EĞİTİM
Eğitim-Bir-Sen’li 1000 sendikacı kadın lider, Türkiye buluşmasında bir araya geldi 29 Mart 2026 Pazar - 17:43:09 Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması; Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. "Örgütlü kadın, güçlü toplum" temasıyla düzenlenen buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı. Toplantıda ayrıca kadınların, küresel sistemin dayattığı yozlaşmaya karşı durma kararlılığı, sapkın akımlarla mücadele, dijital dünyanın denetimi, aile ve emeği önceleyen politikalar ile şiddetle mücadele konuları görüşüldü. "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bunun yanında küresel güç odaklarının dayattığı çarpık ve yozlaşmış anlayışa karşı da net bir tavır alıyoruz" dedi. Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, ’kadın hakları ve özgürlükleri’ diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz." "Sendikal mücadelemiz, kadınların desteğiyle büyüyüp güçleniyor" Eğitim-Bir-Sen olarak eğitimi yalnızca bir meslek alanı değil, bir medeniyet inşası olarak gördüklerini, bu büyük yürüyüşün en güçlü taşıyıcısı olan kadınların emeğini, iradesini ve dönüştürücü gücünü her zaman merkeze aldıklarını belirten Yalçın, şunları söyledi: "Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir." "Durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz" Ali Yalçın, sendikal mücadeledeki kararlılıklarının altını çizerek, şöyle konuştu: "Bugün, ‘ücrette denge’, ‘gelirde adalet’ çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme’de okuyup ‘bu yasayla buraya kadar’ dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz." "Bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz" Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen teşkilatının bu ülkenin sendikal tarihine, emek mücadelesine, "Yaparsa Eğitim-Bir-Sen yapar" sözünü mühürlediğini vurguladı. Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti: "Biz ki bin 124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK’ya, KİK’e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda ‘kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın’ dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü." "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil, huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır" Yalçın, bu kazanımların kapsamının genişlemesi için ter akıttıklarını ifade ederek, "Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkânsız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor" dedi. Ali Yalçın, birilerinin yaptığı gibi temennileri değil, sahanın taleplerini konuştuklarını, akademik sendikacılık yaptıklarını, taleplerinin altını bilimsel verilerle doldurduklarını belirterek, "Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz. ‘Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti’ demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz" dedi. "Görevi başında vefat eden kamu görevlilerinin şehit sayılması için TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne başvurduk" Ali Yalçın, eğitimciler olarak yaşadıkları en can yakıcı sorunların başında eğitimde şiddet sorununun geldiğine işaret ederek, birkaç yıl önce Eyüpsultan’da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan’ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul’da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadıklarını hatırlattı. "O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin" diyen Yalçın, şöyle konuştu: "Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, ‘şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı’ dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum." "Analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme yetmez ama evet" Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ise konuşmasında aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, "Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı" dedi. Sıdıka Aydın, yeni dönemde sendikal mücadele alanlarına ilişin açıklamasında, 81 ilde 15 bin 44 kadın eğitim çalışanıyla analık haklarına ilişkin yaptıkları saha araştırmasının sonuçlarından örnekler vererek şu ifadeleri kullandı: "Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM’ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz." Küresel güç odaklarının "özgürlük, modernlik" adı altında toplumlara empoze ettiği kimliği belirsizleştiren ve aileyi zayıflatan anlayışların basite indirgenecek bir mesele olmadığının altını çizen Aydın, "Doğrudan doğruya toplumu ve çocukları hedef alan bir ifsad projesidir. Cinsiyetin belirsizleştiren aile kurumunun kutsallığını ortadan kaldırıp zayıflatan bir zeminden sağlıklı ve geleceğe taşınan bir toplum çıkmaz. Aile kırmızı çizgimizdir! Fıtratı yok sayan, aile kurumunu zayıflatan hiçbir yaklaşım ve çalışmayı kabul etmiyoruz" dedi. Dijitalleşmenin aile yapısı üzerindeki etkilerine de dikkati çeken Aydın, kontrolsüz dijital içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Aynı evin içinde ama birbirlerinden uzak ebeveyn ve çocuklardan oluşan ailelerin sayısının, dijital dünyanın dayatmasıyla her geçen gün arttığına işaret eden Aydın, şunları kaydetti: "Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşı etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız."
