EĞİTİM
Yükseköğretimde dönüşüm BAU’da düzenlenen çalıştayda konuşuldu 03 Nisan 2026 Cuma - 12:26:22 Yükseköğretimde lisans eğitimi sürelerinde değişiklik, kontenjanlarda güncelleme, staj yerine uygulamalı eğitim, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan programların açılması gibi gündemde olan konular Bahçeşehir Üniversitesi’nde düzenlenen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı’nda konuşuldu. Yükseköğretimde mevcut durum, stratejik hedefler ve dönüşüm, Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleşen çalıştayda masaya yatırıldı. BAU Campus’de gerçekleşen Yükseköğretimde Dönüşüm Çalıştayı’na, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Almanya’nın Kassel Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ulrich Teichler, Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Prof. Dr. Atilla Arkan, Prof. Dr. Nafiz Arıca, akademisyenler ve akreditasyon kuruluşlarının temsilcileri katıldı. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, açılış konuşmasında, 2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu kapsamında atılan adımlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yükseköğretim sistemlerinin yalnızca kendi iç dinamikleri üzerinden değil, küresel eğilimler doğrultusunda yeniden şekillendiğini belirten Arcaklıoğlu, dünyada yükseköğretime devam eden 250 milyon öğrenci sayısının 2040’lı yıllarda 600 milyona ulaşacağının öngörüldüğünü söyledi. Arcaklıoğlu, bu büyümenin yükseköğretimi sadece erişim açısından değil kalite, sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve kapsayıcılık bakımından da yeniden ele almayı zorunlu kıldığını, Türkiye’nin de bu dönüşüme kayıtsız kalmadan dünyanın önde gelen ülkeleriyle rekabet edecek şekilde bir sistem inşasına başladığını vurguladı. "Sadece bilgi aktaran değil uygulamaya önem veren eğitim" Prof. Dr. Arcaklıoğlu, 2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu’nda üniversiteler için ortaya konan dört ana başlığın "Kalite odaklı süreç yönetimi ve liderlik", "Dijital dönüşüm ve veriye dayalı yönetim", "Ulusal ve uluslararası görünürlük" ve "Girişimci ve yenilikçi üniversite anlayışı olduğuna dikkat çekti. Günümüzde üniversitelerin başarısının artık kontenjan doluluk oranlarıyla değil mezunlarının iş dünyasına geçiş süreleri, sektörel uyum düzeyleri, araştırma kapasitesi ve toplumsal katkılarıyla birlikte değerlendirildiğini vurgulayan Arcaklıoğlu, "Artık, yükseköğretimde öğrencilere verilen bilgi kadar bu bilgiyi öğrencinin uygulamada ne kadar pratik anlamda kullanabildiği, yeni konulara uyarlayabildiği konusu önem kazanmıştır" dedi. Kısa süreli staj yerine uygulamalı eğitim hedefi Müfredatta sadeleştirme çalışmasına başlandığını belirten Arcaklıoğlu, kontenjan planlamasının ise günübirlik ihtiyaçlara göre değil programların iş gücü piyasasıyla ilişkisi, eğitimin sürdürebilirliği, akademik kapasite ve mezunların istihdam ihtimalleri gibi parametreler dikkate alınarak çok boyutlu ve veriye dayalı yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi. Sağlık, adalet, eğitim ve sanayi gibi alanlarda, ilgili bakanlıkların insan kaynağı planlaması verilerini dikkate alarak kontenjan güncellemesi yapmasının doğru olduğunu belirten Arcaklıoğlu, "Temel hedefimiz öğrencilerin iş ortamını öğrenciyken deneyimlemesi, mezuniyet sonrasındaki sektöre adaptasyonunu daha hızlı yapmasına imkan sağlamasıdır. Türkiye’de yedi il pilot bölge olarak seçilerek çalışma başlatıldı. Ayrıca, sektörlerin insan kaynağı ihtiyacı olan dijital dönüşüm ve yeni teknolojiler, yapay zeka, siber güvenlik programlarının yanı sıra yeşil dönüşüm, karbon yönetimi, doğa koruma, tarımda dijital teknolojiler, hassas tarım, uzaktan sağlık sistemleri gibi kritik konularda da programların açıldığını dile getirdi. Lisans eğitiminin süresiyle ilgili çalışmalar devam ediyor Arcaklıoğlu, lisans eğitiminin süresine yönelik çalışmaların sadece süre tartışması olarak ele