EĞİTİM
ALKÜ, yabancılara Türkçe öğretimi için sertifika programı başlatıyor 16 Mart 2026 Pazartesi - 14:18:13 Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER) tarafından düzenlenen "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı", alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla 13 Nisan-6 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Türkçe ve Yabancı Dil Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER), Alanya’da uluslararası öğrencilere ve şehirde yaşayan yabancılara yönelik Türkçe öğretimiyle önemli çalışmalar yürütüyor. Merkez, bu alandaki akademik birikimini şimdi yeni bir eğitim programıyla paylaşmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda ALKÜ TÖMER tarafından düzenlenen "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Sertifika Programı" alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla katılımcılarla buluşuyor. Teori ve uygulama bir arada 13 Nisan - 6 Mayıs 2026 tarihleri arasında çevrim içi olarak gerçekleştirilecek program, Türkçeyi yabancı dil olarak öğretimi alanında kuramsal bilgi ile uygulamayı bir araya getirmeyi amaçlıyor. Program kapsamında katılımcılara 48 saat teorik ders ve 12 saat uygulama-gözlem olmak üzere toplam 60 saatlik kapsamlı bir eğitim sunulacak. Eğitimler pazartesi, salı ve çarşamba günleri 17.30 - 20.20 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Alanında uzman akademisyenlerin yer aldığı kadro; Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, dil öğretim yöntemleri, ölçme-değerlendirme ve uygulama süreçlerine dair güncel yaklaşımları katılımcılarla paylaşacak. Program sonunda katılımcılara E-Devlet onaylı sertifika verilecek. Başvurular 8 Nisan’a kadar sürecek Türkçe öğretmenliği, sınıf öğretmenliği, okul öncesi öğretmenliği ve yabancı dil (İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça vb.) öğretmenliği, Türk dili ve edebiyatı, dil bilim, karşılaştırmalı edebiyat, çağdaş Türk lehçeleri ve edebiyatları, yabancı dil ve edebiyat (İngiliz dili ve Edebiyatı, Rus dili ve edebiyatı, Alman dili ve edebiyatı vb.) program ve bölümlerinin 3 ve 4. sınıflarında aktif olarak öğrenimine devam eden lisans öğrencileri/mezunları ve bu alanlarda yüksek lisans/doktora eğitimlerine devam eden öğrenciler/mezunlar programa katılabilecekler. Bunun yanında ilgili alanlardaki öğretim elemanları da programa katılabilecekler. Son başvuru tarihi 8 Nisan 2026 olarak açıklanan program hakkında ayrıntılı bilgiye tomer.alanya.edu.tr adresinden ulaşılıyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:49 NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, BusinessEkonomi Dergisi’nin yeni sayısında "Geleceğin Üretim Ekosisteminde Sessiz Güç, Büyük Potansiyel: Niğde" başlıklı bir makale kaleme aldı. Rektör Uslu, makalesinde küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimlerin yeni üretim merkezleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek Türkiye’nin ihracat performansına da dikkat çekti. Türkiye’nin 2025 yılında 273,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını hatırlatan Uslu, Niğde’nin yaklaşık 89,9 milyon dolarlık dış ticaret performansının ise kentin gerçek potansiyelinin başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Niğde’nin coğrafi konumu, maliyet avantajı ve üretim kültürü sayesinde küresel üretim haritasında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Rektör Uslu, doğru stratejik adımlarla kentin üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Türkiye’nin sanayi stratejisinde Niğde’nin önemli rolü Makalesinde Türkiye’nin sanayi vizyonunun yüksek katma değerli üretim, dijital dönüşüm ve yeşil sanayi ekseninde şekillendiğine değinen Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, Niğde’nin özellikle madencilik alanındaki doğal kaynak zenginliğiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Özellikle kalsit gibi stratejik minerallerin ileri işleme teknolojileriyle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin Niğde’nin sanayi yapısına önemli katkı sağlayacağını belirten Uslu, bu