Son Dakika
|
Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a 48 saat süre verdi
Ordu’da kıyıya insansız deniz aracı vurdu
MHP ve DEM Parti bayramlaştı: "Terörsüz Türkiye" süreci öne çıktı
Arakçi: "Hürmüz Boğazı açık, temas halinde güvenli geçiş sağlamaya hazırız"
Bağcılar TEM’de yolcu otobüsü alevlere teslim oldu
ABD, İran petrolünün satışına 30 gün süreyle izin verdi
Bayram günü mahalle savaş alanına döndü: 3 ölü, 22 yaralı
Otomobilin çarptığı motosikletli tıp fakültesi öğrencisi hayatını kaybetti
Erzurum’da şüpheli ölüm!
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’dan dünyaya uyarı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Gaziantep Üniversitesi’nde korkutan yangın: Milyonlarca liralık zarar!
Hizbullah, İsrail’i vurdu: 1 ölü
İsrail’den İran’ın başkenti Tahran’a yeni saldırı dalgası
Bağdat ve Erbil’de havalimanı yakınlarında İHA saldırısı düzenlendi
U20 Grekoromen Güreş Milli Takımı şampiyon oldu
Almanya'da bayram coşkusu: Çocuklar kapı kapı gezip şeker topladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Nevruz mesajı
EĞİTİM
Filenin yıldızı geleceğin hukukçusu
22 Mart 2026 Pazar - 10:45:41
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, akademik başarısı ile profesyonel voleybol kariyerini aynı potada eriterek genç sporculara örnek oluyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ formasıyla şampiyonluk yaşayan genç yetenek, hem sahada hem de hukuk kürsüsünde zirveyi hedefliyor. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Selin Filiz, eğitim hayatı ile profesyonel voleybol kariyerini bir arada başarıyla sürdürüyor. Geçtiğimiz sezon İzmir DSİ takımıyla 2. Lig’de şampiyonluk yaşayan genç sporcu, disiplinli çalışmasıyla dikkat çekiyor. Spor hayatına 5 yaşında jimnastikle başlayan ve üniversitede voleybola yönelen Selin Filiz, akademik başarıları ile sportif hedeflerini aynı çizgide buluşturuyor. İzmir DSİ (Devlet Su İşleri Spor) altyapısında yetişen ve üniversite sınavı döneminde kısa süre ara verdiği voleybola profesyonel olarak dönen Filiz, geçtiğimiz sezonu kupa ile tamamladı. Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı’nda da 3 yıldır oynayan genç sporcu, üniversite takımıyla Avrupa Üniversiteler Voleybol Şampiyonası’nda ikincilik gururu yaşadı. Eğitim ve spor arasındaki denge Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine devam eden Selin Filiz, öğrencilikle profesyonel sporculuğu birlikte sürdürmenin özveri gerektirdiğini söylüyor. 4 ay içerisinde 35 lig müsabakasında görev alan genç sporcu, bu sürecin kendisini hem fiziksel hem de zihinsel olarak geliştirdiğini belirterek "Hukuk fakültesindeki eğitimimle birlikte yoğun antrenman ve maç takvimini yönetmek bazen yorucu olabiliyor. Ancak voleybolu bir yaşam tarzı olarak görüyorum. İleride icra edeceğim hukuk mesleğinin bana verdiği güç, zorluklarla mücadele etmemde en büyük motivasyon kaynağım oluyor" diyor. Sahadaki başarı ve takım ruhu 2025-2026 sezonunda İzmir DSİ formasıyla mücadele eden Selin Filiz, yaş ortalaması oldukça genç kadroyla önemli bir başarıya imza attıklarını belirtiyor. Final Grubu’nu lider tamamlayarak şampiyon olan takımın oyuncusu olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Filiz, sözlerini şöyle tamamladı: "Çok zorlu süreçleri geride bırakarak şampiyonluğa ulaştık. Bu başarının büyüklüğünü sanırım zamanla daha iyi anlayacağız. Takım arkadaşlarımın ve bizi destekleyenlerin emeği çok büyük, hepsine teşekkür ediyorum. Gelecekte hem iyi bir hukukçu hem de başarılı bir voleybolcu olarak anılmak istiyorum. Eğitim hayatım süresince Yaşar Üniversitesi Voleybol Takımı ile yeni başarılar elde etmeyi hedefliyorum. Bugünlere gelmemde en büyük pay annem ve babama ait. Onlara teşekkürü borç biliyorum."
22 Mart 2026 Pazar - 10:35
BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak
BTÜ’de başlatılan proje ile kırsal ve kentsel alanlar arasındaki doğal bağlantılar incelenecek. Çalışmada, bitkiler, ormanlar ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliği etkilerini azaltmaya katkı sağlayan karbon depolama gücü araştırılacak. Bu doğal alanların ne kadar karbon tuttuğu ve bunun çevresel etkisi ile ekonomik değeri ortaya konarak, doğanın sağladığı faydaların kentsel planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilmesi hedefleniyor. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği "Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi hedefleniyor. Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, "Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu.
