EĞİTİM - 16 Mart 2026 Pazartesi 13:49

NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale

A
A
A
NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, BusinessEkonomi Dergisi’nin yeni sayısında "Geleceğin Üretim Ekosisteminde Sessiz Güç, Büyük Potansiyel: Niğde" başlıklı bir makale kaleme aldı.


Rektör Uslu, makalesinde küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimlerin yeni üretim merkezleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek Türkiye’nin ihracat performansına da dikkat çekti. Türkiye’nin 2025 yılında 273,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını hatırlatan Uslu, Niğde’nin yaklaşık 89,9 milyon dolarlık dış ticaret performansının ise kentin gerçek potansiyelinin başlangıç noktası olduğunu ifade etti.


Niğde’nin coğrafi konumu, maliyet avantajı ve üretim kültürü sayesinde küresel üretim haritasında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Rektör Uslu, doğru stratejik adımlarla kentin üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı.



Türkiye’nin sanayi stratejisinde Niğde’nin önemli rolü


Makalesinde Türkiye’nin sanayi vizyonunun yüksek katma değerli üretim, dijital dönüşüm ve yeşil sanayi ekseninde şekillendiğine değinen Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, Niğde’nin özellikle madencilik alanındaki doğal kaynak zenginliğiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti.


Özellikle kalsit gibi stratejik minerallerin ileri işleme teknolojileriyle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin Niğde’nin sanayi yapısına önemli katkı sağlayacağını belirten Uslu, bu dönüşümün kenti ham madde sağlayan bir şehirden değer zincirinin önemli bir halkası haline getirebileceğini dile getirdi.


Makalesinde Türkiye’nin kuzeyinden güneyine uzanan Samsun-Mersin sanayi hattı kapsamında planlanan mega endüstri bölgelerinin yeni bir üretim vizyonu ortaya koyduğunu belirten Uslu, Niğde’nin bu hat üzerinde stratejik bir konumda bulunduğunu ifade ederek bu durumun şehir için önemli bir kalkınma fırsatı sunduğunu kaydetti.


Planlanan büyük ölçekli sanayi alanlarının Niğde’yi yatırımcılar açısından daha cazip bir üretim merkezi haline getirebileceğini belirten Uslu, lojistik avantajların demir yolu ve liman bağlantılarıyla güçlendirilmesinin şehrin stratejik değerini artıracağını ifade etti.



Rektör Uslu’dan Niğde’nin 2035 vizyonuna ilişkin model önerisi


Niğde’nin sanayi geleceğinde akıllı üretim ve dijital dönüşümün belirleyici olacağına da dikkat çeken Rektör Uslu, veri analitiği, otomasyon ve yapay zeka destekli üretim süreçlerinin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifadeederek bu doğrultuda Niğde’de üniversite, kamu ve sanayi temsilcilerinin katılımıyla bir "Niğde Teknoloji Kurulu" oluşturulmasının; Ar-Ge yatırımlarını yönlendiren, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren ve kentin teknoloji odaklı üretim kapasitesini artıran önemli bir adım olabileceğini belirtti.


Makalede Niğde’nin 2035 perspektifine de değinen Rektör Uslu, şehrin teknoloji yoğun üretime geçmiş, ihracat hacmini artırmış ve sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemiş bir sanayi yapısına ulaşabileceğini belirtti.


Niğde’nin Sessiz Gücü, Üretim Ekosisteminde Belirleyici Rol Oynayabilir


Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Uslu son olarak doğru stratejik planlama ve ortak akılla Niğde’nin "sessiz gücünün" büyük bir üretim hikâyesine dönüşebileceğini ifade ederek, şehrin gelecekte yalnızca üretimin bir parçası değil, üretimin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabileceğini kaydetti.



NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da kadın çiftçilere sürdürülebilir tarım anlatıldı Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Dünya Kadınlar Günü kapsamında TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle üretimin önemli bir ayağını oluşturan kadın çiftçilerle bir araya geldi. Samsun TSO çatısı altında faaliyetlerini sürdüren Samsun Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğiyle düzenlendiği, "Üreten Kadın, Sürdürülebilir Gelecek" etkinliği, kadın çiftçilere yönelik bilgilendirici sunumlar ve paylaşımlarla gerçekleştirildi. Etkinliğe ayrıca, Avrupa Birliği fonlarından faydalanmış kadın çiftçiler de katıldı. Kadın çiftçilerle gerçekleştirilen etkinlikte TKDK Samsun İl Koordinatörü Yusuf Özbey, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın kırsal kalkınma bileşeni olan IPARD Programı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Şef Merve Akkuş ise konuşmasında, sürdürülebilir tarım uygulamalarının mutfaktaki karşılığına değinerek mevsiminde ve yerel gıda kullanımının sağlık ve çevre açısından önemini anlattı. Akkuş ayrıca, atıksız mutfak alışkanlıkları ve üretici ile tüketici arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi konularına dikkat çekti. Gıda güvenliği ve sağlıklı beslenme Etkinlikte Gıda Mühendisi ve Fonksiyonel Tıp Diyetisyeni Asena Perçin Bahadır da gıda güvenliği, kimyasal kalıntı ve pestisit riskleri, sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile sürdürülebilir üretim ve sağlıklı toplum arasındaki ilişkiye yönelik bir sunum gerçekleştirdi. Programın sonunda katılımcılar birlikte iftar yemeğinde buluştu. "Kadın çiftçilerin güçlenmesi sürdürülebilir geleceğin anahtarı" Etkinliğe ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "2026 yılının Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı ilan edilmesi, kadınların tarımdaki kritik rollerinin küresel düzeyde görünür kılındığı önemli bir fırsat sunmaktadır. Tarım sektöründe kadın emeği hem yerel ekonomilerin sürükleyici gücü hem de sürdürülebilir üretim zincirinin temel unsurlarından biridir. Kadın çiftçiler; gıda güvenliğinin sağlanması, sağlıklı nesillerin yetişmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi açısından vazgeçilmez bir konuma sahiptir. Bu kapsamda, Samsun AB Bilgi Merkezi ve Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından Kadınlar Günü çerçevesinde organize edilen ‘Üreten Kadın, Sürdürülebilir Gelecek’ etkinliği; Avrupa Birliği’nin toplumsal cinsiyet eşitliği, kırsal kalkınma, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve yeşil mutabakat politikalarıyla uyumlu bir tematik program olarak planlanmıştır. Bu etkinlik ile odamızda, üretimin önemli parçalarından olan kadın çiftçilerimizi misafir ettik. Etkinliğe ayrıca Avrupa Birliği fonlarından faydalanmış kadın çiftçiler de katıldı" dedi. "IPARD programı kırsal kalkınmaya güç katıyor" Murzioğlu, "2011 yılından bu yana Avrupa Birliği’nin IPARD programı, TKDK tarafından yönetilmekte olup Türkiye’de kırsal kalkınmaya 1,9 milyar euronun üzerinde hibe desteği sağlamıştır. Türkiye, IPARD aracılığıyla tarım-gıda sektöründe rekabetin artırılması, doğal kaynakların iklim eylemine uyumlu şekilde yönetilmesi ve kırsal alanların cazibesinin güçlendirilmesi hedeflerini izlemektedir. Kadınların tarımdaki rolünün güçlendirilmesi, AB’nin kapsayıcı kırsal kalkınma vizyonunun temel unsurlarından biridir. Kadın çiftçiler, kooperatiflerdeki liderlikleriyle gıda güvenliğine katkı sağlamakta, ekonomik dayanıklılığı artırmakta ve kırsal toplulukları güçlendirmede kritik bir rol üstlenmektedir" ifadelerini kullandı.