dönüşümün kenti ham madde sağlayan bir şehirden değer zincirinin önemli bir halkası haline getirebileceğini dile getirdi. Makalesinde Türkiye’nin kuzeyinden güneyine uzanan Samsun-Mersin sanayi hattı kapsamında planlanan mega endüstri bölgelerinin yeni bir üretim vizyonu ortaya koyduğunu belirten Uslu, Niğde’nin bu hat üzerinde stratejik bir konumda bulunduğunu ifade ederek bu durumun şehir için önemli bir kalkınma fırsatı sunduğunu kaydetti. Planlanan büyük ölçekli sanayi alanlarının Niğde’yi yatırımcılar açısından daha cazip bir üretim merkezi haline getirebileceğini belirten Uslu, lojistik avantajların demir yolu ve liman bağlantılarıyla güçlendirilmesinin şehrin stratejik değerini artıracağını ifade etti. Rektör Uslu’dan Niğde’nin 2035 vizyonuna ilişkin model önerisi Niğde’nin sanayi geleceğinde akıllı üretim ve dijital dönüşümün belirleyici olacağına da dikkat çeken Rektör Uslu, veri analitiği, otomasyon ve yapay zeka destekli üretim süreçlerinin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifadeederek bu doğrultuda Niğde’de üniversite, kamu ve sanayi temsilcilerinin katılımıyla bir "Niğde Teknoloji Kurulu" oluşturulmasının; Ar-Ge yatırımlarını yönlendiren, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren ve kentin teknoloji odaklı üretim kapasitesini artıran önemli bir adım olabileceğini belirtti. Makalede Niğde’nin 2035 perspektifine de değinen Rektör Uslu, şehrin teknoloji yoğun üretime geçmiş, ihracat hacmini artırmış ve sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemiş bir sanayi yapısına ulaşabileceğini belirtti. Niğde’nin Sessiz Gücü, Üretim Ekosisteminde Belirleyici Rol Oynayabilir Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Uslu son olarak doğru stratejik planlama ve ortak akılla Niğde’nin "sessiz gücünün" büyük bir üretim hikâyesine dönüşebileceğini ifade ederek, şehrin gelecekte yalnızca üretimin bir parçası değil, üretimin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabileceğini kaydetti.
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:37 Ünlü Japon Uzman uyardı, "Yapı ve Zemin hayati önem taşıyor" Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Ayvalık Belediyesi ile Ayvalık Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen "Balıkesir’in Depremselliği ve Yapı-Zemin İlişkisi" konulu konferans vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Ayvalık Belediyesi’ne ait Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde gerçekleşen konferansa, Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki konuşmacı olarak katıldı. Konferansta; Ayvalık Belediye Meclis Üyesi Havva Taylan, Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Halil Coşkun, Ayvalık Kent Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren Ayvalık Afet Arama Kurtarma Gönüllüleri (AYKUT) Koordinatörü Gülser Özkan’ın yanı sıra sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş hazır bulundu. Türkiye ile Japonya arasındaki depremsellik konusunu değerlendiren Moriwaki, iki ülkenin de aktif deprem kuşağında yer aldığını belirterek yapı güvenliği ve zemin etüdünün önemine dikkat çekti. Deprem öncesinde alınacak önlemlerin can ve mal kaybını büyük ölçüde azaltabileceğini vurgulayan Moriwaki, özellikle yapı-zemin ilişkisinin doğru analiz edilmesi gerektiğini ifade etti. Konferansta katılımcılara deprem bilinci konusunda bilgiler veren Moriwaki, Japonya’daki uygulamalardan örnekler paylaşarak Türkiye’de de benzer önlemlerin yaygınlaştırılması gerektiğine işaret etti. Dünya’da en fazla depremin Çin’de olduğunu kaydeden Moriwaki, "Bu sıralamada; Japonya dördüncü, Türkiye ise altıncı sırada yer alıyor. Çin’in yüzölçümünün oldukça geniş olması da bu sıralamada birinci olmasının nedenlerinden biri olarak da sayabiliriz. Türkiye ile Japonya arasındaki yüzölçümünü de ele alacak olursak, Türkiye Japonya’dan yüzölçümü olarak iki kat daha büyük. Metrekare bazında ele alacak olursak; Japonya altıncı, Türkiye ise on yedinci sırada yer alıyor. Sıralamada Kıbrıs ise; dünyada dördüncü sırada yer alıyor. Kıbrıs yüz ölçümü