21 Mart 2026 Cumartesi - 18:43
Manisalı minik piyanistten uluslararası başarı
Manisa’da özel bir okulda öğrenim gören ilkokul 4. sınıf öğrencisi Eslina Akoğlan, uluslararası piyano yarışmasında elde ettiği dereceyle bayramda aile büyüklerine unutulmaz bir gurur yaşattı. Manisa’da eğitim hayatını sürdüren başarılı öğrenci Eslina Akoğlan, 28 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen 16. Uluslararası Little Mozart’s Online Müzik Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı. Yarışmada B kategorisinde üçüncülük elde eden Akoğlan, ayrıca "Müzikal Performans Başarı Ödülü"nün de sahibi oldu. Ramazan Bayramı dolayısıyla annesi İpek Akoğlan ve babası Mehmet Kamil Akoğlan ile birlikte Sarıgöl’de yaşayan dedesi Ali Akoğlan ve ninesi Selver Akoğlan’ı ziyaret eden küçük piyanist, kazandığı ödülleri bayram sürprizi olarak ailesine sundu. Torununun başarısıyla büyük mutluluk yaşayan dede ve nine duygusal anlar yaşadı. Baba Mehmet Kamil Akoğlan, yarışmanın dünyanın dört bir yanından genç ve yetenekli piyanistleri bir araya getirdiğini belirterek, "Kızımız, müzik öğretmeni Özlem Kaplan’ın öğrencisi olarak bu önemli yarışmada dereceye girdi. 6 yaşından bu yana severek çaldığı piyano sayesinde bu başarıyı elde etmesi bizleri çok mutlu etti" dedi. Torununun başarısından gurur duyduğunu ifade eden dede Ali Akoğlan ise, "Üçüncülük aldığını bize önceden söylemedi. Bayram günü yaptığı bu sürprizle çok mutlu oldum. Torunumla gurur duyuyorum" diye konuştu. Bayram ziyaretinde dedesi ve ninesinin ellerini öperek bayramlaşan Eslina Akoğlan, kazandığı ödülleri ailesine göstererek mutluluğunu paylaştı.
21 Mart 2026 Cumartesi - 14:48
Son dönemde artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı uzmanlar uyarıyor
Anadolu Üniversitesi’nden uzmanlar, özellikle gençler arasında yayılan ’IBAN kiralama’ yönteminin ve yapay zekâ destekli yeni nesil dolandırıcılıkların ağır hapis cezalarına yol açan bir suç ortaklığı olduğu konusunda kritik uyarılarda bulundu. Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan "IBAN kiralama" yöntemi, dolandırıcılık suçlarının önemli bir parçası hâline gelmiş durumda. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya ile Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, son dönemde artış gösteren IBAN kiralama yöntemi ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık faaliyetleri konusunda vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu yöntemin hem teknik işleyişine hem de doğurabileceği ağır hukuki sonuçlara dikkat çekti. Dolandırıcılıkta "IBAN kiralama" yöntemi İnternet bankacılığının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcıların kimliklerini gizlemek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Hakan Karakehya, bu yöntemin halk arasında "IBAN kiralama" olarak bilindiğini ifade etti. Karakehya, dolandırıcıların paranın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait hesapları kullanmaya çalıştığını belirterek şu bilgileri verdi: "Dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, mağdurlardan elde ettikleri parayı aktarabilecekleri başkalarına ait hesapları temin etmeye çalışıyor. Bunun için de hesap sahiplerine belirli bir ücret teklif ederek hesaplarını kiralıyorlar." "Savcılıkla ilk karşılaşan kişi hesap sahibi oluyor" Bu yöntemin özellikle paranın izini sürmeyi zorlaştırmak amacıyla tercih edildiğini vurgulayan Karakehya, soruşturma süreçlerinde ilk olarak hesap sahibinin karşılarına çıktığını söyledi. "Savcılık bir soruşturma başlattığında karşılarına çıkan ilk kişi, hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi oluyor" diyen Karakehya, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Karakehya ayrıca IBAN kullandırmanın; dolandırıcılık suçuna iştirak, müşterek faillik ya da suça yardım etme kapsamında değerlendirilebildiğine dikkat çekti. "Haberim yoktu" savunması çoğu zaman geçerli olmuyor Hesaplarını kullandıran kişilerin çoğu zaman suç işlemediklerini düşündüklerini belirten Karakehya, bu durumun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi. "Birçok kişi ‘Ben kimseyi kandırmıyorum, parayı ben almıyorum, sadece hesabım kullanılıyor’ diye düşünüyor. Ancak ceza hukuku açısından durum böyle değerlendirilmiyor" diyen Karakehya, kişinin hesabının bu tür bir eylemde kullanılabileceğini öngörmesine rağmen riski kabullenmesinin "olası kast" kapsamında değerlendirilebildiğini ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ifade etti. Dolandırıcılıkta yeni dönem: Yapay zekâ Yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirten Çelik, deepfake teknolojisinin özellikle yeni riskler doğurduğunu söyledi. "Kısa bir ses kaydından bir kişinin sesini taklit etmek ya da görüntülü görüşmelerde yüz değiştirme teknolojileriyle başka biriymiş gibi davranmak artık mümkün. Bunlar saldırı tarafında kullanılan yeni yöntemler" diyen Çelik, aynı teknolojilerin bankacılık sistemlerinde şüpheli işlemleri tespit etmek amacıyla savunma tarafında da kullanıldığını ifade etti. Dijital güvenlik eğitimi müfredata girmeli Dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, bu konunun eğitim sisteminde daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. Çelik son olarak "Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklerin eğitim müfredatına ders olarak girmesi önemli. Bunun yanında finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi gençlerin bu tür tuzaklara karşı daha bilinçli olmasını sağlayacak" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
23 Temmuz 2025 Çarşamba- 15:13
Canik’te yaz okulu kayıtları başlıyor
2
15 Ağustos 2025 Cuma- 07:44