alınmasının doğru olmadığını, burada temel amacın eğitimin niteliğini düşürmeden müfredatta birtakım sadeleştirmelere giderek ve uygulamalı eğitime ağırlık vererek bir dönüşüm hedeflendiğini söyledi. Arcaklıoğlu, lisans programlarının süresi konusu üzerinde çalışmaya devam edileceğini vurguladı. Prof. Dr. Hatipoğlu: "Dönüşüm tartışılmaya devam etmeli" BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise açılışta yaptığı konuşmada, yükseköğretimde dönüşümün en çok tartışılan konulardan biri haline geldiğini söyledi. Prof. Dr. Hatipoğlu, şöyle konuştu: "Yükseköğretimde küresel gelişmeler çerçevesinde; üniversitelerin temel misyonunun dönüşümü, üniversite ve istihdam arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanması, yapay zeka ve akıllı sistemlerin kurumsal dönüşüm aracı haline gelmesi, eğitim araştırma ve toplumsal katkı süreçlerinin birbirine entegre edilme gerekliliği, etki odaklı çalışmalara ihtiyacın artması, üniversitelerin markalaşma süreçleri ve görünürlüğünün yeniden ele alınması konuları öne çıkmaktadır. Biz üniversite olarak, söz konusu eğilimleri ve 2030’a doğru Türk Yükseköğretim Vizyonunu dikkate alarak; üniversite liderlerini, akreditasyon kuruluşlarını ve uluslararası iyi örnek uygulamalarını gerçekleştiren yöneticileri çalıştayda bir araya getirmek istedik. Bu konu tek bir çalıştayla sınırlı kalsın istemiyoruz. Dönüşüm konusunu tüm paydaşlarla bir araya gelip hep birlikte tartışmaya devam edeceğiz." Çalıştayda "Üniversitelerin Dönüşüm Gündemi" oturumunda konuşan Prof. Dr. Atilla Arkan ve Prof. Dr. Nafiz Arıca eğitim sistemlerinin yapay zekaya uyumlu hale getirilmesi, karşılaşılan zorluklar, beceriler ve yetkinliklerin önemi başta olmak üzere yükseköğretimde dönüşüm süreciyle ilgili görüşlerini açıkladılar. "Yükseköğretimde Dönüşüm: Akreditasyonun Geleceği", oturumunda akreditasyon kuruluşları temsilcileri, "Üniversitelerde Dönüşüm: Avrupa’dan Örnekler" başlıklı oturumunda ise akademisyenler yaptıkları konuşmalarla çalıştaya katkı verdi.
Eğitim temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular devam ediyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:47 Eğitim temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular devam ediyor Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından düzenlenen 9’uncu Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular 12 Ocak 2026’ya kadar yapılabilecek. Eğitim-Bir-Sen tarafından düzenlenen Eğitim Temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular 12 Ocak 2026’ya kadar yapılabilecek. Eğitimin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini sinema sanatı aracılığıyla aktarmayı amaçlayan yarışmaya katılmak isteyenler, başvurularını "www.ebskisafilm.org" ve "www.ebsshortfilm.org" adresleri üzerinden gerçekleştirebilecek. Yarışmaya, 18 yaşını tamamlamış amatör ve profesyonel katılımcılar, süresi 15 dakikayı aşmayan, eğitim temalı kurmaca kısa filmler ile başvuru yapabilecek. Yarışmanın değerlendirme süreci iki aşamadan oluşacak. Ön jüri, şartnameye uygunluk, teknik ve sanatsal yeterlilik kriterleri doğrultusunda en fazla 20 eser belirleyecek. Alanında yetkin isimlerden oluşan jüri üyeleri Alanında deneyimli jüri üyeleri, en etkili eserleri seçmek üzere bir araya geldiği yarışmanın seçici kurulunda, yönetmen, senarist İsmail Güneş, gazeteci, eleştirmen Bedir Acar, sinema yazarı Enver Gülşen, yönetmen Mutlu Kurnalı, yönetmen, senarist Yeşim Tonbaz, Anadolu Ajansı Sinema Atölyesi’nden Barışkan Ünal yer alıyor. Yarışmada birinci olan eser için 80 bin lira, ikinci eser için 60 bin lira, üçüncü eser için ise 40 bin lira ödül verilecek. Ayrıca Mehmet Akif İnan Özel Ödülü kapsamında 30 bin lira, Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü kapsamında ise 20 bin lira ödül takdim edilecek. Bu yılki yarışmada Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü, ilk kez Eğitim-Bir-Sen üyesi izleyicilerin oylarıyla sahibini bulacak.
