EĞİTİM - 12 Ocak 2026 Pazartesi 14:30

İnönü Üniversitesi Araştırma Üniversitesi hedefine kilitlendi

A
A
A
İnönü Üniversitesi Araştırma Üniversitesi hedefine kilitlendi

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek üniversitenin en temel hedefinin Araştırma Üniversitesi statüsüne ulaşmak olduğunu söyledi. Akpolat, bu hedef doğrultusunda akademik, idari ve dijital alanlarda kapsamlı bir dönüşüm başlattıklarını söyledi.


İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü çerçevesinde üniversite yerleşkesinde basın mensuplarıyla biraya geldi. Programda konuşan İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Özer, üniversitenin mevcut durumu ve hedeflerine ilişkin geniş bir sunum yaptı. İnönü Üniversitesi’nin Malatya’nın yanı sıra çevre illerde kurulan birçok üniversitenin de kurucu üniversitesi olduğunu belirten Özer, "35 bin öğrencisi, 2 bin 119 akademik ve 4 bin 731 idari personeliyle üniversitemiz bölgenin en büyük kurumlarından biridir. Hedefimiz lisansüstü eğitim ve araştırma kapasitemizi daha da güçlendirmektir" dedi.



Araştırma Üniversitesi için seferberlik


Rektör Prof. Dr. Nusret Akpolat ise konuşmasında Araştırma Üniversitesi hedefinin son 8-9 yıldır gündemde olduğunu ancak bu alanda gecikme yaşandığını ifade etti. Bölgedeki benzer üniversitelerle yapılan karşılaştırmalarda İnönü Üniversitesi’nin potansiyelinin altında kaldığını ifade eden Akpolat, "Bu durumu değiştirmek için araştırma üniversitesi kriterlerini doğrudan atama ve yükseltme yönergemize entegre ettik. Patent, dış kaynaklı projeler, Q1 ve Q2 yayınlar, doktora öğrenci ve mezun sayıları artık akademik yükseltmelerde belirleyici olacak" dedi


Araştırma üniversitesi kriterlerinin bazı yönlerini eleştiren Akpolat, İnönü Üniversitesi’nin karaciğer naklinde dünyada birinci olmasına rağmen bunun mevcut parametrelerde yeterince karşılık bulmadığını belirterek, "İnsanlığa ve topluma katkının da araştırma üniversitesi kriterleri içinde daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.


Araştırma altyapısı güçlendirildi


Araştırma Üniversitesi hedefi doğrultusunda Araştırma Koordinatörlüğü kurduklarını belirten Akpolat, bu yapı altında proje destek ofisi, akademik izleme ofisi, laboratuvar altyapı ofisi, üniversite-sanayi iş birliği ofisi ve uluslararası derecelendirme ofisinin faaliyet gösterdiğini kaydetti. Özellikle TÜBİTAK, TÜSEB ve Avrupa Birliği projelerine odaklandıklarını dile getiren Akpolat, dış kaynaklı fonların üniversite için kritik önemde olduğunu söyledi.


Akademik performans yapay zeka ile izleniyor


İnönü Üniversitesi’nde akademik performansın artık yapay zeka destekli bir sistemle takip edildiğini ifade eden Akpolat, "Hangi akademisyen ne kadar yayın yapmış, kaç proje üretmiş, Q1 ve Q2 dergilerdeki yayın durumu nedir, hepsi anlık olarak izleniyor. Yüksek performans gösteren akademisyenler hem maddi hem manevi olarak ödüllendiriliyor" ifadelerine yer verdi



Yeşil Kampüs ve dijital dönüşüm


İnönü Üniversitesi’nin Yeşil Kampüs (GreenMetric) sıralamasında dünyada 135’inci, Türkiye’de ise 11’inci sırada yer aldığını hatırlatan Akpolat, sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı konularında önemli adımlar attıklarını belirtti. Ayrıca kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi ile üniversitenin tüm yazılımlarının yerli imkânlarla geliştirildiğini, siber güvenlik ve veri koruma alanında düzenli testler yapıldığını kaydetti.


Depreme rağmen hedeflerden vazgeçilmedi


6 Şubat depremlerinde üniversitenin eğitim binalarının yüzde 55’ini kaybettiğini hatırlatan Akpolat, tüm zorluklara rağmen araştırma üniversitesi hedefinden vazgeçmediklerini kaydetti. Akpolat, "Fiziki kayıplara rağmen akademik üretimi, kaliteyi ve araştırma kültürünü güçlendirmeye devam ediyoruz. İnönü Üniversitesi’ni hak ettiği araştırma üniversitesi konumuna taşımakta kararlıyız" diye konuştu.



