben mevzuya şöyle bakıyorum. Veysel birlik şiirine başlarken ’Allah birdir, Peygamber hak’ diye başlıyor ve bitirirken de diyor ki ’Alevi Sünni’lik nedir, menfaattir varvarası’. Ben böyle bakıyorum. Aramıza ayrılık ve nifak tohumu sokan kişilerin, bu konuları siyasi çıkarlarına alet edinmek isteyen insanların için aramıza bu nifak tohumlarını sokup, bu nifaklardan beslenen bir kitlenin olduğunu Türkiye’de hep beraber farkındayız. Ve ben bir kardeşiniz olarak samimiyetle, bir Müslümana yakışır bir biçimde, bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yakışır bir biçimde, ayrım gözetmeksizin bütün Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının ihtiyaçlarını giderecek çözümler üretmeyi, milli birliğimizi güçlendirecek, pekiştirecek adımlar atmayı bir görev olarak görüyorum ve böyle davranıyorum. Bunun bütün siyasi münazaaların ötesinde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Böyle de yürümeye devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın ve Bahçeli’nin bizi bu konuda bize yönelik destekleri bizi çok cesaretlendiriyor. Ben şuna inanıyorum. Bizim inanç merkezlerimiz, ibadet alanlarımız, bizi millet olarak bir arada tutan, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendiren mekânlar. Hep beraber buna sahip çıkmamız gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.



"Birlik ve beraberlik iklimini pekiştirecek adımları atmak için buradayız"


Ziyaret sırasında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bakan Tekin, "Milli birliğimizi ve beraberliğimizi güçlü kılmazsak emperyal güçlerin, müstevli hedefleri olan yapıların çok hızlı bir biçimde pençesine düşebiliriz Allah korusun. Bunun tarih boyunca örnekleri çok fazla. O yüzden bize devlet sorumluluğunu taşıyan, milletin sorumluluğunu taşıyan insanlar olarak bizlere düşen görev de bunu, bu birlik ve beraberliği güçlendirecek adımlar atmak. Ben bugün buradaki ziyaretimin bu şekilde yorumlanmasını arzu ederim. Ben bir kardeşiniz olarak bu birlik ve beraberlik iklimini pekiştirecek ne tür adımlar atılması gerekiyorsa hem şahsım hem de temsil ettiğim Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bu adımları atmak için burada olduğumuzu ifade etmek üzere buradaydık. Ev sahipliğiniz için, davetiniz için tekrar çok teşekkür ediyorum. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum" diye konuştu.