EBYÜ memnuniyet anketinin sonuçları değerlendirildi
3
19 Mart 2026 Perşembe- 02:28
Malazgirt’te silahlı kavga: 5 yaralı
4
19 Mart 2026 Perşembe- 23:57
BARÜ ile Türkiye İş Bankası arasında maaş promosyon protokolü imzalandı
5
20 Mart 2026 Cuma- 08:08
Kale’nin yeni İlçe Milli Eğitim Müdürü görevine başladı
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:01
23 farklı ülkeden 111 öğrenci Türkçe eğitimi alıyor
Kastamonu Üniversitesi, 23 farklı ülkeden toplam 111 uluslararası öğrenciye Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenmek üzere eğitimler verdi. Kastamonu Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER), 2025-2026 eğitim-öğretim yılında farklı ülkelerden gelen uluslararası öğrencilere eğitim veriyor. Güncel verilere göre, 23 farklı ülkeden toplam 111 uluslararası öğrenci, Türkçeyi ve Türk kültürünü öğrenmek üzere Kastamonu’da bir araya geldi. TÖMER bünyesinde eğitim alan öğrenciler arasında 26 kursiyer ile Endonezya ilk sırada yer alırken, Somali 25 öğrenciyle ikinci sırada bulunuyor. Bu iki ülkeyi 12 öğrenciyle Filipinler, 8 öğrenciyle Nijerya, 7 öğrenciyle Türkmenistan ve 6 öğrenciyle Kazakistan izliyor. Kalabalık öğrenci gruplarının yanı sıra bireysel katılımlar da TÖMER’de yürütülen eğitim faaliyetlerine çeşitlilik kazandırıyor. Bu kapsamda kampüsün çok kültürlü eğitim ortamını oluşturan ülkeler arasında Afganistan, Angola, Azerbaycan, Endonezya, Fas, Filipinler, Filistin başta olmak üzere 23 farklı ülkeden öğrencileryer alıyor. Farklı coğrafyalardan gelen bu öğrenciler, kampüs yaşamına kültürel zenginlik katıyor. "Türkçe, kültürler arasında kalıcı bağlar kuruyor" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, TÖMER’de yürütülen çalışmaların yalnızca dil öğretimiyle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Dünyanın farklı coğrafyalarından gelen öğrencilerimizin Kastamonu’da Türkçe öğrenmesi, Üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun önemli bir parçasıdır. Aynı sınıflarda eğitim alan bu öğrenciler, Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı bulurken, kendi kültürlerini de kampüsümüze taşıyor. Mezuniyetlerinin ardından ülkelerine döndüklerinde Türkiye ile aralarında kalıcı bağlar kuracaklarına inanıyoruz" ifadelerini kullandı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 17:00
AFAD personeline ilk yardım eğitimi düzenlendi
Zonguldak ve bölgede yaşanabilecek olası afet ve kurtarmalara her zaman hazır olmak için Zonguldak İl Afet Acil Durum ( AFAD ) personellerine yönelik İl Sağlık Müdürlüğü eğitimcileri tarafından ilk yardım eğitimi verildi. AFAD İl Müdürlüğü eğitim salonunda düzenlenen eğitimde İl Sağlık Müdürlüğünde görevli eğitimcilerden Merve Ocaklı ve Özlem Yıldız tarafından Genel ilkyardım bilgileri, Vücut sistemleri, TYD ( Temel Yaşam Desteği ), Hava yolu tıkanıklarında ilkyardım, Bilinç bozukluklarında ve ciddi hastalıklarda ilkyardım, Kanamalar, Şok ve göğüs ağrısında ilkyardım gibi konularda teorik ve uygulamalı olarak anlatıldı. Düzenlenen eğitim programı sonrasında AFAD İl Müdür Yardımcısı Havva Güzel ve Şube Müdürü Erkan Akyüz tarafından eğitimcilere plaket takdim edildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:58
OMÜ, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri sertifikası aldı
Sürdürülebilirlik ve enerji verimliliğini kurumsal yönetim anlayışının temel unsurları arasında konumlandıran Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), enerji yönetimi alanındaki çalışmalarını uluslararası standartlarla belgelendirerek ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri Sertifikası almaya hak kazandı. BBS Belgelendirme Eğitim ve Gözetim Hizmetleri tarafından verilen sertifika ile yükseköğretim ve hastane hizmetleri kapsamında enerji yönetim sistemi standartlarına uyum sağlanarak etkin ve verimli enerji kullanımı hedeflenmektedir. BBS’nin tetkik ve belgelendirme prosedürlerine uygun olarak gerçekleştirilen belgelendirme, bir yıl süreyle geçerli olacak. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, önceki yıllarda düzenlediği Enerji Yönetim Sistemleri sertifika programları ile enerjinin önemi, enerji yönetim sistemleri ve ilgili standart maddeleri konusunda farkındalık çalışmaları yürütmüştü. Bu süreçte önemli aşamalar kaydeden OMÜ’nün, "TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi" ile "TS EN ISO 10002: Müşteri Memnuniyeti Belgesi"nin ardından kısa zamanda "TR EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri Belgesi"ni almayı da başardı. "Çevresel sorumluluk bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, Ondokuz Mayıs Üniversitesinin ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri Sertifikası almasının sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, "Enerji verimliliğini esas alan yönetim anlayışımız doğrultusunda, kaynakların etkin kullanımı ve çevresel sorumluluk bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri Belgesi, Üniversitemizin kalite odaklı ve sürdürülebilir yönetim yaklaşımının somut bir çıktısıdır. Bu süreçte emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyor, elde edilen kazanımların çevresel duyarlılığımızı ve kurumsal verimliliğimizi daha da güçlendireceğine inanıyorum" dedi. TS EN ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemleri Belgesi hakkında ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, kuruluşların enerji performansını sistematik bir yaklaşımla iyileştirmesini, enerji verimliliğini artırmasını ve enerji maliyetlerini azaltmasını amaçlayan uluslararası bir standarttır. Bu standart; enerji kullanımının izlenmesi, ölçülmesi ve analiz edilmesi yoluyla sürekli iyileştirmeyi esas alırken, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ve çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesine katkı sağlar.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:40