Bakan Tekin: "Ülkesinde yapılanlarla gurur duyan bir nesil yetiştirmek istiyoruz"
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:44 Bakan Tekin: "Ülkesinde yapılanlarla gurur duyan bir nesil yetiştirmek istiyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Ülkesinde yapılanlarla gurur duyan bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, bunun için önemli bir araç" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) Garı’nda düzenlenen ‘Tutum, Yatırım ve Türk Malları Sergisi’ne katıldı. Yerli üretim, tasarruf ve yatırım bilincinin toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen sergide, Türkiye’nin farklı bölgelerinden firmalar ve kurumlar yer aldı. Sergide, yerli ve milli imkanlarla üretilen ürünler ziyaretçilere sunuldu. Program kapsamında Bakan Tekin ve Bakan Kacır, sergi alanını gezerek stantları ziyaret etti ve yetkililerden yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ankara YHT Garı’nda düzenlenecek olan sergiyle, özellikle gençler ve öğrenciler başta olmak üzere toplumda yerli malı kullanımına yönelik farkındalığın artırılması hedefleniyor. Sergi, program süresince vatandaşların ziyaretine açık olacak. 12-18 Aralık tarihlerinde ziyaretçilere açık olacak Ankara YHT Garı’nda düzenlenen ‘Tutum, Yatırım ve Türk Malları Sergisi, 12-18 Aralık tarihlerinde ziyaretçilerini ağırlamayı hedefliyor. ‘Tutum, Yatırım ve Türk Malları Sergisi; Türkiye’de yerli üretim bilincini güçlendirmek, tasarruf kültürünü yaygınlaştırmak ve yerli ürün kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen kapsamlı bir tanıtım ve farkındalık etkinliğidir. Sergi; özellikle eğitim kurumları, kamu kuruluşları ve yerli üreticilerin iş birliğiyle hayata geçirilir. Tutum bilincini, israfın önlenmesini, kaynakların verimli kullanılmasını ve tasarruf alışkanlığının özellikle genç yaşlardan itibaren kazandırılmasını amaçlar. Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğünün koordinesi ve Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yürütücülüğünde, ‘Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası’ etkinliklerine 46 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin yanında 5 anaokulu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara dışından belirlenen 8 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi dahil edildiği belirtildi. Ayrıca milli ve yerli teknoloji ürünlerinin tanıtılacağı sergiye TÜRASAŞ, MKE, HAVELSAN, TUSAŞ, STM, ASELSAN, ROKETSAN, TÜRKSAT olmak üzere 8 kurumun katıldığı açıklandı. Ankara YHT Garı’ndaki sergiyi gezen Bakan Tekin ve Bakan Kacır, ‘Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası Coğrafi İşaretler Günü Etkinliği kapsamında Ankara Yenimahalle’de bulunan Orhan Cemal Fersoy İlkokuluna da ziyarette bulundu. Burada öğrencilerle ve öğretmenlerle bir araya gelen Bakan Tekin ve Bakan Kacır, ‘Tutum Yatırım ve Türk Malları Haftası’nı tüm Türkiye’de coşkuyla kutlayacaklarını ifade etti. "Çocuklarımız, Türkiye’nin ürettiği değerleri hem içselleştirerek hem de daha ileriye yönelik proje hayaliyle yetişiyorlar" Tutum, Yatırım ve Türk Malları Sergisi kapsamında açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, gençlerin Türkiye’ye değer kattığını ve geleceğe yönelik her projede onların emeği olacağını belirterek, "Ülkesinde yapılanlarla gurur duyan bir nesil yetiştirmek istiyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, bunun için önemli bir araç. