EĞİTİM - 07 Ocak 2026 Çarşamba 18:39

Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum"

A
A
A
Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum"

Memur Sendikaları Konfedarasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın, "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki yapılan iktisat çalışmalarıyla beraber her geçen gün kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum" dedi.


Memur-Sen Kadın Komisyonu ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde ‘Aile Eğitim Programı’ gerçekleştirildi. Program kapsamında aile yapısının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve aile içi iletişimin desteklenmesi amaçlandı. Gerçekleştirilen eğitim programında alanında uzman isimler tarafından aile, kadın, çocuk ve sosyal yapıya ilişkin çeşitli başlıklarda bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara aile içi ilişkiler, değerler eğitimi ve sosyal destek mekanizmaları konusunda sunumlar gerçekleştirilirken, Memur-Sen Kadın Genel Başkanı Ali Yalçın, programda yaptığı konuşmada aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile yapılan iş birliğinin devam edeceğini ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ise bu tür eğitim çalışmalarının toplumun temel yapı taşı olan ailenin desteklenmesi noktasında önemli katkılar sunduğunu vurguladı.



"Bugün çok farklı bir çalışmayla karşı karşıyayız"


Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, aile rolünün toplumun vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirterek, "Bugün çok farklı bir çalışmayla karşı karşıyayız. Şimdiye kadar hep genelde dışa doğru bakarak konuştuk. Bugün içe doğru konuşulmuş olacak bir toplantı vesilesiyle ve kendimize yönelik bir takip süreciyle karşınızdayız. Ben bu çalışmayı çok anlamlı ve kıymetli buluyorum. Genelde işimiz dışarıya doğru konuşmak ve sorunları tartışmak, dışarıyı bu anlamda hizaya getirmeye yönelik gayret ortaya koymak ama bu kez farklı bir çalışmayla beraberiz. Bunu kadınlar komisyonumuzdan önce engelliler komisyonumuzla benzer bir çalışma yapmış ve binadaki çalışanlar olarak hizmet sunarken engelli kardeşlerimizin engelsiz erişimi konusunda öncelikle biz onlara nasıl davranmalıyız? Nasıl karşılamalıyız? Buradan memnuniyetlerini arttıracak nasıl bir çalışma yapmalıyız konusunda çok kıymetli bir çalışma yapmışlardı ve bu konuda da takdir alacak güzel bir kayıt düştüler. Bu açıdan kadınlar komisyonumuzun genele yönelik çalışmaları birbirinden kıymetli. Bu son derece anlamlı, uzun derece kıymetli bir gayret ve heybetimiz içerisinde 450 bini aşan bir kadın çalışan varlığı var. Bu son derece anlamlı. Onun için kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki yapılan iktisat çalışmalarıyla beraber her geçen gün kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum Bunlar son derece anlamlı. Fakat esas anlamlı olan kısmı Türkiye’de kadın politikalarına, aile çalışmalarına yönelik ortaya konulan görüş ve bakıştır" diye konuştu.



"Programın, ailelerimizi güçlendirmesi hususunda faydalı olacağına inanıyorum"


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ise, bu programın aile yapısında önemli bir yere sahip olacağını vurgulayarak, "Bu program, ocak ayı içerisinde farklı günlerde olmak üzere altı oturum şeklinde sürecek. Olumlu anne baba becerilerinden mahremiyet eğitimine, dijital çağda anne babaya varan geniş bir konu olacaktır. Eğiticilerimiz ve sizlerin katkılarıyla birlikte programın ailelerimizin güçlendirmesi hususunda faydalı olacağına inanıyorum. Aile Eğitim Programı, koruyucu bakış açısıyla ailelerimizin olası risklere karşı güçlendirmeyi, bir problemle karşılaşmadan önce problemi ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Aile, bireyin dünyayla olan yeridir. Aile içerisinde sağlıklı ilişkilerinin temeli güven, paylaşım ve açık bir iletişim üzerine kurulur. Birbirimizi dinlemek, duygularımızı paylaşmak, birbirimizi anlamayı güçlendirir. Ancak günümüzde hızlı yaşam temposu bazen bizleri birbirimizden uzaklaştırabiliyor. Birlikte geçirdiğimiz zamanlar azalabiliyor. İletişimin derinliği zayıflayabiliyor. Aile eğitimleri sadece bilgi vermek için değil, birbirinizi daha iyi anlamanız, evliliğinizi ve çocuklarınızla olan bağlarınızı güçlendirmek için var. Bu eğitimden evlilik öncesinden başlayarak aile içi iletişimimizi derinleştirmeyi, anne baba becerilerimizi desteklemeyi amaçlıyor" şeklinde konuştu.



Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Kadınların, sendikacı kadınlar olması konusundaki kendilerinin gösterdiği hareketi ve bereketi bizzat hissediyorum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt Emniyetinden 15 bin çocuğa ücretsiz giyim ve kırtasiye desteği Siirt İl Emniyet Müdürlüğü, toplumun her kesimine dokunan sosyal sorumluluk anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği örnek bir projeyle, il genelinde ihtiyaç sahibi 15 bin çocuğa ücretsiz giyim ve kırtasiye yardımı sağladı. Çocukların temel ihtiyaçlarına erişimini kolaylaştırmak ve eğitim hayatlarına katkı sunmak amacıyla, İl Emniyet Müdürlüğü hizmet binasında çocuklara özel olarak kurulan Sosyal Market, yıl boyunca hizmet vererek binlerce ailenin yüzünü güldürdü. Proje kapsamında çocuklar; yaşlarına ve ihtiyaçlarına uygun şekilde kıyafet ve kırtasiye malzemelerini, hiçbir ücret ödemeden temin etme imkânı buldu. İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen, Siirt Polis Teşkilatını Güçlendirme Derneği tarafından desteklenen ve "El Ele Sıcak Kalpler Projesi" adıyla sürdürülen bu anlamlı çalışma, yalnızca maddi bir destek sunmakla kalmayıp, çocukların sosyal hayata katılımlarını güçlendiren ve özgüvenlerini artıran önemli bir dayanışma örneği oldu. Proje, dernek üyeleri ile hayırsever vatandaşların ve bağışçıların gönüllü katkılarıyla büyüyerek 15 bin çocuğa ulaştı; aileler hem sosyal hem de ekonomik yönden desteklendi. Toplumun huzur ve güvenliği için gece gündüz görev yapan emniyet teşkilatının, aynı zamanda sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ederek çocukların hayatına dokunması, kamuoyunda büyük takdir topladı. Proje, devlet-millet dayanışmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıktı. Projeye destek olmak isteyen hayırsever vatandaşlar, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ile iletişime geçerek ayni bağışta bulunabilecekleri gibi, kargo yoluyla da destek sağlayabiliyor. Projenin temel amacı; minik kalplere dokunmak, onları yalnız olmadıklarını hissettirmek ve geleceğe daha umutla bakmalarını sağlamaktır. Siirt Valiliği himayelerinde yürütülen bu anlamlı çalışmaya katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarına, hayırsever iş insanlarına, bağışçılara ve duyarlı vatandaşlara teşekkür ediyor; çocuklarımızın yarınlarına umut olmaya devam eden herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
İstanbul Gezer Ayakkabı 2026’da teknoloji ve ihracat odaklı büyüme hedefliyor Türk ayakkabı sektörü, 2025 yılında döviz kuru dalgalanmaları, artan üretim maliyetleri ve yoğun ithalat rekabeti nedeniyle zor bir dönem geçirdi. Sektör temsilcileri, 2025’teki düşüşün ardından 2026’nın toparlanma yılı olabileceğini öngörüyor. Gezer Ayakkabı, mevcut altyapısını güçlendirerek 2026 yılında teknoloji yatırımları ve katma değerli ihracatla liderliğini sürdürmeyi planladığını açıkladı. Şirket yetkilileri, sektördeki maliyet baskısına karşı inovasyon ve stratejik hamlelerle yanıt vereceklerini belirtti. Şirket, PVC, PU ve EVA tabanlı üretim hatlarında yeni yatırımlar yaparak ürün başına ihracat değerini yükseltmeyi hedefliyor. Ayrıca sürdürülebilir hammadde kullanımı ve çevre dostu teknolojilere geçiş öncelikler arasında yer alıyor. ’’Türk ayakkabı sektöründe 2026 toparlanma yılı olabilir’’ Gezer Ayakkabı Genel Müdürü Osman Özalp, ’’Gezer Ayakkabı’nın mevcut gücü, 100 bin metrekare kapalı alanda yıllık 100 milyon çift üretim kapasitesi ve yaklaşık 2 bin 500 çalışanıyla dikkat çekiyor. Şirket, İstanbul ve Bolu’daki tesisleri ile üç lojistik merkezi sayesinde operasyonel verimliliğini koruyor. Şu anda 60’tan fazla ülkeye ihracat yapmaktayız, 2026’da yüksek alım gücüne sahip yeni pazarlarla bu sayıyı 70’in üzerine çıkarmayı amaçlıyoruz" dedi. Şirketin 2026 stratejisinin üç ana eksende şekillendiğini belirten Özalp, ’’Sratejimiz Dinamik lojistik ağımızı güçlendirerek teslimat sürelerini kısaltmak, EVA ve PU üretiminde sürdürülebilir teknolojilere yatırım yapmak ve niş pazarlara odaklanarak katma değerli ürünleri ön plana çıkarmak. Sektör temsilcileri, 2025’teki düşüşün ardından 2026’nın toparlanma yılı olabileceğini öngörüyor. Gezer Ayakkabı da bu beklentiye paralel olarak, devlet teşvikleri ve teknolojik dönüşümle Türkiye’nin küresel ayakkabı pazarındaki payını artırmaya katkı sağlamayı hedefliyor. Gezer, 2026’da "Her adımda daha güçlü bir Türkiye" sloganı ile hareket edecek. 2 binden fazla model çeşitliliğiyle bebekten yetişkine geniş bir yelpazede üretimimizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.