Ara tatilin adresi çocuk üniversitesi
Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi, okulların ara tatil dönemi olan 19-30 Ocak tarihleri arasında çocukları hem eğlendiren hem de geliştiren atölye çalışmalarıyla buluşturacak. Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi, 2026 yılı ocak ayı ara tatilinde de çocukların gelişimine katkı sunmaya ve onları eğitici etkinliklerle buluşturmaya devam edecek. Çocukların tatilini verimli bir şekilde değerlendirmesi amacıyla müzikten sanata, spordan bilime uzanan geniş etkinlik yelpazesiyle her yaş grubuna hitap edecek atölyeler düzenlenecek. 7-14 yaş grubuna yönelik olarak gitar, piyano, mutfak sanatları, ritim, keman, görsel sanatlar, kanun, doğa bilimleri, fiziksel gelişim, İngilizce, modern dans, çocuk yogası, robotik kodlama, oyun tasarımı ve zeka oyunları olmak üzere toplam 15 farklı branşta atölye açılacak. 5-6 yaş grubundaki minikler için ise doğa bilimleri, ritim, jimnastik, çocuk yogası, zeka oyunları, sanat ve beceri, minik şefler, İngilizce ve oyun tasarımı alanlarında, planlanan etkinlikler gerçekleştirilecek. Atölye çalışmaları, 19-23 Ocak ve 26-30 Ocak tarihleri arasında yapılacağı bildirildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:32
Bakan Tekin: "2024 yılı yaz ayında Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2024 yılı yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında Mesleki Eğitim İş Birliği İmza Protokolü imzalandı. Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Bina Başöğretmen Salonu’nda düzenlenen programda konuşan Bakan Tekin, imzalanan Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolünün Türkiye’de ekonominin gelişmesi ve ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti. Tekin ayrıca, 2024 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katkılarıyla yürürlüğe giren Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ile gençlerin iş ihtimallerinin artacağını ve bu belge ile sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduklarını belirtti. "Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli" Bakan Tekin, bu projenin genç istihdama büyük katkı sunacağını belirterek, "Türkiye’deki ekonomik altyapının yürütülmesinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilmesi sürecindeki boyutu anlamında Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli. Ama bir boyutu var o da olağan toplumsal yapının olağan işleyişi içerisinde olağan dışı müdahalelerle toplumdaki dengenin bozulma süreçlerinden bir tanesi olan darbeler ve darbelerin oluşturduğu travmatik ortamlardır. Maalesef Mesleki ve Teknik Eğitim de bu anlamda darbe psikolojisinden çokça etkilenen alanlardan bir tanesi. Dolayısıyla bu alana yoğun mesai harcamamızın önemli başlıklarına sebeplerinin bir tanesi de bu demokratik siyasal yaşam üzerindeki mekanizmaların kaldırılarak yeniden demokratik işleyiş zeminin ortaya çıkarılmasıdır. Biz Türkiye’nin demokratikleşmesi için Türkiye’de olağan demokratik düzenin işlemesi açısından bu ve bunun gibi benzeri adımları atmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "KGF ve Halkbank ile güzel bir etkinliğin içerisine girdik" KGF ve Halkbank iş birliği içerisinde yeni nesil gençlerin kalifiyeli eleman olarak yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceğin ışık olacağını vurgulayan Bakan Tekin, "Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek örgütleri, il istihdam kurulları ve yetkili kimler varsa konuşarak ne tür nitelikli elemana ihtiyaç duyulduğu, Türkiye’nin kalkınması açısından hangi alanlarda uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç duyulduğu tespit edildi ve bunların en iyi şekilde eğitim alabilecekleri ortamlar oluşturuldu. 2024 yılın yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk. Derdimiz, Mesleki ve Teknik Eğitimin bu anlamda yaygınlaştırılmasıdır. Bugün de bu vesileyle KGF ve Halkbank ile Mesleki ve Teknik Eğitim alan çocuklarımızın eğitimlerinden sonra meslekleriyle ilgili girişimciliklerini destekleyebilecek güzel bir etkinliğin içerisine girdik. Hem genç girişimcilerin desteklenmesi hem de bu anlamda nitelikli bir biçimde yetişmiş gençlerin desteklenmesi ülkemiz açısından, çok faydalı birer girişim" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, KGF Başkanı Erdoğan Özegen, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu. Protokol ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin kendi işlerini kurmaları ve KOBİ’ler bünyesinde mezun oldukları alanda istihdam edilmeleri amaçlanıyor. Ayrıca protokol çerçevesinde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumundan mezun olup, kendi alanında iş kuran girişimcilerin ve mezunları alanında istihdam eden KOBİ’lerin krediye erişimine destek olmak için KGF tarafından yaklaşık 3 milyar 750 milyon lira bütçe ayrılacağı da ifade edildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:25
Anadolu Üniversitesi EMYO, TURAK tarafından akredite edildi
