EĞİTİM
23 Mart 2026 Pazartesi - 19:45 2026 LGS Merkezi sınav için Başvuru ve Uygulama Kılavuzu yayımlandı 2026 Liselere Giriş Sınavı (LGS) kapsamındaki merkezi sınav için Başvuru ve Uygulama Kılavuzu yayımlandı. Milli Eğitim Bakanlığınca bu yıl 14 Haziran’da düzenlenecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Başvuru ve Uygulama Kılavuzu yayımlandı. Kılavuza göre başvurular, 23 Mart-10 Nisan tarihleri arasında elektronik ortamda yapılabilecek. Sınav giriş belgeleri 3 Haziran’da ilan edilecek, sınav sonuçları ise 10 Temmuz’da açıklanacak. İki oturum arasında isteyen öğrencilere beslenme paketi verilecek. Başvurular 23 Mart-10 Nisan tarihleri arasında yapılacak Sınava katılımın isteğe bağlı olduğu merkezi sınav için başvurular, 23 Mart-10 Nisan tarihleri arasında yapılacak. Resmi ve özel ortaokul öğrencilerinin başvuruları öğrenci velisi tarafından elektronik ortamda gerçekleştirilecek; okul müdürlükleri de başvuru sürecinde öğrenciler ve velilere rehberlik edecek. Başvurular, okul müdürlüklerince 13 Nisan’a kadar onaylanacak. Yurt dışında e-Okul Yönetim Bilgi Sistemi’ne kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler de kılavuzda yer alan esaslar doğrultusunda başvurularını yapabilecek. Bu öğrencilerin başvuru belgeleri büyükelçilikler veya başkonsolosluklar aracılığıyla 10 Nisan’a kadar ilgili e-posta adresine gönderilecek. Belgelerin asılları ise en geç 17 Nisan’a kadar Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ulaşacak şekilde gönderilecek. Öğrenciler, başvuru durumlarını elektronik ortam üzerinden takip edebilecek. İki oturum arasında beslenme paketi verilecek Kılavuza göre bu yıl ilk kez iki oturum arasında öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, kuru üzüm, ceviz ve su içeren beslenme paketi dağıtılacak. Beslenme paketi, yalnızca sınav başvurusu sırasında velisi tarafından talep edilen öğrencilere verilecek. Bu kapsamda veli talebi ve rızası başvuru esnasında alınacak. Beslenme paketinin içeriği ise sınav başvuru ekranında ve başvuru onay belgesinde yer alacak. Görme yetersizliği olan öğrenciler için düzenlemeler genişletildi Kılavuzda özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin sınavlarda özelliklerine uygun hizmet alabilmeleri için uygulanacak tedbirler de ayrıntılı biçimde düzenlendi. Görme yetersizliği olan öğrenciler arasında yer alan az gören öğrenciler tek kişilik salonda sınava alınacak ve bu öğrencilere 20 dakika ek süre verilecek. Ayrıca öğrencinin eğitsel performansına göre RAM müdürlüğünce üç farklı uygulamadan biri tercih edilebilecek. Bu üç farklı uygulama; kodlayıcı eşliğinde 18 punto standart soru kitapçığı ve normal puntolu cevap kâğıdı, okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde 18 punto standart soru kitapçığı ve normal puntolu cevap kâğıdı ya da okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde resim, şekil ve grafik içeren sorular yerine eş değer soruların yer aldığı soru kitapçığı ve normal puntolu cevap kâğıdından oluşuyor. Az gören öğrencilerin başarı puanı, soru muafiyeti uygulanmaksızın tüm sorular üzerinden hesaplanacak. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için sınav tedbir hizmetleri ise okul müdürlükleri ve RAM’lar aracılığıyla yürütülecek Total düzeyde görme yetersizliği olan öğrenciler ise okuyucu ve kodlayıcı eşliğinde tek kişilik salonlarda sınava alınacak ve bu öğrencilere de 20 dakika ek süre verilecek. Bu öğrenciler için sınavda resim, şekil ve grafik içeren sorular yerine eş değer sorular yer alacak; merkezi sınav puanı yine tüm sorular üzerinden hesaplanacak. Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler için sınav tedbir hizmetleri ise başvuru sürecinde okul müdürlükleri ve RAM’lar aracılığıyla yürütülecek. Kılavuza göre öğrencilerin sınav giriş belgelerinde kimlik bilgilerinin yanı sıra sınavda alacakları tedbir hizmeti bilgileri de yer alacak. Toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek Merkezi sınavda 8’inci sınıf öğretim programlarında yer alan kazanımlar esas alınacak. Sorular; öğrencilerin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme ve bilimsel süreç becerilerini ölçecek nitelikte hazırlanacak. Birinci oturumda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dilden toplam 50 soru sorulacak ve 75 dakika süre verilecek. İkinci oturumda ise matematik ve fen bilimleri derslerinden toplam 40 soru sorulacak ve 80 dakika süre uygulanacak. Fotoğraflı sınav giriş belgeleri, 3 Haziran’dan itibaren elektronik ortamda okul müdürlüklerince alınacak, mühürlenip onaylandıktan