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1921 yılında ilk Maarif Kongresini topladığında köklerine, kendi kültürüne vakıf ama modern dünyayla entegre olabilecek bir eğitim öğretim sistemi inşa etmek olduğunu belirtmişti. Bizim de şu anda yaptığımız şey bu. Bunun önemli unsurlarından bir tanesi geçmişimize ve kültürümüze sahip çıkmak. Bizden önceki nesillerin, bizden önceki hükümetler döneminde üretilen katma değeri olan ürünleri, bilimsel yenilikleri ve bunların hepsini çocuklarımız öğrensinler, bilsinler diye uğraşıyoruz. Bunların üzerinde yeni hayaller kurabilmeyi öğrensinler istiyorum. Şimdi çocuklarımız Türkiye’nin ürettiği değerleri hem içselleştirerek hem de daha ileriye yönelik proje hayaliyle yetişiyorlar. Bu bizim için gerçekten mutlu verici bir şey. Hem köklerine ve geçmişine bağlı, saygı duyan bize ait olan değerleri içselleştiren hem de yeni döneme önümüzdeki döneme ilişkin bunların üzerinde hayaller kurabilen bir kuşak yetiştirmek istiyoruz" diye konuştu. "2018’den bu yana dünyanın en büyük teknoloji festivallerini gerçekleştiriyoruz" Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinesinde gerçekleştirilen Tutum, Yatırım ve Türk Malları Sergisi’ne katkılarından dolayı Bakan Tekin’e şükranlarını sunan Bakan Kacır ise geleceğin teknolojisinin gençlerin izinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini vurgulayarak, "2018’den bu yana dünyanın en büyük teknoloji festivallerini, Teknofestleri, Türkiye’de, dost ve kardeş coğrafyalarda gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 1 milyon 200 binden fazla öğrencimiz Teknofestlere katıldı. Yarışmalarda hayallerini projelere dönüştürdüler. Artık Teknofestlerde yetişen gençlerimiz kendi teknoloji gelişimlerini kuracak seviyeye geldiler. Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin aslında bütün bu çalışmalar bu durumun en büyük ispatı niteliğindedir. Bizim çocukluk yıllarımızda da Yerli Malı Haftası olarak bu hafta icra ediliyordu. Yine çok keyif aldığımız faydalı çalışmalar yapılıyordu ama bu çalışmalar çoğunlukla tarım ürünleriyle sınırlı kalıyordu. Şimdi sadece tarım ürünlerini değil, artık Türkiye’nin milli teknoloji ürünlerini de çocuklarımız ve öğrencilerimiz bu hafta vesilesiyle okullarda gündemlerine alıyorlar" şeklinde konuştu.
Sarıgöl’de Yerli Malı Haftası coşkusu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:34 Sarıgöl’de Yerli Malı Haftası coşkusu Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Yerli Malı Haftası, Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu ile Çavuşlar İlkokulu ve Ortaokulu’nda öğrencilerin katılımıyla coşku içinde kutlandı. Tırazlar Hüseyin Gümüşlü İlkokulu’nda düzenlenen Yerli Malı Haftası etkinliklerine Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak de katıldı. Yıldırak, öğrencilerle birlikte etkinliklere iştirak ederek yerli malı kullanmanın önemi hakkında bilgi verdi. Öte yandan Sarıgöl Çavuşlar İlkokulu ve Ortaokulu’nda "Yerli seç, fark oluştur. Gücümüz yerli üretimde." sloganıyla gerçekleştirilen Yerli Malı Haftası etkinliği, öğrenciler ve öğretmenlerin yoğun katılımıyla yapıldı. Etkinlik kapsamında Türkiye’nin yedi bölgesine ait yerli ürünler tanıtılarak, öğrencilere yerli üretimin önemi uygulamalı olarak anlatıldı. Sınıflarda düzenlenen etkinliklerde farklı bölgelerden yöresel ürünler sergilendi. Öğrenciler, hazırladıkları sunumlarla ürünlerin hangi bölgede yetiştiğini arkadaşlarına anlattı. Etkinliklerle öğrencilerin hem eğlenerek öğrendiği hem de yerli malı kullanma bilinci kazandığı belirtildi. Etkinliklerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çavuşlar İlkokulu ve Ortaokulu Müdürü Yalçın Duman, yerli malı bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının önemine dikkat çekerek, "Yerli malı kullanımı sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda milli bir bilinçtir. Öğrencilerimizin ülkemizin farklı bölgelerinde üretilen ürünleri tanıması, emeğin ve üretimin değerini kavraması bizim için çok kıymetli. Amacımız; bilinçli, sorumluluk sahibi ve üretime saygı duyan bireyler yetiştirmektir" dedi. Öğrencilerin aktif katılım gösterdiği Yerli Malı Haftası etkinlikleri, öğretmenlerin rehberliğinde hazırlanan pano çalışmaları ve yöresel ürün sunumlarıyla gün boyu devam etti.