Eskişehir Anadolu Üniversitesi, kalite güvencesi ve sürekli iyileştirme odaklı yaklaşımı doğrultusunda yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı’nı başarıyla tamamladı. Kurumsal düzeyde elde edilen bu önemli kazanımın ardından, 2025 yılı içerisinde üniversitenin akredite edilmiş program sayısı 7’den 16’ya yükseldi. Bu süreçlerin devamı niteliğinde, 2026 yılının ilk günlerinde Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) bünyesinde yer alan Turizm ve Otel İşletmeciliği ile Aşçılık Ön Lisans Programlarının akreditasyon başvurularına ilişkin değerlendirme süreci, Turizm Eğitimi Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (TURAK) tarafından tamamlandı. Değerlendirme süreci kapsamında, 30 Kasım - 1 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen saha ziyareti ve incelemeler sonucunda programlara yönelik akreditasyon kararları alındı. Aşçılık Programına tam akreditasyon TURAK tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, EMYO Aşçılık örgün öğretim ön lisans programı ise 31 Aralık 2025 - 31 Aralık 2028 tarihleri arasında geçerli olmak üzere üç yıl süreyle Tam Akreditasyon almaya hak kazandı. Aynı değerlendirme süreci kapsamında Turizm ve Otel İşletmeciliği örgün öğretim ön lisans programı için 31 Aralık 2025 - 31 Aralık 2027 tarihleri arasında geçerli olmak üzere iki yıl süreyle Şartlı Akreditasyon kararı verildi. Değerlendirme sürecinde geniş katılımlı görüşmeler yapıldı TURAK değerlendirme takımı, saha ziyareti süresince üniversite üst yönetimi, akademik ve idari personel, öğrenciler, mezunlar ve dış paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Bu kapsamda Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Erkan Erdemir ve Prof. Dr. Köksal Büyük ile yapılan görüşmeler de değerlendirme sürecine dâhil edildi. "Akreditasyonlar kalite odaklı yaklaşımımızın somut bir göstergesi" Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, alınan akreditasyon kararlarının üniversitenin kalite güvencesi anlayışının bir sonucu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Eskişehir Meslek Yüksekokulumuz bünyesinde yürütülen Aşçılık ve Turizm ve Otel İşletmeciliği programlarının TURAK tarafından değerlendirilmesi ve akreditasyon kararlarıyla tescillenmesi, üniversitemizin eğitimde kaliteyi merkeze alan yaklaşımının somut bir göstergesidir. Özellikle Aşçılık Programımızın tam akreditasyon alması, akademik kadromuzun, idari personelimizin ve paydaşlarımızın özverili çalışmalarının bir sonucudur. Turizm ve Otel İşletmeciliği Programımızda da kaliteyi daha ileriye taşımaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." Kalite güvencesi ve sürekli iyileştirme vurgusu TURAK raporlarında; programların öğretim planları, akademik kadro yapısı, altyapı imkanları, kurumsal destek mekanizmaları ve sürekli iyileştirme süreçlerine yönelik çalışmaların dikkat çekici olduğu ifade edildi. Anadolu Üniversitesi’nin mesleki ve uygulamaya dayalı eğitim anlayışıyla turizm alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye yönelik kalite odaklı yaklaşımını sürdürdüğü yine aynı raporda belirtildi.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:23
Akdeniz Üniversitesi’nde tarımsal öğretimin 180. yılı kutlandı
Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi ev sahipliğinde, Türkiye’de tarımsal eğitim ve öğretimin 180. yıl dönümü düzenlenen tören ve etkinliklerle kutlandı. Antalya Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğiyle gerçekleştirilen program, akademisyenleri, sektör temsilcilerini, öğrencileri ve meslek mensuplarını bir araya getirdi. Her yıl geleneksel olarak Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından düzenlenen tarımsal öğretimin yıl dönümü etkinlikleri, Akdeniz Üniversitesi Tören Alanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Program, daha sonra Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliklerle devam etti. Program kapsamında Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanları tarafından müzik dinletisi sunulurken katılımcılardan da beğeni topladı. "Tarımsal eğitim teknolojik dönüşüme uyum sağlamalı" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, tarımsal eğitimin teknolojik dönüşümle birlikte yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Yapay zekâ, uydu sistemleri, drone ve yazılım tabanlı uygulamaların tarımda giderek yaygınlaştığını ifade eden Prof. Dr. Özen, üniversitelerin bu dönüşüme ayak uydurmasının kaçınılmaz olduğunu söyledi. Prof. Dr. Şükrü Özen, tarımda nitelikli istihdam ve teknoloji okuryazarlığının önemine dikkat çekti. "İklim değişikliği tarımsal üretimi tehdit ediyor" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker ise konuşmasında iklim değişikliğinin tarım üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Su kaynaklarının azalması ve sıcaklık artışlarının tarımsal üretim açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Toker, özellikle stratejik ürünlerde dışa bağımlılığın azaltılması için daha fazla araştırma ve proje desteğine ihtiyaç olduğunu ifade etti. "Ziraat eğitimi 180 yıllık köklü bir miras" Açılış konuşmasını yapan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, Türkiye’de ziraat öğretiminin 180 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Tarımsal eğitimin Ayamama Çiftliği’nde kurulan Ziraat Mektebi ile başladığını hatırlatan Erkan, bugün Türkiye genelinde 48 ziraat fakültesinde eğitim verildiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin 1980 yılında kurulduğunu ifade eden Erkan, fakültenin yaklaşık 6 bin 500 ziraat mühendisi mezun ettiğini kaydetti. "Ziraat mühendisliği kamusal bir sorumluluktur" TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın da konuşmasında, ziraat fakültesi mezunu olmanın yalnızca bir diploma değil, toprağa, üreticiye, çevreye ve topluma karşı büyük bir sorumluluk anlamı taşıdığını ifade etti. Antalya’nın tarım ve turizmin iç içe geçtiği stratejik bir üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Kaçın, akademik bilginin