29 Mart 2026 Pazar - 15:42 Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’na Kuruçay damgası Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde düzenlenen Akıl ve Zeka Oyunları Turnuvası’nda Kuruçay Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük bir başarıya imza attı. Turnuvada iki birincilik ve bir ikincilik kazanan okul, ilçenin gururu oldu. Tüm Akıl ve Zeka Oyunları Federasyonu (TAZOF) tarafından Tavşanlı ilçesinde gerçekleştirilen İlçe Turnuvası, öğrencilerin kıyasıya mücadelesine sahne oldu. Strateji ve analitik düşünme becerilerinin ön plana çıktığı yarışmalarda, Kuruçay Ortaokulu öğrencileri üç farklı kategoride kürsüye çıkmayı başardı. Turnuva sonuçlarına göre; Kuruçay Ortaokulu öğrencilerinden Ali Gültekin "Mangala" kategorisinde tüm rakiplerini geride bırakarak ilçe birincisi oldu. Bir diğer önemli başarı ise "Kulami" kategorisinden geldi. Hasan Hüseyin Berat Yüğrük, sergilediği performansla Kulami branşında ilçe birinciliğini elde etti. "Pentago" kategorisinde yarışan Oğuz Aral Gökçay ise ilçe ikincisi olarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Elde edilen bu başarıların ardından okul yönetimi, başarılı öğrencileri ve danışman öğretmenlerini tebrik etti. İlçe turnuvasında dereceye giren öğrenciler, Kütahya il merkezinde yapılacak olan il finallerinde Tavşanlı ilçesini temsil etmeye hak kazandı. Eğitim camiası ve veliler, Kütahya’daki yarışmalarda ter dökecek olan genç zekâlara başarı dileklerinde bulundu.
29 Mart 2026 Pazar - 15:39 Rektör Gürel, ÜNİDAP 8. dönem toplantısına katıldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’na katıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın başkanlığında düzenlenen DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı Erzurum Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantı, "Kırsal Kalkınmada Yapay Zekâ Kullanımı ve Dijitalleşme" ana temasıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretim sisteminde kapsamlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığını belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu. Lisans eğitiminin süresine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirten Özvar, "Bu konu müfredat sadeleştirmesi, kredi yeniden değerlendirmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi birçok boyutu kapsıyor. Artık somut adımlar atabileceğimiz noktaya geldik" dedi. Kontenjan politikalarında ise yalnızca sayısal büyümeye odaklanmadıklarını, ülkenin insan kaynağı planlamasının stratejik bir parçası olarak hareket ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimde uygulamalı eğitimin güçlendirilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurguladı. Öğrencilerin iş yeri temelli eğitim modelleriyle gerçek üretim süreçlerine dahil olacağını belirten Prof. Dr. Özvar, bu kapsamda 3+1, 2+2 ve 7+1 gibi uygulamalı eğitim modellerinin yaygınlaştırılacağını söyledi. Ayrıca, OSB-MYO modelinin eğitim ile üretim arasındaki bağı güçlendiren başarılı örneklerden biri olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Lokman Aslan: "Afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz"
26 Aralık 2025 Cuma - 08:58 Prof. Dr. Lokman Aslan: "Afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, afetlerde insanlar kadar hayvanların da etkilendiğini belirterek, veteriner hekimlerin yangın, salgın ve kriz durumlarında etkin rol alması gerektiğini söyledi. Van YYÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile Uluslararası Veteriner Öğrencileri Topluluğu (IVSA Van) tarafından düzenlenen "Kriz anında veteriner hekimin rolü" başlıklı IVSA Van Zirvesi gerçekleştirildi. Cengiz Andiç Konferans Salonu’nda düzenlenen programa akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Zirvede konuşan Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, meydana gelen afetlerde insanlar kadar hayvanların da etkilendiğinin unutulmaması gerektiğini belirtti. Afet durumlarında veteriner hekimlerin etkin rol alması gerektiğini vurgulayan Aslan, "Veteriner hekimleri de bir afet durumunda sivil örgütler kurmalıdır. Yangın gibi bir afette yangın ekibimizin olması lazım. Türk Veteriner Hekimleri Birliği veya gönüllü kuruluşlar bünyesinde yangına nasıl müdahale edileceğine yönelik tatbikatlar yapılması gerekiyor. Projeler çerçevesinde bu ekiplerimizi kurmamız gerekiyor. Çünkü afet yönetimi veteriner hekimsiz olmaz. İleride zoonoz hastalıklarla ve krizlerle mücadele etmek zorundayız. Çünkü köpekleri topladığımız yerlere tilkiler geldi. Eğer tilkiler geliyorsa kuduzla mücadeleye hazırlanın" dedi. Karantina uygulamalarında veteriner hekimlerin önemine de dikkat çeken Aslan, "Bunu Covid-19 sürecinde gördük. En iyi karantinayı, dezenfeksiyonu ve sterilizasyonu veteriner hekim bilir. Çünkü kuduz çıkar karantina uygular, şap çıkar karantina uygular. Bu yüzden afet ve kriz durumlarında veteriner hekimle birlikte çalışılması gerekir" ifadelerini kullandı.