Yükümlüler meslek sahibi oluyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 14:09 Yükümlüler meslek sahibi oluyor Adana’da denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülerin istihdama kazandırılmasını amaçlayan protokol çerçevesinde, yükümlüler meslek sahibi oldu. Adana Valiliği, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) arasında, denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülerin istihdama kazandırılmasını amaçlayan protokolün ilk uygulama süreci tamamlandı. Protokol kapsamında yürütülen çalışmalar, 2025 yılının son Koruma Kurulu Toplantısı’nda değerlendirildi. Toplantı, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda; yükümlülerin meslek edinerek topluma kazandırılmasını hedefleyen protokol çerçevesinde hayata geçirilen eğitim ve uygulama faaliyetleri ele alındı. Protokolün ilk ayağı kapsamında düzenlenen boya eğitimi başarıyla tamamlanırken, eğitime katılan kursiyerlere sertifikaları takdim edildi. Ayrıca klima bakım-onarım, masa ve sıra yenileme ile boya eğitimi çalışmalarına katkı sunan usta öğreticilere de emeklerinden dolayı plaket verildi. Yetkililer, söz konusu iş birliğinin hem yükümlülerin mesleki beceri kazanarak istihdama katılımını kolaylaştıracağını hem de toplumsal uyuma önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Protokol kapsamında yeni eğitim ve istihdam adımlarının önümüzdeki süreçte devam edeceği belirtildi. Toplantıya DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, yönetim kurulu üyeleri ve koruma kurulu üyeleri katıldı.
Diyarbakır’ın altın çocukları Final Okullarından dünya sahnesine yürüyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 13:24 Diyarbakır’ın altın çocukları Final Okullarından dünya sahnesine yürüyor Diyarbakır Final Fen ve Anadolu Lisesi, eğitimin evrensel dili olan matematiği merkezine alan güçlü vizyonuyla, bu yıl da uluslararası bir başarıya imza attı. Her yıl binlerce öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası XPERTSTEM Matematik Olimpiyatı, Diyarbakır’da düzenlenerek kenti bilim ve akademik başarıyla buluşturdu. Dünya genelinden lise öğrencilerini aynı akademik zeminde bir araya getiren bu prestijli organizasyon, matematikte mükemmeliyeti teşvik eden saygın bir platform olma niteliği taşıyor. Diyarbakır Final Okullarında yüz yüze ve yazılı olarak gerçekleştirilen sınava yoğun katılım sağlandı. Öğrenciler, bilgi birikimlerini ve analitik düşünme becerilerini uluslararası ölçekte sergileyerek Amerika ve İngiltere’de düzenlenecek dünya finallerinde Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Bu başarı, yalnızca bireysel bir kazanım değil, aynı zamanda Diyarbakır’ın eğitimde yükselen grafiğinin de somut bir göstergesi oldu. Organizasyon sorumlusu matematik öğretmeni Rumet Akça, uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bu tür etkinliklerin öğrencilerin akademik gelişimlerine olduğu kadar özgüvenlerine ve öğrenme hızlarına da ciddi katkı sunduğunu vurguladı. Akça, yarışmaya katılan öğrencilerden 4 öğrencinin tam puan aldığını, 80 öğrencinin ise altın, gümüş ve bronz madalya kazanarak Amerika ve İngiltere’de yapılacak dünya finallerine katılma hakkı elde ettiğini ifade etti. Okul Müdürü Recep Kepenek, çağın gerektirdiği vizyoner eğitim anlayışına dikkat çekerek, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başında kurdukları sistemin meyvelerini almaya başladıklarını dile getirdi. Kepenek, bu anlamlı organizasyonda emeği geçen tüm öğretmenlere, öğrencilere ve katkı sunan paydaşlara teşekkür ederken, yarışmaya katılan ve derece elde eden tüm öğrencileri gönülden tebrik ettiğini belirtti. Türkiye’de eğitim alanında güçlü ve köklü bir marka olan Final Okulları çatısı altında faaliyet gösteren Diyarbakır Final Fen ve Anadolu Lisesi, bu önemli başarıyla "Diyarbakır’ın altın çocuklarını" dünya sahnesine uğurlamanın haklı gururunu yaşıyor. Bu başarı, Diyarbakır’dan yükselen bilimin ve azmin, sınırları aşarak dünyaya uzanan güçlü bir sesi olarak kayda geçti.