İnönü Üniversitesi Araştırma Üniversitesi hedefine kilitlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Yemek yapamayan 86 yaşındaki Necmettin dedenin imdadına "Gönül Kazan" yetişti Kocaeli’de yaşlı, engelli ve bakıma muhtaç vatandaşlar için hayata geçirilen "Gönül Kazan" projesi, İzmit’te yalnız yaşayan 86 yaşındaki Necmettin Akay gibi kendi yemeğini hazırlamakta zorlanan birçok vatandaşın günlük sıcak yemek ihtiyacını karşılıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğünce yürütülen proje ile ihtiyacı olan vatandaşların, hijyenik şartlarda hazırlanan günlük iki öğün yemekle dengeli ve düzenli beslenmeleri sağlanıyor. İzmit ilçesine bağlı bir köyde yalnız yaşayan 86 yaşındaki Necmettin Akay da bu hizmetten yararlanan vatandaşlar arasında yer alıyor. Eşini yaklaşık 4,5 yıl önce kaybeden ve yaşlılığa bağlı sağlık sorunları bulunan Akay, günlük işlerini büyük ölçüde kendi başına yapabilmesine rağmen yemek hazırlamakta zorlandığı için 2021 yılından bu yana belediyenin sağladığı sıcak yemek hizmetinden faydalanıyor. "Temizliğimi, kendi işlerimi yapabiliyorum ama yemek yapamıyorum" Hizmet sayesinde yemek ihtiyacının düzenli olarak karşılandığını belirten Necmettin Akay, "Eşim vefat ettikten sonra yalnız kaldım. Temizliğimi, kendi işlerimi yapabiliyorum ama yemeğe gelince yapamıyorum. Yemek ihtiyacım Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanıyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" dedi. Akay, sabah kahvaltılık ve akşam yemeğinin düzenli olarak ulaştırıldığını ifade ederek, "Mevsime göre yemek gönderiyorlar. Her şey var, tabiri caizse on numara. Çeşitli yemekler geliyor. Alıp dolaba koyuyorum, ısıtıp tüketiyorum. Meyvesine kadar her şey var. Haftada iki üç gün geliyor ama tüm haftayı kapsayacak şekilde gönderiliyor" diye konuştu.
İstanbul Sadettin Saran: "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" Fenerbahçe’de geleneksel bayramlaşma töreni, Ramazan Bayramı’nın 3. gününde Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde gerçekleştirildi. Törende konuşan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, birlik ve beraberliğe dikkat çekerek, "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" dedi. Fenerbahçe, geleneksel bayramlaşma töreni kapsamında Faruk Ilgaz Tesisleri’nde bir araya geldi. Ramazan Bayramı’nın 3. gününde yapılan törene Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri, Yüksek Divan Kurulu ve kongre üyelerinin yanı sıra, dernek başkanları, kulüp personeli ve taraftarlar katıldı. Sarı-lacivertlilerde Sadettin Saran döneminde futbol, basketbol ve voleybolda kazanılan kupalar kurulan platformda sergilendi. Şekip Mosturoğlu: "İnşallah her alanda kupalarla, şampiyonluklarla bu sezonu tamamlarız" Törende konuşan Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, "Bayram dayanışmaya, birlik ve beraberliğe vesile. İnşallah birlik, beraberliğimiz daim olur. Burada olduğu gibi coşkuyla, birlik beraberlik içerisinde, inşallah yarıştığımız her alanda kupalarla, şampiyonluklarla bu sezonu tamamlarız. Hoş geldiniz. Nice bayramlar" ifadelerini kullandı. Sadettin Saran: "İnşallah çok daha fazla kupalar alacağız" Mosturoğlu’nun konuşmasının ardından kürsüye gelen Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, "Çok değerli Fenerbahçe ailem. Ramazan bayramının bize getirdiği birlik ve beraberlik duygusunu burada sizlerle beraber paylaşıyor olmak benim için çok keyifli. Başkan olarak, ilk bayramım sizlerle, duygulandım. Bayramınız mübarek olsun. Nice sağlıklı, huzurlu bayramlar inşallah hepimize. Tüm takımlarımız sezonun bu kritik döneminde hedefleri doğrultusunda azimle mücadele ediyorlar. Burada inşallah çok daha fazla kupalar alacağız. Bunları da sizleri desteğiyle beraber yapacağız. Bu birlik ve beraberlik kelimesini seçimden beri kullanıyorum. Çok inanıyorum ve görüyorum. Zor günlerde berabersek, çok iyi günlerde de beraber olacağız. İyi ki varsınız. 4 Nisan’da, Yüksek Divan Kurulu’nda sizlere bilgiler vereceğiz. Burada olduğunuz için tekrar teşekkür ediyorum. Benim sevgili, değerli Fenerbahçe ailem. Sizleri seviyorum, nice bayramlara" diye konuştu.
Kocaeli Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: Yüzü tanınmaz halde Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi.Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı.Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan Yıldırım’ın yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı.Saldırı anı kameraya yansıdıAnne ve oğlunun olay günü kafede saldırı öncesinde birlikte geçirdikleri mutlu anlardan geriye çektirdikleri fotoğraf ve videolar kalırken, feci darp olayının anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Kaydedilen görüntülerde; şüphelilerin öfkeli tavırları, küfür ve hakaretler savurdukları ve aralarından bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı."Tek hatırladığım yere düşüş anım"Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:"Darp edilen garsona ’İçeri gel’ dedim. O sırada benim oğlumda yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’Küfür etme, bayanlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur Bey oğluma tekme attı. Bende dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat Bey tekme attı yüzüme, Emrah Bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şuan. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şuanda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim.""İnsan olan yapamaz bunu"Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifni de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı."Annemi kanlar içinde gördüm"Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı:"Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’İçeri geç’ dedi. Annem müdahale edince bende onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Bende başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Bende ’Kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’Kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim.""Annemi kanlar içinde gördüm"Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Annemi kanlar içinde gördüm. Kucakladım annemi ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, bende o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, ambulansla hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı."Herkes yumruk, tekme sallıyordu"Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları kaydetti:"3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’Kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Bende ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."