olarak küçük ama deprem sayısı olarak büyük bir coğrafya olarak yer alıyor" dedi. "Yapı denetim sistemiyle binaların deprem dirençleri yükseldi" Türkiye’de en büyük depremlerden birinin 1939 yılında 7.9 şiddetinde Erzincan’da meydana geldiğini hatırlatan Yoshinori Moriwaki, "Japonya’nın Fukişima kentinde 2011 yılında 9.1 şiddetinde meydana gelen deprem en güçlü sarsıntılar olarak kayda geçirilmiştir. Hatta sizler bu depremi, bu kentteki nükleer santralde oluşan sızıntı ile hatırlayacaksınız. Ancak dikkat edildiğinde; Fukişima’da 9.1 şiddetindeki depremle, Erzincan’daki depremi kıyaslayacak olursak, Erzincan’daki depremin aşırı yıkıcı olduğunu görebiliriz. 1999’daki Yalova depreminde de bu bölgedeki çok lüks konutların bile çöktüğünü görebiliyoruz. Bu depremin ardından müteahhittin bu binaların malzemelerinden çaldığını ve sağlam yapılar yapılmadığına ilişkin iddialar yer almıştı. Bunun üzerine 2001 yılından 2011 yılına kadar Türkiye’de yapı denetim sistemi başlatıldı. Bu süreç ve sonrasında yapı denetiminden geçerek inşa edilen binaların 2000’li yılların öncesine göre daha sağlam olduğunu gördük. Tabi Türkiye’deki yapı denetim sisteminde sıkıntılar yok değil ama en azından günümüzde yapılan binalar bu sistem nedeniyle depreme daha dirençli hale geldi" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki deprem yönetmeliği, Japonya’dan daha katı kurallara sahip" Türkiye’deki en büyük sıkıntının; ülke genelindeki 21 milyon civarındaki yapı stoğunun yüzde 50’den fazlasının kaçak binalardan oluşmasından kaynaklandığını vurgulayan Japon Deprem Uzmanı Moriwaki, "Bakıldığında; Türkiye ile Japonya’nın deprem yönetmelikleri aynı. Hatta 2018 yılından itibaren Türkiye’deki yönetmelik, Japonya’dan daha katı kurallara sahip hale geldi. Tam da bu katı kuralların biraz yumuşatılması düşünülürken, 2023 yılındaki depremle bu düşünce rafa kaldırıldı. Şimdi ise bu yönetmeliğin işlevselliğinin arttırılmasına yönelik akademisyenlerin çalışmalarının olumlu sonuçlar vereceğine inanıyorum" diye konuştu. Konferans; katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından, Ayvalık Belediye Meclis Üyesi Havva Taylan’ın deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki’ye verdiği ödül ile teşekkür etmesiyle sona erdi.
Tunceli’de ilk ders "Bayrak sevgisi"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:04 Tunceli’de ilk ders "Bayrak sevgisi" Tunceli’de öğrenciler, yarıyıl tatilinin ardından ikinci döneme "Bayrak Sevgisi" temasıyla başladı. 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi bugün itibarıyla başladı. Yarıyıl tatilinin sona ermesiyle birlikte okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde öğrenciler yeniden sınıflarına döndü. Yeni dönemin ilk haftasında okullarda milli değerleri önceleyen etkinlikler öne çıkarken, Milli eğitim Bakanlığı’nın ’İlk Dersimiz Bayrak Sevgisi’ projesi dolayısıyla Türk bayrağı sevgisi teması il genelinde eğitim faaliyetlerine yansıtıldı. Okul binaları ay yıldızlı bayraklarla donatılırken, öğrencilerin birlik, beraberlik ve vatan bilincini güçlendirmeye yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. İkinci dönemin ilk dersine Latif Büyükdağ İlkokulu’nda katılan Tunceli Milli Eğitim İl Müdürü Bahameddin Karaköse, öğrencilere bayrak sevgisini, milli değerlerin önemini anlattı. Aynı zamanda öğrencilerle birlikte Türk Bayrağı çizen Müdür Karaköse, ikinci dönem değerlendirmesinde, "2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemine, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü simgelerinden biri olan ’Bayrak Sevgisi’ temasıyla başlamanın onurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ay yıldızlı bayrağımızdan aldığımız ilhamla ortak değerlerimize sımsıkı sarılarak geleceğe umutla yürüdüğümüz yeni bir dönemin kapılarını aralıyoruz. 2025-2026 eğitim öğretim yılı ikinci döneminin ilimiz eğitim camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor, tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize sağlık, huzur ve başarılarla dolu bir dönem diliyorum" ifadelerini kullandı.