Akdeniz Üniversitesi’nden bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil dönüşüm hamlesi
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:44 Akdeniz Üniversitesi’nden bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil dönüşüm hamlesi Akdeniz Üniversitesi, bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği aynı çatı altında buluşturan "CADI" projesiyle, bakım ekosistemini yeni beceriler ve yeni iş birlikleri üzerinden yeniden kurguluyor. Akdeniz Üniversitesi’nde bakım hizmetlerinde dijitalleşme ve sürdürülebilirliği birlikte ele alan "Dijital ve Yeşil Becerilerle Güçlendirilmiş Bakım Ekosistemi (CADI)" Projesi’nin açılış programı gerçekleştirildi. Proje, sağlık, teknoloji, kamu ve sivil toplum paydaşlarını bir araya getirerek bakım alanında yenilikçi ve kalıcı bir model oluşturmayı hedefliyor. Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında desteklenen ve Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi, Avrupa Birliği Araştırma ve Uygulama Merkezi (AKVAM) Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban’ın yürütücülüğünü yaptığı CADI Projesi’nin açılış programı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yavuz Tekelioğlu Konferans Salonu’nda yapıldı. Programa üniversite yöneticileri, akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve proje paydaşları katıldı. "Projeler Gençlere ilham versin" Programın açılış konuşmasını Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker yaptı. CADI Projesi’nin üniversite adına önemli bir kazanım olduğunu belirten Toker, bu tür projelerin genç akademisyenler ve öğrenciler için yol gösterici olduğuna dikkat çekerek katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Alman Ulusal Ajansı’ndan 94 puan aldı Projenin yürütücüsü AKVAM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Çoban, CADI Projesi’nin temel hedefinin bakım hizmetlerinde dijital ve yeşil becerilerle güçlendirilmiş bir ekosistem oluşturmak olduğunu vurguladı. Çoban, projenin tasarlanma sürecinde Akdeniz Üniversitesi’nin güçlü altyapısından ve çok yönlü imkanlarından yararlanıldığını ifade etti. "Akdeniz Üniversitesi bizi farklı kılıyor" Akdeniz Üniversitesi’nin sahip olduğu özgün avantajlara dikkat çeken Çoban, üniversite hastanesi, teknokent, öğrenci yurtları, kampüs içi yaşam alanları ve büyük insan sirkülasyonuna sahip yapının proje üretimi açısından önemli bir ekosistem sunduğunu belirtti. Bu bütüncül yapının CADI Projesi’nin temelini oluşturduğunu dile getiren Çoban, üniversitenin araştırma gücü, öğrenci potansiyeli, tarım altyapısı, teknokent firmaları ve kampüs içi sosyal yaşam alanlarının projelere önemli katkı sunduğunu ifade etti. Çoban, Akdeniz Üniversitesi’nin "yaşayan kampüs" modeliyle Avrupa’daki birçok üniversiteden ayrıştığını söyledi. "Avrupa’nın dikkatini çeken bir proje" Proje sahibi kuruluş adına Almanya’dan katılan BedCon Yöneticisi Zeki Çağlar da konuşmasında, projeye verilen yüksek puanın önemine dikkat çekti. Çağlar, "94 puan, Alman Ulusal Ajansı için oldukça yüksek bir değerlendirme. Proje kapsamı ve hazırlanış kalitesi, ajans tarafından da takdir edildi." dedi. "Paydaşlardan