sonra öğrencilere teslim edilecek. Öğrencilerin sınava gelirken fotoğraflı ve onaylı sınav giriş belgesi ile geçerli kimlik belgesini yanlarında bulundurmaları gerekecek. Sonuçlar 10 Temmuz’da açıklanacak Sınav sonuçları, 10 Temmuz tarihinde "www.meb.gov.tr" adresinden ilan edilecek. Sınav sonuç belgeleri posta yoluyla gönderilmeyecek. Tercihlere esas kontenjan tabloları da aynı tarihte yayımlanacak. Tercih işlemleri, 13-24 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. Yerleştirme sonuçları ve boş kontenjanlar 5 Ağustos’ta ilan edilecek. Yerleştirmeye esas 1 ve 2. nakil tercih başvuruları ve sonuçları, 5-14 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Mart 2026 Pazartesi - 16:36 Özel ihtiyaçlı bireylerin eserleri sergilendi Manisa’nın Yunusemre ilçesinde 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen etkinliklerde özel ihtiyaçlı bireyler hem yeteneklerini sergiledi hem de toplumsal farkındalığa dikkat çekti. Yunusemre Belediyesi, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü dolayısıyla özel ihtiyaçlı bireylerin toplumsal hayata katılımına dikkat çekmek amacıyla bir dizi etkinlik düzenledi. Program kapsamında ilk olarak Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Ali Kuyumcu, özel ihtiyaçlı bireyleri belediyede ağırladı. Ziyarette Belediye Başkan Yardımcıları Seyit Ali Özmen ve Mehmet Mesut Doğan ile belediye meclis üyeleri Zühre Karabulut ve Mümin Şafak da yer aldı. Ziyaretin ardından belediye hizmet binası girişinde Muradiye Engelsiz Yaşam Merkezi ile Halk Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan serginin açılışı gerçekleştirildi. Özel ihtiyaçlı bireylerin el emeği göz nuru çalışmalarının yer aldığı sergi, katılımcılar tarafından ilgiyle incelendi. Program daha sonra Meydan Kafe’de devam etti. Down sendromlu bireylerin hazırladığı çalışmaların sergilendiği etkinlikte katılımcılara kahvaltı ikramında bulunuldu. Günün devamında ise Muradiye Engelsiz Yaşam Merkezi’nde düzenlenen programa geçildi. Programa Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Hakan Gürtunca ve Mehmet Mesut Doğan’un yanı sıra AK Parti Grup Başkanvekili Berk Mersinli, belediye meclis üyeleri, Yaşlı Engelli Çocuk Kadın Komisyonu üyeleri Zühre Karabulut ve Mümin Şafak ile özel eğitim kurumlarının öğrenci ve velileri katıldı. Program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Berk Mersinli ve Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü’nün önemine dikkat çekerek toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı. Konuşmaların ardından özel ihtiyaçlı bireylerin hazırladığı ritim gösterisi ve mehter gösterisi sahnelendi. Renkli ve duygu dolu anların yaşandığı programda çocukların sergilediği performanslar izleyicilerden büyük alkış aldı.
Uzlaştırmacılar, Başsavcısı Üzeyir Karakülah’a sahada karşılaştığı sorunları anlattı
08 Ocak 2026 Perşembe - 09:28 Uzlaştırmacılar, Başsavcısı Üzeyir Karakülah’a sahada karşılaştığı sorunları anlattı Eskişehir Uzlaştırmacılar Derneği (ESUZDER) Yönetim Kurulu üyeleri, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah’ı makamında ziyaret ederek sahada karşılaştığı sorunları anlattılar. Dernek Başkanı Muharrem Akaydın, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, ’’Başsavcımız Karakülah ile uzlaştırmacıların sahada karşılaştıkları sorunları, uygulamada yaşanan güçlükler ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerini paylaştık. Yürüttüğümüz faaliyetler ve projelerimiz hakkında bilgiler verdik. Görüşmede dile getirilen sorunlar ve çözüm yolları karşılıklı olarak istişare edildi. Görüşmemiz oldukça samimi bir ortam içinde gerçekleşti. Uzlaştırmanın amac, Ceza Muhakemeleri Kanununa göre şikâyete bağlı suçların bir kısmı, yargıya intikal etmeden evvel bir şans verilerek tarafların ‘Uzlaşması’ yoluna gidilmektedir. Hukuk Fakültesi mezunları ya da hukuk eğitimi almış kişilerin arasından sınavla seçilen ve Adalet Bakanlığı Alternatif Çözümler Daire Başkanlığına bağlı bağımsız kişilerdir. ‘Uzlaştırmacılar’, toplumda suç işleyen ve hakkında kuvvetli delil olanlar hakkında; soruşturma aşamasında iddianame hazırlanmadan önce, kovuşturma aşamasında ise, karar verilmeden önce tarafların uzlaşarak eski hale gelmesidir. Ya da zararın giderilmesi gibi toplumsal barışa katkı sağlayan, mahkemelerdeki yargının yükünü hafifleten, yargıya yardımcı bir kurumdur’’ dedi. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, ‘’ESUZDER Yönetim Kurulu üyelerinin nazik ziyaretleri için teşekkür ederim. Uzlaştırma kurumunun adalet sistemi içindeki önemi büyüktür’’ dedi.