Eğitimde dijital dönüşüm
26 Aralık 2025 Cuma - 07:13 Eğitimde dijital dönüşüm Bayburt Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nin bilimle toplumu buluşturan "Bi’ Buluşma" etkinlikleri, "Eğitimde Büyük Gelişme: Dijital Dönüşüm" temasıyla devam etti. Milli Türk Talebe Birliği Bayburt İl Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, Bayburt Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Sedat Maden konuk oldu. Eğitim dünyasının geleceğinin ve dijitalleşme sürecinin masaya yatırıldığı programa, akademik personel, öğrenciler ve paydaş kurum temsilcileri ilgi gösterdi. Eğitimin geleceği: Dijital dönüşüm Prof. Dr. Sedat Maden, gerçekleştirdiği sunumda teknolojinin eğitim sistemleri üzerindeki dönüştürücü gücünü ele aldı. Geleneksel eğitim yöntemlerinin dijital araçlarla nasıl harmanlandığını anlatan Maden, dijital dönüşümün bir seçenek değil, çağın gerektirdiği bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Yapay zeka, hibrit öğrenme modelleri ve dijital okuryazarlık gibi kritik başlıkların tartışıldığı sohbette, bu gelişimin öğrencilere ve öğretmenlere sunduğu fırsatlar değerlendirildi. "Bilimi toplumla buluşturmaya devam ediyoruz" Bilim İletişimi Ofisi yetkilileri, "Bi’ Buluşma" etkinliklerinin temel amacının akademik bilgiyi daha erişilebilir hale getirmek ve güncel meseleleri uzmanlarıyla tartışmak olduğunu belirtti. Programın sonunda, ev sahipliğinden dolayı MTTB Bayburt İl Başkanlığı’na, katkılarından dolayı Prof. Dr. Sedat Maden’e ve katılım sağlayan tüm paydaşlara teşekkür edildi. Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve günün anısına çekilen fotoğraflarla sona erdi.
