EĞİTİM
Eğitim-Bir-Sen’li 1000 sendikacı kadın lider, Türkiye buluşmasında bir araya geldi 29 Mart 2026 Pazar - 17:43:09 Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması; Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. "Örgütlü kadın, güçlü toplum" temasıyla düzenlenen buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıda ayrıca kadınların, küresel sistemin dayattığı yozlaşmaya karşı durma kararlılığı, sapkın akımlarla mücadele, dijital dünyanın denetimi, aile ve emeği önceleyen politikalar ile şiddetle mücadele konuları görüşüldü. "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bunun yanında küresel güç odaklarının dayattığı çarpık ve yozlaşmış anlayışa karşı da net bir tavır alıyoruz" dedi. Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, ’kadın hakları ve özgürlükleri’ diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz." "Sendikal mücadelemiz, kadınların desteğiyle büyüyüp güçleniyor" Eğitim-Bir-Sen olarak eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gördüklerini, bu büyük yürüyüşün en güçlü taşıyıcısı olan kadınların emeğini, iradesini ve dönüştürücü gücünü her zaman merkeze aldıklarını belirten Yalçın, şunları söyledi: "Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir." "Durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz" Ali Yalçın, sendikal mücadeledeki kararlılıklarının altını çizerek, şöyle konuştu: "Bugün, ‘ücrette denge’, ‘gelirde adalet’ çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme’de okuyup ‘bu yasayla buraya kadar’ dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz." "Bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz" Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen teşkilatının bu ülkenin sendikal tarihine, emek mücadelesine, "Yaparsa Eğitim-Bir-Sen yapar" sözünü mühürlediğini vurguladı. Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Biz ki bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK’ya, KİK’e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda ‘kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın’ dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü." "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Yalçın, bu kazanımların kapsamının genişlemesi için ter akıttıklarını ifade ederek, "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkânsız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor" dedi. Ali Yalçın, birilerinin yaptığı gibi temennileri değil, sahanın taleplerini konuştuklarını, akademik sendikacılık yaptıklarını, taleplerinin altını bilimsel verilerle doldurduklarını belirterek, "Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz. ‘Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti’ demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz" dedi. "Görevi başında vefat eden kamu görevlilerinin şehit sayılması için TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne başvurduk" Ali Yalçın, eğitimciler olarak yaşadıkları en can yakıcı sorunların başında eğitimde şiddet sorununun geldiğine işaret ederek, birkaç yıl önce Eyüpsultan’da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul’da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadıklarını hatırlattı. "O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin" diyen Yalçın, şöyle konuştu: "Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, ‘şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı’ dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum." "Analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme yetmez ama evet" Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ise konuşmasında aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, "Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı" dedi. Sıdıka Aydın, yeni dönemde sendikal mücadele alanlarına ilişin açıklamasında, 81 ilde 15 bin 44 kadın eğitim çalışanıyla analık haklarına ilişkin yaptıkları saha araştırmasının sonuçlarından örnekler vererek şu ifadeleri kullandı: "Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz." Küresel güç odaklarının "özgürlük, modernlik" adı altında toplumlara empoze ettiği kimliği belirsizleştiren ve aileyi zayıflatan anlayışların basite indirgenecek bir mesele olmadığının altını çizen Aydın, "Doğrudan doğruya toplumu ve çocukları hedef alan bir ifsad projesidir. Cinsiyetin belirsizleştiren aile kurumunun kutsallığını ortadan kaldırıp zayıflatan bir zeminden sağlıklı ve geleceğe taşınan bir toplum çıkmaz. Aile kırmızı çizgimizdir! Fıtratı yok sayan, aile kurumunu zayıflatan hiçbir yaklaşım ve çalışmayı kabul etmiyoruz" dedi. Dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Aydın, kontrolsüz dijital içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Aynı evin içinde ama birbirlerinden uzak ebeveyn ve çocuklardan oluşan ailelerin sayısının, dijital dünyanın dayatmasıyla her geçen gün arttığına işaret eden Aydın, şunları kaydetti: "Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşı etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız."