Eğitimde "Yapay Zekâ Halüsinasyonu"na karşı uyarı
08 Ocak 2026 Perşembe - 09:09 Eğitimde "Yapay Zekâ Halüsinasyonu"na karşı uyarı Biruni Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Erguvan Uras Eren, eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin yaptığı açıklamada, yanlış ve uydurma bilgi üretimi olarak tanımlanan "yapay zekâ halüsinasyonu" riskine karşı uyarıda bulundu. Yapay zekânın kontrolsüz kullanımının ciddi etik ve pedagojik sorunlara yol açabileceğini belirten Eren, eğitimcilerin bu süreci bilinçli şekilde yönetmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ halüsinasyonunun ne anlama geldiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Erguvan Uras Eren, "Yapay zekâ halüsinasyonu, sistemlerin gerçekte var olmayan bilgileri üretmesi ya da eksik verileri uydurarak tamamlamasıdır. Bu durum yanlış, yanıltıcı ve tutarsız çıktılara yol açabilir" dedi. "Sorun yapay zekâ değil, bilinçsiz kullanımıdır" Yapay zekânın eğitimde tamamen dışlanmaması gerektiğini ifade eden Eren, asıl riskin kontrolsüz kullanım olduğunu belirterek, "Sorun yapay zekânın kendisi değil, bilinçsiz ve denetimsiz kullanımıdır. Doğru yönlendirildiğinde yapay zekâ, eğitimde çok güçlü bir destek aracıdır" ifadelerini kullandı. "Yapay zekâ eğitimin aktif bir parçası hâline geldi" Yapay zekânın artık eğitim süreçlerinin merkezinde yer aldığını söyleyen Eren, "Yapay zekâ; öğrenebilen, analiz edebilen ve kendini geliştirebilen sistemlerdir. Günümüzde ders planlaması, ölçme-değerlendirme ve geri bildirim süreçlerinde aktif bir öğrenme destekleyicisi olarak kullanılmaktadır" şeklinde konuştu. "Öğretmeni ikame etmez, rehberliğini güçlendirir" Yapay zekânın öğretmen rolünü ortadan kaldırmadığını vurgulayan Eren, "Yapay zekâ öğretmeni ikame eden bir unsur değildir. Aksine öğretmenin rehberlik ve mentorluk rolünü daha etkili ve erişilebilir hâle getirir, öğretmenin iş yükünü azaltır" dedi. "Kararlarımız fark edilmeden yönlendirilebiliyor" Yapay zekânın görünmeyen etkilerine de dikkat çeken Eren, algoritmaların bireylerin karar süreçlerini etkileyebildiğini belirterek, "Ne izleyeceğimiz, hangi ürünü seçeceğimiz ya da hangi içeriği göreceğimiz çoğu zaman algoritmalar tarafından belirleniyor. Bu noktada bilinçli kullanım büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. "Eğitimcilerin sorumluluğu etik yapay zekâ okuryazarlığı kazandırmak" Açıklamasının sonunda eğitimcilere çağrıda bulunan Eren, "Eğitimcilerin temel sorumluluğu, öğrencilerin yapay zekâyı etik, bilinçli ve eleştirel bir bakış açısıyla kullanmasını sağlamaktır. Geleceği şekillendirenler, bugünün öğrenme süreçlerini doğru yönetenlerdir" dedi.
Akpınar: GÜÇ Programı gençler için güvence sağlayacak
08 Ocak 2026 Perşembe - 09:05 Akpınar: GÜÇ Programı gençler için güvence sağlayacak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı, genç istihdamına yönelik kapsamlı yapısı ve çok boyutlu yaklaşımıyla Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarını aralamayı hedefliyor. Üç yıl içinde yaklaşık 3,5 milyon gencin istihdam ve sosyal güvenceyle buluşturulmasının amaçlandığı programa ilişkin Doktor Öğretim Üyesi Kenan Akpınar değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Gelişim Üniversitesi Kariyer Yönlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Doktor Öğretim Üyesi Kenan Akpınar, GÜÇ Programı’nı üniversiteler, üniversite öğrencileri, mezunlar, kamu kurumları ve özel sektör açısından değerlendirerek programın özellikle üniversitelerin kariyer merkezlerine yeni ve güçlü bir misyon yüklediğini vurguladı. Yüzde 10 stajyer zorunluluğu ile gençler üretimde GÜÇ Programı kapsamında şirketler ve kamu kurumları için getirilen yüzde 10 stajyer çalıştırma zorunluluğunun, gençlerin iş dünyasıyla erken yaşta ve nitelikli biçimde buluşmasını sağlayacağını belirten Akpınar, bu düzenlemenin stajı isteğe bağlı bir uygulama olmaktan çıkararak kurumsal ve sürdürülebilir bir kariyer mekanizmasına dönüştürdüğünü ifade etti: "Bu düzenleme, üniversite öğrencilerinin eğitim süreci devam ederken üretim hayatına dâhil olmasını sağlayan yapısal bir adımdır. Aynı zamanda üniversite-iş dünyası iş birliğini kalıcı hale getirmektedir." Üniversite mezunlarına maaş ve sigorta desteği Programın üniversite mezunları açısından da önemli fırsatlar sunduğunu belirten Akpınar, özellikle ilk işe giriş sürecinde sağlanan desteklerin "tecrübe engelini" azaltacağını söyledi. GÜÇ Programı kapsamında mezunlar için; ilk 6 aylık maaşların devlet tarafından karşılanması, aktif iş gücü ve uyum programlarıyla mesleki becerilerin güncellenmesi, niteliklerine uygun, sürdürülebilir istihdam alanlarına yönlendirme gibi desteklerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Kayıt dışı istihdama son, sosyal güvenceye adım "İstihdamda Gençlik Hamlesi" olarak tanımlanan GÜÇ Programı ile gençlerin kayıt dışı çalışmasının önüne geçilmesi, sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmeleri ve sürekli çalışamayan gençler için gelir kriterine dayalı yeni bir modelin uygulanması amaçlanıyor. Program ile ilgili akademik bir değerlendirme de yapan Akpınar, programın temel hedeflerinin açıklanmış olmakla birlikte, uygulamaya ilişkin yönetmeliklerin henüz yayımlanmadığına dikkat çekti. Akpınar, bu düzenlemeler netleştikçe, özellikle staj ve mezun istihdamına etkilerin daha sağlıklı analiz edilebileceğini ifade etti. Gençlere destek İstanbul Gelişim Üniversitesi, sahip olduğu kariyer merkezi altyapısı, sektör iş birlikleri ve uygulamalı eğitim yaklaşımıyla GÜÇ Programı’nın sahadaki en güçlü paydaşlarından biri olmaya hazırlanıyor. İGÜ, üniversite-kamu-özel sektör iş birliğini güçlendirerek gençlerin üretim hayatına etkin ve sürdürülebilir biçimde katılmasına katkı sunmayı hedefliyor.