Muğla MUSKİ’den "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" kampanyası MUSKİ Genel Müdürlüğü, ihtiyacı olan çocukların eğitimine katkı sağlamak; kütüphanesi olmayan köy okullarına kütüphane yapmak ve kütüphanesi olan köy okullarını zenginleştirmek amacıyla "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" adlı kitap bağış kampanyası başlattı. Kitap bağışları 16 Mart-3 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, il genelinde eğitim ve sosyal dayanışmayı güçlendirmeye yönelik hassasiyeti doğrultusunda Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ),çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda, "Bir Kitapla Geleceğe Işık Ol" kampanyasıyla ihtiyacı olan öğrencilere destek olmak amacıyla 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında kitap bağışları kabul edilecek. Köy Okullarına Kütüphaneler Kazandırılacak, Mevcut Kütüphaneler Zenginleştirilecek MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen kampanya kapsamında, vatandaşların bağışlayacağı kitaplarla kütüphanesi bulunmayan köy okullarına yeni kütüphaneler kazandırılması, mevcut kütüphanelerin ise farklı türlerde eserlerle zenginleştirilmesi hedefleniyor. Bu sayede köy okullarındaki öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması, okuma kültürünün yaygınlaştırılması ve eğitim süreçlerine katkı sağlanarak eğitim yolculuklarına destek olunması amaçlanıyor. Toplanan kitaplarla köy okullarındaki kütüphanelerin daha donanımlı hale getirilmesi planlanırken, her bir kitabın öğrencilerin merak duygusunu besleyerek bilgiye ulaşma yolculuklarında onlara ilham vermesi hedefleniyor. Kampanya ile il genelinden kitap bağışında bulunan vatandaşların da öğrencilerin gelişim sürecine katkı sunarak onların eğitim yolculuğuna anlamlı bir destek vermesi amaçlanıyor. Kitap bağışları 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında Küçük gibi görünen bir kitap bağışının bile bir çocuğun hayatında önemli bir fark oluşturabileceğine dikkat çekilen kampanya kapsamında, kitap bağışları 16 Mart - 3 Nisan tarihleri arasında belirlenen bağış noktalarına veya ilgili irtibat numaraları aracılığıyla teslim edilebilecek. Toplanan kitaplar köy okullarına ulaştırılarak öğrencilerin kitaplara erişiminin artırılması amacıyla değerlendirilecek. Başlatılan kampanya ile vatandaşların bağışlayacakları yeni ya da evlerinde bulunan, kullanılmayan kitapların öğrencilerle buluşturulması hedefleniyor. Bağışlanan her kitap, çocukların bilgiye erişimini artıracak ve eğitim hayatlarında onlara yeni ufuklar açacak. İl genelinden yapılacak bağışların köy okullarındaki kütüphanelerin güçlenmesine önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
Zonguldak Devrek’in tescilli beyaz baklavası bayram sofralarına hazırlanıyor Zonguldak’ın Devrek ilçesine özgü tescilli beyaz baklava, bayram sofralarındaki yerini almayı bekliyor. Devrek ilçesinde 8 çiftçi kadınla başlayıp zamanla büyüyüp onlarca kadına istihdam sağlayan dev bir yapıya kavuşan Devrek Güneşi Kooperatifi, yöresel lezzetleri yaşatmaya devam ediyor. Kooperatif bugünlerde yaklaşan bayramın tatlı telaşını yaşıyor. Kooperatif bünyesinde üretime katılan kadınlar, ilçenin asırlık geleneği olan ve kendine has rengiyle dikkat çeken coğrafi işaretli beyaz baklavayı hummalı bir çalışmayla hazırlıyor. İnce açılan yufkaların arasına bol ceviz serpilmesi ve fırında düşük ısıda uzun süre pişirilmesiyle elde edilen bu eşsiz lezzet, kızarmadan fırından alınması ve ılık şerbetle buluşması sayesinde meşhur beyaz rengini alıyor. Yöre halkının özel günlerinde vazgeçilmez ikramlıkları arasında yer alan Devrek beyaz baklavası, girişimci kadınların özverili emeğiyle harmanlanarak hem göze hem de damağa hitap ediyor ve asırlık bir kültürü başarıyla geleceğe taşıyor. Baklava ustası Nazmiye Türkaslan coğrafi işaretli beyaz baklavanın birden fazla aşamadan geçtiğine dikkat çekerek "Hamurunu açıyoruz, kuruduktan sonra 60 kat tepsiye onar onar diziyoruz. Aralarına bol ceviz serpiyoruz. Kesme, yağlama ve fırın işlemi oluyor. 4,5-5 saate yakın pişiriyoruz. Yarım saat ağzı kapalı piştikten sonra hem ağzı açık pişiyor. Beyaz olma sebebi de bundan kaynaklı. Taş fırında pişiriyoruz. Yurtdışından da büyük talep var. Bilmeyenler çiğ zannedip de almıyorlar. Pişirmemizi söylüyorlar. Biz bunu bildiğimiz için gülüyoruz. Ama pişmiş olduğunu söyleyince şaşırıyorlar. Artık alışıldı. Beyaz baklava deyince bizi buluyorlar" dedi.