Öğrenciler ikinci döneme ’Bayrak Sevgisi’ temasıyla başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:55 Öğrenciler ikinci döneme ’Bayrak Sevgisi’ temasıyla başladı Niğde’de öğrenciler, eğitim öğretim yılının ikinci dönemine bayrak sevgisine yönelik farkındalık çalışmalarıyla başladı. Niğde’de ikinci dönemin ilk günü, Zahide Sefer İlkokulu’nda düzenlenen törenle karşılandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından törende konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemine ülke genelinde eş zamanlı olarak uygulanan ’Bayrak Sevgisi’ temasıyla başlamanın taşıdığı anlam ve öneme dikkat çekti. Bu temanın çocukların ve gençlerin milli, manevi ve kültürel değerlerle bütünleşmiş bireyler olarak yetişmesine katkı sunduğunu ifade eden Akmeşe, bayrağın bağımsızlığın, hür iradenin ve milletçe birlikteliğin en güçlü sembolü olduğunu vurguladı. Ay yıldızlı al bayrağın istiklal mücadelesinin ve aziz şehitlerin fedakârlıklarının ortak hatırası olduğunu belirten Akmeşe, ’İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle’ anlayışıyla çocukların yüreğinde bayrak sevgisini, zihinlerinde ise güçlü bir gelecek idealini yeşertmenin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Niğde İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek ise konuşmasında, eğitim öğretim yılının ikinci dönemine yeni hedeflerle başlandığını belirterek, "Bu anlamlı günü ’İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle’ şiarı doğrultusunda al bayraklarımızla daha da güzelleştirdik. Al bayrağımız göklerde dalgalanırken eğitim öğretim yılımızın ikinci dönem ilk dersi de ’Bayrak Sevgisiyle’ şanlanacaktır" ifadelerini kullandı. Öğrenciler bayrak şiirleri seslendirdi, bayrak temalı etkinlikler gerçekleştirdi. Kent genelinde hafta boyunca sürecek çalışmalarla, bayrağın temsil ettiği değerlerin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Bakan Tekin: "Bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:46 Bakan Tekin: "Bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı’nca 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, okullarda ‘Bayrak Sevgisi’ teması kapsamında yürütülecek eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla başladı. Öğrencilere milli değerlerin kazandırılması, bayrağa ve milli birlik duygusuna yönelik farkındalığın artırılması hedeflenen proje kapsamında eğitim kurumlarında çeşitli etkinlikler ve bilgilendirici faaliyetler düzenlendi. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ikinci dönemin başlaması dolayısıyla Ankara’da Büyükhanlı Kardeşler Ortaokulu’nu ziyaret etti. Bakan Tekin ziyarette öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya gelerek, yürütülecek çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Ülkemizde milli birliğin savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz" Bakan Tekin, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde okullarda başlatılan ‘Bayrak Sevgisi’ temasının çocuklara milli birlik ve beraberlik duygusunu yaşatacağını belirterek, "Yeni eğitim-öğretim yılı hepimiz için hayırlı olsun. Aynı zamanda bugün Şaban ayının tam ortasındayız. Her eğitim öğretim yılının başında çocuklarımıza bir farkındalık oluşturulması açısından okullarımızdan, öğretmen arkadaşlarımızdan bu konuda belirli etkinlikler yapılmasını arzu ediyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olarak ülkemizde milli birliğin, beraberliğin, hukuk devletinin, anayasal düzenin, insan haklarının ve hepsinden de öte bağımsızlığımızın asıl savunucusu bireyleri yetiştirmek bizim işimiz. Bakanlık olarak bizim ana görevimiz. Biz de bu realiteden hareketle eğitim-öğretim yılının başında çocuklarımızın okullarda milli birliğimizin, beraberliğimizin en önemli sembollerinden birisi olan bayrağımızla ilgili farkındalık şuurunu artıracak etkinlikler yapalım istedik. Şu an Türkiye’nin tamamında okullarımızda altında yaşamaktan, gölgelendiği yerde bulunmaktan gurur ve onur duyduğumuz ay yıldızlı bayrağımızla ilgili farkındalıklar yapılıyor. Ben Türk halkına da, bütün milletimize de bu anlamda çocuklarımıza bu türden farkındalık etkinliklerinde destek olmalarını temenni ediyorum. Bu şekilde milli birliğimizin güçlenmesi adına hep beraber güzel şeyler yapmış oluruz" ifadelerini kullandı.