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 18:39 Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum" Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki yapılan iktisat çalışmalarıyla beraber her geçen gün kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum" dedi. Memur-Sen Kadın Komisyonu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde ‘Aile Eğitim Programı’ gerçekleştirildi. Program kapsamında aile yapısının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve aile içi iletişimin desteklenmesi amaçlandı. Gerçekleştirilen eğitim programında alanında uzman isimler tarafından aile, kadın, çocuk ve sosyal yapıya ilişkin çeşitli başlıklarda bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara aile içi ilişkiler, değerler eğitimi ve sosyal destek mekanizmaları konusunda sunumlar gerçekleştirilirken, Memur-Sen Kadın Genel Başkanı Ali Yalçın, programda yaptığı konuşmada aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yapılan iş birliğinin devam edeceğini ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ise bu tür eğitim çalışmalarının toplumun temel yapı taşı olan ailenin desteklenmesi noktasında önemli katkılar sunduğunu vurguladı. "Bugün çok farklı bir çalışmayla karşı karşıyayız" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, aile rolünün toplumun vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir çalışmayla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar hep genelde dışa doğru bakarak konuştuk. Bugün içe doğru konuşulmuş olacak bir toplantı vesilesiyle ve kendimize yönelik bir takip süreciyle karşınızdayız. Ben bu çalışmayı çok anlamlı ve kıymetli buluyorum. Genelde işimiz dışarıya doğru konuşmak ve sorunları tartışmak, dışarıyı bu anlamda hizaya getirmeye yönelik gayret ortaya koymak ama bu kez farklı bir çalışmayla beraberiz. Bunu kadınlar komisyonumuzdan önce engelliler komisyonumuzla benzer bir çalışma yapmış ve binadaki çalışanlar olarak hizmet sunarken engelli kardeşlerimizin engelsiz erişimi konusunda öncelikle biz onlara nasıl davranmalıyız? Nasıl karşılamalıyız? Buradan memnuniyetlerini arttıracak nasıl bir çalışma yapmalıyız konusunda çok kıymetli bir çalışma yapmışlardı ve bu konuda da takdir alacak güzel bir kayıt düştüler. Bu açıdan kadınlar komisyonumuzun genele yönelik çalışmaları birbirinden kıymetli. Bu son derece anlamlı, uzun derece kıymetli bir gayret ve heybetimiz içerisinde 450 bini aşan bir kadın çalışan varlığı var. Bu son derece anlamlı. Onun için kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki yapılan iktisat çalışmalarıyla beraber her geçen gün kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum Bunlar son derece anlamlı. Fakat esas anlamlı olan kısmı Türkiye’de kadın politikalarına, aile çalışmalarına yönelik ortaya konulan görüş ve bakıştır" diye konuştu. "Programın, ailelerimizi güçlendirmesi hususunda faydalı olacağına inanıyorum" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ise, bu programın aile yapısında önemli bir yere sahip olacağını vurgulayarak, "Bu program, ocak ayı içerisinde farklı günlerde olmak üzere altı oturum şeklinde sürecek. Olumlu anne baba becerilerinden mahremiyet eğitimine, dijital çağda anne babaya varan geniş bir konu olacaktır. Eğiticilerimiz ve sizlerin katkılarıyla birlikte programın ailelerimizin güçlendirmesi hususunda faydalı olacağına inanıyorum. Aile Eğitim Programı, koruyucu bakış açısıyla ailelerimizin olası risklere karşı güçlendirmeyi, bir problemle karşılaşmadan önce problemi ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Aile, bireyin dünyayla olan yeridir. Aile içerisinde sağlıklı ilişkilerinin temeli güven, paylaşım ve açık bir iletişim üzerine kurulur. Birbirimizi dinlemek, duygularımızı paylaşmak, birbirimizi anlamayı güçlendirir. Ancak günümüzde hızlı yaşam temposu bazen bizleri birbirimizden uzaklaştırabiliyor. Birlikte geçirdiğimiz zamanlar azalabiliyor. İletişimin derinliği zayıflayabiliyor. Aile eğitimleri sadece bilgi vermek için değil, birbirinizi daha iyi anlamanız, evliliğinizi ve çocuklarınızla olan bağlarınızı güçlendirmek için var. Bu eğitimden evlilik öncesinden başlayarak aile içi iletişimimizi derinleştirmeyi, anne baba becerilerimizi desteklemeyi amaçlıyor" şeklinde konuştu.