destek ve değerlendirmeler" Proje ortağı Sağlık ve Çevre Politikaları Derneği Başkanı Öğr. Gör. Mustafa Çelik, böyle kapsamlı bir projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirirdi. Antalya Valiliği adına konuşan Dr. Gülşen Elmas, projenin Antalya’nın dijitalleşme ve sürdürülebilirlik vizyonuna katkı sağlayacağını ifade etti. Antalya İl Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Hüseyin Kurtay ise slayt sunumu eşliğinde sivil toplum alanındaki çalışmalarını anlattı. Program, Dr. Nilgün Akbulut Çoban’ın CADI Projesi sunumu ile devam etti. "Kişisel verilerin korunması" Programın son bölümünde Akdeniz Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve AKVAM Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Alptekin Duru, "Avrupa Birliği Projelerinde Kişisel Verilerin Korunması" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Duru, kişisel verinin tanımı ve korunmasına ilişkin kapsamlı bilgiler aktardı. "Doğru iletişimin önemi" Programın kapanışında Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürü Talat Öztuzsuz, CADI Projesi kapsamında kurumsal kimlik, görünürlük ve doğru iletişimin önemi üzerine bir sunum yaptı. Öztuzsuz, doğru iletişimin projelerin sürdürülebilirliğini ve toplumsal etkisini güçlendirdiğine dikkat çekti. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Niğde’de hayat boyu öğrenmeye yoğun ilgi: 191 kursta 4 bin 802 kursiyer eğitim alıyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 12:37 Niğde’de hayat boyu öğrenmeye yoğun ilgi: 191 kursta 4 bin 802 kursiyer eğitim alıyor Niğde’de hayat boyu öğrenme çalışmaları her geçen gün daha geniş kitlelere ulaşırken, açılan kurslara gösterilen yoğun ilgi dikkat çekiyor. Niğde Halk Eğitimi Merkezi tarafından 1 Eylül 2025 tarihinden itibaren açılan 191 farklı kursa toplam 4 bin 802 kursiyer kayıt yaptırdı. Halk Eğitimi Merkezi; yalnızca il merkezinde değil, köy ve kasaba ayrımı gözetmeksizin Niğde’nin her noktasında eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Orhan Çetin; amaçlarının başvuru yapan kursiyerlere en kısa sürede ulaşmak ve ihtiyaç duyulan her yerde kurs açmak olduğunu belirtti. Çetin; "Eylül 2025’ten itibaren 191 kurs açtık ve bu kurslara 4 bin 802 kursiyerimiz kaydoldu. Sistemimize başvuran vatandaşlarımıza hızlı bir şekilde ulaşarak nerede ihtiyaç varsa orada kurslarımızı hayata geçiriyoruz. Köy ya da kasaba ayrımı yapmadan çalışmalarımıza devam ediyoruz. Okuma yazma kursları, seramik, diksiyon, cam boncuk, giyim üretim ve el sanatları gibi pek çok alanda da kurslarımız bulunuyor" dedi. İstihdama yönelik kurslarla ev ekonomisine katkı Açılan kursların önemli bir bölümünün istihdama yönelik olduğunu vurgulayan Çetin, kursiyerlerin edindikleri bilgi ve beceriler sayesinde kurs bitiminde kendi işlerini kurabildiğini ifade etti. Bu duruma somut örnekler de veren Çetin; "Sazlıca’da ve il merkezinde dikiş-nakış kurslarımızdan mezun olan kursiyerlerimizin kendi iş yerlerini açtığını görüyoruz. Bu sayede ev ekonomisine ciddi katkılar sağlanıyor. Bizim için en değerli kazanım, kursiyerlerimizin üretime ve istihdama katılmasıdır" şeklinde konuştu.