sahaya aktarılmasının tarımın gelişiminde belirleyici olduğunu vurguladı. Turizmin tarıma etkisi ele alındı Açılış konuşmalarının ardından ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman tarafından "Turizmin Tarım Sektörüne Etkisi" başlıklı konferans sunumu gerçekleştirildi. Sunumda, tarımsal ürünlerin turizm sektörü aracılığıyla katma değere dönüşme süreci değerlendirildi. Meslekte 30. yılını dolduran mühendislere plaket Programın devamında, meslekte 30. yılını tamamlayan ziraat mühendislerine plaket takdim edildi. Uzun yıllar tarım sektörüne emek veren meslek mensupları, alkışlar eşliğinde onurlandırıldı. Tarımsal eğitim ve öğretimin 180. yıl dönümü etkinlikleri, aynı günün akşamı Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi’nde verilen kokteyl ile sona erdi. Etkinliğe, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cengiz Toker ve Prof. Dr. Şükrü Özen, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ebru Kaçın, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, Antalya Ticaret Borsası Başkan Vekili Ragıp Gök, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Tarım İl Müdürü Şakir Fırat ile kamu ve özel sektör temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:18
Bakan Tekin: "2024 yılı yaz ayında Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2024 yılın yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Türkiye Halk Bankası A.Ş. arasında bugün Mesleki Eğitim İş Birliği İmza Protokolü imzalandı. Protokol ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları ve mezuniyet alanlarında istihdam edilmeleri teşvik edileceği açıklandı. Bakanlık ile KGF ve Halk Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol kapsamında, genç istihdamını ve üretim kapasitesini artırmak için KGF portföy garantisi ile mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan 29 yaş ve altı gençlerin girişimcilik yoluyla kendi işlerini kurmaları amaçlandı. Milli Eğitim Bakanlığı Merkez Bina Başöğretmen Salonu’nda imzalanan protokol kapsamında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan gençlerin kendi işlerini kurmaları ve KOBİ’ler bünyesinde mezun oldukları alanda istihdam edilmeleri belirtildi. Ayrıca protokol çerçevesinde mesleki ve teknik ortaöğretim kurumundan mezun olup, kendi alanında iş kuran girişimcilerin ve mezunları alanında istihdam eden KOBİ’lerin krediye erişimine destek olmak için KGF tarafından yaklaşık 3 milyar 750 milyon lira bütçe ayrılacağı da ifade edildi. Bakan Tekin, imzalanan Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolünün Türkiye’de ekonominin gelişmesi ve ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti. Tekin ayrıca, 2024 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katkılarıyla yürürlüğe giren Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ile gençlerin iş ihtimallerinin artacağını ve bu belge ile sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduklarını belirtti. "Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli" Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, bu projenin genç istihdama büyük katkı sunacağını belirterek, "Türkiye’deki ekonomik altyapının yürütülmesinde ihtiyaç duyulan nitelikli eleman yetiştirilmesi sürecindeki boyutu anlamında Mesleki ve Teknik Eğitimde yapılması gereken şeyler kuşkusuz önemli. Ama bir boyutu var o da olağan toplumsal yapının olağan işleyişi içerisinde olağan dışı müdahalelerle toplumdaki dengenin bozulma süreçlerinden bir tanesi olan darbeler ve darbelerin oluşturduğu travmatik ortamlardır. Maalesef Mesleki ve Teknik Eğitim de bu anlamda darbe psikolojisinden çokça etkilenen alanlardan bir tanesi. Dolayısıyla bu alana yoğun mesai harcamamızın önemli başlıklarına sebeplerinin bir tanesi de bu demokratik siyasal yaşam üzerindeki mekanizmaların kaldırılarak yeniden demokratik işleyiş zeminin ortaya çıkarılmasıdır. Biz Türkiye’nin demokratikleşmesi için, Türkiye’de olağan demokratik düzenin işlemesi açısından bu ve bunun gibi benzeri adımları atmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "KGF ve Halkbank ile güzel bir etkinliğin içerisine girdik" KGF ve Halkbank iş birliği içerisinde yeni nesil gençlerin kalifiyeli eleman olarak yetiştirilmesinin Türkiye’nin geleceğin ışık olacağını vurgulayan Bakan Tekin, "Ticaret odaları, sanayi odaları, meslek örgütleri, il istihdam kurulları ve yetkili kimler varsa konuşarak ne tür nitelikli elemana ihtiyaç duyulduğu, Türkiye’nin kalkınması açısından hangi alanlarda uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç duyulduğu tespit edildi ve bunların en iyi şekilde eğitim alabilecekleri ortamlar oluşturuldu. 2024 yılın yaz ayında Cumhurbaşkanımızın imzasıyla Mesleki ve Teknik Eğitim Politika belgesi yayınladık ve bu anlamdaki iş birliklerimizi bir adım daha öteye taşıdık. Yeni eğitim-öğretimle ilgili yeni adımlar attık. Sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulları gibi okullar kurduk. Derdimiz, Mesleki ve Teknik Eğitimin bu anlamda yaygınlaştırılmasıdır. Bugün de bu vesileyle KGF ve Halkbank ile Mesleki ve Teknik Eğitim alan çocuklarımızın eğitimlerinden sonra meslekleriyle ilgili girişimciliklerini destekleyebilecek güzel bir etkinliğin içerisine girdik. Hem genç girişimcilerin desteklenmesi hem de bu anlamda nitelikli bir biçimde yetişmiş gençlerin desteklenmesi ülkemiz açısından, çok faydalı birer girişim" ifadelerini kullandı. Düzenlenen programa Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, KGF Başkanı Erdoğan Özegen, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz katılım sağladı. Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 16:01