Terzibaba Camii’nde miniklerin "üç aylar" coşkusu
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:16 Terzibaba Camii’nde miniklerin "üç aylar" coşkusu Erzincan’ın sembol ibadethanelerinden Terzibaba Camii, anlamlı bir şenliğe ev sahipliği yaptı. 4-6 yaş arası çocuklar için düzenlenen "Üç Aylar Çocuk Şenliği" ile minikler, mübarek günleri neşe içerisinde karşıladı. Erzincan İl Müftülüğü tarafından organize edilen ve Terzibaba Camii’nde gerçekleştirilen "Üç Aylar Çocuk Şenliği", renkli görüntülere sahne oldu. Programa İl Müftü Vekili Medet Şahin, İl Müftü Yardımcısı Semiha Keleş, din hizmetleri uzmanları, Kur’an kursu öğreticileri ve çok sayıda veli katıldı. Kur’an tilaveti ve manevi mesajlar Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda, çocukların manevi dünyasına yönelik önemli mesajlar verildi. İl Müftü Yardımcısı Semiha Keleş, çocukluk dönemindeki manevi gelişimin önemine dikkat çekerek, ailelere bu değerleri çocuklarıyla birlikte yaşama ve paylaşma çağrısında bulundu. "Sevgi ve kardeşlik duyguları aşılanıyor" İl Müftü Vekili Medet Şahin ise çocuklara ve ailelerine hitap ederek mübarek üç ayların ve kandillerin önemini anlattı. Şahin, "Çocuklarımıza bu yaşlarda sevgi ve kardeşlik duygularını aşılamak en büyük görevimiz. Bu tür etkinlikler, yavrularımızın cami ve ibadet bilincini sevgiyle pekiştirmelerine vesile oluyor" diyerek emeği geçen hocalara teşekkür etti. Hediyeler ve balonlarla renkli final Şenlik kapsamında; Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kadın Kolları, Aile ve Dini Rehberlik Bürosu ile Kur’an kursu hocaları tarafından özenle hazırlanan hediyeler çocuklara takdim edildi. Programın sonunda dağıtılan renkli balonlarla cami avlusu adeta bir bayram yerine döndü. Miniklerin neşesiyle son bulan etkinlik, velilerden de takdir topladı.
Akdeniz Üniversitesi’nde akademik tören gururu
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:13 Akdeniz Üniversitesi’nde akademik tören gururu Akdeniz Üniversitesi öğretim üyelerinin gurur günü olan Akademik Tören, yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Rektör Özkan, kongre merkezinden yeni otoparka 2026 yılında hayata geçirilecek yeni projelerin müjdesini verdi. Akdeniz Üniversitesi’nde 2025 yılında akademik ünvan alan, ünvanı yükseltilen ve kadroya atanan öğretim üyeleri için "Akdeniz Üniversitesi Akademik Töreni" gerçekleştirildi. Müzik dinletisiyle başlayan törende Akdeniz Üniversitesinde bir yılda gerçekleştirilen çalışmaların yer aldığı video izlenildi. Rektör Özkan’ın açılış konuşmasını yaptığı törende 111 akademisyen binişini giydi. "Önemli bir vasiyeti yerine getiriyoruz" Akademik ünvan alarak biniş giyen tüm öğretim üyelerini tebrik eden Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, “111 akademisyenimiz bugün emeğin, sabrın, nitelikli üretimin ve akademik sorumluluğun bir nişanesi olarak cübbelerini giyecek. Ancak bu cübbeler, omuzlarımıza bir unvanın ağırlığı kadar, aynı zamanda tarihsel bir mirası da yüklemektedir. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, uygar düşüncelerin yayılmasını ve çağdaş ilerlemeyi bilim insanları için ‘namus ödevi’ olarak tanımlamıştı. İşte bu yüzden bizler için bu görev, bir meslek olmanın ötesinde bu topraklara, bu halka ve geleceğe karşı ödenmesi gereken en temel borcun adıdır. Ve bugün sınıflarımızda yankılanan her fikir, laboratuvarlarımızda dökülen her damla alın teri, aslında bu kutsal vasiyeti yerine getirme kararlılığımızın birer yansımasıdır.” dedi. "İkinci otopark hayata geçirilecek" 2025 yılında hayata geçirilen 900 yataklı Yeni Hastane Binası, Nöroloji Polikliniği, üniversiteler arasındaki en büyük kapasiteli Güneş Enerji Santrali, Antalya’yı tarımın ve inovasyonun üssü hale getirecek Tarım Teknokentinden bahseden Rektör Özkan, 2026 yılında yeni hayata geçirilecek projelerin de müjdesini verdi. Halkın hizmetine açılan yeni otoparka ilave olarak ikinci bir otoparkı daha üniversiteye kazandıracaklarının müjdesini veren Rektör Özkan, yaklaşık 600 araçlık ikinci otoparkı da çok kısa bir süre içinde 2026 yılında bağış sayesinde hayata geçireceklerini söyledi. Kongre merkezi müjdesi Üniversitenin büyük ihtiyaçlarından olan yeni bir kongre merkezinin de müjdesini veren Rektör Özkan, “Çok uzun zamandan beri Akdeniz Üniversitesi’nin bir kongre merkezine ihtiyacı vardı. Bu salonlara sığmıyoruz. Hatta bazen törenlerimizi başka yerlerde yapıyorduk. Bu anlamda 2026 yılı içinde de 3000 kişilik şahane bir kongre merkezimizi inşallah hayata geçireceğiz. Çok estetik, belki Antalya’nın simgesi olacak kadar estetik bir kongre merkezini bir hayırseverimizle beraber hayata geçireceğiz. Hakikaten üniversitemiz için çok önemli bir kazanım olacak.” dedi. "Lazerle göz tedavisi başlıyor" Sağlık yatırımlarını ve alt yapısını sürekli olarak geliştirdiklerini ifade eden Rektör Özkan, “Gelecek hafta itibarıyla da Göz Polikliniğimizde lazerle göz tedavisi yapmaya başlayacağız. Sağlık altyapımızı daha da güçlendirerek yatırımlarınızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” diye konuştu. "Büyük hayaller Türkiye’yi kurtaracak" Bazı buluşların insanlık tarihinde dönüm noktası olduğunu ifade eden Rektör Özkan,”Johannes Gutenberg’in matbaası sadece bir baskı makinesi değil, bilginin demokratikleşmesi oldu. Alexander Fleming’in penisilini milyonlarca insanın hayatını kurtardı. Tim Berners-Lee’nin World Wide Web’i insanlığı dijital bir köye dönüştürdü. Bu buluşlar sadece icat eden bireyleri değil, onları destekleyen ekosistemleri, üniversiteleri ve ait oldukları milletleri tarihin öncü sahnesine taşıdı. Peki biz, bu coğrafyada, insanlığın ortak iyiliği için hangi dönüm noktası buluşlara imza atmayı hayal ediyoruz? Kendi adıma Ömer Özkan hocayla uzun zamandır nakillerle uğraşıyoruz. Dünyanın ilk rahim naklini gerçekleştirdik. 15 yıldır bu alanda hizmet veriyoruz. Hala çok büyük hayalimiz var umuyorum gerçekleşir. Gerçekleşirse çok büyük bir çığır açacak o proje de. Büyük hayaller Türkiye’yi, insanlığı kurtaracak. Lütfen büyük hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Yaptığımız bilim çok güçlü bir enstrüman. Bunun farkında olalım.” dedi. "Dönüşüm, insan ve doğa merkezli olmak zorunda" Teknolojiyi geliştirmek kadar ahlak, etik ve çevresel sorumluluğun da bu sürecin ayrılmaz parçası olması gerektiğinin altını çizen Rektör Özkan, “Her devrim bir öncekinden daha hızlı geliyor. Sanayi devrimine toplum uyum sağladı, bilgisayar devrimi geldi, ardından dijital çağ. Şimdi ise yapay zekâ çağındayız. Teknolojinin hızına eğitim yetişemezse, geride kalırız. Ama şunu da unutmamalıyız. Bu dönüşüm yalnızca teknoloji merkezli olamaz. İnsan ve doğa merkezli olmak zorunda. Ahlak, etik ve çevresel sorumluluk bu sürecin ayrılmaz parçası olmalı. Şuan su krizi kapımızda. Su olmadan tarım olmaz, su olmadan sağlık olmaz, su olmadan teknoloji de olmaz. Medeniyetin temelinde su vardır. Biz bu bilinçle, öğrencilerimizi yetkin bir meslek sahibi olmanın yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle donatmak zorundayız.” şeklinde konuştu. "Geleceği inşa etme sorumluluğumuz var" Giyilen cübbelerin büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini vurgulayan Rektör Özkan “Tarih bize şu gerçeği tüm açıklığıyla gösteriyor. Bilimde ön almayan, teknolojide bağımsız üretemeyen, inovasyonda söz sahibi olmayan milletler, siyasi bağımsızlıklarını korusalar dahi, ekonomik ve stratejik bağımlılık girdabından kurtulamazlar. Bugün giydiğimiz bu cübbeler, bize sadece akademik bir statü değil, aynı zamanda milletimizin geleceğini inşa etme sorumluluğu yüklemektedir. Bizim görevimiz, ulusal sınırlar içinde başarılı olmak kadar, insanlığın ortak sorunlarına evrensel ölçekte çözüm üretmektir. İklim krizi, salgın hastalıklar, enerji darboğazı, yapay zeka etiği, su ve gıda güvenliği gibi küresel meydan okumalar, bizim neslimizin ödevidir.” diye konuştu. "Üniversitelerin değişen evrensel rolünü iyi okumamız gerekiyor" Rektör Özkan sözlerini şöyle sürdürdü; “Yüzyıllar boyunca üniversiteler, yüksek duvarlar ardında bilginin üretildiği kapalı kalelerdi. Ancak devir değişti. Bilgi artık sadece kampüslerde üretilmiyor; dijital platformlarda, teknoparklarda ve hayatın her alanında yeniden var ediliyor. Bu nedenle Akdeniz Üniversitesi olarak biz, kapalı bir bilgi kalesi olmayı reddediyoruz. Bizim vizyonumuz sanayiyle, kamuyla ve şehirle iç içe geçen, duvarları olmayan bir açık inovasyon merkezi olmaktır. Konuşmaların ardından 111 akademisyene binişleri giydirildi. Tören Gastronomi Topluluğu tarafından yapılan pastanın kesimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Akdeniz Üniversitesi Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Antalya Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Birol Terlemez, Eski Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Gülbin Arıcı, Prof. Dr. Cengiz Toker, Prof. Dr. Şükrü Özen, Antalya Gençlik ve Spor İl Müdürü Yavuz Gürhan, Genel Sekreter Dr. Ali Evren İmre, dekanlar, müdürler, akademisyenler ve aileleri katıldı.
Erzincan’da gökyüzünü polisler ve çocuklar birlikte renklendirdi
25 Aralık 2025 Perşembe - 18:07 Erzincan’da gökyüzünü polisler ve çocuklar birlikte renklendirdi Erzincan Emniyet Müdürlüğü, Toplum Destekli Polislik faaliyetleri kapsamında 100 öğrenci için uçurtma şenliği düzenledi. Gökyüzüne yükselen uçurtmalarla çocukların mutluluğu renkli görüntüler oluşturdu. Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlikte, polis ekipleri öğrencilerle bir araya gelerek uçurtma uçurdu. 100 öğrenci için unutulmaz gün General Cihat Akyol İlkokulu ve Ortaokulu’nda öğrenim gören toplam 100 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, polisler ve öğrenciler gökyüzünü rengarenk uçurtmalarla donattı. Çocuklarla yakından ilgilenen emniyet personeli, öğrencilerin heyecanına ve neşesine ortak oldu. "Çocuklar geleceğimizin en kıymetli ışığıdır" Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü’nden etkinliğe ilişkin yapılan açıklamada, çocukların mutluluğunun her şeyin önünde olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Çocuklarımızla geçirdiğimiz bu güzel günde; onların heyecanına ortak olduk, gökyüzünü birlikte renklendirdik. Onlar için gökyüzü bir oyun alanı, bizler için ise çocuklar geleceğimizin en kıymetli ışığıdır. Şehrimizin güvenliğini sağlarken, yarınlarımızın teminatı olan yavrularımızla gönül köprüleri kurmaya devam edeceğiz." Etkinlik sonunda polis ağabeyleri ve ablalarıyla hatıra fotoğrafı çektiren öğrencilerin mutlulukları gözlerine yansıdı.