Malatya Büyükşehir Belediyesi 100 milyonluk 7 tesisi hizmete açtı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 18:38 Malatya Büyükşehir Belediyesi 100 milyonluk 7 tesisi hizmete açtı Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehre kazandırılan ve toplam maliyeti 100 milyon lira olan spor tesisi ve eğitim yatırımlarının açılışı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla gerçekleştirildi. ’Malatya’yı spor ve kütüphaneler şehri yapacağız’ temasıyla ciddi bir kaynakla yatırımlara devam eden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er eğitim, kültür ve spor alanlarında önemli hizmetleri Malatyalılarla buluşturuyor. Kentin dört bir yanında spor tesisleri, kültür kompleksleri, kütüphaneler, gençlik ve eğitim merkezleri inşa eden Büyükşehir Belediyesi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla maliyeti 100 milyon lira olan 6 spor tesisi ile 1 özel eğitim merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Malatya Büyükşehir Belediyesi Nikah Sarayı’nda düzenlenen açılış törenine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Malatya Valisi Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci, Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök, ilçe belediye başkanları, askeri ve mülki erkan, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Malatya’mız çok daha iyi bir noktaya gelecek" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, spor tesisi ve eğitim yatırımının açılışında yaptığı konuşmada, "Gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceğini yakından ilgilendiren çok önemli bir açılışı gerçekleştiriyoruz. 6 Şubat depremleriyle derinden sarsılan ilimiz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bakanlarımızın güçlü destekleriyle, milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız ve Sayın Valimizle kurduğumuz güçlü diyalog ve oluşturduğumuz sinerji sayesinde yeniden ayağa kalktı, kalkmaya da devam ediyor. Hepiniz bunu sahada müşahede ediyorsunuz. Artık final aşamasındayız. Çünkü projelerimizi peyderpey teslim ediyoruz. İnanıyorum ki 2026’nın ilk aylarından itibaren Malatya, Allah’ın izniyle, bambaşka ve tanınmayacak bir şehir haline gelecek" ifadelerini kullandı. "Elbette biz yalnızca fiziki kalkınmaya odaklanmıyoruz. Aynı zamanda gençlerimizin, çocuklarımızın ve ailelerimizin geleceğini ilgilendiren sosyolojik ve psikolojik iyileşmeye, yani insanların ve şehrin normalleşmesine de büyük önem veriyoruz" diyen Başkan Er, şunları kaydetti: "Göreve geldiğimiz günden bu yana hep şunu söyledik; ’Malatya bir kütüphaneler ve spor şehri olacak.’ Bu anlayışla toplumun karşısına çıktık ve bugün bunun somut sonuçlarını görüyoruz. Şu anda ilimizde 6 kapalı spor salonu, kapalı halı saha, basketbol ve voleybol sahaları ile bir adet engelli yaşam merkezi bulunuyor. Ancak yaptıklarımız bunlarla sınırlı değil. Malatya’ya yaklaşık 2,5 milyar liralık spor yatırımı kazandırıyoruz. Dört-beş büyük spor kompleksi, yarı olimpik yüzme havuzlarıyla tam donanımlı tesisler inşa ediyoruz. Bunun yanında yaklaşık 40 spor salonu ve gençlik merkezi yapıyoruz. Yakın zamanda Engelsiz Yaşam Merkezi’nin, Tecde’deki spor merkezimizin temelini attık. İnşallah önümüzdeki günlerde temelini atacağımız yeni ve büyük spor komplekslerimiz de olacak. Bugün açılışını yaptığımız bu tesisler ise hızlıca başlayıp, kısa sürede tamamladığımız projelerimizden sadece birkaçı. Bu çalışmalar yalnızca sporla sınırlı değil. Kütüphaneler konusunda da çok ciddi adımlar atıyoruz. Şu anda Malatya’nın değil, bölgenin en büyük kütüphanesini inşa ediyoruz. Belediyemizin altındaki 3 bin 200 metrekarelik alanı güvenli, modern ve son derece nitelikli bir kütüphaneye dönüştürüyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin aileleri tarafından gönül rahatlığıyla emanet edilebileceği bir mekân olacak. İnşallah 1-1,5 ay içinde tamamlamayı, hatta daha da erkene çekmeyi hedefliyoruz. Bunun yanında farklı noktalarda yeni kütüphaneler açacağız. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kütüphanelerine ek olarak, belediye olarak gençlik merkezlerimizde de kütüphaneler oluşturacağız. Ayrıca gençlerimizin zamanlarını verimli geçirebileceği kitap kafeler üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Malatya’mız hem fiziki yapısıyla hem de yaşam kalitesiyle geçmişinden çok daha iyi bir noktaya gelecek." "Sporun iyileştirici gücünden istifade etmeyi hedefliyoruz" Malatya Valisi Seddar Yavuz ise, "6 Şubat depremlerinin ardından fiziki mekânların inşasını sürdürürken, diğer taraftan çocuklarımızın ve gençlerimizin zamanlarını daha verimli değerlendirebilecekleri alanlar oluşturmayı da son derece önemsiyoruz. Sporun iyileştirici ve birleştirici gücünden azami ölçüde istifade etmeyi hedefliyoruz. Bu noktada, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’i ve kıymetli ekibini gönülden tebrik ediyorum. Şehrimizi çok önemli spor yatırımlarıyla buluşturuyorlar. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin zamanının boş kalmasının ne denli önemli sonuçlar doğurabileceğini düşündüğümüzde, onların enerjilerini doğru alanlara yönlendirmek büyük bir sorumluluktur. Bu vesileyle başta eğitim yatırımları konusunda şehrimize güçlü destekler sunan Sayın Millî Eğitim Bakanımıza, her daim gönül birliği içinde çalıştığımız Büyükşehir Belediye Başkanımıza, şehrimizin projelerini Ankara’da yakından takip eden ve omuz omuza çalıştığımız milletvekillerimize, ayrıca tüm kamu kurum ve kuruluşlarına şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de "Bakan olduktan sonra Malatya’ya yaptığım ilk ziyarette, il teşkilatımızda Sayın Bakanımız da yanımızdaydı. O gün "Kabinede Malatya’nın temsilcisi yok" denildi. Ben de dedim ki; "Ben varım. Zaten yarı Malatyalıyım; eşim Malatyalı. O hâlde, kabul ederseniz kabinede Malatya’nın temsilcisi olmaya adayım." Allah’a şükür, o günden sonra fırsat buldukça Malatya’ya gelmeye gayret ettik. Eğitim başta olmak üzere her alanda hemşehrilerimizin sorunlarına sahip çıkmaya, imkânlarımız ölçüsünde çözüm üretmeye çalıştık. Eksiğimiz, kusurumuz olduysa affola. Şunu özellikle ifade etmek isterim; siz burada yaşadığınız için belki fark etmiyor olabilirsiniz ama ben yaklaşık iki ayda bir Malatya’ya geliyorum ve her gelişimde bambaşka bir şehir görüyorum. Başlayan çalışmalar, devam eden projeler, tamamlanan yatırımların ötesinde hepsinden önemlisi de Sayın Valimizin ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptıklarını anlatırken gözlerindeki heyecanın hiç eksilmediğini görmek beni son derece mutlu ediyor. 