İkinci dönem "Bayrak Sevgisi" dersiyle başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:35 İkinci dönem "Bayrak Sevgisi" dersiyle başladı Aydın’da 2025-26 Eğitim Öğretim Yılı çerçevesinde ikinci dönemin ilk ders zili çaldı, il genelindeki 188 bin 343 öğrenci ders başı yaparken, ilk ders ‘Bayrak Sevgisi’ temasıyla bayrağın öneminin anlatılması oldu. Ülke genelinde olduğu gibi Aydın’da da 2025-26 Eğitim Öğretim Yılı’nın ikinci dönemi bugün başladı. İlk ders zili çalan Aydın’da öğrenciler sınıflarına kavuşmanın heyecanını yaşadı. Yeni eğitim yılının başlaması ile birlikte Aydın genelinde de resmi ve özel 877 okul ve kurumda toplam 15 bin 750 öğretmen ve 188 bin 343 öğrenci ders başı yaptı. İkinci dönemin ilk dersi ise ’Bayrak Sevgisi’ dersi oldu. Bayrağın öneminin anlatılması ve çocuklara bayrak sevgisinin aşılanması amacıyla ülke genelinde uygulanan ’Bayrak Sevgisi’ dersi kapsamında okullar Türk bayraklarıyla donatılırken, Efeler İlçe Milli Eğitim Müdürü Hakan Özcan da, Aliya İzzetbegoviç İlkokulu’nda gerçekleştirilen ’Bayrak’ törenine katıldı. Öğrencilerle bir araya gelen Müdür Özcan, öğrencilere başarılı bir yıl geçirmeleri temennisinde bulundu. Düzenlenen bayrak törenine bayraklarını alarak gelen veliler de ilgi gösterirken, okul binaları, sınıflar ve koridorlar ise Türk bayraklarıyla donatılarak eğitim ortamları ay yıldızlı bayrağın maneviyatına uygun şekilde hazırlandı. "İstiklal Bayrakla, İstikbal Maarifle" şiarıyla gerçekleştirilen ilk derste, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan özel ders planları uygulanırken, hafta boyunca devam edecek farkındalık çalışmaları kapsamında öğrenciler, bayrak temalı resim, şiir ve kompozisyon çalışmaları yapacak, Türk bayrağının tarihi ve toplumsal anlamı üzerine bilgilendirici sohbetlere katılacak.
Okullarda ikinci dönem ’bayrak’ temasıyla başladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 Okullarda ikinci dönem ’bayrak’ temasıyla başladı Eğitim öğretim yılının ikinci dönemi, "Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal" sloganı ve bayrak temasıyla başladı. 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci eğitim dönemi bugün itibariyle başladı. İkinci dönemin ilk gününde okullarda bayrak teması ön plana çıkarılırken, "Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal" sloganı çerçevesinde öğrencilere bayrağın önemi, istiklal ve istikbal bilinci anlatıldı. Diyarbakır’da da Kayapınar ilçesindeki Şehit Polis Mehmet Elçin İlkokulunda İl Milli Eğitim Müdürü Salih Sadoğlu öğrencilerle bir araya geldi. İstiklal Marşının okunmasının ardından öğrencilerle sohbet eden Sadoğlu, öğrencilere ikinci dönem için başarılar diledi. Ardından açıklamalarda bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Sadoğlu, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ikinci eğitim dönemine 2 Şubat Pazartesi itibari ile başladıklarını söyledi. Sadoğlu, "Bugün ikinci dönem eğitim öğretim yılına başlarken bayrak temamızla başladık ve sloganımız ’Marifle İstiklal, Bayrakla İstikbal’ oldu. Bu tema kapsamında tüm Türkiye’de, tüm okullarımızda bayrağımızın kıymetini, bayrağımızın değerini, istiklalimizin ve istikbalimizin önemini öğrencilerimize bugün anlatacağız. Bugün bu konuyu okullarımızda işleyeceğiz ve öğrencilerimizin, çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmesini hedefliyoruz. İnşallah hem istiklalimizin hem de istikbalimizin teminatı olan gençlerimize faydalı olacağına inanıyoruz. İkinci dönemin eğitim öğretim yılının tüm öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Öğrencilerden Gökçe Çetin, çok heyecanlı olduğunu söyledi. Çetin, "Arkadaşlarımı ve okulumu çok özledim. Anneanneme gittim ve arkadaşlarımı gördüm. Derste çalıştım ara tatilde. Oyunlarda oynadım" diye konuştu. Bir diğer öğrenci Göktürk Alp Çetin ise tatilde arkadaşlarıyla görüştüğünü söyledi. Çetin, "Ders çalıştım, kitap okudum, oyun oynadım. Okulumu, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi çok özledim ve çok heyecanlıyım" şeklinde konuştu.