Vali Aydoğdu: "Bilgi her yerden öğrenilir, irfan rehberlikle kazanılır"
25 Aralık 2025 Perşembe - 17:48 Vali Aydoğdu: "Bilgi her yerden öğrenilir, irfan rehberlikle kazanılır" Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, eğitim yöneticileriyle bir araya gelerek gençliğin önemine ve eğitimin insani boyutuna dikkat çekti. Vali Aydoğdu, "Okullar sadece ders işlenen binalar değil, sevginin yeşerdiği yaşam merkezleri olmalı" dedi. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, il genelinde görev yapan okul müdürleri ve müdür yardımcılarıyla düzenlenen değerlendirme toplantısında buluştu. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal’ın da katıldığı programda, eğitimin geleceği ve genç kuşaklarla kurulması gereken iletişim modelleri ele alındı. "Gençler bugünün en kıymetli ortaklarıdır" Programda eğitimcilere hitaben bir konuşma yapan Vali Hamza Aydoğdu, gençlerin sadece geleceğin teminatı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin bugünün de paydaşı olduğunu belirten Aydoğdu, "Onları anlamak, sadece söylediklerini dinlemek değil; hayallerine, kaygılarına ve dünyayı algılayış biçimlerine ortak olmaktır. Bizler, gençliğin enerjisini ve vizyonunu doğru kanalize edebildiğimiz müddetçe şehir ve ülke olarak menzile ulaşabiliriz" ifadelerini kullandı. "Kalbe dokunamazsak sadece bilgi yüklemiş oluruz" Eğitimde "insan" odaklı yaklaşımın önemine değinen Vali Aydoğdu, idarecilere önemli tavsiyelerde bulundu. Bir gencin hayatındaki en büyük şansın, onun yeteneğini fark eden bir öğretmen olduğunu söyleyen Aydoğdu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir genci anlamak, ona ’sen değerlisin’ hissini verebilmekle başlar. Eğer biz okul müdürleri ve idareciler olarak çocuklarımızın kalbine dokunamazsak, onlara sadece bilgi yüklemiş oluruz. Oysa bizim ihtiyacımız olan; özgüveni yüksek, fikirlerine kıymet verildiğini hisseden ve vatanına aidiyet duygusuyla bağlı nesillerdir." "Okullar yaşam merkezi haline gelmeli" Bilginin dijital çağda her kanaldan öğrenilebileceğini ancak karakter eğitiminin rehberlik gerektirdiğini belirten Vali Aydoğdu, "Bilgi her yerden öğrenilir ancak irfan, edep ve karakter ancak doğru bir rehberlikle kazandırılır. Sizlerden ricam, okullarınızı sadece ders işlenen binalar değil, sevginin ve hoşgörünün yeşerdiği birer yaşam merkezi haline getirmenizdir" dedi. Vali Hamza Aydoğdu, konuşmasının sonunda Erzincan’ın eğitimi için mesai mefhumu gözetmeksizin çalışan tüm eğitim camiasına teşekkür etti.
Kula’da Atatürk Kır Koşusu düzenlendi
25 Aralık 2025 Perşembe - 17:36 Kula’da Atatürk Kır Koşusu düzenlendi Kula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen sportif faaliyetler çerçevesinde öğrencilere yönelik olarak Atatürk Kır Koşusu düzenlendi. 6 kategoride birçok öğrencinin yarıştığı koşuda öğrenciler birinci olabilmek için kıyasıya mücadele etti. Kula İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından her yıl düzenlenen sportif faaliyetler çerçevesinde ilçedeki okullarda öğrenim gören öğrencilere yönelik Atatürk Kır Koşusu düzenlendi. Küçük kızlar ve erkekler, yıldız kızlar ve erkekler ile genç kızlar ve erkekler olarak 6 kategoride düzenlenen yarışlarda öğrenciler birincilik için mücadele etti. 800 metre koşuda küçük kızlar kategorisinde Rafet Üçelli Ortaokulu öğrencisi Fadime Yurt birinci, Rafet Üçelli Ortaokulu öğrencisi Rabia ikinci, 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Emane Helali üçüncü oldu. Genel puan değerlendirmesinde ise Rafet Üçelli Ortaokulu birinci, 4 Eylül Ortaokulu ikinci, Naci Hakkı Ulusoy Ortaokulu üçüncü oldu. Küçük erkeklerin bin metrelik koşusunda ise Rafet Üçelli Ortaokulu öğrencisi Umut