6 Şubat’tan sonraki o ilk günlerdeki enerji ve azimle hâlâ çalışıyor olmaları gerçekten takdire şayan. Bu vesileyle huzurlarınızda hem Valimize hem de Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Malatya çok güzel bir örnek" 6 spor tesisi ile 1 özel eğitim merkezinin açılışını gerçekleştirmek üzere Malatya’ya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin açılış töreninde yaptığı konuşmada Malatya’da merkezi siyasetle yerel siyaset, merkezi bürokrasiyle yerel bürokrasinin uyum içinde çalıştığını belirtti. Bakan Tekin, "Türkiye’nin pek çok iline gittiğimiz için şunu net bir şekilde gözlemliyoruz. Kamu hizmetlerinin hızlı ve sağlıklı yürüyebilmesi için merkezi siyasetle yerel siyaset, merkezi bürokrasiyle yerel bürokrasinin uyum içinde çalışması büyük önem taşıyor. Bu uyumun sağlanamadığı yerlerde işler aksıyor. Hatta bazı illerde, yatırım plan ve programına alınmış, bütçesi ayrılmış projelerin yıllarca hayata geçirilemediğini görüyoruz. Böyle olunca da kaynak tahsis ederken "Zaten versek de kullanamayacaklar" düşüncesi hâkim olabiliyor. Malatya bu noktada çok güzel bir örnek. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi il başkanlarımızın, Büyükşehir Belediyemizin ve Valiliğimizin tam bir uyum içerisinde çalıştığını memnuniyetle görüyorum. Bu uyumun sağlanmasında, siyasete ağabeylik yapan önceki dönem Bakanımız Sayın Bülent Bey’in de çok önemli bir rolü var. Malatya’ya her geldiğimizde kendi sorumluluk alanımızla ilgili çalışmaları da yakından takip ediyoruz. Bugün sabah itibariyle eğitim alanında yapılanları değerlendirdik. Tıkanan noktaları, mevcut durumu Sayın Valimizin başkanlığında ele aldık. Şunu büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki, önümüzdeki eylül ayında okullar açıldığında, 6 Şubat depremi öncesindeki derslik sayısının yüzde 25 fazlasına ulaşmış olacağız inşallah. Bu gerçekten çok önemli ve sevindirici bir tablo. Bu sadece Milli Eğitim için geçerli değil. Bakanlar Kurulu toplantılarımızda her bakanımız, deprem bölgesinde kendi sorumluluk alanında yapılan çalışmaları tek tek aktarıyor. Sağlık Bakanımızdan Spor Bakanımıza, Tarım Bakanımızdan Çevre ve Şehircilik Bakanımıza kadar herkes büyük bir gayret içerisinde. Konut teslimleriyle ilgili geçtiğimiz hafta yaptığımız törenlerde de gördük ki, ortaya konulan hız ve organizasyon dünyada örnek gösterilebilecek nitelikte. Bütün bu yatırımları, bu büyük süreci başarıyla yürütmek; devletin, milletin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, en ücra köşedeki vatandaşımıza kadar uzanan büyük bir dayanışmanın eseridir. Emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Allah hepsinden razı olsun" dedi. "Öğretmenevimizin inşaatı en kısa sürede başlayacak" Malatya Öğretmenevi inşaatına başlanılacağının müjdesini de veren Bakan Tekin, "Eğitim-öğretim özelinde tekrar ifade etmek isterim. Şu an itibarıyla, 6 Şubat’taki derslik sayısının yüzde 8 üzerine çıkmış durumdayız. Yıkılan derslikleri yeniden yaptık, üzerine ilave ettik. İnşallah önümüzdeki eylül ayında bu rakamı daha da yukarı taşıyacağız. Geçen gelişimizde Malatya Öğretmenevi’nin ihale süreci devam ediyordu. Çok şükür o süreç tamamlandı. 200 yataklı öğretmenevimizin inşaatı en kısa sürede başlayacak. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun. Son olarak şunun altını çizmek istiyorum; bir taraftan milletin parasını usulsüzlükle, yolsuzlukla harcayanların yönettiği belediyelerde en temel sorunları dahi çözemeyen anlayışlar varken, diğer taraftan da şehrini ahlakla, dürüstlükle yöneten ve sayısız hizmete imza atan belediye başkanlarını görmek bizleri ayrıca mutlu ediyor. Bu vesileyle Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve ilçe belediye başkanlarımızı da yürekten tebrik ediyorum. Eserlerimiz Malatya’mıza hayırlı, uğurlu olsun" açıklamalarında bulundu. Konuşmaların ardından maliyeti 100 milyon lira olan 6 spor tesisi ile 1 özel eğitim merkezinin açılışı gerçekleştirildi.
Kozan’da Çanakkale Savaşı Gezici Müzesi kapılarını açtı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:51 Kozan’da Çanakkale Savaşı Gezici Müzesi kapılarını açtı Adana’nın Kozan ilçesinde Çanakkale Zaferi’nin 110. yıl dönümü çerçevesinde Çanakkale Savaşları Sergisi açıldı. Kozan Kaymakamlığı, Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinesiyle getirilen Çanakkale Savaşları Gezici Müze Sergisi, Halk Eğitim Merkezi yanındaki belediyeye bağlı tesiste kapılarını ziyaretçilere açtı. Müzeyi gezen öğrenciler, tarih kitaplarında okudukları destanın kalıntılarını görmenin heyecanını yaşadı.Ücretsiz olan serginin, 11 Ocak Pazar gününe kadar ilçede ziyaretçilerini ağırlayacağı kaydedildi. İlk kez böyle bir deneyim yaşadığını belirten öğrencilerden Fatma Zehra Sürek, "Bizim için çok anlamlı oldu. Bazı eserlerde duygulandık. Özellikle sağlık kısmındaki o dönemin iğneleri ve hasta ilaçları çok dikkatimi çekti" dedi. Bir diğer öğrenci Bulem Nur Yıldırım ise müzedeki en çarpıcı eserlerden birine dikkat çekerek, "Çok heyecanlıydım. Beni en çok etkileyen, havada birbirine çarpışmış mermiler oldu" ifadelerini kullandı. Çanakkale Gezici Müze Sorumlusu Ali Murat Kalegil ise, "Müzemiz 25 masa üzerinde, 73 çeşit ve toplamda bin 90 adet savaş malzemesinden oluşuyor. Hepsi o döneme ait, kültür varlığı statüsünde şehit ve gazilerimizin emanetleri. Amacımız bu tarihi gelecek nesillere doğru şekilde aktarmak" diye konuştu. Çanakkale Savaşları’nın Osmanlı’nın savaştığı 9 cepheden kazanılan tek cephe olduğunu ve başkent İstanbul’u kurtardığını hatırlatan Kalegil, 253 bin şehidin verildiği bu kara harekatı zaferinin 9 Ocak’ta 110. yıl dönümünün kutlanacağını belirtti.