ÇOGEP projesiyle gençler yeteneklerini geliştirdi
Çankırı Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen ÇOGEP ‘Kalpten Kalbe Yarenlik Projesi’ kapsamında çocuk ve gençlere yönelik düzenlenen eğitim, spor ve sosyal faaliyetler, kapanış programıyla tamamlandı. Çankırı Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen ÇOGEP ‘Kalpten Kalbe Yarenlik Projesi’nin kapanış programı düzenlendi. Şehit Uhud Kadir Işık Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Proje kapsamında eğitimlerini başarıyla tamamlayan kursiyer gençlere teşekkür belgeleri takdim edildi, program kapanış ve kokteyl ile sona erdi. Proje ile çocuk ve gençlerin suç ortamlarından uzak tutulması, verimli zaman geçirmelerinin sağlanması ve emniyet teşkilatı ile aralarındaki güven bağının güçlendirilmesi amaçlandı. Proje kapsamında düzenlenen sportif, kültürel ve eğitsel faaliyetlerle çok sayıda çocuk ve gencin kişisel ve akademik gelişimine katkı sağlanırken, gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarıyla da polis-halk arasındaki iletişimin güçlendirilmesine katkı sunuldu.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 15:05
Sinop’ta sosyal sorumluluk projesi mesleki deneyime dönüştü
Sinop’un Boyabat ilçesinde mesleki eğitim merkezi öğrencileri bilgi ve becerilerini sahaya yansıtma imkânı buldu. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce yürütülen "Bir Projem Var" etkinlikleri kapsamında hayata geçirilen "Bir Dokunuş Bin Mutluluk" Saç Bakımı Sosyal Sorumluluk Projesi, Boyabat’ta öğrencilerle buluştu. Boyabat Mesleki Eğitim Merkezi öğretmen ve öğrencileri, Boyabat İmam Hatip Ortaokulunu ziyaret ederek öğrencilere yönelik saç kesimi ve bakım hizmetleri sundu. Uygulamada öğrenciler bilgi ve becerilerini sahaya yansıtma imkânı buldu. Etkinlik boyunca öğrencilere hijyen, kişisel bakım ve öz bakım alışkanlıkları hakkında bilgilendirmeler de yapıldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:52
OMÜ Rektörü Aydın: "Akademik yayın sayılarında önemli artış sağladık"
Ondokuz Mayıs Üniversite (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, üniversitedeki öğretim üyelerinin akademik yayın sayılarında artış yaşandığı ifade ederek, "Biz göreve geldiğimizde oran 0.7 idi. Bir hoca bile bir tane bile yayın yapmıyordu. Bu oran birebir olarak yükseldi. Bu oldukça önemli bir başarıdır" dedi. OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında kentte görev yapan medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantı, OMÜ Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Mürsel Kan tarafından yapılan sunumla başladı. Sunumun ardından konuşan Rektör Aydın, üniversitenin akademik çalışmaları, sağlık hizmetleri, organ nakli, hastanedeki emar(MR) yoğunluğu ve sağlık turizmi gibi birçok konuda açıklamalarda bulundu. OMÜ’de kalite süreçlerinin kararlılıkla sürdüğünü belirten Rektör Aydın, meslek yüksekokullarında ilk kez akreditasyon başarısı elde edildiğini vurguladı. Aydın, "Bugüne kadar hiçbir meslek yüksekokulumuz akredite olmamıştı. Çarşamba ve Terme Meslek Yüksekokullarımız bunu başardı. Her yıl 2-3 fakülte ve meslek yüksekokulunu akredite ederek yolumuza devam ediyoruz" diye konuştu. Akademik yayın sayılarında artış yaşandığını ifade eden Aydın, göreve geldiklerinde bazı öğretim üyelerinin hiç yayını olmadığını belirterek, "Bunu 1’e 1 oranına yükselttik. Bu oldukça önemli bir başarı. Bu yıl Q1 olarak adlandırılan en nitelikli dergilerde yayın yapan 5 hocamız var. Ayrıca 13 akademisyenimize toplam 85 bin TL açık erişim desteği sağladık. Bu yıl ki ödül teşviki ne kadar olacak. Onu belirlemeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Cihaz almak tek başına yeterli değil" MR ve tomografi randevularındaki yoğunluğa da değinen Rektör Aydın, yurt dışında yaşayan vatandaşların bu hizmetlere aylarca ulaşamadığını belirterek, "Yurt dışında bir MR randevusu alıp çekilmesi 9 ayı bulabiliyor. Bizde ise bazı hastalar özel hastanede MR çektiriyor, ardından devlet hastanesinde tekrar çektiriyor, sonra da üniversitemize geliyor. Bu durum tekrar çekimlere yol açıyor. Cihaz almak tek başına yeterli değil; yer, mekân ve teknik personel sorunu da var. Tıp Fakültesi binası yeni yeri ile ilgili henüz netleşen bir şey olmadı. 2026 görüşmelerine kaldı" dedi. Rektör Yardımcısı Alper Kesten ise MR sorunu ile ilgili, "Ücretli emara 1 hafta, ücretsize 3 ay gün veriliyor. Emar cihazlarımız sabah 08.00’de çalışmaya başlıyor ve saat 17.00’ye kadar aralıksız hizmet veriyor. Mesai bitiminden sonra personelimizi ücretsiz çalıştırma imkânımız bulunmuyor. Gün içinde binlerce ücretsiz talep karşılanıyor ve bu talepler sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar kesintisiz sürüyor. Talebin çok yoğun olması nedeniyle mevcut durum devam ediyor. Mesai sonrasında ise ücretini ödeyen hastalar için personelimiz fazla mesai yaparak hizmet veriyor. Görüntüleme hizmetleri 24 saat esasına göre sürdürülüyor. Talep her geçen gün artmasına ve kapasiteyi yükseltmemize rağmen zaman zaman bu tür sıkıntılar yaşanabiliyor" açıklamasında bulundu. "Adili merciden gelen vakaları kabul ediyoruz" Üniversite hastanesinde zaman zaman gündeme gelen ‘cinsiyet değiştirme ameliyatı’ iddialarıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Aydın, "Adli merciler tarafından yönlendirilen başvurularda muayeneler yapılıyor. Bunun dışında bir başvuru olmadı. Olsa da kabul etmiyoruz. Sadece adli mercilerden gelen vakaları kabul ediyoruz" ifadelerini kullandı. Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz ile fakülte dekanları da toplantıya katıldı.