29 Mart 2026 Pazar - 15:42 Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’na Kuruçay damgası Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’nda Kuruçay Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük bir başarıya imza attı. Turnuvada iki birincilik ve bir ikincilik kazanan okul, ilçenin gururu oldu. Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu (TAZOF) tarafından Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirilen İlçe Turnuvası, öğrencilerin kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Strateji ve analitik düşünme becerilerinin ön plana çıktığı yarışmalarda, Kuruçay Ortaokulu öğrencileri üç farklı kategoride kürsüye çıkmayı başardı. Turnuva sonuçlarına göre; Kuruçay Ortaokulu öğrencilerinden Ali Gültekin "Mangala" kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak ilçe birincisi oldu. Bir diğer önemli başarı ise "Kulami" kategorisinden geldi. Hasan Hüseyin Berat Yüğrük, sergilediği performansla Kulami branşında ilçe birinciliğini elde etti. "Pentago" kategorisinde yarışan Oğuz Aral Gökçay ise ilçe ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Elde edilen bu başarıların ardından okul yönetimi, başarılı öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti. İlçe turnuvasında dereceye giren öğrenciler, Kütahya il merkezinde yapılacak olan il finallerinde Tavşanlı ilçesini temsil etmeye hak kazandı. Eğitim camiası ve veliler, Kütahya’daki yarışmalarda ter dökecek olan genç zekâlara başarı dileklerinde bulundu.
29 Mart 2026 Pazar - 15:39 Rektör Gürel, ÜNİDAP 8. dönem toplantısına katıldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’na katıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı Erzurum Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantı, "Kırsal Kalkınmada Yapay Zekâ Kullanımı ve Dijitalleşme" ana temasıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde kapsamlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Lisans eğitiminin süresine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Özvar, "Bu konu müfredat sadeleştirmesi, kredi yeniden değerlendirmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi birçok boyutu kapsıyor. Artık somut adımlar atabileceğimiz noktaya geldik" dedi. Kontenjan politikalarında ise yalnızca sayısal büyümeye odaklanmadıklarını, ülkenin insan kaynağı planlamasının stratejik bir parçası olarak hareket ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde uygulamalı eğitimin güçlendirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. Öğrencilerin iş yeri temelli eğitim modelleriyle gerçek üretim süreçlerine dahil olacağını belirten Prof. Dr. Özvar, bu kapsamda 3+1, 2+2 ve 7+1 gibi uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılacağını söyledi. Ayrıca, OSB-MYO modelinin eğitim ile üretim arasındaki bağı güçlendiren başarılı örneklerden biri olduğunu ifade etti.
Kırklareli EDEP İl Koordinasyon Toplantısı yapıldı
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:47 Kırklareli EDEP İl Koordinasyon Toplantısı yapıldı Eğitime Destek Platformu (EDEP) İl Koordinasyon Toplantısı, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Kırklareli Valisi Uğur Turan ve EDEP Koordinasyon Kurulu üyelerinin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Halk Eğitimi Merkezi Salonu’nda dün yapılan toplantıda, il genelinde yürütülen eğitime destek faaliyetleri, kurumlar arası iş birliği ve gönüllülük esasına dayalı çalışmalar ele alındı. Eğitimin niteliğini artırmaya yönelik projeler değerlendirilirken, öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyecek uygulamalar üzerinde duruldu. Vali Uğur Turan, yaptığı değerlendirmede eğitimin toplumların geleceğini şekillendiren en temel unsur olduğunu vurgulayarak, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve hayırsever vatandaşların katkılarıyla yürütülen eğitime destek çalışmalarının büyük önem taşıdığını ifade etti. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam ise bu anlamlı toplantıda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, eğitimin yalnızca akademik başarıyla sınırlı olmadığını, kültür ve değerler eğitimiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Eğitime Destek Platformu İl Koordinasyon Toplantısı, eğitime yönelik iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak hedefler doğrultusunda atılacak adımların değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Eskişehir’de ‘Ortak Kimliğimiz ve Medeniyet Hafızamız’ başlıklı program