50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesinde hizmete açıldı
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:43 50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesinde hizmete açıldı Malatya’da, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla 50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesi toplu açılış töreni gerçekleştirildi. Yeşilyurt ilçesine bağlı Suluköy Mahallesi’nde gerçekleştirilen 50. Yıl Kütüphaneleri deprem bölgesi toplu açılış töreni, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Törende konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, vakfın 50’nci yılı dolayısıyla planlanan faaliyetlerin 6 Şubat depremlerinin ardından tamamen deprem bölgesine yönelik çalışmalara dönüştürüldüğünü belirtti. Erdoğan, "Deprem sonrası insani yardımların ardından, 50 okula 50 kütüphane kazandırmayı hedefledik. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığımızın yönlendirmesiyle 36 okulda 50. Yıl Kütüphanelerini hayata geçirdik. Okul başına ortalama 2 bin 500 ila 3 bin kitap kazandırdık" dedi. Kütüphanelerin öğrencilerin ders çalışabileceği ve kitap okuyabileceği şekilde tasarlandığını vurgulayan Erdoğan, ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerine uygun kitaplarla donatıldığını ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarının eğitimde tamamlayıcı rolüne dikkat çeken Erdoğan, "Devletimizin güçlü eğitim altyapısını, sivil toplum olarak bizler desteklemeliyiz. Bu kütüphanelerin örnek olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. "2002 yılında 350 bin civarında olan derslik sayımız bugün 750 bine ulaştı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Türkiye’nin son yıllarda eğitim alanında büyük bir dönüşüm yaşadığını belirterek, derslik ve öğretmen sayısındaki artışa dikkat çekti. Bakan Tekin, "2002 yılında 350 bin civarında olan derslik sayımız bugün 750 bine ulaştı. Sınıf mevcutları OECD ortalamasına indi. Okullarımızın tamamında etkileşimli tahta ve internet erişimi bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Malatya’da deprem sonrası bin 149 yeni dersliği eğitim öğretime açtık" Deprem bölgesindeki yatırımlara da değinen Tekin, "Malatya’da deprem sonrası bin 149 yeni dersliği eğitim öğretime açtık. Devam eden yatırımlar tamamlandığında derslik sayısı deprem öncesine göre yüzde 25 artmış olacak" dedi. Eğitimde sivil toplum iş birliğinin önemine vurgu yapan Tekin, katkı sunan tüm kurum ve hayırseverlere teşekkür etti. Tören, açılış kurdelesinin kesilmesi ve kütüphanelerin gezilmesiyle sona erdi. Törene Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, protokol üyeleri öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Başkan Atlı: "Kalbindekini aklına getirip, aklındakini dilinle ikna edebilmek cesaret işidir"
07 Ocak 2026 Çarşamba - 16:37 Başkan Atlı: "Kalbindekini aklına getirip, aklındakini dilinle ikna edebilmek cesaret işidir" Adana Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, bir araya geldiği lise öğrencilerine, "Kalbindekini aklına getirip, aklındakini dilinle ikna edebilmek cesaret işidir. Siz cesur insanlarsınız, büyük hedefler belirleyin ve çalışkan olun" dedi. Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen "Kariyer Buluşmaları" programında Fatih Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya geldi. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği programda Atlı, kendi kariyer yolculuğundan örnekler verdi. Konuşmasında cesaret vurgusu da yapan Başkan Atlı, "Üniversite hedefinizi yüksek tutun. Bunları söyleyebilmek cesaret ve çalışkanlık ister. Kalbindekini aklına getirip, aklındakini dilinle ikna edebilmek cesaret işidir. Siz cesur insanlarsınız, büyük hedefler belirleyin ve çalışkan olun. Sizleri önemsediğimi göstermek için buradayım. Gençlerle ilgili iddiamız var, ya okuyacaklar, ya sanatla, ya sporla uğraşacaklar. Sosyal belediyecilikte aslan payını sizler alacaksınız. Size bilim, sanat ve spor alanları yapacağız. ’Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgar tayin eder.’ Milli ve manevi değerlerine sahip çıkan bir gençlikle geleceği hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu. Program, Başkan Atlı’nın gençlerin tiyatro, kütüphane ve yol sorunlarıyla ilgili sorularını yanıtlaması ve kendisine takdim edilen çiçeği bir öğrenciye hediye etmesiyle sona erdi.