12 Ocak 2026 Pazartesi - 14:30
İnönü Üniversitesi Araştırma Üniversitesi hedefine kilitlendi
İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek üniversitenin en temel hedefinin Araştırma Üniversitesi statüsüne ulaşmak olduğunu söyledi. Akpolat, bu hedef doğrultusunda akademik, idari ve dijital alanlarda kapsamlı bir dönüşüm başlattıklarını söyledi. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde üniversite yerleşkesinde basın mensuplarıyla biraya geldi. Programda konuşan İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer, üniversitenin mevcut durumu ve hedeflerine ilişkin geniş bir sunum yaptı. İnönü Üniversitesi’nin Malatya’nın yanı sıra çevre illerde kurulan birçok üniversitenin de kurucu üniversitesi olduğunu belirten Özer, "35 bin öğrencisi, 2 bin 119 akademik ve 4 bin 731 idari personeliyle üniversitemiz bölgenin en büyük kurumlarından biridir. Hedefimiz lisansüstü eğitim ve araştırma kapasitemizi daha da güçlendirmektir" dedi. Araştırma Üniversitesi için seferberlik Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat ise konuşmasında Araştırma Üniversitesi hedefinin son 8-9 yıldır gündemde olduğunu ancak bu alanda gecikme yaşandığını ifade etti. Bölgedeki benzer üniversitelerle yapılan karşılaştırmalarda İnönü Üniversitesi’nin potansiyelinin altında kaldığını ifade eden Akpolat, "Bu durumu değiştirmek için araştırma üniversitesi kriterlerini doğrudan atama ve yükseltme yönergemize entegre ettik. Patent, dış kaynaklı projeler, Q1 ve Q2 yayınlar, doktora öğrenci ve mezun sayıları artık akademik yükseltmelerde belirleyici olacak" dedi Araştırma üniversitesi kriterlerinin bazı yönlerini eleştiren Akpolat, İnönü Üniversitesi’nin karaciğer naklinde dünyada birinci olmasına rağmen bunun mevcut parametrelerde yeterince karşılık bulmadığını belirterek, "İnsanlığa ve topluma katkının da araştırma üniversitesi kriterleri içinde daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Araştırma altyapısı güçlendirildi Araştırma Üniversitesi hedefi doğrultusunda Araştırma Koordinatörlüğü kurduklarını belirten Akpolat, bu yapı altında proje destek ofisi, akademik izleme ofisi, laboratuvar altyapı ofisi, üniversite-sanayi iş birliği ofisi ve uluslararası derecelendirme ofisinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Özellikle TÜBİTAK, TÜSEB ve Avrupa Birliği projelerine odaklandıklarını dile getiren Akpolat, dış kaynaklı fonların üniversite için kritik önemde olduğunu söyledi. Akademik performans yapay zeka ile izleniyor İnönü Üniversitesi’nde akademik performansın artık yapay zeka destekli bir sistemle takip edildiğini ifade eden Akpolat, "Hangi akademisyen ne kadar yayın yapmış, kaç proje üretmiş, Q1 ve Q2 dergilerdeki yayın durumu nedir, hepsi anlık olarak izleniyor. Yüksek performans gösteren akademisyenler hem maddi hem manevi olarak ödüllendiriliyor" ifadelerine yer verdi Yeşil Kampüs ve dijital dönüşüm İnönü Üniversitesi’nin Yeşil Kampüs (GreenMetric) sıralamasında dünyada 135’inci, Türkiye’de ise 11’inci sırada yer aldığını hatırlatan Akpolat, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı konularında önemli adımlar attıklarını belirtti. Ayrıca kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi ile üniversitenin tüm yazılımlarının yerli imkânlarla geliştirildiğini, siber güvenlik ve veri koruma alanında düzenli testler yapıldığını kaydetti. Depreme rağmen hedeflerden vazgeçilmedi 6 Şubat depremlerinde üniversitenin eğitim binalarının yüzde 55’ini kaybettiğini hatırlatan Akpolat, tüm zorluklara rağmen araştırma üniversitesi hedefinden vazgeçmediklerini kaydetti. Akpolat, "Fiziki kayıplara rağmen akademik üretimi, kaliteyi ve araştırma kültürünü güçlendirmeye devam ediyoruz. İnönü Üniversitesi’ni hak ettiği araştırma üniversitesi konumuna taşımakta kararlıyız" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder