EĞİTİM
Mardin’de AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi 05 Mart 2026 Perşembe - 22:23:12 Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen "Akreditasyon ve Destek AFAD Gönüllüleri Sertifika Teslim Töreni’nde" eğitimlerini tamamlayan 125 kişiye sertifikaları verildi. Mardin Büyükşehir Belediyesine bağlı Sanat Akademisi’nde düzenlenen törene Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Kemalettin Sakin, AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve AFAD gönüllüleri katıldı. Programda konuşan AFAD İl Müdürü Tezcan Buçan, akredite ekipler ve destek AFAD gönüllülerinin toplumun ihtiyaçlarına çözüm üretmek için önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, gönüllülerin sosyal medyada paylaşım yapmak yerine sahada görev alarak vicdanlarını eyleme dönüştürdüklerini söyledi. Akreditasyon ve gönüllülük sistemlerinin Türkiye Afet Yönetim Sistemi’nin önemli parçaları olduğunu ifade eden Buçan, bu sistemler sayesinde eğitimlerini tamamlayan ve yeterliliklerini sağlayan vatandaşların afet yönetiminde görev alma imkanı bulduğunu dile getirdi. Gönüllülerin son yıllarda deprem, sel ve salgın gibi afetlerde aktif görev aldığını kaydeden Buçan, "Kahramanmaraş merkezli depremlerde 39 bin 12 gönüllümüz sahada görev aldı. Arama-kurtarmadan beslenmeye, sosyal yardımdan çadır kurulumuna, teknik hizmetlerden büro işlerine kadar birçok alanda büyük gayret gösterdiler. Hem farkındalık ve bilinci artıran hem de profesyonel ekiplere yardımcı ekipler yetiştiren AFAD Gönüllülük Sistemi’ne bugüne kadar 1 milyon 636 bin vatandaşımız başvuru yapmıştır. Bunlardan 365 bin vatandaşımız online eğitimlerini tamamlayarak Temel AFAD Gönüllüsü olmuştur. Birebir eğitim alan Destek AFAD Gönüllüsü sayımız ise 81 binin üzerine çıkarılmıştır. Son üç yıl içinde toplam 44 bin 336 AFAD gönüllüsü sahada görev yapmıştır" dedi. Konuşmaların ardından Vali Akkoyun tarafından ulusal seviyede akredite olan ekipler ile destek AFAD gönüllülerine sertifikaları verildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:34 Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 18:13 YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.
Kütahya’da yüzlerce öğrenciden aynı anda mukabele
24 Şubat 2026 Salı - 10:16 Kütahya’da yüzlerce öğrenciden aynı anda mukabele Kütahya’da eğitim veren Şehit Selim Cansız Fen ve Sosyal Bilimler Proje Anadolu İmam Hatip Lisesi, Ramazan ayı boyunca her gün düzenlediği toplu mukabele programıyla dikkat çekti. Yüzlerce öğrencinin aynı anda Kur’an-ı Kerim okuduğu program, Ramazan ayının en anlamlı görüntülerinden biri oldu. Okulda gerçekleştirilen programa öğretmenler ve öğrenciler yoğun katılım sağladı. Kur’an-ı Kerim’in huzur veren ikliminde bir araya gelen katılımcılar, manevi atmosferde mukabele geleneğini hep birlikte yaşadı. Okul Müdürü İsmail Baş, bu anlamlı buluşmaya katkı sunan herkese teşekkür ederek, "Rabbim okunan mukabeleleri ve kılınan namazları kabul eylesin" dedi. Baş, Ramazan ayı öncesinde planlamaların yapıldığını belirterek, "Bu yıl okulumuzda toplu mukabele geleneğini başlattık. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz büyük ilgi gösterdi. Son ders çıkışında bir araya gelerek mukabelemizi yapıyoruz, ardından öğle namazımızı cemaatle kılıyoruz. Bu güzel geleneğin öğrencilerimizde yerleşmesini istiyoruz. İnşallah Ramazan ayının sonuna kadar devam edecek. Hatta önümüzdeki yıllarda da okulumuzda bu geleneğin sürmesini arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kütahya’da Ramazan ayına damga vuran etkinlik, birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği, öğrencilerin manevi gelişimine katkı sağlayan anlamlı bir program olarak hafızalarda yer etti.
Kütahya’da yüzlerce öğrenciden aynı anda mukabele
24 Şubat 2026 Salı - 10:15 Kütahya’da yüzlerce öğrenciden aynı anda mukabele Kütahya’da eğitim veren Şehit Selim Cansız Fen ve Sosyal Bilimler Proje Anadolu İmam Hatip Lisesi, Ramazan ayı boyunca her gün düzenlediği toplu mukabele programıyla dikkat çekti. Yüzlerce öğrencinin aynı anda Kur’an-ı Kerim okuduğu program, Ramazan ayının en anlamlı görüntülerinden biri oldu. Okulda gerçekleştirilen programa öğretmenler ve öğrenciler yoğun katılım sağladı. Kur’an-ı Kerim’in huzur veren ikliminde bir araya gelen katılımcılar, manevi atmosferde mukabele geleneğini hep birlikte yaşadı. Okul Müdürü İsmail Baş, bu anlamlı buluşmaya katkı sunan herkese teşekkür ederek, "Rabbim okunan mukabeleleri ve kılınan namazları kabul eylesin" dedi. Baş, Ramazan ayı öncesinde planlamaların yapıldığını belirterek, "Bu yıl okulumuzda toplu mukabele geleneğini başlattık. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz büyük ilgi gösterdi. Son ders çıkışında bir araya gelerek mukabelemizi yapıyoruz, ardından öğle namazımızı cemaatle kılıyoruz. Bu güzel geleneğin öğrencilerimizde yerleşmesini istiyoruz. İnşallah Ramazan ayının sonuna kadar devam edecek. Hatta önümüzdeki yıllarda da okulumuzda bu geleneğin sürmesini arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. Kütahya’da Ramazan ayına damga vuran etkinlik, birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği, öğrencilerin manevi gelişimine katkı sağlayan anlamlı bir program olarak hafızalarda yer etti.