İzmir Ekonomi Üniversitesinden ’hukuka aykırı ele geçirilen öğrenci verilerinin paylaşımına’ ilişkin açıklama
07 Ocak 2026 Çarşamba - 15:59 İzmir Ekonomi Üniversitesinden ’hukuka aykırı ele geçirilen öğrenci verilerinin paylaşımına’ ilişkin açıklama İzmir Ekonomi Üniversitesi’nce öğrencilere ait vesikalık fotoğraflarla öğrenci numaralarının hukuka aykırı yollarla ele geçirilerek dijital bir ortamda yayımlanması üzerine yapılan açıklamada, "Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın insan onurunu zedeleyen biçimde objeleştirilmesi, üniversitemizin temel değerlerine yönelik bir saldırıdır. Sakarya ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiş ve olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alınmıştır" denildi. Olayın tespitinin ardından, üniversite bünyesinde oluşturulan komisyon aracılığıyla konuya ilişkin idari, hukuki ve teknik inceleme süreçlerinin ivedilikle başlatıldığı belirtilen yazılı açıklamada, ayrıca siber güvenlik alanında uzman bir kuruluş ile iş birliği yapılarak üniversitenin bilişim altyapısının kapsamlı şekilde incelendiği belirtildi. Veri sızıntısı devre dışı bırakılmış Söz konusu veri sızıntısının, 2024 yılı sonunda devre dışı bırakılan eski Öğrenci Bilgi Sistemi ile ilişkili olduğu kaydedilen açıklamada şunlar kaydedildi: "Hukuka aykırı şekilde yayımlanan bilgilerin, düşük çözünürlüklü vesikalık fotoğraflar ve öğrenci numaraları ile sınırlı kaldığı değerlendirilmektedir. Halihazırda aktif olarak kullanılan Öğrenci Bilgi Sistemi’nde herhangi bir veri sızıntısı, güvenlik açığı veya yetkisiz erişim kesinlikle bulunmamaktadır. Eş zamanlı olarak ilgili devlet kurumları ve yetkili mercilerle eşgüdüm içinde hareket edilerek savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş; İzmir 5. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan başvuru ile ilgili web sitesine erişimin engellenmesi talep edilmiştir. Üniversitemizce elde edilen tüm bilgi ve bulgular, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü yetkilileriyle paylaşılmıştır. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında; 7 Ocak 2026 tarihinde Sakarya ve Antalya illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiş ve 3 şüpheli gözaltına alınmıştır. Adli süreç, ilgili makamlarca titizlikle sürdürülmektedir. Üniversitemiz, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu başta olmak üzere yürürlükteki tüm mevzuat çerçevesinde; öğrencilerinin, mezunlarının ve tüm mensuplarının kişisel verilerinin korunmasını en üst düzeyde öncelik olarak görmekte ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla almaya devam etmektedir. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın insan onurunu zedeleyen biçimde objeleştirilmesi, üniversitemizin temel değerlerine yönelik bir saldırıdır. Üniversitemiz, kadınları hedef alan, itibarsızlaştıran veya nesneleştiren hiçbir yaklaşımı kabul etmemekte; bu tür tutumlara karşı sıfır tolerans ilkesini kararlılıkla uygulamaktadır." Emniyete teşekkür İzmir Ekonomi Üniversitesinin çeyrek asırlık geçmişi, 12 bin öğrencisi ve 30 bin mezunu ile ülkenin en çok tercih edilen üniversitelerinden biri olduğu ifade edilen açıklamada, "Üniversitemize yönelik bu siber saldırı, geleceğe olan güvenimizi sarsmamış; aksine sorumluluğumuzu daha da artırmıştır. Bu süreçte öğrencilerimizin, mezunlarımızın, akademik ve idari personelimizin gösterdikleri dayanışma ve sağladıkları desteğe müteşekkiriz. Sürecin kısa sürede sonuçlanmasını sağlayan İzmir Cumhuriyet Başsavcımız Sayın Ali Yeldan’a, İzmir İl Emniyet Müdürümüz Sayın Celal Sel’e, tüm adli mercilere ve polis teşkilatımıza teşekkür ederiz. Öğrencilerimizin ve mezunlarımızın haklarının sonuna kadar takipçisi ve koruyucusu olmaya devam edeceğiz" denildi.
Çermik’in hafızasına yazılan eserlere uluslararası düzeyde takdir
07 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18 Çermik’in hafızasına yazılan eserlere uluslararası düzeyde takdir Diyarbakır’ın Çermik ilçesinin tarihini, kültürünü, sosyal yapısını ve kolektif hafızasını konu alan Hamdullah Işık’ın eserleri Uluslararası Şehir Araştırmaları Merkezi tarafından ödüle layık görüldü. Türkiye’nin 81 vilayetini ve 100 dünya ülkesini kapsayan geniş bir arşive sahip olan Uluslararası Şehir Araştırmaları Merkezi; bünyesinde 200 bini aşkın kitap, dergi, gazete, almanak ve binlerce farklı yazılı ve görsel materyali barındırıyor. Merkez, şehirlerin tarihsel ve kültürel birikimini kayıt altına alan çalışmaları destekleyerek, yerel hafızanın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Bu çerçevede 5 Nisan 2026 tarihinde düzenlenecek olan ödül töreninde; şehir araştırmaları, yerel tarih ve kültür alanında emek veren yazar, şair ve akademisyenler bir araya gelecek. Törende, Çermik üzerine yaptığı nitelikli çalışmalar dolayısıyla Hamdullah Işık başta olmak üzere, şehir konulu kitaplar kaleme alan ve şehir tanıtım dergileri hazırlayan çok sayıda isim ödüllendirilecek. Uluslararası Şehir Araştırmaları Merkezi yetkilileri, şehirlerin sadece fiziki mekanlardan ibaret olmadığını; hatıralar, insanlar, kültürel değerler ve yaşanmışlıklarla anlam kazandığını vurguladı. Bu bağlamda, yerel tarihe ışık tutan çalışmaların büyük bir boşluğu doldurduğu ifade edilirken, bu tür eserlerin hem akademik çalışmalara kaynaklık ettiği hem de şehir bilincinin güçlenmesine katkı sağladığı belirtildi. Çermik’in geçmişi ile bugünü arasında güçlü bir bağ kuran eserleriyle dikkat çeken Hamdullah Işık’ın çalışmaları, bölge tarihine duyulan vefanın somut bir örneği olarak değerlendirildi. Düzenlenecek ödül töreninin, şehir araştırmaları alanında yapılan çalışmalara yeni bir ivme kazandırması ve benzer eserlerin artmasına vesile olması bekleniyor.