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:35 Eskişehir’de ‘Ortak Kimliğimiz ve Medeniyet Hafızamız’ başlıklı program Eskişehir’de Dünya Türk Dili Ailesi Günü anısına düzenlenen "Ortak Kimliğimiz ve Medeniyet Hafızamız" başlıklı program, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Taciser Tüfekçi Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi ve ilgi gördü. Türk dilinin tarihi derinliği, Türkoloji çalışmaları ve çağdaş dünyadaki yeri çok yönlü sunumlarla ele alındı. Programın sunuculuğunu diksiyon ve tiyatro eğitimcisi Şeker Aybala üstlendi. Etkinlikte günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Anadolu Rektör Yardımcısı Erkan Erdemir yaptı. Açılış konuşmasını ise Edebiyat Fakültesi Dekanı Fuat Güllüpınar gerçekleştirdi. Program kapsamında Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Türk Dilinin ve Türkolojinin Tarihî Gelişimi üzerine kapsamlı bir sunum yaparak alanın akademik birikimini dinleyicilerle paylaştı. Ardından Prof. Dr. Zülfikar Bayraktar, ‘Rusya’da Türkler ve Türkoloji’ başlıklı sunumunda, Rusya Federasyonu’nda yaşayan Türk boylarının dil, kültür ve din politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, ‘’Rusya’da Türkçeye ve Türk kültürüne artan ilgiye dikkat çekerek Türkçenin ‘Bir Dilden Fazlası, Bir Dostluğun Dili’ olduğunu’’ söyledi. Bayraktar konuşmasında, "Türkiye ve Rusya dostluğuna Türk dili ve kültürünün derin bir katkısı söz konusu. Türkçe, Rusya’da artık yalnızca kelimelerden ibaret bir dil değil; sıcaklık, empatî ve anlayışın ifadesi haline gelmiştir. Türkçeyi her yeni öğrenen, kültürel bağların bir temsilcisidir. Bu sürecin kazananı sadece dost iki ülke değil; ortak bir kültürel geleceği inşa eden genç kuşaklardır’’ dedi. Programın son bölümünde Doç. Dr. Ferdi Bozkurt, ‘Türk Dili için bireyler olarak neler yapabiliriz?’ sorusunu merkeze alan sunumunda, ‘’Dilin korunması ve yaşatılmasının yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Günlük hayatta Türkçenin doğru, özenli ve bilinçli kullanımının önemine değindi. Özellikle sosyal medya, dijital platformlar ve kamusal alanlarda dil hassasiyetinin artırılması gerektiğini’’ ifade etti. Program; akademisyenler, öğrenciler ve davetlilerin yoğun ilgisi ve katılımıyla tamamlandı. Etkinlik sonunda katılımcılar, ‘’Türk dilinin tarihi, kültürel ve toplumsal boyutlarını farklı perspektiflerden ele alan sunumların bilgilendirici ve ufuk açıcı oldu. Benzer programlar, Türk dili ve kültürü bilincinin güçlenmesine önemli katkılar sundu. Bu yönüyle program, ortak kimlik ve medeniyet hafızasının canlı tutulmasına yönelik anlamlı bir akademik ve kültürel buluşma olarak hafızalarda yer aldı’’ dediler.
Kütahya’da uluslararası öğrenciler buluştu
25 Aralık 2025 Perşembe - 10:10 Kütahya’da uluslararası öğrenciler buluştu Kütahya Uluslararası Öğrenci Derneği ile Uluslararası Öğrenci Dernekleri Federasyonu’nca düzenlenen "3. Uluslararası Öğrenci Buluşması", Dumlupınar Üniversitesi Bedesten Kafeteryası’nda gerçekleştirildi. Programa, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde öğrenim gören 13 farklı ülkeden uluslararası öğrenciler katıldı. Öğrenciler, ülkelerine özgü yöresel ürünleri, lezzetleri, müzik aletlerini ve folklorik dansları sergileyerek kendi kültürlerini tanıtma imkânı buldu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, Kütahyalı vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Etkinlikte konuşan Kütahya Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Sebahattin Ceyhun, bu yıl üçüncüsü düzenlenen buluşmanın her zamanki gibi heyecanlı ve hareketli geçtiğini belirterek, "Kütahya merkezinden ve üniversitemizden gelen katılımcılar, 13 ülkenin kültürlerini tanıma, lezzetlerini tatma ve folklorik gösterilerini izleme fırsatı buldu. Katılımcıların memnuniyeti yüzlerinden okunuyordu" dedi. Uluslararası Öğrenci Buluşması’nı her yıl düzenlemeye gayret ettiklerini ifade eden Ceyhun, amaçlarının farklı ülkelerden gelen öğrencilerle Türk öğrencileri ve Kütahya halkını bir araya getirmek olduğunu vurguladı. Ceyhun, programın önümüzdeki süreçte Kütahya merkezinde yeniden gerçekleştirileceğini de sözlerine ekledi. Ceyhun ayrıca, standlarını kurarak günlerdir emek veren öğrencilere, üniversite yönetimine, özellikle SKS yetkilisi Ercan Taşkın’a, dernek yönetim kurulu üyelerine ve gönüllü çalışanlara desteklerinden dolayı teşekkür etti. Kültürler arası etkileşimin önemine dikkat çeken Ceyhun, "Kültürlerimiz ve sınırlarımız farklı olabilir ancak amaç ve hedeflerimiz aynı. Biz tek milletiz, biz bir milletiz" ifadelerini kullandı. Ceyhun, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde yaklaşık 8 bin yabancı uyruklu öğrenim öğrenim gördüğünü sözlerine ekledi.