Yapay Zekâ Akademisi’ne rekor ilgi: 638 başvuru alındı
24 Şubat 2026 Salı - 10:10 Yapay Zekâ Akademisi’ne rekor ilgi: 638 başvuru alındı Eskişehir Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu tarafından yürütülen Yapay Zekâ Akademisi programına 638 kişi başvuruda bulundu. Yapay Zekâ Akademisi’ne yapılan başvuruların yüzde 84,9’unu öğrenciler, yüzde 15,1’ini ise akademisyenler ve öğretim elemanları oluşturdu. En çok başvuru yapan bölümler arasında Yazılım, Uygulama Geliştirme ve Çözümleme, İşletme ile İktisat bölümleri ilk üç sırada yer aldı. Ayrıca katılımcıların yüzde 98,4’ünün programa ayrılan zaman planına uyabildiği, yüzde 95,6’sının ise eğitimler için gerekli İngilizce yeterliliğine sahip olduğu belirlendi. "Gösterilen yoğun ilgi bizleri ayrıca motive etti" Yapay Zekâ Akademisi’ne rekor sayıda gelen başvurulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, "Yapay zekâ artık hayatın her alanında yer alıyor. Bu nedenle öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin bu sürece ilgi göstermesi bizim için son derece değerli. Farklı fakülte ve bölümlerden gelen başvurular, üniversitemizde güçlü bir yapay zekâ farkındalığının oluştuğunu gösteriyor. Amacımız katılımcılara yalnızca bilgi aktarmak değil; yapay zekâyı doğru kullanan, üreten ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bireyler yetiştirmek. Bu kapsamda gösterilen yoğun ilgi bizleri ayrıca motive etti" dedi. Katılımcılar sadece teknolojik araçları öğrenmekle sınırlı kalmayacak Yapay Zekâ Akademisi, öğrenciler ile akademisyenleri gerçek problemler üzerinden bir araya getirerek bütüncül bir ürün geliştirme deneyimi sunuyor. Katılımcılar yalnızca teknolojik araçları öğrenmekle kalmayacak; problem tanımlama, çözüm geliştirme, test etme ve sunum aşamalarını kapsayan kapsamlı bir üretim sürecini de deneyimleyecek. Program kapsamında geliştirilen projelerin, uygun bulunması hâlinde ilgili birimler veya kurumlarla pilot uygulamalara dönüştürülmesi teşvik edilerek, gerçek hayatta karşılık bulan çözümler üretilmesi desteklenecek.
Vali Aygöl ilk hamleyi yaptı, turnuva başladı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 16:51 Vali Aygöl ilk hamleyi yaptı, turnuva başladı Tunceli’de düzenlenen Okullar Arası Satranç Turnuvası, Vali Şefik Aygöl’ün yaptığı ilk hamleyle başladı. Tunceli’de okullar arası düzenlenen satranç turnuvası, Vali Şefik Aygöl’ün yaptığı ilk hamleyle başladı. İl ve ilçelerden yoğun katılımın olduğu organizasyonda 192 öğrenci, 5 ayrı kategoride dereceye girebilmek için mücadele ediyor. Üç gün boyunca devam edecek turnuvada öğrenciler hem stratejik hamleleriyle hem de centilmence rekabetleriyle dikkat çekerken, organizasyona Tunceli Valisi Şefik Aygöl, Tunceli Gençlik ve Spor İl Müdürü Halil Kaya, Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse, öğretmenler, veliler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Okullar Arası Satranç Turnuvası Başhakemi Onur Can Demir, "Turnuvamız 3 gün boyunca 5 kategori üzerinden icra edilecektir. Turnuvamıza Vali Bey’in ilk hamlesiyle start verilmiştir. İl ve ilçelerimizden yoğun bir katılım söz konusudur. İlimizde satranca olan ilgi giderek artmaktadır. Turnuvamızda emeği geçen başta Valimiz olmak üzere değerli velilerimize, öğretmenlerimize ve okullarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunuyor, müsabakada yarışan bütün sporcularımıza başarılar diliyoruz" dedi. Turnuvaya katılan öğrencilerden Can Yılmaz, "Rakibimi 19’uncu hamlede yendim. Bence satranç hem insanı geliştiriyor hem daha iyi düşünmemize yardımcı oluyor. Bence tüm halkın satranç oynaması gerekiyor. Satranç oynayınca hem hamlelerinizi geliştirirsiniz hem de zeki olursunuz. Satranç oynadıkça zekanız da ilerler, böylece daha iyi düşünebilirsiniz. Eğer satranç oynuyorsanız taşları yemeye odaklanmayın, ilk önce plan yapın. Ondan sonra hamlelerinizi daha hızlı oynayabilirsiniz" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Çağan Alıncak ise, "Ailem bu yarışmaya katılmam için beni evde çok eğittiler. Satranç hakkında çok şey biliyorum. Aynı zamanda satranca ilgiliyim. Ama önemli olan kesinlikle dostluğun kazanmasıdır. Kazanmak ve kaybetmek olayı bir şey değildir. Dostluğun kazanması daha önemlidir" şeklinde konuştu.