Bakan Tekin: "Müfredatımızın içerisine çocuklarımızın dini inançlarını öğrenebilecekleri yeni dersler ekledik"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" kitabı raflarda Kas-iskelet sistemi ağrılarının yönetiminde bitkisel yaklaşımları ele alan "Ağrı Tedavisinde Bitkisel Yaklaşımlar" adlı kitap yayımlandı. Eserde Balıkesir Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından Prof. Dr.Nilay Şahin, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Fatih Satıl ve Altınoluk MYO, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü, Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Programı’ndan Prof. Dr. Selami Selvi yazar olarak yer aldı. Bilimsel literatür ışığında hazırlanan eser, ağrı mekanizmalarını ve bitkisel ajanların etki yollarını kapsamlı bir şekilde ele alarak hem sağlık profesyonellerine hem de konuya ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Kitabın yazarlarından Prof. Dr. Nilay Şahin, çalışmanın özellikle hastalar açısından önemli bir boşluğu dolduracağını vurgulayarak, "Ağrı, günlük yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok yaygın bir sorun. Bu kitapta, bitkisel yaklaşımların bilimsel temellerini ortaya koyarak hem hekimlere hem de hastalara yol gösterici olmayı amaçladık. Okuyucuların güvenilir ve anlaşılır bilgiye ulaşmasının, doğru tedavi yaklaşımlarına katkı sağlayacağını düşünüyoruz" dedi. Kitabı hazırlayanlardan Prof. Dr. Fatih Satıl’da "Kitap, Anadolu’nun derinliklerinden gelen geleneksel halk bilgilerini, süzgeçten geçirilmiş güvenilir tıp ve botanik kaynaklarıyla harmanlandı. "Kulaktan dolma" bilgilerin oluşturduğu bilgi kirliliğine son vererek; doğru bitkinin, doğru dozda ve doğru yöntemle kullanımını esas alıyor" dedi. Tabiat eczanesinden istifade edilerek bilinçli okurlar için bir başucu kaynağı niteliğindeki bu çalışma, bilimsel doğruluktan taviz vermeden herkesin anlayabileceği duru bir dille kaleme alındı. Sağlığınızı şansa değil, doğru kaynağa emanet edin. Kitapta bitkisel ürünlerin etki mekanizmaları, kullanım alanları ve güncel bilimsel veriler sistematik bir yaklaşımla sunuluyor. Günlük yaşamda sık karşılaşılan ağrı problemlerine farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen kitap, yalnızca hekimler için değil; ağrı yönetimi ve bitkisel tedavilere ilgi duyan herkes için anlaşılır ve kapsamlı bir kaynak niteliği taşıyor. Bilimsel temele dayanan bu çalışma, tamamlayıcı tıp yaklaşımlarına ilgi duyan okuyucular için güvenilir bir başvuru eseri olarak öne çıkıyor.
Bursa Bursa’da isim benzerliği mağduriyeti Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde Yamanlı Mahalle Muhtarı Necati Eren, fotoğrafının başka bir soruşturma kapsamında adı geçen farklı bir kişiyle karıştırılarak ulusal basında kullanılması üzerine, hukuki süreç başlattı. Edinilen bilgiye göre, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yürütülen ve aralarında Mustafa Bozbey’in de bulunduğu bir soruşturma kapsamında adı geçen başka bir "Necati Eren" ile isim benzerliği yaşayan muhtar Necati Eren’in fotoğrafı, söz konusu haberlerde kullanıldı. Olayın ardından kamuoyunda yanlış algı oluştuğu belirtildi. Soruşturmayla ilgisi bulunmadığını ifade eden Muhtar Necati Eren, avukatı Gökhan Eğribaş aracılığıyla Mustafakemalpaşa Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu. Ayrıca ilgili yayın kuruluşu hakkında tekzip başvurusu yapıldığı öğrenildi. Adliye önünde açıklama yapan Avukat Gökhan Eğribaş, müvekkilinin söz konusu iddialarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını belirterek, "Ulusal bir gazetede yer alan haberde müvekkilimizin yaklaşık 60 dairenin sahibi olduğu ve bu kapsamda tutuklandığı yönünde ifadeler kullanılmıştır. Ancak müvekkilimizin bu soruşturmayla hiçbir ilgisi yoktur. Buna rağmen fotoğrafı kullanılarak kamuoyu yanıltılmıştır. Müvekkilin kişilik hakları ve manevi değerleri zedelenmiştir. Gerekli suç duyurusunda bulunduk, tekzip başvurusu yaptık" dedi. Muhtar Necati Eren ise haberin ardından çok sayıda telefon aldığını ifade ederek, olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını vurguladı. Yaşanan durumun isim benzerliğinden kaynaklandığını belirten Eren, kullanılan fotoğrafın kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını kaydetti. Eren, hukuki haklarını sonuna kadar kullanacağını belirterek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, tavizsiz devam edecektir" Ticaret Bakanlığı tarafından, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında, CİMER üzerinden iletilen şikayetler doğrultusunda İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince, Sultanbeyli ilçesinde faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik denetimler gerçekleştirildi; meyve ve sebze ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendi. Yapılan incelemelerde; salkım domates, domates, portakal, çarliston biber, kapya biber, salçalık biber, dolmalık biber, sivri biber, köy biberi, çalı fasulyesi, maydanoz, dereotu, beyaz turp ve zencefil ürünlerinde yapılan alış ve satış fiyatları karşılaştırıldığında, ilgili ürünlerde fahiş fiyat artışı uygulandığına yönelik güçlü bulgulara ulaşıldığı tespit edildi. Ticaret Bakanlığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda adı geçen işletmede satışa sunulan çok sayıda üründe fahiş fiyat artışı yapıldığı kanaatine varılmış olup, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildiğini açıkladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz, ülke genelinde tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.
Bursa Bursa’da rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında yeni gelişme Bursa’da imar yolsuzluğu ve rüşvet iddialarına yönelik soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturmada tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, savcılığın itirazı sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturma çerçevesinde, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem ile bazı belediye çalışanlarının, inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıkları tespit edildi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 31 Mart 2026 tarihinde Bursa merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda gözaltına alınan şüphelilerden, İldam Aydın Bozbey, Naci Kale, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör ve ilk soruşturma çerçevesinde tutuklu bulunan Şemsi Oğuz, 4 Nisan 2026 tarihinde tutuklama talebiyle Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Hakimlikçe haklarında adli kontrol kararı verilen şüphelilere yönelik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itiraz üzerine, Bursa 6. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararları doğrultusunda adı geçen 5 şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi. Tutuklanan şüphelilerin, konumlarına uygun kapalı ceza infaz kurumlarına gönderildiği öğrenildi.