Yurt birinci, Fatih Ortaokulu öğrencisi Ersin Ersevinç ikinci, 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Muhammed Göl üçüncü oldu. Genel puan değerlendirmesinde ise 4 Eylül Ortaokulu birinci, Fatih Ortaokulu ikinci, Rafet Ortaokulu üçüncü oldu. Yıldız ve genç öğrencilerin yarışlarında büyük bir mücadele sergilendi. Yıldız kızların bin metre koşusunda 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Nursena Arık birinci, 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Hayriye Dokuzlu ikinci, Fatih Ortaokulu öğrencisi Selma Şanlı üçüncü oldu. Genel değerlendirmede ise 4 Eylül Ortaokulu birinci, Mehmet ve Hüseyin Tosun Ortaokulu ikinci, Fatih Ortaokulu üçüncü oldu. Yıldız erkeklerin bin 200 metre koşusunda onlarca öğrenci kıyasıya mücadele ederken 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Sami Elali birinci, 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi Burak Yıldırım ikinci, 4 Eylül Ortaokulu öğrencisi İslam Deleş üçüncü oldu. Günün son genel değerlendirmesinde ise 4 Eylül Ortaokulu birinci, Naci Hakkı Ulusoy Ortaokulu ikinci, 15 Temmuz Şehitleri İmam Hatip Ortaokulu üçüncü oldu. Genç kızların bin 200 metre koşusunda Yunus Emre Anadolu Lisesi öğrencisi Cennet Karakoç birinci, Kula Spor Lisesi öğrencisi Azra Pezek ikinci, Kula Spor Lisesi öğrencisi Ceylin Yıldırım üçüncü olurken, genel değerlendirmede Kula Spor Lisesi birinci, Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi ikinci, Yunus Emre Anadolu Lisesi üçüncü oldu. Genç erkeklerin bin 500 metre koşusunda ise Kula Spor Lisesi öğrencisi Abdullah Taş birinci, Kula Spor Lisesi öğrencisi Ayberk Kaya ikinci, Hacı Ömer Özboyacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Yağız Efe üçüncü olurken, genel değerlendirmede Kula Spor Lisesi birinci, Selim Sabahat Hacı Ömer Özboyacı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ikinci, Selim Sabahat Palanduz Anadolu Lisesi üçüncü oldu.
KBÜ’de Türkiye ve Azerbaycan ezgileri aynı sahnede
25 Aralık 2025 Perşembe - 17:17 KBÜ’de Türkiye ve Azerbaycan ezgileri aynı sahnede Karabük Üniversitesinde (KBÜ), Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel bağları güçlendirmek amacıyla "Dostluk Konseri" gerçekleştirildi. Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen "Dostluk Konseri"nde Türkiye ve Azerbaycan müziğinden eserler seslendirilerek iki ülke arasındaki kültürel bağlara dikkat çekildi. Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi tarafından Prof. Dr. Sadettin Ökten Konferans Salonu’nda düzenlenen konsere, KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Fakülte Dekanı Prof. Dr. Suat Altun ile akademisyenler, öğrenciler ve sanatseverler katıldı. Programda Türkiye ve Azerbaycan müziğinden seçkin eserler seslendirildi. Konserin hazırlanışı ve koro şefliğini Prof. Dr. Naila Mirzeyeva üstlenirken, Mirzeyeva piyanoda da sahne aldı. Solist olarak Dr. Öğr. Üyesi Gülcan Ertan Hacısüleymanoğlu yer aldı. Konserde kemanda Dr. Öğr. Üyesi Elif Yaygıngöl Şehirli, kemençede Öğr. Gör. Sakhavat Aliyev ve neyde Dr. Emin Abdülkadir Çolakoğlu icralarıyla programa eşlik etti. Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Çok Sesli Korosu da konserde sahne aldı. İki kardeş ülkenin halk müziği eserleri ile klasik ve çok sesli düzenlemelerden oluşan repertuvar, izleyicilerden ilgi gördü. Etkinlik sonunda konuşan KBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Rakıp Karaş, Prof. Dr. Naila Mirzeyeva’nın uzun yıllardır sanat ve eğitim alanında önemli katkılar sunduğunu belirterek, "Yetiştirdiği öğrenciler ve akademisyenler en değerli çıktılardır" dedi. Karaş, emeği geçen akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür etti.